… işâh olup İslâmbol'da babası Hazret-i Süleymân'ın binâsı üzre niçe binâlar dahi
zamîme
edüp amâr etdi. Ve tahtgâh edinüp dîn-i Süleymân Nebî üzre iki yüz kırk sene hi …
Ba‘dehu {bânî-i sânî}, Hazret-i Süleymân oğlu Melik Rac‘îm, Yûnâniyân'a pâdişâh olup İslâmbol'da babası Hazret-i Süleymân'ın binâsı üzre niçe binâlar dahi zamîme edüp amâr etdi. Ve tahtgâh edinüp dîn-i Süleymân Nebî üzre iki yüz kırk sene hilâfet etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 8b ·
metinde göster ·
… lardan mâ‘adâ Âl-i Osmâniyândan mülûk-i selâtîn-i selefin her biri birer hayrât
zamîme
edüp Sultân Ahmed Hân pâdişâhlara mahsûs mihrâbın sol tarafında bir maksûre-i s …
Ve bu tahrîr olunan hayrâtlardan mâ‘adâ Âl-i Osmâniyândan mülûk-i selâtîn-i selefin her biri birer hayrât zamîme edüp Sultân Ahmed Hân pâdişâhlara mahsûs mihrâbın sol tarafında bir maksûre-i secdegâh-ı şehinşâh inşâ edüp esnâf-ı sanâyi‘ [u] bedâyi‘ kârıyla bir câmi‘-i murassa‘ u mülemma‘ olup nazîre-i beyt-i ma‘mûr semâ’-ı sâbi‘ ve envâ‘-ı vakâyı‘ râyi‘ ile müreffa‘ ve müvessa‘ kılınup numûne-i kubbe-i felek-i nuh-pâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 36b ·
metinde göster ·
… ble tarafında mihrâb üzre ve kıble kapusu üzre nîm kubbeler dahi kubbe-i kebîre
zamîme
olmuşdur.
Eşkâl-i câmi‘-i Bâyezîd Hân-ı Sânî ya‘nî Bâyezîd-i Velî: Evvelâ çâr-pâye-i âlî üzre eflâke kad çekmiş bir kubbe-i müdevver-i âlîdir. Ve kıble tarafında mihrâb üzre ve kıble kapusu üzre nîm kubbeler dahi kubbe-i kebîre zamîme olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 41b ·
metinde göster ·
… eyân edecek yerlerin harâb edüp Süleymân Hân iki fersah yerde dörd aded uyûnlar
zamîme
edüp nehir-misâl cebel-i Arafât'a cereyân etdirüp anda havz-ı azîmler binâ etdi …
Biri dahi sadaka-i câriyedir kim cebel-i Arafât'da cereyân ederdi. Bu hayrât ibtidâ sâhibi Hârûnu'r-Reşîd (---) Zübeyde Hâtûn'un hayrâtı idi. Arab u Urbân cereyân edecek yerlerin harâb edüp Süleymân Hân iki fersah yerde dörd aded uyûnlar zamîme edüp nehir-misâl cebel-i Arafât'a cereyân etdirüp anda havz-ı azîmler binâ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 46a ·
metinde göster ·
… bir kal‘a binâ edüp Özi kal‘asını tevsî‘ edüp çâr-kûşe bir kal‘a dahi binâ edüp
zamîme
etdi.
Ol sene Halîl Paşa Anatolu'da mühr ile Abaza üzre serdâr iken Receb Paşa kâ’immakâm oldu. Ve yerine {1036} Hasan Paşa kapudan olup nehr-i Özi Karadeniz'e mahlût olduğu boğazda bir kal‘a binâ edüp Özi kal‘asını tevsî‘ edüp çâr-kûşe bir kal‘a dahi binâ edüp zamîme etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 67a ·
metinde göster ·
… 121a berü ne kadar selâtîn-i selef gelmişler ise teberrüken birer âsâr-ı binâ
zamîme
ederek cennet-âsâ bir makâm-ı ılliyyîn olmuşdur kim kubbe-i pür-envârı bir ravz …
Ammâ Ebü'l-feth'den 121a berü ne kadar selâtîn-i selef gelmişler ise teberrüken birer âsâr-ı binâ zamîme ederek cennet-âsâ bir makâm-ı ılliyyîn olmuşdur kim kubbe-i pür-envârı bir ravza-i Rıdvân içinde kalmışdır. Kabr-i şerîfi dehlîzinin revzenleri câmi‘in haremine nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 120b–121a ·
metinde göster ·
… larda yetmiş altı pâre babasından kalmış kal‘aları feth edüp bilâd-ı İslâmiyeye
zamîme
olunduğu makbûl-ı şehriyârî olup mezkûr Ahmed Beğ'e Bosna eyâleti ihsân olunup …
Der-sitâyiş-i kasaba-i Hersek: Sene 861 târîhinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân Gâzi Bosna diyârında Hersek kralının tahtı olan Bolagay kal‘asın muhâsara edüp fethinde usret çekerken içerden kralın oğlu kemend ile kal‘adan taşra nüzûl edüp Ebü'l-feth huzûrunda İslâm ile müşerref olup kal‘anın fethi mümkin olan yerlerin gösterüp bi-emrillah kal‘a feth olup mâl-ı ganâyimiyle ol kal‘ayı müselmân olan Hersek Kralı zâdesi Ahmed Beğ'e ber-vech-i sancak ihsân edüp ol taraflarda yetmiş altı pâre babasından kalmış kal‘aları feth edüp bilâd-ı İslâmiyeye zamîme olunduğu makbûl-ı şehriyârî olup mezkûr Ahmed Beğ'e Bosna eyâleti ihsân olunup andan vezîr-i âlîşân olduğu mahallerde gazâ mâlından bu Hersek kasabası yeri bir mahsûldâr arz-ı hâliye olup memerr-i nâs-ı huccâc-ı zevi'l-ihtiyâc olmağıla Hersekoğlu Ahmed Paşa bu cây-ı latîfe yedi yüz hâne re‘âyâ meks etdirüp cemî‘i tekâlîfden mu‘âf [u] müsellem olmağiçün ellerine hatt-ı şerîfler verüp ahâlî-i belde ve âyende vü revendeye ibâdethâne olmak içün bir minâreli ve vâsi‘ haremli ve cânib-i erba‘ası kıbâbları sütûnlar üzre ârâste iki kubbe-i âlî ile pîrâste ve mihrâb ve minber-i münîri ber tarz-ı kadîm bir müzeyyen câmi‘-i azîm binâ eder ve bir mescid ve bir medrese ve bir mekteb ve bir tekye ve iki hân ve bir hammâm ve bir imâret-i dârü'l-it‘âm binâ edüp hâlâ cemî‘i âyende vü revende müsâfirîn ü mücâvirînleri mihmânsarâyda meks edüp mihmândârlar kârbânsarâyın her ocağına bir sini ta‘âm çobra ve âdem başına birer nân-pâre ve şem‘-i revgân getirirler ve her at ve deve başına birer tobra şa‘îr getirüp mihmândârlar hizmet ederler, evkâf-ı azîmdir. Ve cümle yetmiş aded dükkândır. Ve cümle sonradan ihdâs beş aded hânlardır kim cümle binâları kiremitlidir ammâ Hersekoğlu Ahmed Paşa'nın bu kasaba içre cümle câmi‘ ve imâretleri kurşumlu binâ-yı azîmlerdir. Anınçün Hersek kasabası derler. Lâkin âb [u] hevâsı sakîldir, serçe ısıtma dutar. Cümle halkı asfaru'l-levn Etrâk âdemleridir, ammâ ankâlardır. Zîrâ gâyet kâr [u] kisb yeridir. Şehri bir kumsal düz yEre vâkı‘ olmuşdur. Andan cânib-i kıbleye 7 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 4b ·
metinde göster ·
… mân eyâletinde yüz elli akçe kazâdır. Kâhîce Konya mollasına ber-vech-i arpalık
zamîme
olur. (---) Aded nâhiye kurâları vardır. Kethüdâyeri ve serdârı Konya'dadır. (- …
Bu şehre Konya Lâdik'i derler. Biri dahi Amasiyye Lâdik'idir kim bâlâda Erzurûm seyâhatinde evsâfı mestûr {biri dahi Van eyâletinde Gürlâdik sancağıdır} ammâ bu Konya Lâdik'i Karamân eyâletinde yüz elli akçe kazâdır. Kâhîce Konya mollasına ber-vech-i arpalık zamîme olur. (---) Aded nâhiye kurâları vardır. Kethüdâyeri ve serdârı Konya'dadır. (---)(---)(---)(---)(---) Hükûmetidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 10a ·
metinde göster ·
… hlara nazîre âyet etdiklerinden mâ‘adâ yedi âyet şekilli dahi kelâm-ı muhdesler
zamîme
eyleyüp gılâmânlarının boğazındaki Kelâm, izzetlikden çıkmış idi. Ekseriyyâ ol …
Ba‘dehû sene (---) târîhinde Âl-i Osmâniyân'dan Yıldırım Bâyezîd Hân Türkmân-ı Ceslî elinden feth edüp ba‘dehû Âl-i Osmân üzre Timur Hân hurûc edüp Sivas üzre gelüp kırk bin sıbyân-ı nâ-resîde-i tıflân-ı ebcedhânlar gerdenlerine Kelâm-ı izzetlerin ben kılup Timur'a istikbâle çıkdıklarında hemân Timur Şâh bu sıbyân-ı nâ-resîdeler üzre at koyup cemî‘i asker-i Timur'un pây-ı esb nâhunu altında kırk bin ma‘sûm [u] pâk pâymâl-i rimâl [u] hâk olup ol sâ‘at ahâlî-i Sivas'dan yetmiş bin aded ulemâ ü sulehâ ve sâhib şeybe musannıf ve mü’ellif âdemleri tarfetü'l-ayn içre dendân-ı tîğden geçirüp yedi günde kal‘a-i Sivas'ı harâb u yebâb edüp hâlâ harâbistânı ma‘lûmdur. Elsine-i nâsda meşhûrdur kim, "Sana bir iş edeyim ki Timur-ı Lenk Sivas'a etmemiş ola" deyü darb-ı mesel olmuşdur. Netîce-i kelâm Timur-ı sâhib-şekâ Nasreddîn Hâce-i bî-bakâ Timur'un nedîm-i hâssı olmağıla esnâ-yı kelâmda Timur'a eydür: "Sultânım, Niçün Sivas'da kırk bin gulâmı kelâm-ı izzetleriyle pâymâl-i esb-i Tatar edüp yetmiş bin mahlûk-ı Hudâ sulehâ-yı müttakî kimesneleri katl etdiniz?" dedikde "Va'llahi efendi! Kavm-i Sivas bî-mezheb olup ‘Kur’ân-ı azîm sümme hâşâ mahlûkdur’ deyü âyet-i mensûhlara nazîre âyet etdiklerinden mâ‘adâ yedi âyet şekilli dahi kelâm-ı muhdesler zamîme eyleyüp gılâmânlarının boğazındaki Kelâm, izzetlikden çıkmış idi. Ekseriyyâ ol sıbyânları veled-i harâmlar 74a idi ve ihtiyârları cümle Şî‘î ve Mu‘tezilî ve Hurûfî ve Cebrî ve Kaderî-mezheb olmuşlardı. İslâh-ı âlem içün ilhâm-ı Rabbânî ile Hazret-i Hızır'ın vesîleligiyle cümle hurde evlâdlarını ve sâhib-şeybelerin kırup şehirlerin harâb etdim. Ammâ Nasreddîn Hâce senin şehrin sana bağışladım korkma harâb etmem" der.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 73b–74a ·
metinde göster ·
… ammâ bi-emrillah mümkin değildir. Zîrâ her gelen vüzerâ birer gûne âsâr-ı binâ
zamîme
edüp yevmen-fe-yevmen imâr olmadadır.
Hakkâ ki akûr kulu vardır. Yedi aydan sonra Kel Rüstem Hân hâ’ib ü hâsir cebehâne ve bârhâne ve ordu-yı bâzârın bırağup firâr ederken Van kulu Rüstem Hân'ın ardına düşüp Salmas ve Rûmiyye sahrâlarına varınca Kençel Rüstem Hân'ın askerin kıra kıra niçe bin baş dil ile ve niçe kerre yüz bin mâl-ı ganâ’imle Van'a dâhil olup şâdumân etdiler. Hâlâ diyâr-ı Acem'de efvâh-ı nâsda darb-ı mesel olmuşdur kim "Van kal‘ası bizim 253a Rüstem Hân sipehsâlârımızdan beri yaralı maralımızdır." derler. Ya‘nî "Biz Van'ı muhâsara edüp niçe yerlerin münhedim etmişizdir. Elbette şikârımızı alırız" derler ammâ bi-emrillah mümkin değildir. Zîrâ her gelen vüzerâ birer gûne âsâr-ı binâ zamîme edüp yevmen-fe-yevmen imâr olmadadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 252b–253a ·
metinde göster ·
… erü gelen hân-ı hânân mülûk-ı selâtîn-i Abbâsiyân'ın her biri birer âsâr-ı binâ
zamîme
ederek kasr-ı Havernak-misâl bir sarây-ı pür-kemâldir. Ve bu sarây içinde bir m …
Sitâyiş-i imâret-i kal‘a-i İmâdiyye: Şâhbender defteri üzre derûn-ı kal‘a-i İmâdiyye'de cümle (---) aded hânedân u sarây-ı âlîler u tahtânî vü fevkânî kârgîr binâ büyût-ı ra‘nâlardır. Ve cümle kireç ve cir u cıbıs ve hâk-i pâk ile mestûr külbe-i ahzân-ı ma‘mûrlardır. Cümleden Hân Sarâyı Muzurî kapusunun iç yüzünde bir köşeye vâki‘dir. Bu sarây-ı azîm gûyâ İmâdiyye kal‘asına iç kal‘a vâki‘ olmuşdur. Yüz elli aded hücre-i ma‘mûrlar ile ârâste ve dîvânhâne ve hammâm u kâ‘alar ile pîrâste olmuş sarây-ı azîmdir. Bin on seneden berü gelen hân-ı hânân mülûk-ı selâtîn-i Abbâsiyân'ın her biri birer âsâr-ı binâ zamîme ederek kasr-ı Havernak-misâl bir sarây-ı pür-kemâldir. Ve bu sarây içinde bir meydân-ı azîmin bir köşesinde bâğ-ı İrem-misâl bir bâğçesi var ve anda iki aded sebz-gûn zümürrüd-misâl serâmed serv dırahtları var kim her gören "Sübhânu'l-Hallâk!" deyü engüşt ber-dehen edüp ta‘accüb eder. Ve bu bâğçe kurbünde seng-i hârâdan Sultân Hüseyin İmâdiyye'de sikke ve hutbe sâhibi iken bir çâh-ı mâ kazdırmış, umku yetmiş zirâ‘-ı Mekkîdir ammâ âb-ı hayâtdan nişân verir. Cümle sarâyın enderûn [u] bîrûnunda hân ile sâkin olanlar bu bi’r-i zülâlden dollâblar ile su çeküp nûş ederler ve gayrı levâzımâtlarına mâ-i zülâlden isti‘mâl ederler. Ve bu sarây-ı azîmin cümle revzenleri cânib-i (---) küşâde olup cihân-nümâ maksûreler ile müzeyyen bir taht-gâh-ı Âl-i Abbâsiyân'dır. Ancak meydâna nâzır bir kapusu gûyâ kal‘a kapusudur. Ve bu Hân sarâyı kurbünde yine Muzurî kapusu iç yüzünde Zıbarı beği sarâyı dahi meşhûr ve ma‘mûr u müzeyyen sarâydır. Ve yine Hân sarâyı meydânına nâzır Muzurî kapusu kurbünde Muzurî beği sarâyı, bu dahi İmâdiyye ve Kürdistân'da meşhûr hânedândır. Ve Mezâristân meydânında Kadı efendi sarâyı mahkeme-i şer‘-i Resûl-i Mübîn'dir kim dîvânhâne ve hücreleri cümle kal‘a bedenleri üzre vâki‘ olup cihân-nümâ bir hevâdâr sarây-ı ra‘nâdır ve Şeyhülislâm Monlâ (---) Efendi sarâyı
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 378a ·
metinde göster ·
… s edüp Ebü'l-feth'in Gabele-i Atîk kal‘asına muttasıl bir kal‘a-i nev-binâ dahi
zamîme
eyleyüp henüz kal‘a-i Gabele sedd-i İskender'e mânend olmuş ve evvelkiden bin k …
Ve bu mahal gâyetü'l-gâye intihâ-i serhad olup kal‘ası küçücük olmağile Bundukanî Venedik'inin ısyân [u] tuğyânı ziyâde olduğundan bu kal‘ayı dahi tevsî‘ etmek iktizâ etdikde sene (---) târîhinde Sultân İbrâhîm Hân, Çengîzâde (---) Paşa'ya Hersek sancağın sadaka edüp cümle Hersek ve Bosna eyâleti askerleri bu Gabele kasabası dibinde meks edüp Ebü'l-feth'in Gabele-i Atîk kal‘asına muttasıl bir kal‘a-i nev-binâ dahi zamîme eyleyüp henüz kal‘a-i Gabele sedd-i İskender'e mânend olmuş ve evvelkiden bin kat ziyâde sa‘b ve metîn olmuş ve bunun çâr-rüknünde olan ebrâcları kal‘a-i atîk kullelerinden büyük ve metîn olmuş, lâkin bu dahi yerli kaya üzre temeli olup ve etrâfı alçak kumsal yerler olmağile bunun dahi handakı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 162b ·
metinde göster ·
İç kal‘a kayasının cânib-i kıblesinde kayaların dâmeninde bir düz vâsi‘ fezâda cümle yedi yüz aded kat-ender-kat kârgîr binâ serâpâ tahta örtülü evlerdir. Nısfına asâkir-i İslâm girüp nısfına Hatvan kal‘amızın martolosân kefereleri girüp zabt edüp kal‘a neferâtları oldular. Bu varoş dahi cümle kârgîr Şeddâdî binâ şekl-i muhammes derin handaklı ve yigirmi tahta örtülü kulleli ve üç aded kapulu ve on aded mu‘azzam binâlı kiliseleri ve üç yüz kadar boş dükkânları var ve handakı hâricinde dâ’iren-mâdâr şarampav kazıklı metîn kal‘a-i serâmeddir ve cemî‘i kulleleri ve cümle dendân-ı bedenleri ma‘mûr ve müzeyyendir. Ammâ bu aşağı varoşun bâğlar tarafında sehel havâlesi var, ammâ yukaru kal‘ada eyi serâmed toplar olsa ol havâlede kuş kondurmaz. Ve bu kal‘a Orta Macar elinde iken bunun katana küffârları etrâf serhadlerimizi kurutmuş idi. Hamd-i Hudâ diyâr-ı İslâma zamîme olup yine ma‘bedgâh-ı ümmet-i Muhammed oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 41a ·
metinde göster ·
… ine Venedik kâfiri dibelik havfe düşüp bu Hanya kal‘asına iki tabya-i azîm dahi
zamîme
edüp metânet üzre eder. Ammâ el-abdü [yüdebbiru] vallâhu yukaddir kişi elbette …
Ba‘dehu sene (---) târîhinde Sultân Selîm-i Sânî be-dest-i Kara Mustafâ cezîre-i Kıbrıs'ı üç yılda Venedik elinden feth etdikde yine Venedik kâfiri dibelik havfe düşüp bu Hanya kal‘asına iki tabya-i azîm dahi zamîme edüp metânet üzre eder. Ammâ el-abdü [yüdebbiru] vallâhu yukaddir kişi elbette korkduğuna uğrayısar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 284a ·
metinde göster ·
olunup üç yüz akçe pâyesiyle mansıbı kazâsı Moralı Zekeriyyâ Efendi'ye sadaka o …
Hamd-i hudâ bilâ-te’essüf böyle bir sa‘b hisâr-ı metîne feth olup memâlik-i islâmiyyeye ilhâk olunup Mizistre sancağına zamîme olunup üç yüz akçe pâyesiyle mansıbı kazâsı Moralı Zekeriyyâ Efendi'ye sadaka olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 333b ·
metinde göster ·
edüp binâ etmişdir. Şehrin alçak yerinde vâki‘ olmağile yüz arşın mikdârı kesme …
Hakkâ ki bir püşte üzre yüzük kaşı gibi taşı durur bir kal‘a-i üstüvardır. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi aşağı kal‘a ile cümle üç bin adımdır. Ve cânib-i erba‘ası yalçın kaya üzredir. Etrâfında handakı yokdur. Zîra Kahkahâ-vâr gayyâ kayaları misâl uçurum kayalardır. Âdem aşağıda olanı fark edemez. Ammâ mezkûr aşağı yeni kal‘a eski kal‘anın şimâlî tarafı altında alçak tarafına düşmüşdür kalmışdır yerdedir. Sene 842 târîhinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Q 5bP 5b zamîme edüp binâ etmişdir. Şehrin alçak yerinde vâki‘ olmağile yüz arşın mikdârı kesme kaya handakı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y9a ·
metinde göster ·
Kasaba-i Şuhûd: Yüz elli akçe ile kazâdır. Ba‘zı zamân Karahisâr kadısına
zamîme
ihsân olunur. Kırk pâre nâhiye kurâsı var ve Karahisâr paşasının hâssıdır. Serd …
Kasaba-i Şuhûd: Yüz elli akçe ile kazâdır. Ba‘zı zamân Karahisâr kadısına zamîme ihsân olunur. Kırk pâre nâhiye kurâsı var ve Karahisâr paşasının hâssıdır. Serdârı ve kethudâyeri yokdur. Ve şehri bir mürtefi‘ yerde âb [u] hevâsı latîf bâğ u bâğçeli müzeyyen bir kasabacıkdır. Karahisâr'a engûr-i âbdâr cümle bundan gider. Ve efvâh-ı nâsda bu şehre Çufud kasabası derler, ammâ galat-ı meşhûrdur. Aslı kasaba-i Şuhûd'dur. Zîra cânib-i erba‘asında niçe bin şühedâlar medfûnlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y18a ·
metinde göster ·
… ânî olup ba‘dehu niçe mülûkler gelüp herbiri Mescid-i Aksâ'ya birer âsâr-ı binâ
zamîme
ederek cennet-i a‘lâ olmuşdur. Tâ Hazret-i Risâlet-penâh ba‘de'l-hicre Medîne-i …
Ba‘dehu Mescid-i Aksâ kıble olunmak fermân-ı Rabbânî olup ba‘dehu niçe mülûkler gelüp herbiri Mescid-i Aksâ'ya birer âsâr-ı binâ zamîme ederek cennet-i a‘lâ olmuşdur. Tâ Hazret-i Risâlet-penâh ba‘de'l-hicre Medîne-i Münevverede on sene mutavattın iken âye[t], Arapça âyeti nâzil olup kıble Kudüs'den Mekke'ye tahvîl olundu. Ammâ yine Kudüs-i şerîf hakkında âye[t]Arapça âyeti nâzil olmuşdur. Hâlâ fukarâların Kâ‘besidir azîm câmi‘-i pür-envârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y210b ·
metinde göster ·
ederek nûr olmuşken sene (---) târîhinde Sultân Süleymân ibtidâ-i cülûsunda kal …
Evvelâ bu Sahra-i şerîfi sene 85 târîhinde Abdülmelik bin Mervân binâ etdi. Ba‘dehu niçe selâtîn mülûklar dahi kıble-i kadîm olmağile niçe âsâr-ı acîbeler zamîme ederek nûr olmuşken sene (---) târîhinde Sultân Süleymân ibtidâ-i cülûsunda kal‘a-i Belgrad'ı ba‘dehu cezîre-i Rodos'u Malta elinden feth edüp mâl-ı Kârûn'a mâlik olup müstakil pâdişâh oldukda bir leyle-i mübârekde menâmında Hazret-i Risâlet-penâh'ı görüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y212a ·
metinde göster ·
… basiyyân'dan Hârûnü'r-Reşîd ve oğlu Me’mûn Halîfe ve niçe mülûkler dahi binâ-yı
zamîme
ederek bir âsitâne-i azîm olmuşdur. Mürûr-ı eyyâm ile târîh-i Hicret-i Nebeviyy …
Ba‘dehu Âl-i Abbasiyyân'dan Hârûnü'r-Reşîd ve oğlu Me’mûn Halîfe ve niçe mülûkler dahi binâ-yı zamîme ederek bir âsitâne-i azîm olmuşdur. Mürûr-ı eyyâm ile târîh-i Hicret-i Nebeviyye'nin (---) senesinde Âl-i Atabegân-ı Ekrâd Nûreddîn eş-şehîd şâm halîfesi iken düşmen-i dîn olan İşpanya'da Papa nâm la‘în-i bî-dîn cümle kıssîs ve bıtrîk ve ruhbânlar ile meşveret-i fâside edüp eytdiler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y283b ·
metinde göster ·
… önderdi. Selîm Hân da Canha'yı taht edinüp on bin tüfeng-endâz yiğit asker dahi
zamîme
eyledi. Zîrâ Canha hâlâ Gümüşhâne dedikleri yerdir kim yedi yerde gümüş ma‘deni …
Bâyezîd-i Velî safâsından Şehzâde Selîm'e mukarrernâmeler ile hil‘at-ı fâhireler gönderdi. Selîm Hân da Canha'yı taht edinüp on bin tüfeng-endâz yiğit asker dahi zamîme eyledi. Zîrâ Canha hâlâ Gümüşhâne dedikleri yerdir kim yedi yerde gümüş ma‘deni ırmak gibi akar. Hikmet-i Hudâ Şehzâde Selîm tâli‘ine bir altun ma‘deni zuhûr edüp yüz bin mümessek altun andan kesdirüp Q 174b sene 1026 P 172b sikkesinde "es-Sultân Bâyezîd ibn Mehemmed Hân azze nasruhu duribe Canha sene (---)" deyü yüz bin altunu babasına gönderüp Bâyezîd-i Velî safâsından,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y41a ·
metinde göster ·
… dir. Bu kal‘ayı ve sarâyı dahi Yûsuf Salâhaddîn etmişdir. Ve niçe mülûklar dahi
zamîme
binâlar ederek bir sarây-ı âlî olmuşdur kim gûyâ sarây-ı âl-i Osmân'dır.
Bu kal‘a dahi iç kal‘aya muttasıldır, lâkin kapuları başkadır. Miftâhları paşalı elindedir. Bu kal‘ayı ve sarâyı dahi Yûsuf Salâhaddîn etmişdir. Ve niçe mülûklar dahi zamîme binâlar ederek bir sarây-ı âlî olmuşdur kim gûyâ sarây-ı âl-i Osmân'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y80b ·
metinde göster ·
edüp hâlâ Kayıtbay tarafında ol sûr dîvârları kömler altında kalmışdır.
Hâlâ Yeni Mısır'ı binâ eden Mu‘îzzüddîn'in oğlu Hüseyin el-Kâ’id Billâh halîfe iken sene 481'de mukaddemâ âl-i Abbâsiyândan el-Mustansır Billâh'ın vezîri Emîrü'l-cüyûş Ebünnecm Bedrü'l-Cemâlî Mu‘îzzüddîn'in oğlu Hüseyin Kâ’id Billâh vezîr olup Cevher Kâ’id'in yapdığı Mısır kal‘asının cenûb cânibin münhedim edüp müceddeden bir azîm kal‘a-i üstüvâr zamîme edüp hâlâ Kayıtbay tarafında ol sûr dîvârları kömler altında kalmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y89a ·
metinde göster ·
… oğlu Buhtunnasr harâb edüp kâmil beş yüz yıl berbâd yatdı. Andan bir şehir dahi
zamîme
olup 6. ismine şehr-i Yeşkikod(?) derler (---), bâzârı olan yerdir. Ve buna kar …
Ba‘zılar kavlince bu şehr-i Fustât yerinde ibn Ersilaveş nâm bir melik bir kasr-ı âlî binâ etmişdi kim her ay başında güneş bir burcdan bir burca intikâl etmelü olsa ol gece ol kasrın üzerinde âteş yakarlardı. Andan şems-i âteş-tâb bir burcdan bir burca intikâl etdiğin bilirlerdi. Anıniçün bu şehrin ismi Ersilaveş idi. Lisân-ı İbrîde "Şems Evi" demekdir. Ba‘dehu bu şehri Fîrûzâd el-Kidânî oğlu Buhtunnasr harâb edüp kâmil beş yüz yıl berbâd yatdı. Andan bir şehir dahi zamîme olup 6. ismine şehr-i Yeşkikod(?) derler (---), bâzârı olan yerdir. Ve buna karîb bir şehr-i azîm dahi binâ olunup 7. ismine Hamrâ-yı Kusvâ dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y141b ·
metinde göster ·
… âteş-perestler idi. İçlerinde Hasnî Kisrâ Cûş nâm bir pâdişâh Mısır'a bir şehir
zamîme
binâ edüp 11. ismine Kubbetü'd-Duhân dediler. Zîrâ bunda bir azîm âteşgede etmi …
Ba‘zı müverrihler kavli üzre Buhtunnasır'dan sonra Mısır'ı Fürs pâdişâhlarından (---)(---) âteş-perestler idi. İçlerinde Hasnî Kisrâ Cûş nâm bir pâdişâh Mısır'a bir şehir zamîme binâ edüp 11. ismine Kubbetü'd-Duhân dediler. Zîrâ bunda bir azîm âteşgede etmişdi. Hâlâ Eski Mısır hâricinde âteşgede kubbeleri âsârı zâhirdir kim hâlâ Eski Mısır hâkimi bu kubbe kurbunda sâkindir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y141b ·
metinde göster ·
… yet ma‘mûr kurâlardır. Ammâ Sultân Selîm Mısır'ı feth edüp Y 199a dahi hayrât
zamîme
edüp ol zerdûz kuşak Selîm Hân'ındır, ve bâb-ı şerîf örtüsü Süleymân Hân hayrât …
Bu kisve hayrâtı aceb hayrât-ı azîmdir. Zamân-ı kadîmde Yemen tübba‘ları her sene münakkaş Yemen hasırıyla örterlermiş. Tübba‘ Yemen pâdişâhlarına derlerdi, cem‘ olunsa tebâbi‘a derler. Ba‘dehû âl-i Abbâsiyyûn'dan Hârûnü'r-Reşîd alaca dîbâ ile sütr eder. Me’mûn Halîfe kırmızı dîbâ ile pûşîde kılmış. Râbi‘an âl-i Etrâk Mekke'ye mâlik olunca Sultân Aybeği et-Türkmânî nâmında bir pâdişâhın şecerüddür hâtûnu bâlâda tahrîr olunduğu minvâl üzre siyâh harîr kisve-i şerîf anın evkâfıdır, köyleri mu‘âf [u] müsellemlerdir, her kim kisve nâzırı ise iki yüz Mısrî kîse anın iltizâmındadır, gâyet ma‘mûr kurâlardır. Ammâ Sultân Selîm Mısır'ı feth edüp Y 199a dahi hayrât zamîme edüp ol zerdûz kuşak Selîm Hân'ındır, ve bâb-ı şerîf örtüsü Süleymân Hân hayrâtıdır, ve altun oluk Sultân Ahmed Hân hayrâtıdır, ve makâm-ı İbrâhîm'in her sene tecdîdi Sultân İbrâhîm'indir ve hazîneden birez mâl-ı pâdişâhîler dahi ilhâk etdiler. Rahmetullâhi aleyhim ecma‘în. Hakkâ ki şân-ı pâdişâha lâyık olan hayrâtdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y198b–Y199a ·
metinde göster ·
… kında bî-nakş sâde levha tavandır. Sâhibü'l-hayrâtı hayâtda olmağın günden güne
zamîme
binâlar olunmada. Evkâf-ı azîmi vardır. Bu câmi‘in Rûm tarzı minâresinden gayrı …
Taslakzâde Ahmed Ağa câmi‘i: Henüz binâ olunmuş, dahi üstâd-ı bennâ elinde bir câmi‘-i münevverdir. Lâkin haremi yok, Rûm tarzı bir minâreli ve yedi mermer amûd üzre tâklar fevkında bî-nakş sâde levha tavandır. Sâhibü'l-hayrâtı hayâtda olmağın günden güne zamîme binâlar olunmada. Evkâf-ı azîmi vardır. Bu câmi‘in Rûm tarzı minâresinden gayrı beş Arabistân tarzı minâre-i zîbâlar nümâyândır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y362a ·
metinde göster ·