… ellerinde kazmalar ve ba‘zılarının ellerinde süpürge ve kürekler ve omuzlarında
zenbîl
ü garârlar ve hâr [ü] hâşâk sepetleri ile bir hây-hû ederek alay ile ubûr ederl …
Ammâ bu arayıcı esnâfı cümle nefer 500, ayaklarına ve kasıklarına varınca battâl siyâh çizmeler geyüp üzerlerinde kırmızı ve siyâh meşin kaftanlar ile ve başlarında Teke ve Hamîd külâhları ve omuzlarında uzun sırıklar ucunda çapa demir kazmalar ve arkalarında müdevver ağaç tekneler ve ellerinde kazmalar ve ba‘zılarının ellerinde süpürge ve kürekler ve omuzlarında zenbîl ü garârlar ve hâr [ü] hâşâk sepetleri ile bir hây-hû ederek alay ile ubûr ederler. Anların ardı sıra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 154a ·
metinde göster ·
… takaddüm olundu. Bunlar arabalar üzre çadırlar kurup pâk libâslar ile zeyn edüp
zenbîl
zenbîl fındık ve fısdık [ve] üzüm ve incîr ve gûnâ-gûn alaca(?) mûmlar ile çadı …
Bu esnâf dahi me’kûlât [ü] meşrûbât fürûht etmeğile sâ’ir esnâf üzre takaddüm olundu. Bunlar arabalar üzre çadırlar kurup pâk libâslar ile zeyn edüp zenbîl zenbîl fındık ve fısdık [ve] üzüm ve incîr ve gûnâ-gûn alaca(?) mûmlar ile çadırların zeyn edüp halk üzre üzüm ve fındık ve leblebi nisâr ederler. Ve bunlar gâyetü'l-gâye âlât-ı harbe müstağrak olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 179a ·
metinde göster ·
… m olundu. Bunlar arabalar üzre çadırlar kurup pâk libâslar ile zeyn edüp zenbîl
zenbîl
fındık ve fısdık [ve] üzüm ve incîr ve gûnâ-gûn alaca(?) mûmlar ile çadırların …
Bu esnâf dahi me’kûlât [ü] meşrûbât fürûht etmeğile sâ’ir esnâf üzre takaddüm olundu. Bunlar arabalar üzre çadırlar kurup pâk libâslar ile zeyn edüp zenbîl zenbîl fındık ve fısdık [ve] üzüm ve incîr ve gûnâ-gûn alaca(?) mûmlar ile çadırların zeyn edüp halk üzre üzüm ve fındık ve leblebi nisâr ederler. Ve bunlar gâyetü'l-gâye âlât-ı harbe müstağrak olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 179a ·
metinde göster ·
ile hevâya münkalib olmağa başladık. Tâ ki kayanın ortasının berâberine su‘ûd e …
Hemân beş aded yârân ile "Tevekkülen alallâh" deyüp zenbîllere girüp aşağıdan papaslar "Ala müsâfiri" deyü haykırınca anı gördük. Hemân zenbîl ile hevâya münkalib olmağa başladık. Tâ ki kayanın ortasının berâberine su‘ûd etdik. Hâtıra hutûr etdi kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 240b ·
metinde göster ·
ile aşağı enmek ihtimâlim yokdur. Bunda papas olup yarınki gün âsımâna urûc edü …
"Ben dahi ol tobra zenbîl ile aşağı enmek ihtimâlim yokdur. Bunda papas olup yarınki gün âsımâna urûc edüp Mesîh-dem Îsâ Nebî'ye varup dem alup hem-dem-i Îsâ olurum" dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 240b ·
metinde göster ·
içine girüp gözlerimiz yumup murğ-ı cânı Hudâ'ya tefvîz edüp Arapça âyetin ti …
Andan yine Allâh'a sığınup ecel tobrası nâm zenbîl içine girüp gözlerimiz yumup murğ-ı cânı Hudâ'ya tefvîz edüp Arapça âyetin tilâvet ederek zemîne selâmetle uçup konduk. Ve yine ol gece Kalabak köyünde mihmân olup gûyâ murğ-ı dilimiz bâz-ı ecelden halâs olup ol gece müşâvere edüp yârânlar eyitdiler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 241a ·
metinde göster ·
… bu kal‘ada hamd-i Hudâ bir at yemi bir guruşa bulundu. Ammâ kal‘a bedenlerinden
zenbîl
ile ibtidâ guruşu alup murâdları üzre metâ‘ların verirler. Dîvârlarının kaddi y …
Ve bu kal‘ada hamd-i Hudâ bir at yemi bir guruşa bulundu. Ammâ kal‘a bedenlerinden zenbîl ile ibtidâ guruşu alup murâdları üzre metâ‘ların verirler. Dîvârlarının kaddi yigirmi arşın bâlâdır. Ve kal‘anın şark tarafı dîvârı önünde bir birke-i azîmi var. Tûlen ve arzan ikişer yüz adımdır. Vakt-i şitâ olmak ile leb-ber-leb mâ-i tâhir idi. Ve yigirmi arşın amîk idi. Hakîr bu mahalden kal‘a Y 265a kulu ile ve iki yüz tüfeng-endâz refîklerimizle salt atlı olup cânib-i garba dağlar ve taşlar ve sengistân yollar aşarak iki sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y264b–Y265a ·
metinde göster ·
yılandan yetmiş beş yılan bir hoş kat‘ olunmayup cümle âlâtiyle atdılar, ammâ o …
Ol gün hikmet-i Hudâ on zenbîl yılandan yetmiş beş yılan bir hoş kat‘ olunmayup cümle âlâtiyle atdılar, ammâ ol atılan yılanları vakfa yazmayup sayyâd ve kassâbların üstüne yazup tahte'l-hisâb vazîfelerine mahsûb olur, aceb temâşâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y122b ·
metinde göster ·
… yüz bin erdeb mercimek ve iki yüz bin erdeb nohud ve yüz katma kınâ ve beş yüz
zenbîl
hûrmâ ve sâ’ir me’kûlât kısmından tahsîl edüp Reşîd şehrinde bir azîm mîrî mahz …
Bu hazîne-i pâdişâhî tahsîlinde Mısır askerîsinin alayı yokdur, ancak Mısır vezîri ümerâ-yı Mısır'ın bir eşbehine hil‘at-ı fâhire geydirüp kilâr-ı pâdişâhî beği eder, gayrı sefere ve gayrı kullara me’mûr olmaz, ancak kendüsi beş yüz âdem ile eyâlet-i Mısır'da kazâ-i Fereskûr'den ve Menzil şehrinden ve bender-i Dimyât'dan ve kazâ-i Birimbâl'dan ve bender-i Reşîd'den ve sâ’ir pirinc hâsıl olan yerlerden beş kerre yüz bin erdeb pirinci ve iki bin kafes sükkeri ve mî‘âdı ve üç yüz ferde kahve ve iki yüz bin erdeb mercimek ve iki yüz bin erdeb nohud ve yüz katma kınâ ve beş yüz zenbîl hûrmâ ve sâ’ir me’kûlât kısmından tahsîl edüp Reşîd şehrinde bir azîm mîrî mahzenler vardır, cümlesin mâl-â-mâl yığarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y214a ·
metinde göster ·