… aşında Sultân Bâyezîd-i Velî câmi‘i, önünde bir kuyusu âb-ı {hayâtdır kim demir
zincîri}
var kim gayri câmi‘ler buna göre değil, kiremitli ve cemâ‘at-i kesîreye mâlik c …
Cümle on bir mihrâbdır. Evvelâ çârsû başında Sultân Bâyezîd-i Velî câmi‘i, önünde bir kuyusu âb-ı {hayâtdır kim demir zincîri} var kim gayri câmi‘ler buna göre değil, kiremitli ve cemâ‘at-i kesîreye mâlik câmi‘-i pür-nûrdur; Ali Beğ mahallesinde Hüseyin Beğ câmi‘i; İskele-başında Müftî câmi‘i; [ve] Kara Hasan câmi‘i meşhûr u ma‘mûr ve kiremit ile mestûr câmi‘i- pür-nûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 33b ·
metinde göster ·
… mânında bir kayadan bir kayaya nehr-i Neretva üzre âdem uyluğu kalınlıkda hadîd
zincîr-i
kavî üzre bir cisr-i metîn olduğundan bu şehre kavm-i Latin ve Boşnak ve Hırvad …
Lisân-ı Latince Mostar köprü şehri demekdir. Tevârîh-i Latin'de tahrîr etdiği üzre bu şehir içre kâfir zamânında bir kayadan bir kayaya nehr-i Neretva üzre âdem uyluğu kalınlıkda hadîd zincîr-i kavî üzre bir cisr-i metîn olduğundan bu şehre kavm-i Latin ve Boşnak ve Hırvad u Sırf ve Bulgar ve Uskok ve Lasman Mostar derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 164a ·
metinde göster ·
… ayasının tâ çârsû içinde bir kalın zincîrli çarhlara ve dollâblara bağlayup bir
zincîrin
bir ucu tâ aşağı nehr-i Neretva içinde kayalara bağlanmış kalın zincîrlerdir. K …
Der-sıfat-i ibret-nümâ-yı âbâdân: Cümleden temâşâgâh cisr-i azîmidir, ammâ bu cisrin çârsû tarafında ve dahi şehir içinde ve şehirden taşra yalçın kayalar üzre ibret-nümâlardan birkaçı oldur kim nehr-i Neretva kayasının tâ çârsû içinde bir kalın zincîrli çarhlara ve dollâblara bağlayup bir zincîrin bir ucu tâ aşağı nehr-i Neretva içinde kayalara bağlanmış kalın zincîrlerdir. Kaçan bir kimesne Neretva'dan su çıkarmak murâd edinse hemân kovasın(a) zincîrin halka[sı]na geçirüp kovayı zincîrden koyverüp yıldırım gibi kova nehr-i Neretva'ya enüp kayaların başındaki su ile memlû olmuş kovasını çarhlar ile çekerken zincîrden yukaru kovalar gelüp bardaklara ve destîlere doldurup giderler. Üç yerde bu gûne zincîr çarhlar ile su çekilir bir san‘at etmişler kim bir diyârda böyle ibret-nümâ temâşâgâh yokdur. Ekseriyyâ bu şehrin sıbyânları su çekme bahânesiyle bu çarhlardan eğlenüp üstâdlarının çarh-ı sitemger çemberlerine girüp kötek yerler. Bu dahi garîb temâşâ-yı gırîv ü feryâddır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 166a ·
metinde göster ·
… lerdir. Kaçan bir kimesne Neretva'dan su çıkarmak murâd edinse hemân kovasın(a)
zincîrin
halka[sı]na geçirüp kovayı zincîrden koyverüp yıldırım gibi kova nehr-i Neretva …
Der-sıfat-i ibret-nümâ-yı âbâdân: Cümleden temâşâgâh cisr-i azîmidir, ammâ bu cisrin çârsû tarafında ve dahi şehir içinde ve şehirden taşra yalçın kayalar üzre ibret-nümâlardan birkaçı oldur kim nehr-i Neretva kayasının tâ çârsû içinde bir kalın zincîrli çarhlara ve dollâblara bağlayup bir zincîrin bir ucu tâ aşağı nehr-i Neretva içinde kayalara bağlanmış kalın zincîrlerdir. Kaçan bir kimesne Neretva'dan su çıkarmak murâd edinse hemân kovasın(a) zincîrin halka[sı]na geçirüp kovayı zincîrden koyverüp yıldırım gibi kova nehr-i Neretva'ya enüp kayaların başındaki su ile memlû olmuş kovasını çarhlar ile çekerken zincîrden yukaru kovalar gelüp bardaklara ve destîlere doldurup giderler. Üç yerde bu gûne zincîr çarhlar ile su çekilir bir san‘at etmişler kim bir diyârda böyle ibret-nümâ temâşâgâh yokdur. Ekseriyyâ bu şehrin sıbyânları su çekme bahânesiyle bu çarhlardan eğlenüp üstâdlarının çarh-ı sitemger çemberlerine girüp kötek yerler. Bu dahi garîb temâşâ-yı gırîv ü feryâddır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 166a ·
metinde göster ·
Her kâşife yedişer bölükden yüzer âdem verüp kâşif dahi beş altı yüz sekbân ve cündîler besleyüp vilâyetinden mâl-ı pâdişâhî tahsîl edüp tült-i evvel tült-i sânî ve tült-i sâlis ve seyfî ve şitfî mâlların bu kadar askerle cem‘ edüp kul mevâcibine ve pâdişâh hazînesine verirler. Ve bu kâşifler ile vilâyet vilâyet gezen yedi bölük halkına pâdişâh kîsesinden beşer yüz ve altışar yüz ve biner guruş avâyidleri vardır. Çorbacıları beşer Mısrî kîseye kanâ‘at etmeyüp kâşifin zincîrinden bâ‘zı mücrimleri ıtlâk etdirirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y58a ·
metinde göster ·