… üffâra bir sâtûr-ı Muhammedî urup ceng [u] cidâl ederek Kostaniçse kal‘asına ve
Zirin
kal‘asına varup karâr ederler. Küffâr kal‘anın yakmayan yerlerin dahi yakup bir …
Hattâ sene 1002 târîhinde küffâr-ı bed-tebâr ve niçe bin cünûd-ı cünüb-ı bî-i‘tibâr ile Turvin-i bed-âyîn edüp kırk altı bin melâ‘în ü bî-dîn ve müşrikîn ü pür-kîn ile Yenihisâr'ı muhâsara edüp kâmil üç ay döğer. Âkıbet derûn-ı hisârda mahsûr olan guzât-ı müslimîn, Âl-i Osmân tarafından imdâd gelmeyeceğinden me’yûs olup bir gece kal‘ayı âteşe urup kal‘a hâricinde meterisde olan küffâra bir sâtûr-ı Muhammedî urup ceng [u] cidâl ederek Kostaniçse kal‘asına ve Zirin kal‘asına varup karâr ederler. Küffâr kal‘anın yakmayan yerlerin dahi yakup bir dahi amâr etmemek üzre bırağup gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 156a ·
metinde göster ·
Evsâf-ı (---), ya‘nî kal‘a-i Zirin: Lisân-ı Latin'de (---)(---)(---)(---) demekdir, ammâ bânîsi Koca Zirin olmak ile ol ismiyle müsemmâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Fâtihi sene 943 târîhinde Gâzî Mehemmed Beğ'dir. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 156b ·
metinde göster ·
olmak ile ol ismiyle müsemmâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Fâtihi sene 943 târîhinde Gâ …
Evsâf-ı (---), ya‘nî kal‘a-i Zirin: Lisân-ı Latin'de (---)(---)(---)(---) demekdir, ammâ bânîsi Koca Zirin olmak ile ol ismiyle müsemmâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Fâtihi sene 943 târîhinde Gâzî Mehemmed Beğ'dir. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 156b ·
metinde göster ·
… yer Ravna dağında ve nehr-i Tuna'nın başı olan Alman dağında görmüşüm, ammâ bu
Zirin
vilâyetinin ağaçları kalınlığı ve âlîliği eflâke ser çeküp zemîne sâye salmışdı …
Bu serhadlerde kırıntı derler. Nemse ve Alaman'da tabur derler. Erdel'de ve Leh'de ve Eflâk ve Boğdan'd[a] becene derler, ammâ bu Zirinoğlu kırıntısı tâ nehr-i Drava'dan tâ nehr-i Sava'ya varınca, ya‘nî şimâlden kıble cânibine üç günlük yol kırıntı etmiş kim(?) ve hâlâ her sene tecdîd edüp aslâ ne kal‘aya benzer ve ne tabur handakına benzer ve kırıntı içre olan sıradaki(?) evc-i âsumâna ser çekmiş ağaçları kesmeyüp yerli ağaçlar kalup hıyâbân ormanistân olmuş, devlet-i mühmelleri sekiz yüz yıldan berü beher sene niçe kerre yüz bin kâfir cem‘ olup niçe kerre yüz bin ve sad kerre hezâr dıraht-ı bâlâları kırup sene-i mâzîde kırılmış dıraht üstlerine dağlar gibi yığdıklarından bu diyârda kırıntı derler. Hakîkatü'l-hâl kırıntıdır. Balta ile kırıntı olmadır, ammâ bu kırıntı olan yerlerin iç yüzünde ve taşrasında Osmânlı hâkinde abdâlâne ağaç kökü bile komamışdır. Belki mesâff cengi ola mülâhazasıyla cümle bir top menzili sahrâ-yı çemenzârdır ve Cenâb-ı Kibriyâ bu diyârlara verdiği atf-ı râyı(?) ve hâk-i pâk-i amber-pâke verdiği şecere-i müntehâları bir diyârda görmedim. İllâ Bosna şehrine [bir] konak karîb yer Ravna dağında ve nehr-i Tuna'nın başı olan Alman dağında görmüşüm, ammâ bu Zirin vilâyetinin ağaçları kalınlığı ve âlîliği eflâke ser çeküp zemîne sâye salmışdır. şundan ma‘lûm-ı sa‘âdet ola kim bir dırahtı teberdârlar kesüp bâl ve perri ve şâhaları kırılup zemîne indikden sonra hurd olup bir ağaçdan üç aded oyma yek pâre gemiler yapup en kalın yeri dibidir, andan bin yük alma alır. Ve niçe âdemler metâ‘larıyla binüp Belgrad'a gelirler. Gören yârân-ı bâ-safâlar[a] hafî değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 160a ·
metinde göster ·
… mmedî gönderüp sabâh inşâ’allâh şeref-i sohbetleriyle bir niyâznâme gönderdikde
Zirin
ban nâm kilisenin kurbunda bir sarây-ı azîm döşedikleri haberi geldi. Ertesi gü …
Ol gün gidüp karye-i Vaslovin'de yatdık. Bin aded menhûs hâneli ve çârsû-yı bâzârlı kasaba-misâl bir kend-i bî-misâldir. Bu karyeden ileri bir âdemimizle Beğ nâm velîd-i pelîde iki Kaya Sultân yağlığı ve bir kûse destâr-ı Muhammedî gönderüp sabâh inşâ’allâh şeref-i sohbetleriyle bir niyâznâme gönderdikde Zirin ban nâm kilisenin kurbunda bir sarây-ı azîm döşedikleri haberi geldi. Ertesi gün yevm-i bâzâr idi. Alay ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 161a ·
metinde göster ·
ban kilisesi yanındaki sarâya konup ertesi beş yüzden mütecâviz yaşı belli ve g …
Ba‘dehû alay ile Zirin ban kilisesi yanındaki sarâya konup ertesi beş yüzden mütecâviz yaşı belli ve gûnâ-gûn semmûr kalpaklı mülebbes kefereler hakîre gelüp bizi krala da‘vet etdiler. Biz dahi esb-i sabâ-reftârımıza süvâr olup cümle tevâbi‘ât ile cümle üç yüz çift yiğitler önümüz sıra atbaşı berâber giderken şehr[i] seyr [ü] temâşâ edüp Zirinoğlu sarâyı havlısına vardıkda ban piyâde dîvânhânesinden taşra çıkup hakîr dahi bî-bâk ü bî-pervâ atdan inüp ban ile ol ân öpüşüp ve görüşüp dîvânhâneye varup ayru[k] birer sandalyede karâr etdik. Bunların dahi dîvânhâneleri döşeli değildir. Mücellâ ve musaykal hurde ruhâm taş döşelidir. Cümle erbâb-ı dîvânlar iskemleler üzre otururlar. Hemân hakîr gayret-i Muhammedî'yi gözedüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 161b ·
metinde göster ·
Nehr-i Drava'dan bir âb menzili ba‘îd bir düz çemenzâr zemîn-i mahsûldârdır. şekl-i muhammes bir şeddadî rıhtım binâ bir hisâr-ı üstüvârdır kim hasretü'l-mülûk bir kal‘a-i ibret-nümâdır ve bânîsi Koca Zirin idü[ğ]i [ve] bâlâ varakda biraz evsâfı tahrîr olunmuşdur, ammâ derûn-ı hisârda cümle on bin aded kârgîr binâ hânedân-ı ra‘nâlardır kim cümle gûnâ-gûn kiremitler ile mestûr menhûs hâne-i ma‘mûrlardır. Cümleden ma‘mûr u müzeyyen vâcibü's-seyr hersek sarâyı ve yedi vezîr banesinde(?) yedi kapudan sarâyı cümleden ma‘mûrlardır. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 162a ·
metinde göster ·
Sene 921 târîhinde Selîm Hân-ı Evvel Mısır fethinde iken bu kal‘ayı Koca
Zirin
müceddeden binâ etdi. Zemîni bir vâsi‘ sahrâ-yı ferah-fezâda şekl-i müseddes şe …
Sene 921 târîhinde Selîm Hân-ı Evvel Mısır fethinde iken bu kal‘ayı Koca Zirin müceddeden binâ etdi. Zemîni bir vâsi‘ sahrâ-yı ferah-fezâda şekl-i müseddes şeddadî rıhtım dolma binâdır. Handakı çâh-ı azîmdir. Cümle sedd-i İskender-vâr yedi aded tabyasından Zirinoğlu'na bin pâre şâdumânî topları atup zemîn ü âsumân dir dir ditreyüp cemî‘i rûy-ı dîvârları kırmızı prankona çukalar ile zeyn etdiler. Ve cemî‘i tabyalar üzre gemi direkleri üzre birer gemi sereni dahi mıhlayup seren uçları onar bin guruş değer filandıralar asup kal‘ayı gûnâ-gûn peykerler ile zeyn edüp cemî‘i kilise çanlıklarında nâkûslar sadâsı cihâna velvele verdi. Ve bana cemî‘i kâfir askeri istikbâle çıkanlar yüzü koyunu yatup gûyâ secde ederlerdi. Ve tarîk-i âmlar üzre altun ve gümüş micmerelerde ûd ve amber ve kara günlük yakup râyiha-i tayyibelerden benî Âdem'in demâğı mu‘attar olup hersek ban kal‘a içre sarâyına girüp dahil oldukda bizi de bir sarâya kondurup andan şehir a‘yânının ziyâfetine vardım. Hersek'e bir ziyâfet ve bir nukul meze ve şarâb bir âfet olmuşdur kim ayağı düz, elleri ayakları düz kefereler kalmadı, zîrâ Ligradçık'ın bâğı ve bâğçe ve ığrâfı(?) çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 162b ·
metinde göster ·
… -i bâlâ ve kal‘a-i Oburça-i zîr ve kal‘a-i Budak ve kal‘a-i Dereslak ve kal‘a-i
Zirin
ve kal‘a-i Karım ve kal‘a-i Velim ve kal‘a-i Rakpinçe ve kal‘a-i Korlad ve kal‘ …
Kal‘a-i Odvina ve kal‘a-i Lika ve Yenihisâr ve kal‘a-i Siska ve kal‘a-i Korpa ve kal‘a-i Oburça-i bâlâ ve kal‘a-i Oburça-i zîr ve kal‘a-i Budak ve kal‘a-i Dereslak ve kal‘a-i Zirin ve kal‘a-i Karım ve kal‘a-i Velim ve kal‘a-i Rakpinçe ve kal‘a-i Korlad ve kal‘a-i Rojay.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 167b ·
metinde göster ·
… anık ve Uyvar ve vilâyet-i Mekemorya ve vilâyet-i İslovin ve tahrîb-i vilâyet-i
Zirin
ve Beganoğulları ve vilâyet-i Dodoşka ve vilâyet-i Alaman-ı Ungurus
Der-beyân-ı sebeb-i gazâ-yı Yanık ve Uyvar ve vilâyet-i Mekemorya ve vilâyet-i İslovin ve tahrîb-i vilâyet-i Zirin ve Beganoğulları ve vilâyet-i Dodoşka ve vilâyet-i Alaman-ı Ungurus
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 52a ·
metinde göster ·
… bu kal‘a-i Ösek-i dâr-ı seg dest-i küffârda iken yedi aded Hırvad ve İslovin ve
Zirin
ve Began ve Nadaj ve Yerekan herseklerinin bu kal‘a-i Ösek'de vekîller olmak ta …
"Pâdişâhım bu kal‘a bu cisir başında elzem-i levâzımındandır ve memerr-i nâsda bir cây-ı menâsdır. Bu ta‘mîr ü termîm olunmak gerekdir" dediklerinde müşâvereleri re’y-i ahsen görülüp hazâ’in-i pâdişâhîden beş yüz kîse mâl ve mühimmât u levâzımâtlar verilüp Peçoylı Kâsım Paşa'yı ta‘mîr ü termîme ta‘yîn buyurulup sene 932 esâsına şürû‘ olunup sene 936 târîhinde kal‘a-i Ösek müceddeden itmâm bulup mîr-i livâlığın binâ mu‘temedi olan Peçoylı Kâsım Paşa'ya sadaka olunup cemî‘i cebehâne ve mühimmâtların mükemmel ü mükellef koyup üç bin aded güzîde asker nigehbân ta‘yîn olunup Sirem ve İlok [ve] Varadin serhadleri emn ü amân oldu, ammâ bu kal‘a-i Ösek-i dâr-ı seg dest-i küffârda iken yedi aded Hırvad ve İslovin ve Zirin ve Began ve Nadaj ve Yerekan herseklerinin bu kal‘a-i Ösek'de vekîller olmak taht-ı bânân-ı fâcirân idi, lâkin Nemse çârsâr-ı inpirator kapudanı Boçkay kapudan hâkim idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 61b ·
metinde göster ·
… iyle Hasan Paşa'ya haberi varınca hikmet-i Hudâ bin târîhi Muharremi gurresinde
Zirin
ve Hırvad ve İslovin ve Korol ve Mekemorya ve Dodoşka ve Pirmorya ve Venedik kü …
"Bin başında başına yüz bin baş kâfir üşer. Kel başına merhem sür. Kâfir başlarıyla baş başa dokuşursun. Cümle kâfirleri tabura sür durma kır, başların Selîm oğlu Hünkâr Mehemmed'e göndür, durma. Bosna'da yedi yıl dur. Şâyed olasın berhordâr-ı mağfûr" deyü bu gûne oğuzâne Boşnak lehcesiyle Hasan Paşa'ya haberi varınca hikmet-i Hudâ bin târîhi Muharremi gurresinde Zirin ve Hırvad ve İslovin ve Korol ve Mekemorya ve Dodoşka ve Pirmorya ve Venedik küffârlarından yüz bin aded kefere vü fecereler Bosna serhadlerinden Yenihisâr kurbunda nehr-i Küpe altında Hasan Paşa üzre kâfirler gelüp bir savaş-ı perhâş olur kim hâlâ dâstân-ı dûstândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 69b ·
metinde göster ·
… e Donkarkiz banı ve Danimarka banı ve Kız kral banı ve Dış Françe banları cümle
Zirin
hersek ve Dodoşka hersek ve Moran hersek ve Began hersek ve Nadaj hersek ve Kep …
Çünki asâkir-i İslâm'ın Budin altından gitdikleri gibi cümle muhâfazaya me’mûr olanlar Budin Kralı Yanoş ile kaldı. Pes sene-i âtiye kim sene 935 târîhinin mâh-ı Ramazân'ında evvelbahâr olmadan dahi bârân u selc ü berf alaca iken Nemse banı Ferdinand Kral ve Çeh banı ve Leh banı ve Korol banı ve Tot banı ve Kallevine banı ve Fiyameng banı ve Lonçat banı ve Donkarkiz banı ve Danimarka banı ve Kız kral banı ve Dış Françe banları cümle Zirin hersek ve Dodoşka hersek ve Moran hersek ve Began hersek ve Nadaj hersek ve Kepan hersek ve Mekemorya ve Pirmorya ve İslovin beğleri ve niçe bin Hırvadistan segleriyle yedi kral yedi kerre yüz bin asker ile kâmil yedi yüz balyemez toplar ile Budin üzre gelüp alâ melei'n-nâs Budin'e mûr [u] mâr-vâr asel zenbûru-vâr üşüp meterise kat-ender-kat girüp Budin'e ol kadar top güllesi ururlar kim gûyâ bârân-ı la‘net yağar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 75b ·
metinde göster ·
hersekleridir, ammâ fâtihi sene 950 târîhinde Sultân Süleymân Ustolni-Belgrad v …
Lisân-ı Boşnakça (---)(---) demekdir. Bânîsi Zirin hersekleridir, ammâ fâtihi sene 950 târîhinde Sultân Süleymân Ustolni-Belgrad ve kal‘a-i Üstürgon fetihlerine giderken Anadolu askeriyle İbrâhîm Paşa'yı 171a ve Rûmeli beğlerbeğisi Koca Ahmed Paşa'yı talî‘a-i asker ve pîşvâ-yı cünd-i muzaffer edüp Böğürdelen kal‘ası önünden Sava nehri üzre cisrden cümle asâkir-i deryâ-misâl ubûr edüp cümle cünûd-ı müslimînden mukaddemce Köstendil sancağı Beği Hızır Beğ, Avlonya Beği Mesîh Beğ ve Yahyâ Paşazâde İnebahtı Beği Ahmed Beğ on bin asker ile Ösek kal‘asından birkaç aded balyemez toplar çıkarup bu Valpova kal‘asını muhâsara edüp cenge âheng etdiklerinde bir ceng-i azîm ederken gerüden Serdâr Koca Ahmed Paşa ile Anadolu vezîri dahi gelüp germâ-germ savaş-ı perhâş ederler, ammâ derûn-ı hisârda mahsûr olan küffâr bâtıl dînleri gayretine bezl-i cân edüp yedi gün yedi gece ceng-i azîm edüp kal‘anın handakın guzât-ı müslimîne göstermezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 170b–171a ·
metinde göster ·
Hersek nâm segler ile derûn-ı kal‘ada mahsûr yigirmi altı bin kefere kapandığı …
Derûn-ı hisârda mahsûr olan Zirniski Mikloş ve Zirin Hersek nâm segler ile derûn-ı kal‘ada mahsûr yigirmi altı bin kefere kapandığı muhakkak olup anlar dahi derûn-ı hisârdan cenge âhenge başladılar. Ammâ bu kal‘a-i sedd-i İskender nehr-i Reyke bataklığı ve berkeliği içinde cezîre gibi kalmış bir sedd-i Kahkahâ'dır. Hemân cümle guzât fermân-ı şehriyârî ile mezkûr batağın suyun kesüp altıncı günde taşra varoş feth olup bin altı yüz kadar küffâr-ı hâksâr 173a dendân-ı kılıçdan geçüp orta kal‘a fethine mübâşeret olunur, ammâ bu orta kal‘a bir sahrâ-yı azîmin ortasında ve bir deryâ-misâl bir fecc-i amîk batak ve çatak içinde cezîre-misâl bir refî‘u'l-bünyân ve bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i bî-amân olmağile buheyre-i azîmin derdinden kal‘anın yanına varılmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 172b–173a ·
metinde göster ·
küffârından Zirniski nâm ban-ı benâmdır. Bu dahi Süleymân Hân merhûm olduğu gün …
Lisân-ı Hırvatca (---)(---) demekdir. Bânîsi yine Zirin küffârından Zirniski nâm ban-ı benâmdır. Bu dahi Süleymân Hân merhûm olduğu günlerde Sokollu Mehemmed Paşa'nın fermânıyla sene 974 târîhinde Rûmeli vezîri Şemsî Paşa fethidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 177b ·
metinde göster ·
küffârı hükmünde bir halîc kenârında bir küçük palankadır, kârgîr değildir. Neh …
Bu da[hi] Süleymân Hân'da feth olmuşdu. Hâlâ Zirin küffârı hükmünde bir halîc kenârında bir küçük palankadır, kârgîr değildir. Nehb ü gâret edecek bir şey bulunmadı, zîrâ Kanije gâzîleri bu kal‘a[cü]gezin çekirdeğin bile çıkarup âsâr-ı rahmetden bir şey komamışlar. Anı dahi ubûr edüp bir vâsi‘ ormanlı sahrânın ortasında meks-i hıyâm edüp etrâfa karavullar koyup yatdık. Bu mahalde sahrânın cânib-i garbîsinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 2a ·
metinde göster ·
nâm zimmiyân hükmünde bir alçak yerde palankadır, ammâ küffâr bizim askerden ha …
Bu dahi Süleymân Hân'da feth olup yine Zirin nâm zimmiyân hükmünde bir alçak yerde palankadır, ammâ küffâr bizim askerden haber alup ceng haşyetinden kal‘a dîvârı üzre cümle küffâr kara 2b şapkalarıyla kara nahır gibi pür-silâh cenge âmâde idiler. Bu kal‘adan dahi bî-nef‘ avdet edüp yine ol fezânın kıblesi tarafında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 2a–2b ·
metinde göster ·
Sene 939 gurresinde Süleymân Hân kabza-i teshîre alup yine küffâr-ı
Zirin
istîlâ etmişdir, ammâ hâlâ Nemse çâsârı hükmünde olup Nedajoğlu keferesi tarafı …
Sene 939 gurresinde Süleymân Hân kabza-i teshîre alup yine küffâr-ı Zirin istîlâ etmişdir, ammâ hâlâ Nemse çâsârı hükmünde olup Nedajoğlu keferesi tarafından içinde cünûd-ı cünübleri var gâyet metîn palankadır. Hattâ ileri giden gâzîlerimiz iki yüz aded küffâra râst gelüp yüz elli kadar ümmet-i Muhammed esîrlerini kal‘adan çıkarup nehr-i Tise'den bir ark kazup kal‘anın handakına akıtmak isterlerken hemân guzât-ı müslimînimiz hemân fakîr esîr bizim asker-i İslâmı görüp Allâh deyü feryâd edince bizim asker dahi dal-sâtûr-ı Muhammedî olup esîrler üzre müvekkil olan keferelere bizim çarhacılar kılıç bâzârına girüp biz dahi ileriye varup gördük kim bir meydân-ı ma‘reke kurulmuş, hemân bizim yüğrük atlılarımız ileri yetişüp derhâl cenge girişüp bin altmış kadar küffârı kal‘alarına firâr etmeğe komayup cümle kılıçdan geçirüp ancak kapudanlarıyla üç yüz kâfir esîr olup yüz elli aded ümmet-i Muhammed'i cümle esîrlikden halâs edüp hamd ü senâ etdiler, ammâ her birinin ayaklarında yigirmişer ve otuzar vukıyye gelir demir neybeleri var, balta ve keser ve eğelerimiz yok. Âhır-ı kâr bu yüz elli aded esîr müslimînin bindikleri arabalara yine bindirüp iki yüz kadar atları za‘îf yiğitlerimizle bu ümmet-i Muhammed esîrlerin Kopan kal‘amıza gönderdik. Andan kal‘a-i Kapornak'ı ubûr edüp bir sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 2b ·
metinde göster ·
hükmündedir. Bunlar dahi bizden haberdâr olup cümle kefereleri kal‘ada mütehass …
Zi[r]in hükmündedir. Bunlar dahi bizden haberdâr olup cümle kefereleri kal‘ada mütehassın olmuşlar, ammâ bir orman içre bir mürtefi‘ topraklı püşte üzre bir kal‘a-i metîndir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 3a ·
metinde göster ·
küffârı hükmünde bir küçük kal‘adır, ammâ yarar yunak katana kâfirleri vardır. …
Bu dahi Süleymâ[n] Hân'da feth olup yine Zirin küffârı hükmünde bir küçük kal‘adır, ammâ yarar yunak katana kâfirleri vardır. Bir hayli top atup bizi aslâ kal‘a altına uğratmadılar. Bunu dahi ubûr [edüp] iki sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 3a ·
metinde göster ·
Ban dahi Ustolni'de yatır. Ustolni'de dahi niçe kral-ı dâller yatır, deyü tevâr …
Andan Büyük Zirin Ban dahi Ustolni'de yatır. Ustolni'de dahi niçe kral-ı dâller yatır, deyü tevârîhlerinde yazmışlar, ammâ gayri meşhûrun zikrinde fâ’idesi ve beyânında â’idesi olmayup ol kadar i‘tibârları olmayan Nemselerin zikrinde kelâlet ü melâlet var deyü bu kadar ile iktifâ etdik, zîrâ Ustolni-Belgrad'da olan Milyaş kilisesi evsâfı takrîbiyle ve ol deyr-i ibret-nümânın kubbesi maşâdhânesi tahrîri sebebiyle bu mezkûr kralları dahi bu yüzden tahrîre cür’et olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 15a ·
metinde göster ·
… u Süleymân Hân Nemse ile dost olup tâc-ı İskender'i Nemse çâsârına hibe eyleyüp
Zirin
ve Beganoğulları elinden niçe yüz pâre kal‘alar alup Süleymân Hân Seğitvar kal‘ …
Ba‘dehu bu kal‘a feth olup tâc-ı İskender'i bu kal‘adan kaldırup kal‘a-i Budin'e koyup üç sene {durur. İbtidâ} tâc İskender'indir. Andan Enûşirvân'a intikâl eden tâca Âl-i Osmân mâlik olup ba‘dehu Süleymân Hân Nemse ile dost olup tâc-ı İskender'i Nemse çâsârına hibe eyleyüp Zirin ve Beganoğulları elinden niçe yüz pâre kal‘alar alup Süleymân Hân Seğitvar kal‘asın feth ederken merhûm olup hâlâ tâc Nemse çâsârları destinde kaldı. İnşâallâhu Te‘âlâ eşkâl-i tâc-ı Gorona mahallin[d]e tavsîf olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 28b ·
metinde göster ·
… ve birbirlerine i‘tikâd etmek ihtimâlleri yokdur, zîrâ birkaç kerre Macarlı ve
Zirin
ve Beganlı Süleymân Hân'a tâbi‘ olup Nemse'nin elin vilâyetin Osmânlıya aldırmı …
Ve Macar vilâyeti bu arada tamâm oldu. Bundan cânib-i garba tâ Beç'e ve Prağ'a ve İstirinye ve Lonçat vilâyetlerine varınca Nemse ve Alman vilâyetleridir kim Macar küffârı bundan içeri Nemse vilâyetlerine âlât-ı silâhlarıyla girmeğe kâdir olmayup piyâde ve yâhûd arabalarıyla gider. Meğer çâsârın bir kral üzre seferleri olup Macar'ı imdâda da‘vet ederlerse ol zamân cümle Macar silâhıyla gelirler, ammâ başka konup üzerlerine Macar askerinden ziyâde Nemse askeri muhâfazacı korlar. Cemî‘i zamânda Nemse ve Macar'ın birbirleriyle hüsn-i zindegâneleri yokdur ve birbirlerine i‘tikâd etmek ihtimâlleri yokdur, zîrâ birkaç kerre Macarlı ve Zirin ve Beganlı Süleymân Hân'a tâbi‘ olup Nemse'nin elin vilâyetin Osmânlıya aldırmışlardır, zîrâ Macar Luturyan mezhebindedir Nemse papişte mezhebindedir. Anıniçün bu iki kefereler birbirleriyle zıdlardır. Gerçi ikisi de millet-i Mesîhiyyedendirler, ammâ ez-zıddân lâ-yectemi‘ân fehvâsınca bir yere gelmeleri zarûrîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 49b ·
metinde göster ·
… a {suyu cenginde} mürd olan Zirinoğlu'nun oğluna bir hil‘at-i fâhire geydirilüp
Zirin
vilâye[ti]ne ban olup eline çâsâr bir gümüş külüng verüp ban oldu.
Andan cümlemiz çâsâr huzûrundaki soffa üzre cümle müşk-i Hoten ve cümle amber-i hâm ve cümle ûd-ı Mâverdî ve cümle destâr-ı Muhammedî ve cümle kuşaklık zer-ender-zer hil‘at-i fâhireler meydân-ı mahabbete geldikde çâsârın fermânıyla bir hil‘at vâlidesine gönderüp birin başvezîre ve birin başpapasa geydirüp bu mahalde Raba {suyu cenginde} mürd olan Zirinoğlu'nun oğluna bir hil‘at-i fâhire geydirilüp Zirin vilâye[ti]ne ban olup eline çâsâr bir gümüş külüng verüp ban oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 66a ·
metinde göster ·