. Livâ-i Balıklağa, livâ-i Kerc, livâ-i cezîre-i Taman ve livâ-i tâbi‘-i Çerkes …
Yine Kırım cezîresinin nısfı Âl-i Osmân hükmünde olup (---) sancakdır ammâ ba‘zı sancakların voyvadalar zabt eder. Livâ-i Balıklağa, livâ-i Kerc, livâ-i cezîre-i Taman ve livâ-i tâbi‘-i Çerkes Şagake ve livâ-i Balısıra, Urus harâb etmişdir. Ve livâ-i Azak. Kefe paşası Azak'da sâkin olur. Kefe defterdârı vardır, ammâ gayrı dîvân huddâmlarından merâtib sâhibleri yokdur. 51b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51a–51b ·
metinde göster ·
… rıdır kim sâ’ir memâlik-i mahrûsalardaki gibi zabt olunur. Sekizi Ekrâd beğleri
zabt eder
kim Selîm Hân-ı Evvel hîn-i fethde kendülere sancak verilüp yurdluk ve ocaklık …
On tokuz sancakdır ve beş hükûmetdir. Zikr olunan on tokuz livânın on biri Osmânlu sancaklarıdır kim sâ’ir memâlik-i mahrûsalardaki gibi zabt olunur. Sekizi Ekrâd beğleri zabt eder kim Selîm Hân-ı Evvel hîn-i fethde kendülere sancak verilüp yurdluk ve ocaklık ihsân olunup azl [u] nasb kabûl etmezler, eyle kânûndur ve fevt olduklarında vâlî-i vilâyeti arzıyla {sancakları} evlâdlarına verilüp gayrıya verilmez, meğer akrabâları olmaya. Lâkin sâ’ir sancaklar gibi ebvâb-ı mahsûlâtları deftere tahrîr olunup topraklarında tîmâr ve ze‘âmet vardır. Sefer-i 52a hümâyûn olsa erbâb-ı tîmârları sâ’irleri gibi alaybeğisi bayrağı altında edâ-yı hidmet ederler. Terk-i hizmet ederse ze‘âmeti ve sancağı oğluna yâhûd akrabâlarına verilir. Ammâ hükûmet tahrîr olunan sancaklar içre kânûnnâme-i Selîm Hân'da tîmâr ve ze‘âmet yokdur. Hâkimleri mülkiyyet üzre zabt edüp mefrûzu'l-kalem ve maktû‘ü'l-kadem olup ebvâb-ı mahsûlâtları her ne ise hâkimleri mutasarrıflardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51b–52a ·
metinde göster ·
Bu tekye içre üç yüz Pehlivân Zûpînler var kim onar çift câmûs kötenin
zabt eder
erlerdir. Yüz, yüz elli çift pehlivânlar cümle kisbetlerin geyüp sarı şîr-i rev …
Bu tekye içre üç yüz Pehlivân Zûpînler var kim onar çift câmûs kötenin zabt eder erlerdir. Yüz, yüz elli çift pehlivânlar cümle kisbetlerin geyüp sarı şîr-i revgan yağıyla yağlayup çifte çifte âdem ejdehâsı gibi apul apul yürüyüp birbirlerine kağan arslan gibi sarılup bu kadar temâşâcılar içre birbirine evren-misâl kec-nazar edüp alt üste ve üst alta pehlivânlık ederek cümle (---) bend lu‘bedebâzlıkdan kesme ve şîrâzî ve kesebend ve terskepce ve pîşkabza ve yanbaşı ve sergelle ve âsumâniş ve cezâyir sarması ve boğma ve karakuş nâm oyunları icrâ ederek alayköşkü dibinden ubûr edüp pâdişâhdan ihsânlar ile şeref-yâb olup ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 190a ·
metinde göster ·
… lid urmuşdur kim vech-i arza zelzele vâkı‘ oldukda bu dağlar mismâr gibi zemîni
zabt eder
. Bu kûh-ı azîmlerin hakkında Hallâk-ı âlem Kur’ân-ı Azîm'inde buyurur. Âyet ⟦Ar …
Evvelâ Hâlık-ı eflâk, Rabbu'l-‘ızze yüz kırk sekiz cibâl-i azîm halk edüp rûy-ı zemîne kilid urmuşdur kim vech-i arza zelzele vâkı‘ oldukda bu dağlar mismâr gibi zemîni zabt eder. Bu kûh-ı azîmlerin hakkında Hallâk-ı âlem Kur’ân-ı Azîm'inde buyurur. Âyet Arapça buyurmuşlardır. Tefsîr-i şerîfinde "mekâlîd", kilid ile tefsîr olunmuşdur. Ya‘nî "Habîbim, biz dağları yer yüzüne kilid gibi kilidleyüp halk etmişiz", diğer âyet-i şerîf Arapça âyetleri bu ma‘nâyı îhâm eder. Ve seyyâhân-ı hukemâ-yı kudemâ eyle vâkıf-ı esrâr olup yazmışlar kim "İklîm-i evvelde 19 cebel-i azîmdir, iklîm-i sânide 27 cebeldir, iklîm-i sâlisde 31 cebeldir, iklim-i râbi‘de 24 kûhdur, iklîm-i hâmisde 29 cebeldir, iklîm-i sâdisde 36 dağdır, iklîm sâbi‘de 32 cibâl-i azîmlerdir" deyü cümle coğrâfiyye, Atlas Minor'da, Paya Monat'da (?) ve cümle hey’et kitâblarında bu cebel-i azîmler böyle tahrîr olunmuşdur. Ammâ cümle cebellerin başı Cebel-i "Kâf"dır kim Cenâb-ı Bârî, hakkında âyet Arapça âyeti nâzil olmuşdur kim cebel-i Kâf dünyayı ihâta etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 229b ·
metinde göster ·
… uçları demir temrenli yire sancmışlar, durup gulâmın kellesin ol çatal ağaçlar
zabt eder
. Yohsa bir vech ile ol devletlü başı ol gerden-i nahîf dutmak mümkün değildir. …
Diğer ve-mine'l-acâ’ib-i sun‘-ı Hudâ: Bu şehr-i Karahisâr'ın bir berber dükkânı önünde bir ma‘sûm-ı pâk gördüm. Babası yanında durup âyende vü revendeye arz-ı hâcât edüp ol ma‘sûm-ı nâ-resîde içün sadaka ricâ eder. Ammâ ol ma‘sûm tahmînen sekizinde ve tokuzuna bâliğ idi. Sâni‘-i Ezel hikmet-i kudretin izhâr içün bu gulâma bir baş halk etmiş kim Âd [u] Semûd kavminden berü eyle bir baş meğer Akkirmân'da Salsal'in başı halk olmuş ola. Ol kadar büyük başdır kim gûyâ Adana kabağı ve Van lahanası ve husrevânî küp kadar var ve gerdeni ol kadar rakîkdir kim gûyâ kol kalınlığıdır. Bu nahîf gerden bu kellem seri dutmağa iktidârı olmaduğundan iki aded çatal çubuğun çatallarına keçeler sarup ma‘sûmun kellesinin iki cânibine çatal ağaçları destek edüp dayamışlar. Ağaçların uçları demir temrenli yire sancmışlar, durup gulâmın kellesin ol çatal ağaçlar zabt eder. Yohsa bir vech ile ol devletlü başı ol gerden-i nahîf dutmak mümkün değildir. Ol gulâm ensesin berber dükkânına dayayup geleni geçeni temâşâ edüp tebessüm etmededir. Bu kelleye kelle-pûş ve kalpak ve gulpûş ve sarık ve kavuk-ı terpûş olamadığından mutâflarda dokunmuş bir gûne at çulundan kâr-ı gazâlî bir gûne at tobrası gibi çuldan başına bir arakıyye etmişler. Tâ bu mertebe kazan kadar kellesi var. Kaşları iki parmak enli ördek zülüfü gibi büklüm büklüm siyâh kaşı tâ kulaklarına dek varmış ve kulakları yine benî Âdem gûşu gibi ammâ Kürd kavmi çarığı kadarlar. Ve gözleri; uğu kuşu gibi müdevver elâ gözleri var, gâyet büyükdür. Ve kirpikleri, tîr-i müjgân gibi siyâh kirpikleri var. Ve burnu, asma bir gûne minkârı var kim gûyâ Mora patlıcanı kadar var. Nefes alup verdikçe sakağı olmuş bârgîr burnu gibi burnunun kılâğları varup gelirdi. Ve ağzı ol kadar vâsi‘dir kim dehânın küşâde etse bir karış açılup bir hûrde karpuzu hora geçirüp tenâvül ederdi. Ammâ hikmet-i Hudâ yine otuz iki dişi vardır. Lâkin iki dişi dudaklarından aşağı üst çenesinden sarkmış, iki dişi aşağı çenesinden yukaru dudağından taşra çıkmış dişleri var. Dördü dahi sivri, keskin dişlerdir. Ve dudakları la‘l-gûndır ammâ gâyet şütürlüdür. Dâ’imâ ağzından salyârı akar ve dâ’imâ halka güle güle bakar. Tatarî ve Kalmağî çehre-i kebîri var. Saçı kıvrak Arab geysuları gibi kıvırcık saçlıdır. Kolları ve sînesi yine sekiz yaşında ma‘sûm gövdesi gibidir. Ammâ parmakları incecik ve ayakları nâne çöpü gibi bir ma‘sûm idi. Âyet:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 343b ·
metinde göster ·
… e hedâyâ gönderirdi. İlâ hâze'l-ân halîfelerin himâyesinde olup Haremeyn hâkimi
zabt eder
. Karamân paşasının tevâbi‘i aslâ te‘addî edemez ve bir hâkimi dahi şerî‘at tara …
Ebü'l-feth Gâzî tahrîri üzre Karamân eyâletinde mu‘âf u müsellem Haremeyn-i Muhteremeyn evkâfı şehr-i ma‘mûrdur. Âsitâne-i sa‘âdetde dârüssa‘âde ağası kânûn-ı pâdişâhî üzre nâzır-ı nüzzârıdır. Anların tarafından bir muhteşem ağa-yı zîşân yüz atlı ile hükûmet eder. Cemî‘i mülûk-ı İslâm'da olalı Haremeyn evkâfıdır. Hattâ dest-i küffârda iken Kral Harkil-i bed-fi‘âl bu şehrin suyu mu‘cize-i Resûl ile cereyân etdüğün görüp gerçi îmâna gelmedi ammâ Hazret-i Ömer'e ve gayri emîrü'l-mü’minînlere her sene hedâyâ gönderüp bu şehri, himâye-i Resûlullah'da olmuş idi. Zîrâ bu Harkil Kayser'in Hazret-i Ömer Medîne'de durduğu yerde parmağıyla Kayser'in gözün çıkarup kör Harkil olup niçe kim hayâtda idi, halîfelere hedâyâ gönderirdi. İlâ hâze'l-ân halîfelerin himâyesinde olup Haremeyn hâkimi zabt eder. Karamân paşasının tevâbi‘i aslâ te‘addî edemez ve bir hâkimi dahi şerî‘at tarafından üç yüz pâyesiyle şerîf kazadır ve cümle (---) aded âbâdân nâhiye kurâları vardır. Senevî yedi kîse mezkûr nevâhîlerden hâsıl olur. Kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi ve şehir nâ’ibi ve şehir subaşısı ve su taksîminde mîr-i âbı ya‘nî su ağası vardır. 16b Eğer bu şehirde su ağası olmasa şeb [u] rûz kan kavgâ eksik olmazdı. Zîrâ bu şehir Peygamber Pınarı dağı dibine vâkı‘ olup şehrin cânib-i şarkîsi ve garbîsi ve şimâli tarafı cümle Harkil Ovası add olunup bu ferah-fezâ-yı dilküşâda cümle yiğirmi altı bin müseccel ve makyûd bâğ u bâğçe ve mezâri‘âtlar vardır. Cümle gayr-i mü‘cizeler ile re’y olmağa muhtâc olduğunda bir su hâkimi vardır. Cümle bâğ u bâğçelerden su hakkı olup Haremeyn'e surre gider ve bu şehr-i İrem cümle (---) aded (---) örtülü fevkânî ve tahtânî sarây-ı âlîler ve hânedân-ı ma‘mûrlar ve büyût-ı zîbâlar ile ârâste ve her hânede birer mâ’-i câriye ve havz u şâdırvânlar ile pîrâste olmuş şehr-i âbâdân [u] müzeyyendir. Cümle (---) aded câmi‘dir. Cümleden Koca Mehemmed Paşa câmi‘i Süleymân Hân vezîri câmi‘i olmağıla Mi‘mâr Sinân binâsıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 16a–16b ·
metinde göster ·
… ve nakîbi Bolu'dadır. Ve yaya beği tarafından muhtesibi kapanı ve bâc-ı bâzârı
zabt eder
.
Sebeb-i tesmiyyesi oldur kim Tevârîh-i Yanvan kavli üzre Yanko ibn Madyan'dan sonra Hazret-i Zekeriyyâ aleyhi's-selâm asrında bânîsi Bursa tekürünün bir duhter-i bed-ahteri binâ edüp ismi Mudurnı olmağıla lisân-ı Yunaniyân üzre ol duhterin ismiyle müsemmâ bir kal‘a-i köhne-âbâddır. Âl-i Selçukıyân asrında, Âl-i Osmâniyân ceddi Ertuğrul bu kal‘ayı niçe kerre nehb ü gâret ederdi. Ammâ sa‘b u metîn hisâr-ı hısn-ı hasîn olmağıla cümle küffâr-ı hâksârı kal‘aya tahassun edüp fethi müyesser olmazdı. Âhir sene 722 târîhinde "Evvelâ Osmân" lafzı târîhdir, Osmân Gâzî müstakil Rûm diyârına sikke ve hutbe sâhibi pâdişâh olunca Bismillah ile ibtidâ gazâsı bu Mudurnu kal‘ası olmuşdur. Bolu sancağında Yeniçeri ocağından sancak pâyesiyle (---) aded yaya beği hükûmetinde mu‘âf u müsellem hükûmetdir. Ve yüz elli pâyesiyle şerîf kazâdır. Nâhiyesi cümle (---) aded ma‘mûr kurâdır. Şehir subaşısı ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı vardır. Ammâ müftî ve nakîbi Bolu'dadır. Ve yaya beği tarafından muhtesibi kapanı ve bâc-ı bâzârı zabt eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 95a ·
metinde göster ·
. Bu sahrâda Meriç nehri tur‘a ve arkları var kim gûyâ Kandiye kal‘asının veyâhû …
Hâlâ Rûmeli eyâleti hâkinde Filibe nâzırı hükmünde üç yüz pâyesiyle şerîf kazâdır. Senevî kadıya ber-vech-i adâlet yedi kise hâsıl olur. Nâzıra dahi kırk kise hâsıl olur. Zîrâ pirinç çeltikliği cümle Filibe nâzırı hükmündedir. İllâ Eski Murâd Hân arkı mahsûlü taraf-ı vakfdan mütevellîsi zabt eder. Bu sahrâda Meriç nehri tur‘a ve arkları var kim gûyâ Kandiye kal‘asının veyâhûd Haleb kal‘asının handakı-misâl amîk arklardır. Cemî‘i re‘âyâ vü berâyâlar her sene ol arkları tathîr edüp roz ekerler. Bu kazâ cümle (---) pâre ma‘mûr ve halkı ankâ ve mesrûr kurâlardır. Bu şehrin sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi ve subaşısı vardır. Ammâ müftî ve nakîbi yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 135b ·
metinde göster ·
… ir sevdâgerândır. Bir fırkası ehl-i hırefdir ve bir sınıfı defterdâr aklâmların
zabt eder
a‘yân-ı hizmetdir ve bir tâ’ifesi ulemâ ve ehl-i cihetdir ve bir bölüğü bâğbân …
Der-beyân-ı kâr [u] kisb-i ehl-i işgâlât: Bu Van halkı altı fırka ehl-i kârdır. Bir fırkası pâdişâh kuludur kim hizmet-i kal‘aya me’mûrdur. Bir kâr u kisbde olamaz, meğer şehir içre tüccâr ola. Bir fırkası taşra diyârlara gider metâ‘ getirir sevdâgerândır. Bir fırkası ehl-i hırefdir ve bir sınıfı defterdâr aklâmların zabt eder a‘yân-ı hizmetdir ve bir tâ’ifesi ulemâ ve ehl-i cihetdir ve bir bölüğü bâğbân u huddâmânlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 258b ·
metinde göster ·
… Bağdâd kulu mevâcibine aklâm kayd olup bir paşa ağası iltizâm ile on yük akçeye
zabt eder
.
Evsâf-ı kasaba-i sancağ-ı Âl-i Sâh: İbtidâ bânîsi Âl-i Sâlihiyân'dır. Kânûnnâme-i Süleymân Hân üzre başka sancakdır. Beğinin hâssı 200.000 akçe eder ve yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır. Diyâr-ı Acem'de bu livâ hâkine ülke-i Âl-i Sâ‘ derler. Zamân-ı Uzun Hasan-ı Bayındırî'de ülke-i azîm imiş. Hâlâ ol kadar imâr değildir. Ekseriyyâ kurâları Bağdâd kulu mevâcibine aklâm kayd olup bir paşa ağası iltizâm ile on yük akçeye zabt eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 330a ·
metinde göster ·
… e nakîbü'l-eşrâfı yokdur, ammâ a‘yânı çokdur. Ve hâss-ı hümâyûnları iltizâm ile
zabt eder
paşa ağalarından bir ağa hâkimdir ve yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır. Ve cümle …
Ba‘dehû sene 1048 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ Bağdâd-ı behişt-âbâdı feth edüp bu kal‘a-i Hille bî-ceng feth oldu. Be-dest-i (---) Paşa. Hâlâ hükm-i Bağdâd'da ma‘mûr kal‘adır. Kal‘a dizdârı ve üç yüz aded neferâtı ve kifâyet mikdârı cebehânesi vardır. Kal‘ası nehr-i Furâd kenârında bir düz vâdîde şekl-i murabba‘ hâk-i pâk ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir. Kıble tarafı nehr-i Furât'dır ve cümle (---) aded kapusu vardır. Evvelâ cânib-i kıbleye Cisir kapusu ve taraf-ı şarka nâzır Bağdâd kapusu (---)(---)(---)(---)(---)(---) ve bu kal‘anın dâ’iren-mâdâr cirmi (---)(---) adımdır. Hâkimi sancak beğidir. Yedi yüz kadar asker ile hükûmet eder. Beğinin hâss-ı hümâyûnu (---)(---) akçedir. Hâkinde timâr ve ze‘âmet vardır. Alâybeği ve çeribaşısı vardır. Ammâ yeniçeri serdârı ve kethudâyeri ve şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı yokdur, ammâ a‘yânı çokdur. Ve hâss-ı hümâyûnları iltizâm ile zabt eder paşa ağalarından bir ağa hâkimdir ve yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır. Ve cümle nevâhîleri yetmiş pâre arslan kaplanlı köylerdir kim hurması cihânı zeyn etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 352b ·
metinde göster ·
Zamân-ı kadîmde Cürcân tur‘ası kenârında şehr-i ma‘mûr imiş. İbtidâ bânî ve vâlîsi Emîrü'l-mü’minîn Hârûn binâ edüp ve nehr-i Dicle Şatt'dan Cürcân nâm bir ark hafr edüp bu şehri eyle müzeyyen eyledi kim şehr-i Vâsıt-misâl cünîn-i hayâbân olduğundan bu şehre Cünîn-i Cürcân nâm verdi. Hâlâ elsine-i nâsda galat-ı meşhûr evlâ olmağın bu şehre Cünîn-i Cüryân derler. Ammâ hâk-i amber-pâki imâr [u] âbâdân olmağile hâss-ı hümâyûn olup vâlî-i Bağdâd tarafından iki yüz atlı ile bir ağa gelüp bu şehrin mukâta‘asın kırk kiseye alup zabt eder. Defterhâne-i Bağdâd mukâta‘a-i Cürcân nâmıyla meşhûr mansıb-ı âlî mukâta‘adır. Mısır diyârında Sa‘îd-i âlîde dahi Circe nâm bir sancak vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 368a ·
metinde göster ·
… hir subaşısı vardır. Cümle hâss u harâcı Âl-i Osmân tarafından Mardin voyvodası
zabt eder
. Ve derûn-ı hisârda cümle (---) aded tahtânî ve fevkânî bâğ u bâğçesiz hânelerd …
Cümle (---) pâre nâhiye kurâlarından beher sene kadıya üç bin guruş olur. Şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân u eşrâfı vardır ammâ yeniçeri serdârı ve sipâh kethudâyeri ve kal‘a dizdârı yokdur. Kal‘anın hükmi cebehânesi ve mühimmât u levâzımâtları ve kal‘a neferâtları cümle mîr-i livâsı hükmündedir ve muhtesibi ve bâcdârı ve şehir subaşısı vardır. Cümle hâss u harâcı Âl-i Osmân tarafından Mardin voyvodası zabt eder. Ve derûn-ı hisârda cümle (---) aded tahtânî ve fevkânî bâğ u bâğçesiz hânelerdir. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Aşağı rabâtda cümle (---) aded hânelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 389a ·
metinde göster ·
… 'de Koca Serdârzâde Ahmed Ağa mütevellîsi elindedir, iki yüz âdemle bu kurâları
zabt eder
.
Menzil-i nâhiye-i Ofçabolu: Bir sahrâ-yı mahsûldâra vâkı‘ olmuş yetmiş altı pâre câmi‘ ve hân ve hammâmlı ma‘mûr kurâlardır kim cümlesi İslâmbol'da Yeni odalar içinde Orta câmi‘ nâm binânın evkâfı ma‘mûr köylerdir kim Rûmeli vüzerâları aslâ müdâhale edemez. Cümle salb-ı siyâseti ve cürm-i cinâyeti Üsküp'de Koca Serdârzâde Ahmed Ağa mütevellîsi elindedir, iki yüz âdemle bu kurâları zabt eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 37a ·
metinde göster ·
… şu Yenehisâr varoşundan ma‘mûrdur. Bu dahi (---) sancağıbeğinin hâssı voyvadası
zabt eder
, yüz elli akçe kazâdır. Ve bu mahalde vezîria‘zam hâssı da vardır. Ol dahi başk …
İçinde imâretden bir şey yokdur, ammâ kal‘ası bir kayalı püşte üzre bir azîm şeddâdî binâ-yı kadîm seng-tırâş bir kal‘a-i savaşdır, lâkin iç el olmak ile gözden bırağılmış bir kal‘a-i garîbdir. İçinde şiddet-i şitâ eyyâmında koyun ve keçiler kışla[r], ammâ bunun da aşağıda varoşu Yenehisâr varoşundan ma‘mûrdur. Bu dahi (---) sancağıbeğinin hâssı voyvadası zabt eder, yüz elli akçe kazâdır. Ve bu mahalde vezîria‘zam hâssı da vardır. Ol dahi başka hükûmetdir. Ve sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 42a ·
metinde göster ·
"İlâhî, kuvvet ve kudret ve nusret senindir ve inâyet ve himâyet senindir. Habîbin Muhammed el-Mustafâ yüzü suyuna olsun bu ümmet-i Muhammedi mansûr u muzaffer eyle" deyü tazarru‘ [u] nâlişler edüp el yüze sürdükde görseler kim alem-i Resûlullâh kâfir üzre (...) şakır şakır öter sancakdır gücile livâ-i Resûlullâh'ı zabt eder. Asker bu alem-i şerîfi görüp birbirlerine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 65b ·
metinde göster ·
şeklinde oldular, ammâ dahi gerü gerideki askerinin gelmelerine muntazırlar idi …
Piyâdelerimizden yine hayli âdem şehâdet şerbetin nûş edince hemân cümle bâkî kalan piyâdelerimiz etek der-miyân edüp ceyrân gibi sekerek ve kuş gibi uçarak kaçmada, biz dahi anların akîbince paşa ile at başı berâber kaçarken ordumuza karîb geldikde piyâdelerimizi bırağup "Kuskuna kuvvet kamçıya bereket" deyüp kıç topların atarak ba‘zı tarlalarda sûret dârûları suratlarımıza urarak ve piyâdeler kaçdığımıza "Bizi bırakman" deyü cümlesi haykırarak, bizler ise cân havliyle hayme vü hargâhlarımıza cân atup kaçarak, küffâr-ı hâksâr dahi akîbimizce bizi kovarak tâ çadırlarımız içre kâfirin yüğrük atlısı girüp niçe çadırların tınâbların kesüp niçe karakullukçu fakîrlerin kellelerin kesüp ordumuzu zabt eder şeklinde oldular, ammâ dahi gerü gerideki askerinin gelmelerine muntazırlar idi ve yine durmayup çadırlar içinde ceng ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 104a ·
metinde göster ·
… -i Osmân pâdişâhının yetmiş yük akçe tahsîl olur tuzla emâneti idi, şimdi kâfir
zabt eder
.
Ve bu Nova kal‘asından cânib-i şarka on sekiz mîl deryâ ile kâfirin Perast kal‘asıdır ve Perast'dan içeri Kotur kal‘ası üç mîlde Delir boğazının nihâyetindedir. Ve Kotur'un taraf-ı şarkîsinde Karadağlar kim âsî Arnavud kâfirleridir ve Karadağlar dâmeninde Gırıblan ovasıdır kim mukaddemâ Âl-i Osmân pâdişâhının yetmiş yük akçe tahsîl olur tuzla emâneti idi, şimdi kâfir zabt eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 154b ·
metinde göster ·
Evvelâ Yakova sancağı ve Pojaga sancağı ve Şikloş sancağı, ammâ voyvada
zabt eder
ve Peçoy sancağı ve Seğitvar sancağı ve Kopan sancağı ve Kapoşvar sancağı hâlâ …
Evvelâ Yakova sancağı ve Pojaga sancağı ve Şikloş sancağı, ammâ voyvada zabt eder ve Peçoy sancağı ve Seğitvar sancağı ve Kopan sancağı ve Kapoşvar sancağı hâlâ voyvada zabt eder ve Keminvar sancağı, hâlâ küffâr zabt eder ve Egirsek sancağı küffâr zabt eder, iki sancağı dest-i kâfirde kaldı ve üç sancağın kâ’immakâmlar zabt eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 180a ·
metinde göster ·
… y sancağı ve Seğitvar sancağı ve Kopan sancağı ve Kapoşvar sancağı hâlâ voyvada
zabt eder
ve Keminvar sancağı, hâlâ küffâr zabt eder ve Egirsek sancağı küffâr zabt eder, …
Evvelâ Yakova sancağı ve Pojaga sancağı ve Şikloş sancağı, ammâ voyvada zabt eder ve Peçoy sancağı ve Seğitvar sancağı ve Kopan sancağı ve Kapoşvar sancağı hâlâ voyvada zabt eder ve Keminvar sancağı, hâlâ küffâr zabt eder ve Egirsek sancağı küffâr zabt eder, iki sancağı dest-i kâfirde kaldı ve üç sancağın kâ’immakâmlar zabt eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 180a ·
metinde göster ·
… ağı ve Kapoşvar sancağı hâlâ voyvada zabt eder ve Keminvar sancağı, hâlâ küffâr
zabt eder
ve Egirsek sancağı küffâr zabt eder, iki sancağı dest-i kâfirde kaldı ve üç san …
Evvelâ Yakova sancağı ve Pojaga sancağı ve Şikloş sancağı, ammâ voyvada zabt eder ve Peçoy sancağı ve Seğitvar sancağı ve Kopan sancağı ve Kapoşvar sancağı hâlâ voyvada zabt eder ve Keminvar sancağı, hâlâ küffâr zabt eder ve Egirsek sancağı küffâr zabt eder, iki sancağı dest-i kâfirde kaldı ve üç sancağın kâ’immakâmlar zabt eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 180a ·
metinde göster ·
… zabt eder ve Keminvar sancağı, hâlâ küffâr zabt eder ve Egirsek sancağı küffâr
zabt eder
, iki sancağı dest-i kâfirde kaldı ve üç sancağın kâ’immakâmlar zabt eder.
Evvelâ Yakova sancağı ve Pojaga sancağı ve Şikloş sancağı, ammâ voyvada zabt eder ve Peçoy sancağı ve Seğitvar sancağı ve Kopan sancağı ve Kapoşvar sancağı hâlâ voyvada zabt eder ve Keminvar sancağı, hâlâ küffâr zabt eder ve Egirsek sancağı küffâr zabt eder, iki sancağı dest-i kâfirde kaldı ve üç sancağın kâ’immakâmlar zabt eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 180a ·
metinde göster ·
… küffâr zabt eder, iki sancağı dest-i kâfirde kaldı ve üç sancağın kâ’immakâmlar
zabt eder
.
Evvelâ Yakova sancağı ve Pojaga sancağı ve Şikloş sancağı, ammâ voyvada zabt eder ve Peçoy sancağı ve Seğitvar sancağı ve Kopan sancağı ve Kapoşvar sancağı hâlâ voyvada zabt eder ve Keminvar sancağı, hâlâ küffâr zabt eder ve Egirsek sancağı küffâr zabt eder, iki sancağı dest-i kâfirde kaldı ve üç sancağın kâ’immakâmlar zabt eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 180a ·
metinde göster ·
… r. Hâss-ı hümâyûnu altı kerre yüz bin akçedir. İki bin cebelü askeriyle kal‘ayı
zabt eder
13 aded erbâb-ı zu‘amâsı var, 355 aded erbâb-ı tîmârı var. Alaybeği ve çeribaşı …
Evvelâ kânûn-ı Süleymân Hân üzre Budun eyâletinde başka paşa tahtıdır. Hâss-ı hümâyûnu altı kerre yüz bin akçedir. İki bin cebelü askeriyle kal‘ayı zabt eder 13 aded erbâb-ı zu‘amâsı var, 355 aded erbâb-ı tîmârı var. Alaybeği ve çeribaşısı var. Kânûn üzre cebelüleri ile üç bin asker olup bu kal‘a muhâfazasına me’mûrlardır, gayri yere aslâ gitmezler. Ve şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân-ı kibâr-ı eşrâfı ve kethudâyeri ve üç oda ile kapukulu yeniçeri ağası ve topçubaşı ve cebecibaşı ve kapukulları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 13b ·
metinde göster ·
Hattâ Mehemmed Hân-ı Gâzî bu kal‘a fethinden sonra Hırıştoş yaylasında yedi kral ile cenge teşrîf buyurduklarında Hazret-i Risâlet'in büyük sancağ-ı şerîfin cenge götürmeyüp bu câmi‘de koyup bu câmi‘deki sancak pâresin altun alemiyle götürürler. Hikmet-i Hudâ hîn-i cengde üç alemdâr şehîd olup hazîne-i pâdişâhîyi ve bârgâh-ı Âl-i Osmân'ı küffâr zabt eder. Cenâb-ı Bârî habîbi yüzü suyuna alemdârlar şehîd olunca sancağ-ı Resûlullâh yere düşmeyüp bir delikli taşa geçmiş bulunur. Hâlâ yine bu câmi‘ içre alem-i Resûlullâh vaslesi yine ol delikli taşa sırığı geçmiş durur. Ve bu ahvâli ol gazâ-yı garrâda bulunup görenlerin kırk elli âdem ihtiyârlarından istimâ‘ edüp şehâdetleriyle eylece tahrîre cür’et etdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 36b ·
metinde göster ·
… ammâ hâlâ Nemse çâsârı hükmündedir, ammâ Pojon hâkimi tarafından Aliban kapudan
zabt eder
, ammâ hâk-i pâki Tot vilâyeti add olunur. Niçe kerre Orta Macar hâkimi topal Pa …
Bânîsi ma‘lûmum değil, ammâ hâlâ Nemse çâsârı hükmündedir, ammâ Pojon hâkimi tarafından Aliban kapudan zabt eder, ammâ hâk-i pâki Tot vilâyeti add olunur. Niçe kerre Orta Macar hâkimi topal Palatinuş Hersek bu kal‘aya mâlik olmuşdur. Mukaddemâ Uyvar'dan niçe kerre çete ve poturalara seğirtmişdik, bu kal‘ayı görmek nasîb olmadı. Ammâ hâlâ Macar ile mâl-â-mâl bir kal‘a-i pür-me’âldir. Hattâ derûn-ı hisârda Macar ve Nemse vardır. Taşra kurâlarında re‘âyâlarında kavm-i Tot ve kavm-i Macar kâfirleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 76a ·
metinde göster ·
… mse'nin çâsârı istîlâ edüp hâlâ kral inpirator tarafından Pojon hâkimi kapudanı
zabt eder
. Nehr-i Vak kenârında bir küçücük kârgîr tula binâ bir kal‘a-i zîbâ idi. Uyvar' …
Zamân-ı kadîmde Uyvar hâkimi Fargaçi Kapudan'ın dedesi binâ edüp ba‘dehu Nemse'nin çâsârı istîlâ edüp hâlâ kral inpirator tarafından Pojon hâkimi kapudanı zabt eder. Nehr-i Vak kenârında bir küçücük kârgîr tula binâ bir kal‘a-i zîbâ idi. Uyvar'ı Fâzıl Ahmed Paşa döğerken Kıbleli Mustafa Paşa'yı Şâm eyâleti askeriyle ve Kardaş Kazak askeriyle bu kal‘ayı muhâsara etmeğe me’mûr olup yigirmi gün yigirmi gece bu kal‘ayı Kıbleli Mustafa Paşa döğüp fethi yakın olmuşken görün(?) üstünden Âl-i Osmân üzre Nemse çâsârı ve Z[ir]inoğlu leşkeri gelmesi istimâ‘ olunca bu kal‘a-i Galgofça'yı döğmeden ferâğat edüp ordu-yı İslâma gelesin deyü fermân-ı sadrıa‘zam sâdır olunca hemân Kıbleli Paşa bu kal‘a altından topları çeküp Şâm askeri ve Kazak askeriyle Uyvar altına teveccüh etdikde hakîr ol mahalde Akyaylalar çetesinden üç bin askerle ve bu kadar mâl-ı ganâ’imle bu kal‘a-i Galgofça altına gelüp bir hoş seyr-i temâşâ edemeyüp fethi müyesser olmadan Kıbleli Paşa ile ordu-yı hümâyûna gelmişdik, ammâ şimdi bu sulh mâbeyninde bir hoş seyr-i temâşâ etdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 76b ·
metinde göster ·
… içerisi serdârı ve gümrük emîni Tımışvar kulu tarafından yedi yük akçe iltizâma
zabt eder
. Muhtesibi ve bâcdârı ve harâc emîni vardır.
Lisân-ı Latin'de (---) demekdir. Bânîsi Erdel kralı Yunak İstifan'dır. Niçe kerre dest-i Âl-i Osmân'a girüp çıkup âhır-ı kâr sene 958 târîhinde Süleymân-ı zamân asrında Koca Mehemmed Paşa fethidir. Çanad sancağı hükmünde voyvadalıkdır, ammâ Allâhu a‘lem evkâf-ı Mehemmed Paşa-yı Tavîl'dir. Beçkerek kazâsı niyâbetidir. Dizdâr ve kırk aded merdüm-hisârı ve muhtesibi ve Eğre yeniçerisi serdârı ve gümrük emîni Tımışvar kulu tarafından yedi yük akçe iltizâma zabt eder. Muhtesibi ve bâcdârı ve harâc emîni vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 82a ·
metinde göster ·
… zâdır. Müftî ve nakîbi ve emîni ve bâcdârı var, ammâ yine vakıf tarafından emîn
zabt eder
. Bu kal‘adan İbrâhîm Hânzâde beğ efendimiz içün bir akçe almadık ve vermezler i …
Bâc u bâzâr ve gümrük cümle harâc ve öşr-i sultânî vakıf tarafından zabt olunup hâkimü'l-vakti mütevellîdir. Gerçi Çanad sancağı hâkindedir, ammâ sancak beği aslâ müdâhale etmez. Ancak yüz elli akçe şerîf kazâdır. Müftî ve nakîbi ve emîni ve bâcdârı var, ammâ yine vakıf tarafından emîn zabt eder. Bu kal‘adan İbrâhîm Hânzâde beğ efendimiz içün bir akçe almadık ve vermezler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 82b ·
metinde göster ·
… kânûn-ı pâdişâhî üzre Âsitâne-i sa‘âdetde bostâncıbaşı olup bir hasekisi gelüp
zabt eder
. Ne kâdirdir kim bir kimesne gelüp bu papaslara zulm ede. Hemân ol ân ol âdemi …
Ve bu Aynaroz nâhiyesinde hâlâ cümle her gün başına bir kenîseler var kim cümle üç yüz altmış altı aded kenîse ve manastırdır derler ammâ saymadım. Ammâ bunların hâkimleri hâlâ kânûn-ı pâdişâhî üzre Âsitâne-i sa‘âdetde bostâncıbaşı olup bir hasekisi gelüp zabt eder. Ne kâdirdir kim bir kimesne gelüp bu papaslara zulm ede. Hemân ol ân ol âdemi bostâncılar döğe döğe manastır ketenine döndedirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 212b ·
metinde göster ·
… îler sayd olunur başka emânetdir kim emîni yüz aded neferâtlarıyla bu buhayreyi
zabt eder
. Bunu dahi Gâzî Murâd Hân mütevellîsi fürûht edüp mahsûlâtın cânib-i vakfa veri …
{Der-sitâyiş-i buhayre-i Buri}: Ve bu kal‘a önünde kıbleye nâzır bir körfez-i deryâ vardır, tâ deryânın boğazı ağzına varınca kırk yedi mîl bir vâsi‘ deryâ göldür. İçinde niçe bin gûne mâhîler sayd olunur başka emânetdir kim emîni yüz aded neferâtlarıyla bu buhayreyi zabt eder. Bunu dahi Gâzî Murâd Hân mütevellîsi fürûht edüp mahsûlâtın cânib-i vakfa verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 214b ·
metinde göster ·
. Ba‘dehu sene 906 târîhinde Sultân Bâyezîd-i Velî vilâyet-i Mora'da Moton ve Ko …
El-hâsıl bu şehr-i Kavala niçe bin divelden divele intikâl edüp âhıru'l-emr sene 786 târîhinde Gâzî Hudâvendigâr ya‘nî Murâd Hân-ı Evvel Rûm keferesi elinden feth etdi. Ba‘dehu Ciniviz küffârı Sakız cezîre- 216a -sinden donanma gemileriyle gelüp bu kal‘a-i Kavala'ya istîlâ edüp zabt eder. Ba‘dehu sene 906 târîhinde Sultân Bâyezîd-i Velî vilâyet-i Mora'da Moton ve Koron kal‘aları fethine giderken bu Kavala kal‘asına uğrayup feth edüp gitdi. Hâlâ Cezâyir eyâletinde ya‘nî kapudan paşaların hükmünde deryâ beği sancağı tahtıdır kim kânûn-ı Süleymân Hân üzre beği iki pâre kadırga ile me’mûr olduğu sefere gider. Paşasının taraf-ı şâhîden hâss-ı hümâyûnu 240.000 akçedir ve ze‘âmeti 12 adeddir ve tîmârı 235 adeddir. Alaybeği ve çeribaşısı vardır. Kânûn üzre cümle erbâb-ı tîmâr paşasının askeriyle hîn-i seferde iki bin leşker olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 215b–216a ·
metinde göster ·
… yâletinde Tırhala beği kâ’immakâmı dörd yüz âdemle hükm-i hükûmât edüp bu şehri
zabt eder
. Hâkim-i şer‘î beş yüz akçe mollalıkdır. Âsitâne tarafından rü‘ûs-ı hümâyûn ile …
Ba‘dehu Murâd Hân fevt olup küffâr Selânik'e istîlâ edüp ba‘dehu} sene (---) târîhinde Gâzî Turhân Beğ fethidir. Der-zamân-ı Sultân Mehemmed Hân-ı Sânî ya‘nî Fâtih-i Kostantiniyye asrında feth olup anların tahrîri üzre Rûmeli eyâletinde Tırhala beği kâ’immakâmı dörd yüz âdemle hükm-i hükûmât edüp bu şehri zabt eder. Hâkim-i şer‘î beş yüz akçe mollalıkdır. Âsitâne tarafından rü‘ûs-ı hümâyûn ile dergâh-ı âlî kapucusu ve yeniçeri ocağından çukadârı ve bâzâra gideni ve yüz aded neferâtları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 235b ·
metinde göster ·
… ilhâk olunmuş hâss-ı vâlide sultândır kim hâkimi Livadye ağası tarafından gelüp
zabt eder
.
Karye-i Filaboz: Bâğ-ı İrem-misâl bir gül-i gülistânlı ve limon ve turunçlu ve bostânlı bir şîrîn karyedir. Cümle şehir a‘yân [u] eşrâflarının bâğ u bâğçeleri bu köydedir. Vâlide sultânın Livadye şehri hâssına ilhâk olunmuş hâss-ı vâlide sultândır kim hâkimi Livadye ağası tarafından gelüp zabt eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 249b ·
metinde göster ·
… k sayd edecek dalyanlar vardır. Acâ’ib latîf hûb balığı çıkar. Anatolkoz hâkimi
zabt eder
. Vezîria‘zamların hâssıdır kim yetmiş kîse iltizâm hükûmetdir.
Kakiskala dağları kenârında mahûf u muhâtara yerleri (---) sâ‘atde geçüp bir deniz kulağı körfez gibi girüp ol suyun içi bölük bölük olup sığlar olup anda bir küçük adacık vardır Mariyecik derler. Ve ol sığlarda ve etrâflarında kazıklar üzre balık sayd edecek dalyanlar vardır. Acâ’ib latîf hûb balığı çıkar. Anatolkoz hâkimi zabt eder. Vezîria‘zamların hâssıdır kim yetmiş kîse iltizâm hükûmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 340a ·
metinde göster ·
… sâl bir mahaldir. Vezîria‘zamların Anatolkoz hâssına hükûmeti ilhâkdır kim emîn
zabt eder
.
Lisân-ı Rûmda (---)(---) demekdir. Karlıeli sancağında Angili kasrı kazâsı nâhiyesidir. Deryâ kenârında bir kumsal yerde gûyâ bir ada-misâl bir mahaldir. Vezîria‘zamların Anatolkoz hâssına hükûmeti ilhâkdır kim emîn zabt eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 341a ·
metinde göster ·
… gâyet çok çıkar. Bu dahi başka emânetdir, ammâ ba‘zı zamânda bunu da Ohri emîni
zabt eder
.
Der-vasf-ı buhayre-i Perespe: Ohri gölünden küçük şekl-i murabba‘ bir buhayrecikdir kim girdâ-girdi tokuz mîldir, ammâ gûnâ-gûn balıkları gâyet çok çıkar. Bu dahi başka emânetdir, ammâ ba‘zı zamânda bunu da Ohri emîni zabt eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 372b ·
metinde göster ·
Ve bu şehrin hâkimi dâ’imâ paşanın kâ’immakâmı ve üç yüz âdem ile hükm edüp
zabt eder
. Ve şeyhülislâmı ve nakîbüleşrâfı ve kethudâyeri ve yeniçeri serdârı vardır. Ve …
Ve bu şehrin hâkimi dâ’imâ paşanın kâ’immakâmı ve üç yüz âdem ile hükm edüp zabt eder. Ve şeyhülislâmı ve nakîbüleşrâfı ve kethudâyeri ve yeniçeri serdârı vardır. Ve ağa yerine yeniçeriyândan zemberekcibaşı bir oda ile muhâfaza ederdi. Ve bir oda cebeci ve bir oda topçubaşı hükûmet ederlerdi. Q 29bP 29b Ve bir hâkim dahi dizdâr ağadır kim mükellef ağalıkdır. Bin iki yüz pâk müsellah kal‘a neferâtına mâlikdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y56b ·
metinde göster ·
. Ve paşanın taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu (---) yük akçedir. Ba‘de'l-azil …
Ve bu eyâleti paşa iki bin âdem ile zabt eder. Ve paşanın taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu (---) yük akçedir. Ba‘de'l-azil hîn-i seferde iki bin askeri ile sefer eşer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y185a ·
metinde göster ·
… kadar âsî kurâlardan bu mâl-ı mîrîyi tahsîl etmek içün iki bin piyâde asker ile
zabt eder
ve kendüye dahi ba‘de'l-hisâb ve'l-masrûf iki yüz elli kîse kalır.
Paşasının taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu sekiz yük on bir bin akçedir. Ve paşasına Y 193b sefer yokdur, zîrâ mansıbı üzerine (---) kîse maktû‘dur. Paşası bu kadar âsî kurâlardan bu mâl-ı mîrîyi tahsîl etmek içün iki bin piyâde asker ile zabt eder ve kendüye dahi ba‘de'l-hisâb ve'l-masrûf iki yüz elli kîse kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y193a–Y193b ·
metinde göster ·
… elâ muhzırbaşı rikâb-ı hümâyûn tarafından keçeli kapucudur. Rü’ûs-ı hümâyûn ile
zabt eder
. İkinci Ağa Kudüs-i şerîfe gelen su nâzırı mükellef ağalıkdır. Üçüncü Ağa mi‘mâ …
Ve dahi mollânın taht-ı destinde mahkeme hidmetine me’mûr berât-ı pâdişâhî ile yigirmi ağalık vardır. Evvelâ muhzırbaşı rikâb-ı hümâyûn tarafından keçeli kapucudur. Rü’ûs-ı hümâyûn ile zabt eder. İkinci Ağa Kudüs-i şerîfe gelen su nâzırı mükellef ağalıkdır. Üçüncü Ağa mi‘mârbaşı ve dördüncü mühendisbaşı beşinci mu‘temedbaşı ve altıncı sarrâfbaşı, cemî‘i ulemâya surre-i pâdişâhî geldikde bunun elinden çıkar. Ve yedinci ağa veznedârbaşı ve sekizinci subaşı ve tokuzuncu bâzârbaşı ve onuncu şehir kethudâsı ve on birinci bedasten kethudâsı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y209a ·
metinde göster ·
… şâm vezîrinin hâssı ve subaşılıkdır. Altı kîse muhâsebesi vardır, yüz âdem ile
zabt eder
. Ve şâm mollâsının niyâbetidir. Cümle on bir mahalle ve üç bin bâğ u besâtînli …
Evsâf-ı kasaba-i Sâlihiyye: şâm-ı şerîfin cânib-i garbîsinde cebel-i Kaysûn dâmeninde bir hevâdâr belîde-i ma‘mûredir. şâm'dan nısf sâ‘at sâfî İremezâtü'l-imâd içlerinden güzer edüp Sâlihiyye'ye duhûl olunur. şâm vezîrinin hâssı ve subaşılıkdır. Altı kîse muhâsebesi vardır, yüz âdem ile zabt eder. Ve şâm mollâsının niyâbetidir. Cümle on bir mahalle ve üç bin bâğ u besâtînli hânelerdir. Ve cümle (---) mihrâbdır. Ve (---) hutbedir. Cümleden ma‘mûr u müzeyyen,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y248a ·
metinde göster ·
… m emîr-i haccı cümle tevâbi‘iyle Mısır'ın Mahmil-i şerîfinin licâmın eline alup
zabt eder
. Mısır emîr-i haccı dahi Şâm-ı Şerîf Mahmil-i şerîfinin licâmın eline alup zabt …
Derhâl şerîf hazretleri tarafından asker seçilüp ceng mahalline vardıklarında meğer Basra huccâcı ile Tâ’if Urbânı ceng ederek bu mahalle gelirler. İmdâd vardıkda Arab firâr edüp vakt-i gurûbda Basra huccâcı dahi on iki şehîdleri ve kırk beş mecrûhları ve yigirmi altı kelleleri ile mîleyn-i Irâk içre bulunup vakfeye şehîdlerin dahi getirüp durdular. Hamd-i Hudâ hacları tamâm oldu. Eğer bir derîce sonra gelseler hacları tamâm olmazdı. Yine cümle huccâc gırî vü feryâd ederek "Allâhümme lebbeyk" diyerek vakt-i mekrûh olup infidâd mahalli olunca derhâl Şâm emîr-i haccı cümle tevâbi‘iyle Mısır'ın Mahmil-i şerîfinin licâmın eline alup zabt eder. Mısır emîr-i haccı dahi Şâm-ı Şerîf Mahmil-i şerîfinin licâmın eline alup zabt ederler. Kânûn-ı kadîm böyledir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y322a ·
metinde göster ·
… ve bender-i Cidde'nin nısf gümrükleri şürefânındır. Anlar tarafından birer âdem
zabt eder
. Fâtih-i Yemen Sinân Paşa arzı ile hatt-ı şerîf gelüp hâlâ mutasarrıflardır. Se …
Ve hâkim şerîf olanın taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu (---) bin altundur. Mısır Y 332b emîrü'l-haccı getirir. Ve Yenbû‘ü'l-berr'in ve Yenbû‘ü'l-bahr'in ve bender-i Cidde'nin nısf gümrükleri şürefânındır. Anlar tarafından birer âdem zabt eder. Fâtih-i Yemen Sinân Paşa arzı ile hatt-ı şerîf gelüp hâlâ mutasarrıflardır. Senevî iki yüz kîse olur. Ve Hind ü Yemen ve Arab u Acem ve Mağrib'den ve'l-hâsıl cümle İslâm diyârından beşer Mısır hazînesi altun nezerât gelüp üç bin mikdârı Arab ve Ervâm askerine verüp hükûmet eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y332a–Y332b ·
metinde göster ·
… r. Mısır vezîri tarafından bir livâ-yı Mısır hâkimdir. Beş yüz âdem ile Ciddeyi
zabt eder
, ve's-selâm.
Ve dest-i hükmünde olan hâk-i pâkde aslâ tîmâr ve ze‘âmet ve emânet ve mukâta‘ât yokdur. İllâ Cidde ve Yenbû‘ü'l-bahr'de vardır. Anlardan kendülere ve Cidde kuluna â’ideleri vardır. Ammâ Cidde hükûmetinde alâkaları yokdur. Mısır vezîri tarafından bir livâ-yı Mısır hâkimdir. Beş yüz âdem ile Ciddeyi zabt eder, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y333a ·
metinde göster ·