… Hazret-i Risâlet-penâh sa‘âdetle rahm-i mâderden müştak olup sahîfe-i rûzgâr-ı
zorkâra
kadem basdıklarında hayr-mukaddem olup Bağdâd'da Enûşirvân'ın tâk-ı kisrâsı ve …
Der-îrâd-ı mutalsamât-ı üstâdân: Bu şehirde zamân-ı cehele-i fecereler asırlarında Lipve nâm bir üstâd-ı be-nâm niçe tılsımâtlar edüp niçeleri Hazret-i Risâlet-penâh sa‘âdetle rahm-i mâderden müştak olup sahîfe-i rûzgâr-ı zorkâra kadem basdıklarında hayr-mukaddem olup Bağdâd'da Enûşirvân'ın tâk-ı kisrâsı ve Urfa şehrinde âteş-i Nemrûd sönüp niçe alâmetler zuhûr etdikde Ayasofya kubbesi ve bu şehirde Milya deyri kubbeleri münhedim olup bu şehrin niçe gûne tılsımâtları ser-nigûn olup illâ fâre, ya‘nî kesegen, Türkçe sıçan dedikleri muzırrın tılsımâtı kalır. Hâlâ şehr-i Sarây'da sıçan nâdir olduğundan Bosnasarâyı'nda dahi kedi nâdirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 130a ·
metinde göster ·
… sonra bir rîh-ı akîm yıldız rûzgârı esdiği mahalde şehrin üst yanından rûzgâr-ı
zorkâra
karşu şehre bu kadar bin Tatar âteş edince bir gün bir gecede niçe yüz yıllık m …
Bu ülke dahi ale'l-gafle seğirdüp basmak ile (ile) harâb u yebâb kâfirlerin esîr ü kebâb ve hânelerin türâb edüp iki yüz pâre (şehir) kurâ ve kasabâtlar ve yedi pâre şehr-i azîm harâb olanların evvelâ birisi şehr-i azîm Krakov-ı kadîm idi. Yedi gün gece altından kalkmayup mâl-ı ganâ’imi alındıkdan sonra bir rîh-ı akîm yıldız rûzgârı esdiği mahalde şehrin üst yanından rûzgâr-ı zorkâra karşu şehre bu kadar bin Tatar âteş edince bir gün bir gecede niçe yüz yıllık ma‘mûr u âbâdân şehr-i Krakov hâke berâber olup dûd-ı siyâhı evc-i âsumâna peyveste oldu. Ancak iç hisârı ve yüz beş pâre kal‘a-misâl manastırları kârgîr olmak ile sütûhları yanup Şeddâdî binâları âteş-i Nemrûd içinde sögele kaldı. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 116a ·
metinde göster ·
Menzil-i cezîre-i Istandiye sâhilinde lenger-endâht olup yatdık, ammâ cânım kalyonlar bu muhâlif rûzgâr-ı zorkâra aslâ bakmayup rûzgâr-ı feleğe karşu koyup İslâmbol'a teveccüh etdiler, ammâ yine Sadrıa‘zam bu Istandiye adasında bir gün bir gece meks edüp kıyıca muhâlif giden kadırgalar gelüp yine cem‘-i vefîr olup karşu Kandiye vezîrinden ve a‘yân [u] eşrâflarından Sadrıa‘zam kayıklar ile vâfir hedâyâlar ve kirazlar ve vişneler ve gûnâ-gûn âbdâr meyveler ve kemer suları gelüp andan yine ertesi gün nefîr-i rıhletler çalınup seksen mîl muvâfık eyyâm ile gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 329b ·
metinde göster ·
… itâdan niçe bin at ve katır pâybendi ve kösdeğin sürüyerek bu çöl içre rûzgâr-ı
zorkâra
kıçın verüp belîdelere gidüp sığındılar. Sabâh olup gördüler kim kimin atı ve k …
Hikmet-i Hudâ ol gece bir berd-i şitâ olup bir dipi ve boranlı serçe başı kar yağdı kim sovukdan iki yüz mikdârı deve ve yetmiş seksen Urbân-ı uryân rûh-ı revân oldu. Ve ol gece şiddet-i şitâdan niçe bin at ve katır pâybendi ve kösdeğin sürüyerek bu çöl içre rûzgâr-ı zorkâra kıçın verüp belîdelere gidüp sığındılar. Sabâh olup gördüler kim kimin atı ve kiminin katırı ve ba‘zısının hımârı gâyib olmuş. Hamd-i Hudâ biri zâyi‘ olmayup Hüseyin Paşa havfinden cemî‘i devâbbâtları sâhiblerine teslîm etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y260b ·
metinde göster ·