İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

zann edüp

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
54
isabet
54 cümle/beyitte
20,0
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
38 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi5422,1

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Bağlamlar 1–50 / 54

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“zann edüp” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 13a … etor İpol" dedikleri ya‘nî "Azîmü'ş-şân pâdişâhlar pâdişâhı" dediklerin kendüye zann edüp ve yigirmi otuz bin benî âdemin feryâd [ü] figânları Kostantîn'e hoş gelmeyüp e …
EÇS I 86b … yoldaşlar bire kardaşlar bire nereye gidersiz" deyü anlar yeniçeriyi firâr etdi zann edüp sipâh dahi at boynuna düşüp suya vurdu.
EÇS I 86b … çeri dahi sipâhın suya urup karşu geçdiğin görünce anlar dahi sipâhî firâr etdi zann edüp cümle yeniçeri dahi fermân-ı sû’-i tedbîr olan metrislerinde karâr etmeyüp top …
EÇS I 101a … a: Mısır cenginde Tûmânbay ve Kertbay nâm bahâdırlar bu Sinân Paşa'yı Selîm Hân zann edüp Mısır'da Âdiliyye cenginde şehîd etdiler. Mısır'da Şeyh Bekkâr kurbünde medfûnd …
EÇS I 177b–178a "Ey Bâr[î] Hudâ ben bir hâli mansıb zann edüp muhtesib oldum, meğer muhtesib 178a ağası sen imişsin" Beyt:
EÇS II 329b–330a … ark olup niçesi nehr-i Çoruğ içre şinâverlik edüp karşu tarafa selâmetle çıkdım zann edüp beri tarafdan dalyan tüfenkler ile cüyûş-ı muvahhidîn halâs olanlara kurşumlar …
EÇS II 350b … kırk kapucusuyla "Diyârbekir eyâletin getirdim" deyü çav çaldırup paşaya girem zann edüp mümkün olmadı. Cümle kapu halkı sekbân ve sarıca ve deli ve gönüllü ve üç yüz i …
EÇS II 368b … em ârifânları Şemseddînzâde deyü ziyâret ederler. Niçeler Şems-i Tebrîzî evlâdı zann edüp ziyâret ederler. Ammâ Şems-i Tebrîzî mücerred pâk iken Konya'da hazret-i Mevlân …
EÇS III 56b–57a … â" demişler, yârânın biri fâkihe lafzı olmağıla nârdan murâd olan bu Urfa nârın zann edüp husûsan Urfa'nın melesi narı ola demiş. Niçeler Arapça âyetinden murâd Urfa'n …
EÇS III 130a … üffârları ikişer pâre ederler. Küffâr bu hâlî görüp karârı firâra mübeddel edem zann edüp kırkı da üç yiğidin elinde katl olunup ol fetâlar bu kadar mâl-ı ganâ’imlerin a …
EÇS III 140b … yıkarlar. Bu şehre mahsûs bir ayıb şeydir. Efendimiz Melek Ahmed Paşa men‘ edem zann edüp cümle a‘yân-ı vilâyet rızâ vermediler. Her şeb bu gûne nisvânlar tâ sabâha dek …
EÇS III 183b … olmuş, serdâr-ı mu‘azzamlığa lâyık Melek Ahmed Paşa lâzımdır, deyü re’y-i ahsen zann edüp ol tarafa me’mûr eyledik. Fermân pâdişâhımındır" deyü hâmûş-bâş oldu. Hemân sa‘ …
EÇS IV 221b–222a … lâ-yı merkûm ol at ile bâğın arka kapusundan içeri girüp âlem ağyârdan bî-haber zann edüp külhana doğru girince hakîr piyâde olup üç gulâmım ile anı gördük, atdan aşağı …
EÇS IV 222b … -ı câriyenin mahreci mahallinde kâmil yedi gün nûş eder, hayât-ı câvidân buldum zann edüp hikmet-i Hudâ ol mâ-i zülâlin te’sîri sebebiyle boynuzunun biri düşüp biri kalı …
EÇS IV 271a … silâhsızca esvâblarıyla orta kuşak ile çıkup herkes taşra evlerine revân oluruz zann edüp bunları niçe bin sekban ve sarıca haşerâtları keşân-ber-keşân paşanın serâperde …
EÇS IV 305a–305b … z‘-ı yed etmemişler. Şâh askeri bu hâl-i pür-melâli görüp Âl-i Osmân dönek etdi zann edüp {cümle hazâ’in ve ordu-yı şâhı bırağup} firâr ederler. Vezîr-i dilîr Cânpoladzâ …
EÇS IV 336a–336b … sâ’ir serdârlar muhâsara etdikde beş altı günden sonra meterise girdikleri gibi zann edüp bir tüfeng atmayup ığmâz ederler. Yeniçeriyân da bu hâl ile bî-bâk meterise gir …
EÇS IV 403a … sezâ olsa, ana nezâketle "Nûş etdiğin Musul çeşmesi ola!" derler, bilmeyen du‘â zann edüp "Hak râzî ola!" der. Ammâ el-ma‘nâ fî batnı'ş-şâ‘iri üzre "nûş etdiğin Musul çe …
EÇS V 2a … varak asker içine câmûslar cânları havfinden girince cümle asker şebhûn olunduk zann edüp iki sâ‘at bir hay huy olup tüfeng sadâsı evce peyveste oldu.
EÇS V 6a … ?) bire vura şu gidiyi" deyince Kara Abdullâh bire âdemler masharalığı koyuldum zann edüp ol ân Kara Abdullâh'ı hemân pâre pâre ve dilim dilim ve şılım şılım edüp na‘şın …
EÇS V 8a Biri dahi belimdeki kılıca yapışam zann edüp hakîr bir pertâb edüp alarka olup bir silâha davranam zann edince yedisi de üze …
EÇS V 31a ebyâtı mazmûnu üzre ibâdet edem zann edüp yine halka ta‘n [u] ta‘arruzdan hâlî değil idi, ammâ cümle ehl-i beled dahi,
EÇS V 58b–59a … enlerine urûc edüp Yassı Kulle nâm bir kulleye haçlı bayraklar diküp milk etdim zann edüp sâ’ir guzât ile köpek cengi ederken ahâlî-i kal‘aya telâş verüp hemân Özü beği …
EÇS V 74b … ozahâne ve konaklarında zevk u safâda iken ve niçesi keyd-i mekînden emîn olduk zann edüp sûk-ı sultânîde bey‘ ü şirâda iken ve kimi bâğ u bâğçede ayş [u] işretde iken v …
EÇS V 140b … ne (---) târîhinde yedi yüz pâre keştîler ile İşpaniye bu kal‘ayı muhâsara edem zann edüp bu kal‘a altına gelüp karaya asker döküp top-ı kûplar ile döğüp sarılam zann ed …
EÇS V 141a … n ü gânimîn şaranpavlardan taşra çıkınca hemân küffâr guzât-ı muvahhidîni kaçdı zann edüp bu kerre ol Fostiçse'nin şaranpa[v] kapuların açup asker-i İslâm'ın akîbince "Y …
EÇS V 169a … ü bir kerre Arnavud eşkıyâları basup kaçarlar. Bu mahalle gelüp karâr-dâde olam zann edüp cümle kaçanları bu mahalde kırdıklarıyçün kaçanlardan galat Kaçanik derler.
EÇS VI 5b … a (---) (---) demekdir. Biz bu kal‘ayı mesâfe-i ba‘îdeden görünce kâfir kal‘ası zann edüp dahi ileri vardık. Bir yeni minâreyi henüz bennâlar inşâ ediyorlardı. Meğer bu …
EÇS VI 5b … 'ı tuz çıkan Tuzda şehrinde bırağup bir gün bir gecede ılgarup bu kal‘a kâfirin zann edüp geldik. Hamd-i Hudâ diyâr-ı İslâm'a kadem basdık" dediğimizde,
EÇS VI 6b–7a … kıtâl olunup âhirü'l-emr Tatar 7a bir kerre yan vericek küffâr bunları kaçdı zann edüp askeri kovarak cümlesi dahi taburdan taşra sahraya çıkınca Tatar'a ıyd-ı adhâ o …
EÇS VI 39b Niçe mülûk-ı kefere bu kal‘aya mâlik oldum zann edüp âhir helâk olup hâlâ Mâlikü'l-mülk hükmündedir, ammâ sene 772 târîhinde Gâzî Hu …
EÇS VI 71b–72a … a Zirinoğlu kırk bin asker ile bu kal‘ayı döğüp Penteli kal‘ası gibi ıhrâk edem zann edüp zarabât-ı top-ı kûplar ile bu kal‘anın câ-be-câ yerlerin rahnedâr 72a edüp şe …
EÇS VI 107a … -envârı müşâhede edince Sadrıa‘zam tarafından fermân ile çerâğân donanması oldu zann edüp el-azametullâh ol leyle-i muzlimde nehr-i Tuna'nın karşu tarafında ve beri bizi …
EÇS VI 137a … âteş-tâb âleme şu‘le verüp şiddet-i hârından cümle guzât-ı müslimîn safâ etdik, zann edüp hamd ederlerken cemî‘i karlar eriyüp Sadrıa‘zamın otağı etrâfı çamur deryâsı ol …
EÇS VI 152a … fişeng ve niçe bin toplar atup "Yajuj Yajuj" sadâsı Venedik şehrin yakdı, yıkdı zann edüp âlem-i hayretde kaldık.
EÇS VI 156b–157a … hâksâr yerlere alak ve bulak ve domuz topu olup "Sâbit-kadem 157a olam" deyü zann edüp sehel hareketcik ederken içlerine kılıç girince hemân karârları firâra mübeddel …
EÇS VII 6a … ffâr kıyâfetli bir asker görünüp küffârı kovmağa başlayup biz anları dahi kâfir zann edüp üzerlerine Allâh Allâh deyüp at bırağınca anlar dahi "Allâh Allâh" dediler.
EÇS VII 21a … mân cümle asker yeniçerilerin vezîr-i a‘zam sekbân ve sarıcalarının kaçdıkların zann edüp cümle asker anlara bahâne bulup cümle atlılar bir kerre at boynuna düşüp gerü d …
EÇS VII 22a … lemîn'e i‘tikâd-ı tâmım dahi ziyâde oldu, zîrâ cümle vüzerâ hüsn-i tedbîr etdim zann edüp müşâvereler etdiler, ammâ El-abdü yüdebbir vallâhu yukaddir dir. Garâ’ib bu kim …
EÇS VII 25a … ertâb edüp meğer belinde bir küçük tüfengi var imiş, belinden çıkarup âteş edem zann edüp hakîr bunun koluna nice bir balta tügdüsü urdum ise tüfeng kolundan fırlayup he …
EÇS VII 28a … bin asker ile Üstürgon altına vardıklarında ehl-i kal‘a bu askeri vezîr-i a‘zam zann edüp toplar sadâsı işidildiğinin aslı ol imiş.
EÇS VII 53a … rmızı ve yeşil ve kara çehreli âdemler olup ba‘zı âdem havfinden kendüyi başsız zann edüp başını yoklar. Hattâ paşa imâmının bir oğlanı kendüyi başsız görüp kendüyi havz …
EÇS VII 57b … kim gözleri ve elleri ve ayakları hareket edüp gören âdem ol hayvânları hayâtda zann edüp eyle hareket eder. Anı ise üstâd-ı kâmiller çarhlar ile hareket etdirüp sâ‘at e …
EÇS VII 76b … na bu dünyâyı eğlence verir. Her pâdişâh bir vilâyet alup bir mülke mâlik oldum zann edüp yine ol mülki bırağup elden çıkarır. Hemân hemân bu âyet üzre Arapça dır."
EÇS VII 80a … fralarıyla bırağup gitmişler. Cümle guzât-ı müslimîn cemî‘i ta‘âmları zehir-nâk zann edüp tenâvül etmediler. Ba‘dehu derûn-ı şehirde niçe kör kötürüm âciz ve fürûmânde p …
EÇS VII 114b … küffâr-ı bed-girdârları araba cisr üzre ubûr edüp tabura imdâdları meded geldi zann edüp tâze cân bulduk sanırlar.
EÇS VIII 190b … manlar içre âteşler yakup kebâblar çevirüp âteşler başında zevk u safâlar etdik zann edüp her kim ol dipi ve boranı ve şiddet-i şitâ-yı azâb-ı elîmi çeküp bu ormanda âte …
EÇS VIII 245a … kârından ve meydân-ı fukarâdan ba‘zı eşyâları gırârlara doldurup ganîmet aldık zann edüp götürüp giderler.
EÇS VIII 345a … refîkler görünüp harâmîbaşıyı nobut ile katl edüp kefereler dahi bizi anlardan zann edüp amân deyüp tövbe edüp silâhlarına mâlik olup Kur’ân-ı azîm hürmetine harâmîlerd …
EÇS IX Y44a … z mermer-i hâmdan Kaydefâ'nın ceseden oyma bir sûreti var. Âdem gördükde zî-rûh zann edüp hayrân kalır. Ve ne cânibe gitsen ol cânibe nazar eder görünür. Tebessüm etsen …