gecesi çalınmışdır. Ba‘dehu hicretin (---) senesinde Fâtımatü'z-Zehrâ on sekizi …
Esnâf-ı dâ’ireciyân: Dükkân 10, neferât 50, ibtidâ dâ’ire Hazret-i Süleymân ile Belkîs'ın zifâfı gecesi çalınmışdır. Ba‘dehu hicretin (---) senesinde Fâtımatü'z-Zehrâ on sekizine bâliğa iken Hazret-i Alî menkûhası olup leyle-i zifâfda Baba Ömer ve Hazret'in hoş-hânı Hamza bin Yetîm dâ’ire çalup sûr etdiler. Anıniçün dâ’irezenlerin pîri Amr-ı Ayyâr'dır. Zîrâ Hazret-i Resûl buyurmuşdur: Arapça demişlerdir. Anıniçün dâ’ire-i Arabistân helâldir, hattâ tevhîdlerde bile çalarlar, ammâ celâcilsiz olup içinde halkaları ola gerekse sadefkârî olsun. Sûrlarda ve hitânlarda ve zekât verecek mahallerde çala. Arabistân'da def ü kudüm çalınmak şer‘îdir. 203a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 202b–203a ·
metinde göster ·
… de Fâtımatü'z-Zehrâ on sekizine bâliğa iken Hazret-i Alî menkûhası olup leyle-i
zifâfda
Baba Ömer ve Hazret'in hoş-hânı Hamza bin Yetîm dâ’ire çalup sûr etdiler. Anıni …
Esnâf-ı dâ’ireciyân: Dükkân 10, neferât 50, ibtidâ dâ’ire Hazret-i Süleymân ile Belkîs'ın zifâfı gecesi çalınmışdır. Ba‘dehu hicretin (---) senesinde Fâtımatü'z-Zehrâ on sekizine bâliğa iken Hazret-i Alî menkûhası olup leyle-i zifâfda Baba Ömer ve Hazret'in hoş-hânı Hamza bin Yetîm dâ’ire çalup sûr etdiler. Anıniçün dâ’irezenlerin pîri Amr-ı Ayyâr'dır. Zîrâ Hazret-i Resûl buyurmuşdur: Arapça demişlerdir. Anıniçün dâ’ire-i Arabistân helâldir, hattâ tevhîdlerde bile çalarlar, ammâ celâcilsiz olup içinde halkaları ola gerekse sadefkârî olsun. Sûrlarda ve hitânlarda ve zekât verecek mahallerde çala. Arabistân'da def ü kudüm çalınmak şer‘îdir. 203a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 202b–203a ·
metinde göster ·
İbtidâ te’lîf olan dâ’ire ve kamışdan kavaldır. Hekîm Fisagores te’lîf edüp Belkîs'ın zifâfı gecesi çalındı. Andan Mûsâ mûsikârı miskâli te’lîf etdi. Andan rebâbı Abdullâh Fâryâbî te’lîf edüp Hazret asrında dâ’ire ve rebâb çalınup sonra âlet-i ayş u tarab olmağile hicret-i nebeviyyenin sene 4 Medîne-i Münevvere'de imâm Hasan vücûda geldiği sâ‘at Cibrîl-i Emîn mübârek-bâd'a nâzil olup hamr hakkında bu âyet-i şerîfi kıbel-i Hak'dan getirdi. Âye[t](---)(---)(---)(---)(---). Andan şarâb harâm olup âlet-i tarabı olan sâz dahi men‘ oldu. Hakkında (---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 206b ·
metinde göster ·
… k. Eğer bu Revân Hân'ı Takî Alî Hân'ın hemşîresinin Bakü hânına verildiği sûr-ı
zifâfı
tahrîr ve takrîr eylesek bir müdevven kitâb olur. Ancak bu şehrde on beş gün ze …
Bu Bakü şehrinin niçe gün seyr [u] temâşâsın ederken bir tarafdan Acem diyârının sûrların ve a‘yân-ı kibârının zevk u şevklerin görüp seyr [u] temâşâ ederdik. Eğer bu Revân Hân'ı Takî Alî Hân'ın hemşîresinin Bakü hânına verildiği sûr-ı zifâfı tahrîr ve takrîr eylesek bir müdevven kitâb olur. Ancak bu şehrde on beş gün zevk [u] safâlar edüp hândan ve gayrı hânândan pençe, parçe ve akmişe-i fâhire ve yedi at ve üç re’s çâker Gürcî ve bir semmûr Acemâne kürk ve dâmâd-ı Revân hânı olan Bakü Hânı Eşref Hân bir çapar yorğa ve bir şemâme amber ve iki tâvûsî şütür ve niçe ihsân [u] in‘âmlar alup Revân hânı bin baş kârbân Erzurûm'a göndermeğe ta‘ahhüd edüp Paşa efendimize bir semmûr kürk ve on çift Gîlân yayı ve altı Gürcî gulâmı ve on çift dendân-ı semek ve üç aded semâme-i amber hedâyâlar verüp muhabbetnâmesinde cümle tahrîr edüp hakîre harc-ı râh on tümen bisitî ve kırk beş âdemlerimize dahi on tümen Abbâsî ihsân edüp cümle a‘yân-ı Bakü ve hânlar ile vedâlaşup hân dahi muhabbeten bizimle kal‘a-i Bakü'den cânib-i kıbleye,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 314b ·
metinde göster ·
… t-i Sadreddîn-i Konevî: Kuyumcubaşı oğlu idi. Vâlidesin Muhyiddînü'l-Arabî alup
zifâf
gicesi Muhyiddîn bir tavuğu cümle tenâvül etdikde ehli "Şu ma‘sûm Sadreddîn'e b …
Ziyâret-i eş-Şeyh Hazret-i Sadreddîn-i Konevî: Kuyumcubaşı oğlu idi. Vâlidesin Muhyiddînü'l-Arabî alup zifâf gicesi Muhyiddîn bir tavuğu cümle tenâvül etdikde ehli "Şu ma‘sûm Sadreddîn'e bir lokma vermedin" deyince hemân Muhyiddîn dücâcın kemiklerin "Kum bi-iznî" dedikde bi-emrillah tavuğun üstühânları hayât bulur. Zîrâ Muhyiddîn "Hüve Hüve" makâmında kutb-ı avn idi. Anınçün "Kum bi-iznî" dedi, "Kum bi-iznillah" demedi. Hatunu bu kerâmeti görüp oğlu Sadreddîn'i Muhyiddîn'e teslîm edüp cemî‘i ulûm-i evvelîn ü âhirîn ve ilm-i ledünni Muhyiddîn-i Arabî'den görüp mürşîd-i kâmil olmuşdur ve ügey oğlu ve perverdesi ve nazarkerdesi olmuşdur. Radıyallahu anhümâ
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 15b ·
metinde göster ·
giceleri def ve ravad ile çalınır ve makâm-ı revâhîde okunur bu gûne niçe eş‘âr …
Zifâf giceleri def ve ravad ile çalınır ve makâm-ı revâhîde okunur bu gûne niçe eş‘âr-ı mahsûsaları ve niçe güftâr-ı markûsları cümle muntazam kelâm-ı Timânîyândır. Hakîr dehanların güftârına göre terceme-i ebyâtların manzûm etdik. Eğer bu diyâr halkıyla ihtilât edüp ahvâllerine vâkıf olduğumuz mertebe tahrîr eylesek "Tercümânnâme" nâm bir kitâb olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 40b ·
metinde göster ·
El-hâsıl bu uslûb üzre üç nöbet top u tüfeng şâdumânları olup şehr-i Özü'yi eyle müzeyyen etdiler kim gûyâ pîrezen-i dünyâ nev-darûs olup sûr-ı zifâf-vâr şenlik şâdumânlar ile ahâlî-i Özü'nin geceleri leyle-i Kadir rûzları gûyâ rûz-ı ıyd-ı adhâ oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 54b ·
metinde göster ·
gecesi Kaya, Melek'i yanına uğratmayup Paşa'yı hançerle urdu ve bir kerre dahi …
Hikâye: Kaçan kim Melek Ahmed Paşa Kaya'yı alup zifâf gecesi Kaya, Melek'i yanına uğratmayup Paşa'yı hançerle urdu ve bir kerre dahi Paşa'nın sakalının bir yanın yolup Paşa Kubbealtı'na beş ay sakalı tamâm olmayınca varamadı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 78a ·
metinde göster ·
On günden sonra Ramazân-ı şerîfin onuncu gün sünnet üzre sûr-ı
zifâf
olup sene 1072 Ramazân'ında Melek Ahmed Paşa efendimiz Fâtıma Sultân binti Sult …
On günden sonra Ramazân-ı şerîfin onuncu gün sünnet üzre sûr-ı zifâf olup sene 1072 Ramazân'ında Melek Ahmed Paşa efendimiz Fâtıma Sultân binti Sultân Ahmed Hân'ı izdivâclarında münderic edüp leyle-i zifâfda cümle Melek Ahmed Paşalı Fâtıma Sultân'ın Ebû Ensârî kapusundaki sarây[ın]da tâ sabâha dak cân sohbetleri etdik. Vakt-i şâfi‘î kim oldu Melek Ahmed Paşa efendimiz yine ke'l-evvel esbâbıyla gazab-âlûd taşraya çıkup gözleri tas-ı pür-hûna dönmüş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 43a ·
metinde göster ·
On günden sonra Ramazân-ı şerîfin onuncu gün sünnet üzre sûr-ı zifâf olup sene 1072 Ramazân'ında Melek Ahmed Paşa efendimiz Fâtıma Sultân binti Sultân Ahmed Hân'ı izdivâclarında münderic edüp leyle-i zifâfda cümle Melek Ahmed Paşalı Fâtıma Sultân'ın Ebû Ensârî kapusundaki sarây[ın]da tâ sabâha dak cân sohbetleri etdik. Vakt-i şâfi‘î kim oldu Melek Ahmed Paşa efendimiz yine ke'l-evvel esbâbıyla gazab-âlûd taşraya çıkup gözleri tas-ı pür-hûna dönmüş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 43a ·
metinde göster ·
… ve e'imme ve hutebâ ve meşâyih [ü] sâdât ve a‘yân-ı kibâr-ı kübbâr cümle gelüp
zifâf
paçası yerler. Siz kanda gidersiz" dedikde,
Hakîr eyitdim: "Sultânım, şimdi cemî‘i vüzerâ ve vükelâ ve ulemâ ve sulehâ ve e'imme ve hutebâ ve meşâyih [ü] sâdât ve a‘yân-ı kibâr-ı kübbâr cümle gelüp zifâf paçası yerler. Siz kanda gidersiz" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 43a ·
metinde göster ·
sabâha dak benim ol avretden çekdiğim azâb-ı elîmi Malta üsârâları çekmez. Esta …
"Evliyâm, sır bunda kalsın. Bu leyle-i zifâfda sabâha dak benim ol avretden çekdiğim azâb-ı elîmi Malta üsârâları çekmez. Estağfirullâh ne bî-hayâ ve 44a ve kalîlü'l-edeb müsrife avret olur. Hemân Bism-i İlâh ile içeri hareme girüp kendüyi yerinde ber-karâr görüp helâli olsam gerek dahi ibtidâ gecemiz olsa gerek, hakîre sehel ta‘zîm [ü] tekrîmen hareket gerek. Aslâ yerinden deprenmeyüp katı durdu. Hakîr ileri varup dest bûsdan sonra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 43b–44a ·
metinde göster ·
… ikâhım vermeğe hâzır ol" dedikde sabâha dak azîm mücâdele-i gûnâ-gûnlar edüp ne
zifâf
gecesi leyle-i (---) gecesi olup âhir-i kâr vakt-i Şâfi‘îde ben dahi dedim ki,
Hemân Sultân eydir: "Paşam sen benimle geçinemezsin. Ben seni diri iken yâhûd ölü iken boşarım. Hemân bana bir Mısır hazînesi nikâhım vermeğe hâzır ol" dedikde sabâha dak azîm mücâdele-i gûnâ-gûnlar edüp ne zifâf gecesi leyle-i (---) gecesi olup âhir-i kâr vakt-i Şâfi‘îde ben dahi dedim ki,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 44a ·
metinde göster ·
… up doğru Köpürlüzâde Vezîria‘zam Ahmed Paşa'ya varup vezîria‘zam ikrâmlar edüp "
Zifâflar
mübârek ola" deyüp Melek Paşa ile sa‘âdetlü pâdişâha gidüp buluşdukda,
"Sultânım, bu dediğin masrûfât [u] müsrifâtları cümle alınız. Bir dahi ben bunda gelirsem Hak Ta‘âlâ cânım alsın" deyüp taşra çıkdım ve sizinle sabâh namâzın tâ işâ âbdestiyle kılup işte bu makâma gelüp hamd-i Hudâ du‘âmız 44b kabûl oldu. Estağfirullâh bir dahi ben Fâtıma Sultân sarâyına varmam ve inşâallâh artık yüzün dahi görmem" deyü bükâ ederek Sultân ile geçen mâcerâ-yı serencâmın Dershâne bâğçesinde hakîre nakîr ü kıtmîr takrîr edüp andan yine kayığa binüp Bâğçekapusu iskelesinde atına süvâr olup doğru Köpürlüzâde Vezîria‘zam Ahmed Paşa'ya varup vezîria‘zam ikrâmlar edüp "Zifâflar mübârek ola" deyüp Melek Paşa ile sa‘âdetlü pâdişâha gidüp buluşdukda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 44a–44b ·
metinde göster ·
çekişmişler" deyü efvâh-ı nâs-ı hannâsda güft [ü] gû olarak âhir-i kâr Sultân M …
"Melek Ahmed Paşa Fâtıma Sultân ile leyle-i zifâfda çekişmişler" deyü efvâh-ı nâs-ı hannâsda güft [ü] gû olarak âhir-i kâr Sultân Mehemmed Hân'ın sem‘-i hümâyûnlarına bu haber vâsıl olunca bir arz günü sa‘âdetlü pâdişâh-ı âlem-[pe]nâh hazretleri paşaya buyurdular kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 44b ·
metinde göster ·
… -ı cehâletde iken İşpanya kralının bir kızın zu‘m-ı bâtıllarınca nikâh ile alup
zifâf
gecesi Ahmed Beğ'in babası Hersek ban kızı görünce aklı gidüp ol ân kıza amân v …
Hersekoğlu Ahmed Paşa dahi zamân-ı cehâletde iken İşpanya kralının bir kızın zu‘m-ı bâtıllarınca nikâh ile alup zifâf gecesi Ahmed Beğ'in babası Hersek ban kızı görünce aklı gidüp ol ân kıza amân vermeyüp Hersek Bânû-yı İşpanya'nın bekâretin izâle etdikde hemân Hersekoğlu müte’ellim olup dâğ-ı derûnundan ol gece üç yüz kadar atlı ile bu Mileşova tahtından gâ’ib olup şehr-i Üsküp'de Ebü'l-feth Gâzî'ye gelüp sergüzeşt [ü] serencâmın bir bir takrîr edüp şehâdet parmağın kaldırup Akşemseddîn ve Velî Mahmûd Paşa huzûrunda İslâm ile müşerref oldukda ismine Ahmed derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 143a ·
metinde göster ·
… sârında çam direklerine servî gibi dizilmiş küffâr kelleleri gûyâ nakıl-ı sûr-ı
zifâfdır
ve lâşe-i murdârları Bağdala ovasında yedi yerde hunkalar, ya‘nî depeler yığılm …
Bu gazâ-yı meserretde kırk yedi bin küffâr kırıldı ki sicilde mastûrdur. Ve hâlâ Polata Varoşu ve Beşli Varoşu ve Uzun Varoş'un kapularının yemîn ü yesârında çam direklerine servî gibi dizilmiş küffâr kelleleri gûyâ nakıl-ı sûr-ı zifâfdır ve lâşe-i murdârları Bağdala ovasında yedi yerde hunkalar, ya‘nî depeler yığılmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 13a ·
metinde göster ·
… u'l-ibâd bu cem[‘]iyyet-i kübrâyı bir hafta temâşâ edüp bir Arnavud tarzı sûr-ı
zifâf
temâşâları etdim ki vasfında lisân kâsır ve kalemler kâsirdir. Eğer bir hafta i …
Hulâsa-i kelâ[m] bu hakîr-i ez‘afu'l-ibâd bu cem[‘]iyyet-i kübrâyı bir hafta temâşâ edüp bir Arnavud tarzı sûr-ı zifâf temâşâları etdim ki vasfında lisân kâsır ve kalemler kâsirdir. Eğer bir hafta içre olan temâşâ-yı âyîn-i ibret-nümâ-yı aceblüyü mâ-vaka‘ı üzre tahrîr etsem bir tomâr-ı dırâz zifâfnâme olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 356a ·
metinde göster ·
Hulâsa-i kelâ[m] bu hakîr-i ez‘afu'l-ibâd bu cem[‘]iyyet-i kübrâyı bir hafta temâşâ edüp bir Arnavud tarzı sûr-ı zifâf temâşâları etdim ki vasfında lisân kâsır ve kalemler kâsirdir. Eğer bir hafta içre olan temâşâ-yı âyîn-i ibret-nümâ-yı aceblüyü mâ-vaka‘ı üzre tahrîr etsem bir tomâr-ı dırâz zifâfnâme olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 356a ·
metinde göster ·
sûrun ve kethudâsının evlâdları hıtân sûrunda bir hafta zevk [u] safâ edüp paşa …
Ve Mahmûd Paşazâde Ahmed Paşa'nın zifâf sûrun ve kethudâsının evlâdları hıtân sûrunda bir hafta zevk [u] safâ edüp paşadan bir at ve elli altun ve bir katır ihsân alup vedâlaşup Tarsûs'dan kıble cânibine iki bin adım düz sahrâ ile gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y154a ·
metinde göster ·
… ret-i Alî yigirmi yaşına bâliğ idi. Hazret-i Fâtıma on sekiz yaşına bâliğa idi.
Zifâf
sûrları Medîne'de vâki‘ olmuşdur. Ba‘de'l-feth-i Mekke bu beyt-i şerîfi Hazret- …
Ve Hazret-i Fâtıma Hadîce-i Kübrâ'dan bu hânede mütevellide olup Hicret'in ikinci senesinde, izdivâc-ı Alî bâ-Fâtıma: Hazret-i Alî yigirmi yaşına bâliğ idi. Hazret-i Fâtıma on sekiz yaşına bâliğa idi. Zifâf sûrları Medîne'de vâki‘ olmuşdur. Ba‘de'l-feth-i Mekke bu beyt-i şerîfi Hazret-i Risâlet Hazret-i Fâtıma'ya hibe edüp Hazret-i Alî ile bunda sâkin olurlardı. Bu Beyt-i şerîf dahi yol üzre vâki‘ olmuşdur. Üç kıt‘a kubbe-i âlîdir. Ve şarka mekşûf bir kapusu vardır. Bu kapudan içeri on iki kademe taş nerdübân ile nüzûl olunur. Kubbeleri beyâz kireç ile pûşîde ve yeşil nühâs-ı hâs alemleri var. Ve bir küçük havlısı var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y352b ·
metinde göster ·
… de gâyet ziyâde isti‘mâl olunur. Ammâ Mekke-i mükerreme gavâzîleri dahi leyle-i
zifâfda
ve sûr-ı hitânda deff [ü] kudüm ile raks edüp müfte‘ilün vezni üzre ebyât [u] e …
Bu makûle elfâz-ı tumturâk vilâyet-i Berberistân'da Donkala şehrinde ve Sennâr ve Kâkân şehrinde ve Rümeyletü'l-cemâl şehrinde gâyet ziyâde isti‘mâl olunur. Ammâ Mekke-i mükerreme gavâzîleri dahi leyle-i zifâfda ve sûr-ı hitânda deff [ü] kudüm ile raks edüp müfte‘ilün vezni üzre ebyât [u] eş‘ârları hüsn-i savt ile âgâze ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y354a ·
metinde göster ·
imiş. Bir duhter-i nâ-şüküfteyi zer-i zîvere müstağrak etmişler. On hatve ba‘îd …
Bir gün hakîr Süfyân-ı Sevrî hânesine ziyârete giderken bir remmâ havâtîne râst geldim. Meğer sûr-i zifâf imiş. Bir duhter-i nâ-şüküfteyi zer-i zîvere müstağrak etmişler. On hatve ba‘îd râyiha-i tayyibelerinden demâğım mu‘attar oldu. Beş yüzden mütecâviz (mekteb-i) sıbyân arûsun pîşine düşüp âmîn âmîn diyerek mahall-i murâdına götürdüler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y359a ·
metinde göster ·
… bir şâhzâde-i cüvân-baht vücûda gelse veyâhûd bir sûr-ı hitân veyâhûd bir sûr-ı
zifâf-ı
sultân olsa ve Allâhümme âfinâ bir pâdişâh cülûsu olsa Âsitâne-i sa‘âdet tarafı …
Bu alay ol alaydır kim pâdişâh-ı Cem-cenâb [u] Cem-haşmet bizzât kendileri bir vilâyetde bir kal‘a Y 213a feth etse ve bir şâhzâde-i cüvân-baht vücûda gelse veyâhûd bir sûr-ı hitân veyâhûd bir sûr-ı zifâf-ı sultân olsa ve Allâhümme âfinâ bir pâdişâh cülûsu olsa Âsitâne-i sa‘âdet tarafından bir hünkâr kapucubaşısı veyâhûd hâsekî ağa veyâhûd bir musâhib-i şehriyârî veyâ emîrâhûr ağa veyâ silâhşor ağalarından biri gelüp Bilbeys'den filân hizmet ile me’mûr olup gelmişiz, deyü gelen ağa paşa kethudâsına haber gönderüp der-akab mu‘tâd üzre paşa kethudâsı dahi matbahı Âdiliyye'ye gönderüp cümle Mısır'ın yedi ocağı askerîsine haber olup ale's-sabâh yine paşa kethudâsı mu‘tâd-ı kadîmeleri üzre paşa askeri ile pür-silâh olup cümle mehterhâne bile gider, ammâ giderken fasıl olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y212b–Y213a ·
metinde göster ·
… kim bir Arab kızını bir müselmâna vermek murâd edinse kâ‘ide üzre nikâh olunup
zifâf
sûr gecesi bir vâsi‘ yere bin iki bin akrabâ ve ta‘allukât ve gayrı müte‘allıkâ …
Âbâ ve ecdâdlarından Hazarî fellâhlarının kâ‘ideleridir kim zikr olunur. Kaçan kim bir Arab kızını bir müselmâna vermek murâd edinse kâ‘ide üzre nikâh olunup zifâf sûr gecesi bir vâsi‘ yere bin iki bin akrabâ ve ta‘allukât ve gayrı müte‘allıkât-ı haşerât ol vâdiye cem‘ olup mülûhiyye ve bamya ve kurkâs ve cübn-i hâlûmlar tenâvül olunup bu ziyâfet-i azîmden sonra ba‘de'l-ışâ bu fezânın bir cânibinden bir tâze cüvân yeniçeri başında şâl u serbendi ile ve belinde muhattem kuşak, elinde gümüşlü bıçak, bir elinde nacak, mest [ü] evgâr haykırarak halkı urarak bu kadar âdemleri yararak kimin kovarak ba‘zı eşyâları kırarak meydân-ı mahabbetde dal bıçak mestâne-vâr reftâr u güftâr ederek gelirken ba‘zı âdemler kalkup o dilberin önün alup yüzün bûs edüp bir köşede oturddılar. Meğer bu eşkâlde olan dilber aşkıyâ oğlan gelin imiş. Yine yerinden kalkup "feyn seyyidnâ" deyü feryâd eder. Meğer kocasın arar bulup katl etse gerek. Niçe âdemler ricâ edüp "Mâ fî bâlî yâ aynî" deyüp huzzâr-ı meclisler ile öpüşüp görüşüp çuka dolamasının eteklerin der-miyân edüp çifte bıçakları yerine koyup gider. Meğer bu nâzenîn arûs-ı dünyâ imiş. Ol gidince derhâl dâmâdı bulup getürüp bir köşede esbâb-ı ihtişâmıyle meks eder. Ba‘zı yârânları varup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y243b ·
metinde göster ·
… fıracte okuyup def ve dübelek makrafa ve kabaklar içine çakıl taşları doldurup
zifâf-ı
sürûr gece ve günleri çalup bozayı ve soğan ve sarmısağı yiyüp varsağılar ve fı …
Ve bu şehrin irfânları ve nisvânları gûnâ-gûn fıracte okuyup def ve dübelek makrafa ve kabaklar içine çakıl taşları doldurup zifâf-ı sürûr gece ve günleri çalup bozayı ve soğan ve sarmısağı yiyüp varsağılar ve fıracte ya‘nî murabba‘lar okurlar kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y416a ·
metinde göster ·