İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

zühre

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
22
isabet
20 cümle/beyitte
8,2
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
22 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi229,0

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–22 / 22

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“zühre” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 178b–179a … eflâk dahi çarh-ı semâ‘a başlayup huzûr-ı pâdişâhîde eyle bir fasl ederler kim Zühre engüşt ber-dehen edüp Hüseyin Baykara fasılları ederek 179a ubûr edüp gümrük …
EÇS I 208a … fasl-ı azîm ve bir velvele ve gulgule ve debdebe ve hengâme-i elîm ederler kim Zühre raks edüp tâs-ı eflâk çın çın ötüp geçerler.
EÇS II 315b … biri birer seb‘a-i seyyâre ismiyle ma‘rûfdur. Meselâ nâhiye-i [Utarid, nâhiye-i Zühre , nâhiye-i Mirrih, nâhiye-i Müşteri, nâhiye-i Zühal].
EÇS III 164b … l-Mevlâ Ahî Çelebi: Bu şehr-i Edirne sa’d-sâ’atde binâ olmak ile nücûm-ı tâli‘i zühre olduğunda cemî‘i halkı mesrûr u handân ve ehl-i safâ ve ehl-i şevk ve ehl-i hev …
EÇS III 164b Nisvânlarının isimleri, Emetullah ve Afîfe ve Emîne ve Mihrimâh ve Zühre ve Abîde ve Zübeyde ve Gülşâh ve Ümmühân ve Havvâ.
EÇS IV 203b … rba‘a Hanım ve Ârbişe Hanım ve Adevî Hanım ve Cân-ı cân Kadın ve Afife Hanım ve Zühre Hanım ve Râbi‘a Hanım ve Vâtime Hanım ve Şeh-hûbân Hanım.
EÇS IV 248b Seher-çın germ olup bâzâr-ı mihrün / Asar altun terâzûsın sipihrin / Anınçün zühre germ etmişdi bâzâr / Ki nakd-i ömre kazgan Müşterî var
EÇS IV 267a … r haberine dahi muntazırız." deyü haberler gelince paşa dilşâd olup gûyâ raks-ı Zühre etdi ve safâsından haber aparıcıya yüz mümessek altun ihsân edüp ol ân yine mek …
EÇS IV 307b Ve tâli‘-i imâreti burc-ı mîzândır ve beyti zühre ve hevâîdir. Anınçün halkı ehl-i hevâ ve i‘tidâl üzre geçinirler. Ve ekâlîm-i b …
EÇS IV 324a … idâlâne hareket ederler kim burc-ı mîzân gibi beyne beyne geçinirler. Ve beyt-i zühre olduğundan cümle halkı rakkâs u hânende vü sâzende ve cümle sağîr ü kebîri hevâ …
EÇS VI 107a … olup gûyâ eflâk-i seb‘anın kevâkibleri ve seb‘a-i seyyâre ve sitâre-i mirrîh ve zühre ve utarid ve müşterî ve zühal ve şems ü kamer ve ferkadân ve necm-i sâbite ve s …
EÇS VI 125b … n yine koyun ve atım birbirleriyle ol kadar rakkâslık etdiler kim gûyâ rakkâs-ı zühre idiler.
EÇS VI 166b … dâ binâsı burc-ı mîzânda bulunup halkı i‘tidâl üzre geçinüp burc-ı mîzân beyt-i zühre ve havâyîdir. {Anıniçün halkı zühre gibi sâz [u] söze mâil olup cümle havâyî ta …
EÇS VI 166b … kı i‘tidâl üzre geçinüp burc-ı mîzân beyt-i zühre ve havâyîdir. {Anıniçün halkı zühre gibi sâz [u] söze mâil olup cümle havâyî tabî‘atlardır kim ilm-i mûsıkîden hazz …
EÇS VII 115a Seher çûn germ olup bâzâr-ı mihrin, / Asar altun terâzûsun sipihrin, / Anıniçün zühre germ etmişdi bâzâr, / Ki nakd-i ömre kızgın müşterî-vâr, / Meğer mîzâna çekmiş …
EÇS VII 129a–129b … âmlar meydân-ı mahabbetde bedr-i mübîn gibi deverân u seyerân etdiklerinde gûyâ zühre raks eder. Hattâ bu hakîr meclis-i hâslarından bir ân münfek 129b olmayup her …
EÇS VII 141b Der-kavl-i müneccimân-ı tâli‘-i amâristân-ı Kefe: Burc-ı sevrde beyt-i zühre türâbî hânesinde bulunup anıniçün halkı zühre gibi zevk [u] şevkde olup türâbî …
EÇS VII 141b … stân-ı Kefe: Burc-ı sevrde beyt-i zühre türâbî hânesinde bulunup anıniçün halkı zühre gibi zevk [u] şevkde olup türâbî oldukları cihetden hâkiyle yek halûk ve halîm …
EÇS VIII 280b … ât: Be-kavli kehene-i kudemâ bu şehrin tâli‘-i imâreti burc-ı mîzânda ve beyt-i zühre ve hevâyîde bulunmuşdur.
EÇS VIII 366b … ristân: Bu şehrin tâli‘-i imâreti be-kavl-i kühhân-ı kudemâ burc-ı mîzân beyt-i zühre ve hevâ’îde bulunup halkı mesrûrdur.
EÇS VIII 382a … ehene-i selef bu şehrin binâ-yı tâli‘-i imâreti bur[c-ı] mîzânda bulunup beyt-i zühre ve hevâyî olmağın halkı mîzân-ı vezn ile i‘tidâl-i hisâbî geçinüp zühre-misâl z …
EÇS X Y48a … çün germ olup bâzârı Mihrin / Asar altun terâzûsun sipihrin Q 177a / Anıniçün Zühre germ etmişdi bâzâr / Ki nakd-i ömre kızgın Müşterî-vâr / Meğer mîzâne çekmiş Yû …