tahrîr olundukda sefer-i hümâyûnlar oldukda her vilâyetin birer gûne esmâsı olu …
Bi-kavl-i Târîh-i Mığdîsî Hazret-i Zekeriyyâ asrında Buhtu'n-nasr binâsıdır. Ba‘dehû Hazret-i isâ âsumâna urûc edince himâr-ı İsâ kalup havâriyyûnları ve ümmetleri himâr-ı İsâ'yı bu Harput çerâgâhına koyup tâ Hazret-i Risâlet-penâhın zamân-ı sa‘âdetlerinde himâr hayâtda olup cümle millet-i Mesîhe ol himâra tapdıklarından lisân-ı Acemde bu şehre dâr-ı Har-pût dediler. Bir kavlde yine lisân-ı Acem üzre havâriyyûna sâyedâr olmuş bir dikenli söğüd dırahtı var idi. Anın içün Hâr-bîd dediler. Bir rivâyetde Hârberîd derler, ya‘nî diken getirci derler. Niçesi Har-bürd derler (---) . Niçeler Har-bûd ya‘nî (---)(---) derler. (---)(---)(---)(---)(---) Hulâsa-i kelâm her elsine-i muhtelife lehçesi üzre birer gûne sebeb-i tesmiyyesi var. Ammâ Âl-i Osmân'ın defterhâne-i kadîminde ülke-i Hüsn-i ziyâd tahrîr olundukda sefer-i hümâyûnlar oldukda her vilâyetin birer gûne esmâsı olup alaylarda ve cemî‘i kübrâlarda bir şehir halkı bulunmak murâd olunsa Haleb şehri halkında "Yâ ahad" derler, buna oran derler. Bu "Yâ ahad" sedâsın Haleb halkı istimâ‘ edince anlar dahi "Yâ ahad" derler. İzdihâm-ı seferde her kavim oranıyla bulunur. Sivas'a "Rûm Rûm" çağırılır, Diyârbekir'e Âmid Âmid oran çağırılır, ammâ bu Harput'a Hüsn-i ziyâd çağırılır. Hakkâ ki mahbûb [u] mahhûbesi çok olduğundan Hüsn-i ziyâd derler. Hakk dahi ziyâde eyleye! Bu kal‘a niçe yüz mülûkden mülûke nasîb olup âhir sene (---) târîhinde Selîm-i Evvel Çıldır fethinden sonra vezîr-i mükerremi Bıyıklı Vezîr Mehemmed Paşa'yı serdâr ta‘yîn edüp Diyârbekir' (---)(---) destinden emân ile feth etdikde bu kal‘a-i Harput dahi itâ‘at edüp emân ile kal‘a teslîm edüp hâlâ Diyârbekir eyâletinde sancakbeği tahtıdır. Beğinin hâssı (---) yük akçedir. Timarı (---) ve ze‘âmeti vardır. Alaybeği ve çeribaşı ve yüzbaşısı vardır. Hîn-i seferde beğinin askeriyle cümle bin iki yüz müsellah asker olur ve üç yüz pâyesiyle kazâdır. Cümle (---) aded nâhiye kurâlarıdır. Bu nevâhîlerde kadıya senevî altı kîse hâsıl olur. Sancak beğine livâsında yigirmi kazâ yerden on sekiz bin gurûş hâsıl olur. Müftîsi ve nakîbü'l-eşrâfı ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve şehir subaşısı ve muhtesibi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 82b ·
metinde göster ·
… Rûm" çağırılır, Diyârbekir'e Âmid Âmid oran çağırılır, ammâ bu Harput'a Hüsn-i
ziyâd
çağırılır. Hakkâ ki mahbûb [u] mahhûbesi çok olduğundan Hüsn-i ziyâd derler. Ha …
Bi-kavl-i Târîh-i Mığdîsî Hazret-i Zekeriyyâ asrında Buhtu'n-nasr binâsıdır. Ba‘dehû Hazret-i isâ âsumâna urûc edince himâr-ı İsâ kalup havâriyyûnları ve ümmetleri himâr-ı İsâ'yı bu Harput çerâgâhına koyup tâ Hazret-i Risâlet-penâhın zamân-ı sa‘âdetlerinde himâr hayâtda olup cümle millet-i Mesîhe ol himâra tapdıklarından lisân-ı Acemde bu şehre dâr-ı Har-pût dediler. Bir kavlde yine lisân-ı Acem üzre havâriyyûna sâyedâr olmuş bir dikenli söğüd dırahtı var idi. Anın içün Hâr-bîd dediler. Bir rivâyetde Hârberîd derler, ya‘nî diken getirci derler. Niçesi Har-bürd derler (---) . Niçeler Har-bûd ya‘nî (---)(---) derler. (---)(---)(---)(---)(---) Hulâsa-i kelâm her elsine-i muhtelife lehçesi üzre birer gûne sebeb-i tesmiyyesi var. Ammâ Âl-i Osmân'ın defterhâne-i kadîminde ülke-i Hüsn-i ziyâd tahrîr olundukda sefer-i hümâyûnlar oldukda her vilâyetin birer gûne esmâsı olup alaylarda ve cemî‘i kübrâlarda bir şehir halkı bulunmak murâd olunsa Haleb şehri halkında "Yâ ahad" derler, buna oran derler. Bu "Yâ ahad" sedâsın Haleb halkı istimâ‘ edince anlar dahi "Yâ ahad" derler. İzdihâm-ı seferde her kavim oranıyla bulunur. Sivas'a "Rûm Rûm" çağırılır, Diyârbekir'e Âmid Âmid oran çağırılır, ammâ bu Harput'a Hüsn-i ziyâd çağırılır. Hakkâ ki mahbûb [u] mahhûbesi çok olduğundan Hüsn-i ziyâd derler. Hakk dahi ziyâde eyleye! Bu kal‘a niçe yüz mülûkden mülûke nasîb olup âhir sene (---) târîhinde Selîm-i Evvel Çıldır fethinden sonra vezîr-i mükerremi Bıyıklı Vezîr Mehemmed Paşa'yı serdâr ta‘yîn edüp Diyârbekir' (---)(---) destinden emân ile feth etdikde bu kal‘a-i Harput dahi itâ‘at edüp emân ile kal‘a teslîm edüp hâlâ Diyârbekir eyâletinde sancakbeği tahtıdır. Beğinin hâssı (---) yük akçedir. Timarı (---) ve ze‘âmeti vardır. Alaybeği ve çeribaşı ve yüzbaşısı vardır. Hîn-i seferde beğinin askeriyle cümle bin iki yüz müsellah asker olur ve üç yüz pâyesiyle kazâdır. Cümle (---) aded nâhiye kurâlarıdır. Bu nevâhîlerde kadıya senevî altı kîse hâsıl olur. Sancak beğine livâsında yigirmi kazâ yerden on sekiz bin gurûş hâsıl olur. Müftîsi ve nakîbü'l-eşrâfı ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve şehir subaşısı ve muhtesibi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 82b ·
metinde göster ·
… t'a Hüsn-i ziyâd çağırılır. Hakkâ ki mahbûb [u] mahhûbesi çok olduğundan Hüsn-i
ziyâd
derler. Hakk dahi ziyâde eyleye! Bu kal‘a niçe yüz mülûkden mülûke nasîb olup â …
Bi-kavl-i Târîh-i Mığdîsî Hazret-i Zekeriyyâ asrında Buhtu'n-nasr binâsıdır. Ba‘dehû Hazret-i isâ âsumâna urûc edince himâr-ı İsâ kalup havâriyyûnları ve ümmetleri himâr-ı İsâ'yı bu Harput çerâgâhına koyup tâ Hazret-i Risâlet-penâhın zamân-ı sa‘âdetlerinde himâr hayâtda olup cümle millet-i Mesîhe ol himâra tapdıklarından lisân-ı Acemde bu şehre dâr-ı Har-pût dediler. Bir kavlde yine lisân-ı Acem üzre havâriyyûna sâyedâr olmuş bir dikenli söğüd dırahtı var idi. Anın içün Hâr-bîd dediler. Bir rivâyetde Hârberîd derler, ya‘nî diken getirci derler. Niçesi Har-bürd derler (---) . Niçeler Har-bûd ya‘nî (---)(---) derler. (---)(---)(---)(---)(---) Hulâsa-i kelâm her elsine-i muhtelife lehçesi üzre birer gûne sebeb-i tesmiyyesi var. Ammâ Âl-i Osmân'ın defterhâne-i kadîminde ülke-i Hüsn-i ziyâd tahrîr olundukda sefer-i hümâyûnlar oldukda her vilâyetin birer gûne esmâsı olup alaylarda ve cemî‘i kübrâlarda bir şehir halkı bulunmak murâd olunsa Haleb şehri halkında "Yâ ahad" derler, buna oran derler. Bu "Yâ ahad" sedâsın Haleb halkı istimâ‘ edince anlar dahi "Yâ ahad" derler. İzdihâm-ı seferde her kavim oranıyla bulunur. Sivas'a "Rûm Rûm" çağırılır, Diyârbekir'e Âmid Âmid oran çağırılır, ammâ bu Harput'a Hüsn-i ziyâd çağırılır. Hakkâ ki mahbûb [u] mahhûbesi çok olduğundan Hüsn-i ziyâd derler. Hakk dahi ziyâde eyleye! Bu kal‘a niçe yüz mülûkden mülûke nasîb olup âhir sene (---) târîhinde Selîm-i Evvel Çıldır fethinden sonra vezîr-i mükerremi Bıyıklı Vezîr Mehemmed Paşa'yı serdâr ta‘yîn edüp Diyârbekir' (---)(---) destinden emân ile feth etdikde bu kal‘a-i Harput dahi itâ‘at edüp emân ile kal‘a teslîm edüp hâlâ Diyârbekir eyâletinde sancakbeği tahtıdır. Beğinin hâssı (---) yük akçedir. Timarı (---) ve ze‘âmeti vardır. Alaybeği ve çeribaşı ve yüzbaşısı vardır. Hîn-i seferde beğinin askeriyle cümle bin iki yüz müsellah asker olur ve üç yüz pâyesiyle kazâdır. Cümle (---) aded nâhiye kurâlarıdır. Bu nevâhîlerde kadıya senevî altı kîse hâsıl olur. Sancak beğine livâsında yigirmi kazâ yerden on sekiz bin gurûş hâsıl olur. Müftîsi ve nakîbü'l-eşrâfı ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve şehir subaşısı ve muhtesibi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 82b ·
metinde göster ·
… iyyeden iki yüz sene mürûrunda Hazret-i Ömer radıyallahu anh evlâdlarından Emîr
Ziyâd
ve onun oğlu Emîr Lokmân ve onun oğlu Emîr Ömer iki yüz bir asker-i İslâm ile g …
Diyâr-ı Rûm'dandır. Lisân-ı Yunan'da Rukbe derler, şehr-i kadîmdir. İbtidâ Hazret-i Yûnus aleyhisselâm şehr-i Musul'da iken anların ta‘lîmiyle anlara imân getiren Rukbe nâm kayser dâr-ı emn olmağiyçün bu Malatıyye zemîninin âb [u] hevâsın beğenüp bir kal‘a inşâ edüp bir bender şehr-i azîm oldu. Ba‘dehû niçe mülûkdan mülûka intikâl edüp Hazret-i Risâlet-penâh asrında Bağdâd ve Medâyin ve Kûfe ve Rakka ve Rûm ve bu Malatıyye Enûşirvân-ı âdil hükmünde iken ol kadar ma‘mûr oldu kim "Dâr-ı Rukbe" deyü cihân-ârâ bir şehr-i azîm idi. Niçe kerre Hârûnu'r-Reşîd bu Malatıyyeyi muhâsara etdi, âhir bî-feth avdet etdi. Hikmet-i Hudâ hicret-i nebeviyyeden iki yüz sene mürûrunda Hazret-i Ömer radıyallahu anh evlâdlarından Emîr Ziyâd ve onun oğlu Emîr Lokmân ve onun oğlu Emîr Ömer iki yüz bir asker-i İslâm ile gelüp bu kal‘ayı muhasara etdi. Bi-emri Hayy-ı Kadîr kırk yedinci günü Seyyid Battâl Gâzî'nin pederi Hazret-i Hüseyin Gâzî tarafından feth oldukda Emîr Ömer bu kal‘ayı temlîk üzre fethine sebeb olan Hüseyin Gâzî'ye ihsân edüp dâr-ı rukbe iken dârü'l-hilâfe oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 192b ·
metinde göster ·
ve Emîr Yavsı ve Emîr Korduman ve Emîr Abdîbar ve Emîr Kaytak ve Emîr Sârban ve …
Evvelâ Emîr Ziyâd ve Emîr Yavsı ve Emîr Korduman ve Emîr Abdîbar ve Emîr Kaytak ve Emîr Sârban ve Emîr Şan ve Sultân veli Şemseddîn ibn Hazret-i Abbâs. Bu azîz Bitlîs hânlarının ecdâd-ı ızâmlarıdır. Kuddise sırruhû.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 241a ·
metinde göster ·
… ni ve Cerdefilî ve'l-hâsıl yüz bin mikdârı Yezîdî asker cem‘ edüp Ubeydullah b.
Ziyâd
b. Ömer nâm abdullahı serdâr edüp Şâm'dan Irâk üzre gitmede. Hazret-i İmâm Hüse …
Hemân Yezîd-i bî-mezîd Şâm diyârından ve Şâm-ı Tarablus dârlarından niçe bin kavm-i Dürzî ve Tımânî, Yezîdî, Hubârî ve aklı ve kızıllı Mervânî ve Hurûfî ve Nusayrî ve Türbedî ve Püsanî ve Zeydânî ve Zibânî ve Şehbâzî ve Kelbânî kavimlerin başına cem‘ etdi. Kürdistân'dan ve Sincârî ve Haltî ve Çekvânî ve Celüvî ve Bapırı ve Zıbarı ve kavm-i Dasni ve Cerdefilî ve'l-hâsıl yüz bin mikdârı Yezîdî asker cem‘ edüp Ubeydullah b. Ziyâd b. Ömer nâm abdullahı serdâr edüp Şâm'dan Irâk üzre gitmede. Hazret-i İmâm Hüseyin tarafında da elli yedi bin sahâbe-i kirâm ve gayrı tâbi‘în hemân cümle cüyûş-ı benâm Deşt-i Kerbelâ'da cem‘ oldular. Ol asırda Kerbelâ'nın bir âb-ı hayât sulu yerinde cenge âmâde olup kavm-i Yezîdîler susuz yerde kaldılar. Ammâ ceng germâ-germ olunca İmâm Hüseyin askeri yan vire vire sulu yerler kavm-i Yezîd'e kaldı. Çöl [ü] çölistân yerler İmâm Hüseyin askerine kalup kavm-i Yezîdî İmâm Hüseyin askerin ortaya aldılar. Hikmet-i Hudâ günden güne Yezîdî gâlib olup Hüseynî mağlûb oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 349b ·
metinde göster ·
Bânîsi, Âl-i Benî Ziyâd'dan Behistivân ibn Şemkîn binâ etmişdir. Âl-i Benî
Ziyâd
altı neferdir. Vilâyet-i Cürcân ve diyâr-ı Taberistân'a mâlikler idi. Ba‘dehû Ş …
Bânîsi, Âl-i Benî Ziyâd'dan Behistivân ibn Şemkîn binâ etmişdir. Âl-i Benî Ziyâd altı neferdir. Vilâyet-i Cürcân ve diyâr-ı Taberistân'a mâlikler idi. Ba‘dehû Şâh Behistivân Irâk-ı Şehrezûl'a mâlik oldukda bu kal‘a-i Bî-tennûr'u bir püşte-i âlî üzre inşâ eyledi. Ammâ gâyet küçükdür, lâkin sa‘b hisârdır kim cânib-i etrâfından bir vech ile zafer mümkin değildir. Meğer birkaç sene her tarafdan muhâsara olup kaht-ı galâdan amân ile kal‘ayı vere ile vereler. Andan muhâsara edenler kal‘aya gireler. Yohsa bir vech ile duhûlü mümkin değildir. Hâlâ İmâdiyye eyâletinde Şuhoy beği hükmünde bir hisâr-ı şîrîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 376a ·
metinde göster ·
… e iki yüz yigirmi sene mürûrdan sonra Hazret-i Ömer evlâdlarından Hazret-i Emîr
Ziyâd
ve anın oğlu Emîr Lokmân ve onun oğlu Emîr Ömer Şeybân hazretleri bile idi. Bu …
Ba‘dehû sene 212 târîhinde bu Cezîre-i Cizre'ye millet-i Mesîhiyye'den Ermenî kavmi istîlâ edüp "Cümleden melik oldum" deyü bu şehri imâr ederken ba‘de Hicreti'n-Nebeviyye iki yüz yigirmi sene mürûrdan sonra Hazret-i Ömer evlâdlarından Hazret-i Emîr Ziyâd ve anın oğlu Emîr Lokmân ve onun oğlu Emîr Ömer Şeybân hazretleri bile idi. Bu Emîr Ziyâd yetmiş bin "Benim dîger nîst!" diyen güzîde asker ile Malatıyye kal‘asın Ermen nasârâsı destinden dest-i kahr ile feth edüp ol mâh-ı mübârekde mansûr u muzaffer deryâ-misâl asker ile bu kal‘a-i Cezîre üzre çöküp hâh-nâ-hâh kılıç urarak feth edüp ilâ hâze'l-ân Ya‘kûbî ve Mansûrî Ermenî ri‘âyâları harâc-güzârlardır. Anlar feth etdikden berü bu Cizre şehrine Cezîre-i ibn Ömer ibn Ömer Şeybânî derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 384b ·
metinde göster ·
… nın oğlu Emîr Lokmân ve onun oğlu Emîr Ömer Şeybân hazretleri bile idi. Bu Emîr
Ziyâd
yetmiş bin "Benim dîger nîst!" diyen güzîde asker ile Malatıyye kal‘asın Ermen …
Ba‘dehû sene 212 târîhinde bu Cezîre-i Cizre'ye millet-i Mesîhiyye'den Ermenî kavmi istîlâ edüp "Cümleden melik oldum" deyü bu şehri imâr ederken ba‘de Hicreti'n-Nebeviyye iki yüz yigirmi sene mürûrdan sonra Hazret-i Ömer evlâdlarından Hazret-i Emîr Ziyâd ve anın oğlu Emîr Lokmân ve onun oğlu Emîr Ömer Şeybân hazretleri bile idi. Bu Emîr Ziyâd yetmiş bin "Benim dîger nîst!" diyen güzîde asker ile Malatıyye kal‘asın Ermen nasârâsı destinden dest-i kahr ile feth edüp ol mâh-ı mübârekde mansûr u muzaffer deryâ-misâl asker ile bu kal‘a-i Cezîre üzre çöküp hâh-nâ-hâh kılıç urarak feth edüp ilâ hâze'l-ân Ya‘kûbî ve Mansûrî Ermenî ri‘âyâları harâc-güzârlardır. Anlar feth etdikden berü bu Cizre şehrine Cezîre-i ibn Ömer ibn Ömer Şeybânî derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 384b ·
metinde göster ·
… Behnîsâ ve Feyyûm'u feth etdirmişdir. Ammâ evlâd-ı zevi'l-ihtirâmlarından Emîr
Ziyâd
ve Emîr Ömer Şeybânî bu Cizre {şehrin feth} etmişlerdir.
Andan şehr-i Basra'yı feth edüp diyâr-ı Acem'de Nihâvend kal‘asın serdârı Sâriye'ye feth etdirüp Basra'dan imdâda yetişdiler. Gayri fütûhâtlara gitmeyüp Amr ibnü'l-Âs'a Mısır'ı ve Arz-ı Hasan'ı ve Dimyât'ı ve Reşîd'i ve İskenderiyye'yi ve Esine ve İsvân'ı ve Elvâhât ve Cerce ve Dimne ve Behnîsâ ve Feyyûm'u feth etdirmişdir. Ammâ evlâd-ı zevi'l-ihtirâmlarından Emîr Ziyâd ve Emîr Ömer Şeybânî bu Cizre {şehrin feth} etmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 384b ·
metinde göster ·
… ir'den ba‘de'l-hicre sene 200 mürûrundan sonra Hazret-i Ömer evlâdlarından Emîr
Ziyâd
ve anın oğlu Emîr Lokmân ve anın oğlu Emîr Ömer Malatiyye kal‘asın Ermen kefere …
Ammâ sükkân-ı Rûm ve ecnâs-ı mütenevvi‘a-i ân-merzibûm takdîr-i Hayyu'l-Kayyûm fermânıyla aslında kavm-i Rûm Ays ibn İshâk Nebî evlâdındandır, ammâ kavl-i sahîh Yâfes evlâdlarıdır kim bir kavm şecî‘ ü pâk-i‘tikâd kimesnelerdir kim ibtidâ diyâr-ı Rûm'a İslâm ile kadem basan kavm-i Rûm'dan Âl-i Selçukiyân ile Âl-i Dânişmendiyân'dır. Sene 476 târîhinde ümerâ-yı Dânişmendiyye ile yek-dil [ü] yek-cihet olup kal‘a-i Malatiyye ve Kayseriyye ve Alâ’iyye ve Antakiyye ve Konya diyârlarına gelüp müstevlî olup sultân oldular. Ammâ ibtidâ-i tulû‘ları Mâverâü'n-nehir'den ba‘de'l-hicre sene 200 mürûrundan sonra Hazret-i Ömer evlâdlarından Emîr Ziyâd ve anın oğlu Emîr Lokmân ve anın oğlu Emîr Ömer Malatiyye kal‘asın Ermen kefereleri destinden alup dâru'l-mülk etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 148a ·
metinde göster ·
nassını kırâ’at edüp tesellî-i hâtır buldu. Ammâ günden güne asâkir-i İslâm
ziyâd
ber-ziyâd olup her tarafdan gelmede. Ammâ bir tarafda ceng [ü] cidâl ederek asâ …
nassını kırâ’at edüp tesellî-i hâtır buldu. Ammâ günden güne asâkir-i İslâm ziyâd ber-ziyâd olup her tarafdan gelmede. Ammâ bir tarafda ceng [ü] cidâl ederek asâkir-i İslâmdan da şehîd olmada.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 291b ·
metinde göster ·
… ü cünûd-ı müslimîn içre bir sürûr [u] şâdımânlar hâsıl olup kuvvet-i kâhireleri
ziyâd
ber-ziyâd oldu. Ve bu günlerde cemî‘i asâkir-i İslâm içinde dellâllar nidâ eyle …
"Şimden gerü küffâr[a] hücûm ile yürüyüşler etmek mukarrerdir" deyü cünûd-ı müslimîn içre bir sürûr [u] şâdımânlar hâsıl olup kuvvet-i kâhireleri ziyâd ber-ziyâd oldu. Ve bu günlerde cemî‘i asâkir-i İslâm içinde dellâllar nidâ eyleyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 301a ·
metinde göster ·
… ardan Âl-i Tâhiriyân ve Âl-i Benî Leys Safâriyân ve Âl-i Sâmâniyân ve Âl-i Benî
Ziyâd
ve Âl-i Bûye ve Âl-i Sebüktegin ve Âl-i Gûr ve Âl-i Hârezmiyân ve Âl-i Selçukiy …
Bu def‘ada olan gazâ-yı ekber, Hazret-i Risâlet-penâh hazretlerinin zamân-ı sa‘âdetlerinden berü sahâbe-i kirâm ve Çâryâr-ı güzîn rıdvânullâhi te‘âlâ aleyhim ecma‘înden sonra devlet-i Âl-i Emeviyyûn'da ve devlet-i Âl-i Abbâsiyân'da ve devlet-i Fâtımiyyîn ve Keyyâniyyân ve Sâsâniyân ve Âl-i benî Ukayl ve Âl-i Dânişmendiyân ve Âl-i Karakoyunlıyân ve Âl-i Akkoyunlıyân ve Âl-i Hâşimiyân ve Âl-i Şâhân ve Âl-i Derbendiyân ve Âl-i Zülkadriyye ve Âl-i Ramazâniyye ve Âl-i Cingiziyân-ı Moğol-ı Hulagu ve Âl-i Cingiziyân-ı Mâverâ’u'n-nehir ve Âl-i inculiyân ve Âl-i Muzafferân ve Âl-i Çobaniyân ve Âl-i Küretbayân(?) ve Âl-i Serâbdârân ve Âl-i Timur-ı Gürgân ve Âl-i Benî Katâdeyân-ı şürefâ-yı Mekke ve Âl-i Tebâbi‘a ve Âl-i Ekâsire ve Âl-i Benî Resûl ve Âl-i Edârise ve Âl-i Hamûd-ı memâlik-i Endülüs ve Âl-i Mülettemîn ve Âl-i Muvahhidîn ve Âl-i Benî Hazîn ve Âl-i Benî Tâs der-memâlik-i Fas ve Âl-i Şürefâ-yı Mağrib-zemîn ve Âl-i Ağleb hâkimân-ı Afrika ve Âl-i Benî Kelb der-hâkimân-ı cezîre-i Sakalaba ve Âl-i Benî Hafz ve Âl-i Abbâsiyân'dan sonra Mısır'a ve bu cezîre-i Girid'e mâlik olanlardan Âl-i Tâhiriyân ve Âl-i Benî Leys Safâriyân ve Âl-i Sâmâniyân ve Âl-i Benî Ziyâd ve Âl-i Bûye ve Âl-i Sebüktegin ve Âl-i Gûr ve Âl-i Hârezmiyân ve Âl-i Selçukiyân-ı Îrân [u] Tûrân ve Âl-i Selçukiyân-ı memâlik-i Yûnân ve Âl-i Tâcu'd-devle ve Âl-i Atabegiyân der-memâlik-i Şâm ve devlet-i Melâhide hâkimân-ı Kûhistân ve Âl-i Eyyûbiyân bin Şâdu'l-Kürdî der-hâkimân-ı Mısır Şâm İsne ve İsvân ve Âl-i Karahıtâniyân ve Âl-i Benî Artık der-memâlik-i Haleb ve Diyârbekir ve Âl-i Mervâniyân hâkim-i Diyârbekir ekrâd-ı Ardalân-ı Sûrân ve Âl-i Benî Firdâsi'l-Kilâbî der-hâkimân-ı Haleb, nefer 7 ve Âl-i Benî Esed hâkimân-ı Hılle nefer 7 ve Âl-i Benî Hemedân hükkâm-ı Musul-ı Atîk nefer 6 ve Âl-i Bektûniyân (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 307b ·
metinde göster ·
… e cânib-i garba giderek kubbeler altından ubûr ederek yine ellinci adımda Bâb-ı
Ziyâd
şimâle nâzırdır. Ve hareme on üç kademe taş nerdübân ile hareme enilir. Ve çârs …
Andan yine cânib-i garba giderek kubbeler altından ubûr ederek yine ellinci adımda Bâb-ı Ziyâd şimâle nâzırdır. Ve hareme on üç kademe taş nerdübân ile hareme enilir. Ve çârsû tarafına yine eylece on üç ayak taş nerdübân ile çıkılır, gâyet mürtefi‘ bâb-ı âlîdir. Zîrâ bu tarafdan seylâb-ı rahmet çok cereyân eder. Ve bu kapu yan yana üç kapudur. Orta kapu kemeri üzre hatt-ı Karahisârî Y 335a ile müzehheb mermer üzre âye[t]: Arapça âyeti mastûrdur. Ve bu kapudan içeri girdikde cânib-i erba‘ası sütûn-ı mevzûnlar ile müzeyyen bir küçük harem dahi vardır. Yine büyük hareme muttasıldır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y334b–Y335a ·
metinde göster ·
… se-i Barkûkıyye ve medrese-i Fereciyye ve medrese-i Gavriyye ve medrese-i Bâb-ı
Ziyâd
medrese-i Dâvûdiyye ve medrese-i İbrâhîmiyye ve medrese-i Bâsıtıyye medrese-i Ö …
Evvelâ, Medrese-i Bâb-ı Selâm ve medrese-i Sultân Kayıtbay ve medâris-i Erba‘a binâ-yı Süleymân Hân ve medrese-i Selîmiyye ve medrese-i Murâdiyye ve medrese-i Mehemmediyye ve medrese-i Hâsekiyye ve medrese-i Barkûkıyye ve medrese-i Fereciyye ve medrese-i Gavriyye ve medrese-i Bâb-ı Ziyâd medrese-i Dâvûdiyye ve medrese-i İbrâhîmiyye ve medrese-i Bâsıtıyye medrese-i Ömeriyye ve medrese-i Ümmühâniyye ve medrese-i Emîr-i Hacciyye ve medrese-i Sakkâbaşı ve medrese-i Surre Emîni ve medrese-i şeyhü'l-harem ve medrese-i Sokollu Mehemmed Paşa ve medrese-i Sinân Paşa. Bu medârislerin çoğu Süleymân Hân asrında Mi‘mâr Sinân Ağa binâsıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y354b ·
metinde göster ·
… le-i Farasdak ve mahalle-i İşlîmiyye ve mahalle-i Tâhiriyye ve mahalle-i Kefr-i
Ziyâd
ve mahalle-i şâbûr ve mahalle-i Selîmûn ve mahalle-i Kefr-i Nâhe ve mahalle-i K …
(---) varakda, mahalle-i Farasdak ve mahalle-i İşlîmiyye ve mahalle-i Tâhiriyye ve mahalle-i Kefr-i Ziyâd ve mahalle-i şâbûr ve mahalle-i Selîmûn ve mahalle-i Kefr-i Nâhe ve mahalle-i Kefr-i Cedîd-i Kebîr ve mahalle-i Ebû Ahmed ve mahalle-i Buhayre ve mahalle-i Zağîre ve mahalle-i Tunûb ve mahalle-i Emrûz ve mahalle-i Tayerne ve mahalle-i Alkame-i Ebülcâvî ve mahalle-i Temâliyye ve mahalle-i Cizî ve evsâf-ı mahalle-i Tarrâne ve sun‘-ı Hudâ natrûn ve mahalle-i Zâviye ve mahalle-i Ebû Nişâne ve mahalle-i İşmûn Cûreys ve kefr-i Çerkes ve mahalle-i Kuta ve mahalle-i Ümmü Dînâr ve mahalle-i şirâvî ve mahalle-i Derâvî ve evsâf-ı Batnü'l-bakar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y456a ·
metinde göster ·
… p dârü'l-mülk etdiler. Be-dest-i Emîr Ömer. Bunlar üç neferdir. İbtidâları Emîr
Ziyâd
ve anın oğlu Emîr Lokmân ve anın oğlu Emîr Ömer ki fâtih-i Malatıyye'dir. Ba‘de …
Ba‘de'l-hicreti'n-nebeviyye iki yüz yıl mürûr edüp zuhûr etdiler. Musul ve Cezîretü'l-Ömer Y 20a ve Âmid ve Malatıyye'yi feth edüp dârü'l-mülk etdiler. Be-dest-i Emîr Ömer. Bunlar üç neferdir. İbtidâları Emîr Ziyâd ve anın oğlu Emîr Lokmân ve anın oğlu Emîr Ömer ki fâtih-i Malatıyye'dir. Ba‘dehu devlet, kızları evlâdına intikâl eyledi. Müddet-i saltanatları (---) sene oldu. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y19b–Y20a ·
metinde göster ·
… a hilâfeti fâriğ olup Yezîd'den bî‘at etmedüğiyçün üzerine şâm'dan Abdullâh bin
Ziyâd
ve Ömer ibn el-Hasan ve Sa‘d ve gayrılar serdâr olup Bağdâd'ın deşt-i Kerbelâ's …
Ziyâret-i meşhed-i re’s-i Hazret-i İmâm Hüseyin ibn İmâm Alî ibn Ebî Tâlib, radıyallâhu anhümâ: Hazret-i sıbtü's-sa‘îd ve's-seyyidü'ş-şehîd İmâm Hüseyn bin Alî vilâdet-i bâ-sa‘âdetleri Uhud gazâsında Hazret-i Hamza şehîd olduğu ân İmâm Hüseyin vücûda geldi. Ve ba‘zı müverrihler hicretden evvel demişler. Ve müddet-i ömürleri 56 sene idi. Yezîd ibn Mu‘âviye'ye hüsn-i rızâsıyla hilâfeti fâriğ olup Yezîd'den bî‘at etmedüğiyçün üzerine şâm'dan Abdullâh bin Ziyâd ve Ömer ibn el-Hasan ve Sa‘d ve gayrılar serdâr olup Bağdâd'ın deşt-i Kerbelâ'sında yüz bin belâ ile ceng-i azîm olup İmâm Hüseyn'in iki şehzâde-i cüvân-bahtı ve dörd nefer birâderleri ve bir karındaşı evlâdı ve beş aded ammusu oğulları ile ol neberd-i azîmde yigirmi bin Sahâbe-i kirâm ve Muhâcirîn-i zevi'l-ihtirâm ve erbâb-ı soffa-i sâhib-huddâm hicretin sene 61 târîhinin yevm-i Âşûrâ günü hâmûn-ı Kerbelâ'da ac u zâc ve susuz şehîd olmuşlardır, be-dest-i Yezîd.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y269a ·
metinde göster ·
. Ve bunun birâder-i kihteri eş-Şeyh Muhammed el-Heyyâr: ya‘nî parça parça etmiş …
Bunun civârında eş-Şeyh Ziyâd. Ve bunun birâder-i kihteri eş-Şeyh Muhammed el-Heyyâr: ya‘nî parça parça etmişlerdir ve yine savma‘asında tilâvet-i Kur’ân ederken görmüşlerdir. Yedi kerre bu hâl üzre katl edüp âhir ferâgat edüp ba‘dehu "Yâ ibâdallâh cenâzeme hâzır olup karındaşım yanına defn edin" deyü keşf edüp rûh teslîm etmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·