girdikde kaçan tevhîd-i erre geldiklerinde cemî‘i Or halkı âlem-i hayretde kalı …
Cümle cezîre-i Kırım içre olan yigirmi bir bin câmi‘ ve mesâcid ve buk[‘]alarda şeb [ü] rûz cümle Tatar sofîleri tevhîd [ü] tezkîr ederler, gâyet ehl-i tevhîd ve ehl-i tarîk âdemleri vardır. Husûsan bâlâdaki evrâklarda evsâfına şürû‘ etdiğimiz Or kal‘asındaki Sâhib Geray Hân câmi‘inde savma‘a-nişîn sâhib-i sülûk mazınne-i kerâme (---) Efendi azîz hazretleri vardır. Kırk yıldır çokluk ile ülfet etmeyüp zî-rûh kısmından hayvân eti ve buğday ekmeği yemeyüp el değirmeninde arpayı övüdüp kendi eliyle pişirüp yer ve kendi eliyle arpa eker. Ekdüğü zemîni sâhibü'l-hayrât Sâhib Geray Hân şeyhin pederine ihsân edüp irsile intikâl eden hâk-i pâkde arpa eküp biçüp kendi eliyle el değirmeninde 108b çeküp pişirüp yer. On binden mütecâviz fukarâ-yı bâbullâh köşe-nişîn sofîleriyle Sâhib Geray câmi‘inde cümle âşıkân halka-i zikrullâha girdikde kaçan tevhîd-i erre geldiklerinde cemî‘i Or halkı âlem-i hayretde kalırlar. Hattâ cümle Or kal‘ası halkı azîz-i mezbûrun mu‘tekidleridir. Hattâ her gece Or kal‘asının der-i dîvârları üzre kal‘a neferâtları gibi şeyh-i muhterem fukarâlarıyla rabât bekleyüp "Allâh yeğdir yeğ" deyü bâng-ı Muhammedî sadâsı verirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 108a–108b ·
metinde göster ·
… lâ tekyesinde azîm tevhîd [u] tezkîr olup Alaşehir'in halkı her leyle-i cum‘ada
zikrullâha
hâzır olurlar.
Ve yine çârsû kurbundaki Süğlün Muslı Paşa câmi‘i, bu dahi kurşumsuzdur. Ve Şeyh Y 26b Sinân hazretleri câmi‘i şehrin bir mürtefi‘ bayır üzre altı aded kârgîr kubbeli ve kurşum örtülü câmi‘-i rûşendir. Ve bizzât Şeyh Sinân hazretleri evlâd-ı zevî'l-ihtirâmları ile câmi‘nin hareminde bir kubbe-i âlî içinde medfûnlardır. Cümle sâdât-ı kirâmdan ulu sultânlar ve ziyâretgâh-ı hâs u âmdır kim Bursa'da medfûn Emîr Sultân halîfelerindendir. Hâlâ tekyesinde azîm tevhîd [u] tezkîr olup Alaşehir'in halkı her leyle-i cum‘ada zikrullâha hâzır olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y26a–Y26b ·
metinde göster ·
… erm olup cemî‘i uşşâkân birbirlerini kemerlerinden zabt edüp halka-i Gülşenî'de
zikrullâha
meşgûl olup tevhîd-i erre ile mest [ü] medhûş bî-hûş olup arsa-i mahabbetde vâl …
Ve bir kol zâkirleri köçekler cem‘ edüp nikrîz ve şâhnâzı ohşayarak makâm-ı zengûlden geçüp gerdâniyye ederek kavl-i Isfahân üzre râst karâr edüp mâbeyninde on iki makâm üzre on iki burûcdan nişân verir on iki halka girih girih pîç-ender-pîç uşşâk birbirlerine sarmaşup birbirlerin dirâgûş edüp mahabbet regleri germ-â-germ olup cemî‘i uşşâkân birbirlerini kemerlerinden zabt edüp halka-i Gülşenî'de zikrullâha meşgûl olup tevhîd-i erre ile mest [ü] medhûş bî-hûş olup arsa-i mahabbetde vâlih [ü] hayrân olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y221a ·
metinde göster ·