İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

zevki

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
19
isabet
19 cümle/beyitte
7,0
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
32 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi197,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–19 / 19

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“zevki” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 7b … r, yohsa rü’yâ-yı sâliham mıdır" deyü gûnâ-gûn tefekkür ile inşirâh-ı sadr [ve] zevk-i derûna nâ’il oldum. Ba‘dehu ale's-sabâh pâk âbdest alup salât-ı fecri edâ edüp …
EÇS I 136b … ’min-i nihânînin mektûbu Ebü'l-feth'e varınca Mehemmed Hân'a inşirâh-ı sadr [u] zevk-i derûn müyesser olup iki yerden gayret kuşağın kuşanup Kostantîn izniyle sayd [u …
EÇS II 273b–274a … a doldurduğu müjdesi Sultan Ahmed'e gelince pâdişâh-ı halûk, inşirâh-ı sadr [u] zevk-i derûn hâsıl eder. Hemân ol sâ‘at Üsküdarî Mahmûd Efendi eydür "Pâdişâhım! Gazân …
EÇS III 125b … mânımız dahi doldurup ecel câmın bize nûş etdirir ve sizlere kal‘a-i Sakız içre zevk-i dünyâyı ferâmûş etdirir" deyü üsârâ küffârlardan bu gûne varak alup ber-mu‘tâd …
EÇS III 172b … p gice ve gündüz sohbet-i hâssa başlayup gûyâ her şeb [u] rûz Hüseyin-i Baykara zevki ederdik. Mâh-ı Recebü'l-müreccebin gurresinden tâ şehr-i Ramazânu'l-mübârekin h …
EÇS IV 292b–293a … la Alî Ağa'mız cânibine kâsıd çaparlar ile ale'l-acele gönderüp inşirâh-ı sadr, zevk-i derûn bulup ba‘dehû şehr-i Rûmiyye'de zevk [u] safâya meşgûl olduk.
EÇS IV 351a … sa ve evhâm-ı mühlikden ve vesvâs-ı düllîden ârî olup bir gûne inşirâh-ı sadr-ı zevk-i derûn hâsıl olup âdeme bir gûne cevelân u tab‘ u zekâvet hâsıl olur. Ve her kim …
EÇS IV 378b … deyüp cemî‘i vücûdum üçer kerre sığayup gâ’ib oldu. Hakîr dahi hâbdan bîdâr ve zevk-i derûndan huşyâr olup gördüm ki cümle kaydbendlerim ve kıfl-ı hadîdlerim şeşilmi …
EÇS V 29b–30a Hikmet-i Hudâ bu gûne zevk-i surûr-ı safâda iken deryâdan on pâre Urus şaykaları nümâyân olup kal‘a-i Varna …
EÇS V 180b … urup dem-be-dem demler urup Hak Te‘âlâ fakr [u] fahrı zevk u şevkinden ırmayup zevk-i derûnumuz ziyâd-ber-ziyâd ola. Dem-i Alî ve Sultân Hacı Bektaş Velî ve Türk-i T …
EÇS VII 40b … ne engûrü olur kim yedi gûnesi misket üzümüdür, tenâvül eden inşirâh-ı sadr [u] zevk-i derûn bulur. Ve gingöşiyye bâdesi dedikleri katresi harâm hamrı Rûm ve Arab u A …
EÇS VII 51a … e şinâverlik edüp bâde vü arak keyfi germiyyetiyle birbirleriyle kuc kucak olup zevk-i bucak ederler.
EÇS VII 72a … u âyetleri ilm-i mûsîkârî üzre sofyâne usûliyle okundukda âdem inşirâh-ı sadr-ı zevk-i derûn bulur, ve's-selâm.
EÇS VIII 199b … huzûrunda böyle du‘â vü senâlar edüp bu gece sohbetimiz cümle ulemâ ile tevârîh zevki olup Kırım pâdişâhların Tevârîh-i Tohta Bay'da böyle tilâvet edüp hakîr dahi bu …
EÇS VIII 371a … an gûnâ-gûn kaz ve ördeklerin sayd [u] şikârı acâ’ibdir. Andan balık dalyanları zevki , andan Uştuk yaylası mesîreleri acâ’ibdirler.
EÇS IX Y27a … yâbân koyahında sâyelenüp ayş [u] işret edüp Hüseyin Bınarı'nda Hüseyin Baykara zevki gibi zevk [u] şevk edüp gûnâ-gûn fasıllar ederler. Böyle bir vâcibü's-seyr dıra …
EÇS IX Y75a … ezhâr-ı hoş-bû ile mu‘attar olup tahsîl-i ilme takviyet bulup inşirâh-ı sadr-ı zevk-i derûn birle birbirleriyle mübâhase-i ilm-i şer‘iyye ederler. El-hâsıl bu câmi‘- …
EÇS X Y293a–Y293b … m ağyârdan bî-haber iken kesretde vahdet zevkin edüp kalb âyinesin mücellâ edüp zevk-i bâkîye nazar ede. Zîrâ bu zîb ü zîver ve hây Y 293b hû-yı dünyâ fânîdir. Âye[ …
EÇS X Y394b … bilür. Vakt-i seherde cemî‘i murgânın esvât-ı hazînleri âdeme inşirâh-ı sadr ve zevk-i derûn verir. Ve anda benî âdem'e munîs hayvânât-ı gûnâ-gûnun hadd [u] addin San …