ol y(a)ruk kızı ögütmiş ög arıg yel kaŋ(ı)m(ı)z ulug elig t(e)ŋri hanı
z(e)rua
t(e)ŋri ekinti yulgak özi kim k(e)ntü ol k(e)nig roş(a)n t(e)ŋri yme ekinti ölü …
ol y(a)ruk kızı ögütmiş ög arıg yel kaŋ(ı)m(ı)z ulug elig t(e)ŋri hanı z(e)rua t(e)ŋri ekinti yulgak özi kim k(e)ntü ol k(e)nig roş(a)n t(e)ŋri yme ekinti ölügüg tirgürügli ay t(e)ŋri üçünç [arı]g nom kutı kim k(e)ntü ol k(a)mag nom eligi yme sizlerke ayu bėrtim
aġırınça kökler içinde hem yer içinde anda kiçigrek yoḳ anda uluġraḳ meger belg …
3 aydılar anlar kim tandılar: kelmez bizke ḳıyamet. ayġıl: andaġ meniŋ iḍim bütünlükin kelür sizke ġaybnı bilgen ol. Ġayib bolmaz andın zerre aġırınça kökler içinde hem yer içinde anda kiçigrek yoḳ anda uluġraḳ meger belgülüg bitig içinde
22 ayġıl: oḳıŋlar anlarnı kim sėzdiŋiz taŋrı--da aḍın. erklig bolmazlar
zerre
aġırınça kökler içinde ap yime yer içinde yoḳ olarḳa bu iki içinde hiç ortaḳlıḳ …
22 ayġıl: oḳıŋlar anlarnı kim sėzdiŋiz taŋrı--da aḍın. erklig bolmazlar zerre aġırınça kökler içinde ap yime yer içinde yoḳ olarḳa bu iki içinde hiç ortaḳlıḳdın yoḳ aŋar olardın hiç yariçidin
müstağrak olmuş kat-ender-kat kemer kuşaklu sipâh kulları selâma durup el bağla …
Ba‘dehu bu Tuna'dan imdâd olmayınca yine Vezendon Kıral, İslâmbol'a su getirdmek içün su kemerleri cânibinden bir ayn-ı zülâli üstâd-ı mühendislere mâl-ı firâvân bezl edüp Kırkçeşme kemerleri ile İslâmbol'a bir mâü'l-hayât getirüp Kırkçeşme'den gayrı üç bin çeşme-i hayevân cereyân etdirüp İslâmbol'u eyle ma‘mûr [u] âbâdan etdi kim Yanko vezîri Kanator'anın binâ etdüği Yedikulle kal‘asından tâ Sarâyburnu kal‘ası rüknüne gelince şâhrâhın tarafeynine murassa‘ mînâ iskemleler üzre zer-ender-zere müstağrak olmuş kat-ender-kat kemer kuşaklu sipâh kulları selâma durup el bağlarlardı. Ve yüz bin piyâde murassa‘ tâclu kemer-beste kullar dahi önü sıra saf saf olup gürûh gürûh alay ile ubûr ederlerdi. Ve iki kerre yüz bin esb-süvâr asker dahi alay ederlerdi. Tâ bu mertebe kerr ü fer sâhibi zîşân kıral idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 11b ·
metinde göster ·
… kim kuvvet-i basar fark edemez. İslâmbol'un ve Frengistân'ın kum sâ‘atcileri ve
zergerleri
andan rimâl alup isti‘mâl ederler. Ve,
Ma‘âdin-i sânî: İslâmbol'un cânib-i cenûbunda Yedikulle'den nîm merhale Kumburgos nâm kal‘a kurbünde bir gûne beyâz sâ‘at kumu hâsıl olur. Anıniçün Kumburgazı derler. Eyle beyâz ve rakîkdir kim kuvvet-i basar fark edemez. İslâmbol'un ve Frengistân'ın kum sâ‘atcileri ve zergerleri andan rimâl alup isti‘mâl ederler. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 18b ·
metinde göster ·
Ma‘âdin-i sâlis: Edirnekapusu hâricinde Dâvûd Paşa Bâğçe-i hâssı kurbünde yedi yerde ma‘âdin-i hacer vardır kim böyle bir sun‘-ı Girdigâr bir diyârda yokdur. Bu kadar bin yıldan berü İlâ-yevminâ hâzâ beher yevm niçe bin haml-i hımâr u bağl {taş} taşınup deryâda katre ve güneşde zerre mikdâr tenezzül bulmamışdır. Zîrâ be-emr-i Sânî‘ kesb-i hevâdan rûz-merre bitmededir. Ammâ Hızır Ma‘deni derler bir sengîn taşdır. Ayasofya binâsıyçün Hızır göstermegile Hızır Ma‘deni derler. Cümleden latîf ve kat‘ etmesi sehel âsân bir hacer-i makbûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 18b ·
metinde göster ·
eder kefere Simyon, Yanvan Târîhi'n okudukca istimâ‘ edüp hâtır-nişânımız idi. …
Bu hakîr-i pür-taksîrin dükkânlarında zergerlik eder kefere Simyon, Yanvan Târîhi'n okudukca istimâ‘ edüp hâtır-nişânımız idi. Zîrâ anlar ile âlem-i sabâvetden beri ülfetimiz sebebiyle ve reşîd ü necîb olmamız cihetiyle fesâhat [ü] belâğat üzre lisân-ı Yûnânı ve lisân-ı Latini anlardım. Ve hakîr Simyon'a Şâhidî Lügatı'n okudurdum. O bize Aleksandıra ya‘nî İskender-i Zülkarneyn Târîhi'n okudurdu. İskender Târîhi'nde dahi Rûm kayâsıralarının ecdâdı Amlâk'a ve Sâm'a ve Hazret-i Nûh'a müntehîdir ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 23a ·
metinde göster ·
… nın etrâfında mezkûr hâsodalar ile ma‘mûr [u] âbâdân edüp cümle odalarda üç bin
zer-i
zîvere gark olmuş zerdûz tâclı gül pîrehenli Yûsuf-çehre gılmân-ı hâssa ile mâl …
Ve bir Atmeydânı cirminde bir havlı-yı ferah-fezânın cânib-i şarkında bir hammâm-ı latîf ana muttasıl hazîne-i hâssa ve ana muttasıl kuşhâne ve ana muttasıl kilar odası andan hazîne odası andan hâsodası [andan]{Hünkâr câmi‘i} andan doğancılar odası andan küçük oda andan büyük oda andan seferliler andan külhan odası andan büyük oda mescidi andan meşkhâne andan yine hammâma gelince bu meydânın etrâfında mezkûr hâsodalar ile ma‘mûr [u] âbâdân edüp cümle odalarda üç bin zer-i zîvere gark olmuş zerdûz tâclı gül pîrehenli Yûsuf-çehre gılmân-ı hâssa ile mâl-â-mâl edüp her biri devâm-ı devlet-i pâdişâhî ed‘iyesine müdâvemetde olup hidmet-i şehriyârî ile ber-hordâr [u] behre-mend olmada idiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32a ·
metinde göster ·
… odalar ile ma‘mûr [u] âbâdân edüp cümle odalarda üç bin zer-i zîvere gark olmuş
zerdûz
tâclı gül pîrehenli Yûsuf-çehre gılmân-ı hâssa ile mâl-â-mâl edüp her biri devâ …
Ve bir Atmeydânı cirminde bir havlı-yı ferah-fezânın cânib-i şarkında bir hammâm-ı latîf ana muttasıl hazîne-i hâssa ve ana muttasıl kuşhâne ve ana muttasıl kilar odası andan hazîne odası andan hâsodası [andan]{Hünkâr câmi‘i} andan doğancılar odası andan küçük oda andan büyük oda andan seferliler andan külhan odası andan büyük oda mescidi andan meşkhâne andan yine hammâma gelince bu meydânın etrâfında mezkûr hâsodalar ile ma‘mûr [u] âbâdân edüp cümle odalarda üç bin zer-i zîvere gark olmuş zerdûz tâclı gül pîrehenli Yûsuf-çehre gılmân-ı hâssa ile mâl-â-mâl edüp her biri devâm-ı devlet-i pâdişâhî ed‘iyesine müdâvemetde olup hidmet-i şehriyârî ile ber-hordâr [u] behre-mend olmada idiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32a ·
metinde göster ·
… i pür-envâr ve bir hammâm ve bir esvâk-ı haffâfân ve bir çârsû-yı düğmeciyân ve
zergerân
binâ etdi.
Ve medârisât (---) ve dârü'l-hadîs ve dârü'l-kurrâ ve mekteb-i sıbyân-ı ebcedhân ve bir esvâk-ı Sultânî ve bir dâr-ı it‘âm ve bir tevhâne ve bir kârbânsarây ve bir dârü'ş-şifâ ve kendilere bir merkad-i pür-envâr ve bir hammâm ve bir esvâk-ı haffâfân ve bir çârsû-yı düğmeciyân ve zergerân binâ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32b ·
metinde göster ·
mâ‘adâ kıble cânibinde bir nîm kubbe içinde andan dahi alçak bir küçük nîm kubb …
Bu kubbe-i zer-kârdan mâ‘adâ kıble cânibinde bir nîm kubbe içinde andan dahi alçak bir küçük nîm kubbe içinde mihrâb ve sağ cânibinde beyâz mermer-i hâm {minber} binâ olunmuşdur. Ve kıble kapusu üzre dahi serâmed nîm kubbe-i azîm ile mebnîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 35a ·
metinde göster ·
… n kaddi yigirmişer zirâ‘-ı âlî bâb-ı kebîrlerdir kim cümlesinin kanatları kâr-ı
zergerân
ile ârâste olmuş gümüş ile mînâ olmuş pirinc-i musanna‘ ibret-nümûn bâb-ı mu‘al …
Ve cümle kapuların kaddi yigirmişer zirâ‘-ı âlî bâb-ı kebîrlerdir kim cümlesinin kanatları kâr-ı zergerân ile ârâste olmuş gümüş ile mînâ olmuş pirinc-i musanna‘ ibret-nümûn bâb-ı mu‘allâlardır. Ammâ kıblenin orta kapusu cümleden âlî kaddi elli zirâ‘ bir bâb-ı kebîrdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 35b ·
metinde göster ·
"Eğer beğim sen dahi benim şer‘ile hükm etdiğime rızâ vermeyüp
zerre
kadar şerî‘atdan nükûl edeydin şu seccâde altındaki ejdere seni helâk etdirirdi …
"Eğer beğim sen dahi benim şer‘ile hükm etdiğime rızâ vermeyüp zerre kadar şerî‘atdan nükûl edeydin şu seccâde altındaki ejdere seni helâk etdirirdim" deyü seccâdeyi küşâde edince bi-emrillâh seccâde altından bir ejdehâ kıjğırup dehânından âteş-feşânlık ederken Monlâ hazretleri ejdere "Epsem ol" deyü hitâb edüp seccâdeyi yine setr edince hemân Sultân Mehemmed (---) hazretlerinin dest-i şerîfin bûs edüp du‘â-yı hayrları ile şeref-yâb olup sarâyına müteveccih oldular. Böyle bir pâdişâh-ı azîmü'ş-şân iken bâb-ı şerî‘ate gelüp itâ‘at etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 41a ·
metinde göster ·
ayak ile (---) ayakdır. Ve arzı yemîn ü yesârından (---) ayakdır. Arzı tûlünden …
Kıble kapusundan tâ mihrâba varınca zergerdân ayak ile (---) ayakdır. Ve arzı yemîn ü yesârından (---) ayakdır. Arzı tûlünden dırâz olmuş olur. Zîrâ zikr olunan tevhâneleri ilhâk etmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 41b ·
metinde göster ·
… kârbânsarây-ı âyende vü revendegân ve bir yeniçeri ağası sarâyı ve bir esvâk-ı
zergerân
düğmeciyân, haffâfân ve bir hammâm-ı rûşenâ-yı nısf-ı cihân ve tetimme-i sûhtey …
Ve bir dârü'l-hadîs ve bir dârü'l-kurrâ ve başka medrese-i ilm-i tıb ve bir mekteb-i sıbyân ve bir dârü'ş-şifa ve bir me’kelhâne ve bir dâr-ı it‘âm ve bir tevhâne-i müsâfirin ve bir kârbânsarây-ı âyende vü revendegân ve bir yeniçeri ağası sarâyı ve bir esvâk-ı zergerân düğmeciyân, haffâfân ve bir hammâm-ı rûşenâ-yı nısf-ı cihân ve tetimme-i sûhteyân ve bin aded beyt-i hüddâmân binâ edüp bu câmi‘ etrâfındaki cümle bin bir kubbe add olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 45a ·
metinde göster ·
… kâr-ı kadîmdir. Ol asrın metânet üzre musanna‘ binâ-yı azîmdir. Ammâ letâfet ü
zerâfet
[ü] nezâfetde ve şîrînkârlıkda bu andan musanna‘ binâ-yı ibret-nümâdır. Ve mâl- …
"Belî bundan büyük tula binâ bir kâr-ı kadîmdir. Ol asrın metânet üzre musanna‘ binâ-yı azîmdir. Ammâ letâfet ü zerâfet [ü] nezâfetde ve şîrînkârlıkda bu andan musanna‘ binâ-yı ibret-nümâdır. Ve mâl-ı masrûfu cihetiyle bu câmi‘e Ayasofya'dan ziyâde mâl gitmişdir" deyü niçe güft [u] gû edüp gitdiler. Hakkâ ki bu câmi‘in on miskâl taşı bir altuna oldu, derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 45b ·
metinde göster ·
… a bir serâmed kubbedir. Mihrâbdan kıble kapusuna varınca tûlen ve arzen hakîrin
zergerdân
ayak mestiyle (---) ayakdır. Mihrâbı ve minberi gâyet musanna‘ ve müşebbek merm …
Ve bu kubbenin cânib-i erba‘asında nîm kubbeler dahi vardır. Süleymâniyye ve Ayasofya gibi ikişer nîm kubbe değildir. Dörd nîm kubbe vasatında bir serâmed kubbedir. Mihrâbdan kıble kapusuna varınca tûlen ve arzen hakîrin zergerdân ayak mestiyle (---) ayakdır. Mihrâbı ve minberi gâyet musanna‘ ve müşebbek mermer-i hâm mihrâb [u] minberdir. Ve mihrâb üzre (---)(---) tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 46b ·
metinde göster ·
… görenin aklı vâlih olur. Zîrâ bu câmi‘ altıncı câmi‘dir. Her bir câmi‘den birer
zerâfet
ü nezâfet serîka edüp binâ olunmuşdur.
Ve bu câmi‘in yemîn [ü] yesârında iki minâre-i mevzûnları ikişer şerîfeli serâmed bâng-i Muhammedî makâmıdır kim İslâmbol ve Bursa ve Edirne'de misli bünyâd olunmamış eyle münakkaş ibret-nümûn minârelerdir kim Koca Mi‘mâr bu minârelerde ve câmi‘de yed-i tûlâ-yı mi‘mârîsin ayân etmişdir. Her minâre on sekizer hâne köşe tarh olunmuşdur. Her tarhında serâpâ kat-ender-kat zıhlar içre gûnâ-gûn kitâbe ve mutahhıl türünce ve islimî nakışları ve her tabakada ibret-nümâ kirişme mukarnas ve medeneler ihtirâ‘ etmişdir kim görenin aklı vâlih olur. Zîrâ bu câmi‘ altıncı câmi‘dir. Her bir câmi‘den birer zerâfet ü nezâfet serîka edüp binâ olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 47a ·
metinde göster ·
… ma‘mûr bir câmi‘-i pür-envârdır. Ve pâdişâh Süleymân Hân-ı mağfûrun nezâket [ü]
zerâfet-i
tab‘-ı şerîflerindendir kim Hâsekî Sultân hayrâtın Avretbâzârı'nda binâ etmişle …
Avretbâzârı'nda bir câmi‘-i âlîdir kim bî-bedeldir. Ammâ gayrı cevâmi‘ler gibi kebîr değildir. Bir minâreli ve bir tabakalı câmi‘-i rûşendir. Bir imâreti ve dârü'z-ziyâfesi ve bir dârü'l-cünûn tîmârhânesi ve bir medresesi ve bir mekteb-i sıbyân-ı ebcedhân ile ma‘mûr bir câmi‘-i pür-envârdır. Ve pâdişâh Süleymân Hân-ı mağfûrun nezâket [ü] zerâfet-i tab‘-ı şerîflerindendir kim Hâsekî Sultân hayrâtın Avretbâzârı'nda binâ etmişlerdir, ve's-selâm. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 47a ·
metinde göster ·
… azîm olur kim iki yüz cevâhire müstağrak küheylân atlar ve cemî‘i erbâb-ı dîvân
zer-ender-zere
müstağrak ve cemî‘i âlât-ı âvânî-i ta‘âm mücevher kâseler ve zerdûs halîçe ve m …
Ve galebe dîvân oldur kim üç ay başında cemî‘i kula mevâcib çıka yâhûd bir kıraldan elçi gele ol gün rûz-ı mahşerden nişân verir bir dîvân-ı azîm olur kim iki yüz cevâhire müstağrak küheylân atlar ve cemî‘i erbâb-ı dîvân zer-ender-zere müstağrak ve cemî‘i âlât-ı âvânî-i ta‘âm mücevher kâseler ve zerdûs halîçe ve mihaddeler ile pâdişâh-ı Cem-cenâbın cümle âsitânın eyle tezyîn ederler kim elçiler gördükde dem-beste ve hayrân olurlar. Ve rûz-ı ıydeyn dîvânlarında ibtidâ Tatar hânlardan biri andan şeyhülislâm ve sâ’ir ulemâ ve andan sadrıa‘zam ve sâ’ir vüzerâ dest-bûs edüp tabl u nefîr ve sûrnâ ve nakare sadâsından âdeme dehşet hâsıl olup rû-yı deryâda olan niçe bin pâre keştîlerin top u tüfeng şâdumânından Belde-i tayyibe 57a içre bir azîm sît ü sadâ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 56b–57a ·
metinde göster ·
… vân zer-ender-zere müstağrak ve cemî‘i âlât-ı âvânî-i ta‘âm mücevher kâseler ve
zerdûs
halîçe ve mihaddeler ile pâdişâh-ı Cem-cenâbın cümle âsitânın eyle tezyîn ederl …
Ve galebe dîvân oldur kim üç ay başında cemî‘i kula mevâcib çıka yâhûd bir kıraldan elçi gele ol gün rûz-ı mahşerden nişân verir bir dîvân-ı azîm olur kim iki yüz cevâhire müstağrak küheylân atlar ve cemî‘i erbâb-ı dîvân zer-ender-zere müstağrak ve cemî‘i âlât-ı âvânî-i ta‘âm mücevher kâseler ve zerdûs halîçe ve mihaddeler ile pâdişâh-ı Cem-cenâbın cümle âsitânın eyle tezyîn ederler kim elçiler gördükde dem-beste ve hayrân olurlar. Ve rûz-ı ıydeyn dîvânlarında ibtidâ Tatar hânlardan biri andan şeyhülislâm ve sâ’ir ulemâ ve andan sadrıa‘zam ve sâ’ir vüzerâ dest-bûs edüp tabl u nefîr ve sûrnâ ve nakare sadâsından âdeme dehşet hâsıl olup rû-yı deryâda olan niçe bin pâre keştîlerin top u tüfeng şâdumânından Belde-i tayyibe 57a içre bir azîm sît ü sadâ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 56b–57a ·
metinde göster ·
… er kâse-i müdevver kadar vardır ve her birinde mücevher altun ayaklar ile kâr-ı
zer-kâr
ile mînâ olmuş kanâdîl-i sebiz-gûndur. Ehl-i hurdedân, her biri birer Rûm harâc …
Hattâ cümleden biri hünkâr mahfili üzre Habeş vezîri Ca‘fer Paşa altı aded zümürrüd kandîller hedâyâ gönderüp bir mühr-i Süleymân üzr[e] altısın dahi mücevher altun zencîrler ile âvîze etmişlerdir kim her bir kandîl altışar vukıyye gelir birer kâse-i müdevver kadar vardır ve her birinde mücevher altun ayaklar ile kâr-ı zer-kâr ile mînâ olmuş kanâdîl-i sebiz-gûndur. Ehl-i hurdedân, her biri birer Rûm harâcı değer deyü tahmîn etmişler. Ve buna mânend niçe zî-kıymet âvîze-i bî-mânendler ile ârâste ve pîrâste olmuş huld-ı berîn maksûrelerinden nişân verir bir tarh [u] tarz-ı acîb ü girân-bahâ bir câmi‘-i garîbdir kim vasfında cemî‘i vassâflar âcizdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60a ·
metinde göster ·
… iyârda misli yok altun-misâl bir pirinc kapudur. Kaddi on iki zirâ‘dır. Üstâd-ı
zerger
kâr-ı iksîrin ayân u beyân içün bir bâb-ı sa‘âdet etmiş kim gûyâ Bâb-ı Mu‘allâd …
Ve bu harem tûlen ve arzen (---) ayakdır ve üç aded bâb-ı kebîri vardır. Sol kapusu üzre târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ve sağ yan kapu üzre târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ve harem kıble kapusu üzre târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Ammâ bu haremin kıble kapusu Hudâ-yı Müte‘âl hakkıyçün bir diyârda misli yok altun-misâl bir pirinc kapudur. Kaddi on iki zirâ‘dır. Üstâd-ı zerger kâr-ı iksîrin ayân u beyân içün bir bâb-ı sa‘âdet etmiş kim gûyâ Bâb-ı Mu‘allâdır kim im‘ân-ı nazar ile dikkat edenler vâlih [ü] hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60b ·
metinde göster ·
… binâ olunmuş kim pirinc ma‘âdin tahtalar üzre hurde nakş-ı bûkalemûn kalemkârî
zerger
nakışları içre cümle türünce ve kitâbe ve mutahhıllar içre sîm-i hâlis ile güll …
Eşkâli böyle binâ olunmuş kim pirinc ma‘âdin tahtalar üzre hurde nakş-ı bûkalemûn kalemkârî zerger nakışları içre cümle türünce ve kitâbe ve mutahhıllar içre sîm-i hâlis ile güller ortasında savatkârî mînâlar ile ve ba‘zı zî-kıymet taşlar ile tezyîn olmuş ve gümüş halka ve gümüş kufüller ve gümüş bendîşeler ile müzeyyen bir bâb-ı lâ-nazîrdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60b ·
metinde göster ·
mikdârı gubârın dahi komayup tîşe-i Ferhâd ve teber-i Müslimî ile cemî‘i eşcârâ …
Ve cünûd-ı İslâm'dan ednâ hidmetkârlardan ester üştürbân ve gûlam-ı sâyisân ve akkâm u meş‘aleciyân ve sakkâ huddâmları dahi dahme-i Efrâsiyâblar bulup niçe medfûn mâl-ı ganâyimler ile muğtenim olup şehr-i Tebrîz'in ol âlî kasr-ı Havernak ve tâk u revâkı ve ma‘mûr-ı âfâk olan bâğ-ı İrem-misâl Şâh-bâğı nâmıyla iştihâr bulan bâğ-ı hıyâbânı bizzât Murâd Hân seyr [ü] temâşâ edüp engüşt ber-dehen edüp fermânları üzre tarfetü'l-ayn içre asker-i deryâ-misâl bu bâğa girüp cümle der [ü] dîvârın ve müte‘addid şâhâne şâhnişîn ve kâ‘aların harâb [ü] yebâb edüp sahîfe-i rûzgârdan zerre mikdârı gubârın dahi komayup tîşe-i Ferhâd ve teber-i Müslimî ile cemî‘i eşcârât-ı müsmirâtların kat‘ edüp vâdî-i Tîh-misâl bir hâmûn etdiler. Gûyâ ol zemînde hübût-ı Âdem'den berü bir âsâr-ı binâ yok idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 68a ·
metinde göster ·
… e sürerlerdi. Ve şâhrâhın iki tarafına cemî‘i ehl-i hıref atlas ü dîbâ ve şîb ü
zerbâf
ve sereng ve hârâ vü dârây ve cânfes ve kaneviz ve katîfe ve gayrı elvân akmişe …
Kendilerse sa‘âdetle kağan arslan şikârın almış gibi iki cânibe nigerân ederek selâm vererek ardı sıra üç bin âlât-ı harbe müstağrak gılmân-ı hâslar ubûr ederlerdi. 68b Temâşâ eden ibâdullâh ise hamd-i Hudâ edüp yüzlerin yerlere sürerlerdi. Ve şâhrâhın iki tarafına cemî‘i ehl-i hıref atlas ü dîbâ ve şîb ü zerbâf ve sereng ve hârâ vü dârây ve cânfes ve kaneviz ve katîfe ve gayrı elvân akmişe-i fâhireler ile tarîk-ı âmmın tarafeynine pâyendâzlar edüp solaklar ve peykler ve gayrı musâhib huddâmları yağmâ ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 68a–68b ·
metinde göster ·
akmişe-i fâhireler ile mülebbes edüp bir zerdûz arakiyye-i Yûsufiyyeye bir âriy …
Bir gün bu hakîri zer-ender-zer akmişe-i fâhireler ile mülebbes edüp bir zerdûz arakiyye-i Yûsufiyyeye bir âriyetî zülf-i amber-efşan {zamm} edüp başıma tâc-ı devlet nişânıdır deyü du‘â ve senâ ile geydirdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 69a ·
metinde göster ·
Bir gün bu hakîri zer-ender-zer akmişe-i fâhireler ile mülebbes edüp bir zerdûz arakiyye-i Yûsufiyyeye bir âriyetî zülf-i amber-efşan {zamm} edüp başıma tâc-ı devlet nişânıdır deyü du‘â ve senâ ile geydirdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 69a ·
metinde göster ·
70a ile bir gûne nükte ve rumûzât vardır" deyüp "Evliyâ sana destûr ve seni a …
"Hay veled her güftesinde zerâfet 70a ile bir gûne nükte ve rumûzât vardır" deyüp "Evliyâ sana destûr ve seni afv edüp vâcibü'l-ri‘âye eyledim ve şimden gerü sana çûn-çerâ ve kapu-baca yokdur, musâhibimsin" deyü bir sammûr kürk ihsân etdikde hakîr eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 69b–70a ·
metinde göster ·
… bir cirid peykânı ile tokuz kat incîr kökünden Arnavud kalkanın def‘a-i vâhidde
zerk
edüp iki karış güzer edüp yalman gösterüp Mısır dîvânına gönderdi. Hâlâ Mısır'ı …
Evsâf-ı diğer: Bir kerre bir cirid peykânı ile tokuz kat incîr kökünden Arnavud kalkanın def‘a-i vâhidde zerk edüp iki karış güzer edüp yalman gösterüp Mısır dîvânına gönderdi. Hâlâ Mısır'ın Gavrî dîvânhânesinde maslûbdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 72a ·
metinde göster ·
Diğer alâmet-i Murâd Hân: Bir kerre yine şecâ‘ati tamarları hareket edüp bir hişt-nîze ile on aded deve derileri ile müddakıl(?) Felemenk ve Nemse çâsârından gelme kalkanları elçinin önünde zerk edüp bilâ tereddüd güzer edüp Nemse çâsârı gönderdiği kalkanları {yine Nemse'ye} hedâyâ gönderdi. Hâlâ Beçkapusu'nun kemeri altında hişti ile maslûbdur kim hakîrin manzûru olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 72a ·
metinde göster ·
… gün Nemse çâsârının hedâyâ gönderdiği kalkanlardan on aded kalkanı bir hışt ile
zerk
edüp üç karış güzer edüp Budin'de Mûsâ Paşa'ya gönderüp ol dahi Budin'in Beçkap …
Alâmet-i gayr: Yine bir gün Nemse çâsârının hedâyâ gönderdiği kalkanlardan on aded kalkanı bir hışt ile zerk edüp üç karış güzer edüp Budin'de Mûsâ Paşa'ya gönderüp ol dahi Budin'in Beçkapusu'nun iç yüzünde atebe-i ulyâsı üzre maslûbdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 72a ·
metinde göster ·
… h ben dahi lalam ile ol câniblere azîmetim vardır" dedükde İpşir Paşa eleminden
zerd-rû
olup meyyit-i müteharrik oldu. Melek zemîn-bûs eder şekilli olup pâdişâha hayr …
"Yürü Allâh âsân getire, tuğra-keş vezîr serdârımsın, ale'l-akîb inşâ’allâh ben dahi lalam ile ol câniblere azîmetim vardır" dedükde İpşir Paşa eleminden zerd-rû olup meyyit-i müteharrik oldu. Melek zemîn-bûs eder şekilli olup pâdişâha hayr du‘âlar edüp sarâyına gelmeden Sarâyburnu'ndan bostâncıbaşı kayığına süvâr olup hâzır olan cümle askeri dahi yüz elli pâre kayıklara süvâr olup Üsküdar'daki Kaya Sultân bâğçesi'ne geçüp karâr etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 80b ·
metinde göster ·
… tirüp ana hidmet ederler. Vaziyyetine münâsib edviyeler verirler. Dîbâ ve şîb ü
zerbâf
harîr câmehâbleri vardır.
Evvelâ tîmârhâne-i Ebü'l-feth Sultân Mehemmed, yetmiş hücre ve seksen ade[d] kubbe iki yüz huddâmları vardır. Dersiâm, hekîmbaşısı ve cerrâhbaşısı vardır. Âyende ve revendegândan bir âdem haste-hâl olsa tîmârhâneye getirüp ana hidmet ederler. Vaziyyetine münâsib edviyeler verirler. Dîbâ ve şîb ü zerbâf harîr câmehâbleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 93a ·
metinde göster ·
… beyâz mermer-i hâm ile mebnî bir kubbe-i âlî içinde medfûndur. Sandûkası 104a
zer-ender-zere
müstağrak olup ser-i sa‘âdetinde ablak ve cığa-i şâhîn ve otağa-i turnalar ile …
Ba‘dehu bunlar dahi okun atup kemânın yasdığı sene (---) târîhinde vâkı‘ olup Ayasofya hareminin Dîvânyolu köşesinde serâpâ beyâz beyâz mermer-i hâm ile mebnî bir kubbe-i âlî içinde medfûndur. Sandûkası 104a zer-ender-zere müstağrak olup ser-i sa‘âdetinde ablak ve cığa-i şâhîn ve otağa-i turnalar ile zeyn olmuş bir kabr-i şerîfdir. Saltanat 9 sene ve ömreş (---) sene ve târîh-i vefâtı türbe-i pür-envârının şâhrâha nâzır revzenleri üzre Karahisârî tarzı hatt-ı müzehheb ile tahrîr olunan târîhdir. Târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 103b–104a ·
metinde göster ·
… uşdur. Ser-i sa‘âdeti tarafında alem-i şerîfi ve cânib-i erba‘asında olan sîm ü
zer
çerâğ ve şem‘dânlar ve kanâdîller ve âdem kaddi mutallâ şem‘dânlar üzre şem‘-i …
Cümle der [ü] dîvârları kâşî-i Çîn ile müzeyyen bir türbe-i pür-envârdır. Ve ravza-i kabr-i münevveri dâ’iren-mâdâr şebeke-i sîm-i hâlis ile inşâ olunmuşdur. Ser-i sa‘âdeti tarafında alem-i şerîfi ve cânib-i erba‘asında olan sîm ü zer çerâğ ve şem‘dânlar ve kanâdîller ve âdem kaddi mutallâ şem‘dânlar üzre şem‘-i kâfûrîler ve buhûrdân-ı gûnâ-gûnlar ve gülâbdân-ı mücevherler ile mâl-â-mâl bir kabr-i şerîfdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 121a ·
metinde göster ·
… re kâmil bir haftada sovuyup andan mîllerin içinden çıkarup cümle ehl-i hıref-i
zergerân
eğe ile topları mücellâ ederler. Ba‘dehu üstâd-ı neccârân topları vâlide-i müşf …
Bu hâlde iken yine du‘â vü senâ mukarrerdir. Tâ cümle toplar tolup tamâm oldukda du‘â dahi hayr ile itmâmın bulup ol gün yetmiş aded kimesne hil‘at-ı pâdişâhî ile behre-yâb olup terakkîler ihsân olunup ba‘dehu topcubaşı sadrıa‘zama ziyâfet edüp cümlesi keçe külâh esbâbların çıkarup dökülen toplar zemîn içre kâmil bir haftada sovuyup andan mîllerin içinden çıkarup cümle ehl-i hıref-i zergerân eğe ile topları mücellâ ederler. Ba‘dehu üstâd-ı neccârân topları vâlide-i müşfikaları gibi kundaklayup gûnâ-gûn terbiye ile cenge âmâde ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 131b ·
metinde göster ·