… ve turuncdan edüp her arslanı ve kaplanı demir zencîrler ile kayd [u] bend edüp
zencîrin bir
ucu yine pembeden eli deyenekli arslancı elinde olup tahtırevânlar üzre ubûr ed …
Ve tahtırevânlar üzre rengâmîz pembelerden siyâh gözlü âdemler ve hayvânâtlar ve arslan ve kaplanlar ve ejdehâ ve evrenler edüp gözleri nârenc ve turuncdan edüp her arslanı ve kaplanı demir zencîrler ile kayd [u] bend edüp zencîrin bir ucu yine pembeden eli deyenekli arslancı elinde olup tahtırevânlar üzre ubûr ederken alayköşkü dibinde hünkâr huzûrunda ba‘zı pembe hil‘at giyen âdemlere âteş verüp seyrâncılar üzre varup cümle halk bir hây-hûya varup bu şakalar ile ubûr ederler. Ba‘zı hallâc ârifleri.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 192a ·
metinde göster ·
… ndan yine cânib-i şarka düz sahrâ içre (---) sâ‘atde nehr-i azîm Araz ve nehr-i
Zengî'yi bir
cisrden ubûr edüp def‘a-i sânîde yine,
Ve bu deyrin beş yüz mikdârı papas ve ruhbânları vardır. Taraf-ı Acem'den ve cânib-i Âl-i Osmân'dan her şeb beşer ve altışar yüz ad[ed] atlı gelüp meks edüp çul ve tobra çıkarmadan cümle râhibler mihmândârlık edüp şîr-i hurma ve kutr-ı nebât-ı Hamavî ve Şâmî ta‘âm-ı mâ-hazar getirüp şeb [u] rûz hizmet ederler, aceb âsitâne-i Hazret-i Mesîh'dir. Andan yine cânib-i şarka düz sahrâ içre (---) sâ‘atde nehr-i azîm Araz ve nehr-i Zengî'yi bir cisrden ubûr edüp def‘a-i sânîde yine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 325b ·
metinde göster ·
… sebzezâr ve lâle-ızâr u sayd [u] şikârlı korudur. Ferd-i âferîdeden bir merd ü
zen bir
haşebin almağa kâdir değildir. İllâ hâkim izniyle tekyeye ve ba‘zı vakfullah bi …
Ve teferrücgâh-ı Babadağı: Cümle on bir aded mesîregâhdır. Evvelâ şehrin şarkında Kulle bâğları ve Bekir Ağa hânesi ensesinde Yarbağları ve Dede Saltık Sultân korusu bir azîm hıyâbân u çınaristân ve çengelistân ü kûyâh-ı sebzezâr ve lâle-ızâr u sayd [u] şikârlı korudur. Ferd-i âferîdeden bir merd ü zen bir haşebin almağa kâdir değildir. İllâ hâkim izniyle tekyeye ve ba‘zı vakfullah binâlara haşeblerin kat‘ ederler. Anda Sarı Saltık Sultân'ın niçe bin koyunu ve sığırı ve sıpası ve atları ve kısrakları ve taylakları mâl-â-mâldır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 127b ·
metinde göster ·
… mler ammâ cümlesi kubbe-i âliyesinin zîr-i zemîn-i muzlimde yaturlar. Hatta bir
Zengi-çehre bir
gulâmı elinde asasıyla ayağ üzre dîdebân gibi dîvâra dayanup durur. Ammâ gâyet …
{Bu bâlâda tahrîr olunan Âl-i Osmân ecdâdları kıbâblar içre serîrler ve mastabalar üzre katîfe eyvânlarıyla ve niçesi beyâz kefenleriyle saçları ve sakallarıyla cümle vücûdları ter ü tâze durup serîr üzre pâdişâhâne yaturlar. Birisi de türâb içre medfûn değiller. Niçesinin vücûdları pembe-misâl beyâz ve nermdir. Niçesi kurumuş, kadîd olmuşdur ammâ üzerlerinde esvâbları mukarrerdir. Kadd [ü] kâmetde tavîl ü cesîm âdemler ammâ cümlesi kubbe-i âliyesinin zîr-i zemîn-i muzlimde yaturlar. Hatta bir Zengi-çehre bir gulâmı elinde asasıyla ayağ üzre dîdebân gibi dîvâra dayanup durur. Ammâ gâyet mehîb ve mahûf çehredir. Türbedârları yokdur. Kapular yine fâtih-i Revân Murâd Hân ziyâret ideli mesdûdlardır. Cümle on bir aded kubbe-i âlîlerdir kim her biri eflâke ser çekmiş kubbe içre mermer sandûkaları etrâfında ve kapuları üzre esmâları mastûr olmağile tahrîr edüp pencere deliklerinden ipler ile zîr-i zemînlere inüp ziyâret etdim ve bu ebyâtı tahrîr etdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 241b ·
metinde göster ·
… deyü mezmûm olmuşlar. Ba‘dehû bu Rûmiyye'de medfûn Şeyh Sâlih hazretleri merd ü
zen bir
yere cem‘ olup tevhîd edüp mum söndürmeği men‘ etmişdir. Hâlâ Acem'de dahi vard …
Ba‘dehû kendülerinden sonra niçe halîfeleri mum söndürüp ehl ü ıyâlleri bulmada hatâ edüp "Acem mum söndürücüdür." deyü mezmûm olmuşlar. Ba‘dehû bu Rûmiyye'de medfûn Şeyh Sâlih hazretleri merd ü zen bir yere cem‘ olup tevhîd edüp mum söndürmeği men‘ etmişdir. Hâlâ Acem'de dahi vardır. Ammâ Hudâ âlimdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 297a ·
metinde göster ·
âdem ve beş âdem girdiğin gördüklerinde ve dollâblarda olan katırlara hay edüp …
Hemân zenbîllere bir âdem ve beş âdem girdiğin gördüklerinde ve dollâblarda olan katırlara hay edüp dollâbı katırlar çevire çevire beş Süleymâniyye minâresi kaddi olan kaya üzre zenbîller çıkup içinde olan âdemler yâhûd koyun kuzular her ne ise taşra çıkup gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 240b ·
metinde göster ·
… iş bir kayadan bir kayaya iki kat yan yana çekilmiş âdem uyluğu kalınlığı demir
zencîrlerden bir
köprü edüp zencîrler üzre yaban asmasından çitler örüp bir musanna‘ cisir olmuş …
Der-beyân-ı ibret-nümâ-yı cebel-i Narda: Şehr-i Narda'dan cânib-i şimâle nısf merhale gidüp nehr-i Narda üzre tâ kâfir zamânından beri bir derk-i esfel-vâr bir derenin iki tarafındaki evc-i âsımâna ser çekmiş bir kayadan bir kayaya iki kat yan yana çekilmiş âdem uyluğu kalınlığı demir zencîrlerden bir köprü edüp zencîrler üzre yaban asmasından çitler örüp bir musanna‘ cisir olmuş. Üstünden her bâr benî âdem geçer ammâ ol âdemlerin zehresine aşk olsun kim ödleri çatlayup helâk olmazlar, zîrâ âdem aşağı baksa gözü kararır kim gûyâ çâh-ı gayyâ ve derk-i esfeldir. Bu diyârın halkı alışup bir köyden bir köye gitmeğe aşağı dereleri bir günde dolanmayup bir ânda bu cisr-i silsileden geçüp Kalabakkaya'ya ve Tırhala şehrine giderler. Ammâ rûzgâr urdukça bu zencîr cisir salıncak gibi salınır, lâkin hemân benî âdem ubûr eder. Yohsa at ve katır ve sığır ve câmûs geçemezler, ammâ bu hakîr-i pür-taksîr gördüm ki bir sürü koyun geçdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 346a ·
metinde göster ·
… mağâranın kapusu mesdûd. İçinde ne âsâr var idüği nâ-ma‘lûm. Ancak bir kovan-ı
zenbûrî-misâl bir
sadâdır istimâ‘ olunur, ziyâretgâh-ı kadîmdir.
Ziyâretgâh-ı Ashâb-ı Kehf: On iki yârânlar ile varup ziyâret etdik. Lâkin mağâranın kapusu mesdûd. İçinde ne âsâr var idüği nâ-ma‘lûm. Ancak bir kovan-ı zenbûrî-misâl bir sadâdır istimâ‘ olunur, ziyâretgâh-ı kadîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y153b ·
metinde göster ·
Ammâ Habeşe cevârîleri var kim her biri amber-i hâm-misâl esmerü'l-levn gavâzîleri var kim diller perîşân olur. Ba‘zıları kahvehânelerde alâ-mele’i'n-nâs raks ederler. Arabistân'ın şânındandır, ayıb değildir. Cümle âsumânî iç edik ve âsumânî pâypûş geyerler. Bir zenâne bir merd-i Hudâ'nın cenbinden güzer eylese ıtriyyât, müşk, abîr, amber, zebât râyihasından âdemin demâğı mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y359a ·
metinde göster ·
… ardır ya‘nî evli hânlarıdır, mücerred âdem komazlar. Avret ve oğlan ve merd [ü]
zenân bir
yerdedir, mahrem nâ-mahrem yokdur, bir turfe kârhânedir kim içine girenin burnu …
Bunlardan mâ‘adâ Mısır içinde sekiz yüz elli râb vardır ya‘nî evli hânlarıdır, mücerred âdem komazlar. Avret ve oğlan ve merd [ü] zenân bir yerdedir, mahrem nâ-mahrem yokdur, bir turfe kârhânedir kim içine girenin burnunun orta direği düşüp âdem Şâm cinnine döner. Ne‘ûzu billâh cümle fellâhîn ve Hazarî kavimleri sâkindir, gayrı kavmi dahi komazlar. Kat-ender-kat mukassî hücrelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y119a ·
metinde göster ·
… d bir vâdî-i Tîh-misâl bir kumluk içinde bir püşte-i âlî üzre bir cesîm sommâkî
zenbûrî bir
amûd-ı âlîdir kim Allâhu a‘lem kaddi yüz zirâ‘-ı Mekkî vardır. Tâ zirvesinde si …
İsvân'ın cânib-i şarkîsinde rub‘ sâ‘at ba‘îd bir vâdî-i Tîh-misâl bir kumluk içinde bir püşte-i âlî üzre bir cesîm sommâkî zenbûrî bir amûd-ı âlîdir kim Allâhu a‘lem kaddi yüz zirâ‘-ı Mekkî vardır. Tâ zirvesinde siyâh elvân seng-i hârâdan Hazret-i İdrîs Nebî'nin sûreti vardır. Görenler anı bir Habeşî âdem oturur zann eder. Gûyâ zî-rûhdur kim hande-künân tebessüm edüp şehâdet parmağın kaldırup gûyâ âsumânı gösterir şekilli tasvîr olunmuş. Hazret-i İdrîs bu İsvân şehrinde hâsıl olup bu diyâr halkına ba‘s olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y387b ·
metinde göster ·