… p köŋüli yiringüyü inçe tėp ançama yarsınçıg otun karımaḳ sen kim tugmışta berü
altm(ış)
yaşka tegi küç küsün et kan üstelü ökliyü turdı..
anta ötrü badarı bra(man) kentü egrilmiş bükülmiş et-öz(in) körüp köŋüli yiringüyü inçe tėp ançama yarsınçıg otun karımaḳ sen kim tugmışta berü altm(ış) yaşka tegi küç küsün et kan üstelü ökliyü turdı..
Maitrisimit Nom Bitig (Hami) · Mai.Tek.012.36–42 ·
metinde göster ·
… mâr-ı pîşînin re’y-i ahseniyle Sarâyburnu nâm mahalle deryâya müte‘allik üç yüz
altmış
altı tılısmâtlar inşâ etdiler kim her gün bir tılısm amel edüp deryâ ka‘rında o …
Anın dahi devri âhir olup yerine oğlu Yağfûr nâm kıral mesned-nişîn olup bânî-i sâmin müstakil pâdişâh olup mâl-ı Kârûn sarf edüp vezîri Rüvende nâm zî-akl âsafın re’y [ü] tedbîriyle ve hukemâ-yı mühendisînin ve mi‘mâr-ı pîşînin re’y-i ahseniyle Sarâyburnu nâm mahalle deryâya müte‘allik üç yüz altmış altı tılısmâtlar inşâ etdiler kim her gün bir tılısm amel edüp deryâ ka‘rında olan mâhîler der-kenâr olup cümle sâkinân-ı dâr [u] düyûr gûnâ-gûn mâhîleri sayd edüp kifâflanırlardı. Ve üç yüz altmış altı tılısmâtlar dahi berre müte‘allik inşâ edüp her birin birer püşte üzre inşâ etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 11b ·
metinde göster ·
… sâkinân-ı dâr [u] düyûr gûnâ-gûn mâhîleri sayd edüp kifâflanırlardı. Ve üç yüz
altmış
altı tılısmâtlar dahi berre müte‘allik inşâ edüp her birin birer püşte üzre inş …
Anın dahi devri âhir olup yerine oğlu Yağfûr nâm kıral mesned-nişîn olup bânî-i sâmin müstakil pâdişâh olup mâl-ı Kârûn sarf edüp vezîri Rüvende nâm zî-akl âsafın re’y [ü] tedbîriyle ve hukemâ-yı mühendisînin ve mi‘mâr-ı pîşînin re’y-i ahseniyle Sarâyburnu nâm mahalle deryâya müte‘allik üç yüz altmış altı tılısmâtlar inşâ etdiler kim her gün bir tılısm amel edüp deryâ ka‘rında olan mâhîler der-kenâr olup cümle sâkinân-ı dâr [u] düyûr gûnâ-gûn mâhîleri sayd edüp kifâflanırlardı. Ve üç yüz altmış altı tılısmâtlar dahi berre müte‘allik inşâ edüp her birin birer püşte üzre inşâ etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 11b ·
metinde göster ·
… Zeyrekbaşı nâm bir püşte-i âlî üzre Hazret-i Yahyâ aleyhi's-selâm nâmına üç yüz
altmış
kubbeli bir manastır bünyâd edüp cânib-i erba‘asına kal‘a dîvârı-misâl bir rabâ …
Ve Kostantîn'in bir deyr-i mu‘azzamı dahi İslâmbol'da Zeyrekbaşı nâm bir püşte-i âlî üzre Hazret-i Yahyâ aleyhi's-selâm nâmına üç yüz altmış kubbeli bir manastır bünyâd edüp cânib-i erba‘asına kal‘a dîvârı-misâl bir rabât-ı kavî inşâ edüp içine üç bin ruhbân [u] huddâmân koyup âyîn-i Mesîhiyye ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12a ·
metinde göster ·
… muş temelin arzı kâmil seksen zirâ‘dır ve sûr-ı hâric ile sûr-ı dâhilin mâbeyni
altmış
zirâ‘ fâsıla bir bâğ-ı İrem-misâl bir yerdir. Hâlâ Topkapusu'yla Edirnekapusu m …
Ve bu rıhtım olmuş temelin arzı kâmil seksen zirâ‘dır ve sûr-ı hâric ile sûr-ı dâhilin mâbeyni altmış zirâ‘ fâsıla bir bâğ-ı İrem-misâl bir yerdir. Hâlâ Topkapusu'yla Edirnekapusu mâbeynindeki bâğ-ı İrem içre Âl-i Osmân'ın yeniçeri zağarlarının yaylağıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 14a ·
metinde göster ·
… unmamışdır. Ve ol kadar vâsi‘ kal‘a-i azîmdir kim Kostantîn binâ etdükde üç yüz
altmış
altı kapu etdi. Ebü'l-feth-i Meğâzî feth edüp yigirmi yedi bâbın alıkoyup mâ‘ad …
Hulâsa-i kelâm vaz‘-ı binâsın hukemâ-yı selef istihrâc etmişlerdir. Ve esâs-ı binâsın mühendisîn-i halef istihkâm etmişlerdir kim misl-i kablehâ ve ba‘dehâ nazîri binâ olunmamışdır. Ve ol kadar vâsi‘ kal‘a-i azîmdir kim Kostantîn binâ etdükde üç yüz altmış altı kapu etdi. Ebü'l-feth-i Meğâzî feth edüp yigirmi yedi bâbın alıkoyup mâ‘adâsın mesdûd eyledi. Hâlâ sedd olan kapu yerleri cânib-i selâsında aşikâredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 14b ·
metinde göster ·
altı kapunun dîdebân ü bevvâbân ve nigâhbânlarına bahşîşler ihsân edüp ubûr ede …
Ve üç yüz altmış altı kapunun dîdebân ü bevvâbân ve nigâhbânlarına bahşîşler ihsân edüp ubûr ederdi. Ve mezkûr bed-nâm günler olunca kal‘anın cemî‘i burc [u] bârû-yı bedenleri üzre niçe kerre yüz bin haç-peyker sancağ u bayrağ u alemler ile ve filandıra sûretli sanemler ile kal‘ayı zeyn edüp üç yüz altmış altı yerde torompete ve luturyanî borular ve tabl-ı erganûn-i kübrâyîler ve nâkûs-i Yûnânîler taraf taraf çalınup şâdumânîler olup kal‘anın bedenleri elvân harîr alemler ile lâle-zâr olurdu. Ve cemî‘i milel-i nasârâdan ve gayrı edyândan âdemler gelüp İslâmbol'un zîb ü ziynetin seyr [ü] temâşâ edüp giderlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 15b ·
metinde göster ·
… bayrağ u alemler ile ve filandıra sûretli sanemler ile kal‘ayı zeyn edüp üç yüz
altmış
altı yerde torompete ve luturyanî borular ve tabl-ı erganûn-i kübrâyîler ve nâk …
Ve üç yüz altmış altı kapunun dîdebân ü bevvâbân ve nigâhbânlarına bahşîşler ihsân edüp ubûr ederdi. Ve mezkûr bed-nâm günler olunca kal‘anın cemî‘i burc [u] bârû-yı bedenleri üzre niçe kerre yüz bin haç-peyker sancağ u bayrağ u alemler ile ve filandıra sûretli sanemler ile kal‘ayı zeyn edüp üç yüz altmış altı yerde torompete ve luturyanî borular ve tabl-ı erganûn-i kübrâyîler ve nâkûs-i Yûnânîler taraf taraf çalınup şâdumânîler olup kal‘anın bedenleri elvân harîr alemler ile lâle-zâr olurdu. Ve cemî‘i milel-i nasârâdan ve gayrı edyândan âdemler gelüp İslâmbol'un zîb ü ziynetin seyr [ü] temâşâ edüp giderlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 15b ·
metinde göster ·
Bu merkûm tılısmâtların emsâli cânib-i berre müte‘allik üç yüz
altmış
altı ibret-nümâ tılısmâtları var idi. Hâlâ ameli 18a te’sîr edüp râyegân olan …
Bu merkûm tılısmâtların emsâli cânib-i berre müte‘allik üç yüz altmış altı ibret-nümâ tılısmâtları var idi. Hâlâ ameli 18a te’sîr edüp râyegân olan tılısmâtlar ki bunlardır, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 17b–18a ·
metinde göster ·
Beşinci tılısmât: Yine Sarâyburnu'nda üç yüz amûd-ı müntehâlar üzre üç yüz
altmış
nev‘a deryâ mahlûkunun eşkâl-i timsâlleri var idi. Meselâ mâh-ı hamsînde hamsîn …
Beşinci tılısmât: Yine Sarâyburnu'nda üç yüz amûd-ı müntehâlar üzre üç yüz altmış nev‘a deryâ mahlûkunun eşkâl-i timsâlleri var idi. Meselâ mâh-ı hamsînde hamsîn balığı sûreti sadâ ursa Karadeniz'de aslâ hamsi balığı kalmayup cümle İslâmbol'a gelüp der-kenâr olup cümle ahâlî-i Makdon, hamsîn balığı ile hamsîn yevm kifâflanırlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 18a ·
metinde göster ·
üç yaşında mâh-ı Rebi‘ülevvel'in on ikinci gece isneyn gecesi vakı‘ olup Medîne …
Rıhlet-i Resûl-i Hudâ be-civâr-ı Celle ve Alâ altmış üç yaşında mâh-ı Rebi‘ülevvel'in on ikinci gece isneyn gecesi vakı‘ olup Medîne-i Münevvere'de medfûndur. Andan mesned-nişîn-i hilâfet Hazret-i Ebâbekir, andan Hazret-i Ömer, andan Hazret-i Osmân andan Hazret-i Alî, andan Hazret-i imâm Hasan hüsn-i rızâları ile hilâfeti ferâğat etdi. Andan imâm Hüseyin eş-şehîd be-dest-i Yezîd ibn Mu‘âviye. Andan hilâfet Âl-i Emeviyyûn'dan halîfe-i rû-yı zemîn Mu‘âviye oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 20a ·
metinde göster ·
Muhâsara-i sâdis-i Kostantıniyye: Hicret-i Habîb-i Hudâ'nın yüz
altmış
senesinde Mervân ibn el-Hakem yüz elli bin cünûd-ı müslimîn ile ve bin pâre mer …
Muhâsara-i sâdis-i Kostantıniyye: Hicret-i Habîb-i Hudâ'nın yüz altmış senesinde Mervân ibn el-Hakem yüz elli bin cünûd-ı müslimîn ile ve bin pâre merâkibler ile İslâmbol'u muhâsara edüp altı ayda kuvvet-i bâzû ile Hırkîl oğlu Sundura nâm kıralın destinden bâ-sulh feth edüp mukaddemâ muhâfazada kalan ümmet-i Muhammed'e takviyet içün Cübbealîkapusu'ndan içeri üç mahalle âdem ve bir câmi‘ inşâ ve bir kadı-yı sâhib-i münşâ koyup beher sene küffâr beş yüz bin Tâkyânûsî altun vermeğe ta‘ahhüd edüp Mervân ibn el-Hakem Şâm'a avdet eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 21b ·
metinde göster ·
… yâna ve'l-hâsıl yüz yetmiş bin âdeme birer arakiyye mâl ve sâ’ir menâlden gayrı
altmış
üç bin hâne ihsân olunduğu defter olunmuşdur kim bir pâdişâh-ı zevi'l-iktidâr a …
Andan yeniçeriyâna, andan sipâha ve andan zâ‘im [ü] zü‘amâya, andan topcuya ve cebeciye ve lağımcıya ve eşkinci tâ’ifesine, andan at kuluna, andan orducıyâna ve'l-hâsıl yüz yetmiş bin âdeme birer arakiyye mâl ve sâ’ir menâlden gayrı altmış üç bin hâne ihsân olunduğu defter olunmuşdur kim bir pâdişâh-ı zevi'l-iktidâr asrında olmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 31a ·
metinde göster ·
Karaman semtinde üç yüz sarây-ı âlîyi ulemâya, yüz
altmış
iki sarây yeniçerilere, yetmiş sarây yetmiş vezîre ve yedi sarây yedi kubbe vez …
Karaman semtinde üç yüz sarây-ı âlîyi ulemâya, yüz altmış iki sarây yeniçerilere, yetmiş sarây yetmiş vezîre ve yedi sarây yedi kubbe vezîrine, ve'l-hâsıl bu tertîb üzre nefs-i İslâmbol içre olan imâretleri cümle gazâda hâzır olanlara tevzî‘ olunup guzât dahi Fransa kıralının mukaddemâ zikri münâsebetiyle sebkat eden kıralın kızın pâdişâha verüp iskât-ı hak etdiler. Ve pâdişâha ve dîn-i mübîne hayr du‘â etdiler. Hemân Akşemseddîn hazretleri ayağ üzre kalkup eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 31a ·
metinde göster ·
… arây-ı âlînin cânib-i erba‘asındaki kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn üç yüz
altmış
altı burc [u] bârû ile ve on iki bin dendân-ı beden ile itmâm bulup kal‘a-i üst …
Ve bu merkûm sarây-ı âlînin cânib-i erba‘asındaki kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn üç yüz altmış altı burc [u] bârû ile ve on iki bin dendân-ı beden ile itmâm bulup kal‘a-i üstüvâr olmuşdur kim cemî‘i dâr-ı diyârda misli binâ olunmamışdır. Dâ’iren-mâdâr şekl-i murabba‘ı Yeni Sarây'ın cirmi altı bin beş yüz adımdır. Ve cümle on altı sağîr ü kebîr bâb-ı hâssalardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32a ·
metinde göster ·
(---) bölüğe ve cemâ‘ate ve sekbânâna yüz altmış aded odalar binâ etdi. Ve kend …
Bâlâda tahrîr olunan sarây-ı vüzerâlar 33a ve imâretler bi'l-cümle Eski Sarây zemînine binâ olunmuşdur. Ammâ Sarây-ı Atîk, Sultân Mehemmed Hân'ın binâsıdır. Andan dergâh-ı âlî yeniçerilerine yüz altmış (---) bölüğe ve cemâ‘ate ve sekbânâna yüz altmış aded odalar binâ etdi. Ve kendüye bir câmi‘ ve cebeciyân tâ’ifesine (---) bölük odalar ve peykhâne ve kalenderhâne ve tershâne ve tophâne ve Kâğızhâne'de bârûdhâne ve niçe bunun emsâli imârât-ı azîmeler ile İslâmbol'un enderûn [u] bîrûnun gazâ mâlıyla binâ etdüği âsârları inşâ’allâh her birin mahalliyle tahrîr ü tavsîf eyleriz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32b–33a ·
metinde göster ·
… ergâh-ı âlî yeniçerilerine yüz altmış (---) bölüğe ve cemâ‘ate ve sekbânâna yüz
altmış
aded odalar binâ etdi. Ve kendüye bir câmi‘ ve cebeciyân tâ’ifesine (---) bölük …
Bâlâda tahrîr olunan sarây-ı vüzerâlar 33a ve imâretler bi'l-cümle Eski Sarây zemînine binâ olunmuşdur. Ammâ Sarây-ı Atîk, Sultân Mehemmed Hân'ın binâsıdır. Andan dergâh-ı âlî yeniçerilerine yüz altmış (---) bölüğe ve cemâ‘ate ve sekbânâna yüz altmış aded odalar binâ etdi. Ve kendüye bir câmi‘ ve cebeciyân tâ’ifesine (---) bölük odalar ve peykhâne ve kalenderhâne ve tershâne ve tophâne ve Kâğızhâne'de bârûdhâne ve niçe bunun emsâli imârât-ı azîmeler ile İslâmbol'un enderûn [u] bîrûnun gazâ mâlıyla binâ etdüği âsârları inşâ’allâh her birin mahalliyle tahrîr ü tavsîf eyleriz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32b–33a ·
metinde göster ·
… evleviyyetin cümle taht-ı hükûmetinde yüz yetmiş altı nâhiye kazâları ve üç yüz
altmış
subaşılıkları ve seksen yedi yeniçeri kollukları ve yeniçeri serdârları vardır. …
Hulâsa-i kelâm İslâmbol'un dörd mevleviyyet yerinde tâ Karadeniz Boğazının iki cânibinde olan kasabâtlarda olan cümle otuz üç hâkimdir. Ve otuz beş nâhiye kadısıdır. Ammâ Beğkoz kasabası kazâsı başka kazâdır kim müneccimbaşıların meşrûtasıdır. İnşâ’allâh bu kazâ ve hükûmetler mahallerinde ale'l-infirâd tahrîr olunup bu kazâlardan gayrı dörd mevleviyyetin cümle taht-ı hükûmetinde yüz yetmiş altı nâhiye kazâları ve üç yüz altmış subaşılıkları ve seksen yedi yeniçeri kollukları ve yeniçeri serdârları vardır. Ve kırk yerde serbest evkâf subaşılıkları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 33b ·
metinde göster ·
Bu kubâblardan mâ‘adâ Ayasofya'nın cânib-i erba‘asında üç tabaka binâsında üç yüz altmış toloz kemer kubbe-i zîbâlardır. Ammâ ortadaki asâleten kubbe-i azîmdir. Bu kubbenin cânib-i erba‘asında dâ’iren mâdar (---) aded billûr ve necef ve moran câmlarıyla müzeyyendir. Ve bu kubbe câmlarından mâ‘adâ enderûn [u] bîrûnda olan câmlar cümle bin yetmiş aded câmlardır kim andan derûn-ı câmi‘ münevver olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 35a ·
metinde göster ·
bir kapudur, ammâ yüz bir kapusu bâb-ı azîmlerdir kim anlardan cemâ‘at-i kesîre …
Ve bu câmi‘in enderûn [u] bîrûnunda cümle üç yüz altmış bir kapudur, ammâ yüz bir kapusu bâb-ı azîmlerdir kim anlardan cemâ‘at-i kesîre girüp çıkmadadır, ammâ bu mezkûr yüz bir kapunun cümlesi mutalsamdır, kerrât ile add etsen bir kapu dahi zâhir olur, ana dahi nişân edüp ad etsen nişânsız ad edüp görmediğin bir kapu dahi zâhir olur, aceb hikmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 35b ·
metinde göster ·
Bu zelzeleden münhedim olan yerler fermân-ı şehriyâr ile
altmış
günde ta‘mîr ü termîm olundu. "Yanko ibn Madyan zamânından berü böyle bir zelze …
Bu zelzeleden münhedim olan yerler fermân-ı şehriyâr ile altmış günde ta‘mîr ü termîm olundu. "Yanko ibn Madyan zamânından berü böyle bir zelzele-i azîm olmamışdır" deyü yazmışlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 41b ·
metinde göster ·
… üz altısı ze‘âmet idi, mâ‘adâsı tîmâr idi, kânûn üzre cebelüleri ile on iki bin
altmış
yedi asker olurdu. Tershâne-i azebistân ve gönüllüyân ve kapudan paşa ve altmış …
Yedi yüz altısı ze‘âmet idi, mâ‘adâsı tîmâr idi, kânûn üzre cebelüleri ile on iki bin altmış yedi asker olurdu. Tershâne-i azebistân ve gönüllüyân ve kapudan paşa ve altmış pâre kadırga sâhibi deryâ beğleri askerleri dahi on bin asker deryâ seferine me’mûrlar idi. Ammâ erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı tîmârların senevî hâsılları yüz seksen kerre yüz bin akçe olur ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 55a ·
metinde göster ·
… altmış yedi asker olurdu. Tershâne-i azebistân ve gönüllüyân ve kapudan paşa ve
altmış
pâre kadırga sâhibi deryâ beğleri askerleri dahi on bin asker deryâ seferine me …
Yedi yüz altısı ze‘âmet idi, mâ‘adâsı tîmâr idi, kânûn üzre cebelüleri ile on iki bin altmış yedi asker olurdu. Tershâne-i azebistân ve gönüllüyân ve kapudan paşa ve altmış pâre kadırga sâhibi deryâ beğleri askerleri dahi on bin asker deryâ seferine me’mûrlar idi. Ammâ erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı tîmârların senevî hâsılları yüz seksen kerre yüz bin akçe olur ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 55a ·
metinde göster ·
tokuz kılıçdır ve yigirmi tokuz ze‘âmetdir mâ‘adâ tezkirelü ve tezkiresiz tîmâr …
İki bin iki yüz altmış tokuz kılıçdır ve yigirmi tokuz ze‘âmetdir mâ‘adâ tezkirelü ve tezkiresiz tîmârlardır. Ümerâ vü zü‘amâ ve erbâb-ı tîmârının kânûn üzre cebelüleri ile cümle beş bin beş yüz mikdârı asker olur. Bu cüyûşun senevî hâsılları toksan dörd kerre yüz bin ve yigirmi üç bin on yedi akçe olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 55b ·
metinde göster ·
yedi kılıçdır, kırk ze‘âmetdir, bin altı yüz yigirmi yedisi tezkirelü tîmârlard …
Bin altı yüz altmış yedi kılıçdır, kırk ze‘âmetdir, bin altı yüz yigirmi yedisi tezkirelü tîmârlardır. Kânûn-ı kadîm üzre ümerâ ve zü‘amâ ve erbâb-ı tîmârının cebelüleri ile dörd bin beş yüz asker olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 55b ·
metinde göster ·
Hattâ efendimiz Melek Ahmed Paşa bin altmış târîhinde Mehemmed Hân-ı Râbi‘ asrında vezîr-i a‘zam olup fermân-ı şehriyârî sâdır olup ekâlîm-i seb‘ada 56b dâne-i hardal ve bir akçe ulûfe yiyen pâdişâh kulları tahrîr olunup cümle beş kerre yüz bin ve altmış altı bin kul hisâb olundu ve birden bine, binden yüz bine varınca cümle vazîfe-hârânların senevî mevâcibleri kırk üç bin yedi yüz kîse-i Rûmî etdi. Ve Mısır kulunun başka hızâne ve alîkı ve terakkîleri ile senevî ulûfeleri tokuz bin kırk kîse olduğu Melek Ahmed Paşa'nın tahrîriyle telhîs olundu. İnkırâzü'd-devrân mü’ebbed ola. Âmîn, Yâ Mu‘în. Ammâ Süleymân Hân asrında bu mertebe masrûf ve bu kadar deryâ-misâl asker yok idi. Ammâ cümle hâzırbâş asker-i müvahhidîn [ü] mücâhidîn idi. Hâlâ cemî‘i dünyâ {halkı} rûh-ı Süleymân Hânı hayr ile yâd ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 56a–56b ·
metinde göster ·
… e bir akçe ulûfe yiyen pâdişâh kulları tahrîr olunup cümle beş kerre yüz bin ve
altmış
altı bin kul hisâb olundu ve birden bine, binden yüz bine varınca cümle vazîfe- …
Hattâ efendimiz Melek Ahmed Paşa bin altmış târîhinde Mehemmed Hân-ı Râbi‘ asrında vezîr-i a‘zam olup fermân-ı şehriyârî sâdır olup ekâlîm-i seb‘ada 56b dâne-i hardal ve bir akçe ulûfe yiyen pâdişâh kulları tahrîr olunup cümle beş kerre yüz bin ve altmış altı bin kul hisâb olundu ve birden bine, binden yüz bine varınca cümle vazîfe-hârânların senevî mevâcibleri kırk üç bin yedi yüz kîse-i Rûmî etdi. Ve Mısır kulunun başka hızâne ve alîkı ve terakkîleri ile senevî ulûfeleri tokuz bin kırk kîse olduğu Melek Ahmed Paşa'nın tahrîriyle telhîs olundu. İnkırâzü'd-devrân mü’ebbed ola. Âmîn, Yâ Mu‘în. Ammâ Süleymân Hân asrında bu mertebe masrûf ve bu kadar deryâ-misâl asker yok idi. Ammâ cümle hâzırbâş asker-i müvahhidîn [ü] mücâhidîn idi. Hâlâ cemî‘i dünyâ {halkı} rûh-ı Süleymân Hânı hayr ile yâd ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 56a–56b ·
metinde göster ·
Çün mutlakâ nüfûs-ı benî âdem âhirü'l-emr kabza-i ecele düşüp Kâfdan Kâf'a hükm eden pâdişâh-ı cihângîrlere ve cemî‘i peygamberlere bâkî kalmayup Arapça emrine râm olup dâr-ı Illiyyîn'i makâm etdiler. Pes pâdişâh-ı mağfûr dahi âsûdâr-ı gurûrda kırk sekiz yıl pâdişâh-ı devrân olup İslâmbol'u amâr edüp niçe bin hayrât [u] hasenâtlar edüp cemî‘i feth [ü] fütûhât etdüği kılâ‘ ve belîdelerde iki bin altmış hutbesi tilâvet olunup ekâlîm-i seb‘ada fütûhâtları hissesi olup evvel gazâsı Şâm'da Çerkes Cânberdî Gazâlî fethidir, âhir kal‘a-i Seğitvar fethidir kim yedi gün mukaddem mâh-ı Safer'in yigirmi ikinci gün leyle-i pencşenbenin tokuzuncu sâ‘atde Arapça fehvâ-yı şerîfi mûcebince vedâ‘-ı tâc-ı taht-ı Süleymânî edüp na‘ş-ı şerîfi yine pinhân edüp Ma‘nisa'dan Selîm-i Sânî gelüp cümle guzât-ı müslimîn bî‘at etdiler. Andan na‘ş-ı Pâdişâh Süleymân Hân'ı Âsitâne'de kendü câmi‘leri mihrâbı önüne defn edüp Selîm Hân müstakil pâdişâh oldu. Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 57b ·
metinde göster ·
… topundan güzer edüp başına "Matrak-tırak" deyüp ururdu. Ammâ matrakbâzlıkda yüz
altmış
benddir, ancak yetmiş bendin bilürdü. Ammâ icrâsına kâdir idi.
Mu‘arref-i diğer: Ve matrakbâzlıkda ol kadar üstâd-ı kâmil çâpük ü çâlâk âmil idi kim anın mukâbelesine bir pehlivân mukâbil duramazdı. Her üstâdın elbette bir cânibin muhâlif bulup ana bir darb ururdu kim top karşu verenin matrak topundan güzer edüp başına "Matrak-tırak" deyüp ururdu. Ammâ matrakbâzlıkda yüz altmış benddir, ancak yetmiş bendin bilürdü. Ammâ icrâsına kâdir idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 72b ·
metinde göster ·