Zamân-ı kadîmde şehr-i azîm imiş. Celâlî ve Cemâlî
zulmünden harâb
olup cümle bir mikdârı ma‘mûr [u] âbâdân 9b şehirdir. Elsine-i nâsda ba‘zılar …
Zamân-ı kadîmde şehr-i azîm imiş. Celâlî ve Cemâlî zulmünden harâb olup cümle bir mikdârı ma‘mûr [u] âbâdân 9b şehirdir. Elsine-i nâsda ba‘zılar Ilkın derler, niçeler Ilğın derler, ammâ ılıcası olmağıla sebeb-i tesmiyyesi Ilığın'dır. Zîrâ Etrâk kavmi ılıcalara ılığın, ya‘nî kudretden ılı ve ıssı su demekdir. Karamân eyâletinde Akşehir nâhiyelerinde başka yüz elli akçe şerif kazâdır ve cümle (---) aded nâhiye kurâları vardır. Askerî tâ’ifesi çok olmağıla sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı (---) tarafından (---) hâkimi vardır. Şehri bir vâsi‘ sahrâda bâğlı ve bâğçeli (---) aded (---) örtülü hâne-i tahtânî ve fevkânîlerdir ve cümle (---) aded mahalle ve cümle (---) aded mihrâbdır. Evvelâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 9a–9b ·
metinde göster ·
… dîmde şehr-i azîm imiş. Karayazıcı Sa‘id Arab ve Kalenderoğlu nâmân Celâlîlerin
zulmünden harâb
olup hâlâ bin hâneli zeytûn ve dud ve incir bâğlı ma‘mûr kasaba-i şîrîndir. On …
İbtidâ bânîsi (---)(---) Haleb eyâletinde paşanın hâsı subaşılığıdır. Hâkimi paşaya on kîse, kendüye beş kîse hâsıl eder, yüz elli akçe kazâdır. Zamân-ı kadîmde şehr-i azîm imiş. Karayazıcı Sa‘id Arab ve Kalenderoğlu nâmân Celâlîlerin zulmünden harâb olup hâlâ bin hâneli zeytûn ve dud ve incir bâğlı ma‘mûr kasaba-i şîrîndir. On sekiz mihrâbdır. Cümle evsâfı hacc-ı şerîfe giderken cild-i (---) mizde ale't-tafsîl terkîm {olunmuşdur}. Ammâ bu kasaba-i Sermîn'in cânib-i şarkîsinde (---) merhalede,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 51a ·
metinde göster ·
… l olup evvelki Bağdâd'a gidişimizi yâd edüp "Hayfâ kim Bağdâd henüz yeniçeriler
zulmünden harâb
olmadadır" deyü te’essüf çeküp üç gün ol zemistânda şehr-i Sivas içre tekâ‘üd e …
Hamd-i Hudâ sıhhat [ü] selâmetle şehr-i Sivas'a dâhil olup Kara Murtezâ Paşa efendimizle yine müşerref olup cân sohbetleri edüp niçe gûne seyr [u] temâşâlar edüp niçe bin ahvâl-i pür-melâle vâkıf olduk. Âkıbet Murtezâ Paşa efendimiz bir kevkeb u baht-ı sa‘âdet sâhibi vezîr-i âlî-şân olmağıla Âsitâne tarafından Sadrıa‘zam Kara Murâd Paşa mühür sâhibi olur deyü havfa düşüp gâh Azağ'a gâh Kazağ'a ve gâh Silifke ve Kars'a atmak murâd edindikde Murtezâ Paşa dahi Âsitâne tarafında Koca Vâlide Sultân'a ve kızlarağasına yigirmişer bin altun gönderüp kendüyi der-i devlete getirdmeğe amel etdi. Bu mahalde Melek Ahmed Paşa efendimiz dahi eyâlet-i Bağdâd'dan ma‘zûlen Sivas'a dâhil olup evvelki Bağdâd'a gidişimizi yâd edüp "Hayfâ kim Bağdâd henüz yeniçeriler zulmünden harâb olmadadır" deyü te’essüf çeküp üç gün ol zemistânda şehr-i Sivas içre tekâ‘üd edüp Murtezâ Paşa efendimiz beher yevm yüzer koyun ve beşer yüz somar arpa ve onar bin nân ve sâ’ir sebzevât ve gayri me’kûlât [u] meşrûbâtdan mâ‘adâ şeker ve kahve ve misk u amber-i hâm ve za‘ferân u şem‘-i aseline varınca ta‘yînâtın verüp üç kerre ziyâfet-i azîm edüp birer İbrâhîm Hân kürkü geydirüp birer zerrîn rahtlı ve sîm zeynli küheylân atlar hedâyâ çeküp Melek Paşa'ya Murtezâ Paşa i‘zâz [u] ikrâm ederdi. Vedâ‘dan bir gün mukaddem Melek Paşa'ya beş katâr-ı katır raht [u] bisâtlarıyla keşîde edüp Melek Paşa Murtezâ Paşa emîrâhûruna bir semmûr kürk giydirdi ve Melek Ahmed Paşa dahi Murtezâ Paşa'yı hânesine da‘vet edüp bir ziyâfet-i âlî etmişdir kim diller ile ta‘bîr olunup kalemler ile tahrîr olunmaz. Bu ziyâfet mahallinde âsitâne tarafından Murtezâ Paşa efendimizin ulağı Tatar Aliş gelüp ma‘zûllük haberi getirüp Murtezâ memnûn oldu ve ertesi Melek Ahmed Paşa vedâ‘laşup gitdükde hakîr beş sâ‘at bile gidüp anlar Yenişehir'e gitdiler. Hakîr yine Sivas'a gelüp tedârik-i râh görmeğe mukayyed iken âsitâne-i sa‘âdet tarafından Şâm-ı Tarabulus'dan ma‘zûl Hamâlı Arnavud Mehemmed Paşa'ya Sivas-ı Rûm eyâleti ihsân olunup sene (---) târîhinde mâh-ı (---) gurresinde müsellim gelüp dîvân-ı pâdişâhîde Murtezâ Paşa emr-i şâhîyi kırâ’at etdirüp "Bu mansıb-ı dünyâ bir el destmâli-misâl elden ele gezer. Paşa karındaşımıza Allah mübârek eyleye!" deyü Müsellim Kâfirzâdeye bir semmûr lipâçe geydirüp cümle a‘yân-i vilâyet müsellimi alup gitdiler. Paşa sarâyda on gün dahi meks edüp cemî‘i levâzımâtların görüp konakçıyla doğru Eskişehir'e gidüp eyâlet-i Sivas'a cümle sekiz ay mutasarrıf olmuşuzdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 90a ·
metinde göster ·
… şehr-i müzeyyen imiş. Lâkin sene 1021 târîhinde Celâlî Karayazıcı ve Sa‘îd Arab
zulmünden harâb
olmuşdu. Hâlâ bu tahrîr etdiğimiz mertebeden bin kat ziyâde ma‘mûr şehirdir.
Ve bu şehrin şark tarafında Gökçemen mahallesinden tâ Paşa Sarâyı önünden ta İshâk Fakîh çârsûsu içinden ubûr edüp garb tarafına gidüp tâ nihâyeti Yeni mahalleye varınca yolun iki tarafı kat-ender-kat âb-ı hayâtlı ve bâğçeli evler içre beş bin adım arzı bir şehr-i azîmdir. Mâ-tekaddem dahi âbâdân şehr-i müzeyyen imiş. Lâkin sene 1021 târîhinde Celâlî Karayazıcı ve Sa‘îd Arab zulmünden harâb olmuşdu. Hâlâ bu tahrîr etdiğimiz mertebeden bin kat ziyâde ma‘mûr şehirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y10b ·
metinde göster ·
… içre bir sivri püştecikdir. Mâ-tekaddem bir ma‘mûr belîde imiş. Eşirrâ-i Urbân
zulmünden harâb
olmuşdur. Mezkûr püşte dibinde bir âb-ı hayât su kaynağı var, mâ-i zülâlden niş …
Menzil-i Küteybe: Havrân çölü içre bir sivri püştecikdir. Mâ-tekaddem bir ma‘mûr belîde imiş. Eşirrâ-i Urbân zulmünden harâb olmuşdur. Mezkûr püşte dibinde bir âb-ı hayât su kaynağı var, mâ-i zülâlden nişân verir. Bu ayn-ı hayât içün bunda meks olunup cümle huccâc kifâyet mikdârı suların aldılar. Havrân kazâsı hudûdunda cânib-i erba‘ası ma‘mûr u âbâdân belîd ü büldân-ı Havrân'dır. şâm'ın ze‘âmet ve tîmârının gâyet mahsuldâr yerleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y259a ·
metinde göster ·