olanları âzâd edüp zindân kullesinin karşusunda tarîk-i âm aşırı bir türbe-i pü …
Ba‘dehu Şeyh Zindânî hazretleri yerine yine ırk-ı tâhirden Seyyid Muhammed'i Baba Ca‘fer üzre türbedâr nasb edüp kendüler Sultân 27a Bâyezîd-i Velî ile {"Fetahetâ"} sene 889 târîhinde Kili ve Akkirman kal‘aları ki taht-ı Salsâl'dır, anların fethin Şeyh Zindânî hazretleri ve Kara Şems ile tebşîr edüp ba‘de'l-feth Bâyezîd-i Velî ile Edirne'ye geldükde Şeyh Zindânî hazretleri dârü'l-fenâdan dâr-ı bekâya irtihâl edüp Bâyezîd-i Velî rûhiyçün cümle zindânda olanları âzâd edüp zindân kullesinin karşusunda tarîk-i âm aşırı bir türbe-i pür-envâr binâ edüp bizzât Bâyezîd-i Velî {cenâze-i şeyhe} hâzır olup ol câ-yı mehbıt-ı pür-envârda defn etdiler. Âsitânesinde Tîğî Beğ güftesiyle târîhi vardır. Hâlâ azîm âsitânedir. Cümle evlâdları ile anda medfûnlardır kim ziyâretgâh-ı Abdürra’ûf Samedânî'dir. Hâlâ İslâmbol'da Baba Ca‘fer Zindânî âsitânesin bekleyenler anların zürriyetindendir kim şecerelerinde böyle tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 26b–27a ·
metinde göster ·
… n Halîfe'ye götürüp ba‘de's-sübût Ahadoğlu'nu dahi Ağakapusu'nda esâmesin çalup
zindânda
katl edüp çardak önünde gece ile deryâya atdılar. Peder, Dervîş Alî'yi Güleşcil …
"Bire şu Hacı Ahadoğlu'nu dutun" deyüp huddâmlarımız derhâl kâtil-i mezbûrun girîbânın devşirüp Yeniçeri Ağası Şehîd Hasan Halîfe'ye götürüp ba‘de's-sübût Ahadoğlu'nu dahi Ağakapusu'nda esâmesin çalup zindânda katl edüp çardak önünde gece ile deryâya atdılar. Peder, Dervîş Alî'yi Güleşciler tekyesi bâğçesinde defn etdiler. Dervîş Alî'nin okuduğu ebyâtlarına mutâbık cevâbları Kapanî Mehemmed Efendi keşf edince ân-ı sâ‘atde zuhûr etdi. Alimallâh böyle vâkı‘ olmuştur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 113a ·
metinde göster ·
… köpürderek yiyüp çeşm-i mestin süzüp safâ ederdi. Garâbet bunda kim bir hırsıza
zindânda
cellâdlar işkence etseler ibtidâ ol harâmîye bürüncük yutdurup yine ipile ağzın …
Ve Elekçi Dîvânesi: Bî-zebân bir dîvâne idi. Bi-emrillâh elekden gayrı bir şey tenâvül etmezdi. Elbette lekçi avretleri bu dîvânenin yanı sıra gezüp murâd edindiği âdeme işâret edüp ol âdem bir elek alıverüp fi'l-hâl eleği pâreleyüp çemberin atup bürüncüğün helvâ gibi ağzın köpürderek yiyüp çeşm-i mestin süzüp safâ ederdi. Garâbet bunda kim bir hırsıza zindânda cellâdlar işkence etseler ibtidâ ol harâmîye bürüncük yutdurup yine ipile ağzından çıkarırken âdemin zehresi ve ma‘îdesi ağzına gelir, harîr bürüncük böyle bir bed şey iken bu dîvâne bürüncüğü nebât-ı hamavî gibi ekl eder, garîb temâşâdır. Yine böyle iken bu dîvânenin bir merd tebevvül [ü] tağayyuz etdüğin görmemişlerdir. Ve's-selâm. 115a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 114b–115a ·
metinde göster ·
… e yüzü hânelerinde işlerler. Pîrleri Hazret-i Yûsuf'dur. Mısır'ın Cîze şehrinde
zindânda
mahpûs iken kumdan sâ‘at yapduğı bâlâda gemiciler esnâfında tahrîr olunmuşdur. …
Esnâf-ı sâ‘atciyân: Dükkân 45, neferât 1000, bunlar çok kavmdir ammâ niçe yüzü hânelerinde işlerler. Pîrleri Hazret-i Yûsuf'dur. Mısır'ın Cîze şehrinde zindânda mahpûs iken kumdan sâ‘at yapduğı bâlâda gemiciler esnâfında tahrîr olunmuşdur. Ammâ bu sâ‘at-ı musanna‘ı peydâ etmek yine Hazret-i Yûsuf'dan kalmışdır kim gece ve gündüz karanlık zindânda ma‘lûm olup ibâdet etmeğiçün {ağacdan sâ‘at} te’lîf etmişdi. Hakkâ ki bu sâ‘at yapmak makdûr-ı beşer değildir, kerâmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 186b ·
metinde göster ·
… nna‘ı peydâ etmek yine Hazret-i Yûsuf'dan kalmışdır kim gece ve gündüz karanlık
zindânda
ma‘lûm olup ibâdet etmeğiçün {ağacdan sâ‘at} te’lîf etmişdi. Hakkâ ki bu sâ‘at …
Esnâf-ı sâ‘atciyân: Dükkân 45, neferât 1000, bunlar çok kavmdir ammâ niçe yüzü hânelerinde işlerler. Pîrleri Hazret-i Yûsuf'dur. Mısır'ın Cîze şehrinde zindânda mahpûs iken kumdan sâ‘at yapduğı bâlâda gemiciler esnâfında tahrîr olunmuşdur. Ammâ bu sâ‘at-ı musanna‘ı peydâ etmek yine Hazret-i Yûsuf'dan kalmışdır kim gece ve gündüz karanlık zindânda ma‘lûm olup ibâdet etmeğiçün {ağacdan sâ‘at} te’lîf etmişdi. Hakkâ ki bu sâ‘at yapmak makdûr-ı beşer değildir, kerâmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 186b ·
metinde göster ·
… z-ı zahîrden merhûm olup kral-ı bed-fi‘âl "Bana dîvânda şetm etdi. Anın na‘şına
zindânda
olanlar şetm etsin" deyü merhûm Baba Ca‘fer'i İslâmbol 159a Zindânı kullesind …
Tekye-i Hazret-i Şeyh Zindânî: İslâmbol'da Zindân Kullesi içinde medfûn olan Seyyîd Baba Ca‘fer Sultân ki sahâbe-i kirâmdan olup Hârûnu'r-Reşîd'in hilâfetinde İslâmbol tekürüne elçilik ile gelüp kral-ı dâlle şütûm-ı galîzalar etdiğiyçün semûmen ve maraz-ı zahîrden merhûm olup kral-ı bed-fi‘âl "Bana dîvânda şetm etdi. Anın na‘şına zindânda olanlar şetm etsin" deyü merhûm Baba Ca‘fer'i İslâmbol 159a Zindânı kullesinde defn ederler. Mahpûs olan keferelerin her kankısı bu Baba Ca‘fer kabrine du‘â ederse halâs olurdu. Beddu‘â eden sicinden rehâ bulamazdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 158b–159a ·
metinde göster ·
… hke kapudanı eydir: "Evliyâ Çelebi biz esîrlik çeküp on yıldır ata binmek değil
zindânda
yayan yürümemişimdir. Ben bir iki gün sonraca gideyim" deyüp, hakkâ ki garîb ka …
Menzil-i şehr-i Sofya: Bihke kapudanı eydir: "Evliyâ Çelebi biz esîrlik çeküp on yıldır ata binmek değil zindânda yayan yürümemişimdir. Ben bir iki gün sonraca gideyim" deyüp, hakkâ ki garîb kapudan bî-tâb ü bî-mecâl kalup andan hakîr ayak bağsız kalup var kuvveti bâzûya getirüp İhtiman'ı ve Tatarbâzârcığın geçüp menzil-i kal‘a-i Filibe, andan, menzil-i Edirne, andan menzil-i Burgaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 163b ·
metinde göster ·
… yyâdan nişân verir bir zindânı varoşunda olan cümle halkın üsârâları her şeb bu
zindânda
mahpûsdur. Ve her gece dîdebânlar "Allâh yeğdir yeğ" deyü feryâd edüp evkât-ı h …
Ve kapusunın iç yüzünde çâh-ı gayyâdan nişân verir bir zindânı varoşunda olan cümle halkın üsârâları her şeb bu zindânda mahpûsdur. Ve her gece dîdebânlar "Allâh yeğdir yeğ" deyü feryâd edüp evkât-ı hamsede mehterhânesi çalınır. Mâ-tekaddem bu kal‘a bir kral kızının sarây 61a mahpûshânesi imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 60b–61a ·
metinde göster ·
Bunda dahi bir bâğ-ı İremde kapudan hakîre ziyâfet edüp hedâyâlar verdi ve
zindânda
esîr olan bin aded ümmet-i Muhammed'den on yedi aded Mustafa isimli âdemler get …
Bunda dahi bir bâğ-ı İremde kapudan hakîre ziyâfet edüp hedâyâlar verdi ve zindânda esîr olan bin aded ümmet-i Muhammed'den on yedi aded Mustafa isimli âdemler getirdüp birisi dahi Foça şehrinden sipâhîler halîfesi değil ve Başbâkî kulu Kayseriyyeli Hasan Ağa'nın ısmarladığı Halîl Beğ nâmında âdem dahi yok idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 44a ·
metinde göster ·
Hakîkatü'l-hâl âb [u] havâ cihetinde kasaba-i Cîze ravza-i Rıdvân'dan bir köşedir. Müte’ellim ü mağmûm ve sâhib-i hümûm bir kimesne Cîze'ye varsa derhâl ve der‘ân def‘-i hem ü gam edüp mesrûr u dilşâd ve gamgîn gönlü âbâd olup inşirâh-ı sadr [u] zevk-ı derûn müyesser olur. Zîrâ bu hâk-i anber pâkde Hazret-i Yûsuf aleyhi's-selâm Züleyhâ iftirâsilye bu şehre karîb zindânda haps olunup halâs oldukda Cîze'de sâkin olanlara ve ehl [ü] iyâllerine du‘â edüp gerd-i küdûretden Cîze halkı halâs olmuşlardır. İlâ-yevminâ hâzâ ol nefes-i Hazret-i Yûsuf te’sîriyle hâlâ Cîze halkında zerre ve şemme gam u gussa yokdur. Ve cümle halkı mün‘imlerdir. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
âyetinde ve cemî‘i tefâsîr ü tevârîhlerde kısas-ı Hazret-i Yûsuf mastûrdur. Ancak me’âl-i kelâm Hazret-i Yûsuf'u Züleyhâ iftirâsiyle zindânda haps etdiler. Bu âyet delîldir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·