… k bin asker dahi Bucak Tatarı derler, cebe vü cevşenli ve sadaklı ve savanlı ve
zora
batar yigitlerdir. Paşa her kankı sefere gitse bile me’mûrlardır. Paşası da hâs …
Livâ-yı Silistre: Paşa sancağı tahtıdır. İki sancak dahi iltizâm ile zabt olunur. Biri Eflâk'dır ve biri Boğdan'dır. Kâfiristân olmağıla beğleri her sene devlet-i aliyye tarafına biner kise-i Rûmî hizmet edüp mansıbları kendülere her sene mukarrer olur. İsyânları zuhûr ederse elleri vilâyetleri nehb [ü] gâret olunup katl-i âm olunurlar. Ammâ bu Eflâk ve Boğdan sancakları iltizâm ile olup sancaklarında timar ve ze‘âmet yokdur. Ammâ hîn-i seferde Eflâk ve Boğdan ve Silistre paşasıyla sefer eşüp üçer bin kefere askeri getirüp hizmet-i pâdişâhî oldukda kal‘alar meremmâtına ve handaklar tathîrine ve kal‘aya toprak sürüp top çitleri yapmağa me’mûrlardır. Ve kırk bin asker dahi Bucak Tatarı derler, cebe vü cevşenli ve sadaklı ve savanlı ve zora batar yigitlerdir. Paşa her kankı sefere gitse bile me’mûrlardır. Paşası da hâssına göre cebelüsiyle sefer eşer. Hâssı 4.489.665 akçedir. Kendi sancağında erbâb-ı zü‘amâsı 75, erbâb-ı timarı 422 vardır. Cümle eyâletinde ze‘âmet 188 ve cümle eyâleti timarı 1186. Hîn-i gazâda bu eyâlet-i Özi'de kânûn üzre cebelüleriyle paşa askeriyle ve kırk bin Bucak Tatarıyla ve üç bin Eflâk ve üç bin Boğdan askeriyle elli altı bin asker olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 117b ·
metinde göster ·
… ral olacağın başına kukayı Bism-i İlâh ile geçirüp kralın elinden Melek yapışup
zor-a-zor
serdârın elin öpdürüp kralı bir iskemle üstüne Melek oturdup bir Fâtiha tilâvet …
"Vallâhi bu ey kral-ı müstakîm olur, zîrâ Süleymân Hân'ın bunlara nazarı ta‘alluk etmişdir" deyüp hemân dîvân-ı pâdişâhîde muhzır ağanın başından Melek Paşa kuka süpürgesin alup kral olacağın başına kukayı Bism-i İlâh ile geçirüp kralın elinden Melek yapışup zor-a-zor serdârın elin öpdürüp kralı bir iskemle üstüne Melek oturdup bir Fâtiha tilâvet edüp Apopi Mihal müstakil kral nasb olunup ibtidâ çavuşbaşı ve sâ’ir dîvân çavuşları krala mübârek-bâd iltiyâmları edüp andan kral iskemleden kalkup cümle vüzerâ ve mîr-i mîrânların destlerin bûs edüp ba‘dehu cümle mevcûd olan kapudanlar kraldan el öpüp bî‘at etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 16b ·
metinde göster ·
Ve bu demir çarhların kenârelerinde top güllesi gibi kırk elli dâne müdevver demir gülleler vardır. Kaçan kim bu mezkûr olan âlât-ı çarhlar ve gûnâ-gûn ağaç dollâbları su zor ile çevirdikde mezkûr çarhdaki müdevver taş gibi gülleler Tuna nehrine urup Tuna suyunu zor ile demir su küngleri içine zor-a-zor suyu koyup çarhlar deverân etdikçe mezkûr müdevver gülleler ale'd-devâm birbirine ta‘kîb edüp Tuna suyunu demir küngler dıkup aşağı akmağa komayup tâ yukaruda iç kal‘adaki mezkûr çeşmenin hazînesine varup dökülüp andaki çeşmeden cereyân eder, ammâ cümle su küngleri demir muşkat tüfeng gibi boru künglerdir ve yalçın kaya arasında dik yukaru niçe demir küngler râygândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 96b ·
metinde göster ·
muzîk borular ile gûnâ-gûn muhdes çarh-ı felekler ile evc-i âsumâna berâber kay …
Tâ bu mertebe fakîr nehr-i Tuna zor-a-zor muzîk borular ile gûnâ-gûn muhdes çarh-ı felekler ile evc-i âsumâna berâber kaya başında olan kal‘a-i bâlâya su çıkmalıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97a ·
metinde göster ·