İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

zengî*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
91
isabet
78 cümle/beyitte
33,7
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
21
farklı biçim
20 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi9137,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 91

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“zengî*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 38a … es sidikli kapuya gelüp yeniçeri dakk-ı bâb edince bâb küşâde olup içeriden bir zengî-sıfat şütür-leb bir abûsü'l-vech bir Arab zâhir olup bunlar kapudan içeri girince hem …
EÇS I 38a … tür-leb bir abûsü'l-vech bir Arab zâhir olup bunlar kapudan içeri girince hemân zengî Arab Gülâbî Ağa'yı bâzûsundan berk yapışup hâne içine nîm elma-misâl atar. Hemâ …
EÇS I 38b … deyü hayr du‘â edüp cümle huzzâr-ı meclis "Âmîn" deyüp ba‘de'd-du‘â yeniçeri ve zengî Arab bevvâb Gülâbî Ağa'nın girîbânın alup "Yum gözünü" derler. Gülâbî garîb dah …
EÇS II 218b … İbret-nümâ-yı azîm Üçkilise ve ziyâretgâh-ı Muhammed Şâm-ı Gazan ve nehr-i azîm Zengî çayı.
EÇS II 221a … riyâzatla uçan Angiliya ruhbânın bu deyrde maşadı vardır. Bu cezîre halkı sâfî zengîn re’îs-i Rûm kefereleridir. Âb-ı hayât suyu ve bâğları vardır. Hâkimleri, bostân …
EÇS II 244b … si ve tavşanı gâyet çokdur. Dağlarında bâğlarının hesâbı yokdur. Ve halkı gâyet zengîn re’îslerdir. Yanovan Târîhi'nde yazdığı üzre bir kerre İşpâniye küffârı İslâmbo …
EÇS II 244b … [u] menâlleri çıkarup mâl-ı Kârûna mâlik olup ile'l-ân bu cezîre keferelerinin zengîn olmalarının aslı odur, deyü tahrîr etmişler. Andan 16 milde,
EÇS II 291a … üsünden aşağı niçe kılâ‘ ve büldânları reyy ederek kal‘a-i Revân altında nehr-i Zengî'ye Zengî dahi Kür'e, nehr-i Kür dahi Gîlân deryâsına munsab olur. Nehr-i Araz darb …
EÇS II 291a … şağı niçe kılâ‘ ve büldânları reyy ederek kal‘a-i Revân altında nehr-i Zengî'ye Zengî dahi Kür'e, nehr-i Kür dahi Gîlân deryâsına munsab olur. Nehr-i Araz darblı sud …
EÇS II 294a–294b Menzil-i nehr-i azîm Zengî : Kenarında haymelerimizle meks etdikde azamet-i Hudâ bu sahrânın cânib-i erba‘a …
EÇS II 294a–294b … yidiler kim her bir hussânın karnı hum-ı Husrevânî-misâl oldular. Ve bu nehr-i Zengî cânib-i kıblede Hârân dağlarından cem‘ 294b olup cânib-i şimâle cereyân edüp …
EÇS II 296b … letinde Penyânişi Ekrâdı dağlarından gelüp cânib-i şimâle cereyân ederek nehr-i Zengî'ye mahlût olur. Atıyla geçid verir sudur. Andan bir sâ‘atde ma‘mûr, gül-i gülistân …
EÇS II 296b … cem‘ olup bu mahalden güzer edüp sahrâ-yı Nahçivân'dan üç merhale aşağı nehr-i Zengî'ye , Zengî nehr-i Araz'a, Araz nehr-i Kür’e, Kür nehr-i Türk'e, Türk Bahr-i Haraz k …
EÇS II 296b … bu mahalden güzer edüp sahrâ-yı Nahçivân'dan üç merhale aşağı nehr-i Zengî'ye, Zengî nehr-i Araz'a, Araz nehr-i Kür’e, Kür nehr-i Türk'e, Türk Bahr-i Haraz ki bahr- …
EÇS II 308a Nehr-i Zengî'nin cânib-i şarkîsi sâhilinde tula ve seng binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Ammâ yalın ka …
EÇS II 308a–308b … okmak Hân sarâyı nâm bir behişt-i bâğ-ı cinân-misâl ravzayı ortaya alıp sâhil-i Zengî'de cenûbdan şimâle bir hafr-i azîme şürû‘ olundu.
EÇS II 308b–309b … b eyleyüp bu mahalde cüyûş-ı muvahhidîn kızılbaşın top-ı kûbüne bakmayup nehr-i Zengî'yi karşu tarafa ubûr edüp bir solak pâdişâh-ı Cem-cenâbın rikâbında piyâde nehr-i …
EÇS II 308b–309b … karşu tarafa ubûr edüp bir solak pâdişâh-ı Cem-cenâbın rikâbında piyâde nehr-i Zengî'yi ubûr ederken nehr-i azîm mezkûr solağı toparlayup götürürken Murâd Hân nehr içr …
EÇS II 308b–309b … at ile solağa yetişüp girîbânından şîrâne pençe salup solağı sol eliyle nehr-i Zengî'den çıkarup halâs etdüğü hâlâ diyâr-ı İrân-zemînde meşhûr-ı Azerbaycân-ı Ûcân'dır. …
EÇS II 308b–309b … olan Kara Mustafâ Paşa yeniçeri kethüdâsıyla on cemâ‘at oda yeniçeriyle cânib-i Zengî'de meterise yigirmi aded toplar ile şeb [u] rûz kal‘aya amân vermeyüp döğerdi. Cüm …
EÇS II 308b–309b … lü yokdur. Zîrâ cümle yalın kat dîvâr ile mebnî bir kal‘a-i üstûvârdır. Sâhil-i Zengî'de vâkı‘ cânib-i cenûbdan cânib-i şimâle tûlânîdir. Ve arzı gâyet ensizdir. Hattâ …
EÇS II 308b–309b … ümle (---) burc-ı azîmdir ve cümle (---) benddir ve dâiren-mâdâr (---) adımdır. Zengî tarafından handakı yokdur, ammâ mazgal delikleri çokdur. Cenûbî ve şarkî ve şim …
EÇS II 310a Evvelâ Revân'dan cânib-i şimâle pirinçlik sahrâları içre nehr-i Zengî kenarınca ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar ubur ederek 5 sâ‘atde,
EÇS II 310a … . Andan yine şimâle 6 sâ‘at bâğ [u] gülistân [ve] çeltikistân içre yine kenar-ı Zengî'yle gidüp menzil-i
EÇS II 310b–311a … Bu kal‘anın cânib-i şarkîsinde bir merhale yerde nehr-i Kanut ubûr edüp nehr-i Zengî'ye rîzân olur. Bu şehirden kalkup cânib-i şimâle giderken nehr-i Kabur'ı Özdemiroğ …
EÇS II 324b–325a … âst gelüp cânib-i şarka cereyân ederek Arpa çayıyla Ağrı dağı mahallinde nehr-i Zengî'ye mahlût olur. Bu kal‘a-i Kağızmân dahi Araz'ın karşu kıble tarafında olmağıla Az …
EÇS II 325b … ndan yine cânib-i şarka düz sahrâ içre (---) sâ‘atde nehr-i azîm Araz ve nehr-i Zengî'yi bir cisrden ubûr edüp def‘a-i sânîde yine,
EÇS II 325b–326a … bâdân ve imâret-i hudûdesi firâvân bir ülke-i Gürcîstân'dır. Araz âbının nehr-i Zengî'nin cânib-i şimâlisi kırk konak kûh-ı Elburz'u aşup Bahr-i Haraz'a varınca Dağıstân …
EÇS II 360b–361b … şlar düşüp atı kalmadan belinden tîrkeş ve kılıcın 361b bırağup piyâde nehr-i Zengî sâhilinde ahşama dek bir bostân içinde pinhân olup ba‘de'l-mağrib Ken‘an Paşa o …
EÇS III 88a–88b … tarafından Acem diyârı 88b hâkinde Revân kal‘ası dibinde cereyân eden nehr-i Zengî'nin karşu garb tarafında Osmânlı hudûdunda Ağrı dağına varır. Bir kûh-ı tavîl Bingö …
EÇS IV 329a … f-ı kasaba-i Zeng-âbâd-ı hoş-bünyâd: Zamân-ı kadîmde Hârûnu'r-Reşîd hilâfetinde Zengî Hazînedâr nâm bir şahs-ı benâm tamâm etdiğiyçün Zeng-âbâd derler. Hâlâ eyâlet-i …
EÇS VII 69a … ellüm etmezler idi, hemân heyûlâ gibi birbirlerine bakup gezerlerdi. Ammâ siyâh zengî Arab ve Berberî kavmi ve Tilimsân ve Fes ve Sûdân ve Meğâribe kavmi ve Urbân-ı …
EÇS VII 130b–131a Dahi hakîkate nazar olunsa siyâh Zengî Arab ve Hazret-i İsmâ‘îlî beyâz Arablardan mâ‘adâ cümle Hind ü Acem ve Özbek ve …
EÇS VIII 220b Der-nâm-ı gulâm-ı halka be-gûşân-ı çâkerân: Ekseriyyâ köleleri kara zengî Arablardır. Esmâları Mukbil, Sürûr, Mukaddem, Müyesser, Anter, Seylân misilli n …
EÇS VIII 228b … ı şemâ’il-i mahbûbe-i bintân: Cümle havâtîn ve cevârîleri çuka ferrâceler geyüp zengîneleri dîbâ ve şîb ve zerbâf hil‘at-i fâhireler geyüp başlarında beyâz dülbend dutuk d …
EÇS VIII 233b … değildir. Hemân Arabın bir kabâhat etse anların mâbeyninde hasîb [ü] nesîb bir zengî Arab beği vardır, ana varup Arabından şikâyet edüp,
EÇS VIII 233b … dandır. Ölürse sana bir Arab alıverir" [derler]. Tâ bu mertebe zabt u rabt eder zengî Arab beği vardır.
EÇS VIII 233b Der-beyân-ı esmâ-i zengî Arab halka be-gûşân: Hayrullâh, Câdallâh, Tomakdu, Afnu, Kobro, Daco, Kırmanka, …
EÇS VIII 259a Der-elkâb-ı memlûkân-ı esvedân: Ekseriyyâ köleleri Zengî Arablardır ve mahbûb Freng gulâmlardır. Kondela ve Sirvela ve Surullâh ve Kukul …
EÇS VIII 272a Der-tarz-ı acîb ü garîb: Bu şehirde ve Moton'da Kara Arab cevârîler ve Zengî Arab köleler cihânı dutmuşdur, ammâ köle sâhibleri Arabına bir fiske ve bir çub …
EÇS VIII 272a … ey teklîf edemezsin, ammâ mukaddemâ ma‘hûd olan hidmeti edâ etmese hemân cemî‘i Zengî Arab kölelerin yine bir zişt-rûy abûsu'l-vech şütür-leb bir kara Arab beğleri v …
EÇS VIII 326a … e yine fisdânları elvân çukalardan ve gayri harîrlerden fisdânlar ederler, ammâ zengîne olan kefere avretler fisdânların gûna-gûn katîfelerden ederler. Lâkin koltuklar …
EÇS VIII 345a … Ancak içinde bir kaç ma‘mûr çiftlikleri vardır kim bu çiftliklerde âzâdlı siyâh zengî Arablar sâkin olurlar. Bu kal‘a dahi Yanya sancağı hudûdu olup bu kal‘anın şark …
EÇS VIII 375b Ve Kara Zengî Arablar bâzârı başka durup hemân kırk elli bin âdemler gelüp kara Arablar alırl …
EÇS IX Y127a … rersiz" deyü on altı yem ve yigirmi ekmek ve beş tekerlek peynir verüp bize bir zengî küheyl atlı Arab yiğidi verdiler. Vedâlaşup şimâl cânibine Seki yaylağına revân …
EÇS IX Y239b … iyân'dan Elmüttekîbillâh'a haber varınca derhâl ümerâlarından Mahmûd Nûreddîn-i Zengî'yi ve Esedüddîn şirkûh'ı Mısır üzre serdâr edüp emân ile Mısır'ı feth edüp sikke v …
EÇS IX Y270b … ısır Rûm elinde idi, Mekke ve Medîne'ye gılâl gelmezdi, zîrâ Mekke ve Medîne'ye Zengîler müstevlî olmuşdu. Ve ol asırda Dârâ şâh Bağdâd pâdişâhı idi. İki kerre yüz bin …
EÇS IX Y270b … ârâ şâh Bağdâd pâdişâhı idi. İki kerre yüz bin asker ile Mekke üzre gelüp cümle Zengîleri dendân-ı tîgden geçirüp arz-ı Hicâz'ı feth etdi. Ba‘dehu Bağdâd'a varup Basra v …
EÇS IX Y309b–Y310a … a‘be-i şerîfe gide. Farz-ı evvel olan tavâf-ı kudûma gide, zîrâ pîr ü cüvâna ve zengîne-i nisvâna tavâf-ı kudûm farzdır. Ve Mekke'den gücü yetdüğü kadar bu umreye gelüp …
EÇS IX Y365a … siyâh çerde cevârîlerin destinde ve on iki tâvûsî hecînler üzre birer Funcistân zengîli memlûkler ile hedâyâlar geldi.