… â kuvvete, derken ol dahi duramayup içeri kâl‘aya girüp Monlâ, paşanın oturduğu
zer-ender-zer ile
mefrûş kasr içre ol kadar işedi kim seyl-i bevil revân olup hân gülerek "Bre ku …
Bu mahalde Monlâ Muhammed ber-hevâ 231b belinden peştemâlın çıkarup omuzuna koyup monlâ-yı merkûmda bir mehîb ü sallâk salâk ve yerâk u kıllak zeker nümâyân oldu kim gûyâ hâdise-i Uc bin Unuk kadar. Hemân zekerin eline alup hevâda tayerân ederken bu sarây meydânı içre mâl-â-mâl olan temâşâcıların üzerlerine serpe serpe ol kadar işedi kim cümle halk sırsıklam olup ancak koltukları altı kuru kalup niçe âdemler firârî tahallüs etdi. Niçeleri "Bre cânım, demin monlâya uryân iken bakdık, zekeri yok idi. Şimdi bu kadar mühre zi'l-kebîr ve bu kadar bârân-ı la‘net gibi bevil ve kırti nedir?" dediler. Ammâ ahvâle vâkıf olan Ekrâdlar ol bevilden nûş etdiler. Kimi poh âb-ı hayâtdır, kimi yoh zülâldir, der. Monlâ Muhammed yine ber-hevâ serpe serpe işeyerek hân ile paşanın üzerlerine geldikde evvel hân u evlâdları kaçdılar. Paşa lâ havle ve lâ kuvvete, derken ol dahi duramayup içeri kâl‘aya girüp Monlâ, paşanın oturduğu zer-ender-zer ile mefrûş kasr içre ol kadar işedi kim seyl-i bevil revân olup hân gülerek "Bre kurşum ile urun şu mel‘ûnu" der, ammâ gülmeden hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 231a–231b ·
metinde göster ·
… nçereleri var. Ammâ sekizinci dîvânhâne bizzât çâsâra mahsûs üç yüz altmış aded
zer-ender-zer ile
mebnî kârgîr binâ dîvânhâne-i azîme cümlemiz çıkup paşa bir taht-ı âlîde karâr …
Ve her kâ‘ada niçe yüz revzenler ve cümlesi câm ve billûr ve necef ü moranlar ve telakdan(?) câmlı pençereleri var. Ammâ sekizinci dîvânhâne bizzât çâsâra mahsûs üç yüz altmış aded zer-ender-zer ile mebnî kârgîr binâ dîvânhâne-i azîme cümlemiz çıkup paşa bir taht-ı âlîde karâr etdikde paşa mataracıbaşı ile hakîri içeri kralın küçük dîvânhânesine gönderüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 65a ·
metinde göster ·
Ba‘de salâti'l-cum‘a Sadrıa‘zam kal‘a içinde limana nâzır bir sarây-ı azîmi
zer-ender-zer ile
müstağrak-ı envâr edüp anda sâkin oldukda tenbîh olunduğu minvâl üzre Kandiye k …
Ba‘de salâti'l-cum‘a Sadrıa‘zam kal‘a içinde limana nâzır bir sarây-ı azîmi zer-ender-zer ile müstağrak-ı envâr edüp anda sâkin oldukda tenbîh olunduğu minvâl üzre Kandiye kal‘asının der-i dîvârları üzre yüz bin aded tüfeng-endâz asâkir-i İslâm pür-silâh hâzır-bâş olup ibtidâ limanda başdarda-i hümâyûn ki rûy-ı deryâda lenger-endâz olup cemî‘i kadırgaları filandıralar ve sancağ u bayrağ ve alemlerle zeyn edüp çarmıhlarda cânbâzlar resen-bâzlıklar edüp cemî‘i kadırgaların forsaların kırmızı fesler ve beyâz gömlekler ile mülebbes edüp cümle gâziyân-ı keştîbân-ı mellâhânlar dahi libâs-ı gûnâ-gûnların geyüp ibtidâ kadırgalardan cümle bir yaylım tüfeng ve bir yaylım top atılup gülbâng-ı Muhammedî çekmeğe âğâze etdiklerinde azamet-i Hudâ Kandiye kal‘asının cemî‘i der-i dîvârı üzre pür-silâh âmâde olan yüz bin asâkir-i İslâm bir kerre bir ağızdan gülbâng-ı Muhammedîye üç nevbet 305a rehâ buldurup sadâ-yı Allâh Allâh evc-i âsımâna peyveste olunca cümle guzât küçük kol tüfenglerine ve büyük tüfenglerine âteş edince üç kerre yüz bin tüfenglerin sadâlar[ı] dahi sâkin olmadan cümle tabyalar ve siperler üzre ola[n] bin yüz aded toplara bir fitilden âteş edince zemîn ü âsımân dir dir [di]tremeden hâlî olmayup akîbince cümle guzât tekbîr-i Muhammedî getirüp cihân velvele-nâk eflâk-i semâ çâk oldu zann olup cemî‘i topların gülleleri deryâ üzre martı kuşu gibi seküp uçarak ve karpuz gibi yuvarlanarak ve keklik gibi gülleler rûy-ı deryâda ve karada sekerek küffârın karşu adada yatan gemilerine karîb top gülleleri gavvâs gibi dalardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 304b–305a ·
metinde göster ·
döşelidir. Ammâ anların zamânında kum üzre otururlar imiş. Ve bu büyük gârın da …
Ve cümle gârlar zer-ender-zer ile döşelidir. Ammâ anların zamânında kum üzre otururlar imiş. Ve bu büyük gârın dahi cânib-i erba‘ası zî-kıymet cibinlik ile pûşîdedir. Ve gârın kubbe yeri bir çetr-i mülemmâ‘ ile sâyebân-âsâ kuruludur. Altında rakîk rimâl döşelidir. Ba‘zı küncleri ebrî taşlardır. Üstünde riyâzât-keş keşîşler küşte-nefs edüp celîslerdir. Haftada bir kerre ta‘âm tenâvül eder ruhbân vardır. Ol kadar za‘îf ü nahîf olmuşlardır kim gûyâ Ahlât şehri kadîdleridir. Ammâ her biri ilm-i akliyyât ve felsefiyyât ve riyâzâtta der-ser-i Arasto'lardır. Ammâ yine dalâlet-âbâd tekyesinin kûşe-nişînânları ve dervîşân-ı bî-nişânlardır ki âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y227a ·
metinde göster ·
mülemmâ‘ bir murassa‘-misâl kapudur kim üstâd zerger ana bir sûfân-ı mıtraka ur …
Ziyâret-i Hazret-i Sâre Ana radıyallâhu ta‘âlâ anhâ: Bir küçük kubbe-i pür-nûr içinde âsûdedirler. Ammâ harem-i Resûlullâh olmağile bâbı mesdûddur. Ammâ zer-ender-zer ile mülemmâ‘ bir murassa‘-misâl kapudur kim üstâd zerger ana bir sûfân-ı mıtraka urmuş kim vasfında zebân lâl bî-zebândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y229a ·
metinde göster ·
… iz köşe bir kubbe-i âlî içinde âsûdelerdir ve sandûkları yeşil münakkaş atlas-ı
zer-ender-zer ile
pûşîde bir müzeyyen kubbedir. Ve ism-i şerîfleri sandûkları üzre mestûr atlasla …
Bu kubbe Y 297a içre Hazret-i Abbâs ve imâm Hasân ve imâm Muhammed-i Bâkır ve imâm Ca‘fer-i Sâdık bu dördü Bakî‘ içre sekiz köşe bir kubbe-i âlî içinde âsûdelerdir ve sandûkları yeşil münakkaş atlas-ı zer-ender-zer ile pûşîde bir müzeyyen kubbedir. Ve ism-i şerîfleri sandûkları üzre mestûr atlaslarda mastûrdur. Ve gâyet münever kubbe-i nûrdur. Dörd ayak taş nerdübân ile nüzûl olunur bir kubbe-i âlîdir. Cümlesinin rûh-ı şerîfleriyçün bir Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp şefâ‘atlerin ricâ eyledik. Radıyallâhu Ta‘âlâ anhumâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y296b–Y297a ·
metinde göster ·
Ve bu meydâna nâzır Maksûd Paşa'nın bir kasrı vardır. Hâlâ Cânpûlâdzâde Hüseyin Paşa efendimiz Y 83a ol mahalle birkaç münakkaş hücreler ve bir hammâm-ı latîf binâ edüp Âsitâne tarafından âyende vü revendegâna mihmânhâne edüp zer-ender-zer ile döşeyüp bir müsâfirhâne oldu. Ve buna muttasıl,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y82b–Y83a ·
metinde göster ·
… beğlerin yanlarında kırkar ellişer kavvâsları ve enselerinde yüzer yüz ellişer
zer-ender-zer ile
müzeyyen olmuş eli sırıklı iç ağaları ki herbiri pür-silâh Sâm-ı Nerîmân'dan ni …
Alay-ı ümerâ-yı Mısır: Cümle bunlar semmûr kürklere müstağrak olup başlarında perîşânî destârlar ile önlerinde dörder şâtırları beyâz sarıkları ve pâk atlas hil‘atleri ve ellerinde teber-i müslimî ve beğlerin yanlarında kırkar ellişer kavvâsları ve enselerinde yüzer yüz ellişer zer-ender-zer ile müzeyyen olmuş eli sırıklı iç ağaları ki herbiri pür-silâh Sâm-ı Nerîmân'dan nişân verir, hâl-i Hâşimî-nişân şânlı mahbûbân atlı köçekler ile revâne olurlar. Ammâ bayrağ u sancağ u kösleri yokdur. Andan, Y 188a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y187b–Y188a ·
metinde göster ·