… şup alnına süre deyü şimdi vâkı‘amda gördüdüm" deyü bir tâze cüvâne parmağından
akan
kanıyla Sûrnâ'nın alnına bir elif çekerdi, derhâl kanı dinerdi. Bu esrâra bir p …
Ve Mukallid Sûrnâ Ahmed Çelebi: Mezkûr Şengül Çelebi'nin bürâderidir. Ammâ bu dahi ferîd-i asr mukalliddir, her taklîdde pür-mahâretdir. Kendi tiryâkî olmağile kaçan tiryâkî taklîdi etse âdem {dem-}beste olup hayrân olur. Tiryâkî tütün doğrarken, elin bıçağile kesüp bir san‘at ile parmağından ol kadar kan akıdırdı kim âhir akıl dâ’iresinden çıkup bî-hûş sehel yatup kalkdıkda yine parmağından kan alâ-mele’i'n-nâs cereyân etmededir. Andan "Şimdi bir vâkı‘amda gördüm, senin bu kanın dinmek ihtimâli yokdur illâ bir dilber oğlan kanına yapışup alnına süre deyü şimdi vâkı‘amda gördüdüm" deyü bir tâze cüvâne parmağından akan kanıyla Sûrnâ'nın alnına bir elif çekerdi, derhâl kanı dinerdi. Bu esrâra bir pehlivân-ı sîmyâyî akıl erişdiremediler. Sûrnâ böyle bir mukallid pehlivân idi, hakkâ kim pehlivânlıkdır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 212a ·
metinde göster ·
… eyân ederek defn olundular kim babaları huzûrunda Murâd'ın urduğu top darbından
akan
kan yigirmi bir yıl sonra zuhûr etdi, Rahmetullahi âleyhimâ.
İşâret-i sâlis; Şehzâde Bâyezîd ile Şehzâde Süleymân'a, Şehzâde Murâd kara selvi kemîninden çıkup Bâyezîd'e [ve] Süleymân'a, birer top urup ikisin de zîr-i zeber olup burunları kanamasının esrârı ol imiş kim Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ sene 1035 târîhinde feth-i Revân'a gidüp Revân altından Beşîr Ağa ile Kapucılar Kethüdâsı (---) Ağa Revân müjdesine geldikde Şehzâde Bâyezîd'i ve Şehzâde Süleymân'ı {Murâd'ın top ile urup burunları kanadığı kara selvi altında iki şehzâdenin burunlarından kanları akarak} ma‘nûkân şehîd edüp pederleri Sultân Ahmed'in türbe-i pür-envârlarına defn etdiler. Ol gice Sultân Mustafâ dahi merhûm olunmuş bulundu. Ve mezkûr şehzâdegânları ma‘nûkan şehîd ederlerken ikisinin dahi burunlarından kanları cereyân ederek defn olundular kim babaları huzûrunda Murâd'ın urduğu top darbından akan kan yigirmi bir yıl sonra zuhûr etdi, Rahmetullahi âleyhimâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 275b ·
metinde göster ·
… Bu buhayrede alabalıklar olur kim Bosna ve Hersek diyârında şehr-i Mostar içre
akan
nehr-i Neretva'da ol kadar iri alabalığı olamazdır. Ve cemî‘i eyyâm-ı şitâda cü …
Sitâyiş-i buhayre-i Fahte: Kal‘a-i Malazcird ile kal‘a-i Hınıs mâbeyninde bir müdevver göldür ammâ Malazcird'e bir menzil karîbdir. Bu buhayrede alabalıklar olur kim Bosna ve Hersek diyârında şehr-i Mostar içre akan nehr-i Neretva'da ol kadar iri alabalığı olamazdır. Ve cemî‘i eyyâm-ı şitâda cümle kaz ve ördek bu buhayrede kışlayup cemî‘i Malazcird sancağı ahâlîsi bu kazlardan sayd edüp kifâf edindiklerinden Kaz gölü derler. Cemî‘i kûh-ı bâlâların cereyân eden âb-ı hayâtları bunda cem‘ olur. Bu buhayrenin dâ’iren-mâdâr cirmi iki menzil yerdir. Andan yine cânib-i şimâle (---) sâ‘at karlar çiğneyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 16a ·
metinde göster ·
Evvelâ şehir içinde Taşnerdübân deyri, Urumlarındır. Ve Tahta'l-kal‘a deyri ve şehir içinde Büyük Terbiye mahallesinde Atnabur deyri, Ermeni lisânında "Gatnabur"; "Südlü aşa" derler. Bâlâda zikri sebkat eden Taşolukdan akan südden bu kilisede südlü aş pişdiğiyçün Atnabur, Südlü aş deyri derler, deyr-i atîkdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 23b ·
metinde göster ·
… irne şehri içinde Mihâl köprüsü altında bir olup cereyân ederek cisr-i tavîlden
akan
Ergene nehri dahi {Adasar Hanlısı nâm karye kurbunda} bunlara mahlût olup ba‘de …
Ve bu İpsala'dan şehr-i Malkara'ya gitmek murâd edinen kimesneler bu mahalde gemilere ve sallara ve ma‘diyelere binüp karşu geçüp Malkara şehrine nîm sâ‘atde gider. Deryâ-misâl bir nehr-i azîmdir kim nehr-i Meriç Samakov dağlarından gelüp şehr-i Filibe ve Edirne'ye gelir ve nehr-i Tunca Kızanlık dağlarından yine Edirne'ye gelir ve nehr-i Arda (---) dağlarından gelüp bu üçü Edirne şehri içinde Mihâl köprüsü altında bir olup cereyân ederek cisr-i tavîlden akan Ergene nehri dahi {Adasar Hanlısı nâm karye kurbunda} bunlara mahlût olup ba‘dehû Fere şehrinden iki sâ‘at aşağı ve İpsala şehrinden aşağı Enez kal‘ası kurbunda Akdeniz'e deryâ-misâl mahlût olup andan şehr-i Edirne'ye gemiler gelüp şehr-i Edirne ve şehr-i İpsala ganîmet olur, ammâ şehr-i İpsala bir vâsi‘ fezâda bâğ u bâğçeli cümle (---) aded kiremit örtülü tahtânî ve fevkânî ma‘mûr u müzeyyen hânedânlardır ve dahi cümle 98a(---) aded mihrâbdır. Evvelâ çârsû içre (---) câmi‘i (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 97b–98a ·
metinde göster ·
nehr-i Milaçka Ravna yaylalarından (---)(---)(---) ve Maçkosa ve Mokra dağlar …
Der-medh-i enhâr-ı âb-ı hayevân: Evvelâ şehr-i Sarây'ın ortasından akan nehr-i Milaçka Ravna yaylalarından (---)(---)(---) ve Maçkosa ve Mokra dağlarından cem‘ olup cereyân ederek şehir içinde Hünkâr cisri altından ubûr edüp iki sâ‘at aşağı nehr-i Sarây'a karışır ve nehr-i Sarây dahi cânib-i kıble ve semt-i cenûbda Foniça ve Lipete ve Biyelemik (---) Hersek dağlarından berü gelüp aşağıda (---) nâm mahalde nehr-i Sava'ya nehr-i Sava dahi Hırvadistân'dan ve Dodoşka dağlarından gelüp Belgrad dibinde nehr-i Tuna'ya katılır. Nehr-i Tuna dahi cânib-i garbda Alman dağlarından gelüp cânib-i şarka akarak kal‘a-i Kili ve kal‘a-i Tulça kurblarında beş yerde Karadeniz'e munsabb olur. Karadeniz dahi İslâmbol'un Yedikulle burnunda bi-emr-i Hudâ bir beyâz râdde deryâ üzre çekilmişdir. Ol mahalde Karadeniz Akdeniz'e mahlût olduğu azharun mine'ş-şemsdir. Akdeniz dahi Sebte boğazında Bahr-i Muhit'e ol dahi Bahr-i Okyunus'da bi-emr-i Hâlik-ı kevneyn girdâb-ı azîme dökülür. El-hâsıl şehr-i Sarây sudan ibâretdir kim elbette her bay u gedâ hânelerinden birer uyûn cârîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 129b ·
metinde göster ·
… inde nehr-i Râba nehr-i Tuna'ya mahlût olur, ammâ bu dağların beri taraflarında
akan
sular cümle Venedik denizine mahlût olur.
Ve bu dağların mâverâsından tulû‘ eden nehr-i Sava cânib-i şarka, andan şimâle akup Belgrad dibinde nehr-i Tuna'ya karışır ve yine bu Hırvat ve Islovin dağlarından tulû‘ eden nehr-i Drava Hırvadistân'da kal‘a-i Çakatorna ve kal‘a-i Ligrad ve kal‘a-i Keçkivâr kim Kanija kal‘ası kurbunda Yeni kal‘a nâmıyla iştihâr bulan kal‘alar dibinden ubûr edüp nehr-i Drava kal‘a-i Ösek dibinde nehr-i Tuna'ya mahlût olur ve yine bu Mesloven dağları ardından nehr-i Râba çıkup Nemse'nin Ni‘met-Uyvar kurbundan geçüp Nemse hükmünde kal‘a-i Yanık dibinde nehr-i Râba nehr-i Tuna'ya mahlût olur, ammâ bu dağların beri taraflarında akan sular cümle Venedik denizine mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 141b ·
metinde göster ·
… bir haşeb cisr-i azîm etrâflarında kırk elli göz su değirmenleri var. Bunlardan
akan
sular zikri sebkat eden aşağı mağârâlar içindeki değirmenlere gidüp andan ol su …
Mezkûr Vinçaz kapusu eşiğinden cereyân eden nehr-i Pileve üzre bir haşeb cisr-i azîm etrâflarında kırk elli göz su değirmenleri var. Bunlardan akan sular zikri sebkat eden aşağı mağârâlar içindeki değirmenlere gidüp andan ol sular mezkûr kayalardan nehr-i Pileve'ye uçar. Bu kal‘a kayaları gûyâ kûh-ı Demâvend ve kûh-ı Bîsütûn gibi altları serâpâ boşdur ve gûnâ-gûn dıraht-ı müntehâlar bu kayalarda bitüp şecere-i Tûbâ gibi baş aşağı şâhalar salup sâyelerinde şahin ve zağanos ve çaylak ve kartal kuşları âşiyân etmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 152a ·
metinde göster ·
… l‘a-i Mileşova ve kasaba-i Prepol ve kal‘a-i Kovin ve kasaba-i Ruda'nın içinden
akan
Lim suyunun karşu cânibi Ostarı Ulah hâssı ki bostâncıbaşılar hükmündedir.
Kal‘a-i Loboşka ve kal‘a-i Pirmorya ve kal‘a-i İmoçka ve kal‘a-i Koniçse ve kulle-i Lipete ve kal‘a-i Mostar ve kal‘a-i Bulgay ve kal‘a-i Poçetel ve kal‘a-i Gabele ve kal‘a-i Norin ve kal‘a-i Korpi ve 168a kal‘a-i Prezor ve kulle-i Islene ve kal‘a-i {Mirsençe} Dobra-Venedik kâfirindedir ve kal‘a-i Nova ve kulle-i Rosa ve kal‘a-i Kombor ve kal‘a-i Risna ve kal‘a-i Verika ve kal‘a-i Perast, kâfirde kaldı ve kal‘a-i Kator, kâfirde kaldı ve kal‘a-i Kilimente, Arnavud'da kaldı ve kal‘a-i Podgoriçse, Arnavud'da kaldı ve kal‘a-i Kılebuk, âsî dağlar içre ve kal‘a-i Pive ve kal‘a-i Nikşik ve kal‘a-i Bankân ve kal‘a-i Zatarnak ve kal‘a-i Durobnak ve Gaçka sahrâsında kal‘a-i Gülüc, bizimdir ve kasaba-i Lubin ve kasaba-i Istolça ve kasaba-i Nevesin ve kasaba-i Oluk ve kal‘a-i Yelec ve şehr-i Foça ve kasaba-i Ustikolina ve kasaba-i Çaniçe ve şehr-i Taşlıca ve kal‘a-i Mileşova ve kasaba-i Prepol ve kal‘a-i Kovin ve kasaba-i Ruda'nın içinden akan Lim suyunun karşu cânibi Ostarı Ulah hâssı ki bostâncıbaşılar hükmündedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 167b–168a ·
metinde göster ·
nehr-i (---) bu dereler içre cereyân ederek Gâzî İsâ Beğ kemerleriyle cereyân e …
Ve bu Kaçanik'den akan nehr-i (---) bu dereler içre cereyân ederek Gâzî İsâ Beğ kemerleriyle cereyân ederek inüp şehr-i Üsküb'ün hân u câmi‘ u hammâm u medreselerine taksîm olur azîm hayrâtdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 169a ·
metinde göster ·
nehr-i Şiçova'yı yüz on üç kerre ubûr ederek cânımızdan bîzâr olduk. Ve elli ye …
Ba‘dehu ale's-sabâh ol dere içre akan nehr-i Şiçova'yı yüz on üç kerre ubûr ederek cânımızdan bîzâr olduk. Ve elli yerde samakov, ya‘nî demir ma‘denleri kârhâneleri geçdik. Ve eniş ve yokuş ve kaya ve sular geçmeden dahi niçe sığır ve koyunlar kaldı. Ve iki araba dağdan uçup pâre pâre oldu. Ve altı aded esîrlerimiz öldü. Ve mukaddemâ arabada olan şehîdimiz şişüp koktu. Ve bu derenin iki cânibi evce berâber kayalar üzre şâhin ve ispiri ve zağanos yuvaları var. Hudâ hakkıyçün bu âna gelince yigirmi bir yıl seyâhatimde böyle mahûf u muhâtara ve bî-amân dere görmedim. Hattâ bu dere içre kâmil on iki sâ‘at gitdik, aslâ selâmetden bir iz yok.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 4a ·
metinde göster ·
… âd bennâ hemvâr döşeyüp her kaçan çamur olur şekilli olsa Tise yaylağı dibinden
akan
nehri kal‘a ensesinden yokuş aşağı akıdup her sokakları hâne sahipleri cârûblar …
Hammâmın çâr-kûşesinde dörder aded billûr câmlı sobalar var kim câmlardan âteşleri görünür. Ve dellâkları cümle kocakarılardır kim her biri birer hukemâ fertûte-i pîrezendir. Hukemâ-yı kudemâ böyle hammâm te’lîf etmişler kim aslâ âdem sıkılup sudâ‘ vermez. Ve cümle şâhrâhları serâpâ beyâz mermerleri üstâd bennâ hemvâr döşeyüp her kaçan çamur olur şekilli olsa Tise yaylağı dibinden akan nehri kal‘a ensesinden yokuş aşağı akıdup her sokakları hâne sahipleri cârûblar ile süpürüp ol kadar pâk sokaklar olur kim bal döksen yalanır, zîrâ cümle küffârlar yedinde ol kadar pâkdır kim bir diyâr kefereleri böyle değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 13b ·
metinde göster ·
… yaylağı dibinde bâğlı ve bâğçeli köy idi, âteşe uruldu, ammâ Seykel yaylasından
akan
uyûnlar üzre bu köy etrâfında gûnâ-gûn musanna‘ Macar şeytanatlı un değirmenler …
Seykel yaylağı dibinde bâğlı ve bâğçeli köy idi, âteşe uruldu, ammâ Seykel yaylasından akan uyûnlar üzre bu köy etrâfında gûnâ-gûn musanna‘ Macar şeytanatlı un değirmenleri var idi kim görmeğe muhtâc idi. Ve niçe yüz aded ibret-nümâ tahta biçecek değirmenler var kim gûnâ-gûn tahta biçilir. Ve bu dağlarda fısdık lezzetinde üç köşeli bir gûne lezîz meyve biter, böğrülce kadar ancak vardır, evc-i semâya ser çekmiş dıraht-ı müntehâlarda biter aceb lezîz ve yağlı meyvedir. Bu mahalde cemî‘i asker-i İslâm'a,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 20a ·
metinde göster ·
… i Köstendil içinden cereyân eden Karasu kenârında ve Düşeniçse kasabası içinden
akan
nehr-i Hırmat'a mahlût olduğu nehreyn-i sağîreynler mahallinde bir vâsi‘ kurâda …
Ammâ bu kasaba-i Boboşova'nın memdûhâtından peynir-misâl bir lezîz sarı yağı olur kim Rûm ve Arab ve Acem'de nazîri yokdur. Gûyâ Erzurûm eyâletinde Kemah kal‘asının katık peyniridir. Ve bu kasaba-i zîbâ eyle bir zemîn-i mahsûldâra vâkı‘ olmuşdur kim bir hâk-i pâkli bayır dibinde şehr-i Köstendil içinden cereyân eden Karasu kenârında ve Düşeniçse kasabası içinden akan nehr-i Hırmat'a mahlût olduğu nehreyn-i sağîreynler mahallinde bir vâsi‘ kurâda gâyet ma‘mûr kefereler kasabasıdır. Ve mezkûr nehreyn bu kasaba kurbunda beş göz haşeb cisr-i musanna‘ altından ubûr edüp cereyân ederek (---) kurbunda Bahr-i Rûm'a munsabb olur ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 39a ·
metinde göster ·
… alılarımızı sarup sarmalayup sehel râhat olduk ve cümle atlarımız bu köy içinde
akan
Yantura nehrinden sıvarup cümle at bürâderlerimize sallama tobra yemleri asup s …
Andan yaralılarımızı sarup sarmalayup sehel râhat olduk ve cümle atlarımız bu köy içinde akan Yantura nehrinden sıvarup cümle at bürâderlerimize sallama tobra yemleri asup safâda olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 54b ·
metinde göster ·
yolun sed edüp kârhâne içre olan çarh-ı âlînin su girecek ağaç hâneciklerin içl …
"İmdi oğullar korkman sehel alarka durun" deyüp ibtidâ damın mezkûr bacasının kapağın açup kârhane küşâde olup mezkûr ılıcanın Tuna'ya akan yolun sed edüp kârhâne içre olan çarh-ı âlînin su girecek ağaç hâneciklerin içlerine su dolunca hemân dollâblar deverân etmeğe başlayup el-azametullâh bir gürüldü kopdu kim gûyâ haşr [ü] neşrden bir yevmü'n-nüşûr olup ba‘zı çarhlar sağa ve niçesi sola deverân edüp cümle çarhlar birbirlerine girüp gûyâ sâ‘at gibi çarhları deverân ederken hemân âsiyâb-bâz koca baba-yı kurnaz "Korkman oğullar" deyüp bir demir çeşme lülesi gibi lüleyi kuvvet ile burup çevirince kal‘aya çıkan su borusundan âdem gerdânı kalınlığı bir su evc-i âsumâna mezkûr baca deliğinden taşra çıkup üç Süleymâniyye minâresi kaddi su evc-i semâya gıjlayarak ve gürleyerek eyle çıkdı kim tâ nihâyet mâ evc-i semâya urûc edüp ba‘dehu kavs-ı kuzah-vâr şazrevânı baş aşağı nehr-i Tuna'ya dökülüp nîm sâ‘at temâşâsında 97a dem-beste ve hayrân olduk, ammâ Hudâ'ya ayândır ibtidâ suyun pertâb etdiğinden zehremiz çâk menzilimiz hâk olayazdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 96b–97a ·
metinde göster ·
… götürüp bildiler kim bu kâfirler kal‘anın handakı içinden ve handak hâricinden
akan
Litre nehrinden şinâverlik ederek Kadızâde İbrâhîm Paşa meks etdiği sudan geçüp …
Böyle bir uryân kâfiri kamışları [ile] Kaplan Paşa dil dutup Sadrıa‘zama götürüp bildiler kim bu kâfirler kal‘anın handakı içinden ve handak hâricinden akan Litre nehrinden şinâverlik ederek Kadızâde İbrâhîm Paşa meks etdiği sudan geçüp kal‘aya gidüp gelirler imiş. Hattâ Sadrıa‘zam bu ahvâli İbrâhîm Paşa'ya demiş, paşa-yı gâfil gaflet edüp aslâ mukayyed olmamış, anıniçün sebeb-i katli ol olmuş, deyü niçe yüz bin gûne kîl u kâl olmuşdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 117b ·
metinde göster ·
çay kenârında iki tarafı bâğ-ı İremden nişân verir gül-i gülistânlı hadîka-i ci …
Andan aşağı dere içre akan çay kenârında iki tarafı bâğ-ı İremden nişân verir gül-i gülistânlı hadîka-i cihânlardır. Bunda bir araba yükü envâ‘ından güzîde sun‘-ı Hudâ fevâkih-i müsmirâtlar yüklendik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 11b ·
metinde göster ·
… ni bir ok menzili yerdir ve bu iki nehir kal‘a altına amelî akmışdır. Mukaddemâ
akan
yerleri zâhir ü bâhirdir. Hakîr im‘ân-ı nazar ile pek takayyüd etdim. Mısra‘:
Evsâf-ı eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Yanık: Eyle bir Sedd-i Ye’cûc u Me’cûc'dur kim bizim Budin ve Üstürgon toprağındadır, Tuna'nın karşu tarafında değildir, beri bizim hâkda Ustolni-Belgradı kurbundadır. Şimâl tarafında nehr-i Tuna garbdan gelüp şarka doğru cereyân eder ve kıble tarafında nehr-i Kanlı Raba cereyân eder kim bizim asker-i İslâm münhezim olduğu sudur kim kal‘a-i Yanığ'ın handakından ırakda olan tabyaların handakları içinde mezkûr nehr-i Raba Tuna'ya karışır. Ve mağrib cânibinde nehr-i Rabçe Senmartin kal‘ası dağlarından gelüp Yanık varoşunun handakları içinde cereyân ederek tabya handakları içind[e] nehr-i Raba ve nehr-i Rabçe bir olup Tuna'ya mahlût {olur}, ammâ kal‘a handakların ve varoş handakların deverân edüp iki nehr-i azîm maşrıka nâzır kal‘anın dîvârı dibinde Tuna'ya karışırlar. Gerçi bu Yanık kal‘ası adada değildir, ammâ bu mezkûr üç aded nehr-i azîmin mâbeynlerinde cezîre-misâl yerde kalmışdır, ammâ bu kal‘a muhâsara olunsa nehr-i Tuna'dan gayri nehr-i Raba ve nehr-i Rabçe'yi gayri yerlere akıtmak ve kal‘a kuruda kalmak mümkindir. Ve Raba ile Rabçe'nin mâbeyni bir ok menzili yerdir ve bu iki nehir kal‘a altına amelî akmışdır. Mukaddemâ akan yerleri zâhir ü bâhirdir. Hakîr im‘ân-ı nazar ile pek takayyüd etdim. Mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 47b ·
metinde göster ·
nehr-i sağîrin ismidir. Bu nehir Küçük Alman'dan gelir âb-ı hayât sudur.
Ve bu kal‘anın lisân-ı Macar'da {ismi} Külvaroş'dur ve lisân-ı Nemçe'de (---)(---) dır, lisân-ı Latin'de (---) ve lisân-ı Yûnân'da (---)(---) dır, lisân-ı Ervâm'da Beç'dir, ammâ Beç dibinden akan nehr-i sağîrin ismidir. Bu nehir Küçük Alman'dan gelir âb-ı hayât sudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 56a ·
metinde göster ·
… eder gibi galeyân u cereyân ederken yanında pençe-i âfitâb gılmânları ağzından
akan
salyarların bir gûne havlı dokunmuş kırmızı makremeler ile ağzının suyun silmed …
Ve dahi dudakları gûyâ şütürleb gibi deve dudaklı ve ağzına bir somun sığar ve dişleri kezâlik iri beyâz deve dişleri var, ammâ kaçan kim söze gelse hemân ağzından ve deve dudaklarından ağzının salyarları gaseyân eder gibi galeyân u cereyân ederken yanında pençe-i âfitâb gılmânları ağzından akan salyarların bir gûne havlı dokunmuş kırmızı makremeler ile ağzının suyun silmededirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 66b ·
metinde göster ·
… , zîrâ Yanova ile Varat arasında gâyet memerr-i nâsdır. Ve bu kal‘a handakından
akan
nehr-i Kara Kiriş tâ Erdel vilâyetinde Kolojvar kal‘ası dağlarından ve Şiçevar …
Hâlâ Varat hâkinde nehr-i Kara Kiriş kenârında cânib-i erba‘ası ormanlık içinde şekl-i murabba‘ bir metîn ve rıhtım dolma dîvârlı dâ’iren-mâdâr beş yüz adım cirmli palanka-i müstahkemdir. İçinde dizdârı ve elli aded merdüm-hisârı ve cebehânesi ve şâhî şâhâne topları ve beş dükkâncığı ve bir mükellef hâncuğazı var. Ve mezkûr Fekte Batur manastırı hâlâ Hüseyin Paşa {Sultân Mehemmed} câmi‘i etdi. Ve kal‘a kapusu cânib-i garba mekşûf ağaç kapudur. Ve bir sık orman-ı mişeyistânlı zemîne vâki‘ olmağile gâyet mahûf u muhâtara yer olduğundan her bâr Macar katanası keferesi eksik değildir, zîrâ Yanova ile Varat arasında gâyet memerr-i nâsdır. Ve bu kal‘a handakından akan nehr-i Kara Kiriş tâ Erdel vilâyetinde Kolojvar kal‘ası dağlarından ve Şiçevar kal‘ası derelerinden cereyân ederek gelüp bu Fekte Batur kal‘asına uğrayup andan mezkûr Göle kal‘asını reyy edüp andan Eğre eyâletinde Sonlok kal‘ası mâbeyninde nehr-i Tise'ye mahlût olur. Ol kadar latîf su değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 85a ·
metinde göster ·
Ve dahi leb-i deryâ tarafında bir azîm vâsi‘ kemer vardır. Ol derelerden
akan
sular bu kemerlerden geçüp niçe değirmenlere ve bâğ u bostânlara uğrayup deryây …
Ve dahi leb-i deryâ tarafında bir azîm vâsi‘ kemer vardır. Ol derelerden akan sular bu kemerlerden geçüp niçe değirmenlere ve bâğ u bostânlara uğrayup deryâya mahlût olurmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 136a ·
metinde göster ·
Ve bu cisr iki yerdendir. Biri değirmenler olan cisr-i azîmdir, birisi kulle cisridir. Ammâ kulleye girecek cisr Rûmeli tarafından gelüp geçilen küçük cisrdir kim anın altından kadırga geçemez. Ve bu cisr üzre bir teferrücgâh köşkü var. Cisr altından beriye ve öteye akan tılısmât suyun tarfetü'l-ayn içre nice akup nice değirmenlerin deverân etdikleri bu kasrdan temâşâ olunup bir ârâmgâh-ı müsâfirîn ü mücâvirîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 248a ·
metinde göster ·
su yolları olup su sarnıçlarına gider. Ammâ bu iç kal‘anın ortası bir vâsi‘ mey …
Ve iç kal‘ası içinde ancak dizdâr evi ve cebehâne ve gılâl anbârı ve su sarnıçları var, gayri ma‘mûrâtdan bir şey yokdur. Ammâ cânib-i erba‘asındaki odalar üzre kireç ile sıvalı bârân-ı rahmetden akan su yolları olup su sarnıçlarına gider. Ammâ bu iç kal‘anın ortası bir vâsi‘ meydân olup altında su sarnıcı ve bir servi ağacı olup cânib-i şimâle nâzır bir iç kal‘a kapusu var. Ammâ taşra kal‘ası bu iç kal‘aya muttasıl çâr-kûşe bir kal‘a-i metîndir. Lâkin yalçın kayalar üzre olmak ile her tarafında aslâ handakları olmayup bunun dahi taraf-ı garba nâzır bir kapusu var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 263a ·
metinde göster ·
… ları evler içindeki su sarnıçlarına cem‘ olup cümle deyrleri 316b damlarından
akan
matar-ı rahmetler kiremitlerinden nüzûl edüp sarnıçlara cem‘ olur.
Der-tahrîrât-ı aded-i mahallât: Kal‘a defterdârı milota nâm zımmî defteriyle cümle Kandiye içinde kırk bir aded mahallât ve papaslıkdır. Yigirmi mahallesi Freng'dir, yigirmi bir mahallesi Rûm kefereleri idi. Cümle kefereleri gemilere koyup ceneral-i la‘în Venedik'e götürdü, ammâ Freng mahallelerinin sarâyları ma‘mûr olup cümle dam u bâmları kireç ve horasânî olup bârân-ı rahmetden cereyân eden suları evler içindeki su sarnıçlarına cem‘ olup cümle deyrleri 316b damlarından akan matar-ı rahmetler kiremitlerinden nüzûl edüp sarnıçlara cem‘ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 316a–316b ·
metinde göster ·
Nîl'lerin tokuz bölüğü dahi cânib-i garba cereyân edüp Y 157b cümlesi bin fer …
Ve Fes [ü] Merânkûş cânibine akan Nîl'lerin tokuz bölüğü dahi cânib-i garba cereyân edüp Y 157b cümlesi bin fersahda Bahr-i Okyûnûs ki Bahr-i Muhît'dir, ana mahlût olur, deyü Fûncistân'da varan kimesnelerden su’âl etdim. Ve Nîl'in ol câniblerinde timsâh olmaz, deyü cevâb etdiler. Ve Sultân Mü’eyyed zamân-ı hilâfetlerinde birkaç kerre Nîl'in başına âdemler gidüp sekiz ayda varup sekiz ayda metâ‘ların alup gelmişler. Ve dâ’imâ Fûncistân âdemleri dörd beş ayda varup öte tarafda metâ‘ların Portakal Frengine fürûht edüp yine beş ayda Fûncistân'a gelirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y157a–Y157b ·
metinde göster ·
… rbeti lezzetindedi, ikisinin dahi tabî‘atı müshildir. Ammâ Berberistân tarafına
akan
nehirlerin biri lâden gibi kokar, biri sehl şorcadır. Arapça
Bu mezkûr bâğın cezîresinden aşağı nehr-i Nîl'i hukemâ-yı kudemâ dörd fırka edüp ikisi Berberistân vilâyetine akar, ikisi karşu Habeş hâkinde Sâbiyye diyârına akar. Hikmet-i Hudâ dörd tur‘a dahi birer lezzetdedir. Hâlâ ki dördü dahi ol mahalde (---) Nîl'den ayrıldığı ayrılan ya‘nî alâ-mele’i'n-nâsdır. Hamd-i Hudâ dördün dahi nûş etdim. Habeş tarafına cereyân edenin biri süd lezzetindedir. Ve biri temirhindî şerbeti lezzetindedi, ikisinin dahi tabî‘atı müshildir. Ammâ Berberistân tarafına akan nehirlerin biri lâden gibi kokar, biri sehl şorcadır. Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y394b ·
metinde göster ·