… 12a⟧ bâzârındaki Dikilitaş'da Yanko ibn Mâdyân'ın Hindistân'a gitdiği askerinin
alay-ı
bî-misâlin timsâl edüp ayân u beyân etdi. Ve ol amûdun için cevf edüp minâre-vâ …
Meselâ Avret 12a bâzârındaki Dikilitaş'da Yanko ibn Mâdyân'ın Hindistân'a gitdiği askerinin alay-ı bî-misâlin timsâl edüp ayân u beyân etdi. Ve ol amûdun için cevf edüp minâre-vâr ruhbânlar çıkup İslâmbol'a bir bâğî ve dağî asker gelse çan çalarlardı. Hemân sâ‘at cümle asâkir-i bî-pâyân hâzırbâş olurlardı. Ve niçe bin âsâr-ı acîbe ve garîbe ve mutalsamâtlar binâ etdüği inşâ’allâh mahallinde tahrîr olunur. Hülâsa-i kelâm bu Yağfûr Kıral İslâmbol'u ol mertebe ma‘mûr u âbâdan etdi kim gûyâ ravza-i cinândan bir köşe etdi. Bu dahi âlem-i dalâlet içre mürd olup yerine Tekfur nâm pelîd-i anîd kıral-ı dâl oldu. Tâ beş bin yedi yüz elli seneye gelince niçe kayâsıra ve batâliseler ve niçe bıtrîk ve kıssîs ve efârîkaların tahtgâhı ve karârgâhları olup günden güne şehr-i Makdon'u amâr etdiler. Ve niçe yüz sene hükûmet üzre müstakarr olup gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 11b–12a ·
metinde göster ·
"Yok hayâtda olup yine halkı dîne da‘vet edüp yine merhûm oldu" derler. Ammâ Rûhullâh diyen nasârâlar kavm-i Mesîh'dir, âsumânda İdrîs Nebî ile hayâtdadır derler. Ba‘dehu Hellana avret niçe bin hazîne harc edüp Mescid-i Aksâ'yı ta‘mîr ü tevsi‘ ve Sahratullâh'ı tezyîn ve Beytüllahm'i müceddeden binâ edüp niçe bin hayrâtlar dahi edüp Yahûdîleri kıra kıra İslâmbol'da oğlu Kostantîn'e gelüp altun sandûka içindeki haçları Îsâ'nın yâdigârıdır ve Allâh ismidir deyü hedâyâ verüp Kostantîn haçları yüzüne gözüne sürüp anası Hellana firavı ve Îsâ Nebî haçların alay-ı azîm ile Zeyrekbaşı deyrine götürüp şehr-i Kostantîn'i ziyâdesiyle amâra başladı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 13b ·
metinde göster ·
… bol kal‘ası dîvârların kırmızı parankona çuka ile mestûr etdirüp bizzât kendüsi
alay-ı
azîm ile Leka-yı bed-likâ gibi sakalına incü dizüp başına tâc-ı İskender-i Keyâ …
Bu Kostantîn dahi cümle pâdişâhları kendüye mutî‘ [ü] münkâd edüp Îrân [ve] Tûrân ve Hind(ler)istân pâdişâhları kendüye bâc [u] harâç verüp ekâlîm-i seb‘ayı kabza-i tasarrufa alup cihângîr olmağa sehl kalmışdı. Ammâ müddet-i medîd ömrü İslâmbol'u amâr etmeğile güzer etdi. Ve zamân-ı hayâtında Kızıl yumurta günleri ve Meryem Ana günleri ve İsvet Nikola ve Kâsım ve Hızır-ilyâs ve Avusdos ve haçların suya bırakdıkları günler ve Kara Koncoloz günleri ve bu makûle bed-nâm ıyd-i nasârâ günleri ve her bâzâr günleri İslâmbol kal‘ası dîvârların kırmızı parankona çuka ile mestûr etdirüp bizzât kendüsi alay-ı azîm ile Leka-yı bed-likâ gibi sakalına incü dizüp başına tâc-ı İskender-i Keyâniyânı geyüp İslâmbol'u seyr [ü] temâşâ edüp deverân ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 15b ·
metinde göster ·
Hülâsa-i kelâm Âl-i Osmân'ın bu kânûn [u] kâ‘ide-i dîvânın ve alay-ı dârât-ı azamet, şöhret şevketin âyîn-i Süleymân Hân üzre tahrîr eylesek bir mücelled dîvân olur. Ancak bu kadar ile iktifâ olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 57a ·
metinde göster ·
azîm ile Ebâ Eyyûb-ı Ensârî hazretlerine varup anda salât-ı cum‘ayı edâ edüp ik …
Hemân ertesi gün pâdişâh-ı heft-kişver alay-ı azîm ile Ebâ Eyyûb-ı Ensârî hazretlerine varup anda salât-ı cum‘ayı edâ edüp iki yerden gayret kılıcın kuşandı kim bir kılıç Selîm Hân-ı Evvel'in idi, biri Hazret-i Resûl'ün tîğ-ı âteş-tâbı idi. Böyle şemşîr kuşanmak bir pâdişâh-ı sâhib-i câha müyesser olmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 63b ·
metinde göster ·
Muhammedî ile Edirnekapusu'ndan içeri girüp alaya muntazır olan ibâdullâha selâ …
Yine alay-ı Muhammedî ile Edirnekapusu'ndan içeri girüp alaya muntazır olan ibâdullâha selâm vererek du‘â-yı hayr-ı ibâdullâhı alarak hâsoda içre Hazret-i Resûl'un Hırka-i şerîfine yüz sürüp Hazret-i Yûsuf'un Gavrî hazînesinden alınan destâr-ı şerîfi ser-i sa‘âdetine geyüp iki rek‘at namâz kılup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 63b ·
metinde göster ·
… inin tokuzuncu günü taht-ı hümâyûn-ı sa‘âdet-makrûnlarına Sâm-ı Nerîmân-vâr bir
alay-ı
azîm ile dâhil olmuşdur kim diller ile ta‘bîr ü tahrîri mümkün değildir.
Bu bâlâda tahrîr olunan kal‘aların mâbeynlerinde olan kurâ ve kasabâtların menâzillerin Tebrîz'den Üsküdar'a gelince cümle (---) menzilde dâhil olup bin kırk beş Receb'inin tokuzuncu günü taht-ı hümâyûn-ı sa‘âdet-makrûnlarına Sâm-ı Nerîmân-vâr bir alay-ı azîm ile dâhil olmuşdur kim diller ile ta‘bîr ü tahrîri mümkün değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 68a ·
metinde göster ·
azîm ile Ebâ Eyyûb-ı Ensârî aleyhi rahmetü'l-Bârî hazretlerine ziyârete gidüp v …
Ertesi yevm-i cum‘ada bir alay-ı azîm ile Ebâ Eyyûb-ı Ensârî aleyhi rahmetü'l-Bârî hazretlerine ziyârete gidüp ve Bâğçekapusu'ndan leb-i deryâ ile belde-i Kostantıniyye'nin ta‘mîr [ü] termîmini seyr [ü] temâşâ ederek edâ-yı cum‘a ve ziyâret edüp Edirnekapusu tarafının kal‘a dîvârların dahi im‘ân-ı nazar ile nazar edüp zevk [ü] safâsından Bayram Paşa'nın defter-i cerâyiminden hakk-ı afv ile cürmün afv edüp bir semmûr lepâçe-i şâhânî ihsân edüp alay ile Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân câmi‘ine gelüp iki rek‘at salât-ı hâcet kılup câmi‘ münevver olmuş gördükde mütevellîye ve yine Bayram Paşa'ya birer semmûr geydirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 68b ·
metinde göster ·
… z pâre gemiden biri halâs olmayup on bin küffâr-ı hâksârı pâ-beste ve dil-haste
alay-ı
azîm ile Âsitâneye getirüp haçlı bayrakların ser-nigûn edüp Sarâyburnu'ndan içe …
Âhirü'l-emr devlet-i Murâd Hân'da iki yüz pâre gemiden biri halâs olmayup on bin küffâr-ı hâksârı pâ-beste ve dil-haste alay-ı azîm ile Âsitâneye getirüp haçlı bayrakların ser-nigûn edüp Sarâyburnu'ndan içeri girüp şâdumânlar ederek kâ’immakâm Mûsâ Paşa'dan hil‘at-ı fâhireler geyüp tershânede lenger-endâht oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 73b ·
metinde göster ·
pâdişâhî ile Sultân Mehemmed Hân'ı Ebâ Eyyûb-ı Ensârî ziyâretine götürüp anda k …
Ertesi ale's-sabâh {mâh-ı Receb'in 25. gün} alay-ı pâdişâhî ile Sultân Mehemmed Hân'ı Ebâ Eyyûb-ı Ensârî ziyâretine götürüp anda kılıç kuşadup yine alay ile Edirnekapusu'ndan içeri gelüp ecdâdı Ebü'l-feth'i ziyâret edüp şâhin âşiyânında dünekler gibi hâsodada karâr etdi. Ve ol arada,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 78b ·
metinde göster ·
… p kendüsi başdardaya süvâr olup seksen bin askeri dahi İslâmbol'a ubûr edüp bir
alay-ı
azîm ile Eyyûb'dan ve Edirnekapusu'ndan Âyişe Sultân sarâyına girüp andan sa‘âd …
Netîce-i merâm İpşir'in basîreti bağlanup kendüsi başdardaya süvâr olup seksen bin askeri dahi İslâmbol'a ubûr edüp bir alay-ı azîm ile Eyyûb'dan ve Edirnekapusu'ndan Âyişe Sultân sarâyına girüp andan sa‘âdetlü pâdişâha varup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 80b ·
metinde göster ·
… fta âlât-ı mühimmâtlarımız görüp Paşa Van'a revâne olup yüz on yedi günde Van'a
alay-ı
azîm ile girirken İslâmbol'dan Yıldırım nâm kapucu yıldırım gibi yetişüp İpşir …
Kâmil bir hafta âlât-ı mühimmâtlarımız görüp Paşa Van'a revâne olup yüz on yedi günde Van'a alay-ı azîm ile girirken İslâmbol'dan Yıldırım nâm kapucu yıldırım gibi yetişüp İpşir Paşa'nın 81a katli haberi getirdi. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 80b–81a ·
metinde göster ·
… r. Cümlesinin kelleleri ve kapudanları ve hınto arabaları ve cebehâneleri cümle
alay-ı
azîm ile Der-i devlete gönderilüp bu Seydî gazâsı aslâ minnete geçmeyüp mukâbel …
Gâzî Seydî Ahmed Paşa sene-i mezbûrun ol şiddet-i şitâsında on iki bin salt ve sebükbâr asker ile Erdel Demirkapu'sundan içeri girüp Haçek sahrâsında Kolçvar kal‘asına arka vermiş Rafokçı la‘înin yüz bin askerine on iki bin nâmdâr asker ile ceng edüp aç kurd koyuna sarılır gibi Tımışvar vezîri Siyâvuş Paşa karındaşı Hüseyin Paşa küffârın böğründen girüp ân-ı sâ‘atde cümle küffârı beyâz kar üzre beyâz 84b tenli küffârı dendân-ı tîğdan geçirüp kar suyu gibi eritdiler. Cümlesinin kelleleri ve kapudanları ve hınto arabaları ve cebehâneleri cümle alay-ı azîm ile Der-i devlete gönderilüp bu Seydî gazâsı aslâ minnete geçmeyüp mukâbelesinde bârekallâh bile demediler. Ammâ fâtih-i Eğre Mehemmed Hân'ın gazâsına mu‘âdil bir gazâdır. Ammâ Seydî askeri on iki binden ziyâde değil idi. Ammâ küffâr-ı dûzah-karâr yüz altmış bine yetmiş idi. Rakofçi la‘în bu arbededen halâs olup Kolojvar kal‘asına firâr edüp karâr etdi ve yine asker cem‘ etmeğe şurû‘ eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 84a–84b ·
metinde göster ·
… hudâları ve yiğitbaşıları ve çavuşları ile atlı ve piyâde gürûh gürûh her esnâf
alay-ı
azîm ile sekizer kat mehterhânelerin çalarak Alayköşküm dibinden ubûr etsinler …
"Ey Huzzâr-ı meclis, ihvân-ı safâ ve ey Şeyhülislâm-ı şerî‘at-ı Muhammedü'l-Mustafâ Yahyâ Efendi, inşâ’allâhü Ta‘âlâ sa‘âdetle azîmet-i hümâyûnum Bağdâd-ı behişt-âbâd'ı Kızılbaş-ı bed-ma‘âş elinden kabza-i teshîre alup Nu‘mân ibn Sâbit hazretleri ki Hazret-i imâm-ı A‘zâm ve hümâmü'l-akdem mezhebimiz sâhibi Ebû Hanîfe'dir, anların kabr-i münevverlerin dalâlet-âyîn, havâric [u] mülhidîn elinden halâs etmeğe atf-ı inân buyurmuşuz. İnşâ’allâh ol gazâ-yı hasbeten-lillâha imdâd içün ordu-yı hümâyûnum içün sevâd-ı mu‘azzâmım olan İslâmbol'un sağîr ü kebîr cümle esnâfları ordu-yı hümâyûnuma çıksınlar ve ne kadar asker olur ve ne kadar bin dükkândır ve ne kadar esnâfdır, cümlesi kânûn-ı kadîmlerinden ma‘a ziyâde arz-ı kâlây ederek ve herkes arz-ı ma‘rifet ederek ve gûnâ-gûn şakalar ederek pîrleri ve şeyhleri ve nakîbleri ve ağaları ve kethudâları ve yiğitbaşıları ve çavuşları ile atlı ve piyâde gürûh gürûh her esnâf alay-ı azîm ile sekizer kat mehterhânelerin çalarak Alayköşküm dibinden ubûr etsinler kim ne kadar bin askerdir ve ne kadar müzeyyen ü mülebbes esnâfdır, seyr [ü] temâşâ edem. Düstûr-ı hümâyûnum böyle sâdır olmuşdur. Ve eyle bir alay-ı azîm etsinler kim Âl-i Osmân pâdişâhlarının birisi zamânında olmamış ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 152a ·
metinde göster ·
… dır, seyr [ü] temâşâ edem. Düstûr-ı hümâyûnum böyle sâdır olmuşdur. Ve eyle bir
alay-ı
azîm etsinler kim Âl-i Osmân pâdişâhlarının birisi zamânında olmamış ola.
"Ey Huzzâr-ı meclis, ihvân-ı safâ ve ey Şeyhülislâm-ı şerî‘at-ı Muhammedü'l-Mustafâ Yahyâ Efendi, inşâ’allâhü Ta‘âlâ sa‘âdetle azîmet-i hümâyûnum Bağdâd-ı behişt-âbâd'ı Kızılbaş-ı bed-ma‘âş elinden kabza-i teshîre alup Nu‘mân ibn Sâbit hazretleri ki Hazret-i imâm-ı A‘zâm ve hümâmü'l-akdem mezhebimiz sâhibi Ebû Hanîfe'dir, anların kabr-i münevverlerin dalâlet-âyîn, havâric [u] mülhidîn elinden halâs etmeğe atf-ı inân buyurmuşuz. İnşâ’allâh ol gazâ-yı hasbeten-lillâha imdâd içün ordu-yı hümâyûnum içün sevâd-ı mu‘azzâmım olan İslâmbol'un sağîr ü kebîr cümle esnâfları ordu-yı hümâyûnuma çıksınlar ve ne kadar asker olur ve ne kadar bin dükkândır ve ne kadar esnâfdır, cümlesi kânûn-ı kadîmlerinden ma‘a ziyâde arz-ı kâlây ederek ve herkes arz-ı ma‘rifet ederek ve gûnâ-gûn şakalar ederek pîrleri ve şeyhleri ve nakîbleri ve ağaları ve kethudâları ve yiğitbaşıları ve çavuşları ile atlı ve piyâde gürûh gürûh her esnâf alay-ı azîm ile sekizer kat mehterhânelerin çalarak Alayköşküm dibinden ubûr etsinler kim ne kadar bin askerdir ve ne kadar müzeyyen ü mülebbes esnâfdır, seyr [ü] temâşâ edem. Düstûr-ı hümâyûnum böyle sâdır olmuşdur. Ve eyle bir alay-ı azîm etsinler kim Âl-i Osmân pâdişâhlarının birisi zamânında olmamış ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 152a ·
metinde göster ·
… nde olan cümle ehl-i hıref 57 fasıl olup cümlesi bin yüz sınıf ehl-i hıref olup
alay-ı
Muhammedîye âmâde oldular. İbtidâ bu zikr olunacak tâ’ifenin cem‘iyyetine me’mû …
Evvelâ fermân-ı pâdişâhî üzre İslâmbol'un dörd mevleviyyetinde olan cümle ehl-i hıref 57 fasıl olup cümlesi bin yüz sınıf ehl-i hıref olup alay-ı Muhammedîye âmâde oldular. İbtidâ bu zikr olunacak tâ’ifenin cem‘iyyetine me’mûr olan cemî‘i sefere me’mûr vüzerâ ve vükelâların çavuşlarıdır. Bism-i İlâh ile evvelâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 153a ·
metinde göster ·
: Pîrleri Hazret-i Mâlik Eşter'dir. Efvâh-ı nâsda şöhre-i şehr olan oldur kim Sî …
Esnâf-ı çavuşân alayı: Pîrleri Hazret-i Mâlik Eşter'dir. Efvâh-ı nâsda şöhre-i şehr olan oldur kim Sîn vilâyetinde bir ejderhâ katl etmeğiyle Mâlik Ejder derler. Ammâ Fütüvvetnâme'de yazdığı üzre mübârek gözünün biri gazâda mecrûh olup yırtlaz olmağile Mâlik Eşter derler. Hazret-i Alî, Resûl-i Kibriyâ önünde beline şed kuşadup on birinci pîr olup cümle beğlere ve gâzîlere serdâr olurdu. Ve gâyet şecî‘ ü bahâdır kimesne olmağile hîn-i arbedede başına teller ve atına ziller takup eline çevgânın alup Sâm-ı akrân meydân-ı ma‘rekede alay düzüp saf bozduğıyçün alay çavuşlarına pîr olmuşdur. Kabr-i şerîfi Kûfe'dedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 153a ·
metinde göster ·
Netîce-i kelâm gûr kazanlar cümle 2008 neferdir. Ordu
alayı
içre pür-silâh olup ellerinde kazma ve kürek ve dillerinde "Sübhânallâh" diyere …
Netîce-i kelâm gûr kazanlar cümle 2008 neferdir. Ordu alayı içre pür-silâh olup ellerinde kazma ve kürek ve dillerinde "Sübhânallâh" diyerek bu kadar sulehâ-yı ümmetden kimesneler mü’eddebâne ubûr ederler. Bu tâ’ifenin kârları hîn-i gazâda cemî‘i şühedâları defn etmeğiçün sefere me’mûrlardır. Anların ardı sıra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 154a ·
metinde göster ·
… abri bahr-i Necef'dedir. Bu tâ’ife hoş-âvâz ile pâdişâha du‘â ederek kadı‘asker
alayı
içre ubûr ederler. Andan,
Evsâf-ı mu‘arrifân-ı cevâmi‘hâ: Neferât 2000, pîrleri Şeyh Mansûr ibn Mu‘âz hazretidir. Kabri bahr-i Necef'dedir. Bu tâ’ife hoş-âvâz ile pâdişâha du‘â ederek kadı‘asker alayı içre ubûr ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 156a ·
metinde göster ·
… arâ-i dilenciyân: Nefer 7000, âye[t]: Arapça nass-ı kâtı‘ına mazhar olmuş bir
alay-ı
azîm cerrâr [ü] kerrâr garîblerdir. Herbiri birer hırka-i peşmîneler ve ellerin …
Tâ’ife-i fukarâ-i dilenciyân: Nefer 7000, âye[t]: Arapça nass-ı kâtı‘ına mazhar olmuş bir alay-ı azîm cerrâr [ü] kerrâr garîblerdir. Herbiri birer hırka-i peşmîneler ve ellerinde gûnâ-gûn alemleri, başlarında bûryâdân ve lîf-i hurmâdan destârları ile Yâ Fettâh esmâsıyla cümle a‘mâları birbirinin omuzlarına yapışup kimi leng ve kimi a‘rec ve kimi ık‘ansis ve kimi meflûc ve kimi masrû‘ ve kimi bî-dest ve kimi bî-pâ ve kimi uryân ü büryân ve kimi hımâr-süvâr bir hengâme du‘â ile niçe bin bayrakların mâbeynine cerrârlar şeyhini ortaya alup şeyhleri du‘â etdükce yedi bin fukarâ bir sadâdan Allâh Allâh ile âmîn dediklerinde sadâları evce peyveste olur. Bu tertîb üzre anların dilenciler şeyhi alay içinde alayköşkü dibinden ubûr mahallinde durup pâdişâha hayır du‘â edüp ihsân [ü] in‘âmlar alup ubûr ederler. Pîrleri eş-Şeyh Hâfî'dir, Selmân belin bağlamışdır. Gazâdan gelen guzât-ı müslimînden âye[t]: Arapça nassı üzre "Şey’ullâh" deyüp sadaka alırdı. Kabri Medîne-i Münevvere'de Kıbleteyn kurbünde medfûndur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 157a ·
metinde göster ·
Evsâf-ı ırk-ı tâhir âl-i abâ, sâdât-ı kirâm, evlâd-ı Resûlullâh: Aded on yedi bin, el-azametullâh bu tâ’ifenin alay-ı azîmi destâr-ı evlâd-ı Resûlullâh ile nümâyân oldukda cümle teferrüc ehli "Allâhümme salli ala Muhammed" derler. Gûyâ bir nûr-ı ilâhî berk urup cümlesi esbâb-ı ihtişâmları ile esb-süvâr çifte çifte ubûr ederler. Pîrleri imâm Hasan ve imâm Hüseyin ve vâlideleri Fâtımatü'z-Zehrâ ve cedleri Hâtemü'l-enbiyâ Muhammedü'l-Mustafâ'dır. Kabr-i imâm Hasan (---) medfûndur. Ehli, sem verüp mesmûmen şehîd oldu, sene (---) ba‘de hicret-i nebeviyye'de. Kabr-i imâm Hüseyin, Yezîd cenginde Kûfe'de şehîd olup cesed-i şerîfi Bağdâd'a (---) konak karîb imâm Hüseyin'de bir âsitâne-i azîmde medfûndur ve ser-i sa‘âdetin Yezîd Şâm'dan Mısır'a gönderüp hâlâ Mısr-ı Kâhire içre Hân-ı Halîl kurbünde meşhed-i imâm Hüseyin'de bir kubbe-i âlî içinde ser-i sa‘âdetleri medfûndur. Bir câmi‘i var, cânib-i erba‘asındaki mermer amûdlar Ka‘be-i Şerîf hareminde binâ olmağile Ka‘be-i Şerîf'in siyâh örtüsün ol amûdlara kuşadup anda dikerler, ba‘dehu Ka‘be'ye götürürler. İmâm Hüseyin azîm âsitânedir. Cemî‘i ehl-i Mısır şeb [u] rûz ziyâret ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 157b ·
metinde göster ·
İbtidâ alay-ı ordu-yı asâkir-i avân, ba‘dehu asâkir-i şer‘-i Resûl-i Mübîn, ba‘dehu esnâf-ı hukemâ-yı kehhâlân ve cerrâhânı beyân eder. Zîrâ bir diyârda esnâf-ı kehhâl ve cerrâh olmasa ol şehire varup mütemekkin olmak câ’iz değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 157b ·
metinde göster ·
… mîrimîrânlar ve vüzerâlar ve şürefâlar ve ba‘dehu pâdişâhlar ubûr eder. Ammâ bu
alay-ı
orduda ibtidâ elzem-i levâzımından makbûl olan askerî ve ulemâ-yı monlâ-orduyî( …
Hakîkat ibtidâ askerin müfîd [ü] muhtasarı ubûr edüp giderek mankala ağalar ve mîrimîrânlar ve vüzerâlar ve şürefâlar ve ba‘dehu pâdişâhlar ubûr eder. Ammâ bu alay-ı orduda ibtidâ elzem-i levâzımından makbûl olan askerî ve ulemâ-yı monlâ-orduyî(?) ve hukemâ ve kehhâl ve habbâzîn ve mahfil-i Resûlullâh ve habbâzlara mensûb esnâf-ı keştîbân bu tertîb üzre ubûr edüp en nihâyetinde esnâf-ı muzahrafât ubûr etdiğiyçün her esnâf biri birinden mukaddem alay göstermeleriyçün gavgâ edüp pâdişâha arz edüp pâdişâh hatt-ı şerîfle mâbeynlerin ıslâh eder. Zîrâ âlât-ı silâha müstağrak kavm içre fesâd olmasın içün keştîbân-ı Bahr-i sefîd takaddüm etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 164b ·
metinde göster ·
… ne ve akrânları olan Karadeniz re’îslerine tafaddulen mâl-ı Kârûn bezl edüp bir
alay-ı
azîm etmişlerdir kim tahrîr mümkindir.
Pâdişâh-ı Cem-cenâbın, bu kapudanlar rağbet ü iltifâtların göricek cümle esnâfa rağmen, bâ-husûs nizâ‘ları olan kassâb tâ’ifesine ve akrânları olan Karadeniz re’îslerine tafaddulen mâl-ı Kârûn bezl edüp bir alay-ı azîm etmişlerdir kim tahrîr mümkindir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 164b ·
metinde göster ·
Cümle kapudanların nihâyetinde tuğ ve tabl [u] alem sâhibi Karamanlı Alî Beğ
alayı
geldikde benî âdemin gözü dîbâ ve şîb ü zerbâf ve cevâhirli alât-ı silâh şa‘şa‘ …
Cümle kapudanların nihâyetinde tuğ ve tabl [u] alem sâhibi Karamanlı Alî Beğ alayı geldikde benî âdemin gözü dîbâ ve şîb ü zerbâf ve cevâhirli alât-ı silâh şa‘şa‘asından gözler hîrelenir. Ve bunun alayında olan mehâbet ü salâbet ve bunda olan pâk-müsellah fetâlar ve niçe mahbûb cüvânlar zer ü zîvere müstağrak olup ubûr eder. Ba‘dehu kendüsi şâtırları ve mataracıları ve tüfengcileri ile reftâr edüp Alî Kapudan kendüsi mücevvezesiyle ve semmûr kabaniçesiyle ubûr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 165a ·
metinde göster ·
… i aded esnâfların yekûn dükkânları (---) ve neferâtları cümle (---)} bir acâyib
alay-ı
bahâdırân-ı muhteşemândır.
Ardları sıra sekizer kat mehterhâne ve kös-i Âl-i Osmâniyân çalınarak ubûr ederler. {Bu bâlâda tahrîr olunan Akdeniz kapudanlarına yamak olan yedi aded esnâfların yekûn dükkânları (---) ve neferâtları cümle (---)} bir acâyib alay-ı bahâdırân-ı muhteşemândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 165a ·
metinde göster ·
Bu Akdeniz kapudanlarının alaylarından sonra fermân-ı şehriyârî üzre kassâbân
alayı
geçmek sadedinde iken cümle Mısır'ın ankâ bâzergânları ve pirinccileri ve kettâ …
Bu Akdeniz kapudanlarının alaylarından sonra fermân-ı şehriyârî üzre kassâbân alayı geçmek sadedinde iken cümle Mısır'ın ankâ bâzergânları ve pirinccileri ve kettâncıları ve Mısır hasırcıları ve kahvecileri ve şekercileri bir yere cem‘ olup kassâblar ile niçe gûne zebân-dırâzlıklar olup kıyl [ü] kâller olup bilâhire huzûr-ı pâdişâhîye varup Mısır bâzergânları eyitdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 165a ·
metinde göster ·
… metâ‘larımızdan pâdişâhıma on bir bin kîse gümrük hâsıl olur. Adâlet ederseniz
alay-ı
Muhammedî bizimdir, bizden sonra kassâblarındır" deyince huzûr-ı pâdişâhîde ola …
"Pâdişâhım bizim beytü'l-mâl-ı müslimîne Mısır kalyonlarıyla gelen metâ‘larımızdan pâdişâhıma on bir bin kîse gümrük hâsıl olur. Adâlet ederseniz alay-ı Muhammedî bizimdir, bizden sonra kassâblarındır" deyince huzûr-ı pâdişâhîde olan Müftî Yahyâ Efendi ve Mu‘îd Ahmed Efendi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 165b ·
metinde göster ·
evvel tüccârân-ı Mısır ve alay-ı sânî kassâb cömerdân-ı merd-i meydân olalar" d …
"Alay-ı evvel tüccârân-ı Mısır ve alay-ı sânî kassâb cömerdân-ı merd-i meydân olalar" deyü fermânlar ihsân edüp Mısır tüccârânları haz edüp sürûrlarından ayakları yer basmaz olup keştîbân-ı Akdeniz'den sonra alay etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 165b ·
metinde göster ·
"Alay-ı evvel tüccârân-ı Mısır ve alay-ı sânî kassâb cömerdân-ı merd-i meydân olalar" deyü fermânlar ihsân edüp Mısır tüccârânları haz edüp sürûrlarından ayakları yer basmaz olup keştîbân-ı Akdeniz'den sonra alay etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 165b ·
metinde göster ·
… ile itmâm bulur. Anıniçün kaymakcılar ve peynirciler ve yoğurdcular, kassâblar
alayı
içre alay ederler.
Bunlar dahi bu gûne ubûr ederler. Bu tâ’ifeler dahi kassâblara yamakdır. Zîrâ anların dahi kârları koyun ile itmâm bulur. Anıniçün kaymakcılar ve peynirciler ve yoğurdcular, kassâblar alayı içre alay ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 167b ·
metinde göster ·
… yine bâlâda tahrîr olunduğu üzre seyishânelerle koyunları zeyn edüp ke'l-evvel
alay-ı
azîmlerinde niçe yerde şâ‘irler çöğür çalarak pür-silâh ubûr ederler, ammâ bu a …
Bu seğirdim âşcılarının yolları eskiyüp çavuş olup ba‘dehu başçavuş, andan kethudâ beğ ve yeniçeri ağası olur bir yoldur. Bunlar dahi cümle âşcılar, kassâblar ile yine bâlâda tahrîr olunduğu üzre seyishânelerle koyunları zeyn edüp ke'l-evvel alay-ı azîmlerinde niçe yerde şâ‘irler çöğür çalarak pür-silâh ubûr ederler, ammâ bu alay aceb, mehîb alaydır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 168a ·
metinde göster ·
… ve şargam ve pırasa ve sarımsak ve gûnâ-gûn turşular ile dükkânların zeyn edüp
alay-ı
azîm ile ubûr ederken 171a halka turşu bezl ederler. Bunların ardları sıra,
Bunlar arabalar üzre dükkânların müzeyyen edüp gûnâ-gûn fağfûrî ve gayrı küpler içre gûnâ-gûn turşular ve dükkânlarında iri fağfûrî tabaklar içre na‘nâ ve ma‘denüs ve kerefis ve gül ve kebere ve hıyâr ve patlıcan ve lahana ve havuc ve şargam ve pırasa ve sarımsak ve gûnâ-gûn turşular ile dükkânların zeyn edüp alay-ı azîm ile ubûr ederken 171a halka turşu bezl ederler. Bunların ardları sıra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 170b–171a ·
metinde göster ·
… r. Cümle hoşâbcı ve şerbetciler karsız olmamak ile karcıbaşı dahi bu remmâ içre
alay-ı
azîm göstermek fermân-ı Gâzî Murâd Hân oldu. Küşâde ve mestûr karlık cümle yetm …
Ba‘zı uryân karcıların ellerinde kar buz küsküleri ve külünkleri ve kulaklarının yanların delüp turna telleri ile geçerler. Ba‘zıları böğürlerin delüp kalın çapa sırıkların sokup bu tertîb üzre karcıbaşı ubûr eder. Cümle hoşâbcı ve şerbetciler karsız olmamak ile karcıbaşı dahi bu remmâ içre alay-ı azîm göstermek fermân-ı Gâzî Murâd Hân oldu. Küşâde ve mestûr karlık cümle yetmiş adeddir ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 173a ·
metinde göster ·
… r kim Arapça ve bir dahi Arapça demişlerdir. Eyle olsa pâdişâhım kankımızın
alayı
mukaddem gitmek ma‘kûldür" deyince cümle huzzâr-ı meclisin meşveretiyle helvâcı …
"Ey imdi eyle olunca sizin kârınız olan balık bî-akl olunca siz dahi tenâvül etmeğile hayvân-misâl bir heyûlâsız. Ve sayd etdiğiniz mâhîler ekseriyyâ Bekrî cânlara ta‘âmdır. Kâr [u] kesbleriniz dâ’imâ fâsıklar ve kefereler iledir. Bizim helvâmız dersen tatlu ballu şekerlerden ve Cenâb-ı Bârî'nin "Ene hâliku'l-ineb" buyurduğu üzümden ve Arapça deyü medh etdüği asel-i hâlisden hâsıl edüp mü’min ü muvahhidler ni‘meti olur. Ve bizim helvâmız hakkında ol efsah-ı büleğâ ve ol Muhammedü'l-Mustafâ buyururlar kim Arapça ve bir dahi Arapça demişlerdir. Eyle olsa pâdişâhım kankımızın alayı mukaddem gitmek ma‘kûldür" deyince cümle huzzâr-ı meclisin meşveretiyle helvâcıbaşıya hatt-ı yarlığ-ı belîğ verildi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 173b ·
metinde göster ·