… îğı uryân kılup paşa huzûrunda ol kadar kılıcı mahtadı kim gûyâ ol şemşîr Seyfü
Zül-yezen
idi. Paşa dahi mezkûr Deli Dilâver Paşa'ya hitâb edüp eydür "Paşa karındaşım! K …
Ammâ hîn-i ma‘rekede gözün çöpden ve budakdan sakınmaz fârisü'l-hayl ve cündî ve tüfenk-endâz ve kemândâr ve yarar er idi. Ammâ cümleden hikâye-i udhıkesi oldur kim; bir kerre Revân hânı tarafından Tokmak Alî Hân nâmında bir nâmdâr ve müte‘azzım, azîm tuhaf u tefârûklar ile hedâyâlar getirüp muhabbetnâmeli bir elçi geldi. Ve Paşa efendimize cemî‘î hedâyâların arz-ı kâlây kılup her metâ‘ları makbûl-ı vezîr olup kârhâne işi şâh kılıçlarından bir mücevher ve murassa‘ gılâflı bir şemşîr-i zer-nişân verdi kim hakkâ ki şemşîr-i âteş-tâb idi. Elçi dahi bu tîğı uryân kılup paşa huzûrunda ol kadar kılıcı mahtadı kim gûyâ ol şemşîr Seyfü Zül-yezen idi. Paşa dahi mezkûr Deli Dilâver Paşa'ya hitâb edüp eydür "Paşa karındaşım! Kılıcın yahşîsinden tanır mısın?" dedi. Paşa dahi "Kılıcın eyisi diş tutmayandır, göreyim şu kılıcı" dedikde, kılıcı paşanın eline verdiklerinde heman kılıcı dişiyle kütür kütür kırup "Şey değil imiş", deyü meydân-ı muhabbete bırakdıkda fakîr elçi Tokmak Hân, âlem-i hayretde bî-cân kalup kılıcı medh etdüğüne peşîmân oldu. Ba‘de't-ta‘âm Dilâver Paşa'ya mahsûs kâsesiyle bir kâse kaynar kahve gelüp bir demde yeklemeden nûş ederdi. Ba‘dehû buhûr ve gülâb geldükde gülâbı nûş edüp râyiha-i tayyibeden sonra buhûrdânın kapağın açup cümle âteşleri tenâvül etdüğüne elçi hayrân kalup eydür "Sultânım! Bunların ism-i şerîfleri nedir?" dedi. Defter[dâr]zâde eyitdi: "Dilâver Paşa karındaşımızdır" dedi. Elçi eydür "Yoh bunlara Semender Paşa demek gerekdir kim âteş yimek murg-ı semendere mahsûsdur" deyü vâfir latîfe-gûne şakalar olundu. Ammâ bu Dilâver Paşa dahi şecî‘ ve gâzî-i yektâ idi. Vonık Ahmed Paşa kapudan iken Kara Foça cenginde etdüğü yararlıkları Bîjen ü Şağat etmemişdir. 336b Hamd-i Hudâ böyle gâzî ve mîr-i mîrânlar ile niçe gazâlarda bulunduk, tekabbel yâ Kadîme'l-ihsân.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 336a–336b ·
metinde göster ·
Ve Bingöl derler, ammâ niçe bin göl vardır. Evvelâ Hızır gölü, İlyâs gölü,
Zülyezen
gölü, Cân gölü, Meryem gölü, Huvâren gölü, Bel‘am gölü, Bel‘am ibn Ba‘ûr bu göl …
Ve Bingöl derler, ammâ niçe bin göl vardır. Evvelâ Hızır gölü, İlyâs gölü, Zülyezen gölü, Cân gölü, Meryem gölü, Huvâren gölü, Bel‘am gölü, Bel‘am ibn Ba‘ûr bu gölün şimâlinde Erzurûm'a hâ’il Eğerli dağda yatar. Îmânsız gitdiğinde hâlâ mezârı leş gibi kokar. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 88b ·
metinde göster ·
… ve Rüstem ve Fikirli ve Selmân ve Kerrâr ve Siyâvuş ve Zülficâm ve Zülfikâr ve
Zülyezen
ve Eleşkir ve Hudâverdi ve Allahverdi ve Çalabverdi ve Cânverdi ve Cânbezdi ve …
Der-zikr-i esmâ-i çâkerân: Meselâ Dilâver ve Server ve Hünerver ve Yûsuf ve Beşir ve Terir ve Eyvaz ve Rüstem ve Fikirli ve Selmân ve Kerrâr ve Siyâvuş ve Zülficâm ve Zülfikâr ve Zülyezen ve Eleşkir ve Hudâverdi ve Allahverdi ve Çalabverdi ve Cânverdi ve Cânbezdi ve Cânmerd.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 195a ·
metinde göster ·
… iyâvuş, Rüstem, Kâzım, Çâker, Handân, Kaynan, Olanapardı ve Selmân ve Devlet ve
Zülyezen
ve Hanverdi ve Sührâb ve Şehsüvâr ve Eble ve Kozak.
Der-medh-i esmâ-yı çâkerân: Köleleri ekseriyyâ Gürcî'dir. Zîrâ taraf-ı şimâlîsinde Gürcîstân altı konakdır. Evvelâ Siyâvuş, Rüstem, Kâzım, Çâker, Handân, Kaynan, Olanapardı ve Selmân ve Devlet ve Zülyezen ve Hanverdi ve Sührâb ve Şehsüvâr ve Eble ve Kozak.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 225b ·
metinde göster ·
… m verüp oğlana ‘koma hâ’ etdim. Ber-hurdâr olsun ayu kâfirin boynuna bir seyf-i
zülyezen
eyle urdu kim Bosna lahanası-misâl kellesi galtân oldu. Hudâ âlimdir, bu vâkı‘a …
"Sultânım, vâkı‘an şimdi vâki‘ olsun" deyüp benim Receb nâmında bir fetâ gulâmım var idi. Ana belimden şeyhanî kılıcım verüp oğlana ‘koma hâ’ etdim. Ber-hurdâr olsun ayu kâfirin boynuna bir seyf-i zülyezen eyle urdu kim Bosna lahanası-misâl kellesi galtân oldu. Hudâ âlimdir, bu vâkı‘a böyle vâki‘ olmuşdur. Andan paşaya pençik veri[r]ken iki yüz aded kâfirleri, vâkı‘asında cemâ‘at içine hınzîr gibi giren kâfirlerin cümlesin gâzîlere, "Koma kurdlarım" {dedikde} ân-ı vâhidde iki yüz kâfirleri dahi dendân-ı tîğdan geçirdiler ve anların dahi kellelerin yüzdürüp tuzladılar. Cümle bin üç yüz otuz beş aded kelle olup der-i devlete göndermeğe hâzır etdiler. Meğer bu mahalde bir serhad gâzîsi bir kâfir harâmîyi diride saklamış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 136b ·
metinde göster ·
… bâ-peymâsına süvâr olup semmûr kabaniçse üzre kemerinde çarhâb tîrkeş ve seyf-i
zülyezen
ile serinde selîmîsin kec kılup ensesinde iki yüz gök demire müstağrak olmuş kü …
Bu remmâdan sonra kapucubaşılar herkes isti‘dâdına göre çifte çifte cebe ve cevşene müstağrak olmuş, kimisi semmûr postin kaplu libâs-ı P 130a fâhire ile pîşlerinde küheylân yedekler ve enselerinde onar ve on beşer köçekler ile ubûr olundukda paşa-yı esed-heybet serâperdesinden tulû‘ edüp Rüstem-i şîr-vâr seyrâna esb-i sabâ-peymâsına süvâr olup semmûr kabaniçse üzre kemerinde çarhâb tîrkeş ve seyf-i zülyezen ile serinde selîmîsin kec kılup ensesinde iki yüz gök demire müstağrak olmuş küheylân atlı iç ağaları kim her birinin atları altışar pâre yancığa müstağrak ciyâdâtlar üzre ellerinde kargı sırıklar iler güzer ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y311b ·
metinde göster ·
Ve Nîl'in bir kolu dahi bu cezîre-i Mısır'ın cânib-i garbında Sûdân memleketine cereyân eder. Bir kolu da Mağrib-zemîn'de Girid cezîresi mukâbelesinde Benî Hilâl memleketinde Akdeniz'e munsab olurmuş. Hâlâ cereyân etdüği yerler âşikâredir. Y 31a Ba‘dehu Seyf-i Zülyezen şellâlât boğazların kat‘ edüp cümle Nîl Mısır'a cereyân edüp Hilâl vilâyetine nehr-i Nîl gitmeyüp mu‘attal oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y30b–Y31a ·
metinde göster ·
… l-i mübârek ol mahalde iki bölük olur. Hazret-i Nûh'dan sonra bu mahalli Seyf-i
Zülyezen
kesüp iki şak etmişdir. Sol tarafda garba cereyân eden Nîl bender-i Reşîd'e gid …
Cezîre-i Batnü'l-bakar nâm mahal Nîl-i mübârek vasatında bir burundur kim Nîl-i mübârek ol mahalde iki bölük olur. Hazret-i Nûh'dan sonra bu mahalli Seyf-i Zülyezen kesüp iki şak etmişdir. Sol tarafda garba cereyân eden Nîl bender-i Reşîd'e gidince (---) mîldir. Beri sağ tarafda şimâle cereyân eden Nîl bender-i Dimyât'a varınca (---) mîldir. Bu iki Nîl'in mâbeyninde olan cezîre-i azîmdir. İki kâşiflik hükûmetdir, biri Garbiyye hâkimidir, biri Menûfiyye hâkimidir. Bin pâre kurâ-yı âbâdân ile müzeyyen bir cezîre-i azîmdir. Tâ vasatında Garbiyye hâkinde Tanta nâm bir kasabada Seyyid Ahmed el-Bedevî medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y279b ·
metinde göster ·
binâsı olduğıyçün Benî Seyf derler. Ve hâlâ nevâhîlerinde sâkin olan Urbâna Ben …
Seyf ibn Zülyezen binâsı olduğıyçün Benî Seyf derler. Ve hâlâ nevâhîlerinde sâkin olan Urbâna Benî Seyf kabîlesi derler. Mısır hâkinde kâşiflikdir. Mâ-tekaddem mîrlivâlar mutasarrıf olurmuş. Lâkin zamânımızda sehl tenezzülde olmağile küşûfiyye olmuşdur. Kâşifleri beş yüz atlı tevâbi‘iyle ve beş yüz Mısır askeriyle eyâlet-i Benî Seyf'de olan yedi yüz kırk pâre kurâdan iki yüz beş Mısrî kîse ve (---) erdeb mîrî gılâli tahsîl edüp dîvân-ı Mısır'da deynin edâ eder. Ve paşa tarafından mîrî gılâli tahsîline bir ağa ta‘yîn olup kâşifden altı ayda bir kîse külfe-bahâ ve tahsîl etdüği (---) gılâlden erdeb başına re‘âyâdan ikişer para almak hâliyedir. Ve paşa tarafından bir ağa dahi mezkûr gılâl tahsîline isti‘câle gidüp nısıf kîse hizmet-bahâ alur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y361b ·
metinde göster ·
… eleri olan dağa cebel-i Timsâh derler. Eflâke ser çeküp garb tarafın Nîl döğer.
Zülyezen
kayaların kesüp bir boğaz açmışdır. Mısır'dan gelen gemiler bu boğazdan yükiyle …
Bu timsâh lâşeleri olan dağa cebel-i Timsâh derler. Eflâke ser çeküp garb tarafın Nîl döğer. Zülyezen kayaların kesüp bir boğaz açmışdır. Mısır'dan gelen gemiler bu boğazdan yükiyle ubûr edemez, yükün boşaldup gemi hafîf oldukda gemileri makara ile yokuş yukaru çeküp İsvân tarafına aşırırlar, ba‘dehu yükün develer ile taşıyup yine yükledirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y384b ·
metinde göster ·
… e mahlût olurmuş. Yerleri hâlâ nümâyândır. Ba‘dehu Tûfân'dan (---)(---) Seyf-i
Zülyezen
ulûm-ı hendesede ve gayrı ulûmda fünûn-ı şettâya mâlik idi, kehenelerinden Safv …
Ve zamân-ı kadîmde bu zıyk boğaz mesdûd iken Nîl-i mübârekin iki tur‘a fırkası biri Habeş iklîmine biri Alevî vilâyeti içinden Habeş Sevâkini'nde Bahr-i Kulzüm'e mahlût olurmuş. Yerleri hâlâ nümâyândır. Ba‘dehu Tûfân'dan (---)(---) Seyf-i Zülyezen ulûm-ı hendesede ve gayrı ulûmda fünûn-ı şettâya mâlik idi, kehenelerinden Safvâyim ve Mihrâyim nâm keheneler ile irtifâ‘ alup onların re’y-i tedbîriyle bu kûhları kûhkenlere kat‘ etdirüp hâlâ Nîl'in Mısır'a cereyânına sebeb Seyf-i Zülyezen'dir. Ferhâdî tîşe ve külünk zahmleri zâhir ü bâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y388b ·
metinde göster ·
… dir, lâkin sâyir cevâmi‘ler gibi ma‘mûr u müzeyyen değildir. Biri Deyr-i Seyf-i
Zülyezen
câmi‘idir, biri Hazret-i Ömer câmi‘idir. Andan gayrı imâret ve hân u hammâm ve …
Ba‘dehu Nîl cereyânı sebebiyle arâzî-i Mısır ma‘mûr oldu, Habeş ve Mağrib zemînleri harâb çöl oldu. Cümle müverrihler bu kavl-i sahîh üzre tahrîr eylemişlerdir. Ve birkaç yerde hakîr Nîl'in kadîm a’sârda cereyân etdüği hafr-i azîmleri görmüşüz. Ve zamân-ı evvelde Şellâl'in bu İsvân tarafı ol kadar ma‘mûr imiş kim hadîka-i ravza-i cinânları İsvân ile müşâ imiş. Hâlâ bunda dahi niçe kerre yüz bin imâretler alâmeti vardır. Ferâ‘ineler ve kehenelerine ve seherelerine Hazret-i Mûsâ bed-du‘âsı sebebiyle âye[t]: Arapça nass-ı mâ-sadakına mazhar olup Y 389a harâb olmuşdur. Hâlâ iki yüz hâne-i ma‘mûr harâbistân içinde âbâdân büyûtlar vardır. İki câmi‘-i azîmi âsârları vardır. Yine cemâ‘atden hâlî değildir, lâkin sâyir cevâmi‘ler gibi ma‘mûr u müzeyyen değildir. Biri Deyr-i Seyf-i Zülyezen câmi‘idir, biri Hazret-i Ömer câmi‘idir. Andan gayrı imâret ve hân u hammâm ve çârsû-yı bâzâr yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y388b–Y389a ·
metinde göster ·
Zülyezen binâsıdır. Nîl'in cânib-i şarkında İsvân tarafında boğaz ağzında şekl-i müdevver bir rabât-ı kavîdir. İçinde kabâ’il-i Karh Urbânı sâkindir. Cirmi ma‘lûmum değildir. Ancak cânib-i şarka tahta kapusu nâzırdır. İçinde beş yüz mikdârı bûriyâ ve bî-riyâlı hasırdan ve kamışdan evleri ve bir köhne câmi‘i var. Dizdârı ve neferâtı ve gayrı imârâtı yokdur. Zamân-ı kadîmde bu kal‘adan karşu tarafdaki kayalarda olan gâr-ı yetîmânlara zencîr bağlayup âyende vü revende keştîlerden bâc alırmış. Hâlâ silsile kayd edecek yerleri nümâyândır. Bu Ebvâb kal‘asın dahi geçüp Nîl kenârınca cenûba taşlı ve çakıllı yerlerde altı sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y389a ·
metinde göster ·
… lerinde sâkinlerdir. Ammâ bunlar hâlâ ankâlar ve Mâlikî-mezheblerdir. Ve nesl-i
Zülyezen
iddi‘âsındadırlar. Cümle yedi bin askerdir. Ammâ ol gece hakîr(e) ve atlarımız( …
Şellâl cezîrelerinde sâkinlerdir. Ammâ bunlar hâlâ ankâlar ve Mâlikî-mezheblerdir. Ve nesl-i Zülyezen iddi‘âsındadırlar. Cümle yedi bin askerdir. Ammâ ol gece hakîr(e) ve atlarımız(a) cümle darı ve deve eti ve südü ekl [ü] şürb etdik. Bu kabâ’il bahârda Habeş dağlarına giderler. Zîrâ bu Şellâl tarafları zıyk dağlardır, nebâtât [u] giyâhâtları azdır; bu kavmin ise hayvânâtları çokdur, anıniçün Habeş dağlarına giderler. Bunlardan kalkup yine Nîl kenârınca beşinci sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y389a ·
metinde göster ·
… dâmlarımız zahrları ile geçirüp cümlemiz piyâde gücile ubûr etdik. Bu râhı dahi
Zülyezen
açmış, yoksa bir vech ile gayrı yerden ubûr etmek mümkin değildir. Hamd-i Îzed …
Ol gece yüz bin anâ çekerek darı ekmeği yiyerek andan kalkup Nîl'in kenârınca taşlı yollardan ancak birer âdem geçer yollardan seyishâne yüklerin huddâmlarımız zahrları ile geçirüp cümlemiz piyâde gücile ubûr etdik. Bu râhı dahi Zülyezen açmış, yoksa bir vech ile gayrı yerden ubûr etmek mümkin değildir. Hamd-i Îzed güzer edüp iki sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y389b ·
metinde göster ·
… k câdûsu binâsıdır. Ve kendi bir gârda yatır. Fir‘avnîler ziyâret eder. Ba‘dehu
Zülyezen
feth etmişdir. Yine Kıbtîler istîlâ edüp niçe yüz yıl mutasarrıf olup ba‘dehu A …
İbtidâ bânîsi Fir‘avn'ın Ezrak câdûsu binâsıdır. Ve kendi bir gârda yatır. Fir‘avnîler ziyâret eder. Ba‘dehu Zülyezen feth etmişdir. Yine Kıbtîler istîlâ edüp niçe yüz yıl mutasarrıf olup ba‘dehu Amr ibnü'l-Âs hükûmetinde Kabâbıtalar elinden Esved bin Mikdâd fethidir. Ba‘dehu yine Fûncistân ve Berberistân kavmi istîlâ edüp sene (---) târîhinde Süleymân Hân asrında Mısır vâlîsi fâtih-i Hind ü Yemen Tavâşî Süleymân Paşa Hindistân'da Dîvâbâd benderin Portakal Frenginden feth edüp Hind pâdişâhına ihsân edüp donanma ile Habeş'e geçüp Özdemir Paşa'ya Habeş'i ale'l-umûm feth etdirüp andan Mısır'a gelüp Mısır'dan yine Özdemir Paşa'yı Nîl ile deryâ-misâl asker verüp bu Der şehrin ve İbrîm kal‘asın Fûncistân meliki elinden feth eder. Ol asırdan berü âl-i Osmân destinde bir kasabadan mu‘azzam şehr-i Der'dir. Circe eyâleti hükmünde İbrîm sancağı tahtıdır, İbrîm kâşifi hâlâ bunda sâkindir. Ammâ hîn-i fetihde başka hükûmet imiş, Circe'den hil‘at geymeyüp Mısır vezîrinden geyermiş. Hâlâ kırk seneden beri Circe hükmünde başka kös sâhibi ve üç yüz kendi askeri ve beş yüz yedi bölük askeri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y390b ·
metinde göster ·
yedi Şellâlât kayaların kesüp Nîl'i Mısır'a akıdup bu handak yâbis kalmışdır. A …
Bu temâşâlardan sonra melik ile bu Apşuka kal‘asından kalkup giderken Nîl kenârında bir handak-ı azîme râst geldik, umku elli zirâ‘ idi. Meğer Tûfân-ı Nûh'dan evvel Nîl-i mübârek bundan cereyân edüp garb cânibinde Bahr-i Okyûnûs'a munsab olurmuş. Tûfân'dan sonra Seyf-i Zülyezen yedi Şellâlât kayaların kesüp Nîl'i Mısır'a akıdup bu handak yâbis kalmışdır. Anı ubûr edüp on ikinci sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y422b ·
metinde göster ·
… leri cümle bu Kurna halkının hudûdudur. Evce ser çekmiş mağârâları cümle Seyf-i
Zülyezen
binâsı kehflerdir kim içine âdem girse vâlih [ü] hayrân olur. Taşdan oyulmuş mu …
Bu kavm beş konak yere gelince emvâl [ü] erzâkları ve zirâ‘at edecek hâkleri cümle bu Kurna halkının hudûdudur. Evce ser çekmiş mağârâları cümle Seyf-i Zülyezen binâsı kehflerdir kim içine âdem girse vâlih [ü] hayrân olur. Taşdan oyulmuş mukarnas san‘atlar var kim akıllar vâlih olup dîdeler hîrelenir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y445b ·
metinde göster ·