… n kaddi yigirmişer zirâ‘-ı âlî bâb-ı kebîrlerdir kim cümlesinin kanatları kâr-ı
zergerân ile
ârâste olmuş gümüş ile mînâ olmuş pirinc-i musanna‘ ibret-nümûn bâb-ı mu‘allâla …
Ve cümle kapuların kaddi yigirmişer zirâ‘-ı âlî bâb-ı kebîrlerdir kim cümlesinin kanatları kâr-ı zergerân ile ârâste olmuş gümüş ile mînâ olmuş pirinc-i musanna‘ ibret-nümûn bâb-ı mu‘allâlardır. Ammâ kıblenin orta kapusu cümleden âlî kaddi elli zirâ‘ bir bâb-ı kebîrdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 35b ·
metinde göster ·
… er kâse-i müdevver kadar vardır ve her birinde mücevher altun ayaklar ile kâr-ı
zer-kâr ile
mînâ olmuş kanâdîl-i sebiz-gûndur. Ehl-i hurdedân, her biri birer Rûm harâcı de …
Hattâ cümleden biri hünkâr mahfili üzre Habeş vezîri Ca‘fer Paşa altı aded zümürrüd kandîller hedâyâ gönderüp bir mühr-i Süleymân üzr[e] altısın dahi mücevher altun zencîrler ile âvîze etmişlerdir kim her bir kandîl altışar vukıyye gelir birer kâse-i müdevver kadar vardır ve her birinde mücevher altun ayaklar ile kâr-ı zer-kâr ile mînâ olmuş kanâdîl-i sebiz-gûndur. Ehl-i hurdedân, her biri birer Rûm harâcı değer deyü tahmîn etmişler. Ve buna mânend niçe zî-kıymet âvîze-i bî-mânendler ile ârâste ve pîrâste olmuş huld-ı berîn maksûrelerinden nişân verir bir tarh [u] tarz-ı acîb ü girân-bahâ bir câmi‘-i garîbdir kim vasfında cemî‘i vassâflar âcizdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60a ·
metinde göster ·
bir gûne nükte ve rumûzât vardır" deyüp "Evliyâ sana destûr ve seni afv edüp vâ …
"Hay veled her güftesinde zerâfet 70a ile bir gûne nükte ve rumûzât vardır" deyüp "Evliyâ sana destûr ve seni afv edüp vâcibü'l-ri‘âye eyledim ve şimden gerü sana çûn-çerâ ve kapu-baca yokdur, musâhibimsin" deyü bir sammûr kürk ihsân etdikde hakîr eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 69b–70a ·
metinde göster ·
… ri ve söngeleri ve gelberileri ve furundan âteş çekecekleri cümle dîbâ ve şîb ü
zerbâf ile
bu zikr olunan âletlerin saplarını sarup gûnâ-gûn şakalar ederek bir hây-hû ile …
Andan arabalar üzre yüz elli mikdârı furunlar içre hâs ekmek pişirerek ubûr ederler. Ve arabalar üzre hamîr yoğururak ve pişiriciler kolların sığayup furundan etmek çıkararak "Ala vere" diyerek ve gayrı tâ’ifeleri omuzlarında furun kürekleri ve söngeleri ve gelberileri ve furundan âteş çekecekleri cümle dîbâ ve şîb ü zerbâf ile bu zikr olunan âletlerin saplarını sarup gûnâ-gûn şakalar ederek bir hây-hû ile ubûr ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 161a ·
metinde göster ·
… i yine Bağdâd Vâsıtı'ndadır. Bunlar seyishâneler üzre dükkânların dîbâ ve şîb ü
zerbâflar ile
ve nigârpâre takyalar ile ve dîbâ ve katîfe zerdûz işleme terpûşlar ile kârhâne …
Esnâf-ı takyacıyân-ı zenân: Dükkân 55, neferât 300, pîrleri Abdullâh-ı Vâsıtî'dir, on üçüncü pîrdir, Selmân-ı Pâris kemer-bestesidir, takyacıların silsilesi ana çıkar. Kabri yine Bağdâd Vâsıtı'ndadır. Bunlar seyishâneler üzre dükkânların dîbâ ve şîb ü zerbâflar ile ve nigârpâre takyalar ile ve dîbâ ve katîfe zerdûz işleme terpûşlar ile kârhânelerin zeyn edüp ve cümle takyacı cüvânları müzeyyen olup pür-silâh-ı gûnâ-gûn ile ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 192a ·
metinde göster ·
… â kuvvete, derken ol dahi duramayup içeri kâl‘aya girüp Monlâ, paşanın oturduğu
zer-ender-zer ile
mefrûş kasr içre ol kadar işedi kim seyl-i bevil revân olup hân gülerek "Bre ku …
Bu mahalde Monlâ Muhammed ber-hevâ 231b belinden peştemâlın çıkarup omuzuna koyup monlâ-yı merkûmda bir mehîb ü sallâk salâk ve yerâk u kıllak zeker nümâyân oldu kim gûyâ hâdise-i Uc bin Unuk kadar. Hemân zekerin eline alup hevâda tayerân ederken bu sarây meydânı içre mâl-â-mâl olan temâşâcıların üzerlerine serpe serpe ol kadar işedi kim cümle halk sırsıklam olup ancak koltukları altı kuru kalup niçe âdemler firârî tahallüs etdi. Niçeleri "Bre cânım, demin monlâya uryân iken bakdık, zekeri yok idi. Şimdi bu kadar mühre zi'l-kebîr ve bu kadar bârân-ı la‘net gibi bevil ve kırti nedir?" dediler. Ammâ ahvâle vâkıf olan Ekrâdlar ol bevilden nûş etdiler. Kimi poh âb-ı hayâtdır, kimi yoh zülâldir, der. Monlâ Muhammed yine ber-hevâ serpe serpe işeyerek hân ile paşanın üzerlerine geldikde evvel hân u evlâdları kaçdılar. Paşa lâ havle ve lâ kuvvete, derken ol dahi duramayup içeri kâl‘aya girüp Monlâ, paşanın oturduğu zer-ender-zer ile mefrûş kasr içre ol kadar işedi kim seyl-i bevil revân olup hân gülerek "Bre kurşum ile urun şu mel‘ûnu" der, ammâ gülmeden hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 231a–231b ·
metinde göster ·
… lar kethüdâsıyla cümle üç bin aded güzîde pür-silâh küheyl atlı ağalar zırh [u]
zereh-külâh ile
ve yetmiş bayrak piyâde sekbân ve sarıca askeriyle Hân'a istikbâle gidüp Hân'ı …
Evvelâ Melek Ahmed Paşa Mehemmed Giray Hân'a Akkirmân'dan cevâhir ve murassa‘ eğerli ve cevâhir raht ve gaddâre ve altun zincirli bir siyâh küheylân at ile kethüdâsı ve dîvân efendisi ve kapucular kethüdâsıyla cümle üç bin aded güzîde pür-silâh küheyl atlı ağalar zırh [u] zereh-külâh ile ve yetmiş bayrak piyâde sekbân ve sarıca askeriyle Hân'a istikbâle gidüp Hân'ı getürürlerken Paşa dahi Yanık kal‘ası cânibine kendüye müte‘allık tevâbi‘leriyle Hân'ı karşıladıkda hemân Hân atdan piyâde olunca Paşa dahi piyâde olup birbirleriyle ağlaşup öpüşerek yine atlanup atbaşı berâber Hân ile Paşa'nın otağına gelüp Hân otakda meks eyleyüp Kalga ve Nûreddîn otakda kalup Sefer Gâzî Vezîr, kethüdâya kondu ve Hân'ın iç ağaları Paşa'nın iç ağaları içinde kalup Paşa kendü gulâmlarından Hân'a yüz aded pâk gılmân-ı hâssalar ta‘yîn eyleyüp Paşa kendünün gayrı otağına gidüp cümle Mansûrlu ve şîrînli ve Kapukulu ağaları ve cümle gayrı mirzâları cümle ağalara kondurup yüz elli aded münakkaş çergelere sâ’ir Badrak ve Karaçi ve Nogay Tatarların kondurup tatyîb-i hâtırlarıyla mukayyed olup Paşa hemân sâ‘at yine Hân yanına varup tahte'l-fütûr nâmında iki yüz fağfûrî tabak mümessek hamîreler ve emlec ve kebbât ve kâblı ve helîle ve külbe şeker mu‘amber ve hamîre-i benefşe ve hamîre-i zambak ve hamîre-i ıtrıfil ve hamîre-i şekakul ve yetmiş aded envâ‘-ı mümessek reçeller tenâvül olunup andan gûnâ-gûn maslûka çorbaları ve gûnâ-gûn mümessek pâdişâha lâyık hoşâblar içilüp ba‘de't-ta‘âm mücevher ileğen ve ibrikler ile eller yaykanup kahveler ve şerbet ve çay ve bâdyân içildikden sonra gülâb ve buhûrlar verilüp Paşa hazînedâra işâret etdikde ayağa kalkup {cümle hedâyâlar huzûr-ı Hân'a gelince Paşa} eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 50b ·
metinde göster ·
Husûsan eyyâm-ı şitâda bir menzil-i cây-ı menâs-ı râhat-efzâdır kim içine giren âdem hayât-ı câvidân bulur, zîrâ şeb [ü] rûz bay u gedâ-yı pîr ü cüvân u mugân ve gebr ve tersâya birer sini içre birer tas gendüm şurbâsı ve her âdeme birer nân ve her leylde her ocak başına birer şem‘-i revgan ve her at başına birer tobra arpa ve her leyle-i cum‘ada birer sini yahni ve pilav zerde ile sofra-i bî-imtinânı mebzûldür. El-hâsıl matbah-ı Keykâvûs'u matbah-ı Selçukiyân gibi bir dârü'z-ziyâfedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 98a ·
metinde göster ·
Ve yine bu deyrin mihrâb-ı münharifi yesârında sîm ü
zer ile
müzeyyen minber-misâl bir kürsî-i ibret-nümâ-yı vâcibü's-seyr binâ etmişler kim …
Ve yine bu deyrin mihrâb-ı münharifi yesârında sîm ü zer ile müzeyyen minber-misâl bir kürsî-i ibret-nümâ-yı vâcibü's-seyr binâ etmişler kim nişîmen-i batârıka olmak üzre hakkâk-ı üstâdân-ı selef yekpâre moran ve billûr ile inşâ olunup her cânib-i erba‘ası Leh diyârının Daniska iskelesinden gelmiş kehribâr-ı hâlis-i asfar ile bezenilmiş maksûre-i ibret-nümûndur. Ve her şebekesi gûyâ Fahrî-i Bursavî oymasıdır kim bizzât Fahrî ana mânend hayâlî kâğıdda mikrâsla eyle oyma oymağa kâdir değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 14a ·
metinde göster ·
… deyü bağlı olan diri kâfirlerimize yapışup niçe gâzîlerimize deyenek ve sopa ve
zerdesteler ile
girişüp hattâ benim Kâzım nâm gulâmımın başın yardılar. Bu hâl-i pür-melâli gör …
"Baka şu âsîleri baka şu kâfirleri, siz köy vurursuz ve yaylada koyun alırken çobanları kırarsız. Koyverün şu bağlı mîrî çobanları. Bunlar vezîria‘zamın Kabirova hâssı çobanlarıdır" deyü bağlı olan diri kâfirlerimize yapışup niçe gâzîlerimize deyenek ve sopa ve zerdesteler ile girişüp hattâ benim Kâzım nâm gulâmımın başın yardılar. Bu hâl-i pür-melâli görüp âlem-i hayretde kalup her ne kadar müdârâ eyledikse bunlar bize girişmeğe başladılar ve birkaç keferemiz aldılar. Hele ormandan çıkup bir at işler çemenzâr yer idi, hemân cümlemiz bir ağızdan "Allâh Allâh" deyüp kâfirlere girdiğimiz gibi bunlara da dal sâtûr olup girişdiğimizde aslâ kıçları tutmayup tütün gibi tütüp gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 54a ·
metinde göster ·
… etmesi fermân olunup ba‘de'lletî ve'lletî niçe musâhabetden sonra bir hil‘at-i
zerîn ile
ser-firâz olup çetr-i mülammâ‘ına gider.
Akîblerince pâdişâh-ı gerdûn-vakâr on birinci gün Belgrad-ı behişt-âbâda andan sekizinci gün kal‘a-i Ösek'den kırk pâre gâzî topları alup 76a on üçüncü gün Mihaç sahrâsına varılup Süleymân çerâğı olan Yanoş Kral iki kerre yüz bin asâkir-i Nasârâ ile sahrâ-yı Mihaç'da ordu-yı İslâmda meks edüp ba‘dehu sa‘âdetlü pâdişâh-ı gerdûn-vakârın müşâhede-i cemâline kral gelüp serâperde-i Süleymânî önüne piyâdece gelüp cemâl-i bâ-kemâl-i şehinşâ[hî]yi müşâhede edince yedi sekiz yerde ser ber-zemîn ederek pâdişâh-ı sâhib-kırânın huzûr-ı sa‘âdet-iktirânlarına vüsûl buldukda hemân fakîr Yanoş Ban baş yere koyup ınçkıra ınçkıra ağlayup pâypûş-ı pâdişâhî bûs edüp ba‘dehu bir taht-ı zerîn üzre karâr etmesi fermân olunup ba‘de'lletî ve'lletî niçe musâhabetden sonra bir hil‘at-i zerîn ile ser-firâz olup çetr-i mülammâ‘ına gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 75b–76a ·
metinde göster ·
… nçereleri var. Ammâ sekizinci dîvânhâne bizzât çâsâra mahsûs üç yüz altmış aded
zer-ender-zer ile
mebnî kârgîr binâ dîvânhâne-i azîme cümlemiz çıkup paşa bir taht-ı âlîde karâr …
Ve her kâ‘ada niçe yüz revzenler ve cümlesi câm ve billûr ve necef ü moranlar ve telakdan(?) câmlı pençereleri var. Ammâ sekizinci dîvânhâne bizzât çâsâra mahsûs üç yüz altmış aded zer-ender-zer ile mebnî kârgîr binâ dîvânhâne-i azîme cümlemiz çıkup paşa bir taht-ı âlîde karâr etdikde paşa mataracıbaşı ile hakîri içeri kralın küçük dîvânhânesine gönderüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 65a ·
metinde göster ·
… Paşa bir müşâvere haymesi kurdu kim cümle zer-ender-zer atlâs ve dîbâ ve şîb ü
zerbâf ile
bir nakş-ı bûkalemûn çetr-i mülemma‘ kurdu kim gûyâ serâperde-i Süleymânî idi.
İbrâhîm Paşa dahi kal‘a mukâbilinde Kuşaklı Manastır kurbunda bir topdan mahfûz yerde İbrâhîm Paşa bir müşâvere haymesi kurdu kim cümle zer-ender-zer atlâs ve dîbâ ve şîb ü zerbâf ile bir nakş-ı bûkalemûn çetr-i mülemma‘ kurdu kim gûyâ serâperde-i Süleymânî idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 302a ·
metinde göster ·
Ba‘de salâti'l-cum‘a Sadrıa‘zam kal‘a içinde limana nâzır bir sarây-ı azîmi
zer-ender-zer ile
müstağrak-ı envâr edüp anda sâkin oldukda tenbîh olunduğu minvâl üzre Kandiye k …
Ba‘de salâti'l-cum‘a Sadrıa‘zam kal‘a içinde limana nâzır bir sarây-ı azîmi zer-ender-zer ile müstağrak-ı envâr edüp anda sâkin oldukda tenbîh olunduğu minvâl üzre Kandiye kal‘asının der-i dîvârları üzre yüz bin aded tüfeng-endâz asâkir-i İslâm pür-silâh hâzır-bâş olup ibtidâ limanda başdarda-i hümâyûn ki rûy-ı deryâda lenger-endâz olup cemî‘i kadırgaları filandıralar ve sancağ u bayrağ ve alemlerle zeyn edüp çarmıhlarda cânbâzlar resen-bâzlıklar edüp cemî‘i kadırgaların forsaların kırmızı fesler ve beyâz gömlekler ile mülebbes edüp cümle gâziyân-ı keştîbân-ı mellâhânlar dahi libâs-ı gûnâ-gûnların geyüp ibtidâ kadırgalardan cümle bir yaylım tüfeng ve bir yaylım top atılup gülbâng-ı Muhammedî çekmeğe âğâze etdiklerinde azamet-i Hudâ Kandiye kal‘asının cemî‘i der-i dîvârı üzre pür-silâh âmâde olan yüz bin asâkir-i İslâm bir kerre bir ağızdan gülbâng-ı Muhammedîye üç nevbet 305a rehâ buldurup sadâ-yı Allâh Allâh evc-i âsımâna peyveste olunca cümle guzât küçük kol tüfenglerine ve büyük tüfenglerine âteş edince üç kerre yüz bin tüfenglerin sadâlar[ı] dahi sâkin olmadan cümle tabyalar ve siperler üzre ola[n] bin yüz aded toplara bir fitilden âteş edince zemîn ü âsımân dir dir [di]tremeden hâlî olmayup akîbince cümle guzât tekbîr-i Muhammedî getirüp cihân velvele-nâk eflâk-i semâ çâk oldu zann olup cemî‘i topların gülleleri deryâ üzre martı kuşu gibi seküp uçarak ve karpuz gibi yuvarlanarak ve keklik gibi gülleler rûy-ı deryâda ve karada sekerek küffârın karşu adada yatan gemilerine karîb top gülleleri gavvâs gibi dalardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 304b–305a ·
metinde göster ·
… eler gibi ferşi taş değildir. Serâpâ Uşşâk ve Sıfet ve Acem'in ibrîşim hâlîçe-i
zer-ender-zeri ile
döşelidir ve gâyet pâkdir. Ve taşra yan soffaları elvân elvân Mısır hasîrleri i …
Ve henüz Y 224b üstâd mühendis elinden çıkmış bir dürr-i beyz-âsâ deyr-i küşâdedir. Sâ’ir kenîseler gibi ferşi taş değildir. Serâpâ Uşşâk ve Sıfet ve Acem'in ibrîşim hâlîçe-i zer-ender-zeri ile döşelidir ve gâyet pâkdir. Ve taşra yan soffaları elvân elvân Mısır hasîrleri ile döşelidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y224a–Y224b ·
metinde göster ·
döşelidir. Ammâ anların zamânında kum üzre otururlar imiş. Ve bu büyük gârın da …
Ve cümle gârlar zer-ender-zer ile döşelidir. Ammâ anların zamânında kum üzre otururlar imiş. Ve bu büyük gârın dahi cânib-i erba‘ası zî-kıymet cibinlik ile pûşîdedir. Ve gârın kubbe yeri bir çetr-i mülemmâ‘ ile sâyebân-âsâ kuruludur. Altında rakîk rimâl döşelidir. Ba‘zı küncleri ebrî taşlardır. Üstünde riyâzât-keş keşîşler küşte-nefs edüp celîslerdir. Haftada bir kerre ta‘âm tenâvül eder ruhbân vardır. Ol kadar za‘îf ü nahîf olmuşlardır kim gûyâ Ahlât şehri kadîdleridir. Ammâ her biri ilm-i akliyyât ve felsefiyyât ve riyâzâtta der-ser-i Arasto'lardır. Ammâ yine dalâlet-âbâd tekyesinin kûşe-nişînânları ve dervîşân-ı bî-nişânlardır ki âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y227a ·
metinde göster ·
mülemmâ‘ bir murassa‘-misâl kapudur kim üstâd zerger ana bir sûfân-ı mıtraka ur …
Ziyâret-i Hazret-i Sâre Ana radıyallâhu ta‘âlâ anhâ: Bir küçük kubbe-i pür-nûr içinde âsûdedirler. Ammâ harem-i Resûlullâh olmağile bâbı mesdûddur. Ammâ zer-ender-zer ile mülemmâ‘ bir murassa‘-misâl kapudur kim üstâd zerger ana bir sûfân-ı mıtraka urmuş kim vasfında zebân lâl bî-zebândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y229a ·
metinde göster ·
… iz köşe bir kubbe-i âlî içinde âsûdelerdir ve sandûkları yeşil münakkaş atlas-ı
zer-ender-zer ile
pûşîde bir müzeyyen kubbedir. Ve ism-i şerîfleri sandûkları üzre mestûr atlasla …
Bu kubbe Y 297a içre Hazret-i Abbâs ve imâm Hasân ve imâm Muhammed-i Bâkır ve imâm Ca‘fer-i Sâdık bu dördü Bakî‘ içre sekiz köşe bir kubbe-i âlî içinde âsûdelerdir ve sandûkları yeşil münakkaş atlas-ı zer-ender-zer ile pûşîde bir müzeyyen kubbedir. Ve ism-i şerîfleri sandûkları üzre mestûr atlaslarda mastûrdur. Ve gâyet münever kubbe-i nûrdur. Dörd ayak taş nerdübân ile nüzûl olunur bir kubbe-i âlîdir. Cümlesinin rûh-ı şerîfleriyçün bir Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp şefâ‘atlerin ricâ eyledik. Radıyallâhu Ta‘âlâ anhumâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y296b–Y297a ·
metinde göster ·
… içre hevde arz-ı kâlây eder. Ve cemî‘i üştür, ester heccânları dîbâ ve şîb [ü]
zerbâf ile
eyle pûşîdedir ki hemân (---)(---)(---)(---) görünür. Serâpâ zer-i zîvere mü …
Ve cümle mâlik olduğu zî-kıymet mücevher eşyâların serâpâ hevdecler içre hevde arz-ı kâlây eder. Ve cemî‘i üştür, ester heccânları dîbâ ve şîb [ü] zerbâf ile eyle pûşîdedir ki hemân (---)(---)(---)(---) görünür. Serâpâ zer-i zîvere müstağrakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y314a ·
metinde göster ·
… -misâl bir alçacık sivri kubbe-i pür-nûr vardır. Cânib-i erba‘ası dîbâ ve şîb ü
zerbâf ile
mestûr kubbecikdir.
Ve bir meydân-ı mahabbetdir kim beş yüz âdem alur, hayli vâsi‘ mescid-i zîbâdır. Ve kubbesi eflâke ser çekmiş zer-ender-zer nakş-ı bûkalemûn kubbe-i nîlgûndur. Ve bu meydân-ı mahabbetde tâ kubbenin vasatında minber külâhı-misâl bir alçacık sivri kubbe-i pür-nûr vardır. Cânib-i erba‘ası dîbâ ve şîb ü zerbâf ile mestûr kubbecikdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y352a ·
metinde göster ·
… înin tâ ortasında minber kubbesi-misâl bir sivri kubbecik vardır. Cümle dîbâ ve
zerbâf ile
pûşîdedir. Hazret-i Fâtıma bu kubbede müştakka olmuşdur.
Ve bu kubbe-i âlînin tâ ortasında minber kubbesi-misâl bir sivri kubbecik vardır. Cümle dîbâ ve zerbâf ile pûşîdedir. Hazret-i Fâtıma bu kubbede müştakka olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y352b ·
metinde göster ·
… e minber külâhı gibi levha-i münakkaş bir sivri kubbecik vardır. Serâpâ bu dahi
zerbâf ile
mestûrdur. Anın içinde Hazret-i Alî ibn Ebî Tâlib mevlûd-ı Nebî'nin sene 30 târ …
Beyt-i Hazret-i Alî ibn Ebî Tâlib Y 353a radıyallâhu anh: İki kubbeli bir küçük mesciddir. Ve bir küçük hareminde bir azîm nâbıka dırahtı vardır. Bunun dahi beyt-i Fâtıma-misâl minâresi yokdur. Ve sağ tarafdaki kubbe içinde yine minber külâhı gibi levha-i münakkaş bir sivri kubbecik vardır. Serâpâ bu dahi zerbâf ile mestûrdur. Anın içinde Hazret-i Alî ibn Ebî Tâlib mevlûd-ı Nebî'nin sene 30 târîhinde vücûda geldi. Sene 36 târîhinde Mu‘âviye bin Ebî Süfyân ile hilâfet husûsunda azîm ceng [ü] cidâlleri olması sebebi ile Medîne'den Kûfe'ye hicret edüp anda sâkinler idi. Bilâd-ı Irâk'da nâm-ı şerîflerine "Esedullâhi'l-Gâlib Alî ibn Ebî Tâlib kerremallâhu vecheh" dediler. Mesnevî:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y352b–Y353a ·
metinde göster ·
… dir. Ve bizzât kendüleri kağan arslan-misâl kubbenin tâ vasatında dîbâ ve şîb ü
zerbâf ile
mestûr zer-ender-zer bir sandûka içre âsûdedirler.
Ba‘dehu sene 959 târîhinde Sultân Süleymân Hadîce-i Kübrâ üstüne bir kubbe-i âlî ve türbedâr-ı vâlî vaz‘ eyledi kim kubbe-i nûr-ı mehbıtdır. Ve bâb-ı sa‘âdeti cânib-i şarka mekşûfdur. Ve kubbe-i pür envârı beyâz kireç ile pûşîdedir. Ve bizzât kendüleri kağan arslan-misâl kubbenin tâ vasatında dîbâ ve şîb ü zerbâf ile mestûr zer-ender-zer bir sandûka içre âsûdedirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y362a ·
metinde göster ·
… et dahi Hicret'in altıncı senesinde Hudeybiyye gazâsından mansûr u muzaffer Ebî
Zer ile
Belîka(?) oğlu Hâtıb huzûr-ı Resûlullâh'a gelüp yine bunları mektûb-ı dürerbârl …
Hazret-i Risâlet dahi Hicret'in altıncı senesinde Hudeybiyye gazâsından mansûr u muzaffer Ebî Zer ile Belîka(?) oğlu Hâtıb huzûr-ı Resûlullâh'a gelüp yine bunları mektûb-ı dürerbârları ile Hazret-i Resûl Mısır'da Melik Mukavkıs'a gönderüp Mısır'a sâlimîn vâsıl olup Melik Mukavkıs'ı dîne da‘vet etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y13a ·
metinde göster ·
Belîka(?) oğlu Hâtıb, Mukavkıs tarafından gelüp Hazret-i Risâlet'e Mısır'ın âb …
Ba‘dehu Ebî Zer ile Belîka(?) oğlu Hâtıb, Mukavkıs tarafından gelüp Hazret-i Risâlet'e Mısır'ın âb [u] havâsın ve nebâtât [u] giyâhâtın ve me’kûlât [u] meşrûbât [u] hubûbâtın ol kadar medh etdi kim Hazret-i Risâlet safâsından Mısır hakkında birkaç hadîs-i şerîf buyurdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y13a ·
metinde göster ·
Ve bu meydâna nâzır Maksûd Paşa'nın bir kasrı vardır. Hâlâ Cânpûlâdzâde Hüseyin Paşa efendimiz Y 83a ol mahalle birkaç münakkaş hücreler ve bir hammâm-ı latîf binâ edüp Âsitâne tarafından âyende vü revendegâna mihmânhâne edüp zer-ender-zer ile döşeyüp bir müsâfirhâne oldu. Ve buna muttasıl,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y82b–Y83a ·
metinde göster ·
… îm ziyâfet edüp üç kîse ve üç tavâşî ve üç at verir. Paşa dahi ana bir hil‘at-ı
zerdûz ile
mansıbın ibkâ eder.
Andan yine paşa alay-ı akabelerine süvâr olup şâdumânîler ederek Ramazân Beğ bâğçesinde çavuşlar kethudâsı azîm ziyâfet edüp üç kîse ve üç tavâşî ve üç at verir. Paşa dahi ana bir hil‘at-ı zerdûz ile mansıbın ibkâ eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y155b ·
metinde göster ·
… beğlerin yanlarında kırkar ellişer kavvâsları ve enselerinde yüzer yüz ellişer
zer-ender-zer ile
müzeyyen olmuş eli sırıklı iç ağaları ki herbiri pür-silâh Sâm-ı Nerîmân'dan ni …
Alay-ı ümerâ-yı Mısır: Cümle bunlar semmûr kürklere müstağrak olup başlarında perîşânî destârlar ile önlerinde dörder şâtırları beyâz sarıkları ve pâk atlas hil‘atleri ve ellerinde teber-i müslimî ve beğlerin yanlarında kırkar ellişer kavvâsları ve enselerinde yüzer yüz ellişer zer-ender-zer ile müzeyyen olmuş eli sırıklı iç ağaları ki herbiri pür-silâh Sâm-ı Nerîmân'dan nişân verir, hâl-i Hâşimî-nişân şânlı mahbûbân atlı köçekler ile revâne olurlar. Ammâ bayrağ u sancağ u kösleri yokdur. Andan, Y 188a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y187b–Y188a ·
metinde göster ·
… lâ zer-ender-zer nakş-ı bûkalemûn ve bir ibret-nümûn kapu örtüsüdür. Bunda dahi
zerdûz ile
Lâilâhe illallâh Muhammedün Resûlullâh hatları tahrîr olunmuşdur.
Andan Ka‘be-i mükerremenin bâb-ı şerîfi örtüsünü Mağribîler kızak üzre tevhîd [ü] tezkîr ile keşân-ber-keşân çekerler. On arşın bâlâ zer-ender-zer nakş-ı bûkalemûn ve bir ibret-nümûn kapu örtüsüdür. Bunda dahi zerdûz ile Lâilâhe illallâh Muhammedün Resûlullâh hatları tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y198b ·
metinde göster ·
… -i berîn-misâl bir türbe-i pür-envârdır. Bu kubbenin tâ ortasında yeşil atlas-ı
zerdûz ile
mestûr sandûka içre medfûndur. Hâk-i pâyları ve ser-i sa‘âdeti ucunda altun ile …
Ve şeyh Ukbe hazretleri üstüne bir kârgîr-binâ bir kubbe-i zîbâ inşâ etmişdir kim gûyâ kubbe-i eflâkdir, ammâ kurşumlu değildir, serâpâ taş kubbedir. Câmi‘in sağ cânibinde iki kademe nerdübân ile enilir kubbe-i huld-i berîn-misâl bir türbe-i pür-envârdır. Bu kubbenin tâ ortasında yeşil atlas-ı zerdûz ile mestûr sandûka içre medfûndur. Hâk-i pâyları ve ser-i sa‘âdeti ucunda altun ile mutallâ gümüş şem‘dânlar ve zer kanâdîller ile müzeyyen bir kubbe-i musanna‘dır. Ve şeyh Ukbe hazretlerinin ser-i sa‘âdetleri ucunda bir beyâz mermer amûd üzre zer ve lâjüverd ile tahrîr olunmuş celî hat ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y258a ·
metinde göster ·