… ısır Rûm elinde idi, Mekke ve Medîne'ye gılâl gelmezdi, zîrâ Mekke ve Medîne'ye
Zengîler
müstevlî olmuşdu. Ve ol asırda Dârâ şâh Bağdâd pâdişâhı idi. İki kerre yüz bin …
Ammâ sene 26 târîhinde Mısır Rûm elinde idi, Mekke ve Medîne'ye gılâl gelmezdi, zîrâ Mekke ve Medîne'ye Zengîler müstevlî olmuşdu. Ve ol asırda Dârâ şâh Bağdâd pâdişâhı idi. İki kerre yüz bin asker ile Mekke üzre gelüp cümle Zengîleri dendân-ı tîgden geçirüp arz-ı Hicâz'ı feth etdi. Ba‘dehu Bağdâd'a varup Basra ve Lahsa ve Ummân ve Hille ve Kûfe ve Cevâzir ve Musul'dan niçe kerre yüz bin deve cem‘ edüp Mekke ve Medîne'ye beher sene zahîre gönderirdi. Hamd-i Hudâ Mekke ve Medîne zamân-ı câhiliyyetden beri kefere eline girmemişdir ve girmez de. Ammâ sâ'ir mezâhib-i muhtelife kavmi ellerine girmişdir. Allâhu ta‘âlâ hıfz ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y270b ·
metinde göster ·
… lûfe alırlar şedîd akûr kulları var. Lâkin şecî‘ ü bahâdır kavmdir, şeb [ü] rûz
Zengîler
ile ve Berberîler ile ve Fûncistân aşkıyâları ile ceng ederler. Gâyet intihâ-i …
Ve Mısır'da emr ile Circe hâkiminden senevî yigirmi kîse dahi ma‘a'z-ziyâde sâliyâne ulûfe alırlar şedîd akûr kulları var. Lâkin şecî‘ ü bahâdır kavmdir, şeb [ü] rûz Zengîler ile ve Berberîler ile ve Fûncistân aşkıyâları ile ceng ederler. Gâyet intihâ-i serhad yerdir. Ve kal‘anın cebehânesi mükellefdir. Kırk aded şâhî ve kolumburna topları vardır. Lâkin kal‘a bir kaya üzre vâki‘ olmağile handakı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y391b ·
metinde göster ·
… n esmerü'l-levn ve ahmerü'l-vech mahbûb u mahbûbeler ve zişt-rû Afnuvî şütürleb
Zengîler
geldi kim hisâbın Cenâb-ı İzzet bilür.
Hulâsa-i kelâm bu kal‘ada kâmil bir ay meks edüp asker-i nusret-şümâr tâ vilâyet-i İsvân'a varınca ne kadar âteş-perest ve gâv-perest ve pîl-perest âfitâb-perest diyârları var ise şebhûn salup rûz-merre ol kadar mâl-ı ganâyim geldi kim sahrâ-yı İdrîs'in içi devâbât-ı Hudâ ile mâl-â-mâl oldu. Ba‘dehu bir aydan sonra cânib-i erba‘ada olan asker-i nusret-me’âsire neccâblar gönderilüp anlar dahi bir aya dak ol kadar fîl ve gergerdân ve kazık boynuz ve at ve deve ve hımâr ve câmûs ve sevr ve koyun getirdiler kim herbir fîl üzre yigirmi otuz esîr ve her deve üzre beşer altışar esîr ve her at ve gayrı hayvânâtlar üzre her vilâyetin üsârâlarından esmerü'l-levn ve ahmerü'l-vech mahbûb u mahbûbeler ve zişt-rû Afnuvî şütürleb Zengîler geldi kim hisâbın Cenâb-ı İzzet bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y401a ·
metinde göster ·
… îl-i Mengerûsî verdi. Ve fîlbân ve şütürbân ve gayrı huddâmândan elli aded esîr
Zengîler
verüp,
Derhâl kan u cân başıma sıçrayup istikbâle çıkup yed-be-yed olup haymemize geldik. Ardı sıra iki katâr deve yükü hûrmâ lîfi hararlar içre gûnâ-gûn fîl dişleri ve gergerdân boynuzları ve santa ve âbnûs ağacları ve on hecîn üzre yigirmi aded duhter-i pâkîze-ahterânlar kim herbiri esmerü'l-levnin mahbûbları idi, ve on hecîn-süvâr yigirmi aded mûğân-pîçe ve âteş-perest cân yakıcı kıya kıya bakıcı esmerü'l-levn ve ahmerü'l-vech gılmân-ı sâhib-iz‘ânlar ihsân etdi. Ve kâmil yüz aded hecîn tâvûsu ve iki pîl-i Mengerûsî verdi. Ve fîlbân ve şütürbân ve gayrı huddâmândan elli aded esîr Zengîler verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y402a ·
metinde göster ·
… yedi yıldan berü bu hayvânlar ile serserî gezeriz, bir selâmete çıkmadık. Kara
Zengîler
içinde kaldık, çiğ âdem deyü bizi masharalığa alırlar", deyü vâfir şikâyet üzre …
"Ve ertesi gün bu hayvânlar bize gelüp üns ülfet etdiler, lisân-ı hâl ile bin dediler. Hâlâ yedi yıldan berü bu hayvânlar ile serserî gezeriz, bir selâmete çıkmadık. Kara Zengîler içinde kaldık, çiğ âdem deyü bizi masharalığa alırlar", deyü vâfir şikâyet üzre olup birez arpa ve darı ekmeği ve kavun ve karpuz tenâvül edüp sad şükr-i Hudâ etdiler. Meğer yedi ay imiş, hayvânları ile ot otlarlar imiş, ba‘zı zamân şehre girdikde ta‘âm vermeyüp risvây ederlermiş. Hakîr küstâhâne su’âl edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y411b ·
metinde göster ·
Ve hânemiz sâhibi Kara Nâ’ib cümle Urbân u uryân kara
Zengîler
üzre mîrlivâdır. Cümlesinin akd [ü] halli ve zabt [u] rabtı anın destindedir. H …
Ve hânemiz sâhibi Kara Nâ’ib cümle Urbân u uryân kara Zengîler üzre mîrlivâdır. Cümlesinin akd [ü] halli ve zabt [u] rabtı anın destindedir. Hükm [ü] hükûmât sâhibi zorba bir âdemdir. Hîn-i ma‘rekede başına yüz bin asker cem‘ etmeğe kâdirdir. İhsân [u] in‘âmı ve it‘âmiyle cümle Habeş diyârının halkını bende edüp paşayı kayd-bende çekmişdir. Cümle söz bunundur. Fortacı Ahmed Paşa bunu tarh edüp kendüsi müstakil vezîr olayım, dedi, âhir edemeyüp cihân başına dar olup Yemen'de imâma firâr etdi. Bu Kara Nâ’ib dâ’imâ bu Harkova'da sâkin olur. Ahmerü'l-levn bir arık yüzlü iri gözlü ve kaba levend sözlü fasîh Türkce bilür. Âyende ve revendeye tavuklu ve kuzulu ve yoğurtlu buğday çorbası ve darı ekmeği mebzûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y440a ·
metinde göster ·
… ân kavmdir, yine avret yerleri deriler ile mestûrdur. Ammâ şütürleb Q 340b ve
Zengîler
gibi abûsü'l-vech değillerdir, bir hüsn-i sûretde güler cemâlli ve hulüvv-kelâm …
Ve bu kabîle-i Okut Hâm evlâdlarından ahmerü'l-levn ve esmerü'l-vech yüz bin mikdârı sahrânişîn ve kurâ-binişîn uryân kavmdir, yine avret yerleri deriler ile mestûrdur. Ammâ şütürleb Q 340b ve Zengîler gibi abûsü'l-vech değillerdir, bir hüsn-i sûretde güler cemâlli ve hulüvv-kelâmlı halûk âdemlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·