… a merhamet edüp içlerinden bir kaçın çıkarup on altısın Evliyâ'ya verüp bunları
yuvalarına
koduydum. Bir kaçın Van Ağası Demircioğlu'na verüp var şunları deliklerine ko, …
"Görürüm kim bir alây kara karıncalar ayağıma üşüp yürürler ammâ ısırmadılar. Lâkin içlerinden bir ulu kara karınca beli ince inciğime tırmaşup durduğundan hayli gocunurdum. Anı gördüm, bir siyâh kara karınca arık u za‘if topraklı yer üzre seğirderek bu kadar bin âdemi geçüp bana gelüp ayağıma çıkup ısırdı ve gâyet pek pek acıtdı. 267b Ben dahi cân havliyle iki elimle baldırımı sığardım. Cümle ayağıma çıkan karıncalar helâk olup yere döküldüler. Anı gördüm niçesi dahi cânlıca. Anlara merhamet edüp içlerinden bir kaçın çıkarup on altısın Evliyâ'ya verüp bunları yuvalarına koduydum. Bir kaçın Van Ağası Demircioğlu'na verüp var şunları deliklerine ko, inşâallah halâs olur derken meğer ölmüş karıncalar içinde ayağım ısıran kara za‘if karınca sağ imiş, ey imdi seni dahi âzâd edeyim, deyü ol karıncayı yerden alup Yûsuf Kethudâ'ya verüp "Şu karıncayı timâr eyle." dedim. Ve ölü karıncalar içinde elli altmış kadar diri karıncaları çıkarup pabucumla urup helâk eyledim, Allah hayr eyleye." deyü vâkı‘ayı takrîr eyledükde cümle "Hayr ola!" dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 267a–267b ·
metinde göster ·
… . Ve bu derenin iki cânibi evce berâber kayalar üzre şâhin ve ispiri ve zağanos
yuvaları
var. Hudâ hakkıyçün bu âna gelince yigirmi bir yıl seyâhatimde böyle mahûf u mu …
Ba‘dehu ale's-sabâh ol dere içre akan nehr-i Şiçova'yı yüz on üç kerre ubûr ederek cânımızdan bîzâr olduk. Ve elli yerde samakov, ya‘nî demir ma‘denleri kârhâneleri geçdik. Ve eniş ve yokuş ve kaya ve sular geçmeden dahi niçe sığır ve koyunlar kaldı. Ve iki araba dağdan uçup pâre pâre oldu. Ve altı aded esîrlerimiz öldü. Ve mukaddemâ arabada olan şehîdimiz şişüp koktu. Ve bu derenin iki cânibi evce berâber kayalar üzre şâhin ve ispiri ve zağanos yuvaları var. Hudâ hakkıyçün bu âna gelince yigirmi bir yıl seyâhatimde böyle mahûf u muhâtara ve bî-amân dere görmedim. Hattâ bu dere içre kâmil on iki sâ‘at gitdik, aslâ selâmetden bir iz yok.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 4a ·
metinde göster ·
Hemân dördüncü sâ‘atde herîfin aşağısına sokulan sâbûn çıkup akîbince yigirmi vukıyye var kara ve sarı katrân gibi ol kadar muzahrafât ve ahlâtlar ve safrâ vu sevdâ ve birbirine bağlanmış top top balgamlar ve yumruk kadar yedi aded sovulcan yuvaları çıkup herîfin feryâdı evce peyveste olurken ta‘âm istemeğe başladıkda bir kâse mâvî şerbet verüp gayri şey vermedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 63a ·
metinde göster ·
Lâkin acîb ü garîb sırr-ı Huda bu kayalarda niçe kerre yüz bin kebûterlerin
yuvalarında
olan yavruların ne yılan ve ne çıyan, ne şâhîn ve doğan ve zağanos ve balaban k …
Lâkin acîb ü garîb sırr-ı Huda bu kayalarda niçe kerre yüz bin kebûterlerin yuvalarında olan yavruların ne yılan ve ne çıyan, ne şâhîn ve doğan ve zağanos ve balaban kuşları şikâr etmezler. Ve benî âdemden de bir ferd-i âferîde bu kayalara urûc edüp güvercin yavruları almazlar, aceb temâşâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 94b ·
metinde göster ·
… kayalarda âşiyân etmiş miski kartallar ve karakuşlar bu ma‘sûmu bir şikâr sanup
yuvalarından
bu ma‘sûma süzülüp minkâr ururlar.
Takdîr-i Hudâ ma‘sûm-ı pâk kundağının yüz kulaç kayalardan aşağı kuş gibi uçup enerken hemân kayalarda âşiyân etmiş miski kartallar ve karakuşlar bu ma‘sûmu bir şikâr sanup yuvalarından bu ma‘sûma süzülüp minkâr ururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 123a ·
metinde göster ·
… mî‘i mahlûkât-ı mevcûdât emînin iltizâmında olup cümle kaçkın köleler ve cemî‘i
yuvalar
368b ve bâc u bâzâr ve aded-i ağnâm ve ispençe ve kışla hakkı ve tütün hakkı …
Bu Üstürka kasabası ve kal‘ası Ohri sancağı hâkindedir, ammâ hükûmetinin salb [u] siyâseti ve cürm [ü] cinâyeti Ohri gölü emîni hükmünde olup maktû‘-ı kalem ve mefrûzu'l-kadem kırk yük akçe hâss-ı hümâyûn mâl-ı pâdişâhîli emânetdir kim gökde uçan ve yerde gezen ve gölde yüzen cemî‘i mahlûkât-ı mevcûdât emînin iltizâmında olup cümle kaçkın köleler ve cemî‘i yuvalar 368b ve bâc u bâzâr ve aded-i ağnâm ve ispençe ve kışla hakkı ve tütün hakkı ve dölüm hakkı ve beytü'l-mâl ve hâss u harâc ve hâne-i avârız el-hâsıl cemî‘i tekâlîf-i örfiyye-i şâkkalar cümle Ohri gölü emîninin hükmünde olup Ohri beğinin aslâ alâkası yokdur. Büyük emânetdir kim iki yüz aded neferâtlarıyla bu hükûmeti fermân-ı pâdişâhiyle zabt [u] rabt-ı tasarruf edüp şeb [ü] rûz gölün etrâfların askeriyle dolaşup hıfz [u] hırâset edüp gölün etrâflarında sayd olunan mâhîlerin öşr-i sultânîlerin alup anın izniyle sayyâdlar balık sayd ederler. Eğer emîninin izinsiz bir kimesne nihânî bir şibr mâhî sayd ederse tecrîm edüp siyâsetler ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 368a–368b ·
metinde göster ·
… alup bu vilâyetin arıları ol çamistân dağlara düşüp balları taşıyup kabranlarda
yuvalarına
götürüp külçe petek bal ederler kim rub‘-ı meskûnda "Sığla ve Sivrihisâr balı" …
Ba‘dehu re‘âyâ mevsiminde bu çamlara çıkup bu balları kutulara cem‘ edüp bâkî kalan ballar ki ağaçlarda kalup bu vilâyetin arıları ol çamistân dağlara düşüp balları taşıyup kabranlarda yuvalarına götürüp külçe petek bal ederler kim rub‘-ı meskûnda "Sığla ve Sivrihisâr balı" deyü meşhûr-ı âfâkdır kim râyiha-i tayyibesi müşk [ü] anber-i hâm gibidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y65a ·
metinde göster ·
kule kule mukarrerdir. Ve şehrin etrâfında evce ser çekmiş hûrmâ ormanları var. …
Ve her evde bir humâm ya‘nî güvercin kuşu yuvaları kule kule mukarrerdir. Ve şehrin etrâfında evce ser çekmiş hûrmâ ormanları var. Yedi mahalle ve yedi mihrâbdır, üçü câmi‘dir. Çârsû içinde Q 301bP 298b Emîr-i Kebîr câmi‘i: On iki amelî şeşhâne pâyeler üzre binâ olunmuş tavanlıdır. Bir kapusu ve bir alçacık minâresi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y362b ·
metinde göster ·
… ânibi semâya münkalib olmuş boz kayalardır. Şâhîn ve zağanos ve kartal ve ukkâb
yuvaları
vardır. Gâyet mahûf u mehîb cebellerdir.
Bu Şellâl boğazların Kolombo kal‘asından beri üç merhale yer temâşâ etmedeyiz. Lâkin bu şellâl-i azîmdir kim nihâyet-i Şellâl'dir, Rûm Arab u Acem'de meşhûrdur. Şellâl-i evvelde bir hayli evsâfı tahrîr olunmuşdur. Bu mahalde dahi Nîl'in iki cânibi semâya münkalib olmuş boz kayalardır. Şâhîn ve zağanos ve kartal ve ukkâb yuvaları vardır. Gâyet mahûf u mehîb cebellerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y388b ·
metinde göster ·