… e bin kayık kefereler İslâmbol'dan gelüp bu manastırı seyr ederler. Zirâ kefere
zemânında
Ayasofya'dan riyâzatla uçan Angiliya ruhbânın bu deyrde maşadı vardır. Bu cezîr …
Bu zevk [u] şevk üzre cezîre-i Heybeli önüne vardık. İslâmbol'a on sekiz mildir ve dâiren-mâdâr tokuz mil ihâta eder. Ma’mûr [u] âbâdân ve bir manastırı var. Yılda bir kerre, niçe bin kayık kefereler İslâmbol'dan gelüp bu manastırı seyr ederler. Zirâ kefere zemânında Ayasofya'dan riyâzatla uçan Angiliya ruhbânın bu deyrde maşadı vardır. Bu cezîre halkı sâfî zengîn re’îs-i Rûm kefereleridir. Âb-ı hayât suyu ve bâğları vardır. Hâkimleri, bostâncıbaşı ve bir yeniçeri yasakçısıdır. Andan kalkup yine eyyâm-ı muvâfık ile berk-ı hâtif gibi şakıyup gûyâ keştî başından âteşler çıkup ihsân-ı Hudâ ile kâmil beşinci sâ‘atde sâhil-i bahre varup lenger-endaht olduk. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 221a ·
metinde göster ·
Ziyâret-i rükn-i muhterem ve kutb-ı muhteşem, zâhid-i zemâne, âbid-i yegâne eş-Şeyh Mehemmed Üftâde Efendi: Üsküdarî Mahmûd Efendi'nin pîşvâsıdır. Bunlar tarîk-i Celvetî'dir. Lâkin Mahmûd Efendi tarîk-i Celvetî ser-çeşmesidir ve Üftâde Efendi Bursavîdir. Yine Bursa'da iç kal‘a içre câmi‘lerinde medfûndur kim bir tekye-i mu‘azzamdır. Mevtine târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 240a ·
metinde göster ·
… i şimâli kurbunda nehr-i Kür deryâ-misâl olup Bahr-i Haraz'a munsab olur. Ba‘zı
zemân
Moskov'un Kazak-ı Akı kenarı sazlı gemileriyle bu Kür nehrine girüp âmedânî Ace …
Bu kal‘a ile Demirkapu kal‘ası mâbeyni leb-i deryâ ile dörd konakdır. Mâbeynde nevâhî-i Müskir kendleri vardır kim her bir kendi birer büleyde-i ma‘mûredir. Ve göçer-evli Terekeme kavmi vakt-i zemistânda obaları ile konup göçerler. Ve yine bu Bakü'nün cânib-i şarkîsinde şehr-i Şaburan üç menzildir ve kal‘a-i Şemahı yine şarkîsi tarafında beş konakdır ve yine Bakü'nün şîmâlî tarafında şehr-i Gîlân (---) konakdır ve Şamâkî'nin bender iskelesidir. Çîn-i Hıtâ ü Hoten'den ve Fağfûr ü şehr-i Zenândan ve Kalmah ve Moskov'dan dâ’imâ elçiler ve ağır bâzargânlar gelüp metâ‘ getirirler. Ve dâ’imâ Moskov elçileri gelüp rehn dururlar. Acem diyârına ekseriyyâ semmûr ve balık dişi ve zincâb ve Bulğarî telâtin ve niçe elvân metâ‘-ı gûnâ-gûn Moskov diyârından Gîlân'a ve bu Bakü'ye çıkar ve bu Bakü'den tuz ve neft ve za‘ferân ve harîr alup Moskov'a götürürler. Zîrâ za‘frânı ve harîri Lahîcân'dan şeffâflı ibrişimi olur ve Anadolu'da Za‘ferânborlu'sunda latîf za‘ferânı olur. Ve bu Bakü nâhiyelerinde ba‘zı şûre yerler vardır. At ve âdem basup sehl dursa atın tırnağı ve âdemin ayağı yanar. Ba‘zı yerleri hafr edüp kârbân halkı ol hafr içine tancere ile lahm ve gayrı ta‘âm koyup ân-ı sâ‘atde zemînin herâretinden ta‘âm pişüp tenâvül ederler, aceb hikmet-i Hudâdır. Bu şehrin cânib-i şimâli kurbunda nehr-i Kür deryâ-misâl olup Bahr-i Haraz'a munsab olur. Ba‘zı zemân Moskov'un Kazak-ı Akı kenarı sazlı gemileriyle bu Kür nehrine girüp âmedânî Acem şehirlerin nehb ü gâret edüp niçe bin Acem esîriyle mâl-ı ganâ’im alup esîrleri Gîlân bâzârına götürüp emân ile fürûht eder. Bir nehr-i azîmdir kim Tuna'ya mânend arîzdir, lâkin amîk değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 314b ·
metinde göster ·
… a ve hikâye-i udhıka-i yâğ u bâlî Ketenci Ömer Paşazâde Bâkî Paşa ve kahramân-ı
zemân
Seydî Ahmed Paşa ve Gürcî Çalık Deli Dilâver Paşa ve Çerkes Ketağaç Paşa
Ahvâl-i haseb [ü] neseb-i Defterdârzâde Mehemmed Paşa ve hikâye-i udhıka-i yâğ u bâlî Ketenci Ömer Paşazâde Bâkî Paşa ve kahramân-ı zemân Seydî Ahmed Paşa ve Gürcî Çalık Deli Dilâver Paşa ve Çerkes Ketağaç Paşa
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 333b ·
metinde göster ·
Mâhasal ol su akup oldu revân / Mu‘cizât-ı Mustafâ'dan her
zemân
/ Ol fezâ kim yoğidi anda bınar / Olmamışdı bâğ u bostân sebzezâr / Her kuyudan …
Mâhasal ol su akup oldu revânMu‘cizât-ı Mustafâ'dan her zemânOl fezâ kim yoğidi anda bınarOlmamışdı bâğ u bostân sebzezârHer kuyudan içilirdi sularıHem su içün var idi kaygularıGördüler kim akdı nehr -ibî-girânDediler cümle olalım müslümân 17bEhl-i İslâm oldular cümle temâmMu‘cizât-ı Mustafâ'dan hâs u âmGördüler bu nehr-i cârî bâ sebâtBir sudur kim mislidir Nîl ü Furât
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 17a–17b ·
metinde göster ·
… vardır. Evvelâ Sürmeli yaylada aslâ tâ‘ûn olmaz. Habîb-i Neccâr hazretleri niçe
zemân
bu yaylada sâkin olup halkı dîne da‘vet etmişdir. Zîrâ peygamberdir demişler ve …
Cümle yedi aded yaylalardır. Her birinde birer gûne hâssası vardır. Evvelâ Sürmeli yaylada aslâ tâ‘ûn olmaz. Habîb-i Neccâr hazretleri niçe zemân bu yaylada sâkin olup halkı dîne da‘vet etmişdir. Zîrâ peygamberdir demişler ve ihtilâf etmişler. Anların du‘ası berekâtıyla bu Sürmeli yayla'da aslâ vebâ olmaz. Ve Gökdepe yaylası, gâyet bâlâ azîm yayladır. Bunda cemî‘i hayvânâtları aslâ ülker urmaz. Ve Çatalağaç yaylası; anda aslâ ısıtma olmaz. Halkı gâyet tendürüst olur. Ve Fındıklı yaylada aslâ ve kat‘â yılan ve çıyan ve akrep ve gayri zehirli haşerâtlar olmaz. Ve Şolgay yaylası, her giz anda hırsız ve harâmî olmaz. Zira Şolgay Sultân Cüneyd-i Bağdadî hazretlerinin baş halîfesidir. Bu yaylada medfûn olduğundan aslâ harâmî olmaz. Bir kimesne komadığı şey’e el uzatsa eli kurula kalır, mücerreb olduğundan bu yaylada aslâ harâmî ve kuttâ‘u't-tarîk yokdur. Herkesin metâ‘ı meydân-ı muhabbetde âşikâre durur. Bir ferd-i âferîde vaz‘-ı yed etmeğe kâdir değillerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 20b ·
metinde göster ·
Evsâf-ı ibret-nümâ-yı mutalsamat-ı kal‘a-i Hımıs: Hâlâ
zemân-ı
kadîm keheneleri ve hukemâları bu şehr-i kadîm içre ka‘r-ı zemînde yılan ve akr …
Evsâf-ı ibret-nümâ-yı mutalsamat-ı kal‘a-i Hımıs: Hâlâ zemân-ı kadîm keheneleri ve hukemâları bu şehr-i kadîm içre ka‘r-ı zemînde yılan ve akreb ve çıyan ve'l-hâsıl mesmûm hayvânâtlar içün tılsımâtlar edüp defnetmişler. İlâ hâze'l-ân ol mutalsamâtların te’sîriyle ol makûle yılan ve akreb ve çıyan olmaz. Olursa da benî Âdem'e nîş ursa mü’essir değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 27b ·
metinde göster ·
Hâssa-i dîğer: Dâhil-i Hımıs'da bir bi’r-i mâ vardır. Bir kimse ol kuyu suyuyla pîrâhenin gasl edüp geyerse ol âdemi aslâ akreb sokmaz. Meğer ol gömleği gayri su ile gasl ederse hükmü bâtıl olup akreb soksa ol zemân te’sîr eder. Meşhûr-ı âfâk kuyudur. Ahâlî-i vilâyetden istimâ‘ etdim, Hımıs'ın cânib-i Bey‘a'da bir mescid vardır. Kapusu üzre bir mutalsam garîb u acîbü'l-heykel bir tasvîr vardır. Nısf-ı a‘lâsı sûret-i insândır ve nısfından aşağısı akreb şekilli mermer-i hâm timsâldir. Bir âdem ol sûret üzre bir pâre hamur yapışdırsa ol hamur ol tılsım sûretine müşâbih olup ol hamur kuruduktan sonra ol hamurun sehelce pâresin âteşe bırağup akreb sokan kimesneye dütsi etseler ol zahmdâr âdem ol hamîrin râyihasın şemmetse bi-emri Hüdâ akrebin zahm urduğu yerün vec‘i teskîn olup bi-emrillah şifâ bulur. Bu hamîrden hakîre Dizdâr Ağa elli dirhem mikdârı ihsân edüp hıfz etdim. Hikmet-i Hüdâ diyâr-ı Acem'de Rûmiyye şehrinde bir memlûküm akreb sokup mezkûr hamîrden âteşe yakup gulâmım buhûrlayup derhâl vec‘inden halâs bulup zahm-ı akreb yerinden sarı sular cereyân edüp gulâmım halâs oldu. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 27b ·
metinde göster ·
… urdârların Cenâb-ı Allah meleklere emr edüp bu deryâya döküp cümle leşleri niçe
zemân
bu buhayre üzre şinâverlik edüp cîfe-i murdârlarından âb-ı buhayre bed râyihalı …
Bu buhâyre oldur kim Hazret-i Lût asrında kavm-i Lûtîlere Cenâb-ı Bârî hışm edüp lâşe-i murdârların Cenâb-ı Allah meleklere emr edüp bu deryâya döküp cümle leşleri niçe zemân bu buhayre üzre şinâverlik edüp cîfe-i murdârlarından âb-ı buhayre bed râyihalı olup ilâ yevminâ hâlâ bir sasık buhayre ve siyâh-rû deryâdır. Hulefâ-yı Emeviyyûn'a gelince bu buhayre üzre her sabâh niçe bin kefenli ter ü tâze meyyitler bulunurmuş. Meğer rahmet develeri ile mü’ekkel melâ’ikeler Lûtîleri kabrinden çıkarup bu buhayreye dökerlermiş. Lût şehri hâkimi tarafından kefenlerin almağa emîn âdemleri kayıklar ile varup meyyitlerin kefenlerin başları ucundan çözüp kefenlerin alınca avret yerleri kapkara kül olup vücûdları necis kokarmış. Hemân leşlerinden kefenleri çıkınca bu buhayrenin köpek balıkları ibtidâ Lûtîlerin avret yerin koparup yerler imiş. Kefen içün başka bir emânetkâr âdemi olurmış. Beher sene kırk elli bin kefen tahsîl olurmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 46a ·
metinde göster ·
sâkin olup hakîr ol gâra girmek müyesser olup bi-hakk-ı Hudâ hâlâ ol gâr-ı naza …
Ez în-cânib yine şehr-i Remle'de ziyâret-i Hazret-i Lokmân ibn (---) Vilâyet-i Sûdân'dan siyâh-çerde bir hakîm idi. Cenâb-ı Bârî kendüye ilm-i hikmet verüp cemî‘i kûhlarda olan haşâyiş makûlesi kendüye lisân-ı hâl ile tekellüm edüp "Yâ Lokmân! Ben fülân derde dâ‘-i devâyım" derler idi. Hattâ ecele dermân bulmağa çalışdı. Arz-ı Mukaddes'in nihâyetinde Adana şehri kurbunda şehr-i Misis cisrinden nehr-i Cihân üzre ubûr ederken Cibril-i Emîn elinden, kitâbın, kanadıyla nehr-i Seyhân'a atdı. Lokmân âhir âlem-i seyâhete düşüp arz-ı sa‘îd-i âlîde şehr-i Asvân'da Hazret-i İdris'in gârı içre niçe zemân sâkin olup hakîr ol gâra girmek müyesser olup bi-hakk-ı Hudâ hâlâ ol gâr-ı nazargâh içinde zencebîl ve darçın ve karanfil ve besebâse ve kebâbe ve kakule râyihasından âdemin dimâğı mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 47a ·
metinde göster ·
Ve cümle (---) aded kiremitli ve şındıra tahta örtülü ma‘mûr u müzeyyen ve metîn kal‘a-misâl hâneleri vardır. Ankâ re’îs bâzergânları çok olmak ile Kazak-ı Ak havfinden kavî binâ büyûtları vardır. Ekseriyyâ a‘yânı Laz-ı zebân-dırâz tâ’ifesidir kim cümle anadan doğma kuloğludur. Hatta Laz ta’ifesi beyninde latîfe gûne böyle derler, bir âdemin Ka‘be'ye gitmeğe iktidârı olmasa "Bre câhil Mankaliyye'ye gitsene, garîblerin ka‘besidir" derler. Tâ bu mertebe Lazlar bu şehre i‘tibâr ederler. Ve Rûm u Yahûd tâ‘ifesi dahi çokdur. Ammâ şeb [u] rûz mahkeme-i şer‘de Laz ile Yahûd da‘vâsından geçilmezdir. Zîrâ Lazlar Yahûd kavmin aslâ sevmezler. Tarabefzûn şehrinde Lazlar Yahûdî görseler emân u zemân vermeyüp katl ederler. Zîrâ Selîm-i Evvel'den berü ellerinde müte‘addid hatt-ı şerîfler vardır. Anınçün Tarabefzûn'da aslâ ve kat‘â Yahûdî yokdur. Ammâ bu Mankılya'da bir Laz Yahûdî'ye bir sille ursa şer‘ ile hakkından gelirler. Anınçün mahkemede Laz ve Çufud da‘vâsı çok olur. İkisi de şerîr tâ’ifesidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 124b ·
metinde göster ·
… ile Gâzî Balaban Paşa'yı serdâr-ı mu‘azzam edüp bu kal‘ayı muhâsara edüp emân u
zemân
vermeyüp yedi günde seyf-i Muhammedî ile feth edüp sene 773 târîhinde kal‘asın …
Zamân-ı Bulgar'da ismi Ispavod idi, ya‘nî Allah suyu. Bu şehirde kudret ılıcası olmağıla Ispa-voda derlerdi. Sırp tâ’îfesi bu şehre Köstence derlerdi, ya‘nî ılıca derlerdi. Ammâ bu şehir azîz iken Bulgar ve Voynuk ve Sırp kavmleri bu şehri bilâ teşbîh Kuds-i şerîf kadar ziyâret ederlerdi. Zîrâ bunda bir baş papas var idi. İrim papa gibi üç yüz sene dalâlet içre ifnâ-yı cesed edüp cemî‘i kâfiri dîn-i Hazret-i Yahyâ'dan nükûl etdirir idi. Ammâ riyâzât-ı mücâhede ile ol mertebeye varmışdı kim kırk günde bir badem ve bir zeytin ve bir kâse süd içerdi. Bu riyâzetle niçe mugayyabâtlardan haber verirdi. Hattâ hâşâ sümme hâşâ "Mesîh ibnullah gelir" deyü haber verüp hikmet-i Hudâ Hazret-i İsâ babasız Hazret-i Meryem'den 146b vücûda gelince bu mel‘ûn papasın gayba hükm etdüğü muhakkak olduğundan cemî‘i Rûmeli kefereleri ruhbâna i‘tikâd ve i‘timâd edüp dibelik küffârlar buna muhabbet edüp niçe kerre yüz bin kefereyi dîn-i Yahyâ'dan çıkarup dîn-i İsâ'ya da‘vet ederdi. Ammâ cemî‘i ulûm-ı garbiyye ü acîbe ü bî-hisâb fünûn-ı şettâya mâlîk idi. Hattâ yedi bin ruhbân u bıtrîk ü kıssîs ve papas [u] papa ve ladika ve râhib mel‘ûnları huddâm-ı bî-dîn-i pür-deynleri var idi. Ol asırda bu papas Bulgar lisânın ve Sırp lisânın ve Voynık ve Çakona lisânın ve Hırvad u Boşnak ve Leh u Rus ve Latin ü Çek ü İsfeç lisânların üç yüz yılda peydâ edüp yedi bin aded huddâmlarına bu lisânları ta‘lîm edüp vilâyet vilâyet bu huddâmları gönderüp her diyâr-ı deyrde papaslara ve gayrı Nasârâlara ta‘lîm ederek Hazret-i Yahyâ asrında ve Hazret-i İsâ sabâvetinde kâfiristâna bu elsine-i muhtelife müstevlî olup iştihâr buldu. Bu keyfiyetle mezkûr papas dahi Köstence şehrinde iştihâr bulup cemî‘i kâfiristândan bu bıtrîk kâfire nezerâtlar gelüp ol kadar mâl-ı Kârûn cem‘ etdi kim âhir ol mâl-ı bî-hisâb ile bu şehri eyle imâr etdi kim Kudüs yerine Bulgar ve gayri küffâr-ı murdar-ı bed-girdârlar bu şehri ziyâret edüp ol papasın ismiyle bu şehre Hazret-i Yahyâ asrında Lâdika derlerdi. Hatta Hazret-i İsâ halîfelerinden Semmun nâm bir havâriyyûn bu Lâdika şehrinde Lâdika papas ile müşerref olup Lâdika papas havâriyyûnun kudûmü şerefiyyetine niçe yüz bin milyon mâl-ı firâvân harc edüp bir deyr-i kebîr binâ edüp sîm-i hâlis döşeyüp Meryem Ana'ya hîbe eyledi. Âhir ol deyr Hazret-i Risâlet rahm-ı mâderden müştak olduğu leyle-i mübârekde ol Lâdika deyri zelzeleden münhedim olup zemîne beraber oldu. Halâ eser-i binâları Rila kûhı dâmeninde râygândır. Netîce-i kelâm, bu Lâdika mürd olup Bulgar'ın devletleri bergeşte olup bu şehir niçe divelden divele intikâl edüp âhir sene (---) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr asrında Despot Kraloğlu Yıvan Ban havfinden bu şehre bir sûr-ı üstüvâr binâ edüp mütehassın oldu. Hudâvendigâr bu kal‘a olduğun istimâ‘ edüp râhımız üzre bu gûr iki olmasın içün yer götürmez asker-i bî-pâyân ile Gâzî Balaban Paşa'yı serdâr-ı mu‘azzam edüp bu kal‘ayı muhâsara edüp emân u zemân vermeyüp yedi günde seyf-i Muhammedî ile feth edüp sene 773 târîhinde kal‘asın yire beraber eyledi. Hâlâ der-i dîvâr-ı sûr-ı bî-nûrdan eser-i binâları nümâyândır. Ol asırdan berü Köstence nâmıyla müsemmâ bir kasabadır. Rila dağı tetimmâtı derclerinde bir vâsi‘ öz içinde bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr kasabadır. Rûmeli hâkinde (---) hâssıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 146a–146b ·
metinde göster ·
… inâs vü nükte-şinâs ve sâhib-vakâr u âlî-tebâr ve muhteşem-i zamâne vü kührâb-ı
zemâne
ve müdebbir ü akl-ı Aristo-re’y bir dûrbîn-fikr bây; Isfahân'da hânlar hânlığın …
deyü hâna vâfir tevâzu‘ ve temallukâne mümâşât etdim. Zîrâ gâyet kadr-şinâs vü nükte-şinâs ve sâhib-vakâr u âlî-tebâr ve muhteşem-i zamâne vü kührâb-ı zemâne ve müdebbir ü akl-ı Aristo-re’y bir dûrbîn-fikr bây; Isfahân'da hânlar hânlığından ma‘zûl olmuş ya‘nî sadrıa‘zamlıkdan ma‘zûl olmuş kimesne idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 301b ·
metinde göster ·
… ve ne (ve) mihr ve ne mâh u sâl hâtırına gelüp Fâtıma Sultân gibi pûhte zâle-i
zemâne-i
fertûteyi bana verüp "Mîrî fîl besle" deyü müte’ellim olup cihân başına dar idi …
Ve'l-hâsıl Çirmen beğine varınca mührü umdular, ammâ Melek Paşa ne mühür ve ne (ve) mihr ve ne mâh u sâl hâtırına gelüp Fâtıma Sultân gibi pûhte zâle-i zemâne-i fertûteyi bana verüp "Mîrî fîl besle" deyü müte’ellim olup cihân başına dar idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 28b ·
metinde göster ·
Melek pederi Özdemir Paşazâde Osmân Paşa ile Acem vilâyetlerinde Gence ve Şirva …
Ba‘de zemânin Melek pederi Özdemir Paşazâde Osmân Paşa ile Acem vilâyetlerinde Gence ve Şirvan ve Şamaki ve Tiflis ve Tomanis ve Serîrü'l-lân ve Çıldır ve (---) ve Tümük ve Şeki ve Ereş ve Kars ve Bakü ve Bâbü'l-ebvâb, ya‘nî Demirkapu ve Gilân'ı ve gayri yüz on pâre şehir ü kılâ‘ ve tokuz hânlık yerleri cümle sene 986 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis asrında be-dest-i Özdemirzâde Osmân Paşa feth edüp Dağıstân pâdişâhı Şamhâl Hân ile akd-i sulh edüp Dağıstân'da sikke ve hutbe Âl-i Osmân ismine ve iclâs-ı Şamhâlleri Âl-i Osmân izniyle ahd [ü] mîsâk olunup Dağıstân vilâyetinde Âl-i Osmân askeri meştâ ederler, ammâ ol diyârda deyyâr bir dînâr olmamağile Özdemiroğlu gönden akçe kesüp kula mevâcib verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 46b ·
metinde göster ·
… âteş-i Nemrûd ve bârûd-ı siyâhdan peydâ olan dûd içinde kal‘alar kalup zemîn ü
zemân
u âsumân lerzân oldu.
Hikmet-i Hudâ eyyâm-ı müsâ‘id ile nehr-i Tuna üzre bin pâre zahîre gemileri bâdbânları ve fılandıra ve sancağ u bayrağ u alemlerin küşâde edüp asker-i İslâm karadan, anlar Tuna'dan giderken kal‘a-i Budin ve kal‘a-i Gerz İlyâs ve kal‘a-i Peşte ve kal‘a-i Bârûdhâne nümâyân oldukda el-azametullâh ibtidâ sadrıa‘zama ve sancağ-ı Resûlullâh'a ve asâkir-i cündullâha vehle-i ûlâda Gerz İlyâs kal‘ası bir yaylım top ve bir yaylım tüfeng mezkûr Budin ve Peşte kal‘aları "Safâ geldiniz ve hoş geldiniz" deyü üç pâre kılâ‘-ı azîmeler ol kadar top u tüfeng ü fişeng şâdumânları edüp cümle kal‘a neferâtları gülbâng-ı Muhammedîler çeküp cümle kal‘a murg-ı semender-vâr âteş-i Nemrûd ve bârûd-ı siyâhdan peydâ olan dûd içinde kal‘alar kalup zemîn ü zemân u âsumân lerzân oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 73a ·
metinde göster ·
… ân gazelhânları ve pehlivân-ı kûştegîrân kemândârân dilîrân dilberân-ı mahbûb-ı
zemânları
ve âşıkân-ı sâdıkân gûyendegân bintân-ı zenânları bile cümle bu bâzâr-ı hüsnde …
Ve cemî‘i rûy-i arzda ne kadar lu‘bedebâz ve bâzbâzânlar var ise meydânlar ve hayemâtlarda hokkabâz ve surâhîbâz ve cânbâz ve kumârbâz ve sûretbâz ve kâsebâz ve gürzbâz ve kûzebâz ve zorbâz ve resenbâz ve şu‘lebâz ve kuklabâz ve şebbâz ve hayâlbâz ve hîlebâz ve perendebâz ve sinibâz ve kadehbâz ve şîşebâz ve âteşbâz ve tâsbâz ve kadehbâz ve taşbâz ve çemberbâz ve şemşîrbâz ve ayubâz ve maymûnbâz ve keçibâz ve hımârbâz ve matrakbâz ve kemendbâz ve yılanbâz ve kumârbâz ve kuşbâz ve kayışbâz ve kâğıdbâz ve âyînebâz ve çanakbâz ve kellebâz ve'l-hâsıl cemî‘i dünyânın erbâb-ı ma‘ârif bâzbâzânları ve cemî‘i ilm-i sîmyâya mâlik veled-i zinâları bu cem‘iyyet-i kübrâda bulunup cemî‘i hayemâtlarda ve çârsû-yı bâzârlarda her diyârın hânendegân sâzendegân rakkâs-ı mutrıbân kaşmerân mudhikân meddâhân gazelhânları ve pehlivân-ı kûştegîrân kemândârân dilîrân dilberân-ı mahbûb-ı zemânları ve âşıkân-ı sâdıkân gûyendegân bintân-ı zenânları bile cümle bu bâzâr-ı hüsnde mevcûd olup bir cem‘iyyet-i kübrâ olur kim bunu görmeyen ve Mısır'da Nîl kesimin görmeyen ve Mısır kurbunda Şeyh Seyyid Ahmedü'l-Bed[ev]î ve eş-Şeyh İbrâhîm Dessûkî mevlûdların görmeyen bu cihânda ifnâ-yı vücûd edüp çok şey gördüm demesin. Bu cem‘iyyet-i âlînin geceleri Kadr ve rûzları rûz-ı fîrûz-ı nevrûz-ı Hârezmşâhîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 376a ·
metinde göster ·
devleti sâhib Sultân Süleymân Şâh bin Selîm Hân azze nasruhu inşâ(?) fî hâze'l- …
"Fî zemânı devleti sâhib Sultân Süleymân Şâh bin Selîm Hân azze nasruhu inşâ(?) fî hâze'l-medreseti ve ta‘mîri hâze'l-câmi‘i'ş-şerîf el-Emîr el-a‘yân Perî bin Halîl bin Ramazân fî sene 965."
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y154b ·
metinde göster ·
müzehheb bir hüsn-i hattır, ammâ sihr-âsârdır [nazîri] yokdur. Ve haremi bir me …
Bu târîh mermer üzre zemîni lâzüverd zemânı müzehheb bir hüsn-i hattır, ammâ sihr-âsârdır [nazîri] yokdur. Ve haremi bir mesîregâh küşâde bir haremdir kim gûnâ-gûn dıraht-ı sâyedâr ile ârâstedir. Ve aşren fe-aşren bir havz-ı tâhir var kim içinde gûnâ-gûn mâhîler şinâverlik Y 238b ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y238a–Y238b ·
metinde göster ·
… -i hayr ederiz. Nitekim bizim ol âdemlerimiz anda mahpûsdur. Bu vezîr-i âlî-şân
zemânında
ne huccâca ve ne âyende vü revendeye vaz‘-ı yed etmeziz. Ve sizleri dahi haps e …
"Vallâhi biz dağ âdemîsiyiz. Böyle bir vezîr-i dilîr huzûruna varmağa havf ederim. Zirâ yedi kerre Osmânlı (---)(---)(---)(---)(---) gördüm. (---). Gazze paşası bir hîle ile karındaşım oğlu Beşîr'in başın kesüp Sultân-ı Rûm'a gönderdi. Eğer paşa surremiz ihsân ederse, Q 111a sene-i sâbık üzre on bin Y 266a guruş eder, alup, du‘â-i hayr ederiz. Nitekim bizim ol âdemlerimiz anda mahpûsdur. Bu vezîr-i âlî-şân zemânında ne huccâca ve ne âyende vü revendeye vaz‘-ı yed etmeziz. Ve sizleri dahi haps etmeziz" deyü tevâzu‘âne mu‘âmele etdiler. Yûsuf Ağa dahi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y265b–Y266a ·
metinde göster ·