… mişler. Ve deli ve gönüllüsü ve on bayrak Tatar askeri gâyet sadaklı ve savatlı
zor batar
bahâdır yiğitleri var idi. Ve müteferrika ve vâcibü'r-re‘âya bayrakları dâ’imâ …
Menzil-i karye-i Durduk: Bu dahi Kızılırmak kenarında Kankırı hâkinde iki yüz hâneli ma‘mûr câmi‘li köydür. Bu karyeye gelirken Varvar Alî Paşa askerinde kıl barakdan âdemleri {temâşâ etdim}, deryâ-misâl asker ammâ gûyâ cemâpûr askeri gibi derme ve çatma hoş-nişîn askerdir. Ammâ yetmiş bayrak sarıcasına ve yigirmi bayrak sekbânına aşk olsun. Meğer paşa kendisi sarıcadan silâh kuşanup meydânlarda hizmet etmiş. Anlar da paşanın uğurunda ölmeğe ahd etmişler. Ve deli ve gönüllüsü ve on bayrak Tatar askeri gâyet sadaklı ve savatlı zor batar bahâdır yiğitleri var idi. Ve müteferrika ve vâcibü'r-re‘âya bayrakları dâ’imâ cânib-i erba‘aya karavula gitmeğe me’mûr mükellef güzîde askerdir. Ve kapucubaşılarına im‘ân-ı nazar ile nazar etdim. Hakkâ ki pâk ve güzîde zırh-ı zıreh külâha ve cebe vü cevşene müstağrak pür-silâh yancıklı ve bahrî hotaslı ve kırkar ve ellişer kargı sırıklı al ve kırmızı mukaddemli, burma kâküllü köçeklere mâlik ikişer üçer deve ve katır katarlı ve mehârlı ağaları var. Ve üç yüz polad-ı Nahçevânîye gark olmuş kantar sırıklı iç ağaları var kim her biri birer ejder-i heft-serler, birer gûne server-i hünerver-i dilâver-erler idi. Hemân hazînedârın kırk gulâmı ve paşanın ciğer-kûşesi beğ efendinin kırk güzîde gulâmları başka idi. Paşa gulâmlarıyla muhtelit değiller idi. Bu askeri temâşâ edüp hakîr karye-i Durduk'a varup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 362b ·
metinde göster ·
… tma ve börklü ve çalmalı ve Nogay ve Şirînî ve Mansûrî ve Avlatî tarzı kalpaklı
zor batır
yiğitler ubûr etdiler.
Sol tarafımızda Van'ın Akkirpi dağları âvâz-ı dühül sadâsından lerzenâk olurdu. Bu hâl üzre paşa-yı zîşân kânûnnâme-i vüzerâ üzre ibtidâ alây-ı serdâr-ı mu‘azzam Melek Ahmed Paşa, evvelâ bin beş yüz aded çatal kuş atlı, küpeli Tatar {askeri kim} cümle sadaklı ve savatlı ve elleri şıdak kamçılı ve başları şıpırtma ve börklü ve çalmalı ve Nogay ve Şirînî ve Mansûrî ve Avlatî tarzı kalpaklı zor batır yiğitler ubûr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 247a ·
metinde göster ·
… yîn olunup azîmet etdiler. Ve akîblerince yigirmi bin güzîde hayyâl koşkol atlı
zor batır
cigitlerden Tatar askerleri atlanup gitdiler. Andan 2 sâ‘atde,
Ve bu Tirepişvar sahrâsında serdâra çaşıtlar gelüp Kemen Yanoş la‘înin Orta Macar diyârında elli bin asker ile cânib-i erba‘ada serserî gezdiği istimâ‘ olunıcak Tımışvar paşası Siyâvuş Paşa karındaşı Sarı Hüseyin Paşa'yı Tımışvar askeriyle la‘în-i mezbûr üzre ta‘yîn olunup azîmet etdiler. Ve akîblerince yigirmi bin güzîde hayyâl koşkol atlı zor batır cigitlerden Tatar askerleri atlanup gitdiler. Andan 2 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 10a ·
metinde göster ·
… asâkirleriyle ve Tatar askerin dahi kırk bin aded sadaklı ve savatlı ve kübeli
zor batır
yiğitleri cümle krala koşup Vinçaz kal‘ası sahrâsına gitdiler. Ertesi gün serdâ …
"Kanûn-ı Nagban Ejder ceddimizin âyîni üzre kralımızdan bî‘at edelim" deyü haberleri geldikde kral bu haberi serdâra bildirüp serdâr-ı kâr-âzmûde dahi Hüseyin Paşa'yı ve Küçük Mehemmed Paşa'yı ve Çatalbaş Paşa'yı asâkirleriyle ve Tatar askerin dahi kırk bin aded sadaklı ve savatlı ve kübeli zor batır yiğitleri cümle krala koşup Vinçaz kal‘ası sahrâsına gitdiler. Ertesi gün serdâr 10 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 30a ·
metinde göster ·
… rı (---) niçe bunun emsâli kavm-i Tatar-ı adû-şikâr beğleri ve elleri pür-silâh
zor batır
yiğitleriyle cümlesinin ellerinde kamçılarıyla ve cümle sadak ve savatlarıyla v …
Andan Arkınlı ve Darkınlı ve Dayirli ve Memaylı ve Ulanlı ve Haneyli ve Badraklı ve Oraklı ve ot ağaları ve kapukulu ağaları ve emildeş ağaları (---) niçe bunun emsâli kavm-i Tatar-ı adû-şikâr beğleri ve elleri pür-silâh zor batır yiğitleriyle cümlesinin ellerinde kamçılarıyla ve cümle sadak ve savatlarıyla ve cümlesi kürklerin âdet-i Hûşenk Şâh üzre ters geyüp şıpırtma kalpakların gözleri üzre çeküp ol ucbe-likâ heybet ve ol mahûf hey’et üzre cümle ubûr edüp ba‘dehu Kırım Hânı Mehemmed Giray Hânzâde Ahmed Giray Sultân hazretleri henüz on beşine bâliğ bir şehzâde-i cüvân-baht bir küheylân ağırmak aru ve baral at üzre çığalı şehbâz evc-i istiğnâ gibi hussân-ı sâfinâtü'l-ciyâd misilli at üzre süvâr olup cümle âlât-ı silâhı ve çüyen ve çirgisi ve dabkır ve dartısı cümle Tatar-vârî idi, ammâ libâsı cümle zerdûz dîbâ idi ve kemerinde kılıcı ve sadakı cümle mücevher idi, ammâ başında semmûr kalpağı Âl-i Cingiz tarzı şıpırtma börk kalpak idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 112b ·
metinde göster ·
Anıniçün hâlâ Kırım Tatarlarından gani ve yarar ve müsellah
zor batır
yiğitlerdir ve Özü vezîrlerine tâbi‘lerdir, ammâ bunların dahi yetmiş aded ot a …
Anıniçün hâlâ Kırım Tatarlarından gani ve yarar ve müsellah zor batır yiğitlerdir ve Özü vezîrlerine tâbi‘lerdir, ammâ bunların dahi yetmiş aded ot ağaları ve atalıkları ve imirzaları var, lâkin bir sefere gitse Silistre vezîrinin bir ağası ve yalı ağası bu askere serdâr olur. Hâlâ Yalı Ağası Ahmed Ağa serdâr olup kırk bin asker cümle küffârın ardın alup bir turfa alay ile ubûr etmişlerdir kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 113b ·
metinde göster ·
… lmamışken ve bir merd-i âferîdenin burnu kanamamışken bu kal‘a altında bu kadar
zor batır
yiğitlerimiz câm-ı şehâdeti nûş etdiler.
Bu sefer-i meserretimizde dörd aded krallık yerlerde hamd-i Hudâ bu kadar esîr [ü] mâl-ı ganâ’imler almışken bu kadar zamânda yigirmi âdemden gayri yiğitlerimiz şehîd olmamışken ve bir merd-i âferîdenin burnu kanamamışken bu kal‘a altında bu kadar zor batır yiğitlerimiz câm-ı şehâdeti nûş etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 129b ·
metinde göster ·
… sen yedi bin aded "Benem, dîğer nîst!" diyen sadaklı ve savatlı ve koş kol atlı
zor batır
yiğitler ile atlanup âmâde tohtadılar.
Mâh-ı mezbûrun (---) günü hemân Hân dahi Kırım askerinin Narağı ve Mansûrî ve Şîrînli ve Sincivitli ve dahi Olanlı ve Arkınlı ve Dayirli ve Kerşli ve Çikişke ve Arbatlı askerleriyle fi'l-hâl seksen yedi bin aded "Benem, dîğer nîst!" diyen sadaklı ve savatlı ve koş kol atlı zor batır yiğitler ile atlanup âmâde tohtadılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 105b ·
metinde göster ·
… ksen bin aded güzîde sadaklı {tirkeşli} ve savatlı {pusatlı} ve kübeli {zırhlı}
zor batır
{keskin bahâdır} yiğitler ileriye talî‘a-i 113a asker olup hemân küffâr asker …
Derhâl ceng-i sultânî kebirgelerine turreler urulup cümle guzât-ı müslimîn yarar kazakdaş ağırmak atlarına süvâr olup cümle ağırlıkları yigirmi bin asker ile kazan tüp edüp her koşdan onar kişi {dahi} kalup seksen bin aded güzîde sadaklı {tirkeşli} ve savatlı {pusatlı} ve kübeli {zırhlı} zor batır {keskin bahâdır} yiğitler ileriye talî‘a-i 113a asker olup hemân küffâr askerine Allâh deyüp sadak cılovu(?) ve atların süheylleri eflâke peyveste olup çapul-ı azîm civerüp {sefer koyverüp} rûz-ı mahşerden bir gün olup rûy-ı zemînin hâk-i pâkinin gubârı âsumâna urûc edüp âfitâb-ı âlem-tâbın şu‘lesi dutulup münkesif oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 112b–113a ·
metinde göster ·
Sonra imdâda gelen Âdil Mirza Noğaylarında yüz bin aded
zor batır
er cigitler ile iki bölük yerde zü'l-cenâheyn-vâr ellişer bin batırla talî‘a-i …
Sonra imdâda gelen Âdil Mirza Noğaylarında yüz bin aded zor batır er cigitler ile iki bölük yerde zü'l-cenâheyn-vâr ellişer bin batırla talî‘a-i asker olup andan cümle Çerkes beğleri tüfeng-endâzları kazan tübi, ya‘nî dündâr kalup cânib-i erba‘aya birer sâ‘at ba‘îd karavullar ta‘yîn olunup cümle ot ağaları bir yere gelüp cümle ulemâ ve sulehâlar feth-i şerîfe müdâvemete meşgûl olup hemân asker-i deryâ-misâl âheste âheste tabur üzre yürüyüp tabura bir top menzili yer kaldıkda cümle asker-i İslâm el sadağa urup her kemânın çilesine ikişer ve üçer dâne tabur okları gezleyüp her okun demrenlerine birer ikişer kibrîtler bağlayup kibrîtlere âteşler edüp ale'l-umûm cümle guzât var kuvvetlerin bâzûya getirüp derûn-ı dilden ve cân [u] gönülden sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup zemîn ü âsumân at süheylinden ve Allâh Allâh sadâsından ve tîrkeşlerin gürüldüsünden eflâk-i âsumân lerze-nâk olup cümle asker bir kerreden göz karardup tabur üzre at bırağup ellerindeki yayların çilelerinde olan hadeng-i belâlara şast ber-kabza küşâd verüp niçe kerre yüz bin av okları ve niçe yüz bin çatal kurşumlar hevâdan tabur içine bârân-ı la‘net gibi yağınca cümle Tatar yan verüp alarkaya gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 113b ·
metinde göster ·
… sadaklı ve savatlı pür-silâh yigirmi bin kübeli, ya‘nî zırhlı ve zireh-külâhlı
zor batır
yiğide mâliklerdir kim aslâ bir düşmandan cemî‘i zamânda rû-gerdân olmamışlardı …
Ammâ hânların solunda nûreddîn sultân ile sefer eşen beğler Mansûrludur kim bunlar da gâyet şecî‘ ve bahâdır oymakdır. Serçeşme-i pîşvâları Gâzî Kaya Beğ'dir. Cümle sadaklı ve savatlı pür-silâh yigirmi bin kübeli, ya‘nî zırhlı ve zireh-külâhlı zor batır yiğide mâliklerdir kim aslâ bir düşmandan cemî‘i zamânda rû-gerdân olmamışlardır. Her kaçan kim bir uruş savaş-ı perhâş olsa ibtidâ kapukuluyla bu Mansûrlu kâfire at salagelmişlerdir. Ve Kaya Beğ'in eli altında yüz kırk aded güzîde mirza beğler vardır. Cümle Mankıt beğleri ve Teb(?) Sarhân beğleri ve Sincivit beğleri ve cümle Or eli beğleri nûreddîn sultân kolunda sefer eşerler, ammâ bu beğlerden Şîrîn beğleri üstdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 125b ·
metinde göster ·
… r içre göçer evli on bin aded obadır. Cümle yigirmi bin aded sadaklı ve savatlı
zor batır
güzîde Noğay askeri olur. Gâyet bahâdır cürd atlı şecî‘ ve pür-silâh erlerdir.
Yüz yaşında Çoban nâm bir mirza cemî‘i kavm-i Noğay Tatarının güzîdesidir. Bu kavim Çerkez'in Şağake nâm kabîlesiyle kardaş olup Çerkez'den kız alup lâkin hürre kız vermeden Çerkezle akrabâ olup bu Şağake Çerkezistân'ında yur[d] edinüp sâkin olurlar. Dağlar ve sahrâlar içre göçer evli on bin aded obadır. Cümle yigirmi bin aded sadaklı ve savatlı zor batır güzîde Noğay askeri olur. Gâyet bahâdır cürd atlı şecî‘ ve pür-silâh erlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 146b ·
metinde göster ·
… in olur sekiz bin aded Şâfi‘iyyü'l-mezheb mü’min ve muvahhid sadaklı ve savatlı
zor batır
şecî‘ kavm-i Noğay'dır. Bunlar dahi Hân'a gelüp yorga atlar ve yahşi esîrler he …
Bu kavim dahi Maskov diyârından firâr edüp nehr-i Edil'i ötüp beri yakada Heyhât sahrâsında Kalmık Tatarı der[d]inden duramayup nehr-i Kuban'ı beri Çerkez tarafına ötüp hâlâ bu Bolatkay ve Âdemî dağları içre sâkin olur sekiz bin aded Şâfi‘iyyü'l-mezheb mü’min ve muvahhid sadaklı ve savatlı zor batır şecî‘ kavm-i Noğay'dır. Bunlar dahi Hân'a gelüp yorga atlar ve yahşi esîrler hedâyâ verdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 155a ·
metinde göster ·
… Ey su’âl etgen şol meşhetni {yani mezâr} sâhibini üç yüz yaşına yetken Koba Alp
zor batır
yiğitken Ejderhân su savaşında ok paşağı poşuğalanda {ok temreni dokunanda} özü …
"Ey su’âl etgen şol meşhetni {yani mezâr} sâhibini üç yüz yaşına yetken Koba Alp zor batır yiğitken Ejderhân su savaşında ok paşağı poşuğalanda {ok temreni dokunanda} özümü {beni} ok sokup ölgen men. Sebeb-i ölgenim şolaydır. Özüm içün pâtiha, ya‘nî fâtiha" demiş
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 161a ·
metinde göster ·
Ve şeb [ü] rûz Kalmık ile ceng ederler, zîrâ gâyet şecî‘ ve tüvânâ
zor batır
yiğitleri vardır. Yüz bini tüfeng-endâzdır ve yüz bini kemândârânlardır. Ve alt …
Ve şeb [ü] rûz Kalmık ile ceng ederler, zîrâ gâyet şecî‘ ve tüvânâ zor batır yiğitleri vardır. Yüz bini tüfeng-endâzdır ve yüz bini kemândârânlardır. Ve altı aded şâhî topları vardır. Hattâ bir şehzâdeleri Mujik şehrinde hakîre gelüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 173b ·
metinde göster ·
Nâhiye-i Nakşivân 197a ya‘nî ülke-i Şîrînli hudûduna bu kadar bin asker kadem basdığın Şîrîn beğleri görüp hemân karârları firâra mübeddel olup Kırım'da müselmân olan üç yüz aded Kalmık Tatarlarıyla ve üç yüz aded çatal atlı Tatarlarıyla cümle Şîrîn beğleri ehl [ü] ıyâlleri ve mâl [u] menâl-i firâvânların Mehemmed Geray Hân gibi bırağup cümlesi cân bâzârına düşüp Kırım cezîresinin Çikişke nâm kal‘ası kurbunda Arbat geçidi nâm geçitden geçerken niçe Kalmıkları ve niçe yarar yiğitleri geçitde gark olup kendileri cân kurtarup firâr etdikleri haberi hâna gelince hemân hân ardları sıra Şîrînlinin hasm-ı kavîleri olan Mansûrlu'dan ve karaçı halkından üç bin aded zor batır yiğitleri Sasıklık nâm geçitden anlar dahi geçüp Heyhât sahrâsı içre Şîrînli'yi kova kova ol Şîrînliler ile bile firâr eden üç yüz aded Kalmıklara Mansûrlular râst gelüp cümlesin kırarlar. Ammâ Şîrînliler yahşı koşkol çatal atlılar ile kal‘a-i Azak'da Süleymân Paşa'ya ve Monla Ganî Paşa'ya varup cân atup halâs oldular, ammâ birer at ile kalup mâl u menâlden ayrıldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 196b–197a ·
metinde göster ·