İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

ala

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
75
isabet
61 cümle/beyitte
28,1
milyonda
tüm derleme göre
3
eserde geçiyor
1
farklı biçim
17 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi7329,8
Irk Bitig1771,0
Kutadgu Bilig113,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 75

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“ala” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
IB 2 ala (a)tl(ı)g yol t(ė)ŋri m(ė)n, y(a)r(ı)n kiçė (ė)şür m(ė)n.
KB 6579 kişi köŋli bilgü tanuḳ erdi til söz / köŋül til ala boldı kimke büteyi
EÇS I 25b … iseler yıka. Anın ümmetleri Antâkıyye ve Kudüs'ü ve Mısır'ı ve Kostantıniyye'yi ala ve karadan niçe bin pâre yelkenleri açılmış gemiler ile gele ve başında kadı sa …
EÇS I 35a … kkaş terk-i cedîd râyegândır, ma‘lûmu olan cânlar nazar etdükde Allâhümme salli ala Muhammedin derler. Zîrâ kubbenin sâ’ir yerinden yar-ı Resûl ile binâ olunan mah …
EÇS I 79a Ve vech-i şerîfi vecîhü'l-manzar idi. Açık kaşlı ve ala gözlü ve şîrîn sözlü ve münevver yüzlü idi. Ve şekl [ü] şemâyilde ve güftâr [u] …
EÇS I 83a … pehsâlâr-ı mu‘azzamları ile vâkı‘ olan fütûhât-ı cemîle ve gazavât-ı cezîleleri ala kadri'l-imkân beyân eder
EÇS I 139a–139b … ihâta etmiş ağların ağzından içeri girince 139b dîdebân herîf direk başından " Ala " deyü feryâd edüp cümle sayyâdlar balık şebekesinin ağzın sedd edüp ba‘dehu içe …
EÇS I 157b … r-ı evlâd-ı Resûlullâh ile nümâyân oldukda cümle teferrüc ehli "Allâhümme salli ala Muhammed" derler. Gûyâ bir nûr-ı ilâhî berk urup cümlesi esbâb-ı ihtişâmları il …
EÇS I 161a … üzre hamîr yoğururak ve pişiriciler kolların sığayup furundan etmek çıkararak " Ala vere" diyerek ve gayrı tâ’ifeleri omuzlarında furun kürekleri ve söngeleri ve g …
EÇS I 164b–165a … bâdbânlar edüp ve ibrîşim çarmıhlar ve direk başlarında ikişer üçer mahbûblar " Ala vere" diyüp silisre çalarak cemî‘i keştîbân dayılar âlât-ı silâha müstağrak olu …
EÇS I 166a–166b … le pür-silâh olup tahtırevânlar üzre ferde ferde kahveleri kîleler ile ölçerek " Ala bin guruş vere yüz guruş" deyü gûyâ kahve fürûht ederek ubûr ederler. Bu esnâfl …
EÇS I 166b " Ala on vukıyye akçe, al cânım eyisin ver cânım, ala bir eyi kebâblık, ala bir a‘lâ …
EÇS I 166b "Ala on vukıyye akçe, al cânım eyisin ver cânım, ala bir eyi kebâblık, ala bir a‘lâ kıymalık" diyerek bellerinde sâtûrları ve pala k …
EÇS I 166b "Ala on vukıyye akçe, al cânım eyisin ver cânım, ala bir eyi kebâblık, ala bir a‘lâ kıymalık" diyerek bellerinde sâtûrları ve pala kılıçları ve kassâb bıç …
EÇS I 169b " Ala cânım yağlıca ile sirkeli ve sarımsaklıca ile" deyüp arz-ı kâlâ ederek ve gûnâ- …
EÇS I 170b "Vere bizim Mahmûr Beşe'ye, vere Asan Beşe'ye, ala iki ahça Ahmet Beşe'den" deyü lehce-i mahsûsaları ile kelimât ederek dükkânları …
EÇS I 174a … dîdebân herîf direk başından bir taş atup balık [ı]ğrıb havfından dâma düşünce " ala " deyüp hâzır sayyâdlar deryâdan taraf ağları çeküp balık [ı]ğrıb ağlar içre kal …
EÇS I 178b " Ala kırk kantâr, beş lodora yaza, elli kantâr kettân Halîl Çelebi'nin" deyü tüccârl …
EÇS I 182b–183a … âdemlerin zehresi çâk olayazdı. Ve her fişek aşağı nüzûl ederken neft yağlı ve ala çehirli ve dâne-i haşhâşlardan eyle âteşler nisâr olup zemîne nüzûl etdi kim gû …
EÇS I 190b … a ve martolos ve demkeş ve saya ve talazlı ve peleng ve çıbar ve şeber ve kızıl ala ve darkıl ala ve kara ala ve tekir ala ve çakır ala ve habâr ala ve sâde kut ve …
EÇS I 190b … ve demkeş ve saya ve talazlı ve peleng ve çıbar ve şeber ve kızıl ala ve darkıl ala ve kara ala ve tekir ala ve çakır ala ve habâr ala ve sâde kut ve tâclı kut ve …
EÇS I 190b … saya ve talazlı ve peleng ve çıbar ve şeber ve kızıl ala ve darkıl ala ve kara ala ve tekir ala ve çakır ala ve habâr ala ve sâde kut ve tâclı kut ve çakşırlı kut …
EÇS I 190b … zlı ve peleng ve çıbar ve şeber ve kızıl ala ve darkıl ala ve kara ala ve tekir ala ve çakır ala ve habâr ala ve sâde kut ve tâclı kut ve çakşırlı kut, bu kadar el …
EÇS I 190b … ve çıbar ve şeber ve kızıl ala ve darkıl ala ve kara ala ve tekir ala ve çakır ala ve habâr ala ve sâde kut ve tâclı kut ve çakşırlı kut, bu kadar elvân kebûter h …
EÇS I 190b … şeber ve kızıl ala ve darkıl ala ve kara ala ve tekir ala ve çakır ala ve habâr ala ve sâde kut ve tâclı kut ve çakşırlı kut, bu kadar elvân kebûter hümâmları besl …
EÇS I 197a " Ala bin guruş, ala iki bin guruş" diyerek ubûr ederler. Bunların pîri nâ-ma‘lûmdur. …
EÇS I 197a "Ala bin guruş, ala iki bin guruş" diyerek ubûr ederler. Bunların pîri nâ-ma‘lûmdur. Zîrâ kahve kar …
EÇS I 200b … e marliye ve ankona ve londura ve iskerled ve yetmiş çile çukaları endâzeleyüp " Ala bin iki bin guruş" deyüp geçerler.
EÇS I 210a … 'dan derûnuma ilhâm-ı Rabbânîyle bir vecd hâsıl olup medh-i Nebî etdim Ve salli ala cemî‘i'l-enbiyâi ve'l-mürselîn ve'l-hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn" deyüp iki ell …
EÇS II 252b–253a … ıfata zûn, den hurdesin, samur bâdâ taraşa, ey lefte karûn, ahnı kulup ipsarya, ala pamun, ey ümmet-i Muhammet ala pamun" deyüp bir gûne mürver ağacından boruları …
EÇS II 252b–253a … bâdâ taraşa, ey lefte karûn, ahnı kulup ipsarya, ala pamun, ey ümmet-i Muhammet ala pamun" deyüp bir gûne mürver ağacından boruları var. Bir kere sûr urunca azamet …
EÇS II 265b … ahta üstünden kendüyi şinâverlik eden varül üzre atup varülü der-âğûş edemeyüp " Ala müsâfiri" kelâmı üzre fakîr gulâm gark-âb olup sohbet dörd esîre kaldı. Hudâ Ke …
EÇS II 349a Didiler pâ-çille ol bir çembere / Ayak alta ala batmaya kara
EÇS III 41b … p haçlı bayrakların açup limana girince ardı sıra yeşil alemli iki galyon al ve ala fesli asker ile kat-ender-kat Cezâyirliler bu iki gemiyi kovarak liman-ı azîme …
EÇS III 89a … hayreler vardır. Bir gölde olan mâhî bir gölde yokdur. Cümleden kırgı balığı ve ala balığının gûnâ-gûnu ve hârûn balığı ve sıka balığı ve sarık balığı alcık balığı …
EÇS III 93b–94a … âlinden ayırdım. Ammâ efendimden ayrıldığıma ağlarım. Hakk cânım anın kapusunda ala ' deyü ağlayup cirmim afv edüp beni kapusuna ala" deyü ricâ etdi deyü hakîr Murt …
EÇS III 93b–94a … arım. Hakk cânım anın kapusunda ala' deyü ağlayup cirmim afv edüp beni kapusuna ala " deyü ricâ etdi deyü hakîr Murtezâ Paşa'nın dâmenin bûs etdim. Murtezâ Paşa eyd …
EÇS III 103a … Telhîsî Mazlûm Hüseyin Ağa: Mukaddemâ halkın gulgulesinden, "Ayâ bir haber kim ala !." deyü paşa efendimiz buyurduklarında bir ferd-i âferîde kâdir olmadı kim "Ben …
EÇS III 110a–110b … ndadır. Husûsan la‘l-gûn tebekanî elma yanaklı ve kiraz dudaklı, şîrîn sözlü ve ala gözlü Bulgar güzelleri olur kim her birinin nigâhında yüz bin hüsn-i nazarı var …
EÇS III 143b–144a … e-i âfitâb duhter-i pâkize ahter Çerkes câriyesi gönderdi. Böyle iken paşa dahi ala vereye düşüp arada hemân bir sedd-i ramak kalup hakîr niçe kerre Yâsîn-i Şerîf …
EÇS III 185a–185b … ma akrabâsıdır. Belki bir hâl ile paşacığımun katline nihânîce bir hatt-ı şerîf ala . Ammâ Evliyâm yetiş paşaya, hemân Kürdistân. Ve mansıbı var, acele ile revâne o …
EÇS IV 233b … âme ve gerdeni kısa ve esmerü'l-levn ve burnu sehel minkârîce ve alnı vâsi‘ gök ala gözlü ve şîrîn sözlü ve münevver yüzlü ve gûşları iri ve bıyıkları gür ve sakal …
EÇS IV 247a Ve cümle atları al ve ala kına ile Hasanî ve Hüseynî gerdânlarında ve karınlarında hınnâlı kızıl kana müs …
EÇS IV 258b … zilinden ba‘îd teferrücgâh-ı Akkirpitaşı ve Mesîregâh-ı Yalıköyü ve seyrângâh-ı Ala Melik ve Sazlıgöl ve Çaybaşı ve Kara Kâsım Çayırı ve Murâd Hân Soffası ve Erdem …
EÇS IV 269a … rmezse de gide gide sâhib-i firâş eder. Ammâ zırh olmasa kurşum girüp çıkar, ya ala , ya vere eder. Anınçün bunlar zırhların çıkardılar. Gör kim Mahmûdîler ne ceng …
EÇS IV 277b … e bin kıt‘a dîbâ vü zîbâ vü şîb ü zerbâf u dârâyî ve kemhâ vü sereng ü atlas ve ala yorganlar çıkdı. Ve iki bin aded pembeli ve tehî yasdıklar kim her biri katîfe …
EÇS IV 292b … yüp cümle koyunları ta Van'a süresiz. Andan paşa yigirmi {bin} koyunu öşür deyü ala . Zirâ batmış mâl idi. Mukaddemâ giden yigirmi bin koyunlar ashâblarına kifâyet …
EÇS IV 405b … i ekseriyyâ Urbân beğlerinden ola gelmişdir. Sâliyâne akçesin Musul gümrüğünden ala gelmişlerdir. Cümle altı yüz aded fârisü'l-hayl Urbân askeriyle tâ Şâm yolları …
EÇS V 11a Hakîr eyitdim, "Men şu iki ala mendilli kızakları ellerinde gulâmları isterim kim anları görem" dedim.
EÇS V 11a Monla Mehemmed eyitdi, "Men şu iki oğlanı severem ki başlarında ala mendilleri ve arkalarında Küfre şâpikleri geyüp altlarında kızakları var. şimdi …