… nsa iki ökçesi üze hiç ziyan ḳılmaġay taŋrıḳa nerse her-ayine yanut bėrür taŋrı
şükr
ḳılġanlarḳa
144 ermez muhammed salla’llahu ve sellem meger yalavaç çın-oḳ keçti anda öŋdin yalavaçlar eger ölse azu öldürülse yanġay erdiŋiz [mü] kiḍinleriŋiz üze kim kim yansa iki ökçesi üze hiç ziyan ḳılmaġay taŋrıḳa nerse her-ayine yanut bėrür taŋrı şükr ḳılġanlarḳa
… çası bar tileyür kim arıtsa sizlerni tükel ḳılsa niʿmetini siziŋ üze bolġay siz
şükr
ḳılġay sizler tėp
6 ey anlar kim bittiler ḳaçan ḳopsa siz namazḳa yuŋ yüzleriŋizni hem eligleriŋizni tirseklerke tegi hem sürüŋler başlarıŋızḳa aḍaḳlarıŋıznı iki aşuḳuŋuzḳa tegi eger bolsa sizler cünüb arınıŋlar eger bolsa sizler igligler azu sefer üze azu kelse biregü sizdin aşaḳ yerdin azu yavuḳsa siz uraġutlarḳa hergiz bulmasa suw teyemmüm ḳılıŋlar topraḳ birle arıġ sürüŋler yüzüŋüzke eligleriŋizni andın tilemez taŋrı ḳılsa siziŋ üze emgek tarlıḳ ançası bar tileyür kim arıtsa sizlerni tükel ḳılsa niʿmetini siziŋ üze bolġay siz şükr ḳılġay sizler tėp
… rdin beḍük ġızareler köller teg küweçler rast ornatmış ḳılıŋlar ey Davud boḍunı
şükr
üçün az meniŋ ḳullarımdın şükr ḳılġan
13 ėterler erdi aŋar anı kim tilese uluġ yerlerdin suretlerdin beḍük ġızareler köller teg küweçler rast ornatmış ḳılıŋlar ey Davud boḍunı şükr üçün az meniŋ ḳullarımdın şükr ḳılġan
… küweçler rast ornatmış ḳılıŋlar ey Davud boḍunı şükr üçün az meniŋ ḳullarımdın
şükr
ḳılġan
13 ėterler erdi aŋar anı kim tilese uluġ yerlerdin suretlerdin beḍük ġızareler köller teg küweçler rast ornatmış ḳılıŋlar ey Davud boḍunı şükr üçün az meniŋ ḳullarımdın şükr ḳılġan
… gey sen kemini anıŋ içre yarġanlar suwnı tilemek üçün anıŋ fazlındın bolġay kim
şükr
ḳılġa sizler
12 teŋ bolmaz iki derya bu süçüg tatlıġ siŋen suw ol anıŋ içmeki bu açıġ şur turur ḳamuġdın yėyür siz etni taze taḳı çıḳarur sizler ėtigler keḍer sizler anı körgey sen kemini anıŋ içre yarġanlar suwnı tilemek üçün anıŋ fazlındın bolġay kim şükr ḳılġa sizler
taŋrıḳa ol taŋrı rast ḳıldı bizke vaʿdesini miras bėrdi bizke yerni ornayur-miz …
74 ayġaylar: şüḳr taŋrıḳa ol taŋrı rast ḳıldı bizke vaʿdesini miras bėrdi bizke yerni ornayur-miz uştmah içinde nė yerde tilese-miz nėme körklüg ʿamellerniŋ yanutı
… e tesbih ayurlar iḍileriŋe hamd aytur hükm ḳılnur olar ara könilik birle aylur:
şükr
ol taŋrıḳa kim ʿalemluġlar iḍisi
75 ve körgey sen feriştelerni ḳapsap anlar ʿarş yöresinde tesbih ayurlar iḍileriŋe hamd aytur hükm ḳılnur olar ara könilik birle aylur: şükr ol taŋrıḳa kim ʿalemluġlar iḍisi
… de kündüzni yaruḳ ol taŋrı fazl iḍisi turur boḍun üze ançası bar boḍunnuŋ üküşi
şükr
ḳılmazlar
61 ol taŋrı ol ḳıldı siziŋ üçün tünni amrulmaḳ üçün anıŋ içinde kündüzni yaruḳ ol taŋrı fazl iḍisi turur boḍun üze ançası bar boḍunnuŋ üküşi şükr ḳılmazlar
Hemân Gülâbî Ağa yemîn edince ol sipâh havrânî cübbesinin sağ yenin Gülâbî Ağa'nın başına örter. Derhâl Gülâbî Ağa kendüyi, Kâğızhâne nehri kenârında bir çemenzâr yerde görüp "Bire meded" deyü def‘-i takâzâ edüp tecdîd-i vuzû’ etdükde kırk kerre secde-i şükr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 37b ·
metinde göster ·
… kurda bir ok urup helâk eder. Ba‘dehu ma‘sûm bir köşede gâ’ib olur. Gülâbî Ağa
şükr
eder. Hemân karşu tarafdan üç âdem zâhir olup ikisini şeyhin izniyle salb edüp …
Andan yine bir âdem önünden bir oğlancık zâhir olup ardı sıra kurd ma‘sûmu kovarken seccâde-nişîn âdemin biri önündeki oku yayı alup kurda bir ok urup helâk eder. Ba‘dehu ma‘sûm bir köşede gâ’ib olur. Gülâbî Ağa şükr eder. Hemân karşu tarafdan üç âdem zâhir olup ikisini şeyhin izniyle salb edüp birin dahi salb ederken hemân Gülâbî Ağa'nın karârı kalmayup huzûr-ı şeyhe varup herîfi ricâ edüp afv ederler. Hemân yeniçeri Gülâbî Ağa'nın girîbânından yapışup yerinde oturdup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 38a ·
metinde göster ·
Bu hakîr-i pür-taksîr dahi sad-lek İzid-i Perverdigâr'a
şükr
edüp evvel gazâmız kal‘a-i Azak ve yedi kerre gazâmız Kırım'da, vilâyet-i Leh v …
Bu hakîr-i pür-taksîr dahi sad-lek İzid-i Perverdigâr'a şükr edüp evvel gazâmız kal‘a-i Azak ve yedi kerre gazâmız Kırım'da, vilâyet-i Leh ve Moskov ve Kazak. Ve tokuzuncu gazâmız bu kal‘a-i Hanya oldu. Ve derûn-ı kal‘a meremmâtına şurû‘ olunup herkes alâ-kadri'l-imkân dükkânların zeyn edüp leyle-i muzlimlerde herkes hâne ve dekâkînlerin kanâdîl ü meş‘alelerle zeyn edüp derûn-ı kal‘a guzât-ı müslîmîn ile pür olup yine Urum re‘âyâların limanın sol tarafında iskân edüp harâc-güzâr kaldılar. Ve evkât-ı hamse edâ olundukdan sonra yetmiş koldan çeng-i harbîler çalınup gülbâng-i Muhammedîler çekilüp üç yaylım top u tüfenkler atılup tarrâkası evc-ı Irâk'a ve Kızılelma'ya çıkar. Belki âfâka sıyt u sadâsı müstevlî olup âleme velvele-i cedîd ve debdebe ve gulgule-i şedîd olurdu. Târîh-i Feth-i kal‘a-i Hanya: (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 272b ·
metinde göster ·
… ukda cümle ümmet-i Nûh gemiden taşra çıkup hâk-i anber-i pâke yüz sürüp secde-i
şükr
etdiler. Cümlesi şükrâne içün herkesde ne bulundu ise bir kazgana koyup aş pişi …
Ezîn-cânib kaçan ki Hazret-i Nûh Necî Tûfân'da Cebel-i Cûde üzre keştîsiyle karâr edüp necât oldukda cümle ümmet-i Nûh gemiden taşra çıkup hâk-i anber-i pâke yüz sürüp secde-i şükr etdiler. Cümlesi şükrâne içün herkesde ne bulundu ise bir kazgana koyup aş pişirüp tenâvül etdiler. Hâlâ ol ta‘âma "Âşûra aşı" derler kim Nûh Necî mâh-ı Muharremü'l-harâmın onuncu gününde necât bulduğunda yevm-i âşûradır kim Muhammed ibn İshâk kavlince "Tûfân-ı Nûh'dan Server-i Kâ’inât'a gelince 4.490 senedir. Âdem Nebî'den vilâdet-i Mefhar-i Mevcûdât'a gelince 6.750 senedir", deyü cemî‘i müfessirîn müttefekun aleyh olup tahrîr etmişlerdir ammâ ba‘de't-Tûfân bu dünyanın ibtidâ imârı vilâdet-i Resûl'den mukaddem dörd bin dört yüz doksan sene olmuşdur kim ibtidâ imâr olan keştî-i Nûh'un karâr etdüği Cebel-i Cûde üzre binâ-yı Hazret-i Nûh şehr-i Cûde'dir kim bu cebel hakkında sûre-i (---)Arapça âyeti nâzil olmuşdur. Hazret-i Nûh asrında bir şehr-i mu‘azzam olup gâyet imâr oldu. Hâkimi Hazret-i Nûh ümmetinden Kürdim Melik idi. Bu cebel-i Cûdî üzre bu Kürdim Melik altı yüz sene mu‘ammer olup evlâd-ı evlâdı münteşir olup İbrî lisânından gayrı bir lisân-ı İbriyân te’lîf edüp ne İbrîdir ve ne Fârisîdir ve lisân-ı Derîdir. Ana lisân-ı Kürd, Hazret-i Nûh ümmetinden Melik Kürdim'den kalmışdır. Ba‘dehû Hazret-i Nûh Tûfân'dan sonra Cûde şehrinden yine cebel-i Sincâr'a gelüp imâr olmasiyçün du‘â etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 212b ·
metinde göster ·
Ertesi gün Hazret-i Hüseyin'in ser-i sa‘âdetin bir dîvâr üzre üzerine nûr yağdığından bulup Yezîd'e getirdiler. Secde-i şükr edüp kelle-i İmâm'ı getireni bir sâ‘at tahtında oturdup ba‘dehû kendüsü taht-nişîn olup eydür: "Elhamdülillah henüz müstakil pâdişâh-ı Emeviyyûn oldum. Tiz Kostantin üzre seferim vardır." deyü tedârik-i sefere mukayyed oldu ve yedi günden Hazret-i İmâm Hüseyin'in ser-i sa‘âdetin cıdâ üzre götürdüp teferrücgâh u sayd [u] şikâre giderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 350a ·
metinde göster ·
… ve kaymağ u yoğurd ve teleme peynirleriyle semiz kuzular yeyüp Cenâb-ı Allâh'a
şükr
edüp andan taraf-ı cenûba gidüp,
Bu yaylada üç gün meks edüp gölemez ve kaymağ u yoğurd ve teleme peynirleriyle semiz kuzular yeyüp Cenâb-ı Allâh'a şükr edüp andan taraf-ı cenûba gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 134a ·
metinde göster ·
… bu cengi ve bu ganîmeti nakl edüp "Kanı ol demler" deyü bu demlerine dem-be-dem
şükr
ederler.
Bu feth-i nusret sene 1000 olup cümle küffâr taburu iğtinâm olup zeheb-i hâlis-misâl toplar ve cebehâne-i bî-nihâyeler ve bî-kıyâs emvâl-i kesîr ve hadden efzûn ve kıyâsdan bîrûn esîrler alınup "Hamd-i Hudâ cümle asâkir-i İslâma nasîb oldu" deyü serhad gâzîlerinin ihtiyârları bu cengi ve bu ganîmeti nakl edüp "Kanı ol demler" deyü bu demlerine dem-be-dem şükr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 155b ·
metinde göster ·
… cîbe: Biz cümle asker-i İslâm ile "Bu diyâr-ı İslâm'a kadem basdık" deyü hamd ü
şükr
ederken hemân Pojaga paşasının müsellimi ve kethudâsı beş yüz âdemle bizi karşu …
Ammâ temâşâ-yı garîbe vü acîbe: Biz cümle asker-i İslâm ile "Bu diyâr-ı İslâm'a kadem basdık" deyü hamd ü şükr ederken hemân Pojaga paşasının müsellimi ve kethudâsı beş yüz âdemle bizi karşulayup cümle âlât-ı silâha müstağrak olup hemân ceng etmeğe hâzır u âmâde bir alay derbederzâde horânde-i âzâdeler ile gelüp bizim askerden esîrlerimizin penc-i yeklerin istediklerinde biz dahi ta‘allül [ü] inâd u muhâlefet eylediğimizde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 186b ·
metinde göster ·