İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

zinde

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
50
isabet
50 cümle/beyitte
18,5
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
24 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi5020,4

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 50

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“zinde” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 199b … yı ümmetden müsin kimesne idi. Hattâ Süleymân Hân sohbetiyle müşerref olmuş bir zinde ihtiyâr idi.
EÇS II 264b–265a … es-i perdeden birbirleriyle helâlleşmeğe başladılar. Hemân bu mahalde cânı başı zinde , yarar ve bahâdır gemiciler ellerine baltalar alup ibtidâ gemi çarmıhları ipler …
EÇS II 278a … u beni Gerede'de bulun, demiş" deyü darb-ı mesel olmuş derler. Ammâ halkı gâyet zinde ve mücessem ve şecî‘ Türk tâ’ifesidir. Cânib-i erba‘asında ve cenûb tarafında K …
EÇS II 283a–283b … ıdır. Ve âb [u] hevâsının letâfetinden halkının reng-i rûyları humret üzre olup zinde Türk âdemleri olur. Garîbü'd-diyâra gâyet ri‘âyet eder halûk âdemleri vardır.
EÇS II 287b … e Ermenidir. Gökdolak Acemler dahi var. Ten-dürüst ve ten-perver, orta boylu ve zinde ve müsinn [ü] ihtiyâr âdemler ve civânları cümle la‘l-gûn yanaklı kaviyyü'l-bün …
EÇS II 299b Evsâf-ı reng-i rûy-ı pîr [ü] civân: Âb [u] hevâsının letâfetinden cümle halkı zinde ve ten-dürüst ve serv-kad ve lâle-had ve siyâh-hat olup reng-i rûyları verd-i h …
EÇS II 313b Ziyâret-i Hızır Zinde : Bir ulu kubbe-i âlî içinde bir serîr üzre yatar bir cesed-i şerîfdir. Bu dahi …
EÇS II 322b … geçinir kimesnelerdir. Nehrinin, gâyet latîf sudur, halkı andan nûş edüp gâyet zinde recül-i sâlihleri vardır. Re‘âyâlarında Ermeni ve Gökdolak [ve] Aznavur Gürcîle …
EÇS II 324b Ammâ mahsûlât-ı hubûbâtı çokdur. Ve ahâlîsi gâyet zinde âdemlerdir, ticâret ve zirâ‘at ile geçinirler bir alay guzât-ı müslimîndir. "Şö …
EÇS III 35b–36a … t-i Hızır, Hazret-i Nûh ile gemide bile idi kim Hazret-i Nûh du‘âsı berekâtiyle zinde olup ol zamandan berü deryâda gezer ve Hızır ismiyle müsemmâ olduğunun vech-i t …
EÇS III 43b … fâ niyyetine girüp gasl etdükde bilâ-rikâb ata süvâr etmeğe başlayup ol mertebe zinde ve tendürüst oldum ki değme fetâlar pençemi çeviremez oldular.
EÇS III 65a … ehr-i atîk kûh-ı Ercîs dâmeninde olmağile hevâsı bürûdet üzre olup cemî‘i halkı zinde ve yigitlik kârı özünde, kimi yüz'ünde ve kimi yüz altmışdan yüz yetmişe yetmiş …
EÇS III 164a … bitmişe yetmiş olup musâhabetten sehel kalmış olurlar. Ammâ yine kâr-ı kisbinde zinde ve devende ü revende reng-i rûlar humret üzre âdemlerdir.
EÇS IV 194b … nûn gibi danedârdır ve kemâl mertebe müsinn olmuşken reng-i rûyları humret üzre zinde âdemlerdir.
EÇS IV 194b … z'in hevâsına müşâbihdir derler. Hakkâ ki, hevâsının kemâl-i i‘tidâlinden halkı zinde ve tenperverdir ve cümle server-i hünerverlerdir ve cümle Türkman u Ekrâdlardır …
EÇS IV 203b … i seherde bâd-ı sabâ esüp âdem hayât-ı ebed bulur. Ve hâbdan âdem bîdâr oldukda zinde vü pür-şevk kalkar. Sekiz rûzgârda dahi hevâsı hûbdur, anınçün püserânları cüml …
EÇS IV 233b … kırgıl, ol asır ki bin altmış târîhi idi, sinni yetmiş seneye yetmiş idi. Ammâ zinde ve kaviyyü'l-bünye idi ve savtı bülend idi ve kitifleri vâsi‘ ve şîrâne ve bâzû …
EÇS IV 257b … levend olup tâzeleri cenge terğîb ederler ve cüvân fetâları kezâlik buğday iğlü zinde yiğitlerdir.
EÇS IV 286b–287a … eğlerinin âb-ı rûyıdır. Gerçi bir lahm u şahm sâhibi görinür ammâ gâyet çâpük ü zinde ve server-i hünerverlik üzerinde mevcûd bir mîr-i Mahmûdî'dir. Bitlîs hânıyla b …
EÇS IV 351a … hi Ta‘âlâ rahm-i mâderden henüz müştakk olmuş gibi vücûdunda bir illet kalmayup zinde olur. Tâ bu mertebe dâru'ş-şifâ-yı kûy-ı yâr-ı Hüseyni'ş-şehîdi'r-rızâdır.
EÇS IV 363b–364a Hakîkatü'l-hâl gâyet zinde kavmi vardır ve gâyet ganîmet şehirdir kim hurması cihânı {dutmuşdur ve şehr-i …
EÇS IV 368b … pîr oldu. Ol dahi üç yüz yigirmi yaşında pîr-i fânî idi, ammâ nazar-ı Resûl ile zinde idi ve ilm-i ledünde gâyet âlim idi. Ve Hazret-i Resûl Selmân-ı Pâk hakkında
EÇS IV 407a … î kılup Hazret-i Hızır'a âb-ı hayâtı müyesser edüp ilâ hâze'l-ân emr-i Hakk ile zinde olup deryâ hizmetine me’mûrdur. Ve bu rûy-ı zemînde Hazret-i Hızır'ın basup dur …
EÇS V 15b … i çerâğ ve tevâbi‘lerin ihyâ ederiz ve ruhlariçün hayrât [ü] hasenât edüp anlar zinde olur. Allâhu a‘lem bize Erzurûm'da senin ağzınla çok haber gelür" deyü vâkı‘amı …
EÇS V 130a … ânib-i erba‘ası yaylalardır ve âb-ı hayât suları firâvândır. Anıniçün ahâlîleri zinde cân-ı cânândır. Hattâ niçe bin ricâl makûlesi kemâl mertebe müsinn ve mu‘ammer …
EÇS V 134a … olur ve benî Âdem âb [u] havâsının letâfet-i ekl [ü] şürbinden ten-dürüst olup zinde olur. (---) (---) (---)
EÇS V 166b Der-vasf-ı reng-i rûy-ı pîr [u] cüvân: Ekseriyyâ pîr-i nâ-tüvânları bile zinde ve la‘lgûn yanaklılardır. Tâzeleri hod evlâ bi't-tarîk verd-i ahmer-gûn femlile …
EÇS VI 10b … anîdi Makşi kral binâsıdır. Hâlâ Erdel krallarına tâbi‘dir, ammâ Rakofçi la‘în zinde iken Nemse çâsârıyla yek-dil ü yek-cihet olup bu kal‘aya beş bin Nemse cengâver …
EÇS VI 35a … var, ya‘nî merd-i kelâm bu mertebe cüssede olan gâzîler ol kadar ten-dürüst ve zinde ve cüst ü çapük ü çâlâkdir.
EÇS VI 38a Der-medh-i havâ-yı câvidân: Âb [u] hevâsının letâfetinden halkı ten-dürüst ve zinde olup mahbûb [u] mahbûbe-i İştib meşhûr-ı âfâkdır.
EÇS VI 163a … ve bal suyu müskirâtların nûş etmek ile ıstmayı def‘ edüp ten-dürüst olup hayli zinde ve zeber-dest firkatede kürek çekmenin erbâbı tüvânâ âdemleri vardır.
EÇS VI 170b … Sava kenârında iskele-i azîmdir. Ve âb [u] hevâsı gâyet latîf olduğundan halkı zinde olup câ-be-câ mahbûbları da bulunur.
EÇS VII 124b … kâmil bir fersah tûllu bir şehr-i zîbâdır. Bir fersah on iki bin adımdır, ammâ zinde levendât hatvesiyle sekiz bin adım Bâğçesarây şehridir. Pravadi şehri gibi iki …
EÇS VII 127b … olmuşken yine reng-i rûyları humret üzredirler. Tâze yiğitleri evlâ bi't-tarîk zinde yiğitlerdir.
EÇS VIII 208a–208b … attâ Ebü'l-feth tahrîri üzre çinganelerin ölülerinden bile 208b tâ yerine bir zinde bulmayınca ölüsünden harâc alınur.
EÇS VIII 220a … : Letâfet [ü] tarâvet-i kesb-i hevâdan halkının reng-i rûyları humret üzre olup zinde ve tendürüst olduklarından mâ‘adâ ricâl makûlesi kemâl mertebe müsinn ü zâl-ı z …
EÇS VIII 354b … -hevâ-yı hûb-ı câvidân: Bu şehrin gerçi hevâsı latîf olduğundan halkı tendürüst zinde olup mahbûb u mahbûbesi memdûhdur, ammâ suyu şehrine göre gâyet azdır. Tâ aşağı …
EÇS VIII 366b Der-reng-i rûy-ı pîr [ü] cüvân: Hevâsının letâfetinden pîr-i nâ-tüvânları zinde olup yüz yaşında iken yüzleri humret üzre olup tâzeleri hem-çünân eylecedir.
EÇS VIII 382b … uşanup sayd [u] şikâra ve kâr [u] kisbe gider. Tâze yiğitleri hod kemâl mertebe zinde ve [ze]ber-dest olup yüzleri gûyâ bedr-i münîrdir.
EÇS IX Y91a–Y91b … e sehel kesb-i hevâ edince âb-ı hayât suları vardır. Nûş eden halkı sarhoş olup zinde olurlar.
EÇS IX Y161a … ayâtdan nişân verir bir âb-ı nâbdır. Bu mâ-i cân-bahşın te’sîrinden cümle halkı zinde ve ehl-i safâ ve yârândan garîb dilnüvâz kavimdirler. Ammâ sûhtevât tâ’ifeleri …
EÇS X Y137b Hamd-i Hudâ bu za‘îf Evliyâ yüz sürüp zinde oldum ve pederimiz amelî hattını gördük. Hakkâ ki ibret-nümâ musanna‘ dollâbdır …
EÇS X Y351a Derhâl Dimyât'a bir çâpük ü çâlâk zinde ve özünde âdem gönderüp cümle atları getirüp iki cânibde ma‘mûr [u] âbâdân şükû …
EÇS X Y368b … ve zevâvîlerin hakîr görmüşüm. Ol imâret-i âbâdânı bilir yüz kırk altı yaşında zinde civân-misâl cünbüş ü hareket eder şeyh şücâ‘uddîn gördüm deyü nakl etdi.
EÇS X Y386a Ve halkının reng-i rûyları humret üzre zinde ve cimâ‘kâr âdemlerdir. Âb [u] havâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbesi memdûh …
EÇS X Y411a … a nazar etdim. Gördüm ki abdâlân-ı Bektaşiyândan iki kalender-simâ ve iki zarîf zinde tüvânâ ve ârifân u âşıkân-ı Hudâ karşudan nümâyân olup yakın oldukça sûra rehâ …
EÇS X Y414a Ve cümlesi kadîd-i mahzdır, bir lahm [u] şahm sâhibi âdem görmedim. Çâpük ve zinde ve cemmâ‘ ve şiddet-i hâra mütehammil âdemlerdir. Kanâ‘at edüp cümle uryân u bü …
EÇS X Y419b … k kim kelpedân ile yapışılmaz, yâdest kemiğine benzer bir kadîd cüst ü çâlâk ve zinde , ammâ ayyârlık alâmeti yüzünde, pehlivânlık kelâmları sözünden sâdır olup bir g …
EÇS X Y442b … ana süvâr oldu. Ammâ Dervîş Cârullâh'ın süvâr olduğu kazık boynuz hayvânı gâyet zinde idi.
EÇS X Y442b Ve gâyet zinde kavmdir. Ve bu kavmde ilm-i arabî ve kitâbet vardır. Siyâh siyâh dağlarında niç …