… kâ‘alı ve müte‘addid hücreli ve kapusu demir zincirli sarâydır. Hatta bir kerre
zincirin
Ketağaç Paşa kılıç ile çalup iki pâre edüp hâlâ kapu üzre maslûbdur kim makdûr- …
Evsâf-ı aded-i sarây-ı âlî-i büyût-ı imârât: Cümle sekiz aded sarây-ı azîmlerdir. Evvelâ aşağı şehirde Ketağaç Paşa Sarâyı; gâyet mükellef kâ‘alı ve müte‘addid hücreli ve kapusu demir zincirli sarâydır. Hatta bir kerre zincirin Ketağaç Paşa kılıç ile çalup iki pâre edüp hâlâ kapu üzre maslûbdur kim makdûr-ı beşer değildir. Anınçün Ketağaç Paşa derler, "ketağaç" kılıç demektir. Ekseriyyâ ma‘mûr hâneleri nehr-i Âsî tarafına vâki‘dir. 23a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 22b–23a ·
metinde göster ·
… Kazak hatmanları ve andan yetmiş aded kal‘a sâhibleri cümle boğazlarında demir
zincirin
azebistân çeküp bunlar içlerinde Tershâne-i Âmiremiz pâyzenleri tabıl ve tulum …
Anlardan sonra yetmiş nefer Kazak hatmanları ve andan yetmiş aded kal‘a sâhibleri cümle boğazlarında demir zincirin azebistân çeküp bunlar içlerinde Tershâne-i Âmiremiz pâyzenleri tabıl ve tulum çalup nâkûs ve dankiyo tulum çalarak ubûr edüp andan bir nefer serdârları olan Holandiye nâm la‘în-i be-nâm at üzre elleri bağlı ve boğazı zincir ile bağlı bunun dahi yanında tabıl ve nefîrleri ve erganon ve nâkûsları ve dankiyo tulumları çalınırken gözlerinin yaşı dinmeden cereyân etmede ve cümle İslâmbol papasların nisbet içün buna ta‘zîmen alayda siyâh rokle ve başlarında manlifke ve bellerinde zünnârlarıyla ve ellerinde çelîpâları ve buhûrdânlarıyla anlar dahi girye vü nâlân ederek ubûr edüp andan iki yüz kadar kâ’immakâm ağaları andan kelle ve esîrleri getiren Halîl Ağa ve hakîr ve Zühdü Efendi üç kişi at başı berâber Edirnekapusu içre girüp bir alay-ı mûhiş ile İslâmbol içinden tâ Alayköşkü'nde sa‘âdetlü pâdişâh temâşâ edince bir tarz üzre alay olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 64b ·
metinde göster ·
… bozmadılar ve bu hınzîrların içinde bir semiz sarı ayu seğirde seğirde boynunda
zincirin
sürüyüp hemân minbere çıkmağa başladı. Hemân Evliyâm, sen ayunun zincirinden ya …
Andan gördüm ki şu karşuki Porolok dağından berü boğazları zincirli yedi sekiz yüz mikdârı kara hınzîrlar ol dağlardan berü bu sahrâya inüp cum‘a namâzı kılan cemâ‘atleri bölük bölük bölerek cemâ‘at içine girüp minber dibinde yatan Seydî Ahmed Paşa'nın meyyitine ol hınzîrlar birkaç diş urdular, ammâ cemâ‘at aslâ safların bozmadılar ve bu hınzîrların içinde bir semiz sarı ayu seğirde seğirde boynunda zincirin sürüyüp hemân minbere çıkmağa başladı. Hemân Evliyâm, sen ayunun zincirinden yapışup minberden aşağı çeküp düşürdüğünde, "Bire Evliyâ'm öldür" deyü minberden feryâd ederim. Sen dahi dal kılıç olup ayıyı katl eyleyüp leşini Seydî Ahmed Paşa'nın meyyiti yanına kodun. Ben dahi hutbeyi tamâm edüp salât-ı cum‘ayı edâ etdikden sonra cemâ‘at içine gelen kara hınzîrları kırun deyü fermân etdiğimde cümlesin kılıç ile kırdılar. Meğer sabâh namâzı karîb imiş. Silihdâr Süleymân beni uyarup şimdi salât-ı fecri kılup sizler geldiniz. Ben dahi bism-i İlâh ile bu vâkı‘ayı sizlere takrîr eyledim" buyurduklarında, yeniçeri ağası ve Tekeli Mustafâ Paşa kethüdâsı, "Hayr ola sultânım" dedik lerinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 135b ·
metinde göster ·
ucundan nice çekdim ise zincir ile bu kâfir yere zîr u zeber oldu ve cân havliy …
Hemân hakîr paşanın yanında bulunup zincirin ucundan nice çekdim ise zincir ile bu kâfir yere zîr u zeber oldu ve cân havliyle bu mel‘ûn serseri kaçarak Seydî Ahmed Paşa'nın musallâsı minberine çıkup, andan indirdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 136b ·
metinde göster ·