Bânî-i sâbi‘: Binâ-yı şehr-i Makdon hakkında cemî‘i müvverrihân-ı mütekaddimîn tahrîrleri üzre İslâmbol sûrunun ve Ayasofya binâsının keyfiyyet-i binâsı bu yüzden tafsîl [ü] beyân ederler kim yedinci 10b kerrede ta‘mîr [ü] termîm eden Ebü'l-beşer Hazret-i Âdem Safî aleyhi's-selâm vech-i arza hübût etdükden sonra beş bin elli iki sene mürûr etdükde Yanko ibn Mâdyân'ın nebîresinden Vezendon nâm bir pâdişâh-ı zîşân zuhûr edüp cihâna ferr ü şevket salup cemî‘i memâlik-i Rûm'a ve bilâd-ı Frengistân ve Kızılelma'ya ve diyâr-ı Alman'a ve Karaman ve Yûnâniyan'a ve Bahr-i Rûm içre ve Ummân [u] Okyûnûs'da olan cümle cezâyirâta ve sâhil-i bahreynde olan bi'l-cümle memâlik-i mahrûse kılâ‘lara hükmü câri olup bi't-tamâm mülûk-i âfâk fermânına râm oldukdan sonra şehr-i Makdon'a gelüp gördü kim dedesi Yanko'nun binâ etdüği o şehr-i kadîm harâb [ü] yebâb olmuş, hemân sâ‘at Makdon'da meks edüp cemî‘i hukemâ ve kehene ve âsafları ile meşveret edüp cümle memâlik zabtı içün İslâmbol'u tahtgâh edinmek içün binâsına şürû‘ etdükde rû-yı arzda fermân-beri olan pâdişâhlara haber gönderüp her diyârın ilm-i hendesede üstâd-ı kâmil mi‘mâr ve ummâl ve bennâlarından on kerre yüz bin âdem cem‘ olup tâli‘-i imâreti seretân olsun deyü tenbîh edüp Edirnekapusu cânibinde bir rasad peydâ edüp bir mîl minâre üzre bir nâkûs ihdâs edüp âmâde idi. Sa‘d sâ‘at oldukda ol çanı çalup cemî‘i bennâlar ellerinde olan taş ve kireçleri zemîne bırağup esâs etmeğe muntazır dururlardı. Hikmet-i Hudâ bir leylek bir yılanı şikâr edüp ber-hevâ âşiyânına getirirken ol yılan leylek murgunun minkârından rehâ bulup hikmet-i Rabbânî mezkûr rasad çanının üzerine yılan düşünce çan çalınup cemî‘i ummâllar ellerinde olan hacerâtları ve cibs-i Horasânîleri zemîne bırağup tarfetü'l-ayn içre esâs-ı sûr bir zirâ‘-ı melikî zemînden âlî oldu. Cemî‘i müneccimîn ve kehhânîn
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 10a–10b ·
metinde göster ·
edüp ismine Kanator Kıral derlerdi, kendüsi İslâmbol'a müstevlî oldu. Ciniviz F …
Ba‘dehu şehr-i Kostantîn yedi sene mu‘attal yatup âhir salb olunan Yağfûr kıralın bir küçük veled-i nâ-pâki tâ’ife-i Freng-i pür-reng ile iştirâk-i sevî üzre şehr-i Kostantîn'i zabt edüp ismine Kanator Kıral derlerdi, kendüsi İslâmbol'a müstevlî oldu. Ciniviz Frengi Galata'nın nısfına mâlik oldu. Ve İşpanya nısfına kıral olup devletleri günden güne nizâm [u] intizâm bulup Ciniviz küffârı Karadeniz sâhilinden tâ cezîre-i Kırım'a ve kal‘a-i Azağ'a varınca bin yedi yüz pâre kal‘aya mâlik olup Galata'yı taht edindi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 23a ·
metinde göster ·
… dahi altı bin asker koyup Galata'nın nısfın tâ kulleye varınca ümmet-i Muhammed
zabt
edüp İslâmbol'un dahi nısfında Ayasofya câniblerinde {kefereler} sâkin olup {üm …
"Amân ey Yıldırım Hân murâdınız üzre sulh edelim" deyü derûn-ı dilden tekur-ı la‘în sulha tâlib [ü] râğıb olup beher sene ikişer kerre yüz bin altun harâc vermeği kabûl etdiler. Yıldırım Hân bu sulhu kabûl etmeyüp kadîm-i eyyâmda Ömer ibn Abdül‘azîz fethinde ve Hârûnu'r-Reşîd asrındaki gibi Galata ve İslâmbol kal‘asının nısfında ke'l-evvel ümmet-i Muhammed sâkin olup câmi‘ ve imâretler edeler ve kal‘a hâricinde olan bâğ u bâğçelerin mahsûlâtları öşrü cümle ümmet-i Muhammed'in olmak üzre Yıldırım Hân sulh isteyüp bi'z-zarûrî tekur kıral bu sulhu kabûl edüp İslâmbol içre yigirmi bin âdem koyup Edirnekapusu ve Eğrikapusu ve Ebû Ensârî bâblarından tâ Unkapanı'ndan Zeyrekbaşı ve Karaman'dan yine Edirnekapusuna gelince hudûd kesilüp İslâmbol içre ümmet-i Muhammed leb-ber-leb olup Cibâlikapusu içre yine Gül Câmi‘, âb-ı gülâb ile mülevvesât-ı küffârdan tathîr olunduğıyçün Gül Câmi‘ derler. Ve ana karîb Sirkeci tekyesin yine mahkeme-i şer‘-i mübîn edüp Galata kal‘asına dahi altı bin asker koyup Galata'nın nısfın tâ kulleye varınca ümmet-i Muhammed zabt edüp İslâmbol'un dahi nısfında Ayasofya câniblerinde {kefereler} sâkin olup {ümmet-i Muhammed ile cümle küffâr} i‘tidâl üzre geçinirlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 24a ·
metinde göster ·
… ç senenin içinde ol kadar ma‘mûr [u] âbâdân olup ol kadar âdem deryâsı oldu kim
zabtı
rabtları müşkil oldu. Zîrâ ekâlîm-i seb‘adan çemapur askeri-misâl benî âdem cem …
Evvelâ şehr-i İslâmbol üç senenin içinde ol kadar ma‘mûr [u] âbâdân olup ol kadar âdem deryâsı oldu kim zabtı rabtları müşkil oldu. Zîrâ ekâlîm-i seb‘adan çemapur askeri-misâl benî âdem cem‘ olmuş idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 33a ·
metinde göster ·
… Mısır hâkimi ve Kemâl Paşazâde Ahmed Efendi'yi kadı‘asker edüp Mekke ve Medîne
zabt
[u] rabt olunup Selîm Hân hâdimü'l-Haremeyni'ş-şerîfeyn olup kılıcı arşa asdı.
Ve feth-i Beytü'l-mukaddes ve Gazzetü'l-Hâşim Gazze ve Remle on yedi pâre kal‘aları ile feth olup bir sene Şâm-ı cennet-meşâmda meştâ edüp andan sene (---)(---) ayında Kâkûn sahrâsında Sultân Gavrî ile ceng-i azîm edüp Gavrî Hân bu gazâda âhiret gavrına erüp şehîd olup cümle asker-i Çerâkis-i nâkes dendân-ı tîğdan geçüp bakıyyetü's-seyflerin akîbince Selîm Hân Mısır'ı muhâsara edüp kâmil (---) ay ceng-i azîm edüp sene 922 târîhinde Sultân Selîm şivey şivey lafzı târîh olup üç yüz pâre şehriyle ve yedi bin pâre kurâsıyla eyâlet-i Mısır'ı feth edüp Hayrebeği Mısır hâkimi ve Kemâl Paşazâde Ahmed Efendi'yi kadı‘asker edüp Mekke ve Medîne zabt [u] rabt olunup Selîm Hân hâdimü'l-Haremeyni'ş-şerîfeyn olup kılıcı arşa asdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 42b ·
metinde göster ·
olunagelmiş eyâletlerin cümle sancakları 151 ve cem‘â kılıç ze‘âmetleri 1571 ve …
Bâlâda tahrîr olunan üç yüz aded vezâret ile zabt olunagelmiş eyâletlerin cümle sancakları 151 ve cem‘â kılıç ze‘âmetleri 1571 ve yekûn tîmârları 41286 ve kânûn üzre cebelüleri ile cümle askeri (---) ve bâlâda sâlyâne ile zabt olan eyâletlerin vüzerâsına ve askerî tâ’ifesine hâsıl olan mâldan hâs-bahâları ve ulûfeleri verilüp mâ-bâkîsi Der-i devlete irsâliyye gidüp Mısır ve Habeş ve Bağdâd hazînesi bağlanır. Tarabulus-ı Şâm ve Sayda eyâletleri dahi böyledir. Lâkin,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 49b ·
metinde göster ·
… arı 41286 ve kânûn üzre cebelüleri ile cümle askeri (---) ve bâlâda sâlyâne ile
zabt
olan eyâletlerin vüzerâsına ve askerî tâ’ifesine hâsıl olan mâldan hâs-bahâları …
Bâlâda tahrîr olunan üç yüz aded vezâret ile zabt olunagelmiş eyâletlerin cümle sancakları 151 ve cem‘â kılıç ze‘âmetleri 1571 ve yekûn tîmârları 41286 ve kânûn üzre cebelüleri ile cümle askeri (---) ve bâlâda sâlyâne ile zabt olan eyâletlerin vüzerâsına ve askerî tâ’ifesine hâsıl olan mâldan hâs-bahâları ve ulûfeleri verilüp mâ-bâkîsi Der-i devlete irsâliyye gidüp Mısır ve Habeş ve Bağdâd hazînesi bağlanır. Tarabulus-ı Şâm ve Sayda eyâletleri dahi böyledir. Lâkin,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 49b ·
metinde göster ·
… e-i Sakız sancağı ve Nakşe sancağı ve Mehdiyye sancağı bu üç sancak sâlyâne ile
zabt
olup kapudan paşa hükm eder.
[Sancakları bunlardır]: Livâ-i Misistre ve livâ-i Manya ve livâ-i Koron beği bir pâre kadırgaya mâlikdir ve livâ-i Ayamavra beği bir pâre kadırgaya mâlikdir [ve] livâ-i Anapolya beği iki pâre kadırga ile sefer eşerler. Ba‘zı cezîrelerde re‘âyâları vardır, kânûn-ı Süleymân Hân'dır. Ammâ cezîre-i Sakız sancağı ve Nakşe sancağı ve Mehdiyye sancağı bu üç sancak sâlyâne ile zabt olup kapudan paşa hükm eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 50b ·
metinde göster ·
eder. Livâ-i Balıklağa, livâ-i Kerc, livâ-i cezîre-i Taman ve livâ-i tâbi‘-i Çe …
Yine Kırım cezîresinin nısfı Âl-i Osmân hükmünde olup (---) sancakdır ammâ ba‘zı sancakların voyvadalar zabt eder. Livâ-i Balıklağa, livâ-i Kerc, livâ-i cezîre-i Taman ve livâ-i tâbi‘-i Çerkes Şagake ve livâ-i Balısıra, Urus harâb etmişdir. Ve livâ-i Azak. Kefe paşası Azak'da sâkin olur. Kefe defterdârı vardır, ammâ gayrı dîvân huddâmlarından merâtib sâhibleri yokdur. 51b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51a–51b ·
metinde göster ·
olunur. Hazîne defterdârı ve tîmâr defterdârı ve defter kethudâsı ve defter emî …
Yedi sancakdır, dördü hâs ile üçü sâlyâne ile zabt olunur. Hazîne defterdârı ve tîmâr defterdârı ve defter kethudâsı ve defter emîni ve çavuşlar kethudâsı ve emîni ve alaybeğisi ve çeribaşları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51b ·
metinde göster ·
olunan sancaklar bunlardır: Girniye ve Baf ve Magosa. Ve Lefkoşe paşa sancağıdı …
Sâlyâne ile zabt olunan sancaklar bunlardır: Girniye ve Baf ve Magosa. Ve Lefkoşe paşa sancağıdır. Ve cezîre-i Kıbrıs yedi yüz yetmiş mîl ihâta eder bir cezîre-i azîmdir. Otuz bin İslâm askeri yüz elli bin keferesi var bir vâsi‘ cezîredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51b ·
metinde göster ·
… erdir. Alaybeğisi ve çeribaşıları vardır. Ve cümle on sancakdır, yedisi hâs ile
zabt
olunur, üçü sâlyâne iledir. Sâlyâne ile olan livâlarda tîmâr ve ze‘âmet yokdur. …
Hazîne defterdârı ve gayrı cümle dîvân huddâmları mukarrerdir. Alaybeğisi ve çeribaşıları vardır. Ve cümle on sancakdır, yedisi hâs ile zabt olunur, üçü sâlyâne iledir. Sâlyâne ile olan livâlarda tîmâr ve ze‘âmet yokdur. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51b ·
metinde göster ·
olunan sancaklar bunlardır ki zikr olunur: Kudüs-i Şerîf ve Gazze ve Kerek ve S …
Hâs ile zabt olunan sancaklar bunlardır ki zikr olunur: Kudüs-i Şerîf ve Gazze ve Kerek ve Sıfet ve Nâbulus ve Aclûn ve Leccûn ve Bukâ‘. Şâm paşa sancağıdır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51b ·
metinde göster ·
olan sancaklar bunlardır: Tedmur ve Sayda ve Beyrût ve Kerek-i Nûh. Bu sancakla …
Sâlyâne ilen zabt olan sancaklar bunlardır: Tedmur ve Sayda ve Beyrût ve Kerek-i Nûh. Bu sancaklardan mâ‘adâ Şâm eyâletinde tâ Mekke ve Medîne'[ye] varınca yetmiş Urbân ümerâları ve meşâyihleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51b ·
metinde göster ·
… z livânın on biri Osmânlu sancaklarıdır kim sâ’ir memâlik-i mahrûsalardaki gibi
zabt
olunur. Sekizi Ekrâd beğleri zabt eder kim Selîm Hân-ı Evvel hîn-i fethde kendü …
On tokuz sancakdır ve beş hükûmetdir. Zikr olunan on tokuz livânın on biri Osmânlu sancaklarıdır kim sâ’ir memâlik-i mahrûsalardaki gibi zabt olunur. Sekizi Ekrâd beğleri zabt eder kim Selîm Hân-ı Evvel hîn-i fethde kendülere sancak verilüp yurdluk ve ocaklık ihsân olunup azl [u] nasb kabûl etmezler, eyle kânûndur ve fevt olduklarında vâlî-i vilâyeti arzıyla {sancakları} evlâdlarına verilüp gayrıya verilmez, meğer akrabâları olmaya. Lâkin sâ’ir sancaklar gibi ebvâb-ı mahsûlâtları deftere tahrîr olunup topraklarında tîmâr ve ze‘âmet vardır. Sefer-i 52a hümâyûn olsa erbâb-ı tîmârları sâ’irleri gibi alaybeğisi bayrağı altında edâ-yı hidmet ederler. Terk-i hizmet ederse ze‘âmeti ve sancağı oğluna yâhûd akrabâlarına verilir. Ammâ hükûmet tahrîr olunan sancaklar içre kânûnnâme-i Selîm Hân'da tîmâr ve ze‘âmet yokdur. Hâkimleri mülkiyyet üzre zabt edüp mefrûzu'l-kalem ve maktû‘ü'l-kadem olup ebvâb-ı mahsûlâtları her ne ise hâkimleri mutasarrıflardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51b–52a ·
metinde göster ·
… rıdır kim sâ’ir memâlik-i mahrûsalardaki gibi zabt olunur. Sekizi Ekrâd beğleri
zabt
eder kim Selîm Hân-ı Evvel hîn-i fethde kendülere sancak verilüp yurdluk ve oca …
On tokuz sancakdır ve beş hükûmetdir. Zikr olunan on tokuz livânın on biri Osmânlu sancaklarıdır kim sâ’ir memâlik-i mahrûsalardaki gibi zabt olunur. Sekizi Ekrâd beğleri zabt eder kim Selîm Hân-ı Evvel hîn-i fethde kendülere sancak verilüp yurdluk ve ocaklık ihsân olunup azl [u] nasb kabûl etmezler, eyle kânûndur ve fevt olduklarında vâlî-i vilâyeti arzıyla {sancakları} evlâdlarına verilüp gayrıya verilmez, meğer akrabâları olmaya. Lâkin sâ’ir sancaklar gibi ebvâb-ı mahsûlâtları deftere tahrîr olunup topraklarında tîmâr ve ze‘âmet vardır. Sefer-i 52a hümâyûn olsa erbâb-ı tîmârları sâ’irleri gibi alaybeğisi bayrağı altında edâ-yı hidmet ederler. Terk-i hizmet ederse ze‘âmeti ve sancağı oğluna yâhûd akrabâlarına verilir. Ammâ hükûmet tahrîr olunan sancaklar içre kânûnnâme-i Selîm Hân'da tîmâr ve ze‘âmet yokdur. Hâkimleri mülkiyyet üzre zabt edüp mefrûzu'l-kalem ve maktû‘ü'l-kadem olup ebvâb-ı mahsûlâtları her ne ise hâkimleri mutasarrıflardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51b–52a ·
metinde göster ·
edüp mefrûzu'l-kalem ve maktû‘ü'l-kadem olup ebvâb-ı mahsûlâtları her ne ise hâ …
On tokuz sancakdır ve beş hükûmetdir. Zikr olunan on tokuz livânın on biri Osmânlu sancaklarıdır kim sâ’ir memâlik-i mahrûsalardaki gibi zabt olunur. Sekizi Ekrâd beğleri zabt eder kim Selîm Hân-ı Evvel hîn-i fethde kendülere sancak verilüp yurdluk ve ocaklık ihsân olunup azl [u] nasb kabûl etmezler, eyle kânûndur ve fevt olduklarında vâlî-i vilâyeti arzıyla {sancakları} evlâdlarına verilüp gayrıya verilmez, meğer akrabâları olmaya. Lâkin sâ’ir sancaklar gibi ebvâb-ı mahsûlâtları deftere tahrîr olunup topraklarında tîmâr ve ze‘âmet vardır. Sefer-i 52a hümâyûn olsa erbâb-ı tîmârları sâ’irleri gibi alaybeğisi bayrağı altında edâ-yı hidmet ederler. Terk-i hizmet ederse ze‘âmeti ve sancağı oğluna yâhûd akrabâlarına verilir. Ammâ hükûmet tahrîr olunan sancaklar içre kânûnnâme-i Selîm Hân'da tîmâr ve ze‘âmet yokdur. Hâkimleri mülkiyyet üzre zabt edüp mefrûzu'l-kalem ve maktû‘ü'l-kadem olup ebvâb-ı mahsûlâtları her ne ise hâkimleri mutasarrıflardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51b–52a ·
metinde göster ·
olunurdu. Sene (---) târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ asrında be-dest-i (- …
Mâ-tekaddem mülkiyyet üzre zabt olunurdu. Sene (---) târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ asrında be-dest-i (---) Paşa feth olup eyâlet olmuşdur. Hâlâ mâl defterdârı ve çavuşlar kethudâsı vardır. Tîmâr ve ze‘âmet olmaduğundan alaybeği ve çeribaşı olmayup cümle arâzîsi vâlîsine iltizâmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 52b ·
metinde göster ·
… sarrıflardır. Mâ-tekaddem Osmânlı tarafından mîrimîrân giderdi, hâlâ tağallüben
zabt
etdiler
Mülkiyyet üzre mutasarrıflardır. Tîmâr [ve] ze‘âmet yokdur, lâkin her ayda bir Bağdâd vâlîsine hedâyâları gelmek üzre mutasarrıflardır. Mâ-tekaddem Osmânlı tarafından mîrimîrân giderdi, hâlâ tağallüben zabt etdiler
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 52b ·
metinde göster ·
Sancakları bunlardır: Livâ-yı Adilcevâz ve Ercîş ve Muş ve Bârgirî ve Kârkâr ve Kesânî ve Ziriki ve isba‘îrd ve Ağakis ve Ekrâd ve Benî Kotur ve kal‘a-i Bâyezîd ve Berdû‘ [Berda‘] ve Ahlât. Eyâlet-i mezbûrede tâbi‘ Âl-i Abbâsiyyân'dan Bitlîs hânı ve Hakkâri hâkimi ve Mahmûdî hâkimi ve Penyanişi hâkimi eyâletlerinde tîmâr ve ze‘âmet vardır ve harâcları cümle Van kuluna aklâm bağlanmışlardır. Sâ’ir ebvâb-ı mahsûlâtların kendüler zabt edüp eyâletlerine mülkiyyet üzre mutasarrıflardır. Azl u nasb kabûl etmeyüp fevt olduklarında eyâletleri oğullarına ve akrabâlarına ihsân olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 52b ·
metinde göster ·
… hım, üstüme me’mûr olup gelen serdârlarının her biri askerine 66a mağlûb olup
zabt
[u] rabta kâdir değiller idi. Uğradıkları yerleri Karayazıcı ve Kalenderoğlu ve …
Cevâb-ı Abaza Paşa: "Pâdişâhım, üstüme me’mûr olup gelen serdârlarının her biri askerine 66a mağlûb olup zabt [u] rabta kâdir değiller idi. Uğradıkları yerleri Karayazıcı ve Kalenderoğlu ve Sa‘îd Arab gibi eli vilâyeti harâb [ü] yebâb ve halkı kebâb ederek gelüp beni muhâsara edüp her gün serdâr üzre bir gulû edüp serdârın başına otağın yıkup gûnâ-gûn fesâd işleyüp anlar celâlî ve harâmî, ben anların yanında aslahu'z-zaleme ve halâlî idim. Cânım korkusundan ceng edüp verilmedim. ‘Amân ile çıksam bir alay amân bilmez başsız bugsuz çemapur askeri-misâl bunlara râm olmak kuvvet-i hatâdan ve tehlikedir’ deyü var kuvveti bâzû-yı tüvânâya getirüp ceng ederdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 65b–66a ·
metinde göster ·
[u] rabtın ve aşkıyâya amân vermeyüp katl edüp asker-i Abdülmü’min gibi geldiği …
Ammâ bu Husrev Paşa lalan Âsitâne-i sa‘âdet'den fermân-ı pâdişâhîyle Tokat'dan kalkup üzerime geldikde çaşıtlarım rûz-merre gelüp cümle menâzillerde adl [ü] adâletin ve zabt [u] rabtın ve aşkıyâya amân vermeyüp katl edüp asker-i Abdülmü’min gibi geldiğin istimâ‘ edüp bildim ki bu merd-i kâmildir, günden güne mehâbet [ü] salâbeti yâd olundukda derûnuma bir bîm [u] ru‘b hâsıl oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 66a ·
metinde göster ·
… e‘âyâ vü berâyâlar gürûh gürûh olup askere zahîre getirirlerdi. Andan bildim ki
zabt
[u] rabt sâhibi serdârdır ve sahrâda bir kurâ ihrâk bi'n-nâr olmazdı ve her şeb …
Ol gün toplar ile yedi yerden kal‘aya rahneler verdiler. Ve Erzurûm sahrâsına şeb [u] rûz nazar ederdim, askerî tâ’ifesinden bir merd metrisinden çıkup kurâlara gitmezlerdi, re‘âyâ vü berâyâlar gürûh gürûh olup askere zahîre getirirlerdi. Andan bildim ki zabt [u] rabt sâhibi serdârdır ve sahrâda bir kurâ ihrâk bi'n-nâr olmazdı ve her şeb cümle çadırlarda Feth-i şerîfler tilâvet olunup ezân-ı Muhammedîler okunup evkât-ı hamseyi kol kol cemâ‘at-i kesîreler ile edâ olunurdu. Ammâ evvelki serdârlarda ne tâ‘at ve ne ibâdât olup cümle kurâları âteşe urup re‘âyâyı kebâb edüp iki üç ayda ancak metrise girüp ma‘a'l-kerâhe bir kaç tüfeng atup yine çadırlarında fısk [u] fücûr ederlerdi ve sâz [ü] söz ve Ermenî avretleri ve oğlanları feryâdında çadırlarda durulmazdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 66a ·
metinde göster ·
… ve alem ü kalem ve divâl ve kemer ve kitfeyn ve asma ve kesme ve kemer-karâr ve
zabtî
ve rehâ ve pâydâr ve'l-hâsıl bu bendler üzre gürzbâzlığı ve şemşîrbâzlığı ve zû …
{Fenn-i diğer}: Ve her bâr dest-i yümnâları ile iki yüz vukıyye seng-i zeytûnî sommâkî pâre amûd gürzü on iki hâne ve kırk bend üzre ol gürzü deverân etdirir idi. Evvelâ sağ eliyle gürz-i mezbûru bend-i yemîn ve bend-i yesâr ve sîlâr(?) ve vefâ ve pâyesâ ve alem ü kalem ve divâl ve kemer ve kitfeyn ve asma ve kesme ve kemer-karâr ve zabtî ve rehâ ve pâydâr ve'l-hâsıl bu bendler üzre gürzbâzlığı ve şemşîrbâzlığı ve zûrbâzlığı ve gurebâlara çâresâzlığı kemâline ergürmüş idi kim her fünûnda yegâne-i asr bir pâdişâh-ı Sâm-akrân idi. Hattâ üstâdımız serhânendegân {Dervîş Ömer} ba‘zı asma, kesme, urma ve tutma kelâmları esnâsında latîfe yüzünden Murâd Hân'a,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 72b ·
metinde göster ·
… ü] nemâ bulup Hotin seferinde cebecibaşı olup ba‘dehu mîrimîrân [u] vezâret ile
zabt
etmedüği menâsıb kalmamışdır. Bu dahi bir azîm donanma çıkarup Girid'e iki bin …
(---) neşv [ü] nemâ bulup Hotin seferinde cebecibaşı olup ba‘dehu mîrimîrân [u] vezâret ile zabt etmedüği menâsıb kalmamışdır. Bu dahi bir azîm donanma çıkarup Girid'e iki bin yeniçeri ve üç bin sipâh yazup imdâd gönderüp (---) sene halk ile hüsn-i ihtilât edüp geçinirken "ma‘tûhdur" deyü ma‘zûl edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 80a ·
metinde göster ·
… şa ve Hezârpâre Ahmed Paşa'{ya dahi kethudâ olup ba‘dehu Diyârbekir'i müsellemi
zabt
ederken Mısır ihsân olundu}. (---) el-asl idi. Mısır'da kubbe altında adl [ü] a …
Tarhuncu Ahmed Paşa vezîr-i a‘zam oldu. Mûsâ Paşa ve Hezârpâre Ahmed Paşa'{ya dahi kethudâ olup ba‘dehu Diyârbekir'i müsellemi zabt ederken Mısır ihsân olundu}. (---) el-asl idi. Mısır'da kubbe altında adl [ü] adâleti meşhûrdur. Bu dahi Girid'e donanma (---) kula mevâciblerin bi't-tamâm verirken "mühîn-i devletdir" deyü bahâne edüp dîvân-ı pâdişâhîden kaldırup ol sâ‘at katl etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 80a ·
metinde göster ·
… n idi. Revân seferi'nde Sultân Murâd Hân'ın imrâhoru idi. Niçe menâsıb-ı âlîler
zabt
edüp Varvar Alî Paşa'yı münhezim etdiğinde nâm [ü] kâm sâhibi olup mühr kendüye …
Erzurûm'da celâlî olan Abaza Paşa'nın akrabâ ve aşîretinden idi. Revân seferi'nde Sultân Murâd Hân'ın imrâhoru idi. Niçe menâsıb-ı âlîler zabt edüp Varvar Alî Paşa'yı münhezim etdiğinde nâm [ü] kâm sâhibi olup mühr kendüye gitdükde Melek Ahmed Paşa Der-i devletde kâ’immakâmı olup vezîr-i a‘zam mesâbesinde hükm-i hükûmât ederdi. İpşir'e mühür vardıkda kabûl edüp Der-i devlete gelmeyüp Acem câniblerinde bir iş açmak içün Kürdistân'a haber gönderüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 80a ·
metinde göster ·
… suz Kostantîn nâm la‘în: Elli bin kâfir ile 85b taht-ı Boğdan olan Yaş şehrin
zabt
edüp yeni zolta kesmeğe başlayup diyâr-ı Boğdan'ı kabza-i tasarrufa aldı.
İsyân-ı Boğdan berâ-yı Burunsuz Kostantîn nâm la‘în: Elli bin kâfir ile 85b taht-ı Boğdan olan Yaş şehrin zabt edüp yeni zolta kesmeğe başlayup diyâr-ı Boğdan'ı kabza-i tasarrufa aldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 85a–85b ·
metinde göster ·
… olup mesâlih-i müslimîn ve umûr-ı devlet-i mü’minîn hâli kalup kul tâ’ifesinin
zabt
[u] rabtı müşkil olup cânib-i erba‘adan düşmenler serkeşlik edüp Eflak ü Boğdan …
"Sultân Bâyezîd iki kerre ölüp iki kerre namâzı kılındı" deyü meşhûr-ı âfâkdır. Ammâ bu nefsini katl etdikden sonra künc-i mihnethâneden taşra çıkmayup halkdan münzevî olup mesâlih-i müslimîn ve umûr-ı devlet-i mü’minîn hâli kalup kul tâ’ifesinin zabt [u] rabtı müşkil olup cânib-i erba‘adan düşmenler serkeşlik edüp Eflak ü Boğdan Mengli Geray Hân ile yek-dil [ü] yek-cihet olup Kili ve Akkirman ve İsmâ‘îl ve İbrâ’il [ve] ishâkca ve Kalas ve Tomarova'yı zabt edüp nehr-i Tuna'nın beri tarafında Silisre ve Uruscuk ve Nigebolı ve Vidin ve Feth-i İslâm taraflarını dahi harâca kesüp nehb [ü] gâret ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 99a ·
metinde göster ·
… lup Kili ve Akkirman ve İsmâ‘îl ve İbrâ’il [ve] ishâkca ve Kalas ve Tomarova'yı
zabt
edüp nehr-i Tuna'nın beri tarafında Silisre ve Uruscuk ve Nigebolı ve Vidin ve …
"Sultân Bâyezîd iki kerre ölüp iki kerre namâzı kılındı" deyü meşhûr-ı âfâkdır. Ammâ bu nefsini katl etdikden sonra künc-i mihnethâneden taşra çıkmayup halkdan münzevî olup mesâlih-i müslimîn ve umûr-ı devlet-i mü’minîn hâli kalup kul tâ’ifesinin zabt [u] rabtı müşkil olup cânib-i erba‘adan düşmenler serkeşlik edüp Eflak ü Boğdan Mengli Geray Hân ile yek-dil [ü] yek-cihet olup Kili ve Akkirman ve İsmâ‘îl ve İbrâ’il [ve] ishâkca ve Kalas ve Tomarova'yı zabt edüp nehr-i Tuna'nın beri tarafında Silisre ve Uruscuk ve Nigebolı ve Vidin ve Feth-i İslâm taraflarını dahi harâca kesüp nehb [ü] gâret ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 99a ·
metinde göster ·
… a câmi‘i vardır. Ammâ kendüler ulemâ sınıfından olup niçe medâris ve menâsıblar
zabt
edüp âhir Âşık Paşa haremine âşık olup bîçâre Osmân anda yatup seng-i mezârı ni …
el-Mevlâ Osmân Beğ ibn Mehemmed Paşa ibn Ahmed Paşa ibn Dukaginzâde: Pederleri Mısır vâlîsi olup Mısır'da câmi‘i vardır. Ammâ kendüler ulemâ sınıfından olup niçe medâris ve menâsıblar zabt edüp âhir Âşık Paşa haremine âşık olup bîçâre Osmân anda yatup seng-i mezârı nişângâh-ı tîr-i du‘â-i ehl-i derûndur. Kuddise sırruh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 108b ·
metinde göster ·
edemeyüp başı üzre kepeng düşü[p] Yahûdî'nin başı hurd olup mürd oldu.
Ba‘de'l-ihrâk dükkânlar zî-kıymet olmağile Küpeli nâm bir Yahûdî attâr bu dükkânı mütevellîsinden bir kaç akçe ziyâde kirâsıyla miftâhın alup mezkûr Na‘lıncı Hüseyin Çelebi'yi dükkândan çıkarup Yahûdî girdiğine ahâlî-i mahalle hazz etmediler. Âhir Yahûdî dükkâna girüp kepengleri küşâde edem derken kepengi Yahûdî zabt edemeyüp başı üzre kepeng düşü[p] Yahûdî'nin başı hurd olup mürd oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 111a ·
metinde göster ·
edüp Ciniviz kıralı Galata'ya müstevlî olup dörd oğlu içün dörd aded bölme hisâ …
Ba‘dehu târîh-i İskender'den (---) sene sonra İşpanya ve Ciniviz kıralları Kostantıniyye üzre hurûc edüp İşpanya Kostantın'ı zabt edüp Ciniviz kıralı Galata'ya müstevlî olup dörd oğlu içün dörd aded bölme hisâr-ı azîmi birbirlerine muttasıl binâ etdi. Ve Akdeniz cezîrelerinden dörd kerre yüz bin kefere getürüp Galata'yı ma‘mûr etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 128a ·
metinde göster ·
… karşu tarafda Taman ve Azak kal‘aların binâ edüp Karadeniz'in cânib-i erba‘asın
zabt
[u] rabt edüp Ciniviz kıralı büyük oğlu Arondo'yu Galata kal‘asına kıral nasb e …
Ba‘dehu Karadeniz'in tarafeyninde tâ Azak kal‘asına varınca bin altmış pâre kal‘a binâ etdi. Hattâ cezîre-i Kırım'da kal‘a-i Kefe ve Sudak ve Tateli ve Balıklağa ve İnkirmân ve Menkub ve Sarkirmân ve Kerç ve karşu tarafda Taman ve Azak kal‘aların binâ edüp Karadeniz'in cânib-i erba‘asın zabt [u] rabt edüp Ciniviz kıralı büyük oğlu Arondo'yu Galata kal‘asına kıral nasb edüp babası Sakız cezîresinde karâr edinüp taht edindi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 128a ·
metinde göster ·
… e sarup top kâlıbları içine koyup aşığıların yine demir sikkeler ile mu‘allakda
zabt
ederler. Zîrâ bu top kâlıbı içinde tuç dökülüp top oldukda top içinden yumurta …
{Evsâf-ı top kâlıbı dollâbları}: Ve bu kârhâne içre niçe yerde dollâblar vardır, anlarda top kâlıbları binâ edüp âmâde ederler. Ve kâlıbın içine gülle yerine kırkar ellişer vukıyye gülle kalınlığı olmağiçün demir mîllere kırkar ellişer bin yumurta ile mahlût ma‘cûn olmuş çamuru demir mîle ipler ile sarup top kâlıbları içine koyup aşığıların yine demir sikkeler ile mu‘allakda zabt ederler. Zîrâ bu top kâlıbı içinde tuç dökülüp top oldukda top içinden yumurta ile mahlût mîli çıkarup kâmil top olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 130b ·
metinde göster ·
… elimâtlarını fesâhat u belâğat üzre elli bir sene seyâhatimizde tahrîre getirüp
zabt
etmişiz.
Hikmet bu kim Cenâb-ı izzet bu edîm-i arzda yetmiş iki millet deyü elsine-i muhtelife-i nâsda meşhûr-ı âfâkdır, ammâ Hudâ âlimdir, bin yetmiş iki kavm ile bu rû-yı arzı zeyn eylemişdir. Ve bunların başka başka lehce-i mahsûsaları vardır. Ve bu kavmin cümle yüz kırk yedi lisân üzre kelimâtlarını fesâhat u belâğat üzre elli bir sene seyâhatimizde tahrîre getirüp zabt etmişiz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 151a ·
metinde göster ·
… is belin bağlayup icâzet verdi. Hazret-i Resûl'ün emîni idi. Gazâ mâlının öşrün
zabt
edüp kadılık ederdi. Ve Hazret-i Alî'nin şâkirdi idi. Şerî‘at kadılarının silsi …
Ordu monlâsı: Kânûn üzre beş yüz akçe mevleviyyetdir, neferât üç yüzdür. İbtidâ Hazret-i Risâlet-penâh'ın zamân-ı sa‘âdetlerinde kadı olan Abdullâh et-Tahrî'dir. Hazret-i Alî huzûrunda Selmân Pâris belin bağlayup icâzet verdi. Hazret-i Resûl'ün emîni idi. Gazâ mâlının öşrün zabt edüp kadılık ederdi. Ve Hazret-i Alî'nin şâkirdi idi. Şerî‘at kadılarının silsilesi ana çıkar. Sonra sene (---) târîhinde imâm-ı A‘zam zuhûr edüp sâhib-i mezheb olup hâlâ kadılar ana isnâd edüp pîrimizdir derler, hâşâ. (---) asrında imâm-ı A‘zam'a kazâ teklîf edüp kabûl etmediğiyçün hapisde merhûm olup kazâ-yı âsumânı kabûl etmedi. Rahmetullâhi aleyh. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 155b ·
metinde göster ·
… ‘ dârûyu burnuna dutunca hemân şem etdüği dem, dem-beste olup mest olup bu gûne
zabt
ederler, yohsa aslâ zabtı mümkün değildir. Bu uslûb üzre bunlar dahi ubûr ederl …
Bu arslancıyân cümle pür-silâh olup ellerinde ceyrân etinden afyonlu ve dârûlu ma‘cûnlar ile her biri ellerinde Bağdâd kargısı asâlar ile her arslanın boğazında dörd zencîr kim her biri pranka kalınlığı altun ve gümüş mutallâ demir zencîrlerdir. On aded arslan ve beş aded bebr ve on iki aded kaplan ve niçe kurd ve sırtlan ve niçe tilki ve çakalları dahi birer âdem keşân-ber-keşân çeküp ubûr ederler. Kaçan kim bir arslan gazaba gelüp halka hücûm etse derhâl arslancı elindeki ceyrân etiyle mülemma‘ dârûyu burnuna dutunca hemân şem etdüği dem, dem-beste olup mest olup bu gûne zabt ederler, yohsa aslâ zabtı mümkün değildir. Bu uslûb üzre bunlar dahi ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 169a ·
metinde göster ·