… uhûru sene 1007. Yemişci Paşa'nın azli ve ba‘dehu katli ve Kızılbaş'ın Tebrîz'e
zafer bulduğu
ve Kızılbaş Nahçıvân'a istîlâ etdüği ve Revân kal‘asın Kızılbaş aldığı ve Serdâ …
Celâlî Karayazıcı ve karındaşı Deli Hasan zuhûru sene 1007. Yemişci Paşa'nın azli ve ba‘dehu katli ve Kızılbaş'ın Tebrîz'e zafer bulduğu ve Kızılbaş Nahçıvân'a istîlâ etdüği ve Revân kal‘asın Kızılbaş aldığı ve Serdâr Cığalazâde'nin vefâtı sene 1002. Gence ve Şirvân'a Kızılbaş'ın istîlâsı sene 1012 (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 58b ·
metinde göster ·
… Abaza üzre serdâr olduğu ve Bağdâd'a Kızılbaş'ın Çopur Bekir nâm şakînin eliyle
zafer bulduğu
sene 1033.
Günden güne İslâmbol içre isyân [u] tuğyân-ı aşkıyâ şuyû‘ bulup şerî‘at dinlenilmez oldu. Abaza Paşa Erzurûm'da celâlî olup Vezîr Mahmûd Paşa, Abaza üzre serdâr olduğu ve Bağdâd'a Kızılbaş'ın Çopur Bekir nâm şakînin eliyle zafer bulduğu sene 1033.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 61b ·
metinde göster ·
… alde Kızlar Ağası ve kalyon sâhibi İbrâhîm Çelebi dahi şehîd olup küffâr gemiye
zafer bulup
yedek ile cezîre-i Girid'de kal‘a-i Hanya limanına varup lenger-endâht olup yat …
Sebeb-i feth-i Hanya oldur kim ibtidâ Sultân Ahmed Hân'ın mübârek nefeslerinin te’sîridir kim feth-i Girid evlâdı İbrâhîm Hân'a müyesser oldu. İnşâ’allâh Ahmed Hân'ın Venedik'den Girid cezîresin Yeni Câmi‘e vakf olmağiçün ricâ etdiği tahrîr olunur. Ammâ mezkûr senede İbrâhîm Hân'ın Dârü's-sa‘âde Ağası Sünbül Ağa âzâd 77b olup ve Esîrî Mehemmed Efendi ma‘an Sünbül Ağa ile Mısır'a müteveccih olmağiçün İbrâhîm Çelebi nâm {re’îsin} bir azîm karavana kalyonununa üç bin kadar huccâc ü züvvâr ve tüccâr girüp Mısır'a giderken Değirmenlik nâm cezîre önünde altı pâre Malta gemisi bu İbrâhîm Çelebi kalyonun ihâta edüp bî-eyyâm mahalde döğe döğe iki günde kalyon içre ibâdullâh az kalup ol mahalde Kızlar Ağası ve kalyon sâhibi İbrâhîm Çelebi dahi şehîd olup küffâr gemiye zafer bulup yedek ile cezîre-i Girid'de kal‘a-i Hanya limanına varup lenger-endâht olup yatdı. Ahidnâme-i Hayreddîn Paşa'da eyle der kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 77a–77b ·
metinde göster ·
… yer götürmez deryâ-misâl asker ile bu kal‘ayı yedi ay muhâsara edüp bir vecihle
zafer bulmayup
hâ’ib ü hâsir gitmişdir. Gerçi iç ildir ammâ bir celâlî mütehassın olmasın içün …
Bu kal‘anın altı, serâpâ mağaralar ile müzeyyen olup ibret-nümâ gâr-ı yetimânlar vardır. Hatta Celâlî Karayazıcı ve Kara Sa‘îd asrında cümle a‘yân-ı vilâyet cemî‘î zî-kıymet esbâb [u] eşkâllerin bu mağaralara ve bu kal‘aya hıfz edüp ehl [u] iyâlleriyle masûn [u] mahfûz olmuşlardır. Hatta Timur-ı bî-nûr yer götürmez deryâ-misâl asker ile bu kal‘ayı yedi ay muhâsara edüp bir vecihle zafer bulmayup hâ’ib ü hâsir gitmişdir. Gerçi iç ildir ammâ bir celâlî mütehassın olmasın içün dizdâr ağası ve (---) aded neferâtları da dîde-bânlık eyleyüp kapusunda pür-silâh âmâde dururlar. Ammâ aşağı kal‘ası şehrin tâ ortasından cereyân eden nehr-i Tozanlı kenarında yalın kat dîvârlı bir alçacık taş binâ kal‘adır, cirmi ma‘lûmum değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 280b ·
metinde göster ·
… ristân imiş. {Sene 1012 Mehemmed Hân-ı Sâlis asrında dest-i Osmânlıda iken Acem
zafer buldu}
Sene 1045 târîhinde Fâtih-i Revân Murâd Hân-ı zamân ba‘de'l-feth-i Revân bu şeh …
Evsâf-ı şehr-i Azîm Karabâğlar: Bu şehri ibtidâ Menûçehr binâ etmişdir. Şehr-i atîkdir kim hâlâ Nahşıvân hâkinde başka sultânlıkdır. Zamân-ı kadîmde azîm imaristân imiş. {Sene 1012 Mehemmed Hân-ı Sâlis asrında dest-i Osmânlıda iken Acem zafer buldu} Sene 1045 târîhinde Fâtih-i Revân Murâd Hân-ı zamân ba‘de'l-feth-i Revân bu şehre gelüp meks etdikde kadîm-i eyyâmda İreme zâtü'l-‘imâd misilli ma‘mûr olan şehri asker-i deryâ-misâline fermân edüp ân-ı vâhidde harâb u yebâb ve der-i dîvârların türâb, halkının ciğerin kebâb edüp hâlâ âsâr-ı inhidâmları zâhir u bâhirdir. Tîmur Hân bu Karabâğlar'da kışlayup refâhiyyet üzre geçinmişlerdir. Tâ bu mertebe ma‘mûr [u] âbâdân sahrâ-yı bî-pâyândır. Ve üç kerre Süleymân Hân ve niçe kerre serdârlar asâkîr-i bî-pâyânlar ile beşer altışar ay meks edüp ganîmet üzre geçinmişlerdir. Lâkin Murâd Hân-ı Râbi‘in harâb etdüğünden beri yine imâr olmadadır. Ammâ güneşde zerre ve deryâda katre-misâl imâr olmamışdır. Huddâmlarımız kırk minâre addetmişlerdir. Hamd-i Hudâ bu şehrin âb [u] hevâsı letâfetinden tabî‘atımız hoş olup esb-süvâr ba‘zı refîkler ile şehri sehl temâşâ etdik. Mihmândârımız takrîri üzre on bin mikdârı bâğlı ve bâğçeli hâneler ve yetmiş mihrâb, kırkı minâreli câmi‘ler ve hân ve hammâmı ve esvâkları vefret üzre ammâ henüz dahi imâr olmadadır. Ve hevâsının letâfet cihetinden vech-i hüsnlü mahbûb u mahbûbelerine râst gelirdik. Ve me’kûlât ü meşrûbâtının [ve] memdûhât-ı müsmirrâtının kesreti bir diyârda yokdur. Kara Bâğlar desek vechi vardır. Elçi ile bir bâğda teferrüc ederken Yezdan Kulu nâm bir bâğbân yigirmi altı gûne emrûd-ı âbdâr getirdi. Meleçe ve Abbâsî ve Ürdibâri demek ile ma‘rûf ve memdûh emrûd-ı hoş-horları olur kim tenâvül edenin üzerine elbette âb-ı zülâli cüllâb-ı katr-ı nebât gibi cereyân eder. Gâyet lezîz emrûdları ve la‘lgûn gülnârları olur. Ve esvâk-ı şâhîsinde pâk u pâkîze işbâzlarında gûnâ-gûn Revân pirinci pilâvları ve herîsesi güyâ sıfr gibi leziz ve râyiha-i tayyibesi vardır. Ve işbâzları gâyet pâkdir. Zîrâ cümlesi müslimdir. Bu Acem diyârında cümle me’kûlât [ü] meşrûbât füruht edicilerde aslâ Ermeni ve Urum yokdur. Aslında Urum keferesi aslâ ve kat‘â yokdur. Meğer ticâret ile gelüp gide. Ammâ Yahûdî ve Şi‘î ve Teberrâ‘î ve Kurâyî çokdur. Ve melâhide ve zenâdıka ve Ca‘ferî ve Cebrî ve Kaderî ve Hurûfî ve Zemînî (---)(---)(---)(---) Bu mezheb-i bâtıllı furak-ı dâlle gâyet çokdur. Bu Karabâğ'ı seyr [u] temâşâ edüp yine cânib-i kıbleye 9 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 294b ·
metinde göster ·
… ine sa‘b u metîn kal‘adır. Cânib-i selâsından bir vecihle düşman meterise girüp
zafer bulmak
mümkün değildir.
Ammâ mahsûlât-ı hubûbâtı çokdur. Ve ahâlîsi gâyet zinde âdemlerdir, ticâret ve zirâ‘at ile geçinirler bir alay guzât-ı müslimîndir. "Şöhret âfetdir" deyü fakîrânice ve fevkânî ve tahtânice beytü'l-hazenleri var. Cümleden mükellef Ulu Câmi‘ kurbunda Paşa Sarâyı ma‘mûrdur. Yukarı kal‘a altındadır ve mahkeme-i şer‘-i Rasûl-i mübîn bu sarây kurbundadır ve alaybeği hânesi mahkemeye muttasıldır. Ve kul kethüdâsı ve çavuşlarının hâneleri bu mahaldedir kim ma‘mûr hânelerdir. Ve bu kal‘anın kıble cânibi göl olmağıla ve kapusu ve Orta kapu tarafı dahi halîc olmağıla bu aşağı kal‘anın handakı yokdur ammâ yine sa‘b u metîn kal‘adır. Cânib-i selâsından bir vecihle düşman meterise girüp zafer bulmak mümkün değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 324b ·
metinde göster ·
… na zenbûr gibi üşdüler ve niçe yerde döğüşdüler, ammâ bir mîr-i mîrân şehzâdeye
zafer bulamayup
Sâ‘at Çukuru nâm mahalde hâlâ Şehzâde Bâyezîd'in kırdığı askerlerin mezârları m …
Bâyezîd-i derdmend ü müstemend oğlu Orhân ile at başı beraber bakiyyetü's-seyf yedi yüz kimesne ile Amasiyye-i gâsiye deyüp cân atdı. Ol gice Kuduz Ferhâd-ı bed-nihâd ve Aka Seyfeddîn nâm bî-dîn ve niçe yüz bed-nâm u bed-asl u nâ-fercâm hâ’inler Şehzâde Bâyezîd'in ırkına girüp "Sana hâlâs Acem şâhına firâr etmeden gayri çâre yokdur" deyü iğvâlar edüp Şehzâde Bâyezîd babası Süleymân Hân'a bir nâme-i muhabbet-üslûb içinde "Benim şekâvetime sebeb Lala Mustafâ Paşa ve Rüstem Paşa mel‘ûnlar olmuşdur. Rûz-ı mahşerde hakkımdır, işte benim pederim pâdişâhım işte şâh-ı Aceme havfımdan firâr etdim" deyü Süleymân Hân'a nâmeyi gönderüp kendüsü Amasiyye'den dörd aded evlâdın alup yedi yüz müsellah askeri ile cemî‘i girân-bahâ âvân-ı cevâhirlerin alup Sivas üstünden Revân u İsfahân deyüp giderken Temerrüd Alî Paşa Sivas beğlerbeğisi iken şehzâde havfından Sivas kal‘asına kapandı ve mukaddemâ "Şehzâde Bâyezîd ol tarafa varırsa yol verme!" deyü emr-i şerîfler vârid olmuşdu ve Toykun Paşa birâderi Mustafâ Paşa Malâtiyye hâkimi idi ve niçe beğler ve paşalar Bâzeyîd Hân'ın ardına düşdüler ve başına zenbûr gibi üşdüler ve niçe yerde döğüşdüler, ammâ bir mîr-i mîrân şehzâdeye zafer bulamayup Sâ‘at Çukuru nâm mahalde hâlâ Şehzâde Bâyezîd'in kırdığı askerlerin mezârları ma‘lûmdur. Zîrâ şehzâde 77b Konya'da münhezim olup Amasiyye'den sonra on iki bin cân ve başdan geçmiş ölüm eri "Benem diger nîst!" diyen âdemler cem‘ eyleyüp azm-i İrân-zemîn etmişdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 77a–77b ·
metinde göster ·
… ûşirvân tasaddurundan halâs olup bu Arabkîr'de asker sâhibi olup Enûşirvân üzre
zafer bulup
bu Arabkîr'i mâl-ı ganâ’im-i Enuşirvân ile imâr etdüğünden Arabkîr derler. Niçe …
Evvelde bânîsi ma‘lûm değildir. Lakin Hazret-i Risâlet-penâh yedi sinne bâliğ iken Arab Hâtem-i Tayy Medâyin'de Enûşirvân derdinden Mekke'ye gelüp Hazret-i Resûl'e buluşup Hazret'in dedesi Abdülmuttalib yüz yigirmi yaşında idi. Anların izniyle bu Hâtem-i Tayy bu Arabkîr'e gelüp mesken edinüp Enûşirvân tasaddurundan halâs olup bu Arabkîr'de asker sâhibi olup Enûşirvân üzre zafer bulup bu Arabkîr'i mâl-ı ganâ’im-i Enuşirvân ile imâr etdüğünden Arabkîr derler. Niçe mülûkden mülûke intikâl edüp âhir Âl-i Selçukiyân destine girüp andan sene 816 târîhinde Çelebi Sultân Mehemmed destine girüp Süleymân Hân tahrîrî kânûnı üzre Sivas eyâletinde sancakbeği tahtıdır. Beğinin hâssı (---) akçedir. Timar (---) ve ze‘âmeti (---) ve alaybeğisi ve çeribaşısı vardır. Hîn-i gazâda cümle iki bin müsellah asker olur. Ber-vech-i adâlet paşasına on bin gurûş olur. Üç yüz pâyesiyle şerîf kazâdır. Senevî iki bin gurûş hâsıl olur. Şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve kethüdâyeri ve yeniçeri-serdârı ve kal‘a dizdârı ve neferâtları ve muhtesibi ve şehir subaşısı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 82a ·
metinde göster ·
… at Çemişkezek derler. Niçe bin mülûk eline girmişdir, ammâ Cemşîd üzerine gelüp
zafer bulamayup
hâ’ib ü hâsır Âyasuluğ vilâyetine gidüp anda rubûbiyyet da‘vâsı edüp ekâlîm-i s …
Sebeb-i tesmiyyesi oldur kim Cemşîd'in bir gulâmı bir (---) firâr edüp bu sa‘b diyârda karâr edüp mâl-i Kârûn'a mâlik olup Cemşîd havfından bu kal‘ayı inşâ etdiklerinden Cemşîd-kenîzekden galat Çemişkezek derler. Niçe bin mülûk eline girmişdir, ammâ Cemşîd üzerine gelüp zafer bulamayup hâ’ib ü hâsır Âyasuluğ vilâyetine gidüp anda rubûbiyyet da‘vâsı edüp ekâlîm-i seb‘a pâdişâhların cümle kendüye râm etdi. İllâ Şeddâd ibn Âd mutî‘ olmayup oğluyla Melik Dahhâk yüz bin askere sipahsalâr-ı mu‘azzam edüp Cemşîd'i Ayasuluğ'da kam‘ edüp ceng-i azîm ile Cemşîd'i rûm‘ edüp erre ile Cemşîd'i iki pâre edüp cümle mahlûk-ı Hudâ derd [ü] mihnetden emîn olup maşadı hâlâ Ayasuluğ'da yatar. Kefereler her bâzâr varup devr ederler. Andan kenîzek-i Cemşîd bu Çemişkezek'de müstakil hâkim oldu. Niçe yüz sene gâh Ekrâd-ı Abbâsiyân gâh Acem-i Azerbaycân mutasarrıf olup âhir sene (---) târîhinde Selîm Şâh-ı Evvel'e, ahâlîsi mutî‘ olup hâlâ Diyârbekir eyâletinde sancakbeği tahtıdır. Beğinin hâssı 334.223 akçedir. Ze‘âmet 2 ve timar 17 ve alaybeği ve çeribaşısı vardır. Hîn-i seferde beğinin zîr-i livâsında cümle bin yüz aded müsellah askeri olur. Yüz elli akçe kazâdır. Müftî ve nakîbi ve muhtesibi vardır. Dizdârı ve kal‘a neferâtı dahi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 84a ·
metinde göster ·
… üzre binâ olunmağın düşman muhâsara etse bir tarafından lâğım [u] meteris sürüp
zafer bulmak
mümkin değildir. Meğer bir sene muhâsara olunup derûn-ı kal‘ada kaht [u] galâ o …
Bu kal‘anın burc [u] bârûları üzre aşağıda cereyân eden Şatt-ı azîme nazar olundukda mezkûr nehir gûyâ bir tur‘acik gibi nümâyândır. Bu kal‘anın ol tarafı tâ bu mertebe kulle-i feleğe kad-keşân olmuşdur. Ammâ yıldız tarafı ve garb u cenûb ve kıble tarafları düz zemîndir. Ve dîvârınun kaddi cümle kırk zirâ‘-ı melikî-i âlîdir ve onar arşın arîz esâs-ı dîvârı vardır. Ve dâ’iren-mâdâr cümle kulle-i bülendlerdir. Ve cümle (---) aded dendân-ı bedendir. Ve bu kal‘a-i müzeyyen siyâh seng-i tırâş ile mebnî olduğundan "Kara Âmid" derler. Ve üstâd-ı sâhib-hendese bu kal‘ayı şekl-i murabba‘dan şimâl [u] cenûba tûlânîce binâ edüp cümle kulleleri ve dendân-ı bedenleri birbirine nâzırdır. Hîn-i muhâtarada birbirini korudur. Ve seng-i hârâdan inşâ olunmak ile zemîni dahi yalçın kaya üzre binâ olunmağın düşman muhâsara etse bir tarafından lâğım [u] meteris sürüp zafer bulmak mümkin değildir. Meğer bir sene muhâsara olunup derûn-ı kal‘ada kaht [u] galâ olup kal‘ayı teslîm ideler. Ve şekl-i murabba‘ının şarkîsi derk-i esfel olmağile handak lâzım değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 200a ·
metinde göster ·
… bu kal‘aya neden yığılmışdır kim bu toprakdan Allahümme âfinâ düşman bu kal‘aya
zafer bulur
deyü su’âl etdi.
deyü paşa-yı âkıbet-endîş ser-i kârda olmak içün pes ü perdeden bir iş görmeğe kasd edüp ale's-sabâh cümle a‘yân u kibâr ile ve yeniçeri ağası ve müftî ve nakîbü'l-eşrâf ve monlâ ile kola binüp Van kal‘asının ta‘mîr ü termîmi ve muhtâc olan rahnedâr yerlerin keşf ederken gördü kim Van'ın cânib-i şimâlîsinde Van kayasına muttasıl kûh-ı bî-sütûn var. Hâk-i amber-âsâ yığılmış bu toprak bu kal‘aya neden yığılmışdır kim bu toprakdan Allahümme âfinâ düşman bu kal‘aya zafer bulur deyü su’âl etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 248b ·
metinde göster ·
… iler: "Sultânım, bu türâbı üç yılda bu Van kayasına Timur sürüp yığmışdır. Âhir
zafer bulamayup
yıkılup gitmişdir. Sonra sene (---) târîhinde Kel Rüstem Hân yedi ay bu kal‘ayı …
Cümle ihtiyâr-ı Van eyitdiler: "Sultânım, bu türâbı üç yılda bu Van kayasına Timur sürüp yığmışdır. Âhir zafer bulamayup yıkılup gitmişdir. Sonra sene (---) târîhinde Kel Rüstem Hân yedi ay bu kal‘ayı muhâsara edüp bu türâb üzre dahi türâb yığup kal‘aya zafer bulma sadedinde iken Âl-i Osmân tarafından Demirkazık Halîl Paşa ve Kara Murtezâ Paşa imdâda yetişüp Kel Rüstem Hân metrislerin bırağup firâr ederken biz dahi Van'ın üç kapusun açup ale's-seher ceyş-i Acem'i basup kıra kıra sekiz bin kelle ve üç bin diri ve yetmiş bin gülle ve bin şüdde barûd ve sekiz yüz katar deve ve bu kadar bin kara çubuk atlar ve sâ’ir hayme vü hargâhlar ve bu kadar ordu-yı bâzâr-ı şâhî ve üç yüz yigirmi aded darbzen top-ı sipâhî ve yigirmi aded balyemez top-ı gümrâhî bırakdırup ana göre mâl-ı ganâ’im bırakdırup hâlâ ol zamândan berü bu türâb yığılı kalmışdır" dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 248b ·
metinde göster ·
… tem Hân yedi ay bu kal‘ayı muhâsara edüp bu türâb üzre dahi türâb yığup kal‘aya
zafer bulma
sadedinde iken Âl-i Osmân tarafından Demirkazık Halîl Paşa ve Kara Murtezâ Paşa …
Cümle ihtiyâr-ı Van eyitdiler: "Sultânım, bu türâbı üç yılda bu Van kayasına Timur sürüp yığmışdır. Âhir zafer bulamayup yıkılup gitmişdir. Sonra sene (---) târîhinde Kel Rüstem Hân yedi ay bu kal‘ayı muhâsara edüp bu türâb üzre dahi türâb yığup kal‘aya zafer bulma sadedinde iken Âl-i Osmân tarafından Demirkazık Halîl Paşa ve Kara Murtezâ Paşa imdâda yetişüp Kel Rüstem Hân metrislerin bırağup firâr ederken biz dahi Van'ın üç kapusun açup ale's-seher ceyş-i Acem'i basup kıra kıra sekiz bin kelle ve üç bin diri ve yetmiş bin gülle ve bin şüdde barûd ve sekiz yüz katar deve ve bu kadar bin kara çubuk atlar ve sâ’ir hayme vü hargâhlar ve bu kadar ordu-yı bâzâr-ı şâhî ve üç yüz yigirmi aded darbzen top-ı sipâhî ve yigirmi aded balyemez top-ı gümrâhî bırakdırup ana göre mâl-ı ganâ’im bırakdırup hâlâ ol zamândan berü bu türâb yığılı kalmışdır" dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 248b ·
metinde göster ·
… yedi kerre yüz bin asker-i bî-pâyân ile toprak sürüp muhâsara edüp bir vech ile
zafer bulmayup
hâ’ib [ü] hâsir gitmişdir. Hâlâ kal‘a-i Van'a yığdığı torbahı kûh-ı Demâvend ki …
Ammâ deryâ içre olan cezîrelerde kal‘a-i ibret-nümâlardır ki tahrîr olunur. Evvelâ cezîre-i Rodos'da kal‘a-i Eski Rodos ve kal‘a-i Lindoz, bu iki kal‘a bî-hâ’ildir, evc-i âsumâna berâber kal‘alardır ammâ hâlâ Rodos gibi edîm-i arzda bir kal‘a-i bî-adîl yokdur, ammâ alçakda benî Âdem kârıyla sa‘b olmuşdur. Süleymân Hân bizzât toprak sürüp almışdır. Ammâ bâlâda cümle tahrîr etdiğim kılâ‘-ı metîneler yed-i kurdet ile min indillah havâlesiz kılâ‘-ı sedd-i İskender'lerdir kim ne toprak sürmek ve top urmak ile zafer mümkin değil kılâ‘lardır. Ancak muhâsara ile zebûn olur. Cezîre-i İstanköy'de kal‘a-i Heli ve kal‘a-i Andemâhî kal‘aları dahi evc-i âsumâna ser çekmiş yalçın kayalar üzredir ammâ yine cümle zikr olunan kılâ‘lara kal‘a-i Van ve kal‘a-i Mardin ve kal‘a-i İmâdiyye ve kal‘a-i Dühek ve kal‘a-i Amîk-i Var'dır ammâ cümle kılâ‘lara sultân, {kal‘a-i} Van'dır. Üç sene Timur Şâh yedi kerre yüz bin asker-i bî-pâyân ile toprak sürüp muhâsara edüp bir vech ile zafer bulmayup hâ’ib [ü] hâsir gitmişdir. Hâlâ kal‘a-i Van'a yığdığı torbahı kûh-ı Demâvend kimi yığılmışdır. Hatta bu kal‘a-i Van hakkında Şeyh Sa‘dî hazretleri Gülistân'ında Van'ı şehrengîz etmişdir. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 250b ·
metinde göster ·
… bekâr bâğîleri havfinden yolların tîre eylemişler kim bir tarafdan düşman şehre
zafer bulursa
daracık yollarda izdihâm olup usret üzre yâğîler geçerken her hânenin dâm u bâm …
Ve bu şehrin cemî‘i şâhrâhları gâyetü'l-gâye teng [ü] tardır. 325b Zîrâ Urbân ve Ekrâd-ı nâbekâr bâğîleri havfinden yolların tîre eylemişler kim bir tarafdan düşman şehre zafer bulursa daracık yollarda izdihâm olup usret üzre yâğîler geçerken her hânenin dâm u bâmlarından ve revzen ü câmlarından ve kâ‘a vü şâhnişînlerinden hâne sâhibleri ok ve tüfeng ve saban ve seng nisâr edüp düşmandan intikâm almak mülâhazasıyla şehrin yolların şehr-i Mısır derbleri gibi daracık eylemişlerdir. Hakkâ ki şehr-i Rey'ün her hânesi cezîre-i Sakız hâneleri ve Haleb kâ‘aları gibi kal‘a-misâl hânedân-ı pür-meâldir. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 325a–325b ·
metinde göster ·
… aded lağım yerinden atılup hücûmlar oldu. Mümkin olup bir vech ile bir yerinden
zafer bulunmadı
. Âhir kırkıncı gün ki tamâm oldu, Sadrıa‘zam Tayyâr Mehemmed Paşa şehîd oldu ve …
Hikmet-i Hudâ topların münhedim etdiği yerlerden yigirmi kerre belkim yürüyüşler oldu. Ve on altı aded lağım yerinden atılup hücûmlar oldu. Mümkin olup bir vech ile bir yerinden zafer bulunmadı. Âhir kırkıncı gün ki tamâm oldu, Sadrıa‘zam Tayyâr Mehemmed Paşa şehîd oldu ve Kapudan Kara Mustafâ Paşa sadrıa‘zam olduğu ân Bağdâd'a eyle hücûmlar oldu kim Kızılbaşların başları yine kaygulu işe uğradı. Gördüler kim gayrı çâre yok. Hemân burc [u] bârûlar üzre beyâz emân bayrakları diküp "Amân, el-amân, ey güzîde-i Âl-i Osmân! Cığı cığı dâd u havar ey muhibb-i Çâr-yâr ve Düldül-süvâr Alî-i kerrâr!" deyü feryâd [u] nâlân-ı sad-hezâr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 336b ·
metinde göster ·
… kal‘a-i Hille'yi gördü kim harâbe mü’eddî olmuş ammâ Bağdâd'a bundan rahne irüp
zafer bulmak
mülâhazasında olup kal‘a-i Hille'ye asker-i deryâ-misâli üşürüp mukaddemâ hâk-i …
Şehr-i azîm ve belde-i kadîmdir. Sene (---) târîhinde Âl-i Abbâsiyân'dan el-Melikü'l-Fîhâ Cedallah ibn el-Mütevekkil Alallah binâsıdır. Cezîre-i Dicle'de nehr-i zülâl Furât-ı helâl sâhilinde bender-i sevâd-ı mu‘azzam imiş. Niçe mülûkdan mülûka intikâl edüp niçe kerre imâr ve niçe kerre harâb olmuşdur. Ba‘dehû sene 1040 târîhinde Âl-i Osmâniyân'dan Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘in serdâr-ı mu‘azzamı olan Hüsrev Paşa Bağdâd'ı muhâsara edüp bî-feth avdet etdikde bu Hille kal‘asına Hüsrev-i Şîr şîrâne vü dilîrâne gelüp deryâ-misâl askeriyle taht-ı Hille'de serâperde-i Hüsrevânesiyle meks etdikde bu kal‘a-i Hille'yi gördü kim harâbe mü’eddî olmuş ammâ Bağdâd'a bundan rahne irüp zafer bulmak mülâhazasında olup kal‘a-i Hille'ye asker-i deryâ-misâli üşürüp mukaddemâ hâk-i pâk ile mebnî olan sûr-ı üstüvârın müceddeden yine top ve tula ve kerpiç ve kec ve Horasânî ve kireç ile bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn edüp bir handak-ı amîk ü arîz edüp handak içinden nehr-i Furât'ı deverân u cereyân edüp nehr-i Furât üzre bir araba ubûr olunur bir cisr-i haşeb inşâ edüp cümle cebehâne vü levâzımâtların kemâkân müheyyâ edüp üç bin sipâh ve iki bin piyâde yeniçeri ve topçu ve cebeci ve gayrı muhâfazacı kodu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 352a ·
metinde göster ·
… tahassun edüp kâmil üç sene kefere-i Rûm muhâsara edüp bir vecihle bir tarafdan
zafer bulamayup
Rûm keferelerinin hâ’ib ü hâsir gitdiklerin mufassal yazmış. Ya‘nî tâ bu merteb …
Hatta be-kavl-i Yarmenî-i Mıkdısî bu kal‘a-i İmâdiyye Dârâ Şâh tahassun edüp kâmil üç sene kefere-i Rûm muhâsara edüp bir vecihle bir tarafdan zafer bulamayup Rûm keferelerinin hâ’ib ü hâsir gitdiklerin mufassal yazmış. Ya‘nî tâ bu mertebe kûh-ı bülend üzre bennâsız binâ olunmuş kal‘a-i zîbâdır. Ve sâhib-hurûc Timur Hân dahi kal‘a-i Van ve kal‘a-i Mardin'e ve kal‘a-i Amasiyye ve bu kal‘a-i İmâdiyye'ye aslâ bir çâre edemeyüp me’yûs ve hüsrân gitmişdir. Ve ol asırda bu İmâdiyye hâkinde kûh-ı bâlâlar içre bin yedi yüz pâre kend-i ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar olup dağ u taşı âdem deryâsı imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 377a ·
metinde göster ·
… ayı yüzer bin asker-i Rus-ı menhûs ile altı kerre muhâsara edüp hamd-i Hudâ bir
zafer bulmayup
hâ’ib ü hâsir gitmişdir.
Ve bu bölme kal‘ada cümle yüz aded şindire tahta örtülü evlerden gayrı bir imâret şey yokdur. Ve bu Yukarukal‘a on iki aded tahta örtülü metîn ve müstahkem kulle-i azîmlerdir kim her birinde beşer altışar pâre balyemez topları var. Ve bu kal‘anın dörd köşesinde olan başka kal‘a-misâl kulle-i azîmler üzre sağîr ü kebîr yüzer aded şâhâne topları olup her kullede yüzer 38a ve yüz ellişer aded kâfirin top gülleleri saplıdır, zîrâ Berebaş kâfiri bu kal‘ayı yüzer bin asker-i Rus-ı menhûs ile altı kerre muhâsara edüp hamd-i Hudâ bir zafer bulmayup hâ’ib ü hâsir gitmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 37b–38a ·
metinde göster ·
… muhâsara edüp ne bir baş ve ne bir dil alınmak mümkün olmayup bir tarîk ile bir
zafer bulunmadı
. Âhirü'l-emr Nûreddîn Sultân gördü kim günden güne iş gerü kalır. Âhir bu re’y …
Hulâsa-i kelâm bu taburu kâmil iki gün muhâsara edüp ne bir baş ve ne bir dil alınmak mümkün olmayup bir tarîk ile bir zafer bulunmadı. Âhirü'l-emr Nûreddîn Sultân gördü kim günden güne iş gerü kalır. Âhir bu re’y [u] tedbîr-i müstahsen görüp asâkir-i Tatar içre ne kadar salb [u] siyâsetden rehâ bulmuş şakî veled-i zinâ-yı cüst ü çâpük ü çâlâk düzdân ve ayyâr pehlivân yiğitler var ise anları katına kığırup hezârân va‘deler ile anlara istimâletler verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 42b ·
metinde göster ·
… ğundan ve Lipova kal‘asına tekrâr küffâr-ı dûzah-karâr Erdel kralı elinden alup
zafer bulduğundan
pâdişâh-ı gerdûn-vakâr Rûmeli vezîri Serdâr Mehemmed Paşa'ya muğber-hâtır olup …
Andan sene-i âtîde Sultân Süleymân Hân Edirne'ye azîmet eyleyüp mukaddemâ Tımışvâr kal‘asının fethine sû’-i tedbîr ve te’hîr olunduğundan ve Lipova kal‘asına tekrâr küffâr-ı dûzah-karâr Erdel kralı elinden alup zafer bulduğundan pâdişâh-ı gerdûn-vakâr Rûmeli vezîri Serdâr Mehemmed Paşa'ya muğber-hâtır olup serdârlıkdan ma‘zûl edüp Vezîr-i Sânî Ahmed Paşa'yı serdâr-ı sipehsâlâr ta‘yîn eyleyüp kırk oda yeniçeri ile sekbânbaşı ve aşağı bölük ağaları ve topçu ve cebeci ve on yedi mîr-i mîrân ve kırk aded mîr-i livâ ve Budin Vezîri Alî Paşa'yı ma‘an ta‘yîn eyleyüp sene 959 mah-ı Rebî‘ulâhir'inin yigirmi yedinci günü ednâ'l-arz olan mahmiyye-i Edirne'den serdâr-ı müşârün-ileyh deryâ-misâl asker-i nusret-me’ser ile çıkup kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil edüp adl [ü] insâf ederek şehr-i Belgrad'da meks-i hıyâm edüp andan nehr-i Tuna cisrinden ubûr edüp şehr-i Ramazânü'l-mübârekin beşinci gün kal‘a-i Tımışvâr'a amân u zamân vermeyüp on altı aded balyemezler ile yedi yerden asker döküp kal‘a döğüp bir günde yedi aded yerlerin rahnedâr etdikde bir gecede handak içinden cereyân eden nehr-i Tımış'ı kesüp kal‘a-i Tımış kuruda kuruya kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 117b ·
metinde göster ·
… küffâr-ı hâksâr alup bu kal‘a altmış sene kâmil küffâr içinde kalup küffâr aslâ
zafer bulamamışlardır
ve niçe kerre bunun gâzîleri kâfire şebhûnlar edüp bozmuşlardır.
Bânîsi ismiyle müsemmâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Sene 959'da Süleymân Hân asrında be-dest-i Vezîr-i Sânî Ahmed Paşa fethi olup içinde olan küffârları kılıçdan geçmişdir. Hâlâ Yanova hâki hudûdunda vâki‘ olmuşdur kim evc-i âsumâna ser çekmiş bir yalçın kırmızı kaya üzre şahin yuvası gibi bir küçük seng-tırâş kal‘a-i sâhib-i savaşdır. Hattâ bu kal‘a-i bâlânın garb tarafında üç konak yer nehr-i Tuna ve kal‘a-i Göle ve şimâlinde kal‘a-i Yanova görünür. Bu kal‘anın cânib-i erba‘asın niçe kerre küffâr-ı hâksâr alup bu kal‘a altmış sene kâmil küffâr içinde kalup küffâr aslâ zafer bulamamışlardır ve niçe kerre bunun gâzîleri kâfire şebhûnlar edüp bozmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 121b ·
metinde göster ·
Ba‘dehû sene 941 târîhinde Gâzî Hüsrev Beğ Kilis kal‘asına
zafer bulmak
içün rikâb-ı hümâyûna arz edüp arzı hayyiz-i kabûlde vâki‘ olup bu kal‘a-i Soli …
Ba‘dehû sene 941 târîhinde Gâzî Hüsrev Beğ Kilis kal‘asına zafer bulmak içün rikâb-ı hümâyûna arz edüp arzı hayyiz-i kabûlde vâki‘ olup bu kal‘a-i Solin'in esâsı üzre şekl-i murabba‘ bir seng-i müstahkem kal‘a inşâ edüp içine er ve müstevfâ cebehâne kodukda, hemân o şehir tamâm olmadan kırk bin aded cünûd-i cünüb Nasârâlar kal‘a-i İspilet tarafından gelüp kal‘a-i Solin'i soluyarak muhâsara ederler. Hemân Murâd Voyvada ve Hüsrev Beğ ve sekiz aded ümerâlar dahi on bin asker ile kâfire yetişüp bi-emrillâhi Te‘âlâ Rim Papa askerin dahi der-ceng-i evvel kırup andan sâ’ir küffârları dahi tâ deryâya varınca kova kıra bakıyyetü's-suyûf olan Nasârâlar deryâda gark olup kal‘a-i Solin dest-i küffârdan halâs olduğundan mâ‘adâ kal‘a-i Kilis'i dahi bu yüzden muhâsara edüp sene 943 feth-i kal‘a-i Kilis be-dest-i Gâzî Hüsrev Beğ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 148b ·
metinde göster ·
… acar ve Kaşa banları Furuşka Macarlar bu kal‘ayı beşer altışar ay muhâsara edüp
zafer bulamamışlardır
, ammâ hâlâ Erdel krallarına tâbi‘dir.
Bu kal‘a dahi Erdel'e tâbi‘dir, ammâ niçe kerre Orta Macar ve Kaşa banları Furuşka Macarlar bu kal‘ayı beşer altışar ay muhâsara edüp zafer bulamamışlardır, ammâ hâlâ Erdel krallarına tâbi‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 10a ·
metinde göster ·
… mûş buyurmayasız" deyü Hüseyin Paşa'nın dahi bu yüzden Litre kal‘asına küffârın
zafer bulduğu
haber-i mûhişi gelince hemân ol ân Sadrıa‘zam-ı sâhib-kıran tuğlar ile sancağ-ı …
"El-hükmülillâh Litre kal‘asın küffâr muhâsara etdikde biz dahi asker cem‘ edüp kal‘a-i Litre'ye imdâd yetişdiğimiz mahalde derûn-ı hisârda mahsûr olan guzât-ı acûl acele edüp kal‘a-i Litre'yi küffâra vere ile verüp cümle askeri hâlâ kal‘a-i Uyvar'dadır. Pâdişâh sağ olsun, kal‘a-i Litre'yi sultânımın fermânıyla bu kulun feth etdi ve inşâallâh efendimin devletinde yine ben feth ederim. Hemân devletinde kal‘a-i Uyvar'ı muhâfaza edelim, ammâ sultânım kâfirin Pojon tarafından birkaç diller dutdum. Nemse çâsârının ve Kız kralın ve Danimarka kralının ve Zirinoğlu ve Beganoğlu ve yedi aded hersekler ve on iki aded ban olan segler cümle yüz bin asker ile Kanije kal‘ası üzre gitmeğe turvin ve müşâvere etdiklerinin ve dâr-ı menhûslarından azîm leşker ile Kanije üzre gitdiklerinin sıhhat haberin dillerden alup sultânım bir ayak evvel Kanije kal‘asına Tatar askerin gönderüp sa‘âdetle siz dahi Kanije üzre azîmet buyurmadan hâlî olmayup kal‘a-i Uyvar'da bizi dahi hayr du‘âdan ferâmûş buyurmayasız" deyü Hüseyin Paşa'nın dahi bu yüzden Litre kal‘asına küffârın zafer bulduğu haber-i mûhişi gelince hemân ol ân Sadrıa‘zam-ı sâhib-kıran tuğlar ile sancağ-ı Resûlullâh'ı Belgrad sarâyı havlısına du‘â vü senâ ile çıkarup ve kurbânlar kesilüp sene 1074 Ramazân'ının yigirminci gün cemî‘i ümmet-i Muhammed sâimü'd-dehr iken cümle guzâta iftâr fermân olundukda tiryâkîler Zirinoğlu kâfirine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 139a ·
metinde göster ·
… şemşîr ve niçe bini esîr-i bend-i zincîr olup hâ’ib ü hâsir olup bir vecih ile
zafer bulmayup
karârları firâra mübeddel olmuşdur. Hudâ-yı müte‘âl bu kulle-i metîni ve içinde …
Ve bu boğazdan taşra elli mîl alarka deryâ içre İşpanya vilâyetinin Pulya cezîresidir kim bu kullenin tâ alemi dibinde gözcü köşkü vardır, cezîre-i Pulya andan nümâyândır. Ve bu kullenin nehr-i Neretva aşrısı hâlâ isyânda olan Loboşka nâhiyemiz kâfirleri sâkinlerdir. Ve bu kulle kâfire böğür igi olduğundan niçe kerre bu kulle üzre onar on beşer bin küffâr ale'l-gafle gelüp bir ceng [ü] cidâle âheng etdikleri gibi kal‘adan bir top atılınca cânib-i erba‘asında olan kurâ vü kasabâtlardan yigirmi otuz bin âdem ân-ı vâhidde cem‘ olup küffâra niçe kerre kılıç urup niçe bini tu‘me-i şemşîr ve niçe bini esîr-i bend-i zincîr olup hâ’ib ü hâsir olup bir vecih ile zafer bulmayup karârları firâra mübeddel olmuşdur. Hudâ-yı müte‘âl bu kulle-i metîni ve içinde olan gâzîleri âfât-ı semeviyye ve âfât-ı araziyyeden masûn ve mahfûz ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 163b ·
metinde göster ·
… -i İskender'dir. Bu kal‘ayı dahi kerrât ile yedi kral muhâsara edüp küffâr aslâ
zafer bulamayup
hâ’ib ü hâsir gitmişlerdir.
Sitâyiş-i taşra varoş: 11a Bir vâsi‘ fezâda nehr-i Kış batmağı içinde şekl-i murabba‘dan tûlânî bu dahi palanka dolma rıhtım dîvârının enniliği kâmil elli ayak kalın ve âlî dîvârdır. Her tarafında tabya-i azîmeler ile âmâde ve her köşesinde dirseklerinde mazgallarıyla pîrâste bir kal‘a-i Sedd-i İskender'dir. Bu kal‘ayı dahi kerrât ile yedi kral muhâsara edüp küffâr aslâ zafer bulamayup hâ’ib ü hâsir gitmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 10b–11a ·
metinde göster ·
… ltân Mehemmed Hân-ı Sâlis asrında küffâr hîle ile kal‘a-i Yanık'a ağaç top atup
zafer bulup
içine leşkerin koduğu sene kal‘a-i Papa'yı ve kal‘a-i Tata'yı ve bu kal‘a-i Pes …
Ba‘dehu sene 1006 târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis asrında küffâr hîle ile kal‘a-i Yanık'a ağaç top atup zafer bulup içine leşkerin koduğu sene kal‘a-i Papa'yı ve kal‘a-i Tata'yı ve bu kal‘a-i Pespirim'i alup ilâ hâze'l-ân dest-i küffârda kalup amâr olmuşdur. Hâlâ bu mahalde asâkir-i İslâm bir sâ‘at ba‘îd Bakvan nâm bir derenin kenârında meks edüp cânib-i erba‘aya karavullar fermân olundu, zîrâ bu kal‘anın katanası gâyet şecî‘ ü bahâdır cerî mel‘ûnları olur. Hattâ altı bin cürd atlısı vardır, derler. Kal‘ası bir ormanlı dağlar içre
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 26b ·
metinde göster ·
… ârîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis asrında yedi ay küffâr kal‘a-i Hatvan'ı döğüp
zafer bulamadı
, ammâ Novigrad kal‘asın alup zafer buldu ve asâkir-i İslâm Hatvan altında münhe …
Ba‘dehu sene 1002 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis asrında yedi ay küffâr kal‘a-i Hatvan'ı döğüp zafer bulamadı, ammâ Novigrad kal‘asın alup zafer buldu ve asâkir-i İslâm Hatvan altında münhezim olup aceb rüsvâylık oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 34b ·
metinde göster ·
… di ay küffâr kal‘a-i Hatvan'ı döğüp zafer bulamadı, ammâ Novigrad kal‘asın alup
zafer buldu
ve asâkir-i İslâm Hatvan altında münhezim olup aceb rüsvâylık oldu.
Ba‘dehu sene 1002 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis asrında yedi ay küffâr kal‘a-i Hatvan'ı döğüp zafer bulamadı, ammâ Novigrad kal‘asın alup zafer buldu ve asâkir-i İslâm Hatvan altında münhezim olup aceb rüsvâylık oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 34b ·
metinde göster ·
zabt eyleyüp içinde olan cemî‘i ibâdullâhları cümle kılıçdan geçirüp sığâr u ki …
Ba‘dehu sene 1004 târîhinde Sultân Mehemmed-i Sâlis asrında küffâr kal‘a-i Hatvan'a zafer bulup zabt eyleyüp içinde olan cemî‘i ibâdullâhları cümle kılıçdan geçirüp sığâr u kibâr u nisvânların cümle esîr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 34b ·
metinde göster ·
… a‘dehu yine küffâr Sultân Ahmed Hân asrında küffâr Üstürgon kal‘asına sene 1013
zafer bulduğu
sene küffâr bu Filek kal‘asına istîlâ edüp ol zamândan berü altmış sene dest-i …
Ba‘dehu yine küffâr Sultân Ahmed Hân asrında küffâr Üstürgon kal‘asına sene 1013 zafer bulduğu sene küffâr bu Filek kal‘asına istîlâ edüp ol zamândan berü altmış sene dest-i Macar-ı füccârda kalup âhır-ı kâr sene 1073 târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ vezîri Köpürlüzâde Fâzıl Ahmed Paşa mühr ile serdâr-ı mu‘azzam olup Uyvar kal‘asın feth etdükde bu Filek kal‘asın dahi Tatar Hânzâde Ahmed Geray Sultân ve hâlâ Eğre vâlîsi Filibeli Pirinççi Mehemmed Paşa bu kal‘a-i Filek'i nehb ü gâret edüp hâlî ve mu‘attal 41a bırağup kalmışdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 40b–41a ·
metinde göster ·
… râd Hân-ı Sâlis asrının sene (---) târîhinde feth olup ba‘dehu sene 1002 küffâr
zafer bulup
altmış sene dest-i küffârda kalup eş-şükrü lillâh sene 1073 târîhinde Kaplan Pa …
Bu dahi bâlâdaki kal‘alar gibi Murâd Hân-ı Sâlis asrının sene (---) târîhinde feth olup ba‘dehu sene 1002 küffâr zafer bulup altmış sene dest-i küffârda kalup eş-şükrü lillâh sene 1073 târîhinde Kaplan Paşa Novigrad'ı döğerken küffâr-ı hâksâr havfinden bu kal‘ayı bırağup ihrâk etdi. Ve hâlâ henüz sulh içinde küffâr Leve ve Litre kal‘alarına bedel bu kal‘anın miftâhların Sadrıa‘zama verüp kal‘a ta‘mîr ü termîm olunup sâbıkâ Üstürgon beği Çerkes İskender Beğ Seçan beği olup yine Eğre eyâletinde sancak beği tahtı oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 41b ·
metinde göster ·
… Murâd Hân-ı Sâlis asrında dest-i Âl-i Osmân'da olup buna dahi küffâr sene 1002
zafer bulup
altmış sene dest-i küffârda kalup Perverdigâr'a sad lek hamd ü senâ olsun bu se …
Lisân-ı Macarca (---)(---) demekdir. Bânîsi serhadlilerin ve esîr papasların ma‘lûmları olmaduğundan bânîsi tahrîr olunmadı. Bu dahi Murâd Hân-ı Sâlis asrında dest-i Âl-i Osmân'da olup buna dahi küffâr sene 1002 zafer bulup altmış sene dest-i küffârda kalup Perverdigâr'a sad lek hamd ü senâ olsun bu sene 1074 de küffâr Leve [ve] Litre kal‘alarına bedel {bu kal‘a-i Germat'ı} verüp mîr-i livâlığı Budin alaybeğliğinden ma‘zûl Ömer Ağa'ya ihsân olunup sancak-ı İslâm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 41b ·
metinde göster ·
… âr Sultân Ahmed Hânî'de Hatvan kal‘asına istîlâ etdikde bu Buyak kal‘asına dahi
zafer bulup
hâlâ câmi‘imizin mihrâbı ve minberi altmış yıldan berü durur idi. Ve bu câmi‘ y …
Eşkâl-i kal‘ası: Evc-i semâya kehkeşân-âsâ ser çekmiş bir yalçın kanara kaya üzre Ustolni-Belgradı kurbundaki Çavga kal‘ası gibi bir sarp ve metîn ve bâlâ-yı bî-hemtâ kal‘adır, ammâ gâyet küçükdür. Bir tarafdan aslâ havâlesi yok Şeddâdî binâ bir kirmân-ı ra‘nâdır. Ancak bir kapusu ve içinde cebehânesi ve gılâl anbârları ve su sarnıçları ve bir sicn-i Yûsuf gibi amîk kemend ile dollâblar ile enilir gayyâ-misâl zindânı var. Mâ-tekaddem dest-i Âl-i Osmân'da imiş. Küffâr Sultân Ahmed Hânî'de Hatvan kal‘asına istîlâ etdikde bu Buyak kal‘asına dahi zafer bulup hâlâ câmi‘imizin mihrâbı ve minberi altmış yıldan berü durur idi. Ve bu câmi‘ yanında bir âb-ı hayât kuyusu var kim mâh-ı Temmûz'da suyu buz pâresidir. Gûyâ kûhken Ferhâd üstâd bu kayayı burgu veyâhûd makâb ile nakb edüp su çıkarmış. Kâmil toksan kulaçdır. Ve bu kal‘a kullelerinden aşağı bakmağa benî âdem cür’et edemez, ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 42a ·
metinde göster ·
bu Tata kal‘asına dahi istîlâ edüp ol asrdan berü dest-i küffârda kalmış bir ka …
Ba‘dehu sene 1010 târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis'de küffâr Ustolni-Belgrad'a zafer buldukda bu Tata kal‘asına dahi istîlâ edüp ol asrdan berü dest-i küffârda kalmış bir kal‘a-i garîbdir. Hâlâ Nemse çâsârının hükmünde bir mürtefi‘ bayır üzre bir Şeddâdî şekl-i muhammes iç kal‘ası vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 43b ·
metinde göster ·
… hedâları varoş taşrasında defn etmiş. Ba‘dehu küffâr üç seneden yine bu kal‘aya
zafer buldukda
Mahmûd Paşa'yı ve Yeniçeri Ağası Yahyâ Ağa'yı ve niçe ağaları ve niçe yüz iş er …
İbtidâ Sinan Paşa bu kal‘ayı feth ederken cümle şühedâları varoş taşrasında defn etmiş. Ba‘dehu küffâr üç seneden yine bu kal‘aya zafer buldukda Mahmûd Paşa'yı ve Yeniçeri Ağası Yahyâ Ağa'yı ve niçe ağaları ve niçe yüz iş erlerin kırup Sinân Paşa şehîdliği içre defn eder. Hâlâ niçesinin seng-i mezârlarında esmâları tahrîr olunmuşdur. Ve cemî‘i üsârâlarımızı hâlâ bunda defn ederler, etrâfları handak kesilmiş mezâristândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 48b ·
metinde göster ·
… l‘a-i Samartin'i dahi feth edüp üçüncü senede yine küffâr Yanık'a ve bu kal‘aya
zafer bulup
hâlâ Nemse çâsârı hükmünde evc-i âsumâna berâber bir yalçın kaya üzre beyâz inc …
Bânîsi bir Venedik Pirinc-piriminin kızlarından bir firav kız binâsıdır. Sene 1002 târîhinde Sinân Paşa Yanık kal‘asın feth etdikde bu kal‘a-i Samartin'i dahi feth edüp üçüncü senede yine küffâr Yanık'a ve bu kal‘aya zafer bulup hâlâ Nemse çâsârı hükmünde evc-i âsumâna berâber bir yalçın kaya üzre beyâz incü gibi bir kârgîr binâ-yı Şeddâdî şekl-i müdevver ve cânib-i garba nâzır bir kapusu var, ammâ küçük kal‘adır. Lâkin gâyet sarpdır. Cânib-i erba‘asında ikişer konak yerden nümâyân bir kal‘a-i dâr-ı bî-îmândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 48b ·
metinde göster ·
… l‘ası bizde iken bu kal‘a âhıru'l-hudûd imiş, ammâ küffâr hemân bir yıldan yine
zafer bulup
almış. Anıniçün bu kal‘a sarpdır. Ve varoşu kenârında bir toprak yığılı hudûd m …
Ve bu tabyaların dahi cânib-i erba‘aları derin handaklardır ve handaklardan taşrasında meterise girecek yerlerde cümle lağımlardır. Ve bu tabyalar arasında aslâ kal‘a görünmez ve hîn-i muhâsarada bu tabyalardan kal‘aya yaklaşılmaz, ammâ hîn-i muhâsarada bu tabyaların birisi ele girse kal‘a tîz feth olur. Ve mâ tekaddem Yanık kal‘ası bizde iken bu kal‘a âhıru'l-hudûd imiş, ammâ küffâr hemân bir yıldan yine zafer bulup almış. Anıniçün bu kal‘a sarpdır. Ve varoşu kenârında bir toprak yığılı hudûd milleri olan bir depe yığılıdır kim Süleymân Hân Beç ve Alman gazâsına giderken yığmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 49b ·
metinde göster ·
Eyle sarp tabur etmiş kim bir tarafdan bir vech ile bu tabura rahne verüp
zafer bulmak
mümkin olmayup bir top menzili ba‘îd yere cümle asâkir-i Tatar ile alacıklarımı …
Eyle sarp tabur etmiş kim bir tarafdan bir vech ile bu tabura rahne verüp zafer bulmak mümkin olmayup bir top menzili ba‘îd yere cümle asâkir-i Tatar ile alacıklarımızı kurup taburun üç tarafın kamadık, ammâ su tarafı kamanmak mümkin olmayup ol tarafdan kâfire imdâd ve zahîreleri gelir. "Ne çâre" deyü Safî Geray Sultân'ı suyun yukaru cânibinde bir boğaz yere on bin aded güzîde Tatar askeri ve iki bin tüfengli sekbânlar ile mezkûr Süd boğazına ta‘[y]în etdi kim "Küffârın imdâdı ve zahîresi kayıklar ile geçmeye" deyü cânib-i erba‘aya karavullar kodular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 113a ·
metinde göster ·
… tüfengler atılup bizim asker karış katış olup bir takrîb ile tabura karîb varup
zafer bulamadık
ve sehel gerü durduk.
Hemân ol ân Kırım'dan Hân'a istikbâle gelen beş altı bin âdemlere cümle mâl-ı ganâ’imlerimiz tapşırup anlar Kırım'a revâne oldukda cümlemiz salt u sebük-bâr kalup ale's-sabâh ceng tablına turreler urulup Kırım'dan gelen dinç atlı askeri ileri koyup cümle asker-i Tatar at başları berâber olup ellerine yayların alup her çileye ikişer üçer aded tabur okları gezleyüp bir ağızdan Allâh Allâh'a rehâ buldurup tabur üzre hamle edüp bir yaylım ok tabur içre bârân-ı la‘net gibi sihâm-ı kazâ yağup kâfirden dahi toplar ve niçe bin tüfengler atılup bizim asker karış katış olup bir takrîb ile tabura karîb varup zafer bulamadık ve sehel gerü durduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 117a ·
metinde göster ·
… klı sarp ve sa‘b çengelistân dağlar olmak ile bu Dağıstân pâdişâhına bir düşman
zafer bulmak
muhâldir. 162a Gerçi Rûmeli ve Anatolu kadar ülkesi yok, küçükdür, ammâ ma‘mû …
Ammâ vilâyetleri gâyetü'l-gâye bebr ü peleng ve kaplanlı ve şaklı sarp ve sa‘b çengelistân dağlar olmak ile bu Dağıstân pâdişâhına bir düşman zafer bulmak muhâldir. 162a Gerçi Rûmeli ve Anatolu kadar ülkesi yok, küçükdür, ammâ ma‘mûr u âbâdân bir dâr-ı diyârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 161b–162a ·
metinde göster ·
… kendülerinin değildir. Her kal‘anın sâhibleri vardır. Anıniçün her kal‘alarına
zafer bulmak
mümkindir. Ancak bu Mesköv ve Âl-i Osmân ve Hind ve Acem pâdişâhlarının kal‘ala …
Ve cümle tokuz bin kal‘aya mâlikdir. Ve niçe bin şehir ve niçe yüz bin kend-i köye mâlikdir kim cemî‘i kal‘a ve şehirler krallarının milk-i mevrûslarıdır. Ammâ gayri kâfiristân krallarının kal‘aları kendülerinin değildir. Her kal‘anın sâhibleri vardır. Anıniçün her kal‘alarına zafer bulmak mümkindir. Ancak bu Mesköv ve Âl-i Osmân ve Hind ve Acem pâdişâhlarının kal‘aları kendilerinindir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 169b ·
metinde göster ·
Hamd-i Hudâ bu kadar kâfiristânı üç yılda dolaşup sıhhat [ü] selâmetle sedd-i İslâm diyârına sâlimîn ü gânimîn yine vâsıl olduk, zîrâ sene 105(---) târîhinde donanma-i hümâyûn ile Deli Hüseyin Paşa serdâr-ı mu‘azzam ve Gürcî Piyâle Ağa tershâne-i âmire kethudâsı olup bu kal‘a-i Azağ'ı muhâsara edüp yetmiş gün yetmiş gece pey-ender-pey döğüp kal‘anın burc-ı bârûlarından esâs-ı binâları kalmayup cümle küffâr ka‘r-ı zemîne girüp bir takrîb ile zafer bulup bu kal‘a-i Azağ'ın fethi müyesser olmayup "Karadeniz'in şiddet-i şitâsı gelmeden selâmete çıkalım" deyü cümle asâkir-i İslâm Karadeniz ile Âsitâne-i sa‘âdete gidince hakîr (---) Geray Hân efendimle vilâyet-i Kırım'a geldim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 183b ·
metinde göster ·