… paşa efendimiz a‘yân ve kibâr u eşrâf-ı sığâr ile hüsn-i ülfet etdiğinden eylik
zâyi‘ olmayup
"Bizim halîm ü selîm ve halûk paşa efendimiz geldi" deyü paşanın yoluna var mak …
Bir ağavâtımız tencere ve kahve kaynatmağa ihtiyâc olmadılar, zîrâ Melek Paşa efendimiz sene (---) târîhinde Erzurûm vâlîsiyken paşa efendimiz a‘yân ve kibâr u eşrâf-ı sığâr ile hüsn-i ülfet etdiğinden eylik zâyi‘ olmayup "Bizim halîm ü selîm ve halûk paşa efendimiz geldi" deyü paşanın yoluna var makdûrların bezl edüp hedâyâ-yı vâfire ve ni‘met-i hulviyyât-ı mütekâsireler getirirlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 16b ·
metinde göster ·
… rlara yollar kazup kayaların yüzünden cereyân eden bârân-ı rahmetin bir katresi
zâyi‘ olmayup
gârlara cereyân eder. Bu tertîb üzre amâr olmuş püşte-i a‘lâdır. Y 29b
Ve bârân-ı rahmetin bir katresi zâyi‘ olmamak içün su sarnıçları vardır kim hâlâ âb-ı hayât âb-ı bâridler ile memlûdur. Ve püşte-i kûha üstâd Ferhâd tîşeler urup gâr-ı azîmler kazup ve cemî‘i nâzil olan matarlara yollar kazup kayaların yüzünden cereyân eden bârân-ı rahmetin bir katresi zâyi‘ olmayup gârlara cereyân eder. Bu tertîb üzre amâr olmuş püşte-i a‘lâdır. Y 29b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y29a–Y29b ·
metinde göster ·
Ve cemî‘i evlerin damlarından cereyân eden bârân-ı rahmetin bir katrası
zâyi‘ olmayup
hâneler içre olan sarnıçlara nâzil olup vakt-i hâcetde isti‘mâl edüp mâh-ı Temm …
Ve cemî‘i evlerin damlarından cereyân eden bârân-ı rahmetin bir katrası zâyi‘ olmayup hâneler içre olan sarnıçlara nâzil olup vakt-i hâcetde isti‘mâl edüp mâh-ı Temmûz'da buz-pâre-misâl âb-ı rakik-i zülâlden nişân verir suları vardır. Hîn-i muhâsarada taşradan su gelmeğe ihtiyâcdan berîlerdir. Ve taşradan gelme mâ-i cârî ile kal‘a içinde on bir aded aynü'l-hayât çeşme-i furâtı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y58a ·
metinde göster ·
… kimin atı ve kiminin katırı ve ba‘zısının hımârı gâyib olmuş. Hamd-i Hudâ biri
zâyi‘ olmayup
Hüseyin Paşa havfinden cemî‘i devâbbâtları sâhiblerine teslîm etdiler.
Hikmet-i Hudâ ol gece bir berd-i şitâ olup bir dipi ve boranlı serçe başı kar yağdı kim sovukdan iki yüz mikdârı deve ve yetmiş seksen Urbân-ı uryân rûh-ı revân oldu. Ve ol gece şiddet-i şitâdan niçe bin at ve katır pâybendi ve kösdeğin sürüyerek bu çöl içre rûzgâr-ı zorkâra kıçın verüp belîdelere gidüp sığındılar. Sabâh olup gördüler kim kimin atı ve kiminin katırı ve ba‘zısının hımârı gâyib olmuş. Hamd-i Hudâ biri zâyi‘ olmayup Hüseyin Paşa havfinden cemî‘i devâbbâtları sâhiblerine teslîm etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y260b ·
metinde göster ·
… tılup Nîl bunları birbirlerine katup toplayarak Nîl'e atılan eşyâlardan bir şey
zâyi‘ olmayup
cümlesin Nîl'den çıkarup Nîl ile bir tarafa çıkarlar. Hamd-i Hudâ bu kadar Urbâ …
Ve mukaddemâ Nîl kenârında muhtesibin hâzır etdüği iki yüz koyun ve elli deveyi kurbân edüp Urbân yağmâ vü efgân ederler. Ve muhtesib ve paşa vekîlharcı bâlâda tahrîr olunan iki bin kelle şekeri ve iki bin katr-ı nebât-ı hamevî ve niçe bin batman [(---)] ve seksen deve yükü ekmek ve elli kantâr beksumâtı cümle Nîl'e atarlar. El-azametullâh bu dahi mahşerden bir nişândır, niçe bin Urbân-ı uryân bu me’kûlâtların ardı sıra Nîl'e atılup Nîl bunları birbirlerine katup toplayarak Nîl'e atılan eşyâlardan bir şey zâyi‘ olmayup cümlesin Nîl'den çıkarup Nîl ile bir tarafa çıkarlar. Hamd-i Hudâ bu kadar Urbân-ı benî insânın birine P 212b bir zarar isâbet etmez. Hakîr ol gün ol mahalle bâzâr-ı uryân-gîrân dedim. Hakkâ ki bu Urbân insân ol gün gûyâ sûr-ı İsrâfîl urulup kabirden kalkmışlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y153b ·
metinde göster ·