"İşte bunların her biri onar ve yigirmişer yıl imiş esîr-i bend [u] belâ çekerler imiş. Bunları Zirinoğlu, sultânıma mahabbeten zindândan çıkarup başınız içün âzâd etdi" dediğimde paşa safâsından şâd girye edüp ağlayup hamd-i Hudâ etdi ve her biri diyârlarına ihsânlar alup gitdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 163a ·
metinde göster ·
ayağından neybe demirin kırup bir kat esbâb semmûr kürküyle ve müsellâh bir küh …
Paşa cümle hedâyâlara nazar edüp bunlardan dahi hazz edüp niçe eşyâlardan "el-hedâyâ tüşterek" deyü ağavâtlara birer şey hibe edüp, "Evliyâm, hoş geldin ve safâ geldin, ammâ kanı Bihke kapudanı" dedikde, "Sultânım, niçe zindândan çıkarup ayağından neybe demirin kırup bir kat esbâb semmûr kürküyle ve müsellâh bir küheylân atıyla ikrâm olunup, "Belki küffâristândır, yine âzâd etdiklerine peşîmân olalar" deyü ol ân kraldan izin alıverüp, ‘Banım 163b kapudan cisrine kavuşmağa gitseler’ dedikde ricâmız kabûl olup Bihke kapudanı bin aded güzîde atlılar ile ılkar edüp Bihke'ye gider, ammâ ne gider. şimdi Kıradişka'dan haber gönderdim. Yarın ya bir gün bunda hâk-i pâye gelüp yüz sürmesi mukarrerdir" deyüp Zirinoğlu ahvâllerin ve vilâyetin imârâtın ve gayrı temâşâ etdiğimiz kılâ‘-ı metîneleri su’âl ederek musâhabet ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 163a–163b ·
metinde göster ·
… sı mâlı ve beş semmûr kürkleri kendü defteriyle teslîm edüp ol mahalde kapudanı
zindândan çıkarup
âzâd etdiler, ammâ efendim gâyet ma‘mûr u âbâdân vilâyetleri var.
"Belî, bu abd-i za‘îf Banaluka'dan bir günde Kıradişka'ya varup, andan nehr-i Sava'yı geçüp Çernik sancağı hâkine kadem basup, andan üç günde Zirinoğlu hudûdunda kırıntı nâm dağlar gibi ağaçlar kırıntısın geçüp bir günde Çakatorna nâm kal‘asında, kendü tahtı olan kal‘asıdır. Anda on iki Sirem arabası mâlı ve beş semmûr kürkleri kendü defteriyle teslîm edüp ol mahalde kapudanı zindândan çıkarup âzâd etdiler, ammâ efendim gâyet ma‘mûr u âbâdân vilâyetleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 164a ·
metinde göster ·
Ve bu sâ‘at kullesi dibinde dârağacına karîb ümmet-i Muhammed esîrlerin kodukları zindânı var. Cenâb-ı Kibriyâ kâfir kulların bile bu sicn-i dünyâdan hıfz ede, zîrâ çâh-ı cahîmden nişân verir bir zindândır. Mukaddemâ bu zindândan çıkarup kırdığı ümmet-i Muhammed'in vücûd-ı şerîflerin cümle kal‘a toprakları üzre defn etmiş bulundu. Ve bu siyâset meydânının etrâfında cümle iki yüz aded dükkânlar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 131b ·
metinde göster ·
cümlesi îd-i adhâ etdiler. Çoğu kavm-i Tatar idi, her biri sıla-i rahmlerine gi …
Ve bu su kuyusu kurbunda bir esîr zindânı var, çâh-ı cahîmden nişân verir. İçinden yüz yetmiş aded ümmet-i Muhammed esîriyle kırk aded küffâr mücrimleri çıkup küffârları âzâd edüp cümle ibâdullâhı sapan kemendler ile gücile zindândan çıkarup cümlesi îd-i adhâ etdiler. Çoğu kavm-i Tatar idi, her biri sıla-i rahmlerine gitdiler. Ve beş yiğit dahi ceng mahallinde bizim top güllelerimize râst gelüp kal‘a içre şehîd olup dahi ayaklarında demirleri dururdu. Hem esîr ve hem Hürr-i şehîd yiğitleri defn etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 135b ·
metinde göster ·