İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

zikru*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
28
isabet
27 cümle/beyitte
10,4
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
9
farklı biçim
29 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi2811,4

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–28 / 28

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“zikru*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 140a … na karşılık sekiz sene pâdişâh olup Bâyezîd-i Velî'nin nutk-ı dürer-bârlarıyla " Zikrullâh eyle, ez-zikr târîhinden sonra te’dîbimle hilâfet senindir" dedikleri vücûd bul …
EÇS I 142b … rîk-i Halvetî'de eyle bir âsitâne-i azîm yokdur kim şeb [u] rûz üç yüz fukarâsı zikrullâh ile meşgûllerdir. Her birinin birer köşede savma‘aları vardır. Ba‘de salâti'l-c …
EÇS II 284b … ah âteş kenarına cem‘ olup kat kat âteşi ihâta edüp tabl, def [ve] kudûmler ile zikrullaha meşgûl olup kâmil bir sâ‘at-i nücûmî âteş-i semender germâ-germ olup cümle fuka …
EÇS III 57a … bir pîr girüp gâyet kaddi âlî elinde bir asâsı var, dilinde "yâ Kahhâr" ismiyle zikrullah ederek gelüp paşanın pîş-tahtası üzre pençe buyurdusunu alup elindeki asâ ile p …
EÇS V 157a … mukayyed gâzîlerdir kim bir silâhları dahi cümlesi âbdestsiz yere basmazlar ve zikrullâhsız gezmezler.
EÇS VII 108a–108b … â-yı bâbullâh köşe-nişîn sofîleriyle Sâhib Geray câmi‘inde cümle âşıkân halka-i zikrullâha girdikde kaçan tevhîd-i erre geldiklerinde cemî‘i Or halkı âlem-i hayretde kalı …
EÇS VII 126a Ammâ dâ’imâ zikrullâh ile meşgûl olup kâr [u] kisbleri mücâhidün fî-sebîlillâh olup küffârdan intikâm …
EÇS VII 140b … 'z-ziyâfesinden bay u gedâ-yı pîr [ü] cüvâna ni‘meti mebzûldur. Ammâ bunda olan zikrullâh tevhîd-i erre bir tekyede olmaz, zîrâ Dâmâd Efendi hazretler[i] bir pîşvâ-yı re …
EÇS VIII 248b Ve cem‘âsı dörd aded tekye-i dergâh-ı zikrullâh hânkâhlarıdır. Evvelâ (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---).
EÇS VIII 269a Der-tezkîr-i hânkâh-ı dervîşân-ı meczûbât: Cümle (---) aded hâne-i zikrullâh-ı erbâb-ı tarîk-i Âl-i Abâ'dır. Cümleden Tekye mescidinde pîşvâ-yı tarîk Azîz Efe …
EÇS VIII 280a Der-hânkâh-ı dervîşân-ı meczûbât: Cümle (---) aded tekyegâh-ı zikrullâh-ı erbâb-ı tarîk-i Âl-i Abâ'dır. Evvelâ şehrin şarkındaki kapudan taşra mezâristân …
EÇS VIII 342b … n cümle yârân-ı bâ-safâ-yı erbâb-ı ma‘ârifleri bunda cân sohbetleri edüp tevhîd zikrullâh ederler. Bu tekyeden aşağı enüp deryâya yakın hurde adacıklar ve Foçılar(?) ada …
EÇS IX Y26a–Y26b … lâ tekyesinde azîm tevhîd [u] tezkîr olup Alaşehir'in halkı her leyle-i cum‘ada zikrullâha hâzır olurlar.
EÇS IX Y207b Ve şehrin sağındaki kûh-ı âlî zirvesinde ziyâret-i şeyh Cüneyd-i Tayyârî: Hîn-i zikrullâhda kerrât ile uçdukları içün Cüneyd-i Tayyârî dediler.
EÇS IX Y309a … t'i bu Vâdî-i Fâtıma kurbunda görse kim Hazret-i Risâlet refîkleri ile piyâdece zikrullâh ederek gitmede. Hemân bu kez Sürâka at bırağup mızrağın silküp Hazret'e yakın g …
EÇS X Y114a … [ü] tezkîr ederler. İç kal‘ada konağımıza karîb olmağile leyle-i cum‘ada varup zikrullâh safâsı ederdik. Andan Kara Meydân'da,
EÇS X Y141a Evsâf-ı kal‘a-i Mısır-ı atîk / Zikru fethi'l-müslimîn-i Mısır an eydi'l-küffâr ve mâ haddese fîh ba‘de zâlike mine'l …
EÇS X Y198a … yetmiş tarîkın meşâyihleri ve kırk elli bin fukarâları ile tevhîd-i sultânî ve zikrullâh-ı Yezdânî edüp niçe bin alem ü sarâf ve def ü kudüm ve nefîr ve zil ü bem ve nakâ …
EÇS X Y221a … [ü] yek cihet tilâvet edüp yigirmi zâkir bir tarafda yigirmi zâkir bir tarafda zikrullâha meşgûl iken ba‘zı uşşâk vecde gelüp ayağ üzre kalkup semâ‘a başlarlar.
EÇS X Y221a … erm olup cemî‘i uşşâkân birbirlerini kemerlerinden zabt edüp halka-i Gülşenî'de zikrullâha meşgûl olup tevhîd-i erre ile mest [ü] medhûş bî-hûş olup arsa-i mahabbetde vâl …
EÇS X Y264a … se meşâyihleri ile fırka fırka olup deff [ü] kudümlerin çalup tevhîd-i erre ile zikrullâh ederek niçe bin kanâdîller ve fânûslar ve meş‘aleler ile çerâğân edüp hûb nefes …
EÇS X Y277b … n-ı Alevî hazretlerinin cümle meşâyihânları ve fukarâları cem‘iyyet-i kübrâ ile zikrullâh ederek sâhib-i devlete çıkup sene (---) mevlûduna beyâz buyurdum alırlar. Azîm …
EÇS X Y277b–Y278a … olup ellerinde zerdeste ve nobutlar, bellerinde pâlheng tennûreler, dillerinde zikrullâh ile niçe yüz bin sancağ u bayrağ ile sarây meydânın ve esvâk-ı sultânîlere fuka …
EÇS X Y280a–Y280b … emî‘i gemilerde olan fukarâlar dahi tevhîd [ü] tehlîle mübâşeret edüp rûy-i Nîl zikrullâh ile pür olup âb-ı Nîl nûra müstağrak oldu. Ve cümle ehl-i tevhîd mest [ü] medhû …
EÇS X Y293a … üm ve zîllerin ve tablların çalarak ve alemlerin kaldırarak na‘ralar haykırarak zikrullâh ederek fukarâları raks u semâ ederek alay alay fevc fevc gürûh gürûh Seyyid Ahm …
EÇS X Y293a … 'l-kayyûm ve tevhîd-i erre ile şehr-i Tanta içi na‘ra-i Hû ile pür olup sadâ-yı zikrullâh evc-i âsumâna peyveste olur.
EÇS X Y304a … an geçüp sermest olur. Ve her ne kadar taş yürekli münkirîn var ise ol tevhîd-i zikrullâhı cân kulağiyle istimâ‘ edüp tâ’ib ü tâhir olup mebhût vâlih [ü] hayrân olur. Zîr …
EÇS X Y450b Ve Mehemmed Efendi ibn Sinân veled-i Mehemmed Efendi el-mukaddem zikruhu , sene 1011.