… kim tansa taŋrıḳa hem ferişteleriŋe kitablarıŋa yalavaçlarıŋa soŋ künke çın-oḳ
azdı
azmaḳ ıraḳ
136 ey anlar kim bittiler sabit turuŋlar bitüp taŋrıḳa yalavaçlarıŋa ol bitig kim ıḍtı indürdi yalavaçı üze ol bitig kim ıḍtı anda aşnu kim kim tansa taŋrıḳa hem ferişteleriŋe kitablarıŋa yalavaçlarıŋa soŋ künke çın-oḳ azdı azmaḳ ıraḳ
136 ey anlar kim bittiler sabit turuŋlar bitüp taŋrıḳa yalavaçlarıŋa ol bitig kim ıḍtı indürdi yalavaçı üze ol bitig kim ıḍtı anda aşnu kim kim tansa taŋrıḳa hem ferişteleriŋe kitablarıŋa yalavaçlarıŋa soŋ künke çın-oḳ azdı azmaḳ ıraḳ
… ni bustanlarḳa kim aḳar astınıda arıḳlar kim kim tansa anda kiḍin sizdin çın-oḳ
azdı
köni tüz yolda
12 çın-oḳ taŋrı tuttı yaʿḳub oġlanlarınıŋ bıçıġını ıḍtımız olardın on iki ḫayl başı aydı taŋrı: men siziŋ birle men eger aḍaḳın ḳılsa sizler namaznı bėrse sizler zekatnı bitse sizler meniŋḳa aġırlasa siz olarnı ötünç bėrse siz taŋrıḳa körklüg ötünç bėrmek örtgey men ök sizdin yawuzlarıŋıznı kigürgey men sizni bustanlarḳa kim aḳar astınıda arıḳlar kim kim tansa anda kiḍin sizdin çın-oḳ azdı köni tüz yolda
… ge yaġı ol eger kelse sizlerke mėndin köni yol kim kim uḍsa meniŋ aymışım yolḳa
azmaz
hem bed- baḫt bolmaz
123 aydı: iniŋ ikegü andın ḳamuġ amarıŋız amarıge yaġı ol eger kelse sizlerke mėndin köni yol kim kim uḍsa meniŋ aymışım yolḳa azmaz hem bed- baḫt bolmaz
bir bataklı ve sazlı ve göllü bir mahalde bir sivri yalçın kaya üzre şekl-i muh …
Bu kal‘aya anlardan sonra Bulgar ve Sırf ve Boğdan istîlâ edüp ba‘dehû sene 889 târîhinde Sultân Bâyezîd-i Velî feth edüp eyle virân kalmışdır. Nehr-i Tuna'dan azmış bir bataklı ve sazlı ve göllü bir mahalde bir sivri yalçın kaya üzre şekl-i muhammes bir şeddadî taş binâ bir kal‘a-i hâlîdir, ammâ sehel şey ile amâr olsa Babadağı şehri emn [u] emân olurdu, zîrâ zamânımızda bir iki kerre Kazak kâfiri Baba şehrin nehb u gâret etmişdir, ammâ bu kal‘a-i ibret-nümâ zemînîdir. İçinde âdem ve âdemî-zâd yokdur. Kış günü içinde çobanlar ile keçiler ve koyunlar kışlar. Hisâbın Hudâ bilür. Kekliği ve çili ve gayrı {kuşları çokdur}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 67b ·
metinde göster ·
… nda kediyi sofra başına getirmezler. Eğer hatâ’en bir kedi ta‘âm başına gelirse
azar
edüp, "Yürü, seni Allâh sıçan avlamak içün halk etmişdir" deyü kediyi döğüp söğ …
Ve cemî‘i zamânda kediyi sofra başına getirmezler. Eğer hatâ’en bir kedi ta‘âm başına gelirse azar edüp, "Yürü, seni Allâh sıçan avlamak içün halk etmişdir" deyü kediyi döğüp söğüp kovarlar. Hattâ Banyaluka şehri halkı Bosnasarâylıyı bu kedi hakkında mezemmet edüp derler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 130a ·
metinde göster ·
… Darda hisârıyla Birnivar kal‘ası arasında nehr-i Tuna'dan ve nehr-i Dırava'dan
azma
bir küçük buheyrecikdir. Dâ’iren-mâdâr sekiz mîl bir âb-ı hayât göldür. Latîf v …
Der-manzara-i buheyre-i Kıraşiçe: Bu Darda hisârıyla Birnivar kal‘ası arasında nehr-i Tuna'dan ve nehr-i Dırava'dan azma bir küçük buheyrecikdir. Dâ’iren-mâdâr sekiz mîl bir âb-ı hayât göldür. Latîf ve semîn mâhîleri olur. Hattâ Tuna nehri tuğyânında bu gölde hâsıl olan eğir kökü yemeğe mersin balıkları gelüp bu buheyrede sayd olunur, mahsûllü ve gûnâ-gûn balıklı buheyrecikdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 64b ·
metinde göster ·
azar kal‘aya çıkup borular su ile doldukdan sonra şazrevânı kesüp kal‘aya su çı …
Bir dahi san‘at-ı kübrâ: "Tuna suyu ibtidâ zoriyyeti alsın" deyü şazrevân îcâd edüp şazrevândan ziyâdesi azar azar kal‘aya çıkup borular su ile doldukdan sonra şazrevânı kesüp kal‘aya su çıkması sihr-i halâl mertebesi kâr-ı ibret-nümâdır. Hulâsa-i kelâm,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97a ·
metinde göster ·
kal‘aya çıkup borular su ile doldukdan sonra şazrevânı kesüp kal‘aya su çıkması …
Bir dahi san‘at-ı kübrâ: "Tuna suyu ibtidâ zoriyyeti alsın" deyü şazrevân îcâd edüp şazrevândan ziyâdesi azar azar kal‘aya çıkup borular su ile doldukdan sonra şazrevânı kesüp kal‘aya su çıkması sihr-i halâl mertebesi kâr-ı ibret-nümâdır. Hulâsa-i kelâm,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97a ·
metinde göster ·
… deyüp her birimiz bir cânibe firâr etdikde bu kemter sol cânibde nehr-i Vak'dan
azmış
bir azmak ve bir sazlıklı bir batak ve çatak içine bir kerre at bırakdım ve bir …
Bu hâl-i diyer-gûnu çekerken hemân sol cânibimizdeki ormanlar içinden domuz hıyâbândan çıkar gibi bir sürü Macar katanası yayası ve atlısı dinç-â-dinç üzerimize hücûm edüp perîşân olmuş askerimiz gûyâ bir murg dâma düşer gibi "Bir dâma dahi giriftâr mı olduk" deyüp hemân hakîr "Emir Allâh'ındır, kazâya rızâ" deyüp her birimiz bir cânibe firâr etdikde bu kemter sol cânibde nehr-i Vak'dan azmış bir azmak ve bir sazlıklı bir batak ve çatak içine bir kerre at bırakdım ve bir kerre atımla ol bataka daldım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 124b ·
metinde göster ·
nehr-i Vuka kenârında bir sahrâ-yı çemenzâr düz yerde şekl-i murabba‘ tula binâ …
Eşkâl-i zemîn-i kal‘ası: Nehr-i Sava'dan azmış nehr-i Vuka kenârında bir sahrâ-yı çemenzâr düz yerde şekl-i murabba‘ tula binâ bir küçük kal‘a-i ra‘nâdır. İçinde bir küçük câmi‘i ve elli aded şindire tahta örtülü ve hâneleri ve anbârı ve cebehânesi ve çâr-kûşesinde çâr tula kulleleri ve on aded şâhî topları ve iki aded demir kapuları var, biri kara tarafına ve bini nehr-i Vuka kenârına açılır. Bu iki kapunun dahi önlerinde handak üzre haşeb cisirleri vardır. Her gece kal‘a neferâtları bu cisirleri makaralar ile kaldırup kal‘a kapusu 170b önlerine siper eder. Handakı nehr-i Vuka ile leb-ber-leb vâsi‘ ve amîk handakdır. Kal‘a dizdârı ve elli aded merdüm-i hisârı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 170a–170b ·
metinde göster ·
… mazân Beğ'in ülken oğlu Mustafa Beğ bunda sâkin olur. Bu köy dahi Karadeniz'den
azma
göl kenârında bir ma‘mûr saladır. Bunda kavun ve karpuz turşuları yedik, bir di …
Ramazân Beğ salası: Ramazân Beğ'in ülken oğlu Mustafa Beğ bunda sâkin olur. Bu köy dahi Karadeniz'den azma göl kenârında bir ma‘mûr saladır. Bunda kavun ve karpuz turşuları yedik, bir diyâra mahsûs değildir, illâ bu Taman cezîresindedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 145b ·
metinde göster ·
… ları vardır. Ve kıblesi tarafı nehr-i Kuban'dır. Ve şark tarafı Kuban nehrinden
azmış
bir azîm sığlık göldür, ammâ lezîzdir.
Kal‘ası bir kumsal zemînde şekl-i murabba‘ kârgîr ve yalın kat dîvârlı sarp kal‘adır kim cirmi dörd yüz adımcıkdır. Her köşesinde birer kullesi var. Her burcları üstlerinde tahta örtülü kubbesi var, ammâ etrâfında handakı yokdur, zîrâ alçak ve kumsaldır. Bir karış kazsan su çıkar. Handak olmak mümkin değildir. Ve içinde cümle yüz aded toprak ile mestûr hâne-i ma‘mûrları vardır. Ve kıblesi tarafı nehr-i Kuban'dır. Ve şark tarafı Kuban nehrinden azmış bir azîm sığlık göldür, ammâ lezîzdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 145b ·
metinde göster ·