Ve cümle kapuların kaddi yigirmişer zirâ‘-ı âlî bâb-ı kebîrlerdir kim cümlesinin kanatları kâr-ı zergerân ile ârâste olmuş gümüş ile mînâ olmuş pirinc-i musanna‘ ibret-nümûn bâb-ı mu‘allâlardır. Ammâ kıblenin orta kapusu cümleden âlî kaddi elli zirâ‘ bir bâb-ı kebîrdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 35b ·
metinde göster ·
… vtine târîhdir: Leyle-i ıyd-i adhâ sene 978}. Deryâya havâle bir kûh-ı bülendin
zirvesinde bir
kubbe-i âlî içinde medfûndur kim çâr-kûşe dîvârının cânib-i erba‘asında niçe yü …
Ziyâretgâh-ı Hazret-i Yahyâ Efendi {mevtine târîhdir: Leyle-i ıyd-i adhâ sene 978}. Deryâya havâle bir kûh-ı bülendin zirvesinde bir kubbe-i âlî içinde medfûndur kim çâr-kûşe dîvârının cânib-i erba‘asında niçe yüz bin uşşâkân-ı hattâtın gûnâ-gûn hatt-ı ebyât-ı eş‘ârları tahrîr olunmuş bir âsitânedir. Bizzât kendüleri Tarabefzûn'da mütevellid olup Süleymân Hân Gâzî ile süd karındaş olmuşlardır. Zîrâ Süleymân Hân ve pederi Selîm Hân-ı Evvel Tarabefsûn'da tevellüd etmişlerdir. Ba‘dehu Yahyâ Efendi, Süleymân Hân hilâfetinde cebren İslâmbol'a gelüp terk-i dünyâ edüp yine medfûn oldukları püşte üzre her leyle-i cum‘a Hızır Nebî ile mülâkât olup ilm-i ledünni anlardan tilâvet edüp terk-i dünyâ olmuşdu. Hâlâ ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 135b ·
metinde göster ·
… teşi karşu Rûmeli Boğazı tarafında evc-i âsumâna ser-çekmiş bir kulle-i bâlânın
zirvesinde bir
fânûs-ı azîm içre yûnus balığı yağı yakup cümle Karadeniz keştîleri ana nazar e …
{Der-sitayiş-i fânûs}: Ancak her gece âteşi karşu Rûmeli Boğazı tarafında evc-i âsumâna ser-çekmiş bir kulle-i bâlânın zirvesinde bir fânûs-ı azîm içre yûnus balığı yağı yakup cümle Karadeniz keştîleri ana nazar edüp şeb-i siyâhda boğazdan içeri girüp selâmete dâhil olup kurbân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 139a ·
metinde göster ·
… z hakîre yigirmi aded güzîde paşalı ve kırk aded Bihke kapudanı tevâbi‘leri ile
Zirinoğlu'na bir
nâme ve bir seccâde ve bir harîr münakkaş haliçe ve bir semmûr kürk kırmızı çuk …
Ol gün paşa efendimiz Bihke kapudanın halâs içün Zirinoğlu'na kırk bin guruşluk semmûr ve kırmızı Diyârbekir bezi ve bin top kız dimisi ve elvân lekkeffûrî Acem bezi ve kırmızı Usturumca abası bin top ve yüz çift kebe ve bin aded sarı ve bin aded kırmızı sahtiyânlar ve bin çift kırmızı çizme ve bin çift sarı çizme ve bin çift pabuc ve bin çift mest ve bin çift kaba ve ince gömlekler ve bunun emsâli niçe bin elvân şeyleri Zirinoğlu la‘înin gönderdiği defter-i nâ-ma‘kulü üzre cümle tahsîl edüp cümlesin on aded Sirem arabalarına tahmîl edüp paşa efendimiz hakîre yigirmi aded güzîde paşalı ve kırk aded Bihke kapudanı tevâbi‘leri ile Zirinoğlu'na bir nâme ve bir seccâde ve bir harîr münakkaş haliçe ve bir semmûr kürk kırmızı çukaya kapluca hedâyâlar verüp hakîrin zabtında oldukdan sonra paşa ile vedâ‘ mahallinde dest bûs etdikde bir kîse guruş harc-ı râh ihsân edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 154a ·
metinde göster ·
Ve mihrâbı pençerelerinin önünde tûlen ve arzen kâmil bir
zirâ‘ bir
bâğ-ı İrem-misâl bir hadîka-i ravza-i Rıdvândan nişân verir bir cinîni var kim …
Ve mihrâbı pençerelerinin önünde tûlen ve arzen kâmil bir zirâ‘ bir bâğ-ı İrem-misâl bir hadîka-i ravza-i Rıdvândan nişân verir bir cinîni var kim Cenâb-ı Bârî rûy-ı arzda ne kadar eşcâr-ı müsmirâtlar halk etdi ise bu bâğ-ı Merâmda mevcûd olup cümleden mümessek incir meyvesi Nâzilli incirine akrândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 312b ·
metinde göster ·
… lâh yerden bir âb kaynayarak kuyu cirminde toprak taşraya pertâb edüp hâlâ yedi
zirâ‘ bir
çâh-ı mâdır.
"Bu mahalde bir kuyu kazalım, vakt-i sabâh suyu âb-ı hayât ola, vakt-i zuhur ekşi ola, vakt-i gurûbda acı ola. Bizim harâretlerimize dermân ola. Böyle mu‘cize gösterirsen sana îmân getirelim", dediklerinde Yûnus Nebî Tûr-ı Zeytâ'ya münâcâta varup du‘âsı kabûl olup bu bi’ri ibtidâ kendüler kazmağa mübaşeret edince bi-emrillâh yerden bir âb kaynayarak kuyu cirminde toprak taşraya pertâb edüp hâlâ yedi zirâ‘ bir çâh-ı mâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y220a ·
metinde göster ·
… 'da sûr nakılları-misâl bir surâhî nakıldır. Üçer dörder tabakadır. Y 314a Tâ
zirvesinde bir
sağîre cevârî, andan aşağı ehl-i beyt-i şürefâ zer-ender-zere müstağrak olup gi …
Hakkâ ki cemî‘i hevdecleri ya‘nî develer üzre mahâfeleri gayri mahâfe gibi değildir. Rûm'da sûr nakılları-misâl bir surâhî nakıldır. Üçer dörder tabakadır. Y 314a Tâ zirvesinde bir sağîre cevârî, andan aşağı ehl-i beyt-i şürefâ zer-ender-zere müstağrak olup giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y313b–Y314a ·
metinde göster ·
… nın sadâları istimâ‘ olunup Hazret-i İdrîs ve Hazret-i Îsâ ile merhabâya âhiret
zirâ‘ıyla bir
ramak yer kalır. Vakt-i zuhradek huccâcın serleri ebr-i nîlgûn içinde kalır. Mü …
Ve mezkûr Dîvdâr belinden yukaru Akabe sütûhuna çıkınca dik yukaru iki sâ‘at yokuşdur. Ammâ merhûm Rıdvân Beğ tathîr etmiş kim makdûr-ı beşer değildir. Rahmetullâhi aleyh. Âsân yokuşdur, ammâ gök yüzünde ba‘zı zamân kerrûbiyânın sadâları istimâ‘ olunup Hazret-i İdrîs ve Hazret-i Îsâ ile merhabâya âhiret zirâ‘ıyla bir ramak yer kalır. Vakt-i zuhradek huccâcın serleri ebr-i nîlgûn içinde kalır. Mübâlağadan kinâye tâ bu kadar evc-i semâya ser çekmiş kûh-ı bâlâ-yı Akabe-i kazâ-i nâgehânîdir. Hind ü Sind Yemen seyyâhları ve tüccârları mâbeyninde Mısır'ın Akabesi meşhûr-ı âfâkdır. Mısır'dan Ka‘be'ye gidince cümle akabeler âsândır. Dahi âsânı oldur kim mukaddemâ bâlâda tahrîr olunduğu üzre Zahrü'l-hımâr nâm körfezin boğazı dolsa bu Akabe'ye uğrayup renc [ü] anâ çekilmez ve altı konak gidişde ve altı konak gelişde fâ’ide eder ve beher yevm biner altun masrûf bâkî kalırdı. Bu müyesser olmazsa, mısra:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y379b ·
metinde göster ·
Evvelâ Mısır'ın yukaru iç kal‘ası cebel-i Mukattam'ın şimâlî ucunda bir burunda vâki‘ olmuş bir yalçın püşte üzre bir kal‘a-i zîbâdır. Ve cebel-i Cûşî'den kal‘aya bir top menzili yerdir, mâbeyne-hümâsı iki yüz zirâ‘ bir çukur taşlı deredir. Cümle vilâyet kûhkenleri dâ’imâ andan Ferhâd-vâr taş kesüp handak ederler. Ve kal‘a ile cebel-i Cûşî mâbeyni gâyet sengistândır. Hîn-i muhâsarada metrise girmek mümkin değildir. Ve kal‘anın dağ tarafı gâyet metânet üzre mebnîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y77b ·
metinde göster ·
… i dîvârda bir "vâv" ve "Allâh" tahrîr olunmuşdur. Üç karış kalın kalemdir ve on
zirâ‘ bir
vâv-ı müdevverdir kim sihr-i i‘câz kalemdir. Ve haremin kıble kapusu sağında bi …
Ve bu besmele cânibindeki dîvârda bir "vâv" ve "Allâh" tahrîr olunmuşdur. Üç karış kalın kalemdir ve on zirâ‘ bir vâv-ı müdevverdir kim sihr-i i‘câz kalemdir. Ve haremin kıble kapusu sağında bir besmele dahi vardır. Hemân evvelki besmele resmindedir, ammâ beyâz kalemdir. Bu dahi kırk adım tavîl serâmed besmele-i mümteddir. Lâkin Karahisârî Hasan Çelebisinin ketebesiyledir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y92a ·
metinde göster ·
sürâhî altun top üzre bir altun alemi vardır. Ve cânib-i erba‘asındaki köşeleri …
Ve tâ zirvesinde bir sürâhî altun top üzre bir altun alemi vardır. Ve cânib-i erba‘asındaki köşelerinde dahi birer altun topları vardır. Ve serâpâ siyâh harîr üzre zer-ender-zer sırma bükme münakkaş içre Lâ ilâhe ilallâh Muhammedün Resûsullâh tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y204a ·
metinde göster ·
… kaddi yüz zirâ‘-ı Mekkî'dir. Cânib-i erba‘asında Kabâbıta hatları çokdur. Ve tâ
zirvesinde bir
çârpâ üzre süvâr olmuş mücevveze sarıklı âdem sûreti var, Selîm Hân Mısır'a gel …
Evvelâ İslâmbol'da Atmeydânı'ndaki gibi çâr-gûşe bir amûd-ı serâmed vardır, kaddi yüz zirâ‘-ı Mekkî'dir. Cânib-i erba‘asında Kabâbıta hatları çokdur. Ve tâ zirvesinde bir çârpâ üzre süvâr olmuş mücevveze sarıklı âdem sûreti var, Selîm Hân Mısır'a gele, deyü işâretdir. Cânib-i erba‘ası Atmeydânı'ndakinin nakşı gibi münakkaşdır. Ve hâlâ bunda olan mesdûd tılısmât-ı garîbe bir diyârda yokdur. Hâlâ meftûh olmamışdır, cümle râyegândır, feth etmeğe cidd ü cehd edenler cümle anda medfûndurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y232a ·
metinde göster ·
Evvelâ bu eşkâl-i garîbe bu püşte-i âlînin tâ zirvesinde bir vâsi‘ meydânın cânib-i erba‘asında gûnâ-gûn seng-i hârâlardan sandaliyyeler ârâste olmuş, bu meydânın garbîsi nihâyetinde yedi amûd-ı müntehâ-yı sommâkî bir yere cem‘ edüp birbirine muttasıl Y 406a dikmişler. Bu yedi sütûnun zirve-i âlîsinde bir hacer-i yekpâre vaz‘ [u] nasb eylemişler. Yedi amûdu setr edüp amûdlara bâr olup amûdlar anınla ber-karâr olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y405b–Y406a ·
metinde göster ·