… a olan kend-i kurâları ihrâk bi'n-nâr edüp Kızılbaş'a bu kadar hüsrân ve gadr-i
ziyân
olunur kim hadden firâvân olur. Kızılbaş-ı evbâş-ı kallâş bu hâli görüp "Amân a …
Ve sahrâda ve kûhlarda olan kend-i kurâları ihrâk bi'n-nâr edüp Kızılbaş'a bu kadar hüsrân ve gadr-i ziyân olunur kim hadden firâvân olur. Kızılbaş-ı evbâş-ı kallâş bu hâli görüp "Amân amân ey cüyûş-ı gâzîyân-ı sünniyân-ı Âl-i Osmân!" deyüp cümle itâ‘at edüp hamd-i Hudâ sene 1039 sâlinde şehr-i Dergezîn-i güzîn dest-i Âl-i Osmân'a girüp serdâr-ı mu‘azzam Sührâb hânını yedi bin asker-i İslâm ile muhâfazacı ta‘yîn edüp kendüleri azm-i Bağdâd-ı behişt-âbâd ederler. Andan cânib-i şarka,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 313a ·
metinde göster ·
… Ağa bu şehre uğrayup mâl-ı ganâ’im ve üsârâların alup şehr[i] âteş-i sûzân ile
ziyân
ve halkını esîr [ü] nâlân ve kurâların alan u tâlân etmişler. Hakîr vardıkda an …
Lisân-ı Macar'da (---) demekdir. Bânîsi Matyaş kraldır kim vilâyet-i Ungurus'a ve vilâyet-i Leh'e mâlik olup Tuna Belgrad'ın Ebü'l-feth Sultân Mehemmed'e vermeyen kral-i dâllin oğlu Matyaş kral binâsıdır, ammâ Orta Macar'da Zolomioğlu milkidir. Ve Erdel krallarına tâbi‘ bir şehr-i Laboş'dur kim nehr-i Laboş kenârında bir sahrâya vâkı‘ olmuş ürd-i behişt bir şehr-i müzeyyen imiş. Tatar-ı saba-reftâr-ı adû-şikâr askeri serdârı olan Şâh Polad Ağa bu şehre uğrayup mâl-ı ganâ’im ve üsârâların alup şehr[i] âteş-i sûzân ile ziyân ve halkını esîr [ü] nâlân ve kurâların alan u tâlân etmişler. Hakîr vardıkda ancak birkaç kârgîr binâ kenîseleri kalmış idi. Anları dahi Âl-i Osmân askeri zîr-i zemînlerin kazup bir hayli defîne mâllar bulup kileseleri âteş-i Nemrûd ile göyündürdüler. Andan nehr-i Laboş'u ubûr edüp 4 sâ’atde bayırlar aşup nice köyler ıhrâk edüp giderek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 8b ·
metinde göster ·
"Lâ lâ, ne olursa min-indillâh olursuz, bed-du‘â etmen. Bi-emrillâh bu Mısır'da
ziyânkâr
çekirge durmaz, helâk olur. Ve benî âdemin de ziyânkârı durmaz ve şeb [ü] rûz f …
"Lâ lâ, ne olursa min-indillâh olursuz, bed-du‘â etmen. Bi-emrillâh bu Mısır'da ziyânkâr çekirge durmaz, helâk olur. Ve benî âdemin de ziyânkârı durmaz ve şeb [ü] rûz fitne [vü] fesâd eden dahi mu‘ammer olmaz" deyü işâret-âmîz kelimâtlar buyurdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y110a ·
metinde göster ·
… Bi-emrillâh bu Mısır'da ziyânkâr çekirge durmaz, helâk olur. Ve benî âdemin de
ziyânkârı
durmaz ve şeb [ü] rûz fitne [vü] fesâd eden dahi mu‘ammer olmaz" deyü işâret-âm …
"Lâ lâ, ne olursa min-indillâh olursuz, bed-du‘â etmen. Bi-emrillâh bu Mısır'da ziyânkâr çekirge durmaz, helâk olur. Ve benî âdemin de ziyânkârı durmaz ve şeb [ü] rûz fitne [vü] fesâd eden dahi mu‘ammer olmaz" deyü işâret-âmîz kelimâtlar buyurdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y110a ·
metinde göster ·
… içinde niçe bin elvân mâhîler vardır. Ammâ cümleden timsâh derler bir mehîb ve
ziyânkâr
hayvândır kim Rûm'da hâsıl olur bir gûne kertenkele ve keler ve vezaka ta‘bîr e …
Evvelâ Nîl içinde niçe bin elvân mâhîler vardır. Ammâ cümleden timsâh derler bir mehîb ve ziyânkâr hayvândır kim Rûm'da hâsıl olur bir gûne kertenkele ve keler ve vezaka ta‘bîr ederler üç nev‘a hayvânlar var, bu timsâh dahi hemân ayniyle anlara müşâbeheti vardır. Dörd ayağı ve kuyruğu vardır. Lisân-ı Arab'da ana timsâh derler, lisân-ı Fârisîde neheng derler, Türkîde luy derler, lisân-ı Moğolî'de selkun derler, vilâyet-i Nûbe'de vûlî derler, vilâyet-i Ulvî'de şûnşâr derler, mel‘ûn mahlûkdur. Ammâ bu timsâhın kaddi on beş arşın tavîl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y160b ·
metinde göster ·
… hayvânât su içerken ve sıbyânlar Nîl kenârında şinâverlik ederken kapar, gâyet
ziyânkâr
mel‘ûndur.
Anların mâbeynlerinde başka mübâhaseleri var, timsâh katl edene ve fîl öldürene kız verirler. Zîrâ timsâh ol diyârlarda ejderdir ve gâyet muzırdır, âdem ve hayvânât su içerken ve sıbyânlar Nîl kenârında şinâverlik ederken kapar, gâyet ziyânkâr mel‘ûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y162b ·
metinde göster ·
… ] emânındadır. Her kim Mısır'a ve ahâlîsine hakâret nazarın edüp zulm ederse ve
ziyânkârlık
ederse mu‘ammer olmaz. İmdi bu cerâd muzırdır, Mısır'a varınca helâk olur" buyu …
"Mısır Allâh'ın hıfz [u] emânındadır. Her kim Mısır'a ve ahâlîsine hakâret nazarın edüp zulm ederse ve ziyânkârlık ederse mu‘ammer olmaz. İmdi bu cerâd muzırdır, Mısır'a varınca helâk olur" buyurdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y234b ·
metinde göster ·
… le ve seyishânede olan mâl ve zî-kıymet eşyâlar (---)(---)(---)(---) a zarâr
ziyân
gelince hemân cân atup sıçrayup,
Hakîri artık kovmadılar, ammâ zahmımdan kan cereyân ederek çakşırım ve çizmem içi kan ile doldu. Ammâ yaram dahi sovumadı ve bedenimde dahi kuvvet kuvâ yerinde. Ammâ hemân ki memlûklarım (---) gitdi, beş aded küheylân atlarım mükellef silâhları ile ve seyishânede olan mâl ve zî-kıymet eşyâlar (---)(---)(---)(---) a zarâr ziyân gelince hemân cân atup sıçrayup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·