İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

zühre*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
47
isabet
42 cümle/beyitte
17,4
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
7
farklı biçim
24 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi4719,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–47 / 47

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“zühre*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 114b … uşu sadâsı gibi parmakları sadâ verüp eyle raks [u] reftâr eder kim gûyâ Rakkâs Zühre'dir ve herkes kendüye bir boynuz hedâyâ getirirler.
EÇS I 178b–179a … eflâk dahi çarh-ı semâ‘a başlayup huzûr-ı pâdişâhîde eyle bir fasl ederler kim Zühre engüşt ber-dehen edüp Hüseyin Baykara fasılları ederek 179a ubûr edüp gümrük …
EÇS I 208a … fasl-ı azîm ve bir velvele ve gulgule ve debdebe ve hengâme-i elîm ederler kim Zühre raks edüp tâs-ı eflâk çın çın ötüp geçerler.
EÇS II 300b … aded hânende ve sâzende ve mutrıbânlar tarz-ı Horâsân fasılları edüp rakkâslar zühre-misâl deverân u semâ‘ edüp gûyâ ol gün Hüseyn-i Baykarâ meclisi oldu. Bu bâğ eyle bir …
EÇS II 315b … biri birer seb‘a-i seyyâre ismiyle ma‘rûfdur. Meselâ nâhiye-i [Utarid, nâhiye-i Zühre , nâhiye-i Mirrih, nâhiye-i Müşteri, nâhiye-i Zühal].
EÇS III 13b … e ilm-i usturlabda ve ilm-i rub‘-ı dâ’ire ile irtifâ‘-ı tâli‘-i Konya'yı burc-ı zührede bulmuşlardır. Anınçün cemî‘i halkı sâz u söz ve ney ü cenk ü rebâb ve semâ‘ ede …
EÇS III 96b … âygân olup pîr [u] cüvân ve fakîr [u] a‘yân ol kadar şâd [u] handân oldular kim zühre-i felek raksa girüp paşa efendimiz serîr-i sa‘âdetde ve dîvân-ı adâletde revnak v …
EÇS III 164b … l-Mevlâ Ahî Çelebi: Bu şehr-i Edirne sa’d-sâ’atde binâ olmak ile nücûm-ı tâli‘i zühre olduğunda cemî‘i halkı mesrûr u handân ve ehl-i safâ ve ehl-i şevk ve ehl-i hev …
EÇS III 164b Nisvânlarının isimleri, Emetullah ve Afîfe ve Emîne ve Mihrimâh ve Zühre ve Abîde ve Zübeyde ve Gülşâh ve Ümmühân ve Havvâ.
EÇS IV 203b … rba‘a Hanım ve Ârbişe Hanım ve Adevî Hanım ve Cân-ı cân Kadın ve Afife Hanım ve Zühre Hanım ve Râbi‘a Hanım ve Vâtime Hanım ve Şeh-hûbân Hanım.
EÇS IV 228a–228b … muzmer ve'l-hâsıl yüz altmış aded muzmerrât ve sâz makûlesi kendüde mevcûd olup zühre-i Sührâb ve Baba Çengî ve Alî Rübâb 228b kadar sâzende idi.
EÇS IV 248b Seher-çın germ olup bâzâr-ı mihrün / Asar altun terâzûsın sipihrin / Anınçün zühre germ etmişdi bâzâr / Ki nakd-i ömre kazgan Müşterî var
EÇS IV 259b … lum-âmîz feryâd u figânlı mektûb tahrîr eylemiş kim istimâ‘ eden hân düşmanları zühre-misâl raks etdiler.
EÇS IV 267a … r haberine dahi muntazırız." deyü haberler gelince paşa dilşâd olup gûyâ raks-ı Zühre etdi ve safâsından haber aparıcıya yüz mümessek altun ihsân edüp ol ân yine mek …
EÇS IV 268b … ve akıl akıl efil efil livâlar büklüm büklüm olup cümle bayraklar şakırdısından zühre-i nâr çâk olup gûnâ-gûn sancaklar ile deşt-i Rahova lâlezâr olup sıyt u sadâ-yı b …
EÇS IV 307b Ve tâli‘-i imâreti burc-ı mîzândır ve beyti zühre ve hevâîdir. Anınçün halkı ehl-i hevâ ve i‘tidâl üzre geçinirler. Ve ekâlîm-i b …
EÇS IV 315b–316a … hene Kalimun vaz‘-ı esâs etdikde tâli‘-i imâreti burc-ı sevrde vâki‘ olup beyti zühre-i türâbî olduğundan halkı şâdân ü sevri firâvân ü türâbı bî-pâyândır. 316a
EÇS IV 324a … -i nehârı (---) sâ‘at ve derecedir. Ve tâli‘-i imâreti burc-ı mîzânda ve beyt-i zührede ve hâne-i hevâyîde bulunmuşdur. Anınçün halkı mîzân üzre i‘tidâlâne hareket ede …
EÇS IV 324a … idâlâne hareket ederler kim burc-ı mîzân gibi beyne beyne geçinirler. Ve beyt-i zühre olduğundan cümle halkı rakkâs u hânende vü sâzende ve cümle sağîr ü kebîri hevâ …
EÇS V 4a … Bitlis Hânı Abdâl Hân kavli üzre tâli‘-i binâsı burc-ı sevrde vâki‘ olup beyt-i Zühre-i türâbîde bulunmuşdur.
EÇS V 153b … --) ve tûl-ı nehârı (---) (---) ve tâli‘-i imâreti burc-ı sevrde bulunup beyt-i Zühre-i türâbîdir. Anıniçün bakar ve câmûsu çokdur ve Zühre-i türâbîde olduğıyçün cemî‘ …
EÇS V 153b … c-ı sevrde bulunup beyt-i Zühre-i türâbîdir. Anıniçün bakar ve câmûsu çokdur ve Zühre-i türâbîde olduğıyçün cemî‘i halkı mesrûr u şâdân ve handândırlar.
EÇS V 171b … ‘-i Üsküb-i imâristân: İbn Havkal nakli üzre tâli‘-i Üsküb burc-ı sevrde beyt-i Zühre-i türâbîdir. Anıniçün halkı şûhdurlar.
EÇS VI 69a … istân: Be-kavl-i Eflâtûn bu şehrin tâli‘-i bünyâd-ı imâreti burc-ı mîzân beyt-i zühre-i havâîdir. Anıniçün halkı havâîdir.
EÇS VI 107a … olup gûyâ eflâk-i seb‘anın kevâkibleri ve seb‘a-i seyyâre ve sitâre-i mirrîh ve zühre ve utarid ve müşterî ve zühal ve şems ü kamer ve ferkadân ve necm-i sâbite ve s …
EÇS VI 125b … n yine koyun ve atım birbirleriyle ol kadar rakkâslık etdiler kim gûyâ rakkâs-ı zühre idiler.
EÇS VI 166b … dâ binâsı burc-ı mîzânda bulunup halkı i‘tidâl üzre geçinüp burc-ı mîzân beyt-i zühre ve havâyîdir. {Anıniçün halkı zühre gibi sâz [u] söze mâil olup cümle havâyî ta …
EÇS VI 166b … kı i‘tidâl üzre geçinüp burc-ı mîzân beyt-i zühre ve havâyîdir. {Anıniçün halkı zühre gibi sâz [u] söze mâil olup cümle havâyî tabî‘atlardır kim ilm-i mûsıkîden hazz …
EÇS VII 115a Seher çûn germ olup bâzâr-ı mihrin, / Asar altun terâzûsun sipihrin, / Anıniçün zühre germ etmişdi bâzâr, / Ki nakd-i ömre kızgın müşterî-vâr, / Meğer mîzâna çekmiş …
EÇS VII 129a–129b … âmlar meydân-ı mahabbetde bedr-i mübîn gibi deverân u seyerân etdiklerinde gûyâ zühre raks eder. Hattâ bu hakîr meclis-i hâslarından bir ân münfek 129b olmayup her …
EÇS VII 141b Der-kavl-i müneccimân-ı tâli‘-i amâristân-ı Kefe: Burc-ı sevrde beyt-i zühre türâbî hânesinde bulunup anıniçün halkı zühre gibi zevk [u] şevkde olup türâbî …
EÇS VII 141b … stân-ı Kefe: Burc-ı sevrde beyt-i zühre türâbî hânesinde bulunup anıniçün halkı zühre gibi zevk [u] şevkde olup türâbî oldukları cihetden hâkiyle yek halûk ve halîm …
EÇS VIII 220b … stân: Kühhân-ı kudemâların kavlleri üzre tâli‘-i amârı burc-ı mîzânda ve beyt-i zühre-i hevâyîde bulunmuşdur.
EÇS VIII 221a … -i şu‘arâdır. Ve ehl-i sanâyi‘leri gâyet âlüfte ve âşüfte âdemlerdir kim beyt-i zührede bulunduklarından cümle hevâyî san‘at olup sâz söz ve çeng-i rebâb ve def kudûm …
EÇS VIII 254a Ve bir tereğinde burc-ı sevr beyt-i zühre-i türâbî yazılmış.
EÇS VIII 254a Ve birinde burc-ı mîzân beyt-i zühre-i hevâyî kayd olunmuş.
EÇS VIII 280b … ât: Be-kavli kehene-i kudemâ bu şehrin tâli‘-i imâreti burc-ı mîzânda ve beyt-i zühre ve hevâyîde bulunmuşdur.
EÇS VIII 366b … ristân: Bu şehrin tâli‘-i imâreti be-kavl-i kühhân-ı kudemâ burc-ı mîzân beyt-i zühre ve hevâ’îde bulunup halkı mesrûrdur.
EÇS VIII 382a … ehene-i selef bu şehrin binâ-yı tâli‘-i imâreti bur[c-ı] mîzânda bulunup beyt-i zühre ve hevâyî olmağın halkı mîzân-ı vezn ile i‘tidâl-i hisâbî geçinüp zühre-misâl z …
EÇS VIII 382a … beyt-i zühre ve hevâyî olmağın halkı mîzân-ı vezn ile i‘tidâl-i hisâbî geçinüp zühre-misâl zevk u şevk ve ayş [u] ışrete dahi mâ’illerdir ve ekseriyyâ hevâyîlerdir.
EÇS IX Y245b … karîb olanların def‘-i gamı içün üç vakitde hoş-elhân üstâd-ı kâmil hânende ve zühreye mânende sâzendegânlar gelüp fasıl etdükçe deli bürâderlerimizin kimisi hâmûş-bâ …
EÇS IX Y365a … ı hüsndârlar kim her biri birer semend-i tâzîler idi kim raks-ı cevelân etdükde zühre-misâl reftâr ederdi. Cümleden biri Mısır havvâresinden eşheb tâzî ve bir dahi bedevî …
EÇS X Y48a … çün germ olup bâzârı Mihrin / Asar altun terâzûsun sipihrin Q 177a / Anıniçün Zühre germ etmişdi bâzâr / Ki nakd-i ömre kızgın Müşterî-vâr / Meğer mîzâne çekmiş Yû …
EÇS X Y186b Ammâ bunda garâbet oldur kim Mısır'ın kevâkibi Zühre'ye mensûbdur, halkı sürûr [u] şâdumâna bahâne isterler. Ve hamd-i Hudâ Mısır halkı …
EÇS X Y213b … -i Kâhire vilâyetdir, halkı sehel bahâne ile depişmeğe başlarlar. Tâli‘-i Mısır Zühre'dir , sâz u söze ve lu‘b u lahve halkı mâyildirler. Ve halkı gâyet çokdur, ve mâl-ı …
EÇS X Y416a Ve Sennâre Zühre'ye mensûb olduklarından cümle şûh u şengül âdemlerdir. Ricâllerinin isimleri bu gû …
EÇS X Y442b … hüsn-i savtları olup mevâller okuduklarından kavm-i Hânend[e] derler. Tâli‘leri Zühre'ye mensûb olduklarından dâ’imâ şâd ü handânlardır, aslâ gam gussa nedir bilmezler.