… y anlar kim taptılar ḳaçan ündense namazḳa. aḍine kündin ḳatıġlanıŋlar taŋrınıŋ
zikrin
aymaḳ tapa ḳoḍuŋlar satıġnı ol yaḫşı sizke eger bilür erse siz
9 ey anlar kim taptılar ḳaçan ündense namazḳa. aḍine kündin ḳatıġlanıŋlar taŋrınıŋ zikrin aymaḳ tapa ḳoḍuŋlar satıġnı ol yaḫşı sizke eger bilür erse siz
Bunun emsâli niçe âsâr-ı binâ ve niçe ibret-nümâlar var ammâ gayrı meşhûrun
zikrinde
fâ’ide ve beyânında i‘tibârı olmayan şeylerin kitâbet-i midhatinde tatvîl-i kel …
Bunun emsâli niçe âsâr-ı binâ ve niçe ibret-nümâlar var ammâ gayrı meşhûrun zikrinde fâ’ide ve beyânında i‘tibârı olmayan şeylerin kitâbet-i midhatinde tatvîl-i kelâm olup melâlet vardır. Anınçün bu mertebe ile iktifâ olundu. Hamd-i Hudâ kâmil iki ay zevk [u] safâlar edüp seyr [u] temâşâ-yı civân-ı Azerbaycân-ı nısf-ı cihân etdik. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 301a ·
metinde göster ·
… ve bellerinde şemşîr-i Ma‘arravîleri ve zebânlarında "Yâ Gâliben gayrı mağlûb!"
zikrin
ederek düşman üzre giderek meydân-ı ma‘rekeye varup hayme ü hargâhları önünde c …
Andan otuz oda dergâh-ı âlî cebeciyânı toplar hizmetine ve guzât-ı müslimîne cebe vü cevşen ve gayri mühimmât verme hizmetine üç bin cebeci hâzır-bâş oldular. Bu cümle asâkir-i nusret-me’serin ensesinde sadrıa‘zam hazretleri on bin güzîde pür-silâh kapusu kuluyla yeniçeriler ve topçular ve cebecilere kafadâr olup yemîn ü yesârında zü'l-cenâheyn-vâr altı bölük sipâh-ı kerrâr asker cebe ve cevşene ve tuğulka ve gayri âlât-ı silâha müstağrak olup kat-ender-kat rikâb rikâba, tîrkeş tîrkeşe at başı beraber tîrkeşüp ellerinde on yedişer boğum Bağdâd ve Basra'nın kargı sırıkları ve bellerinde şemşîr-i Ma‘arravîleri ve zebânlarında "Yâ Gâliben gayrı mağlûb!" zikrin ederek düşman üzre giderek meydân-ı ma‘rekeye varup hayme ü hargâhları önünde cünd-i müslimînin sırıkları yamanlarının şa‘şa‘asından benî Âdem'in gözleri hırelenüp her kantar mızrak ve cıda ve sinânın ucunda ve yalmân-ı nîzede olan nakş-ı bukelamun bayrak ve filandıra ve sancaklar rûy-ı zemîn bezeyüp sahrâ-yı Üsküdar bir fezâ-yı lâlezâr olup yüz elli yerde ceng tablına tarralar urulup zemîn u âsumân gür gür gürleyüp azamet-i Hüdâ haşr [u] neşr gününden bir nişân oldu. Ol gün yine yetmiş aded tuğ ve tabl [u] alem sâhibi ve sâir yedi kubbe vezîrleri cümle kapu kullarıyla alayların gösterüp sâ’ir ma‘zûl mîr-i mîrân ve gayri ümerâ-yı Arabistân irtifâ‘-ı kadr bulmalariyçün var kuvveti bâzûya getirüp livâları altında cümle müretteb ve mükemmel ve müselleh ve müzeyyen askeriyle kânûn-ı kadîmîye ri‘âyet edüp tarz [u] tavr-ı Âl-i Osmâniyân üzre olup âheste âheste alayları ile güzer edüp ta‘yîn olundukları yerde meks edüp bâğî vü dâğı ve dağî vü zâğî olan Celâlî askerine mukâvemete âmâde olunup her bir vüzerâ ve mîr-i mîrânlara kol kol karavullar fermân olunup sahrâ-yı Üsküdar'da cümle yeniçeriyân-ı dergâh-ı âlî yetmiş yerden meterîse girüp kûşe kûşe şâhî ve kolomborone toplar ve darbzen ve balyemez topları kirpi gibi kol kol yerleşdirüp cümle topları zencîr ve saçma ile saklayup âmâde edüp Çamlıca ve Bulgurlu ve Kayışpınarı ve Âl-i Bahâdır ve Sücâh bâğları ve Kadıköğü dağları tarafına cümle sipâh askeri karavul ta‘yîn olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 30b ·
metinde göster ·
… r harâbistânında olan ibret-nümâ âsâr-ı binâların tahrîr eylesek gayrı meşhûrın
zikrinde
fâ’idesi ve beyânında â’idesi olmayan eşyânın medhinde melâlet vardır. Ammâ mur …
Kal‘a-i Askalân: Buhtunnasr bu şehri eyle harâb [u] yebâb, binâların türâb, Benî İsrâ’îlî'sin kebâb edüp hâlâ ol asrdan berü âbâdân olmayup berbâd-âbâd yerde yatar. Eğer harâbistânında olan ibret-nümâ âsâr-ı binâların tahrîr eylesek gayrı meşhûrın zikrinde fâ’idesi ve beyânında â’idesi olmayan eşyânın medhinde melâlet vardır. Ammâ murâd olan bu harâbistân kurbunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 49a ·
metinde göster ·
fâ’idesi ve beyânında â’idesi yokdur ve i‘tibârı olmayan nesnelerin medhi kelâm …
Bu şehr-i harâbı niçe gûne şerh etsem midhati zikrinde fâ’idesi ve beyânında â’idesi yokdur ve i‘tibârı olmayan nesnelerin medhi kelâmında melâmet vardır. Zîrâ kâr-ı dünyâ böyledir kim Hazret-i Dâvûd aleyhisselâm oğlu Hazret-i Süleymân'dan su‘âl eder kim "Ey oğul, bu dünyada ma‘mûr mu çokdur, harâb mı çokdur" Süleymân eydür "Baba, harâb çokdur kim cemî‘i imâristânlar dahi harâb olsa gerekdir" der. Hakîkatü'l-hâl Kur’ân-ı Azîm ile sâbitdir kim âyet Arapça nass-ı kâtı‘ı delîl-i bürhândır kim cümle imârlar harâb olsa gerek.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 240b ·
metinde göster ·
fâ’idesi ve beyânında âyidesi vardır ammâ harâbistân ve gûristân gibi gayrı meş …
Ammâ bu Musul'un Şat mukâbelesi şarkîsinde Bağdâd hâkinde kasaba-misâl (---)(---) bir büleyde vardır, gâyet ma‘mûr [u] âbâdândır. 399b Bu eski Musul'dan hareket edüp mezâristânın ubûr ederken alâyimât-ı ibret-nümâlar var kim diller ile ta‘bîr olunmaz ve her mevtânın seng-i mezârlarında niçe yüz yıllık gûnâ-gûn hatlar ile tahrîr olunmuş vâcibü's-seyr merâkıd-ı tavîleler var kim niçesini tahrîr eylesek Deşt-i Kıpçak'da kûh-ı Elburz dâmeninde Irâk-ı Dadyân şehrinin harâbistânının mezâristânın tahrîr etdiğimize döner. Gerçi kimyâb makûlesi eşyâların midhati zikrinde fâ’idesi ve beyânında âyidesi vardır ammâ harâbistân ve gûristân gibi gayrı meşhûrun zikrinde fâ’idesi ve beyânında âyidesi olmayup ol kadar "İ‘tibârı olmayan nesnelerin tavîl zikrinde melâlet vardır." deyü mezâristân-ı Musul'dan güzer ederken bir Fâtiha-i seb‘u'l-mesânîyi cemî‘i ehl-i îmân rûhiyçün tilâvet edüp ubûr edüp anda yine cânib-i cenûba sâhil-i Şatt ile sayd [u] şikâr-ı gazâl ederek 6 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 399a–399b ·
metinde göster ·
… esi ve beyânında âyidesi vardır ammâ harâbistân ve gûristân gibi gayrı meşhûrun
zikrinde
fâ’idesi ve beyânında âyidesi olmayup ol kadar "İ‘tibârı olmayan nesnelerin tav …
Ammâ bu Musul'un Şat mukâbelesi şarkîsinde Bağdâd hâkinde kasaba-misâl (---)(---) bir büleyde vardır, gâyet ma‘mûr [u] âbâdândır. 399b Bu eski Musul'dan hareket edüp mezâristânın ubûr ederken alâyimât-ı ibret-nümâlar var kim diller ile ta‘bîr olunmaz ve her mevtânın seng-i mezârlarında niçe yüz yıllık gûnâ-gûn hatlar ile tahrîr olunmuş vâcibü's-seyr merâkıd-ı tavîleler var kim niçesini tahrîr eylesek Deşt-i Kıpçak'da kûh-ı Elburz dâmeninde Irâk-ı Dadyân şehrinin harâbistânının mezâristânın tahrîr etdiğimize döner. Gerçi kimyâb makûlesi eşyâların midhati zikrinde fâ’idesi ve beyânında âyidesi vardır ammâ harâbistân ve gûristân gibi gayrı meşhûrun zikrinde fâ’idesi ve beyânında âyidesi olmayup ol kadar "İ‘tibârı olmayan nesnelerin tavîl zikrinde melâlet vardır." deyü mezâristân-ı Musul'dan güzer ederken bir Fâtiha-i seb‘u'l-mesânîyi cemî‘i ehl-i îmân rûhiyçün tilâvet edüp ubûr edüp anda yine cânib-i cenûba sâhil-i Şatt ile sayd [u] şikâr-ı gazâl ederek 6 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 399a–399b ·
metinde göster ·
… ’idesi ve beyânında âyidesi olmayup ol kadar "İ‘tibârı olmayan nesnelerin tavîl
zikrinde
melâlet vardır." deyü mezâristân-ı Musul'dan güzer ederken bir Fâtiha-i seb‘u'l …
Ammâ bu Musul'un Şat mukâbelesi şarkîsinde Bağdâd hâkinde kasaba-misâl (---)(---) bir büleyde vardır, gâyet ma‘mûr [u] âbâdândır. 399b Bu eski Musul'dan hareket edüp mezâristânın ubûr ederken alâyimât-ı ibret-nümâlar var kim diller ile ta‘bîr olunmaz ve her mevtânın seng-i mezârlarında niçe yüz yıllık gûnâ-gûn hatlar ile tahrîr olunmuş vâcibü's-seyr merâkıd-ı tavîleler var kim niçesini tahrîr eylesek Deşt-i Kıpçak'da kûh-ı Elburz dâmeninde Irâk-ı Dadyân şehrinin harâbistânının mezâristânın tahrîr etdiğimize döner. Gerçi kimyâb makûlesi eşyâların midhati zikrinde fâ’idesi ve beyânında âyidesi vardır ammâ harâbistân ve gûristân gibi gayrı meşhûrun zikrinde fâ’idesi ve beyânında âyidesi olmayup ol kadar "İ‘tibârı olmayan nesnelerin tavîl zikrinde melâlet vardır." deyü mezâristân-ı Musul'dan güzer ederken bir Fâtiha-i seb‘u'l-mesânîyi cemî‘i ehl-i îmân rûhiyçün tilâvet edüp ubûr edüp anda yine cânib-i cenûba sâhil-i Şatt ile sayd [u] şikâr-ı gazâl ederek 6 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 399a–399b ·
metinde göster ·
fâ’idesi ve beyânında â’idesi olmayup ol kadar i‘tibârları olmayan Nemselerin z …
Andan Büyük Zirin Ban dahi Ustolni'de yatır. Ustolni'de dahi niçe kral-ı dâller yatır, deyü tevârîhlerinde yazmışlar, ammâ gayri meşhûrun zikrinde fâ’idesi ve beyânında â’idesi olmayup ol kadar i‘tibârları olmayan Nemselerin zikrinde kelâlet ü melâlet var deyü bu kadar ile iktifâ etdik, zîrâ Ustolni-Belgrad'da olan Milyaş kilisesi evsâfı takrîbiyle ve ol deyr-i ibret-nümânın kubbesi maşâdhânesi tahrîri sebebiyle bu mezkûr kralları dahi bu yüzden tahrîre cür’et olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 15a ·
metinde göster ·
… e fâ’idesi ve beyânında â’idesi olmayup ol kadar i‘tibârları olmayan Nemselerin
zikrinde
kelâlet ü melâlet var deyü bu kadar ile iktifâ etdik, zîrâ Ustolni-Belgrad'da o …
Andan Büyük Zirin Ban dahi Ustolni'de yatır. Ustolni'de dahi niçe kral-ı dâller yatır, deyü tevârîhlerinde yazmışlar, ammâ gayri meşhûrun zikrinde fâ’idesi ve beyânında â’idesi olmayup ol kadar i‘tibârları olmayan Nemselerin zikrinde kelâlet ü melâlet var deyü bu kadar ile iktifâ etdik, zîrâ Ustolni-Belgrad'da olan Milyaş kilisesi evsâfı takrîbiyle ve ol deyr-i ibret-nümânın kubbesi maşâdhânesi tahrîri sebebiyle bu mezkûr kralları dahi bu yüzden tahrîre cür’et olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 15a ·
metinde göster ·
… kûlât [u] meşrûbâtlar ile muğtenim olup zahîre taşımadan müstağnî oldular. Hudâ
zikrin
hayr eyleye.
Hikmet-i Hudâ firâr eden kapudanın sarâyında niçe zîr-i zemînlerin içlerinde birkaç amel-mânde kâfirler bulunup anlar ol kadar zehâyir makûlesi gösterüp dağlar gibi arpa ve buğday ve beksumat ve un ve firik ve bakla ve nohud ve mâş ve bal ve yağ bulundu kim asâkir-i İslâm me’kûlât [u] meşrûbâtlar ile muğtenim olup zahîre taşımadan müstağnî oldular. Hudâ zikrin hayr eyleye.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 17b ·
metinde göster ·
… ât ve kılâ‘ları seyr [ü] temâşâ etdiğimiz yerler çokdur, ammâ gayri meşhûrların
zikrinde
fâ’idesi ve beyânında â’idesi olmayup niçe menâzillerin dahi esmâları ma‘lûmumu …
Bu Kolojvar kal‘asında bu hakîr istimâ‘ etdim ki Erdel kralı Apofi Mihal Hayduşak vilâyetine gitmiş. Bi'z-zarûrî biz dahi geri dönüp ol taraflara gitmek iktizâ edüp Kolojvar'dan kâh şimâle ve kâh garba ve kâhîce cenûb taraflarına bir hafta gezüp niçe kurâ ve kasabât ve kılâ‘ları seyr [ü] temâşâ etdiğimiz yerler çokdur, ammâ gayri meşhûrların zikrinde fâ’idesi ve beyânında â’idesi olmayup niçe menâzillerin dahi esmâları ma‘lûmumuz olmayup evsâfları tahrîr olunmadı. Andan bir menzil-i güm-nâmdan kalkup 5 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 91b ·
metinde göster ·
… nin şeref-i sohbetleriyle müşerref olup şeb [ü] rûz tarîk-i Halvetî'nin halka-i
zikrine
girüp tevhîd [ü] tezkîr ederdik. Bu azîz hâlâ vilâyet-i Kırım'da kırk bin mürîd …
Nehr-i Kaçı kenârında üç yüz evli bâğ u bâğçeli ve iki câmi‘-i kadîmli ve bir hammâmlı ve bir mihmânsarâylı bir ma‘mûr köydür, ammâ gûyâ bir kasaba-i ra‘nâdır. Bunda Hızır Şâh Efendi hazretlerinin tekyesinde mihmân olup her bâr kendülerinin şeref-i sohbetleriyle müşerref olup şeb [ü] rûz tarîk-i Halvetî'nin halka-i zikrine girüp tevhîd [ü] tezkîr ederdik. Bu azîz hâlâ vilâyet-i Kırım'da kırk bin mürîde mâlikdir. Bir azîm âsâr-ı binâlı kârgîr kıbâblarla mebnî bir ulu âsitânedir. Şeb [ü] rûz âyende vü revendelere sofra-i bî-imtinânıyla ni‘metleri bay u gedâ ve pîr [ü] cüvâna mebzûldur. Hattâ bu hakîr-i fakîr küstâhâne bi'l-bedâhe Hızır Şâh Efendi’ye münâsib bu ebyât denilmişdir, beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 119b ·
metinde göster ·
Netîce-i kelâm bu şehri mâ-vaka‘ı üzre tahrîr eylesek
zikrinde
fâ’idesi ve beyânında â’idesi olmadığından mâ‘adâ kesret-i kitâbet olup seyâhat …
Netîce-i kelâm bu şehri mâ-vaka‘ı üzre tahrîr eylesek zikrinde fâ’idesi ve beyânında â’idesi olmadığından mâ‘adâ kesret-i kitâbet olup seyâhatimize mâni‘ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 135a ·
metinde göster ·
… bân ve kıssîs ve mavramoloz ve keşîşleri ve patirgâhları vardır. Netîce-i kelâm
zikrinde
fâ’idesi ve beyânında â’idesi yok bir şehr-i mülevves belde-i kefere-i menhûshâ …
Ve cümle on altı aded kenîseleri ve iki bin kadar bıtrîk ve ladika ve ruhbân ve kıssîs ve mavramoloz ve keşîşleri ve patirgâhları vardır. Netîce-i kelâm zikrinde fâ’idesi ve beyânında â’idesi yok bir şehr-i mülevves belde-i kefere-i menhûshânedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 235b ·
metinde göster ·
… yüzden mütecâviz fukarâ-yı bâballâhı vardır. Bir gece anda mihmân olup halka-i
zikrinde
tevhîd-i erreye girüp fukarâlarile kucak kucağa olup mest [ü] medhûş der bucağ …
Kasaba-i Zeynî Şerîf: Silifke sancağında yüz elli akçe şerîf kazâdır. Ve nâhiyesi otuz sekiz kurâdır. Bin guruş hâsıl olur. Ve iki yüzden mütecâviz toprak örtülü bâğ u bâğçeli ma‘mûr ve şîrîn kasabadır. Ve bir bâğ-ı cinândan nişân verir bir âsitâne-i sa‘âdetin içinde şeyh ale'l-ıtlâk kutb-ı istihkâk âfitâb-ı nihâni kamer zindegânî Hazret-i Şeyh Alî-i Semerkandî kuddise sırruhu'l-azîz hazretleri yedi nefer evlâd-ı zevî'l-ihtirâmları ki ırk-ı tâhir-i Resûlullâh'dırlar bir altun alemli kubbe-i âlî içinde medfûnlardır. Tarîk-ı Zeynîlerdir. Üç yüzden mütecâviz fukarâ-yı bâballâhı vardır. Bir gece anda mihmân olup halka-i zikrinde tevhîd-i erreye girüp fukarâlarile kucak kucağa olup mest [ü] medhûş der bucağ olup zevk [u] safâlar etdik. Andan ale's-sabâh Çelebi Efendi'den me’zûn olup refîklerimiz olan sûhtelere tenbîh edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y147b ·
metinde göster ·
… âda olmaz. Eğer bu Müveylah boğazındaki balıkları mâ-vaka‘ı üzre tahrîr eylesek
zikrinde
fâ’idesi ve beyânında â’idesi yokdur. Ve manzûrumuz olduğu gayr-i meşhûrun zikr …
Ve Bahr-i Muhît'den girir nehenk balığı olur kim her biri birer mîl-i minâreye benzer. Burnundan hevâya şâzrevân-misâl deryâyı püskürdüğü zamân evc-i semâya peyveste olur. Ve âdetullâh bunun üstüne cârîdir kim deryâ sığırından gayri balıkda boynuz olmaz. Ammâ bu Bahr-i Kulzüm'de şâhalı balıklar var kim bir deryâda olmaz. Eğer bu Müveylah boğazındaki balıkları mâ-vaka‘ı üzre tahrîr eylesek zikrinde fâ’idesi ve beyânında â’idesi yokdur. Ve manzûrumuz olduğu gayr-i meşhûrun zikrinde fâ’idesi ve beyânında i‘tibârı olmayan nesnelerin tatvîlinde melâlet vardır. Ve kesret-i kitâbet etmede âdem âciz olup sâ’ir seyâhate mâni‘ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y375b ·
metinde göster ·
… inde fâ’idesi ve beyânında â’idesi yokdur. Ve manzûrumuz olduğu gayr-i meşhûrun
zikrinde
fâ’idesi ve beyânında i‘tibârı olmayan nesnelerin tatvîlinde melâlet vardır. Ve …
Ve Bahr-i Muhît'den girir nehenk balığı olur kim her biri birer mîl-i minâreye benzer. Burnundan hevâya şâzrevân-misâl deryâyı püskürdüğü zamân evc-i semâya peyveste olur. Ve âdetullâh bunun üstüne cârîdir kim deryâ sığırından gayri balıkda boynuz olmaz. Ammâ bu Bahr-i Kulzüm'de şâhalı balıklar var kim bir deryâda olmaz. Eğer bu Müveylah boğazındaki balıkları mâ-vaka‘ı üzre tahrîr eylesek zikrinde fâ’idesi ve beyânında â’idesi yokdur. Ve manzûrumuz olduğu gayr-i meşhûrun zikrinde fâ’idesi ve beyânında i‘tibârı olmayan nesnelerin tatvîlinde melâlet vardır. Ve kesret-i kitâbet etmede âdem âciz olup sâ’ir seyâhate mâni‘ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y375b ·
metinde göster ·
… Ammâ meşhûr-ı âfâk ve tarîk-ı âm olan bu tahrîr olunan râh-ı izdihâmlardır kim
zikrinde
fâ’idesi ve beyânında â’idesi elbette vardır, anıniçün terkîm eyledik. Ammâ gay …
Bunun emsâli niçe bin mahallât esvâk-ı sultânîler vardır. Eğer cümlesin tahrîr etsek başka bir mücelled kitâb olur. Ammâ meşhûr-ı âfâk ve tarîk-ı âm olan bu tahrîr olunan râh-ı izdihâmlardır kim zikrinde fâ’idesi ve beyânında â’idesi elbette vardır, anıniçün terkîm eyledik. Ammâ gayrı meşhûrun zikrinde fâ’ide ve beyânında i‘tibârı olmayan nesnelerin tahrîr [ü] tatvîlinde melâlet vardır, deyü tahrîr etmeyüp bununla iktifâ etdik, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y277b ·
metinde göster ·
fâ’ide ve beyânında i‘tibârı olmayan nesnelerin tahrîr [ü] tatvîlinde melâlet v …
Bunun emsâli niçe bin mahallât esvâk-ı sultânîler vardır. Eğer cümlesin tahrîr etsek başka bir mücelled kitâb olur. Ammâ meşhûr-ı âfâk ve tarîk-ı âm olan bu tahrîr olunan râh-ı izdihâmlardır kim zikrinde fâ’idesi ve beyânında â’idesi elbette vardır, anıniçün terkîm eyledik. Ammâ gayrı meşhûrun zikrinde fâ’ide ve beyânında i‘tibârı olmayan nesnelerin tahrîr [ü] tatvîlinde melâlet vardır, deyü tahrîr etmeyüp bununla iktifâ etdik, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y277b ·
metinde göster ·
fâ’idesi ve beyânında â’idesi elbette vardır, mezeden hâlî değildir, ammâ gayrı …
Bu tahrîr olunan evsâfâtın zikrinde fâ’idesi ve beyânında â’idesi elbette vardır, mezeden hâlî değildir, ammâ gayrı meşhûrun zikrinde fâ’ide Y 358b ve beyânında â’idesi olmayup i‘tibârı olmayan şeyleri tahrîr etmede melâlet var, deyü bu kadarile iktifâ etdik ki hayru'l-kelâm mâ kalle ve delle buyurmuşlardır, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y358a–Y358b ·
metinde göster ·
… ve beyânında â’idesi elbette vardır, mezeden hâlî değildir, ammâ gayrı meşhûrun
zikrinde
fâ’ide Y 358b ve beyânında â’idesi olmayup i‘tibârı olmayan şeyleri tahrîr et …
Bu tahrîr olunan evsâfâtın zikrinde fâ’idesi ve beyânında â’idesi elbette vardır, mezeden hâlî değildir, ammâ gayrı meşhûrun zikrinde fâ’ide Y 358b ve beyânında â’idesi olmayup i‘tibârı olmayan şeyleri tahrîr etmede melâlet var, deyü bu kadarile iktifâ etdik ki hayru'l-kelâm mâ kalle ve delle buyurmuşlardır, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y358a–Y358b ·
metinde göster ·