… mülebbes edüp bir zerdûz arakiyye-i Yûsufiyyeye bir âriyetî zülf-i amber-efşan
{zamm} edüp
başıma tâc-ı devlet nişânıdır deyü du‘â ve senâ ile geydirdiler.
Bir gün bu hakîri zer-ender-zer akmişe-i fâhireler ile mülebbes edüp bir zerdûz arakiyye-i Yûsufiyyeye bir âriyetî zülf-i amber-efşan {zamm} edüp başıma tâc-ı devlet nişânıdır deyü du‘â ve senâ ile geydirdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 69a ·
metinde göster ·
… olmaz. Hemân Sultâna bizden selâm eyle. Ol on bin aded altuna on bin altun dahi
zamm edüp
kendü yetîm ve yetîmelerine ve cümle huddâmlarına versin’ deyü Cevher Ağa ile h …
‘Bu İmâm Ahmed karısı kanlıdır. Bunun hakkı huzûr-ı Hakk'a kaldı. Anda ricâ kabûl olur, yohsa bunda ricâ kabûl olmaz. Hemân Sultâna bizden selâm eyle. Ol on bin aded altuna on bin altun dahi zamm edüp kendü yetîm ve yetîmelerine ve cümle huddâmlarına versin’ deyü Cevher Ağa ile haber gönderüp imâmın karısın tâ Bâğçekapusu'na dek götürdüklerin pençereden nazar ederdim. Gördüm ki ol avratı Sarâyburnu'nda âdemler yüklenüp Ayasofıyya mütevellîsine verüp anda haps etmek fermân etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 76a ·
metinde göster ·
… man tarafı küçük kal‘a imiş. Devletleri mü’ebbed oldukda kat-ender-kat kal‘alar
zamm edüp
yedi katdır gûyâ kal‘a-i Tokat'dır. Ve her katı birer hısn-ı hasîn kulle-i metî …
Ve bu dörd kapu taşra hisâr kapularıdır ki büyük kapulardır. Ammâ bölme bölme hisâr dîvârlarının mahalleler içre cümle sağîr ü kebîr yigirmi iki küçük kapulardır. Ba‘zısı gecelerde kapanır, ba‘zısı makfûllenmez. Zîrâ bu kal‘a yedi kat bölme pîç-ender-pîç hisâr-pîçelerdir. Hazret-i Îsâ asrında ancak liman tarafı küçük kal‘a imiş. Devletleri mü’ebbed oldukda kat-ender-kat kal‘alar zamm edüp yedi katdır gûyâ kal‘a-i Tokat'dır. Ve her katı birer hısn-ı hasîn kulle-i metîn dîvârlıdır. Lâkin bu katların handakları ve bedenleri yokdur. Ancak taşra iki katı bedenli ve handaklıdır ve Mevlevîhâne ile Eski câmi‘ iç kal‘a-misâl altı kulleli bir kat bölme hisârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y135a ·
metinde göster ·
… l‘asın yedi ay döğüp kuvvet-i bâzû ile İşpanya elinden feth edüp bilâd-ı İslâma
zamm edüp
âyîn-i Muhammedî olunurdu.
Anda Ümmü'l-kıyâs'ı ta‘mîr ü termîm edüp kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek bu Kara Görgüs Y 151a kal‘asın yedi ay döğüp kuvvet-i bâzû ile İşpanya elinden feth edüp bilâd-ı İslâma zamm edüp âyîn-i Muhammedî olunurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y150b–Y151a ·
metinde göster ·
… çe ummâller ile bir gecede herîfin bâğının der-i dîvârın ref‘ edüp kendü bâğına
zamm edüp
cemî‘i eşcârların dahi tebdîl eyleyüp kendü bâğın ve serîka etdüği bâğı serâpâ …
Vakt-i şitâ oldukda bâğı almağa tâlib olan kimesne cemî‘i tevâbi‘i [u] levâhıkı ve niçe ummâller ile bir gecede herîfin bâğının der-i dîvârın ref‘ edüp kendü bâğına zamm edüp cemî‘i eşcârların dahi tebdîl eyleyüp kendü bâğın ve serîka etdüği bâğı serâpâ çapaladup suların salup rey eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y251a ·
metinde göster ·
bir sütûh tahtında Beyt-i şerîfi tevsî‘ edüp garbında bir bâb dahi inşâ edüp zü …
Sene 43 târîhinde Mervân-ı Hımâr şâm halîfesiyken Hazret-i Zübeyr Mekke ve Medîne ve Yemen ve Irâk pâdişâhı idi. Hazret-i Risâlet'e karâbetleri sebebiyle Hazret'den ve Âyişe-i Sıddîka rivâyetiyle bir kaç hadîs-i şerîfe istimâ‘ etmişlerdi kim Hatîm Ka‘be-i mükerreme dâhilindedir, deyü istimâ‘ları olmuşdur. Ana binâ’en Hazret-i Zübeyr zamân-ı hilâfetlerinde Hatîm'i kal‘ edüp Ka‘be-i şerîfe zamm edüp bir sütûh tahtında Beyt-i şerîfi tevsî‘ edüp garbında bir bâb dahi inşâ edüp züvvâr huccâc gürûh gürûh bir kapudan girüp bir kapudan hurûc ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y362b ·
metinde göster ·
… ddi elli arşın taş-binâ bir kulle-i kavîdir. Ba‘dehu taşrasına bir tabya-i azîm
zamm edüp
kal‘a dahi metîn olmuş. Cümle elli pâre topları var, ammâ iri toplar bu tabya ü …
Sene (---) târîhinde Sultân Ahmed Hân asrında Tavâşî Müteferrika Ca‘fer Ağa öz mâliyle hasbeten lillâh binâ edüp dizdâr-ı mü’ebbed olmuşdur. Ammâ kal‘a-i Abdüssamed nâmiyle şöhre-i şehr olmuşdur. Q 295b Nîl kenârında şekl-i P 292b müdevver bir küçük kal‘adır. Cirmi yüz adımdır ve kaddi elli arşın taş-binâ bir kulle-i kavîdir. Ba‘dehu taşrasına bir tabya-i azîm zamm edüp kal‘a dahi metîn olmuş. Cümle elli pâre topları var, ammâ iri toplar bu tabya üstünde boğaz ağzına nâzırdır. Dizdârı ve elli neferâtları var. Kârları balık ve bıldırcın kuşu sayd ederler. Bir kumsal yerde vâki‘ olmuşdur. Bir kapusu kıbleye nâzırdır. İçinde kırk elli hücrecikleri var. Müte’ehhil kimse yokdur, cümle halkı mücerredlerdir. Bir zâviyesi var. Bu kulle dörd tabakadır. Ve cânib-i erba‘asında handakı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y349a ·
metinde göster ·