… i imâret-i it‘âm Orta Vâlide'dir. Bu dahi ol tertîb üzre cum‘a geceleri pilâvı,
zerdesi
dahi mebzûl-ı bay [u] gedâ ve pîr [u] cüvândır. Ve cevâmi‘ huddâmları sekiz yüz …
İkinci imâret-i it‘âm Orta Vâlide'dir. Bu dahi ol tertîb üzre cum‘a geceleri pilâvı, zerdesi dahi mebzûl-ı bay [u] gedâ ve pîr [u] cüvândır. Ve cevâmi‘ huddâmları sekiz yüz âdem ta‘yîn-i vazîfe alırlar, evkâf-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 142b ·
metinde göster ·
… gölün kenarında kavun ve karpuz olur kim ikisin bir hımâr ancak götürür. Lezîz
zerdesi
olur kavunları vardır. Ve bu buhayre içre yetmiş seksen pâre kayıklar ve çırnık …
Der-sitâyiş-i buhayre-i Sabanca: Devri yigirmi mil ihâta eder. Cânib-i erba‘asında kasaba-misâl yetmiş altı pâre kurâları vardır. Cümle halkı bu halîcin âbından nûş etmeğile reng-i rûları humret üzredir. Ve mahsûlleri gâyet çokdur, ammâ bâğları yokdur, lâkin bâğçeleri çokdur. Ve bu gölün kenarında kavun ve karpuz olur kim ikisin bir hımâr ancak götürür. Lezîz zerdesi olur kavunları vardır. Ve bu buhayre içre yetmiş seksen pâre kayıklar ve çırnıklar vardır. Köyden köye âdemler ve kerâste ve sâ’ir eşyâlar götürürler ve yetmiş seksen 277b gûne balıkların sayd edüp kâr ederler. Mâhîlerinde alabalığı ve sazanı ve turna balığı ve livne balığının ta‘amı misk [u] anber hamıyla pişmiş gibi lezzeti olur ve gâyet müferrah ve mukavvîdir. Ve bu buhayrenin umkı yigirmi kulaçdır. Ve gâyet sâf ve berrâk âb-ı revândır. Sâhilinde olan ahâlî-i kurâ nisvânları esbâb gasl etdüklerinde aslâ sabun sürmeyüp üçer kerre yıkasalar pâk ve beyâz dülbend gibi olur. Mezkûr somunu dahi bu su ile yoğurup ekmek etdüklerinden pembe-misâl ekmeği olur. Ve bu halîcin cânib-i şarkîsinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 277a–277b ·
metinde göster ·
… alından eyle mümessek zerde olmak ihtimâli yokdur, tâ bu mertebe mümessek kavun
zerdesi
olur. Ammâ karpuzu memdûh değildir. Lâkin reyhânı dahi eyle iri ağaçlar olur ki …
Ulemâ-yı Diyârbekir: "Bizim Şat kavunu râyihasında ola", demişler. Tâ bu mertebe bir gûne râyihası var kim tenâvül edenün yâhûd teşemmüm edenün dimâğı pür-anber olur. Ve bu Diyârbekir kavunu kırkar ellişer vukiyye geliri de vardır ve cümle sebz-gûndur. Diyâr diyâr erdiği mahalle dek hedâyâ götürürler. Ve niçe kişiler dârçîn ve karanfil ve pirinç ile Hazret-i Mu‘âviye te’lîfi zerde ta‘âmı yaparlar kim diyâr-ı Rûm'da Atina balından eyle mümessek zerde olmak ihtimâli yokdur, tâ bu mertebe mümessek kavun zerdesi olur. Ammâ karpuzu memdûh değildir. Lâkin reyhânı dahi eyle iri ağaçlar olur kim yedi-sekiz ayda çadırlara direk ve kazık yaparlar. Âteşe yaksalar sünbül-i Hıtayî gibi kokar. El-hâsıl ahâlî-i Diyârbekr'ün bu Şattu'l-Arab kenârında yedi sekiz ay zevk ü safâlarına halk-ı cihân reşk ederler, zîrâ geceleri Kadîr, rûzları ıyd-ı adhâ olup Hüseyin-i Baykara fasılları edüp, "Fânî cihândan sehel kâm aldık" zann ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 208a ·
metinde göster ·
… tebe bir baklavası olur. Ve bâdemli ve darçın ve karanfilli ve za‘ferânlı lezîz
zerdesi
bir diyârda olmaz. Ve Mısır tavuğu add etdikleri kırmızı hortum burunlu tavuk k …
Ta‘rîf-i ni‘met-i me’kûlât: Cümleden baklava-yı Belgrad Rûm ve Arab u Acem'de meşhûrdur kim sûr-ı azîm ziyâfetlerinde kanlı araba tekerleği kadar bin kat güllâc ve hâs un yuf[k]asından tereyağı ve bâdem ile bir gûne baklavadır kim yerde tennûr içinde pişerler. Ol kadar büyükdür kim furuna sığmaz ve bir baklavayı üç yüz âdem yese doymaz. Tâ bu mertebe büyük ve lezîz ve kalındır, ammâ üstüne bir penez akçe bıraksan baklavaya batar. Tâ bu mertebe bir baklavası olur. Ve bâdemli ve darçın ve karanfilli ve za‘ferânlı lezîz zerdesi bir diyârda olmaz. Ve Mısır tavuğu add etdikleri kırmızı hortum burunlu tavuk kebâbı ve dolma tavuk kapaması ve sazan balığı ve mersin balığı furunu ve beyâz Latin ekmeği ve Zümon kaymağı ve yoğurdu ve (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 115b ·
metinde göster ·
… e fukarâ-yı mesâkîne her bâr gendüm çorbası ve leyle-i Cum‘ada pirinç pilâvı ve
zerdesi
ve yahnisi mebzûldur.
Ve cümle bir aded imâret-i dâ[r]ü'z-ziyâfe-i dârü'l-it‘âmı var kim subh u mesâ cemî‘i âyende vü revendegân müsâfirîn ve pîr [ü] cüvâna birer tas çobra ve bir nân-pâre mâh u sâl bi'l-guduvvi ve'l-âsâl bay u gedâya ve fukarâ-yı mesâkîne her bâr gendüm çorbası ve leyle-i Cum‘ada pirinç pilâvı ve zerdesi ve yahnisi mebzûldur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 56b ·
metinde göster ·
… ve birer nân-pâresi ahâlî-i belede mebzûldur. Ve leyle-i Cum‘ada yahni ve pilâv
zerdesi
ilâ mâşâ’allâh dâ’imdir.
Bu câmi‘-i pür-envârı İbrâhîm Kethudâ efendimizin ecdâdı binâsıdır ve peder-i azîzi el-Hacı Ömer Ağa bu câmi‘in alt başında kal‘a kayası dâmeninde nehr-i Neretva kenârında bir imâret-i it‘âm-ı dârü'z-ziyâfe edüp cemî‘i âyende vü revendegâna ve pîr [ü] cüvâna rûz-merre merreteyn çobrası ve birer nân-pâresi ahâlî-i belede mebzûldur. Ve leyle-i Cum‘ada yahni ve pilâv zerdesi ilâ mâşâ’allâh dâ’imdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 161b ·
metinde göster ·