… ü tahtânî ve fevkânî iki bin aded evlerdir kim birbirlerinden vâsi‘dir. Yolları
zîk
değildir. Pâk şâhrâhları var.
Evsâf-ı varoş-ı Anadolu: Kal‘anın cânib-i garbına ve şimâline meyyâl karîbce bir düz vâsi‘ sahrâda bâğlı ve bâğçeli gâyet ma‘mûr kiremit örtülü tahtânî ve fevkânî iki bin aded evlerdir kim birbirlerinden vâsi‘dir. Yolları zîk değildir. Pâk şâhrâhları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 90b ·
metinde göster ·
… al‘ayı muhâsara etdikde bu aşağı kal‘a yok idi. Ancak nehr-i Tuna kenârında bir
zîk
küçük varoş idi. Sultân Mehemmed bilâ-feth avdet edince bu aşağı kal‘ayı Milago …
Evsâf-ı aşağı kal‘a: Sene (---) târîhinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed bu kal‘ayı muhâsara etdikde bu aşağı kal‘a yok idi. Ancak nehr-i Tuna kenârında bir zîk küçük varoş idi. Sultân Mehemmed bilâ-feth avdet edince bu aşağı kal‘ayı Milagoş Kral müceddeden binâ edüp kal‘a-i Belgrad dahi ziyâde istihkâm buldu. Bu hisâr-ı süflî dörd kat bölme sûr-ı metîn ve dörd aded kavî demir kapular ile ârâste ve sa‘b kal‘alar ile pîrâste olmuş hisâr-ı üstüvârdır. Evvelâ bârûthâne kapusu ve ıskala-i {kebîr} kapusu ve ıskala-i sağîr kapusu ve uğrın kapucuk ve bu aşağı hisârın dörd ad[ed] bölmesinde birbirlerine girir birer iç kapuları dahi vardır ve bu dörd kat bölme aşağı hisâr içre cümle dörd yüz aded tahtânî ve fevkânî bâğ u bâğçesiz cümle kiremit örtülü hâne-i kadîmlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 112a ·
metinde göster ·
… zerlerine çitler döşeyüp gemileri Sava ile akıdup cümle gemiler kal‘a dibinde o
zîk
yerde kısılup kalınca cümle guzât-ı müslimîn mezkûr gemiler üzre dal kılıç yürü …
Ve dahi sâ‘at kullesi ve kapusu önünde bir kasr-ı Havernâk'ı var. Cümle sahrâ-yı Tımışvâr râyegân [u] nümâyândır. Ve dahi nehr-i Sava'ya nâzır bir kasr-ı şîrîni var, cümle Zümon sahrâsı ayân ve beyândır. Ve bu kal‘ayı Süleymân Hân Sırf Pâdişâhı Ungur Kral elinden aldıkda nehr-i Sava aşrı balyemez toplar ile döğe döğe aşağı kal‘ayı vîrân edüp nehr-i Sava üzre gemileri birbirlerine çatup üzerlerine çitler döşeyüp gemileri Sava ile akıdup cümle gemiler kal‘a dibinde o zîk yerde kısılup kalınca cümle guzât-ı müslimîn mezkûr gemiler üzre dal kılıç yürüyüp ibtidâ kılıç ile aşağı kal‘a feth olup dörd haftadan sonra Yukarukal‘a dahi kılıç ile feth olup cümle guzât-ı müslimîne Süleymân Hân takye ile altun bezl etdiği muhakkakdır kim ol gûne iltifât-ı şehriyârî ile bu kal‘a-i bâğ-ı İrem âdem deryâsı olup bu kadar bin asker-i deryâ-misâl üzre bu şehr-i azîme yigirmi yedi aded hâkim nasb eylemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 113a ·
metinde göster ·
Menzil-i hân-ı Mokra: Lisân-ı Boşnakca Mokra sarp taşlığa derler. Bir
zîk
kayalı sarp dere içinde beş altı aded sağîr ü kebîr kiremit örtülü hânları ve e …
Menzil-i hân-ı Mokra: Lisân-ı Boşnakca Mokra sarp taşlığa derler. Bir zîk kayalı sarp dere içinde beş altı aded sağîr ü kebîr kiremit örtülü hânları ve elli kadar fukarâ hâneleri vardır, ammâ âb-ı hayât suları gâyet çokdur, lâkin çârsû-yı bâzârı yokdur. Bu kayalardan aşağı artık tüccârların Sirem arabaları gidemeyüp cümle yükleri bu Mokra'da Komor bârgîrlerine yükledüp şehr-i Sarây'a gider. Bizler dahi andan kalkup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 128a ·
metinde göster ·
… ır, ammâ bir eyâlet sarâyları gibi vüzerâlara mahsûs sarây-ı azîm değildir. Bir
zîk
ve mukassî hânedândır. Andan Defterdâr Musli Efendi sarâyı ve Defterdâ[r] Musli …
Der-beyân-ı aded-i sarây-ı vü[ze]râ-yı a‘yân: Cümle on yedi bin aded kârgîr binâ tahtânî ve fevkânî kiremitli ve şindire tahtalar ile mestûr hâne-i ma‘mûrlardır. Cümleden mükellef Paşa sarâyı'dır, ammâ bir eyâlet sarâyları gibi vüzerâlara mahsûs sarây-ı azîm değildir. Bir zîk ve mukassî hânedândır. Andan Defterdâr Musli Efendi sarâyı ve Defterdâ[r] Musli Paşa sarâyı ve Ak Mehemmed Paşa sarâyı ve (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 128b ·
metinde göster ·
Andan kalkup cânib-i garba Porolok dağın aşarken Paşa-yı müdebbir cümle kûhken Ferhâdîleri ve cümle çerâhorları getirdüp dağlara ve ormanlara Ferhâdî külünk ve teberler urup seng-i hârâları kırup sa‘b yollara ve zîk bellere âteşler yakup taşlar üzre sarp sirkeler döküp yalçın kayalar pâre pâre olup cümle hâr u hâşake ve hurde hacerâtlara asker-i deryâ-misâli üşürüp bir günde bu kûh-ı bâlânın zîk ve tenk ü dar yolları vâsi‘ şâhrâh olup cümle şâhî toplar ve cümle ağırlıklar refâhiyyet üzre güzer edüp ol gece,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 137a ·
metinde göster ·
… ake ve hurde hacerâtlara asker-i deryâ-misâli üşürüp bir günde bu kûh-ı bâlânın
zîk
ve tenk ü dar yolları vâsi‘ şâhrâh olup cümle şâhî toplar ve cümle ağırlıklar r …
Andan kalkup cânib-i garba Porolok dağın aşarken Paşa-yı müdebbir cümle kûhken Ferhâdîleri ve cümle çerâhorları getirdüp dağlara ve ormanlara Ferhâdî külünk ve teberler urup seng-i hârâları kırup sa‘b yollara ve zîk bellere âteşler yakup taşlar üzre sarp sirkeler döküp yalçın kayalar pâre pâre olup cümle hâr u hâşake ve hurde hacerâtlara asker-i deryâ-misâli üşürüp bir günde bu kûh-ı bâlânın zîk ve tenk ü dar yolları vâsi‘ şâhrâh olup cümle şâhî toplar ve cümle ağırlıklar refâhiyyet üzre güzer edüp ol gece,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 137a ·
metinde göster ·
evleri var. Ba‘zısı kiremitli ve niçeleri tahta şindire örtülü evlerdir ve hisâ …
Derûn-ı hisârda havlisiz sık ve zîk evleri var. Ba‘zısı kiremitli ve niçeleri tahta şindire örtülü evlerdir ve hisâr içre bir küçük Hünkâr câmi‘i var ve cisir üzre bir latîf haşeb kasrı var. Dizdâr ağa yetmiş aded neferâtlarıyla Melek Paşa'ya bir ziyâfet-i azîm etdi. Bu kasır dahi Pileve nehri üzre bir mesîregâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 152b ·
metinde göster ·
… oğazdır kim Rûm ve Arab ve Acem'de Lala derbendi nâmıyla şöhre-i şehr olmuş bir
zîk
yoldur ve sa‘b beldir. Hattâ bu mahalde Gâzî Hudâvendigâr, ya‘nî Sultân Murâd-ı …
Allâhümme âfinâ, "Kuş uçmaz ve kulan yürümez" dedikleri bir mahûf u muhâtara ve kemîngâhlı ve sengistânlı bir bî-amân boğazdır kim Rûm ve Arab ve Acem'de Lala derbendi nâmıyla şöhre-i şehr olmuş bir zîk yoldur ve sa‘b beldir. Hattâ bu mahalde Gâzî Hudâvendigâr, ya‘nî Sultân Murâd-ı Evvel vezîri Lala şâhin Paşa yetmiş bin askeriyle bu derbend-i calender-misâlden ubûr ederken Destpot kral nâm dâl-ı la‘în-i bedkâm kemîngâhlardan kırk elli bin kâfirle Lala şâhin Paşa üzre ale'l-gafle çıkup cümle guzât ceng-âşûb ede ede yigirmi bin asker-i İslâm bu mahalde şehîd olup hâlâ şâhrâh üzre cemî‘i kabr-i münevvereleri ayân u beyândır. Ve Lala şâhin Paşa dahi şehîd olup bu dere içre bir soffada medfûn olup ziyâretgâh-ı âyende vü revendegândır. Anıniçün bu mahall-i muhâtaraya Lala şâhin Derbendi derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 39a ·
metinde göster ·
… rde ve bir çâh-ı gayyâ-misâl yerde ve sengistân ve cengelistân haydud kemîngâhı
zîk
yerlerde giderken iki tarafı sık orman ve kayalık mahûf u muhâtara boğazda hemâ …
Bu cebel-i bâlânın nısfına vakt-i zuhra karîb endiğimizde bir teng ve sarp yerde ve bir çâh-ı gayyâ-misâl yerde ve sengistân ve cengelistân haydud kemîngâhı zîk yerlerde giderken iki tarafı sık orman ve kayalık mahûf u muhâtara boğazda hemân orman içinden haydudlar üzerimize iki tarafdan dökülüp ol dar boğazda boğazımız alup anlar bize biz anlara birer yaylım kurşu[m] urup anlar "Udri neboyse" der biz "Allâh Allâh" deyü feryâd ederiz. Yaka yakaya gelüp bir hayli ceng etdik. At işlemez âlât-ı silâh kullanmaz, ne çâre, âhir-i kâr cümlemiz atları bırağup piyâde olup "Bire koma şehbâzlarım" deyü hırren-fe-hırren yaka yakaya cenge âheng edüp bir sarp ormana sığınup tâ vakt-i zuhra varınca bu dağıstân içre bir savaş-ı perhâş etdik [kim] ta‘bîr olunmaz, ammâ küffâr-ı füccâr hayli var idi, belkim bizim askerden ziyâde idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 53b ·
metinde göster ·
… şeli şâhrâhlardır, ammâ bu varoşun İskele kapusu ve Âhûr kapusu tarafları gâyet
zîk
ve ma‘mûr ve izdihâm yeridir.
Ve serâpâ cümle sokakları kâfir zamânından beri iri taşlar ile pâk kaldırım döşeli şâhrâhlardır, ammâ bu varoşun İskele kapusu ve Âhûr kapusu tarafları gâyet zîk ve ma‘mûr ve izdihâm yeridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 85b ·
metinde göster ·
hâneleri vardır, ammâ hîn-i muhâsarada bu varoşun evleri masûn u mahfûz ve taht …
İmdi azîz-i men bu varoşun üç aded kapusu bu çarh değirmeni kapusunda tamâm olup bu üç aded kapulu varoş-ı ma‘mûr içinde cümle kat-ender-kat iki bin tokuz yüz aded tahtânî ve fevkânî odalardır, ammâ bâğçeleri olmadığından mâ‘adâ aslâ havlıları yok daracık kesîf evleri vardır. Hattâ ba‘zı hânelerin meyyitlerin taşra sokaklarda gusl ederler, gâyet zîk hâneleri vardır, ammâ hîn-i muhâsarada bu varoşun evleri masûn u mahfûz ve tahta örtülü evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97a ·
metinde göster ·
… İslâmbol'da Cihângîr Yokuşu evleri gibi biri biri üzre biri birinden âlî zemîne
zîk
ve daracık evler vâkı‘ olup bu şehir içre dahi bir uçurum kayalı ve topraklı ka …
Bu mezkûr dere-i azîmlerin cânib-i cenûbu tarafında kûh-ı bâlâların üzerine kasaba-i Çayniçe imâretleri vâkı‘ olup cümle evleri İslâmbol'da Cihângîr Yokuşu evleri gibi biri biri üzre biri birinden âlî zemîne zîk ve daracık evler vâkı‘ olup bu şehir içre dahi bir uçurum kayalı ve topraklı kanara ve minâre kaddi veylün ve sakar deresi var kim âdem aşağı bakmağa zehresi çâk olup her sene bu uçurum dereye niçe ma‘sûmlar ve at ve katırlar uçup helâk olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 144b ·
metinde göster ·
… ederek "Sad lek hezârân bârekallâh" deyüp âlem-i hayretde kalır, zîrâ böyle bir
zîk
uçurum yerde bu câmi‘e temel tutdurup böyle bir minâre-i Bilâlî inşâ eylemek ma …
Ve taşra sofası üç kubbe-i nîlgûn-ı ser-nigûn kubâb-ı müdevverlerdir, ammâ nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn kubâblardır, ammâ haremi dardır. Ve bu câmi‘ bir minâre-i bânghâne-i mevzûn-ı serâmed [u] ser-bülende mâlikdir kim ilm-i mi‘mârîye mâlik olan im‘ân-ı nazar ile nazar edüp engüşt ber-dehen ederek "Sad lek hezârân bârekallâh" deyüp âlem-i hayretde kalır, zîrâ böyle bir zîk uçurum yerde bu câmi‘e temel tutdurup böyle bir minâre-i Bilâlî inşâ eylemek makdûr-ı benî Âdem değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 145a ·
metinde göster ·
ve sarp yerde nehr-i Islana kenârında bir kulle-i bâlâdır ve {bu nehr-i Islana, …
Hersek sancağıyla Dobra-Venedik hâkinde bir zîk ve sarp yerde nehr-i Islana kenârında bir kulle-i bâlâdır ve {bu nehr-i Islana, Bileyke dağlarından gelüp batı tarafına akup 12 sâ‘at cereyân edüp Popova nâhiyesinde bir kûh-ı bâlâ dibinde girdâb gibi gâ’ib olur. Ve bu nehir dâ’imâ gemiler ile ubûr olunur, ammâ mezkûr Islana cisrinde bu nehir} üzre bir hısn-ı kavî kulle-i metîndir. Sene (---) târîhinde Gâzî Husrev Paşa binâ etmişdir kim dizdârı ve yigirmi aded merdüm-i hisârı ve cebehânesi ve şâhî topları ve muşkat tüfengleri ile âmâde bir kulle-i üstüvârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 150b ·
metinde göster ·
… ] eder bir hîlekâr şeytân-ı dûzah-karâr küffâr-ı hâksârdır. Ve kal‘ası içi eyle
zîk
ve daracık sokaklı ma‘mûr hânelerdir kim aslâ bir hâlî ve mu‘attal yeri yokdur. …
Ve cümle (---) kal‘a kapusudur. Ve Büyük Venedik körfezi içre bir küçük körfez ağzında vâkı‘ olmuş rabât-ı metîndir. Ve cümle yedi yüz aded sağîr u kebîr topları vardır, ammâ yine havâlelerinden gâyetü'l-gâye havfi olduğundan yedi kral ile ve Âl-i Osmân ile sulh edüp harâc ve bâc verir, ammâ yine sulh etdiği pâdişâhlardan yigirmi harâc verdiği kadar mâl peyd[â] eder bir hîlekâr şeytân-ı dûzah-karâr küffâr-ı hâksârdır. Ve kal‘ası içi eyle zîk ve daracık sokaklı ma‘mûr hânelerdir kim aslâ bir hâlî ve mu‘attal yeri yokdur. İllâ siyâsetgâh meydânı ve bâzâr meydânı ve yigirmi iki manastır meydânları var. Cümleden mükellef Hersek kralının (---)(---) nâm manastırı bu kal‘aya gûyâ iç kal‘a olmuşdur. Serâpâ kubâbları kurşum ile mestûr bir deyr-i ma‘mûr, Hudâ-yı bîçûn İslâm'a müyesser edüp ma‘bedgâh-ı müslimîn ola. Bundan mâ‘adâ Venedik Pirinc-pirimlerinin ve irşek ve banlar ve herseklerin kenîseleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 151b ·
metinde göster ·
… ülü tahtânî ve fevkânî câ-be-câ bâğçeli ma‘mûr u müzeyyen birbirlerine muttasıl
zîk
sarây-ı ra‘nâlardır. Cümleden (---)(---)(---)
Der-hakk-ı sarây-ı hânedân-ı kibâr-ı a‘yân: Cümle üç bin kırk aded cümle kârgîr binâ ve serâpâ kayağan ve kiremit örtülü tahtânî ve fevkânî câ-be-câ bâğçeli ma‘mûr u müzeyyen birbirlerine muttasıl zîk sarây-ı ra‘nâlardır. Cümleden (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 165a ·
metinde göster ·
… llef ü mükemmel tarz-ı kadîm fevkânî kârgîr binâ hânedânlardır. Lâkin kal‘a içi
zîk
olmağile her hânelerin bâğ u bâğçeleri yokdur.
Ve kal‘ada Hünkâr câmi‘i bir kârgîr minâreli ve musanna‘ kubbeli câmi‘dir. (---)(---)(---)(---)(---) aded tahta 78a şindire tahta örtülü ma‘mûr ve mükellef ü mükemmel tarz-ı kadîm fevkânî kârgîr binâ hânedânlardır. Lâkin kal‘a içi zîk olmağile her hânelerin bâğ u bâğçeleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 77b–78a ·
metinde göster ·
… inde havlıları dardır. Ve kesîf sokakları vardır, ancak iki âdem yanyana geçer,
zîk
sokaklardır.
Ve aşağı varoşda cümle iki yüz hâne-i zîbâlardır. Ve müselmânlar içün bir mescidi var, mâ‘adâ kenîselerdir. Ve kat-ender-kat toprak örtülü kal‘a-misâl kâ[r]gîr binâ ma‘mûr u müzeyyen evlerdir, gûyâ herbiri birer sarây-ı âlîlerdir. Ve Freng tarzı musanna‘ evlerdir. Ammâ evlerinde havlıları dardır. Ve kesîf sokakları vardır, ancak iki âdem yanyana geçer, zîk sokaklardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y122b ·
metinde göster ·