… i kralı askeriyle ortaya alup kıra kıra kimin Tuna'ya döküp kimin esîr-i bend-i
zincîr edüp
kal‘a-i Budin['i] dest-i küffârdan halâs edüp yedi kralın yedi kerre yüz binind …
Ale's-sabâh bu hâli Nemse çâsârı olan Ferdinand Kral görür kim kal‘aya imdâd gelen arabalar Budin etrâfların dutmuş ve kal‘a-i Budin'in burc [u] bârûları üzre alem ü sancak u bayrağ ile burc [u] bârû-yı hisâr zeyn olmuş ve Türk askeriyle kal‘a bedenleri zeyn olmuş. Hemân derûn-ı hisârda cümle ümmet-i Muhammed ile Macar askeri hâzır olup Semendire beği Yahyâ Paşazâde Mehemmed Beğ ve Bosna beği Husrev Beğ ve Sadrıa‘zam askeri ki Rûmeli askeridir, kırk bin aded güzîde asker bunlardır, cümle guzât-ı müslimîn 75b Budin altında cem‘ olup bir ağızdan Allâh deyüp yürüyüş edince Budin içinden dahi cümle guzât-ı müslimîn ve Yanoş kralı askeri cümle kal‘adan dal sâtûr olup bir asker taşradan bir asker kal‘a içinden çıkup yedi kralı askeriyle ortaya alup kıra kıra kimin Tuna'ya döküp kimin esîr-i bend-i zincîr edüp kal‘a-i Budin['i] dest-i küffârdan halâs edüp yedi kralın yedi kerre yüz bininden yedi bini dâr-ı menhûslarına vâsıl olamayup bu kadar mâl-ı hazâ’in ve bârhâne ve cebehâneler meydân-ı mahabbetde küffâr meterisleri içinde kalup bi-hamdillâhi Ta‘âlâ asâkir-i İslâm-ı nusret-me’ser yine kal‘a-i Budin'i kabza-i tasarrufa alup küffârın meterislerinde kalan bî-hadd ü bî-hasr mâl-ı ganâ’imleriyle ol mertebe muğtenim idiler kim hadd [ü] hasrdan hâric idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 75a–75b ·
metinde göster ·
… nı gördük, nîm sâ‘atden bu üç yüz aded gâzîler üç yüz altmış aded esîr-i bend-i
zincîr edüp
ve yüz yetmiş aded saçlı küffâr kellelerin ârâyiş-i nîze edüp gülbâng-ı Muhamme …
Anı gördük, nîm sâ‘atden bu üç yüz aded gâzîler üç yüz altmış aded esîr-i bend-i zincîr edüp ve yüz yetmiş aded saçlı küffâr kellelerin ârâyiş-i nîze edüp gülbâng-ı Muhammedî çekerek elleri kan ve kolları kan ve ciğerleri biryân bir alay gâziyân-ı Aydın ve Saruhan yanımıza gelüp eyitdiler:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 98b ·
metinde göster ·
Âhir-i kâr anları da birer tarîk ile şikâr edüp dest ber-kafâ esîr-i bend-i
zincîr edüp
hamd-i Hudâ biz üç yüz kişi idik, yüz yetmiş aded kâfiri esîr etdik ve yüz kırk …
Âhir-i kâr anları da birer tarîk ile şikâr edüp dest ber-kafâ esîr-i bend-i zincîr edüp hamd-i Hudâ biz üç yüz kişi idik, yüz yetmiş aded kâfiri esîr etdik ve yüz kırk aded kelleleri ârâyiş-i nîze edüp gitdik. Ve yine ol gün vakt-i asırda Sadrıa‘zam huzûruna ellerimiz ve kollarımız kan, beş yiğidimiz şehîd-i bî-gümân ile huzûr-ı Âsaf'a vardığımızda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 111b ·
metinde göster ·
… ale'l-gafle basup bir kâfir el kaldırmadan üç bin kadar güzîdesin esîr-i bend-i
zincîr edüp
götürmede yenli ve bahâda ağır olan şeyleri alup altı yüz kadar arabalara tahmî …
Tavsîf-i cüyûş-ı sâlis: Bunlar tâ Alaman deryâsı kenârında tâ vilâyet-i Holandiye'ye seğirdirler, ale'l-gafle basup bir kâfir el kaldırmadan üç bin kadar güzîdesin esîr-i bend-i zincîr edüp götürmede yenli ve bahâda ağır olan şeyleri alup altı yüz kadar arabalara tahmîl edüp avdet ederler, ammâ bunların cümle esîrleri Nemse'nin Alaman güzelleri idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 114b ·
metinde göster ·
derûn-ı kal‘ada olan cümle mâl-ı ganâ’imiyle ve cebehâne ve topları ve sâ’ir eş …
"İşte bu fermân hemân pişmiş aşa su komakdır, bî-gümân" deyüp kal‘ayı döğmeden fâriğ olmayup üç gün üç gece dahi döğüp âhir-i kâr mâh-ı Safer'in tokuzuncu gün cebren ve kahren kal‘a-i Galgofça'yı feth edüp niçe küffârların tîğ-ı burrândan geçirüp niçe yüzün esîr-i bend-i zincîr edüp derûn-ı kal‘ada olan cümle mâl-ı ganâ’imiyle ve cebehâne ve topları ve sâ’ir eşyâların yedi yüz kadar arabalara leb-ber-leb edüp kal‘ayı hâke berâber münhedim edüp mansûr u muzaffer dördüncü günde asâkir-i İslâma selâmetle melâmet ve melâlet görmeden dâhil oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 115b ·
metinde göster ·
… ânelerin ıhrâk bi'n-nâr ile türâb ve on sekiz bin kadar {küffârı} esîr-i bend-i
zincîr edüp
ve bu kadar mâl-ı ganâ’im ile cümle bu esîrleri gerüye ordu-yı İslâma gönderilü …
Bu kadar bin Tatar bu vilâyet-i âbâdân içre girüp cemî‘i küffâr evli evlerinde iken cemî‘i köy kendleri ve kurâ vü kasabâtları ve âbâdân şehirlerin harâb u yebâb ve halkını esîr-i kebâb ve hânelerin ıhrâk bi'n-nâr ile türâb ve on sekiz bin kadar {küffârı} esîr-i bend-i zincîr edüp ve bu kadar mâl-ı ganâ’im ile cümle bu esîrleri gerüye ordu-yı İslâma gönderilüp cümle Tatar salt [u] sebükbâr kalup bir gün bir gece dahi cânib-i şimâle çapul civerüp giderek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 126a ·
metinde göster ·
… edüp her bâr bî-hisâb mâl-ı firâvân ile ve niçe Uskok kâfirlerin esîr-i bend-i
zincîr edüp
kal‘alarına getirirler bir alay gâziyân-ı mücâhidânlardır. Ve Kotur kâfiri havf …
Ammâ cümle bin kadar gâzî yiğitleri vardır. Her bâr Kotur kâfiriyle savaş-ı perhâş edüp her bâr bî-hisâb mâl-ı firâvân ile ve niçe Uskok kâfirlerin esîr-i bend-i zincîr edüp kal‘alarına getirirler bir alay gâziyân-ı mücâhidânlardır. Ve Kotur kâfiri havfinden ehl [ü] iyâllerin her bâr kal‘alarında koyup çeteye ve poturaya ve işlerine giderler. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 143b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Süleymân Hân sene-i mezbûrda mâh-ı Şevvali'l-mükerremin onuncu gününde âdet-i kadîmeleri ve kâ‘ide-i amîme-i şehinşâhîleri üzre Vezîr-i Sânî Ferhâd Paşa'yı ve Vezîr-i Râbi‘ Ahmed Paşa [ve] Vezîr-i Hâmis Kızıl Ahmedlü Mustafâ Paşa ve Şemsî Paşa'yı ve Kadıasker Hâmid Efendi'yi ve sâ’ir erbâb-ı dîvânları cümle götürüp hattâ müsinn ü ihtiyâr umûr-dîde musâhiblerden Matbah 172b Emîni Selîm Hânlı Abdî Efendi'yi ve Kuzu Ali Ağa'yı ve mütekâ‘id Yeniçeri ağası Ali Ağa'yı ve bu hakîr Evliyâ'nın pederi Kuyumcubaşı Dervîş Mehemmed Ağa'yı ve İbrâhîm-i Gülşenî hazretlerinin başhalîfesi Ser-hânendegân Dervîş Ömer-i Gülşenî ve niçe bunların emsâli pîr-i fânî vâcibü'r-ri‘âyâ umûr-dîde müsin ihtiyârları ma‘an Seğitvar seferine götürüp kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek gitmede, ammâ mübârek vücûd-ı şerîflerine pîrlikden za‘af u fütûr ve derd-i belâ-yı nikrîs ile dâ’imâ rencûr olup dâ’imâ taht-ı revân ile râha revâne olarak kal‘a-i Belgrad'dan nehr-i Sava'yı ubûr edüp sahrâ-yı Zemon'da meks-i hıyâm buyurduklarında cümle asâkir-i İslâm deryâ-misâl cem‘ olup pâdişâh-ı gerdûn-vakâr deryâ-misâl asker ile Eğre gazâsına gidüp mukaddemâ Nemse çâsârı Ferdinand Kralın Erdel'de istîlâ etdiği Sakmar ve Tokay ve sâ’ir kılâ‘ları halâs etmeğe azm-i hümâyûnları oldukda hikmet-i Hudâ mukaddemâ Peçoy kal‘ası muhâfazasına ta‘yîn olunan üç aded sancakbeğleri Şikloş kal‘ası altında meks-i hıyâm edüp bârân-ı rahmetden bu beğler gözlerin açamayup herkes haymesinde başun hırkaya çeküp âlem ağyârdan bî-haberdir deyü hâb-ı nâzda iken ol gün Seğitvar kal‘ası banı olan Zirniski Mikloş nâm pelîd-i anîd beş bin atlı ve üç bin yaya küffârlar ile mezkûr beğleri ol yağmur ve kar mahallinde ale'l-gafle basup beğleri ve niçe yüz aded gâzîleri cümle şehîd edüp ve niçe yüzünü esîr-i bend-i zincîr edüp cümle guzâtın mâl-ı ganâ’imiyle kal‘a-i Seğitvar'a gidüp şâdumânlar ederek karâr-dâde olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 172a–172b ·
metinde göster ·