Cümle 9.000 dükkândır. Evvelâ kal‘a-misâl dörd demir kapulu ve demir
zincîr
ile kayd [u] bend olmuş kal‘a kapuları gibi bir bezzâzistân-ı azîmi var. Cümle …
Cümle 9.000 dükkândır. Evvelâ kal‘a-misâl dörd demir kapulu ve demir zincîr ile kayd [u] bend olmuş kal‘a kapuları gibi bir bezzâzistân-ı azîmi var. Cümle (---) aded pâye-i kavî üzre (---) aded kubbe-i mînâlardır ve cümle 300 dollâbdır. Her birinde birer hazâ’in-ı Mısr'a mâlik hâcegîler vardır. Bunda ol kadar zîkıymet mücevher âvânî tuhaf yâdigârlar var kim bir diyârda yokdur. Ve bu bedâstenin cânib-i erba‘asında Kuyumcular çârsûsu başka bir ulu râhın tarafeynine vâkı‘ olmuş serâpâ kârgîr binâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 228a ·
metinde göster ·
… vc u fevc güzer etdüğün görüp ve cümle esîrlerinin pâ-beste ve dil-haste bend-i
zincîr
ile ubûr etdiklerin görüp ve haçlı peykerleriyle tabıllarının sadâsın istimâ‘ e …
Derûn-ı kal‘ada olan küffâr Tatar-ı adüv-şikârın mevc u mevc ve fevc u fevc güzer etdüğün görüp ve cümle esîrlerinin pâ-beste ve dil-haste bend-i zincîr ile ubûr etdiklerin görüp ve haçlı peykerleriyle tabıllarının sadâsın istimâ‘ edüp derûn-ı kal‘adan cümle küffâr vâveylâ ve vâveledâ sadâsına rehâ buldurup feryâd [u] figânları evce peyveste oldu. Ol gice kal‘adan taşra aç u zâc u muhtâc yetmiş aded küffâr ordu-yı İslâm'a çıkup serdâr-ı mu‘azzam Deli Hüseyin Paşa huzûruna getirüp kimi İslâm ile müşerref olup ba‘zısına ihsânlar in‘âm olunup Azağ'a bir horos sadâsı karîb Horos Kirmân nâm kal‘aya yıkılup gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 262a ·
metinde göster ·
… -i deryâ ile cümle guzât pür-silâh olup dörd yüz aded kurâ şeyhleri esîr-bend-i
zincîr
ile (---) sâ‘atde,
Ezîn-cânib Murtezâ Paşa efendimiz bu Şem‘ûn-ı Safâ köyünde yigirmi günde mâl-ı pâdişâhîden (---) kîse hâsıl olup nefîr-i rıhletler çalınup yine cânib-i cenûba Nakura cebelinden teper aşağı nüzûl edüp leb-i deryâ ile cümle guzât pür-silâh olup dörd yüz aded kurâ şeyhleri esîr-bend-i zincîr ile (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 40b ·
metinde göster ·
… abılları ve mizmârları ile yetmiş aded harâmî başları esîr olup kayd [u] bend-i
zincîr
oldular.
El-hâsıl kâfirden bin altmış kelle ve yedi yüz diri esîr ve yetmiş aded haçlı bayrak ve tabılları ve mizmârları ile yetmiş aded harâmî başları esîr olup kayd [u] bend-i zincîr oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 136a ·
metinde göster ·
… cümle küffâr taşrada kalup beş yüz aded küffâr pây-beste ve dil-haste ve bend-i
zincîr
ile müşerref olup dörd yüz kadar kelle dahi alındıkda azamet-i Hudâ mel‘ûn kal‘ …
Derhâl der-i kal‘a kapanup cümle küffâr taşrada kalup beş yüz aded küffâr pây-beste ve dil-haste ve bend-i zincîr ile müşerref olup dörd yüz kadar kelle dahi alındıkda azamet-i Hudâ mel‘ûn kal‘a belki bin mikdârı balyemez topları atup murg-ı semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 8a ·
metinde göster ·
… Eyle berbâd olundu kim ma‘mûrâtdan aslâ eser kalmayup cümle halkı esîr ü bend-i
zincîr
oldular. Bu mahalle nehr-i Şamos yakın cereyân eder. Ertesi gün dörd aded varoş …
Bir ma‘mûr [u] âbâdân nâhiye idi. Eyle berbâd olundu kim ma‘mûrâtdan aslâ eser kalmayup cümle halkı esîr ü bend-i zincîr oldular. Bu mahalle nehr-i Şamos yakın cereyân eder. Ertesi gün dörd aded varoşları yakup ve niçe eller ve köyler yakup cümle keferelerin esîr edüp kimin dendân-ı tîğdan geçirüp nehr-i Şamos'u atlar ile bî-pâk ayakdan geçüp ol gün sahrâlar içre seğirdüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 10b ·
metinde göster ·
… âhazasıyla cemî‘i küffâr evli evlerinde ayş [ü] işretde iken kimi esîr-i bend-i
zincîr
ve niçe bini tu‘me-i şemşîr ve niçe bini firâr-ı der-deyr(?) edem der iken anla …
"Türk Seykel taburun alamaz" mülâhazasıyla cemî‘i küffâr evli evlerinde ayş [ü] işretde iken kimi esîr-i bend-i zincîr ve niçe bini tu‘me-i şemşîr ve niçe bini firâr-ı der-deyr(?) edem der iken anlar dahi dendân-ı tîğdan sîr olup evlâd [u] iyâllerinden muğân cüvânân bintân [u] nisvânları İslâm ile şeref-yâb olup bu sahrâ-yı behişt-âbâd içinde olan kurâların cümle alan u tâlân ve keferelerin esîr [u] nâlân edüp ıhrâk bi'n-nâr olup eyle berbâd oldu kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 21b ·
metinde göster ·
… kelb-i cî‘ân bile halâs olmayup ve seyf-i müczem urulmadan cümle esîr-i bend-i
zincîr
oldular. Ve kapudanı ve iki yüz irşek papasları ve birovları ile cümle sağîr ü …
"El-amân ey asker-i Âl-i Osmân" deyü feryâd [u] enîn ederek kal‘adan taşra çıkınca bir cân-ı insân ve bir kelb-i cî‘ân bile halâs olmayup ve seyf-i müczem urulmadan cümle esîr-i bend-i zincîr oldular. Ve kapudanı ve iki yüz irşek papasları ve birovları ile cümle sağîr ü kebîr dörd bin küffâr esîr olup cümle ellerinde olan zî-kıymet metâ‘ları ganîmet oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 22a ·
metinde göster ·
Hamd-i Hudâ bu mahalde Evliyâ fakîr eline bu gazâ mâlından cümle iki esîrim ve sekiz atım ve bin yedi yüz guruş mâl-ı ganîmetim var idi. Sâ’îr çete ve potura mâlları başka idi. Eş-şükrülillâh. Niçe bin âdem mâl-ı ganâ’im alayım derken kendü esîr-i bend-i zincîr olup başıyla ganîmet oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 27a ·
metinde göster ·
Hemân yüz yetmiş aded belli başlı kapudan esîr-i bend-i
zincîr
olup kal‘a-i Foğraş küffârlarına rağmen küffârın cemî‘i torompete ve luturyanî …
Hemân yüz yetmiş aded belli başlı kapudan esîr-i bend-i zincîr olup kal‘a-i Foğraş küffârlarına rağmen küffârın cemî‘i torompete ve luturyanî boruları ve tabılları ve erganon nâkûsların "Tabur tabur" deyü çalarak ve haçlı peykerlerin açarak bu kadar mâl-ı hazîne ile ordu-yı İslâma asker-i zafer-me’ser dâhil oldular kim belki bizim sekiz aydan berü tahsîl etdiğimiz mâldan ve eşyâlardan üç kat ziyâde üsârâ ve mâl-ı bî-nihâye getirüp bir esîr bir akçeye olup cümle mahbûb u mahbûbeleri Nemse cüvânları idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 27b ·
metinde göster ·
… asabât ve kurâlarımız nehb ü gâret edüp bu kadar ümmet-i Muhammed esîr-i bend-i
zincîr
etdiğinden mâ‘adâ üç sene kâmil Âl-i Osmân'a harâcları gelmediğinden Kapudan Al …
Evvelâ sene (---) târîhinde Erdel kralı olan Rakofçioğlu la‘în-i bî-dîn pelîd-i anîd diyâr-ı Erdel'de isyân edüp Budin ve Tımışvar serhadlerinde niçe kılâ‘ vü kasabât ve kurâlarımız nehb ü gâret edüp bu kadar ümmet-i Muhammed esîr-i bend-i zincîr etdiğinden mâ‘adâ üç sene kâmil Âl-i Osmân'a harâcları gelmediğinden Kapudan Ali Paşa'yı Erdel diyârı gazâsına serdâr-ı mu‘azzam ta‘yîn olunup Budin ve Bosna ve Kanije ve Eğre ve Tımışvar ve Varat ve Rûmeli cümle eyâletleri sancaklarıyla Erdel gazâsına me’mûr oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 52a ·
metinde göster ·
Ba‘dehu gazâ-yı Mihaç'a Sultân Süleymân bu cisirden ubûr edüp fermân-ı hümâyûn ile köprü kesilüp cümle asâkir gerü gitmeden ka[t]‘-ı ümîd edüp cümle cân u baş ile Mihaç sahrâsı cengin edüp hamd-i Hudâ iki kerre yüz bin (bin) kâfir katl olup yüz bin kefere vü fecereler esîr-i bend-i zincîr olup Süleymân Hân-ı sâhib-kırân sa‘âdetle avdet edüp kal‘a-i harâb Ösek kurbunda meks edince cümle serhadlerin a‘yân-ı kibârları cem‘ olup eyitdiler:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 61b ·
metinde göster ·
… ân ve nigehbân ve dîdebân ve bevvâbânlar bir tarafa {gemileri} çeküp yine demir
zincîr
ile kayd-ı bend edüp gayri bu cisirden gece ile kuş uçamaz ve bir zenbûr [u] mû …
Bu kırk pâre gemiler üzre yine bir haşeb cisr-i kavîdir, ammâ Ösek cisri kadar tavîl değildir tûlu yüz altmış adım dar boğazdadır, ammâ nehr-i Dırava derindir ve şiddet üzre cereyân eder. Bu cisrin iki başında dahi metîn ü müstahkem kapuları var ve cisir ortasında olan tombaz gemilerinden ikisin her gece pâsbân ve nigehbân ve dîdebân ve bevvâbânlar bir tarafa {gemileri} çeküp yine demir zincîr ile kayd-ı bend edüp gayri bu cisirden gece ile kuş uçamaz ve bir zenbûr [u] mûr u mâr geçemez. Her gece Darda kulları bu cisr[i] beklerler. Eğer havf u haşyet ziyâde olursa Ösek kal‘ası neferâtlarından her şeb birer ağa bayrağıyla gelüp tâ sabâha dak keşik, ya‘nî nevbet beklerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 64b ·
metinde göster ·
… üleymân Hân câmi‘i ve cânib-i cenûba mekşûf bir demir kapusu var ve handak üzre
zincîr
ile bağlı asma cisri var. Bu kal‘anın poyraz rûzgârı tarafı tâ nehr-i Tuna'ya v …
Eşkâl-i kal‘a-i Segsâr: Bir mesîregâh bir tell-i âlî bayır üzre şekl-i murabba‘ bir taş kal‘adır, lâkin yalın katdır. Ve cümle sekiz aded kulledir. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi altı yüz germe adım bir kulle-i şîrîndir ve dâ’iren-mâdâr etrâfı kesme alçak handakdır. Ve kal‘a içinde ancak beş aded hânesi var, gayri yerleri meydândır. Ve bir küçücük tahta örtülü Süleymân Hân câmi‘i ve cânib-i cenûba mekşûf bir demir kapusu var ve handak üzre zincîr ile bağlı asma cisri var. Bu kal‘anın poyraz rûzgârı tarafı tâ nehr-i Tuna'ya varınca bir top menzili çemenzâr sahrâdır kim Âl-i Osmân askeri kondu. Ve ol fezâ-yı mahsûldâr ba‘zı mahalleri sazlıkdır. Dahi bu kal‘anın mağrib cânibi havâleli bayırlardır kim bu bayırlar üzre İbrâhîm Paşa ve Rüstem Paşa toplar koyup döğerek amân ile feth etmişler, gâyet yakın bayırlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 70b ·
metinde göster ·
… i kralı askeriyle ortaya alup kıra kıra kimin Tuna'ya döküp kimin esîr-i bend-i
zincîr
edüp kal‘a-i Budin['i] dest-i küffârdan halâs edüp yedi kralın yedi kerre yüz b …
Ale's-sabâh bu hâli Nemse çâsârı olan Ferdinand Kral görür kim kal‘aya imdâd gelen arabalar Budin etrâfların dutmuş ve kal‘a-i Budin'in burc [u] bârûları üzre alem ü sancak u bayrağ ile burc [u] bârû-yı hisâr zeyn olmuş ve Türk askeriyle kal‘a bedenleri zeyn olmuş. Hemân derûn-ı hisârda cümle ümmet-i Muhammed ile Macar askeri hâzır olup Semendire beği Yahyâ Paşazâde Mehemmed Beğ ve Bosna beği Husrev Beğ ve Sadrıa‘zam askeri ki Rûmeli askeridir, kırk bin aded güzîde asker bunlardır, cümle guzât-ı müslimîn 75b Budin altında cem‘ olup bir ağızdan Allâh deyüp yürüyüş edince Budin içinden dahi cümle guzât-ı müslimîn ve Yanoş kralı askeri cümle kal‘adan dal sâtûr olup bir asker taşradan bir asker kal‘a içinden çıkup yedi kralı askeriyle ortaya alup kıra kıra kimin Tuna'ya döküp kimin esîr-i bend-i zincîr edüp kal‘a-i Budin['i] dest-i küffârdan halâs edüp yedi kralın yedi kerre yüz bininden yedi bini dâr-ı menhûslarına vâsıl olamayup bu kadar mâl-ı hazâ’in ve bârhâne ve cebehâneler meydân-ı mahabbetde küffâr meterisleri içinde kalup bi-hamdillâhi Ta‘âlâ asâkir-i İslâm-ı nusret-me’ser yine kal‘a-i Budin'i kabza-i tasarrufa alup küffârın meterislerinde kalan bî-hadd ü bî-hasr mâl-ı ganâ’imleriyle ol mertebe muğtenim idiler kim hadd [ü] hasrdan hâric idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 75a–75b ·
metinde göster ·
kökü kalkanları bir yere yapışdırup bir hışt-ı Dahhâk ile eyle darb eder kim bi …
Bu Beç kapusu aşağı varoşa işler şâhrâh olduğıyçün cemî‘i âyende vü revendeler seyr [ü] temâşâ etsünler deyü Fâtih-i Bağdâd Sultân Murâd altı aded zincîr kökü kalkanları bir yere yapışdırup bir hışt-ı Dahhâk ile eyle darb eder kim bir yanından altı aded kalkanın iki karış kadar güzer edüp yalman-ı nîze nümâyân olup hâlâ ol kalkan hıştıyla bu Bec kapusunun iç yüzündeki kemerlerde demir zincîrler ile maslûbdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 80b ·
metinde göster ·
… nı gördük, nîm sâ‘atden bu üç yüz aded gâzîler üç yüz altmış aded esîr-i bend-i
zincîr
edüp ve yüz yetmiş aded saçlı küffâr kellelerin ârâyiş-i nîze edüp gülbâng-ı Mu …
Anı gördük, nîm sâ‘atden bu üç yüz aded gâzîler üç yüz altmış aded esîr-i bend-i zincîr edüp ve yüz yetmiş aded saçlı küffâr kellelerin ârâyiş-i nîze edüp gülbâng-ı Muhammedî çekerek elleri kan ve kolları kan ve ciğerleri biryân bir alay gâziyân-ı Aydın ve Saruhan yanımıza gelüp eyitdiler:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 98b ·
metinde göster ·
… serhad gâzîleriyle cümle iki bin altmış aded kelle ve üç bin aded esîr-i bend-i
zincîr
ve yedi aded kal‘a kapudanları ve dörd kat küffâr mehterhânesi ve iki hınto ara …
Ammâ cümleden sonra baba-yı âlem Köse Serdâr Ali Paşa Bosna serhad gâzîleriyle cümle iki bin altmış aded kelle ve üç bin aded esîr-i bend-i zincîr ve yedi aded kal‘a kapudanları ve dörd kat küffâr mehterhânesi ve iki hınto arabalar ve yigirmi aded mücellâ toplar ve altun haçlı bayraklar ile cümle küffâr kelleleri kargı ve kantar sırıklar üzre ârâyiş olup esîrleri pây-beste ve dil-haste ve şikeste beste edüp boruların çalarak cisirden bir alay-ı azîm ile geçüp Süleymân Hân depesi dibinde Sadrıa‘zam huzûrundan otak-ı nüh-tâk önünden bâlâda tahrîr olduğu üzre cümle vüzerâ ve mîr-i mîrânlar metâ‘ları huzûr-ı vezîr-i dilîrden güzer edüp cümle vüzerâ ve vükelâlar,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 106b ·
metinde göster ·
Âhir-i kâr anları da birer tarîk ile şikâr edüp dest ber-kafâ esîr-i bend-i
zincîr
edüp hamd-i Hudâ biz üç yüz kişi idik, yüz yetmiş aded kâfiri esîr etdik ve yüz …
Âhir-i kâr anları da birer tarîk ile şikâr edüp dest ber-kafâ esîr-i bend-i zincîr edüp hamd-i Hudâ biz üç yüz kişi idik, yüz yetmiş aded kâfiri esîr etdik ve yüz kırk aded kelleleri ârâyiş-i nîze edüp gitdik. Ve yine ol gün vakt-i asırda Sadrıa‘zam huzûruna ellerimiz ve kollarımız kan, beş yiğidimiz şehîd-i bî-gümân ile huzûr-ı Âsaf'a vardığımızda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 111b ·
metinde göster ·
… ale'l-gafle basup bir kâfir el kaldırmadan üç bin kadar güzîdesin esîr-i bend-i
zincîr
edüp götürmede yenli ve bahâda ağır olan şeyleri alup altı yüz kadar arabalara …
Tavsîf-i cüyûş-ı sâlis: Bunlar tâ Alaman deryâsı kenârında tâ vilâyet-i Holandiye'ye seğirdirler, ale'l-gafle basup bir kâfir el kaldırmadan üç bin kadar güzîdesin esîr-i bend-i zincîr edüp götürmede yenli ve bahâda ağır olan şeyleri alup altı yüz kadar arabalara tahmîl edüp avdet ederler, ammâ bunların cümle esîrleri Nemse'nin Alaman güzelleri idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 114b ·
metinde göster ·
edüp derûn-ı kal‘ada olan cümle mâl-ı ganâ’imiyle ve cebehâne ve topları ve sâ’ …
"İşte bu fermân hemân pişmiş aşa su komakdır, bî-gümân" deyüp kal‘ayı döğmeden fâriğ olmayup üç gün üç gece dahi döğüp âhir-i kâr mâh-ı Safer'in tokuzuncu gün cebren ve kahren kal‘a-i Galgofça'yı feth edüp niçe küffârların tîğ-ı burrândan geçirüp niçe yüzün esîr-i bend-i zincîr edüp derûn-ı kal‘ada olan cümle mâl-ı ganâ’imiyle ve cebehâne ve topları ve sâ’ir eşyâların yedi yüz kadar arabalara leb-ber-leb edüp kal‘ayı hâke berâber münhedim edüp mansûr u muzaffer dördüncü günde asâkir-i İslâma selâmetle melâmet ve melâlet görmeden dâhil oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 115b ·
metinde göster ·
… [u] nişânları yok. Hemân mansûr u muzaffer yüz kırk nefer kâfiri esîr-i bend-i
zincîr
ve iki re’s avret-ı sâhib-i şîr ve yüz on yedi kelle-i küffâr-ı dilîr ve elli a …
Cümle gâzîler görürler kim gerüden gelen imdâdın nâm [u] nişânları yok. Hemân mansûr u muzaffer yüz kırk nefer kâfiri esîr-i bend-i zincîr ve iki re’s avret-ı sâhib-i şîr ve yüz on yedi kelle-i küffâr-ı dilîr ve elli aded şehîdân-ı sâhib-i şemşîr ve on aded mecrûh yiğitler ile cümle selâmet yine kal‘adan taşra çıkup cümle esîrleri ve kelleleri ve şehîd [ve] mecrûhları Sadrıa‘zam huzûruna götürüp bî-hadd ü bî-kıyâs ihsân u in‘âm ve ze‘âmetler sadaka olunup şehîdlerin defn edüp cümle esîrleri kendülerine hibe olunup niçelerine turna telleri verildi. Ve getirdikleri esîrlerin birkaçından su’âl olundukda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 116b ·
metinde göster ·
… tân Kardaş Kazaklar ile bu kal‘aları feth edüp cümle küffârlarını esîr-i bend-i
zincîr
etdikden sonra kal‘anın hemi mâl-ı ganâ’imin alup ıhrâk-bi'n-nâr eder. Ba‘de'l- …
Bu kal‘alardan sonra kal‘a-i Komyadin ve kal‘a-i Nemalgoç ve kal‘a-i Salakoz ve kal‘a-i Verebi ve kal‘a-i Gaymoş ve kal‘a-i Şarlofça ve bu kal‘alar Novigrad ve Leve taraflarında ma‘mûr kal‘alar idi. Tatar Hânzâde Ahmed Giray Sultân Kardaş Kazaklar ile bu kal‘aları feth edüp cümle küffârlarını esîr-i bend-i zincîr etdikden sonra kal‘anın hemi mâl-ı ganâ’imin alup ıhrâk-bi'n-nâr eder. Ba‘de'l-feth-i Uyvar bu kal‘aların firâr eden küffârları gelüp yine Hânzâde Ahmed Giray Sultân eliyle itâ‘at etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 122a ·
metinde göster ·
… ânelerin ıhrâk bi'n-nâr ile türâb ve on sekiz bin kadar {küffârı} esîr-i bend-i
zincîr
edüp ve bu kadar mâl-ı ganâ’im ile cümle bu esîrleri gerüye ordu-yı İslâma gönd …
Bu kadar bin Tatar bu vilâyet-i âbâdân içre girüp cemî‘i küffâr evli evlerinde iken cemî‘i köy kendleri ve kurâ vü kasabâtları ve âbâdân şehirlerin harâb u yebâb ve halkını esîr-i kebâb ve hânelerin ıhrâk bi'n-nâr ile türâb ve on sekiz bin kadar {küffârı} esîr-i bend-i zincîr edüp ve bu kadar mâl-ı ganâ’im ile cümle bu esîrleri gerüye ordu-yı İslâma gönderilüp cümle Tatar salt [u] sebükbâr kalup bir gün bir gece dahi cânib-i şimâle çapul civerüp giderek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 126a ·
metinde göster ·
… binine tîr-i bârân edüp katl etdiler ve on bin mikdârı küffârları esîr-i bend-i
zincîr
etdiler. Ve gayri gâzîler kulağız kâfirinin dediği yerlerden şehre girdiler ve …
Bu kerre hemân cümle Tatar atlanup oklarının demrenlerine birer yanmış kibrîtler bağlayup kal‘aya yürüyüş edüp şast ber-kabza tîr-i bârân etdiklerinde hemân şehir alev ber-alev olup yanmağa başlayınca hemân derûn-ı hisârdan küffâr şehrin kıblesi tarafındaki dağlara firâr edince tarfetü'l-ayn içre Tatar-ı adû-şikâr bu kâfirlere yetişüp birkaç binine tîr-i bârân edüp katl etdiler ve on bin mikdârı küffârları esîr-i bend-i zincîr etdiler. Ve gayri gâzîler kulağız kâfirinin dediği yerlerden şehre girdiler ve ol kadar mâl-ı ganâ’imle muğtenim oldular kim ta‘bîr ü tavsîfden ârîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 127b ·
metinde göster ·
… edüp her bâr bî-hisâb mâl-ı firâvân ile ve niçe Uskok kâfirlerin esîr-i bend-i
zincîr
edüp kal‘alarına getirirler bir alay gâziyân-ı mücâhidânlardır. Ve Kotur kâfiri …
Ammâ cümle bin kadar gâzî yiğitleri vardır. Her bâr Kotur kâfiriyle savaş-ı perhâş edüp her bâr bî-hisâb mâl-ı firâvân ile ve niçe Uskok kâfirlerin esîr-i bend-i zincîr edüp kal‘alarına getirirler bir alay gâziyân-ı mücâhidânlardır. Ve Kotur kâfiri havfinden ehl [ü] iyâllerin her bâr kal‘alarında koyup çeteye ve poturaya ve işlerine giderler. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 143b ·
metinde göster ·
… gibi yağdırup yetmiş üç kadar kâfir mürd olup kırk beş adedi dahi esîr-i bend-i
zincîr
olup bakıyyetü's-süyûf-ı Bundukları hâ’ib ü hâsir dâr-ı menhûslarına cümle firâ …
Hattâ hakîr bu şehirde iken şehrin cânib-i erba‘asında sekiz yerde dörder aded gemi direkleri üzre evc-i semâya berâber köşkler yapup her birinde her gece altışar aded tüfeng-endâz yiğitler nevbet bekleyüp şehri hıfz [u] hırâset ederlerken ol gece dağdan üç yüz aded küffâr şehr-i Nevesin'i gâret etmeğe geldikde mezkûr karavulhânelerden kâfire kurşumu bârân-ı la‘net gibi yağdırup yetmiş üç kadar kâfir mürd olup kırk beş adedi dahi esîr-i bend-i zincîr olup bakıyyetü's-süyûf-ı Bundukları hâ’ib ü hâsir dâr-ı menhûslarına cümle firâr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 149b ·
metinde göster ·
… ehemmedî'den geçüp bin beş yüz aded küffâr pây-beste ve dil-haste esîr-i bend-i
zincîr
olup kırk aded kapudanları tabıllarıyla(?) giriftâr-ı kayd-ı bend olup hamd-i H …
âyeti üzre niçe yüz küffârlar gark olup beri kara tarafında beş yüz toksan aded kâfirleri seyf-i Sührâb Mehemmedî'den geçüp bin beş yüz aded küffâr pây-beste ve dil-haste esîr-i bend-i zincîr olup kırk aded kapudanları tabıllarıyla(?) giriftâr-ı kayd-ı bend olup hamd-i Hudâ altı yüz kadar ümmet-i Muhammed ehl [ü] iyâlleriyle ve bu kadar mâl-ı firâvânlarıyla ve koyunlarıyla cümle esîrlikden halâs olup cümlenin bend-i zincîrlerin çözüp cümle silsile-i selâsil-i ağlâlleri küffârın gerdenlerine takup keşân-ber-keşân edesiz deyü cemî‘i küffârları esîrlikden halâs olan ibâdullâhın ellerine verüp anlar zabt u rabt etdiler. Bu mahalde hakkâ ki Koca Sührâb Mehemmed Paşa ve Hersek sancağı gâzîleri acâ’ib adâlet etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 157a ·
metinde göster ·
… ffâra niçe kerre kılıç urup niçe bini tu‘me-i şemşîr ve niçe bini esîr-i bend-i
zincîr
olup hâ’ib ü hâsir olup bir vecih ile zafer bulmayup karârları firâra mübeddel …
Ve bu boğazdan taşra elli mîl alarka deryâ içre İşpanya vilâyetinin Pulya cezîresidir kim bu kullenin tâ alemi dibinde gözcü köşkü vardır, cezîre-i Pulya andan nümâyândır. Ve bu kullenin nehr-i Neretva aşrısı hâlâ isyânda olan Loboşka nâhiyemiz kâfirleri sâkinlerdir. Ve bu kulle kâfire böğür igi olduğundan niçe kerre bu kulle üzre onar on beşer bin küffâr ale'l-gafle gelüp bir ceng [ü] cidâle âheng etdikleri gibi kal‘adan bir top atılınca cânib-i erba‘asında olan kurâ vü kasabâtlardan yigirmi otuz bin âdem ân-ı vâhidde cem‘ olup küffâra niçe kerre kılıç urup niçe bini tu‘me-i şemşîr ve niçe bini esîr-i bend-i zincîr olup hâ’ib ü hâsir olup bir vecih ile zafer bulmayup karârları firâra mübeddel olmuşdur. Hudâ-yı müte‘âl bu kulle-i metîni ve içinde olan gâzîleri âfât-ı semeviyye ve âfât-ı araziyyeden masûn ve mahfûz ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 163b ·
metinde göster ·
cisrin mahallinde Süleymân Hân bir cisr-i ibret-nümâ etmişdir kim bu felek-i at …
Hâlâ ol zincîr cisrin mahallinde Süleymân Hân bir cisr-i ibret-nümâ etmişdir kim bu felek-i atlasda ana mu‘âdil bir püll-i kebîr yokdur. Mahallinde vasf olunur, ammâ bu şehr-i ma‘mûr[u] bizzât Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân sene (---) târîhinde feth edüp Bosna eyâletinde ve Hersek sancağı hâkinde paşanın hâssı olup hâkimi voyvadadır kim elli nefer âdemiyle adâlet edüp hükm-i hükûmât eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 164a ·
metinde göster ·
… ukaru kovalar gelüp bardaklara ve destîlere doldurup giderler. Üç yerde bu gûne
zincîr
çarhlar ile su çekilir bir san‘at etmişler kim bir diyârda böyle ibret-nümâ tem …
Der-sıfat-i ibret-nümâ-yı âbâdân: Cümleden temâşâgâh cisr-i azîmidir, ammâ bu cisrin çârsû tarafında ve dahi şehir içinde ve şehirden taşra yalçın kayalar üzre ibret-nümâlardan birkaçı oldur kim nehr-i Neretva kayasının tâ çârsû içinde bir kalın zincîrli çarhlara ve dollâblara bağlayup bir zincîrin bir ucu tâ aşağı nehr-i Neretva içinde kayalara bağlanmış kalın zincîrlerdir. Kaçan bir kimesne Neretva'dan su çıkarmak murâd edinse hemân kovasın(a) zincîrin halka[sı]na geçirüp kovayı zincîrden koyverüp yıldırım gibi kova nehr-i Neretva'ya enüp kayaların başındaki su ile memlû olmuş kovasını çarhlar ile çekerken zincîrden yukaru kovalar gelüp bardaklara ve destîlere doldurup giderler. Üç yerde bu gûne zincîr çarhlar ile su çekilir bir san‘at etmişler kim bir diyârda böyle ibret-nümâ temâşâgâh yokdur. Ekseriyyâ bu şehrin sıbyânları su çekme bahânesiyle bu çarhlardan eğlenüp üstâdlarının çarh-ı sitemger çemberlerine girüp kötek yerler. Bu dahi garîb temâşâ-yı gırîv ü feryâddır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 166a ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Süleymân Hân sene-i mezbûrda mâh-ı Şevvali'l-mükerremin onuncu gününde âdet-i kadîmeleri ve kâ‘ide-i amîme-i şehinşâhîleri üzre Vezîr-i Sânî Ferhâd Paşa'yı ve Vezîr-i Râbi‘ Ahmed Paşa [ve] Vezîr-i Hâmis Kızıl Ahmedlü Mustafâ Paşa ve Şemsî Paşa'yı ve Kadıasker Hâmid Efendi'yi ve sâ’ir erbâb-ı dîvânları cümle götürüp hattâ müsinn ü ihtiyâr umûr-dîde musâhiblerden Matbah 172b Emîni Selîm Hânlı Abdî Efendi'yi ve Kuzu Ali Ağa'yı ve mütekâ‘id Yeniçeri ağası Ali Ağa'yı ve bu hakîr Evliyâ'nın pederi Kuyumcubaşı Dervîş Mehemmed Ağa'yı ve İbrâhîm-i Gülşenî hazretlerinin başhalîfesi Ser-hânendegân Dervîş Ömer-i Gülşenî ve niçe bunların emsâli pîr-i fânî vâcibü'r-ri‘âyâ umûr-dîde müsin ihtiyârları ma‘an Seğitvar seferine götürüp kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek gitmede, ammâ mübârek vücûd-ı şerîflerine pîrlikden za‘af u fütûr ve derd-i belâ-yı nikrîs ile dâ’imâ rencûr olup dâ’imâ taht-ı revân ile râha revâne olarak kal‘a-i Belgrad'dan nehr-i Sava'yı ubûr edüp sahrâ-yı Zemon'da meks-i hıyâm buyurduklarında cümle asâkir-i İslâm deryâ-misâl cem‘ olup pâdişâh-ı gerdûn-vakâr deryâ-misâl asker ile Eğre gazâsına gidüp mukaddemâ Nemse çâsârı Ferdinand Kralın Erdel'de istîlâ etdiği Sakmar ve Tokay ve sâ’ir kılâ‘ları halâs etmeğe azm-i hümâyûnları oldukda hikmet-i Hudâ mukaddemâ Peçoy kal‘ası muhâfazasına ta‘yîn olunan üç aded sancakbeğleri Şikloş kal‘ası altında meks-i hıyâm edüp bârân-ı rahmetden bu beğler gözlerin açamayup herkes haymesinde başun hırkaya çeküp âlem ağyârdan bî-haberdir deyü hâb-ı nâzda iken ol gün Seğitvar kal‘ası banı olan Zirniski Mikloş nâm pelîd-i anîd beş bin atlı ve üç bin yaya küffârlar ile mezkûr beğleri ol yağmur ve kar mahallinde ale'l-gafle basup beğleri ve niçe yüz aded gâzîleri cümle şehîd edüp ve niçe yüzünü esîr-i bend-i zincîr edüp cümle guzâtın mâl-ı ganâ’imiyle kal‘a-i Seğitvar'a gidüp şâdumânlar ederek karâr-dâde olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 172a–172b ·
metinde göster ·
… aded kapudan ve haçlı peyker ve tablhâne sâhiblerin cümle dest ber-kafâ bend-i
zincîr
ile Sadrıa‘zama getirdiklerinde hemân ol Âsaf-ı dilîr vezîrin cûd-ı vücûdı bahr …
Hattâ Kız Kralın vezîrin ve Zirinoğlu ammîsin ve Danimarka kralı oğlunu ve'l-hâsıl yetmiş aded kapudan ve haçlı peyker ve tablhâne sâhiblerin cümle dest ber-kafâ bend-i zincîr ile Sadrıa‘zama getirdiklerinde hemân ol Âsaf-ı dilîr vezîrin cûd-ı vücûdı bahri temevvüc edüp Kanije kal‘asının imdâdına Hazret-i Hızır gibi yetişüp küffârdan halâs etdiğinden mâ‘adâ cümle Kanije gâzîlerine dil-nüvâzlıklar ve dildârlıklar ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 179a ·
metinde göster ·
… tdiler, ammâ beş binden mütecâviz küffârlar sudan ve gayri yerden esîr-i bend-i
zincîr
oldular, lâkin Tatar elinde ve serhadli eliyle elden vilâyetden esîr olanların …
Ve cümle iki binden mütecâviz yiğitlerimiz mecrûh {yiğitler} nâ-murâd gitdiler. Ve bu hâli görüp niçe bin yiğitler firâr edüp gitdiler, ammâ beş binden mütecâviz küffârlar sudan ve gayri yerden esîr-i bend-i zincîr oldular, lâkin Tatar elinde ve serhadli eliyle elden vilâyetden esîr olanların hisâb-ı kitâbların Cenâb-ı Bârî bilir. Ve ba‘zı üsârâlardan istimâ‘ olundu kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 188a ·
metinde göster ·