Bânî-i sâbi‘: Binâ-yı şehr-i Makdon hakkında cemî‘i müvverrihân-ı mütekaddimîn tahrîrleri üzre İslâmbol sûrunun ve Ayasofya binâsının keyfiyyet-i binâsı bu yüzden tafsîl [ü] beyân ederler kim yedinci 10b kerrede ta‘mîr [ü] termîm eden Ebü'l-beşer Hazret-i Âdem Safî aleyhi's-selâm vech-i arza hübût etdükden sonra beş bin elli iki sene mürûr etdükde Yanko ibn Mâdyân'ın nebîresinden Vezendon nâm bir pâdişâh-ı zîşân zuhûr edüp cihâna ferr ü şevket salup cemî‘i memâlik-i Rûm'a ve bilâd-ı Frengistân ve Kızılelma'ya ve diyâr-ı Alman'a ve Karaman ve Yûnâniyan'a ve Bahr-i Rûm içre ve Ummân [u] Okyûnûs'da olan cümle cezâyirâta ve sâhil-i bahreynde olan bi'l-cümle memâlik-i mahrûse kılâ‘lara hükmü câri olup bi't-tamâm mülûk-i âfâk fermânına râm oldukdan sonra şehr-i Makdon'a gelüp gördü kim dedesi Yanko'nun binâ etdüği o şehr-i kadîm harâb [ü] yebâb olmuş, hemân sâ‘at Makdon'da meks edüp cemî‘i hukemâ ve kehene ve âsafları ile meşveret edüp cümle memâlik zabtı içün İslâmbol'u tahtgâh edinmek içün binâsına şürû‘ etdükde rû-yı arzda fermân-beri olan pâdişâhlara haber gönderüp her diyârın ilm-i hendesede üstâd-ı kâmil mi‘mâr ve ummâl ve bennâlarından on kerre yüz bin âdem cem‘ olup tâli‘-i imâreti seretân olsun deyü tenbîh edüp Edirnekapusu cânibinde bir rasad peydâ edüp bir mîl minâre üzre bir nâkûs ihdâs edüp âmâde idi. Sa‘d sâ‘at oldukda ol çanı çalup cemî‘i bennâlar ellerinde olan taş ve kireçleri zemîne bırağup esâs etmeğe muntazır dururlardı. Hikmet-i Hudâ bir leylek bir yılanı şikâr edüp ber-hevâ âşiyânına getirirken ol yılan leylek murgunun minkârından rehâ bulup hikmet-i Rabbânî mezkûr rasad çanının üzerine yılan düşünce çan çalınup cemî‘i ummâllar ellerinde olan hacerâtları ve cibs-i Horasânîleri zemîne bırağup tarfetü'l-ayn içre esâs-ı sûr bir zirâ‘-ı melikî zemînden âlî oldu. Cemî‘i müneccimîn ve kehhânîn
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 10a–10b ·
metinde göster ·
… ç senenin içinde ol kadar ma‘mûr [u] âbâdân olup ol kadar âdem deryâsı oldu kim
zabtı
rabtları müşkil oldu. Zîrâ ekâlîm-i seb‘adan çemapur askeri-misâl benî âdem cem …
Evvelâ şehr-i İslâmbol üç senenin içinde ol kadar ma‘mûr [u] âbâdân olup ol kadar âdem deryâsı oldu kim zabtı rabtları müşkil oldu. Zîrâ ekâlîm-i seb‘adan çemapur askeri-misâl benî âdem cem‘ olmuş idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 33a ·
metinde göster ·
… hemân şem etdüği dem, dem-beste olup mest olup bu gûne zabt ederler, yohsa aslâ
zabtı
mümkün değildir. Bu uslûb üzre bunlar dahi ubûr ederler.
Bu arslancıyân cümle pür-silâh olup ellerinde ceyrân etinden afyonlu ve dârûlu ma‘cûnlar ile her biri ellerinde Bağdâd kargısı asâlar ile her arslanın boğazında dörd zencîr kim her biri pranka kalınlığı altun ve gümüş mutallâ demir zencîrlerdir. On aded arslan ve beş aded bebr ve on iki aded kaplan ve niçe kurd ve sırtlan ve niçe tilki ve çakalları dahi birer âdem keşân-ber-keşân çeküp ubûr ederler. Kaçan kim bir arslan gazaba gelüp halka hücûm etse derhâl arslancı elindeki ceyrân etiyle mülemma‘ dârûyu burnuna dutunca hemân şem etdüği dem, dem-beste olup mest olup bu gûne zabt ederler, yohsa aslâ zabtı mümkün değildir. Bu uslûb üzre bunlar dahi ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 169a ·
metinde göster ·
… ahalde serdâr-ı zafer-şi‘âr yeniçeri ağasın yedi oda yeniçeriyle kal‘a-i Tiflis
zabtına
gönderüp kendüleri asâkir-i İslâm ile ol gün kal‘a-i Zekim'i muhâsara edüp amân …
Hemân ol mahalde serdâr-ı zafer-şi‘âr yeniçeri ağasın yedi oda yeniçeriyle kal‘a-i Tiflis zabtına gönderüp kendüleri asâkir-i İslâm ile ol gün kal‘a-i Zekim'i muhâsara edüp amân ile, feth-i kal‘a-i Zekim sene 986, içine asker koyup andan cânib-i şimâli bir günde kal‘a-i Kerîm, muhâsara edüp aslâ hücûm-ı Âl-i Osmân'a tâkat getiremeyüp emân ile kal‘ayı serdâr-ı mu‘azzama teslîm etdiler. İçinde olanlar dârü'l-bevârlarına gitdiler. Ammâ hakîr kal‘a-i Zekim'i görmedim, ammâ Kâht kal‘ası sahrâsından güzer ederken kal‘a-i Kerîm'i görmüşüm, lâkin ana dahi girmemişim. Andan serdâr-ı mûmâileyh şikârın almış kağan arslan gibi bu eyâletde niçe şikârlar alup yigirmi altı pâre sağîr ü kebîr kılâ‘lar dahi feth edüp kimin harâb ve kimisin imâr edüp gereği gibi levâzımât [u] mühimmâtların görüp ve her birine dizdâr ve cebehâneler ve mustahfızân asker koyup kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek kal‘a-i Tiflis'e dâhil olduğu ân bir şâdmân-ı Âl-i Osmâniyân olur kim vilâyet-i İrân ve eyâlet-i Şirvân sıyt u sadâ-yı top-ı kal‘a-kûbdan velvele-nâk olup ezân-ı Muhammedîler tilâvet olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 319a ·
metinde göster ·
… lerdir. Paşasına cümle hâslarından ber-vech-i adâlet Melek Ahmed Paşa efendimiz
zabtı
üzre kırk bin guruş oldu. Ammâ sâ’ir vüzerâ dahi ziyâde tahsîl eder ma‘mûr eyâl …
Ve paşanın tahtı Silisre sancağında hâslarının on iki voyvodalığ vardır. 118a Hass-ı hümâyûnu bu voyvodalıklardan hâsıl olur. Evvelâ hâs-ı Babadağı, altı kîse muhâsebesi vardır. Hâs-ı Karasu ve hâs-ı Dobruca ve hâs-ı Deliorman ve hâs-ı Hacıoğlubâzân ve hâs-ı Eskicum‘a ve hâs-ı Pirevadi ve hâs-ı Aydos ve hâs-ı Karnıbat ve hâs-ı şehr-i Silistre. Bu tahrîr olunan hâsların mâlıyla paşa askeriyle sefer eşer ve bu Silistre şehri kânûn üzre üç yüz akçe şerîf kazâdır. Niçe kerre beş yüz akçe pâyesiyle mollalara sadaka alınmışdır. Kazâ-yı hükûmetinde cümle (---) aded nâhiye kurâları var kim her biri birer rabta-misâl ma‘mûr kurâlardır. Senede kadısına otuz kise hâsıl olduğuna şübhe yokdur. Hatta zamânımızda mukîm efendi kırk kîse mâl oldu. Zîrâ re‘âyâsı şer‘-i şerîfe gâyet mutî‘lerdir. Paşasına cümle hâslarından ber-vech-i adâlet Melek Ahmed Paşa efendimiz zabtı üzre kırk bin guruş oldu. Ammâ sâ’ir vüzerâ dahi ziyâde tahsîl eder ma‘mûr eyâletdir. Sâ’ir bâd-ı havâsıyla ve cürm [ü] cinâyetiyle cümle sekiz aded sancağında iki kerre yüz bin guruş olur. Bir hâkimi dahi Tuna Kapudanı Maksûd Ağa'dır. Bir hâkimi dahi gümrük emînidir. Biri dahi sipâh kethüdâyeridir. Biri dahi yeniçeri serdârıdır. Biri dahi şehr voyvodasıdır. Biri dahi muhtesib ağadır. Biri dahi şehir nâ’ibidir. Biri dahi bâcdârdır. Biri dahi harâccıdır. Biri dahi balık emînidir kim yetmiş yük akçe iltizâmdır. Özi kal‘asıyla kırk pâre kal‘a kullarına bu balık emîni mevâcib verüp paşanın arzına altı kîse verüp paşanın arzı mûcebince der-i devlete balık emîninin muhâsebesi görülür. Bir hâkimi dahi kal‘a dizdârıdır. Ve bir hâkimi dahi mezheb-i Nu‘mân ibn Sâbit kim İmâm-ı A‘zam mezhebi şeyhülislâmıdır ve bir hâkimi dahi hasîbü'n-neseb ırk-ı tâhirden nakîbü'l-eşrâfıdır. Ve bir hâkim-i askerîsi dahi cümle erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı timara alaybeğisi sancak pâyesiyle hâkimdir. Ve'l-hâsıl on sekizinci hâkimi çeribaşıdır kim cümle erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı timar bu çeribaşı cem‘ eder. Tâ bu mertebe âbâdân ve mazbût eyâletdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 117b–118a ·
metinde göster ·
üzre Cizre'nin cânib-i garbîsinde ayn-ı Sakalân'ın yemîn [ü] yesârında on bin a …
Sitâyiş-i aded-i gaytân-ı bâğavât: Şâhbender zabtı üzre Cizre'nin cânib-i garbîsinde ayn-ı Sakalân'ın yemîn [ü] yesârında on bin aded bâğ u besâtîn ve hadîka-i Rıdvânlar vardır ve her bâğ-ı İrem'de birer Külbe-i ahzân hâne mukarrerdir. (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 387a ·
metinde göster ·
… i ma‘lûmum değildir. Sene 878 târîhinde Akkoyunlu Sultân Uzun Hasan-ı Bayındırî
zabtında
iken Ebü'l-feth Hasan-ı Tavîl'i münhezim edüp bu kal‘a halkı itâ‘at etdiler.
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Malazcird: Be-kavl-i müverrihân, diyâr-ı Ermen-i Erzen'den bir şehr-i sagîredir. Kal‘ası bir müdevver püşte üzre sâfî kesme taşdır ve şekl-i müdevver olduğundan Sûr-ı gird dediler. Derûn-ı hisâr ma‘mûrdur, ammâ hâneleri ma‘lûmum değildir. Sene 878 târîhinde Akkoyunlu Sultân Uzun Hasan-ı Bayındırî zabtında iken Ebü'l-feth Hasan-ı Tavîl'i münhezim edüp bu kal‘a halkı itâ‘at etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 15a ·
metinde göster ·
. Sene 814 Mûsâ Çelebi fethidir. (---) kazâsıdır. Emîni ve serdârı ve kethüdâyer …
Sâhil-i Karadeniz'de ma‘mûr iskeledir. Leb-i deryâda azîm mahzenleri var. Kal‘ası leb-i deryâda (---) üzre şekl-i murabba‘ Rûm binâsı kal‘adır. Sebeb-i tesmiyesi (---)(---)(---)(---) hâkinde mu‘âf müsellem Kiritsiler zabtındadır. Sene 814 Mûsâ Çelebi fethidir. (---) kazâsıdır. Emîni ve serdârı ve kethüdâyeri vardır ve altı yüz kiremitli hânelerdir. Câmi‘i ve hânı u hammâmı ve çârsû-yı bâzârı var. {Ve re‘ayâsı cümle kefere olduğundan kenîseleri var. Ve bâğ u bâğçesi bî-hisâbdır. Ve bu kasaba mukâbelesinde deryâ içre üç aded cezîrecikler üzre birer ma‘mûr kiliseleri var. Andan yine Ayâ Anastansiyye derler bir cezîre üzre bir ma‘mûr manastırı var. Yılda bir kerre niçe bin kefereler cem‘ olup bednâm ederler. Bu cezîrenin karşusunda Çingane iskelesi derler a‘lâ yataklı iskele-i ma‘mûrdur}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 28a ·
metinde göster ·
olmak ile bostâncıbaşı sa‘âdetlü pâdişâha bir ziyâfet-i azîm etmişdir. Cümle as …
Bu mahal bostâncıbaşı hükmünde kireccibaşı zabtında olmak ile bostâncıbaşı sa‘âdetlü pâdişâha bir ziyâfet-i azîm etmişdir. Cümle asâkir-i Âl-i Osmân def‘-i cî‘ân edüp batınları melân olup pâdişâha iki at ve on kîse pîşkeş çeküp Köpürlü'ye dahi bir at ve üç kîse harc-ı râh verdi, zîrâ bu iskele, bostâncıbaşılara mahsûs bir kirechâne-i mahsûldârdır kim İslâmbol'a cümle kirec bundan gelir. Bu mahallin cümle dağları ve taşları kirec taşıdır. Bu menzilde dahi elli nefer celâlîler katl olundu ve ellisi İzmit şehrine alıkondu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 81a ·
metinde göster ·
… m Paşa Tımışvâr fethine giderken nehr-i Tuna üzre cisir binâ etdikde cisir başı
zabtı
içün bu palankayı dâ’iren-mâdâr çâr-kûşe dörd yüz adım bir ağaç palanka edüp hâ …
Sene (---) târîhinde Süleymân Hân Vezîri İbrâhîm Paşa Tımışvâr fethine giderken nehr-i Tuna üzre cisir binâ etdikde cisir başı zabtı içün bu palankayı dâ’iren-mâdâr çâr-kûşe dörd yüz adım bir ağaç palanka edüp hâlâ içinde dizdârı ve kırk aded neferâtları ve hâneleri ve cebehâne ve gılâl anbârı ve bir câmi‘i ve iki aded hâncuğazları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 111a ·
metinde göster ·
… lır. Bizim pâdişâha verecek kabza-i tasarrufumuzda ne kalır ve dîn-i mübîn içün
zabtımızda
ne olur ve bize âhir-i kâr â’id ü fâ’id ne olur? Bu vilâyeti nehb u gâret etmeğ …
"Bire Seydî Paşa, pâdişâh bize Erdel'i gâret edüp ıhrâk bi'n-nâr eylen demedi. Sizden Vârat kal‘asın isterim dedi. Belî bu Erdel diyârın harâb etdin ve a‘dâyı kırup hasâret etdirdin. Herkes alduğını alır. Bizim pâdişâha verecek kabza-i tasarrufumuzda ne kalır ve dîn-i mübîn içün zabtımızda ne olur ve bize âhir-i kâr â’id ü fâ’id ne olur? Bu vilâyeti nehb u gâret etmeğe Tatar askeri me’mûrdur ve Kemen Yanoş la‘în bu kal‘a altındaki asâkir-i İslâm'ı basmağa gelirse cânib-i erba‘amızda niçe eyâlet askeri karavullarımız var ve iki üç fersah yerde Tatar askeri var. Elbette bir iki gün mukaddem haberler alınur. Hemân hânım Seydî Ahmed Paşa, Budin eyâletiyle meterise gir" dediklerinde, Seydî Paşa aslâ bu cevâblara vücûd vermeyüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 124b ·
metinde göster ·
… nakkaş haliçe ve bir semmûr kürk kırmızı çukaya kapluca hedâyâlar verüp hakîrin
zabtında
oldukdan sonra paşa ile vedâ‘ mahallinde dest bûs etdikde bir kîse guruş harc-ı …
Ol gün paşa efendimiz Bihke kapudanın halâs içün Zirinoğlu'na kırk bin guruşluk semmûr ve kırmızı Diyârbekir bezi ve bin top kız dimisi ve elvân lekkeffûrî Acem bezi ve kırmızı Usturumca abası bin top ve yüz çift kebe ve bin aded sarı ve bin aded kırmızı sahtiyânlar ve bin çift kırmızı çizme ve bin çift sarı çizme ve bin çift pabuc ve bin çift mest ve bin çift kaba ve ince gömlekler ve bunun emsâli niçe bin elvân şeyleri Zirinoğlu la‘înin gönderdiği defter-i nâ-ma‘kulü üzre cümle tahsîl edüp cümlesin on aded Sirem arabalarına tahmîl edüp paşa efendimiz hakîre yigirmi aded güzîde paşalı ve kırk aded Bihke kapudanı tevâbi‘leri ile Zirinoğlu'na bir nâme ve bir seccâde ve bir harîr münakkaş haliçe ve bir semmûr kürk kırmızı çukaya kapluca hedâyâlar verüp hakîrin zabtında oldukdan sonra paşa ile vedâ‘ mahallinde dest bûs etdikde bir kîse guruş harc-ı râh ihsân edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 154a ·
metinde göster ·
… mizden eğer su’âl buyururlarsa Dodoşka vilâyeti Venedik hükmünde ve nısfı Nemse
zabtında
olup Beganoğulları ile 164b yüz bin kavimdir. Tâ anlara varınca fermânlar üzr …
"Eğer efendim, intihâ-i serhaddimizden eğer su’âl buyururlarsa Dodoşka vilâyeti Venedik hükmünde ve nısfı Nemse zabtında olup Beganoğulları ile 164b yüz bin kavimdir. Tâ anlara varınca fermânlar üzre nehb u gâret edüp mâl-ı ganâ’im alındı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 164a–164b ·
metinde göster ·
Çünki asâkir-i İslâmdan meydân-ı ma‘rekeyi hâlî görüp "Mâl cândandır" deyüp hemân altı bin kadar güzîde kâfir ile dağdan tomuz topu olup çıkup hazîne zabtına me’mûr olanlarla cenge âheng etdiklerinde asâkir-i İslâm'ın geride kalanları bu hâli görüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 105b ·
metinde göster ·
aslâ bir vecih ile mümkin değildir, anlar hırsızlardır. Siz anları serhadlerini …
"Bizim Macar katanamızın zabtı aslâ bir vecih ile mümkin değildir, anlar hırsızlardır. Siz anları serhadlerinizde bulursanız dutup kazığa urun", dedikde bizim elçi paşa eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 66a ·
metinde göster ·
… nde Özdemirzâde Osmân Paşa bu şehri dest-i Acem'den kuvvet-i bazû ile feth edüp
zabtı
mümkin olmayacağın bilüp bu Dağıstân vilâyetinde kışladuğunun mukâbelesinde bu …
Şehr-i azîmden murâd vilâyet-i Dağıstân'ın şehrine göre şehr-i azîm denilir. Yohsa ne eyle Haleb ve Şâm ve Bağdâd ve Diyârbekir gibi şehir ola. Hemân oldukça şehirdir. Sene 986 târîhinde Özdemirzâde Osmân Paşa bu şehri dest-i Acem'den kuvvet-i bazû ile feth edüp zabtı mümkin olmayacağın bilüp bu Dağıstân vilâyetinde kışladuğunun mukâbelesinde bu şehr-i Enderey'i Dağıstân pâdişâhına ihsân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 163b ·
metinde göster ·
Menzil-i Havsa'ya gelüp mektûbları ve hâss emirleri ve iki kîseyi ve bir semmûr kürkü verince fakîr Mehemmed Paşa şâd-merk olayazdı ve hakîre cihân cihân hayr du‘âlar edüp üç yüz guruş verüp semmûr kürkü geydirüp ol ân hâssın zabtına bir müsellim gönderüp nefîr-i rıhletler çalınup Havsa'dan cânib-i şarka 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 203b ·
metinde göster ·
… akçe iltizâmın tahsîl edüp yigirmi bin guruş dahi kendüye tahsîl eder. Bir sene
zabtımızda
olmuşdur, andan ma‘lûmumuzdur. Ve zîr-i hükmünde beş kazâ yerdir. Evvelâ kazâ-i …
Hâlâ başka hâkimi var. Üç yüz asker ile kırk yük akçe iltizâmın tahsîl edüp yigirmi bin guruş dahi kendüye tahsîl eder. Bir sene zabtımızda olmuşdur, andan ma‘lûmumuzdur. Ve zîr-i hükmünde beş kazâ yerdir. Evvelâ kazâ-i Denizli ve kazâ-i Ezine-âbâd ve kazâ-i Çehârşenbe-âbâd ve kazâ-i Gököyük-âbâd ve kazâ-i Honaz-âbâd. Bu beş kazâlar birbirlerine karîb olmağile Denizli hâssı hudûdundadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y94b ·
metinde göster ·
… ır atı dahi kısrağı görüp ardına Y 233b düşdü. Fir‘avn ol kadar licâmın çeküp
zabtı
mümkin olmayup deryâya girüp Mûsâ Nebî leşkerin kova gitdi. Fir‘avnîler bu hâli …
"Âyâ bu ne hâldir?" derken derhâl Hazret-i Cibrîl bir kısrak ile Fir‘avn'ın aykır atı önüne düşüp deryâya girdi. Fir‘avn'ın aykır atı dahi kısrağı görüp ardına Y 233b düşdü. Fir‘avn ol kadar licâmın çeküp zabtı mümkin olmayup deryâya girüp Mûsâ Nebî leşkerin kova gitdi. Fir‘avnîler bu hâli görüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y233a–Y233b ·
metinde göster ·
… dan su’âl edüp anlara örf eder. şâm bu tertîb üzre mazbûtdur yohsa bir vech ile
zabtı
mümkin değildir. Bu bevvâb ve pâsbânlara ahâlî-i mahalle evkâflarından ulûfe ve …
Ve bu şâm'ın subaşısı paşa ağalarından bir a‘lâ hükûmetdir. Yedi kîse hâsıl olup iki yüz kavvâs ve levendât ile şeb [ü] rûz şâm'ın enderûn [u] bîrûnunda olan yetmiş beş şâhrâh-ı tavîlde ve üç bin sekiz yüz râh-ı kasîrde kol dolaşup hıfz [u] hirâset üzre olup niçe sayd [u] şikârlar basup haklarından gelüp şehri âsûde-hâl eder. Zîrâ bu şâm içre milel-i kesîre ve ecnâs-ı vefîre vardır. Anıniçün her kûçe ve puça başında birer tedribe bâbları vardır ve birer bevvâbı ve ikişer pâsbânı vardır ki cümle tokuz bin âdem olur. Cümlesi subaşının kabza-i destindedir. Bir mahallede bir kan ve yâhûd bir hâne gâret olunsa subaşıdan su’âl olunup ol dahi bevvâbân [ve] pâsbânândan su’âl edüp anlara örf eder. şâm bu tertîb üzre mazbûtdur yohsa bir vech ile zabtı mümkin değildir. Bu bevvâb ve pâsbânlara ahâlî-i mahalle evkâflarından ulûfe verirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y247b ·
metinde göster ·
İbtidâ bu şehri Hazret-i Hûd binâ etdi, Ebyâr-ı Sâlih yanındaki şehri mezkûr Nâka kayasındaki köçek sayhasından şehri harâb olup bu Ulâ şehrin Hûd Nebî binâ etdi. Ba‘dehu sene 358 târîhinde Âl-i Fâtımiyyûn'dan Halîfe Mu‘izzüddîn Mısır hâkimi iken bu kal‘ayı müceddeden binâ edüp şehri amâr etdi. Hâlâ Mısır eyâleti hükmünde şerîfin zabt-ı tasarrufunda Medîne-i münevvere mollâsının niyâbeti hükmündedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y272b ·
metinde göster ·
… atl edüp geçer gider. Islâh-ı âlem içün böyle âdem katl etmese Mısır fellâhının
zabtı
rabtı mümkin değildir.
Subaşı elinde mutlak buyuruldusu olsa ana vâlî-i vilâyet derler. Cümle aşkıyâlar andan havf ederler. Zîrâ eğer suçlu ve eğer suçsuz bir nâ-hemvâr evzâ edeni bile katl edüp geçer gider. Islâh-ı âlem içün böyle âdem katl etmese Mısır fellâhının zabtı rabtı mümkin değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y29b ·
metinde göster ·
rabtı elindedir, muhtesib ağa vaz‘-ı yed edemez. Ammâ bu alaya aşçıbaşının baş …
Esnâf-ı Aşcıyân: Dükkân altı yüz, neferât bin yüz. Pîrleri Hazret-i İbrâhîm'dir. Bunlar paşa aşçıbaşısı himâyesindedir. Hâkimleri öldür[ür], döğer, kovar, söğer, cümlesinin zabtı rabtı elindedir, muhtesib ağa vaz‘-ı yed edemez. Ammâ bu alaya aşçıbaşının baş halîfesi ve şehir aşçıbaşısı alayda atbaşı berâber olurlar. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y170b ·
metinde göster ·
sâhil-i Nîl'de bin üç yüz hâneli iltizâm bir şîrîn ü müzeyyen kasabadır. Ammâ z …
Garbiyye'de Mahalletü'l-Kebîr iskelesidir. Garbiyye zabtında sâhil-i Nîl'de bin üç yüz hâneli iltizâm bir şîrîn ü müzeyyen kasabadır. Ammâ zamân-ı kadîmde şehr-i azîm imiş, Câlût kavminin âsâr-ı binâları zâhirdir. Ve yüz elli akçe kazâdır, Mahalle-i Kebîr kadısına arpalık sadaka olunup nâ’ibi hükm edüp senevî beş kîse hâsıl eder. Nâhiye kurâları kırk yedi ma‘mûr u mutî‘ beledleri vardır. şehrinde altı aded mihrâb ve üçü hutbedir. İskelesindeki câmi‘i fevkânîdir. On dörd sütûn üzre levha tavandır ve üç kapusu ve bir meksûr u münhedim minâresi. Ve bir hânı ve bir hammâmı ve altı kahvesi ve elli aded dükkânları var. Ve yedi sebîli ve on iki mektebi ve Nîl kenârında bir teferrücgâh mahkemesi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y355b ·
metinde göster ·
… esinde Nîl'in karşu cânibinde Deyr-i Ümmü Alî nâm bir kenîsede Kıbtî ruhbânları
zabtındadır
, ana taparlar. Mâ-takaddem putlar cehele-i kefereler zamânında Vüdd ü Suvâ‘ ve …
Ve bu Şeytân'ın tahrîr etdüği Ken‘ân sûreti Q 344bP 338b olan musavver tahta Mîne şehri mukâbelesinde Nîl'in karşu cânibinde Deyr-i Ümmü Alî nâm bir kenîsede Kıbtî ruhbânları zabtındadır, ana taparlar. Mâ-takaddem putlar cehele-i kefereler zamânında Vüdd ü Suvâ‘ ve Yeğûs ve Ye‘ûk ve Nesir misilli vücûden ağacdan ve taşdan binâ olunmuş putlar idi, ana taparlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450a ·
metinde göster ·