İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

zühd*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
33
isabet
31 cümle/beyitte
12,2
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
5
farklı biçim
27 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi3313,5

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–33 / 33

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“zühd*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 109b Eyledi bostân-ı zühdün sünbül ü me’vâya azm.
EÇS I 150a "Tâ‘at [u] ibâdât, zühd [ü] takvâ ve toğrulukdur."
EÇS II 233a–233b … vese ve nefse mütâbe‘at göstermedi. Hemân gice ve gündüz hâli ibâdet ü tâ‘at ve zühd ü takvâ idi. Hatta Horâsân'da babası Allah emrine varıcak Hacı Bektâş'a sultânl …
EÇS II 233a–233b … e kâmil çille-i merdân çeküp gündüz sâ’im gice kâ’im olup ibâdet ve riyâzete ve zühd ü takvâya meşgûl idiler. Bi-hidâyetillahi Te‘âlâ şöyle yetişmişlerdi ki gice rû …
EÇS III 95b–96a … edüp mü’ezzinbaşılığı ve musâhibliği hizmetinde olup Kudde Kethüdâ müsellim ve Zühdî Efendi Düceylân hâkimi olup hakîre Rûm nâhiye hâsı ihsân olunup ulaklığile hakî …
EÇS III 98b … Kudde Mehmed Kethüdâ ve tezkireci-i kebîri Gınâyî Efendi ve Tezkireci-i sağîri Zühdî Efendi ve Hazînedâr Ahmed Ağa ve Mühürdâr Osmân Ağâ ve hakîrin selefi imâm efen …
EÇS III 98b–99a … lâ-yutâk etdiler. Hâh-nâ-hâh Hasan Ağa katline emr-i şerîf alup Küçük Tezkireci Zühdî Efendi ve silâhdâr ve sipâh bölük ağaları hâzır olurken Hasan Ağa'nın bir yâr-ı …
EÇS III 182b–183a … ında kaldı. Yine böyle iken beni Üsküdar'da katl etmeğe sipâh ocağı ağaları ile Zühdî Efendi'sini gönderüp beni nâhak katl etse gerek idi. Biz dahi Üsküdar'dan firâr …
EÇS IV 285a … ‘-i Resûl-i mübîni elden komayup anları ilzâm ide gör ve dâ’imâ salâh-ı hâli ve zühd [ü] takvâyı ve ehl-i sünnet [ve'l-]cemâ‘ati elden komayup evkât-ı hamseye sünne …
EÇS IV 394b İkinci sûret-i nefs-i levvâme, zühd ü takvâ ve vera‘ u bendegî ve namâz u rûze ve hacc u meyl-i hayrât ve zekât u c …
EÇS IV 395a–395b … verüp âsî olan cân kavimlerin kırup rûy-ı arzda İblîs yedi bin yıl pâdişâh olup zühd [ü] takvâsıyla bile Cenâb-ı Allah'a takarrub edüp kâhîce âsumâne urûc edüp yedi …
EÇS V 30a … ded arabalara tahmîl olunup Âsitâne-i sa‘âdet'e vardıkda paşanın kapu kethüdâsı Zühdî Efendi Sadrıa‘zam Boynueğri'ye arz edüp ol dahi sa‘âdetlü Sultân Mehemmed Hân'a …
EÇS V 30a … eleri Bâb-ı hümâyûn önüne dökerler. Sa‘âdetlü pâdişâh safâsından kapu kethüdâsı Zühdî Efendi'ye hil‘at-i fâhire geydirüp paşaya ibka ve mukarrer içün kılıç haftân il …
EÇS V 33a … di, tîz sadrıa‘zama ve dârü's-sa‘âde ağasına ve Kaya Sultân'a ve Kapu Kethüdâsı Zühdü Efendi'ye sıhhatde olduğumuz mektûbların yazup Evliyâ'ma altı menzil bârgîrleri …
EÇS V 63b … ntiniyye içre Kaya Sultân'a vusûl bulup mektûbların verüp andan kapu kethüdâmız Zühdü Efendi'ye nüzûl edüp andan evvel ân Kâ’immakâm Kör Hasan Paşa'ya varup selâm ve …
EÇS V 64a … ûbların vâsıl edüp kâ’immakâm ile taşra çıkup kâ’immakâm izniyle Kapu Kethüdâsı Zühdü Efendi'ye andan Kaya Sultân'a varup kaziyye-i serencâm [u] sergüzeştimiz bir bi …
EÇS V 64a–64b … ruş ihsân edüp kelleleri getiren şâmlı Halîl Ağa'ya ve hakîre ve Kapu kethüdâsı Zühdü Efendi'ye üçümüze birer semmûr alay kürkü geydirüp ve birer küheylân raht ve ba …
EÇS V 64b … kadar kâ’immakâm ağaları andan kelle ve esîrleri getiren Halîl Ağa ve hakîr ve Zühdü Efendi üç kişi at başı berâber Edirnekapusu içre girüp bir alay-ı mûhiş ile İsl …
EÇS V 64b–65a … oğlunu Yedikulle'ye cümle götürüp andan kelle getiren Halîl Ağa'ya ve hakîre ve Zühdü Efendi'ye birer hil‘at geydirüp andan üsârâları yine alay ile Bâğçekapusu'ndan …
EÇS V 79a … rden hazz edüp niçe kerre Kur’ân-ı azîm okudup, safâsından kapu kethüdâmız olan Zühdü Efendi'ye buyurdular kim,
EÇS V 79a … yı kapucular kethüdâsı etse hazz ederdim. Paşana böyle yaz" deyü tenbîh buyurup Zühdü Efendi dahi, Köpürlü'nün cevâbın yazup Paşa'ya gönderdikde,
EÇS IX Y235a … mâhîleri sayd olunup cânib-i erba‘asına kabâyil-i Vahîdât ve Âl-i Umûr ve Benî Zühd meks edüp tarâvet kesb ederler. Bu buhayre Minye buhayresi ile cebel-i Aclûn mâ …
EÇS IX Y260a–Y260b … ve Benî İbrâhîm ve Benî Sâlim ve Benî Atâ ve Benî Atıyye ve Benî Safer ve Benî Zühd ve Benî Vahîdât. Ve meşâyih-i Nâbulus ve meşâyih-i Aclûn ve meşâyih-i Benî Zeyt …
EÇS IX Y265b "Vallâhi sizi Benî Zühd ve Benî Âl-i Umûr ursa gerekdir, gâfil olman" deyü evvelki dillerin diline bu d …
EÇS IX Y265b … keri tınâb tınâba kurup âmâde dururken Aneze Urbânı'ndan ve Vahîdât'dan ve Benî Zühd'den âdemler gelüp surre istediler. Hüseyin Paşa buyurdular kim:
EÇS IX Y364b tahrîr olunmuşdur. Merhûm gâyet zühd [ü] takvâda sâhib-i vera‘ ve savm-ı Dâvûd'a müdâvim idi. Ve zâhir [ü] bâtında k …
EÇS IX Y370b–Y371a … î‘i ricâlullâhın rûhâniyyetleri küffâra yetişüp Urbân-ı Mevâl ve kabâyil-i Benî Zühd ve Âl-i Umûr evlâdı âl bu küffâr-ı hâksârın cânib-i erba‘asın alup Cugaymân nâm …
EÇS X Y29a … nı şeyhlerine âl-i Benî Reşîd ve âl-i Benî Umûr ve âl-i Benî Ribâh ve âl-i Benî Zühd derler.
EÇS X Y48b … âl-i Benî Selâme ve âl-i Reşîd ve âl-i Vahîdât ve âl-i Benî Umûrî ve âl-i Benî Zühd ve âl-i Benî Ribâh ve âl-i Benî Turâbî ve âl-i Benî Sâlim, ve'l-hâsıl yetmiş ka …
EÇS X Y50b Evvelâ Benî Zühd ve âl-i Umûr ve âl-i Reşîd ve âl-i Ribâh ve âl-i Ma‘ân ve âl-i Şehâb ve âl-i Tu …
EÇS X Y120a … ] Freng iştihâr buldular. Ammâ yine Arab'a muhtâclardır, zîrâ bu kavm-i Arab'ın zühd [ü] takvâsı ve ilmi kuvvetiyle bir hastaya cân u gönülden yapışup hizmet etse b …
EÇS X Y207a–Y207b … Akabe beği bu kadar mâl-ı hazâyin ile Akabe boğazına varup Şâm tarafından Benî Zühd ve Benî Reşîd ve Âl-i Umûr kabîleleri haşerâtları Akabe askeri ile Akabe'de bir …
EÇS X Y308a "Anlar hâzır ise biz de âlât-ı zühd [ü] takvâmızla hâzırız. Tîz bu mahalde birez fukarâ gelüp tevhîd etsinler" deyi …