… tür-leb bir abûsü'l-vech bir Arab zâhir olup bunlar kapudan içeri girince hemân
zengî Arab
Gülâbî Ağa'yı bâzûsundan berk yapışup hâne içine nîm elma-misâl atar. Hemân Gül …
deyü ol tenhâ mahalde bir künc-i muzlimde bir mülevves sidikli kapuya gelüp yeniçeri dakk-ı bâb edince bâb küşâde olup içeriden bir zengî-sıfat şütür-leb bir abûsü'l-vech bir Arab zâhir olup bunlar kapudan içeri girince hemân zengî Arab Gülâbî Ağa'yı bâzûsundan berk yapışup hâne içine nîm elma-misâl atar. Hemân Gülâbî Ağa'nın aklı başına gelüp cümle hâzırûna,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 38a ·
metinde göster ·
… ellüm etmezler idi, hemân heyûlâ gibi birbirlerine bakup gezerlerdi. Ammâ siyâh
zengî Arab
ve Berberî kavmi ve Tilimsân ve Fes ve Sûdân ve Meğâribe kavmi ve Urbân-ı Funci …
İbret-nümâ-yı diğer: Havuzdan zâhir olan deryâ kuruyup ke'l-evvel bâğ-ı İrem görünüp mukaddemâ nümâyân olan gûnâ-gûn dîvler ve gûl u beyâbân ve ecinne ve ejdehâlardan nâm [u] nişân kalmayup mezkûr perdenin verâsında bir alay Rûm halkı ve Teke ve Hamîd ve Konya külâhlı âdemler ve Mısır ve Şâm ve Acem ve Hind ü Sind ve Maskov ve Tatar ve Özbek, el-hâsıl Hallâk-ı âlem bu rûy-ı arzda ne kadar mahlûk-ı benî âdem halk etdi ise cümlesi eşkâl-i esbâblarıyla zâhir olup bâğ-ı İrem içre kimi gezüp kimi her dıraht altında oturup sohbet ederlerdi, ammâ bunların birinde nutk olmayup birbirleriyle tekellüm etmezler idi, hemân heyûlâ gibi birbirlerine bakup gezerlerdi. Ammâ siyâh zengî Arab ve Berberî kavmi ve Tilimsân ve Fes ve Sûdân ve Meğâribe kavmi ve Urbân-ı Funcistân ve Âfnû ve May Bornu ve Dacu ve Kırmanika ve Bağaniski ve Fur kavmi kara Arablarıyla Habeşî ve Hindî kavmi gâyet çok idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 69a ·
metinde göster ·
ve Hazret-i İsmâ‘îlî beyâz Arablardan mâ‘adâ cümle Hind ü Acem ve Özbek ve Moğo …
Dahi hakîkate nazar olunsa siyâh Zengî Arab ve Hazret-i İsmâ‘îlî beyâz Arablardan mâ‘adâ cümle Hind ü Acem ve Özbek ve Moğol u Boğol ve Çîn ü Mâçîn ve Hıtâ vü Hoten ve Fağfûr u Kozak ve Türkmân ve Maskov ve Macar ve'l-hâsıl cümle üç yüz yetmiş aded kavm-i kâfiristânın bilesi âdemleri cümle Tatar'dan azmışlardır kim cemî‘i müverrihân-ı Arab u Acem ve Latin ve Kıbtî [ve] kavm-i Yûnâniyân müverrihleri eyle tahrîr etmişlerdir. Anıniçün kavm-i Tatar ulu soy olup Cingiz Hân'dan berü niçe evlâdları sâhib-hurûc ve 131a sâhib-zuhûr olup vilâyet-i Kırım'ı mesken [ü] me’vâ edinmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 130b–131a ·
metinde göster ·
… değildir. Hemân Arabın bir kabâhat etse anların mâbeyninde hasîb [ü] nesîb bir
zengî Arab
beği vardır, ana varup Arabından şikâyet edüp,
Der-şekl-i çâkerân-ı memlûkân: Bu şehirden tâ şehr-i Siroz'a varınca ekseriyyâ köleleri siyâh şütürleb Arabları var ammâ bir âdem kölesini döğmeğe kâdir değildir. Hemân Arabın bir kabâhat etse anların mâbeyninde hasîb [ü] nesîb bir zengî Arab beği vardır, ana varup Arabından şikâyet edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 233b ·
metinde göster ·
… dandır. Ölürse sana bir Arab alıverir" [derler]. Tâ bu mertebe zabt u rabt eder
zengî Arab
beği vardır.
"Benim çelebim şöyle kabâhat etdi" deyü çelebi diyerek kovlarsın, beğ dahi bir çavuş gönderüp senin çelebi Arabını senin gözün önünde yıkup beş yü[z], altı yüz yâhûd cürmüne göre bin kırbaç ururken ricâ edüp "Halâs etdim" desen ricân geçmeyüp "Elbette çelebiye bin kırbacı uruculardandır. Ölürse sana bir Arab alıverir" [derler]. Tâ bu mertebe zabt u rabt eder zengî Arab beği vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 233b ·
metinde göster ·
Der-beyân-ı esmâ-i zengî Arab halka be-gûşân: Hayrullâh, Câdallâh, Tomakdu, Afnu, Kobro, Daco, Kırmanka, Amber, Mercân, Çelebi, Şedillâ, Yâkût, Şomtülü, Badıllâ, Kamber, Donkolâ. Bu gûne Arab isimleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 233b ·
metinde göster ·
Der-tarz-ı acîb ü garîb: Bu şehirde ve Moton'da Kara Arab cevârîler ve
Zengî Arab
köleler cihânı dutmuşdur, ammâ köle sâhibleri Arabına bir fiske ve bir çubuk ça …
Der-tarz-ı acîb ü garîb: Bu şehirde ve Moton'da Kara Arab cevârîler ve Zengî Arab köleler cihânı dutmuşdur, ammâ köle sâhibleri Arabına bir fiske ve bir çubuk çalmağa kâdir değildir ve kölesine "Bire Arab, bire kara" demeğe kâdir değildir. Cümle halk Arablarına "Yako Çelebi ve Amber Çelebi ve Bilâl Çelebi ve Kobro Çelebi ve Beyran Çelebi ve Cicilkan Çelebi" ve'l-hâsıl çelebi lafzından gayri bir söz söylemeğe kâdir değilsin.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 272a ·
metinde göster ·
… ey teklîf edemezsin, ammâ mukaddemâ ma‘hûd olan hidmeti edâ etmese hemân cemî‘i
Zengî Arab
kölelerin yine bir zişt-rûy abûsu'l-vech şütür-leb bir kara Arab beğleri vardır …
Ve ibtidâ satın aldığın mahalde ne hidmet teklîf etdinse andan ziyâde bir şey teklîf edemezsin, ammâ mukaddemâ ma‘hûd olan hidmeti edâ etmese hemân cemî‘i Zengî Arab kölelerin yine bir zişt-rûy abûsu'l-vech şütür-leb bir kara Arab beğleri vardır. Ana varup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 272a ·
metinde göster ·
… Ancak içinde bir kaç ma‘mûr çiftlikleri vardır kim bu çiftliklerde âzâdlı siyâh
zengî Arablar
sâkin olurlar. Bu kal‘a dahi Yanya sancağı hudûdu olup bu kal‘anın şark tarafın …
Rûm kralları binâsıdır. Sene (---) târîhinde Gâzî Evrenos Sultân Mehemmed Hân-ı Ebü'l-feth asrında Venedik küffârının derûn-ı kal‘ada karârları firâra mübeddel olup feth olmuşdur kim hâli üzre bırakmışlardır. Kal‘ası Pireveze deryâsı kenârında bir topraklı bayır üzre şekl-i muhammes bir Şeddâdî binâ bir kal‘a-i ra‘nâ olup dâ’iren-mâdâr cirmi bin adımdır ammâ taşrası vîrândır. Lâkin iç kal‘ası ma‘mûrdur, ammâ dizdârı ve neferâtları yokdur. Ancak içinde bir kaç ma‘mûr çiftlikleri vardır kim bu çiftliklerde âzâdlı siyâh zengî Arablar sâkin olurlar. Bu kal‘a dahi Yanya sancağı hudûdu olup bu kal‘anın şark tarafına iki bin adım karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 345a ·
metinde göster ·
bâzârı başka durup hemân kırk elli bin âdemler gelüp kara Arablar alırlar, zîrâ …
Ve Kara Zengî Arablar bâzârı başka durup hemân kırk elli bin âdemler gelüp kara Arablar alırlar, zîrâ bu diyâr karalar ve karılar gâyet makbûl kölelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 375b ·
metinde göster ·
… askerine koyulup bir ceng-i Alî dahi ederler. Meğer Gavrî'nin on iki bin siyâh
Zengî Arabları
Kara Meydânı'nda olurlardı, Y 52b anıniçün Karalar Meydânı derlerdi, Rûmeli a …
Hemân Mısır içinden cümle Mısırlı âl-i Osmân'ın sürûr [u] şâdumânda olan askerine koyulup bir ceng-i Alî dahi ederler. Meğer Gavrî'nin on iki bin siyâh Zengî Arabları Kara Meydânı'nda olurlardı, Y 52b anıniçün Karalar Meydânı derlerdi, Rûmeli askeri bu Kara Meydânı'na girüp cümle karaları kıra kıra cân komazlar, leşleri kara kara anda kalup Kara Meydânı derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y52a–Y52b ·
metinde göster ·
Sekiz yüz mezmûm ü müflis Urbân-ı siyâh-likâ kavm-i bed-likâ kara saçlı
Zengî Arablardır
. Aslâ dîn diyânet ve haşr [u] neşr nedir bilmezler. Bunlar dahi gâr-ı cahîmlerd …
Sekiz yüz mezmûm ü müflis Urbân-ı siyâh-likâ kavm-i bed-likâ kara saçlı Zengî Arablardır. Aslâ dîn diyânet ve haşr [u] neşr nedir bilmezler. Bunlar dahi gâr-ı cahîmlerde olurlar. Bunları ubûr edüp beş sâ‘at dahi gidüp Q 314aP 311a on altıncı sâ‘atde üç yatsı vakti ubûr etdükde hamd-i Hudâ mâhtâbda bî-tâb [u] bî-mecâl,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y389b ·
metinde göster ·